Anasayfa SAĞLIK

0 635

Osmangazi Belediyesi, “4 Şubat Dünya Kanser Günü” dolayısıyla OSMEK kursiyerlerine seminer verdi.
Osmangazi Belediyesi ve VM Medical Park Bursa Hastanesi iş birliğiyle Osmangazi Meslek Edindirme Kursları’nda (OSMEK) eğitim gören kursiyerler için Yakup Aktaş Kültür Merkezi’nde kanser konusunda seminer verildi. Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Mustafa Şahbazlar ve Radyoterapi Uzmanı Dr. Kemal Ekici tarafından verilen seminerde kanseri yenmede bilinçlenmenin önemine dikkat çekildi. Her yıl milyonlarca ölüme sebep olan ve pek çoğu önlenebilir olan hastalığa karşı toplumsal bilinci artırmak maksadıyla 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde bütün dünyada kampanyalar düzenlendiği belirtildi. Kanserden korunma yolları, erken teşhis ve doğru beslenme konuları hakkında bilgiler aktarıldı.

0 1656

Yıldırım Belediyesi Aile Sağlığı Eğitim Merkezi (YASEM) tarafından başlatılan ‘Parlak Gülüşler Parlak Gelecekler’ projesi kapsamında ilçede bulunan kreş ve anaokulundaki çocuklara yönelik ağız ve diş sağlığı eğitimi veriliyor.

Diş Hekimi Mehtap Uzel tarafından, Yıldırım Belediyesi Kreşi, Özel Meleğim Kreşi, Özel Farabi Anaokulu, Kutlu Kreş ve Anaokulu ile Kardeşler Çocuk Kulübü’ndeki 3-6 yaş grubu 182 çocuğa, ağız ve diş sağlığının önemi, diş fırçalama tekniği ile ağız ve diş sağlığı için doğru beslenme konularında eğitim verildi. Doğru diş fırçalama tekniğinin diş maketi üzerinde uygulamalı olarak gösterildiği eğitimlerde, çocukların ilgi gösterdikleri resimli test soruları sorularak diş fırçalama konusunda farkındalık düzeyleri de ölçülüyor.

PARLAK GÜLÜŞLER PARLAK GELECEKLER

Çocuklara diş fırçalamanın önemini anlatmak ve sağlıklı dişlere sahip olmanın birçok hastalığı önlediğine dair vurgu yapmak amacıyla ‘Parlak Gülüşler Parlak Gelecekler’ projesini hayata geçirdiklerini dile getiren Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Çocuklarımızın küçük yaşta ağız ve diş sağlığı konularında bilinçlenmesi, hem kendilerine hem de yakınlarına ağız diş sağlığını korumaya yönelik önemli alışkanlıklar kazanmalarını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

0 1598

2018 yılında YÖK’ün Üstün Başarı Ödülü’nü alan Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşah Çeçener, Doktorclub Awards 2019 Yenilikçi Sağlık Profesyoneli Ödülü’ne de layık görüldü.

Doktorclub Awards 2019′da; BUÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşah Çeçener “Yılın Yenilikçi Sağlık Profesyoneli” kategorisinde finale kaldı. Yedi finalist arasından 20.000 hekimin oyları ile birinci seçildi. “İleri Evre Meme Kanseri Kök Hücre Tedavisinde Let-7a ve miR-335 Temelli Yenilikçi Yaklaşımlar ” başlıklı projesi ile ödüle layık görülen Prof. Dr. Gülşah Çeçener, İstanbul Üniversitesi Cemil Birsel Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen tören ile ödülünü aldı.

Törende konuşan Prof. Dr. Gülşah Çeçener, ödüle layık görülen TÜBİTAK tarafından desteklenmiş projenin en önemli çıktılarından birinin Doktora öğrencisi Havva Tezcan’ın tamamlanan yüksek lisans tezi olduğunu vurguladı.

0 1297

Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğrencileri, Osmangazi Belediyesi Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi’ni ziyaret ederek uygulamalı hayvan sağlığı ve bakımı eğitimi aldı.

Avrupa’nın en modern hayvan barınağı olan Osmangazi Belediyesi Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi, sokak hayvanlarının daha sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi adına örnek çalışmalara imza atıyor. Sahipsiz ve yardıma muhtaç can dostların tedavileri için ileri teknoloji cihazlarla donatılan merkez, her gün yüzlerce patiyi sağlığına kavuşturuyor. Bunun yanı sıra yıl içerisinde çeşitli okullardan yüzlerce öğrenciyi bünyesinde ağırlayan Osmangazi Belediyesi Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi son sınıf öğrencilerine haftanın bir günü düzenli olarak kapılarını açıyor.

Gelişmekte olan uzmanlık alanı barınak hekimliğini yerinde öğrenen öğrenciler, barınak yetkilileri tarafından uygulamalı hayvan sağlığı ve bakımı eğitimi alıyor. Geleceğin veteriner adayları, eğitim sonunda kısırlaştırma operasyonu geçiren köpeğin ameliyatına katılma da fırsatı buldu. Veteriner hekim Hakan Tan eşliğinde
gerçekleşen ameliyatı heyecanla takip eden öğrenciler, Osmangazi Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Dilek Yosun’dan da barınak hakkında bilgiler aldı.

Öğrencileri ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Osmangazi Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Dilek Yosun, “Öğrencilerimiz, hekimlerimiz ile birlikte ameliyatlara katılarak mesleki bilgilerini yerinde gözlemliyorlar. Aynı zamanda uygulamalı eğitim alma imkanı bularak, barınağımızın tüm fırsatlarından
yararlanıyorlar. Böylece geleceğin veteriner adaylarını Osmangazi’de yetiştirmiş oluyoruz. Eğitimlerin oldukça verimli geçtiğine inanıyorum” dedi.

0 1669

İmplantlara kablosuz erişim sağlanabilecek

Vücut içine yerleştirilen ve tedavi destekleyici özellik taşıyan implantlara kablosuz erişim ile ulaşılabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Muhammad İlyas, çalışmanın şu an kadavralar üzerinde test aşamasında olduğunu söyledi.

Beyin, kalp ve damar cerrahisinde sıklıkla kullanılan implantların arıza durumunda vücuttan çıkarılmaları gerekebiliyor. Bu durum için Altınbaş Üniversitesi ve Glasgow Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen projeyle implantlara Wi-Fi yani kablosuz ağ ile erişimi amaçlayan çalışma sürdürülüyor. Yaklaşık 10 yıl sonra hayata geçebilecek olan çalışma, kadavra üzerinde yapılan testler ile devam ediyor.

HASTALARIN DURUMUNA GERÇEK ZAMANLI TAKİP

Proje hakkında bilgi veren Altınbaş Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Muhammad İlyas, çalışmayla birlikte doktorların bu implantları kullanarak hastalarının durumunu gerçek zamanlı takip edebileceklerini belirtti.

İlyas, “Doktorlar bu implantları kullanarak hastalarının durumunu gerçek zamanlı takip edebilecekler. Böylece, hastaların da sürekli doktora veya hastaneye gitmelerine gerek kalmayacak çünkü hasta verisi sistemde sürekli güncellenerek herhangi bir iletişim cihazı ile doktora aktarılabilecek. Kablosuz erişim, kalp bili, beyin içi mikro cihazlar gibi tüm implantlara uygulanabileceği gibi yeni implantlarla birlikte de kullanılabilecek. Kronik hastalığı olan birçok insan ya durumun ciddiyetini zamanında fark edemediği için ya da sürekli gözlem altında tutulmadıkları için hayatlarını kaybedebiliyor. Tüm kronik hastalıklarda ve krizlerde tek bir saniye bile çok önemlidir. Bu teknoloji sayesinde doktorlar hastanın durumunu, hasta krizin yaklaştığını hissetmeye başlamadan önce kavrayarak hastanın hayatını kurtarmak için mümkün olduğunca hızlı müdahale edebilecekler” ifadelerini kullandı.

UZAKTAN UYGULUNABİLİR HALE GELECEK

İmplant cihazların pil ömrünün konusunda henüz araştırma aşamasında olduklarını belirten İlyas, “Bu tip cihazların pil ömrünün 5G sayesinde birkaç seneye kadar uzamasını bekliyoruz. Bu implantlar tıp biliminin geleceğini tamamen değiştirebilir” dedi.

Proje üzerinde gerçek deneysel veri toplamaya ve matematiksel bir model oluşturmaya çalıştıklarını kaydeden İlyas, “Projemizde ana uygulama, hastalıkları zamanında tespit ederek doktora bilgi verecek. İkinci uygulamanın ise doktorlarla veri paylaşımında bulunarak tedavi sürecine katkıda bulunması planlanıyor. Ayrıca, bu uygulama ile hasta kendi durum takibini de yapabilecek. 5G’ye geçişle birlikte de bu uygulamanın uzaktan yapılan cerrahi operasyonlarda mutlaka kullanılacağını düşünüyorum” dedi.

0 2298

Bursa’da 0-14 yaş arası çocuklara ücretsiz süt dağıtılmasını ve 4-6 yaş arası çocuklara yarı zamanlı anaokulu eğitimi verilmesini kapsayan ‘Süt Kuponu’ ve ‘Ana Kucağı’ isimli projelerin lansmanı, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın katıldığı toplantıyla yapıldı. Tanıtımı yapılan projeler çerçevesinde ilk olarak 1500 aileye her hafta düzenli olarak süt yardımı yapılacağını, 600 çocuğa da yine kesintisiz şekilde anaokulu eğitiminin verileceğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Süt dağıtımı hemen, anaokulu uygulaması da 3 Şubat 2020 tarihi itibariyle başlayacak. Sistem oturdukça, kapasite artırımına gideceğiz. Hedefimiz, sokakları daha canlı ve mutlu bir Bursa” dedi.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (Merinos AKKM) Muradiye Salonu’ndaki toplantıya, Başkan Aktaş’ın yanı sıra BESAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bektaş ve Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Yunus Kaldırım ile basın mensupları katıldı.

1500 aileye süt yardımı

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, sosyal hayat ve eğitim projelerini uygulamanın seçim sözleri arasında yer aldığını hatırlatarak, vaatler kapsamında bugün 2 farklı projenin startını vermekten büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Süt Kuponu Projesi ile 0-14 yaş arası çocuklu ailelere ücretsiz süt dağıtımı yapacaklarını, Ana Kucağı Pojesi’yle de ilk etapta 600 çocuğa ücretsiz anaokulu eğitiminin verileceğini kaydeden Başkan Aktaş, “Süt yardımları, ihtiyaç sahibi ve 0-14 yaş arası çocuklu ailelere, çocuklarımızın daha sağlıklı büyüyebilmeleri için yapılacak. Proje kapsamında belirlenecek 1500 aileye haftada 3’er adet litrelik BESAŞ günlük pastörize süt dağıtımı gerçekleştireceğiz. Dağıtımlar, yardım kuponları vasıtasıyla yapılacak” dedi.

600 çocuğa anaokulu eğitimi

Bakan Alinur Aktaş, Ana Kucağı Projesi’nin de 4-6 yaş arasındaki anaokuluna başlayabilecek, gelişim sürecindeki çocuklar için geliştirildiğini ifade etti. Başlangıçta 8 noktada hazırlanan merkezlerde 600 çocuğa yarı zamanlı ücretsiz eğitim verileceğini kaydeden Başkan Aktaş, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın uyguladığı müfredat ve öğrenci kayıt sistemi, bu projemize entegre edilecek. Bakanlık müfredatının yanı sıra burada, değerler eğitimine de önem vereceğiz. Eğitime katılan çocuklardan ücret alınmadığı gibi eğitim dönemi başında ihtiyaçları olabilecek temel malzemeleri içeren eğitim setleri de tarafımızdan ücretsiz olarak kendilerine teslim edilecek” diye konuştu. Başkan Aktaş, Ana Kucağı Projesi için Osmangazi ilçesinde Hamitler Sosyal Yaşam Merkezi, Yıldırım ilçesinde de Musababa Hançerli Medresesi, Ulus Mahalle Konağı, Yeşilyayla, Vakıf, Demetevler, Beyazıt ve Arabayatağı sosyal yaşam merkezlerinin belirlendiğini açıkladı.

Duyarlı vatandaşlara çağrı

Başkan Aktaş, toplantı kapsamında ‘duyarlı vatandaşlara’ çağrıda da bulundu. Bursa’da yaşayan ihtiyaç sahiplerine yardım etmek isteyenler için BESAŞ’ın kupon kampanyalarının bulunduğunu dile getiren Başkan Aktaş, “Ekmek, yumurta, yoğurt, peynir ve süt kuponları alarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak isteyenler, kuponları kendileri alıp ihtiyaç sahipleri için değerlendirebilirler. İsterlerse, Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığımız aracılığıyla belirlenen ihtiyaç sahiplerine kuponları ulaştırabiliriz. Yardım kuponuna ihtiyacı olan vatandaşlarımız Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığımıza şahsen başvurabilirler” şeklinde konuştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, toplantı sonunda BESAŞ’ın ürettiği günlük pastörize sütlerden içerek, basın mensuplarına ikram etti.

Milli Eğitim Bakanlığı, özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde sunulan destek eğitim programlarının içeriklerini yeniledi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde zihinsel yetersizlik, otizm spektrum bozukluğu, öğrenme güçlüğü, görme ve işitme yetersizliği gibi 7 farklı engel grubunda sunulan destek eğitim programlarının içeriklerini güncelledi.

TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamındaki güncelleme çalışmalarına, üniversitelerin özel eğitim, dil ve konuşma terapistliği, odyoloji, fizyoterapi ve ergoterapi bölümlerinden akademisyenler ile Bakanlığa bağlı resmi ve özel okul ile kurumlardan öğretmen ve uzmanlar katıldı.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yaptığı değerlendirmede, eğitim programlarının sürekli güncellenmesinin eğitimin kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkati çekti.

Bu bağlamda özel eğitim müfredatına büyük önem verdiklerini vurgulayan Selçuk, şunları kaydetti:

“Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde 7 engel grubuna yönelik uygulanan özel eğitim programlarının güncellenmesine uzun zamandan beri ihtiyaç duyuluyordu. TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamında yürütülen güncelleme çalışmalarında son aşamaya geldik.

Bakanlığımızdan, üniversitelerimizden ve diğer kurumlardan alan uzmanlarının ortaklaşa yürüttükleri eğitim programları güncelleme çalışmaları tamamlandı. Hazırlanan yeni programları paydaşlarımızın görüşlerine sunduk. Onlardan alacağımız geri beslemelerle son şeklini vereceğiz.”

Destek eğitim programları zenginleştirildi

Destek eğitim programlarının güncellenmesi çalışmalarına Mayıs 2018′de başlayan Bakanlık, bu kapsamda 4 çalıştay düzenledi.

Çalışmalar sonucunda müfredatla uyumlu, öğretim planı örneklerinin ve detaylı açıklamaların bulunduğu, zenginleştirilmiş kazanımlarla öğretmen ve öğrenci dostu bir destek eğitimi programı oluşturuldu.

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde uygulanan zihinsel yetersizlik, otizm spektrum bozukluğu, öğrenme güçlüğü, görme yetersizliği, işitme yetersizliği, dil ve konuşma güçlüğü ve bedensel yetersizlik olmak üzere toplam 7 engel grubuna yönelik programlar genişletildi ve zenginleştirildi.

Programlar, “modül, bölüm, hedef, hedef davranış ve açıklamalar” bölümlerinden oluşuyor.

Özel eğitime ihtiyacı olan çocuk nasıl belirleniyor?

Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitsel değerlendirme ve tanılaması, rehberlik ve araştırma merkezlerinde (RAM) oluşturulan özel eğitim ve değerlendirme kurullarınca yapılıyor. Bireyler, süreç sonunda özel eğitim değerlendirme kurulu raporu sonucuna göre, ihtiyacına uygun destek eğitim programlarına yönlendiriliyor.

Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde, okul çağı ve okul çağı dışında olan bireylere bir ayda 8 saat bireysel ve 4 saat grup eğitimi alabilme imkanı tanınıyor.

Osmangazi Belediyesi’nin ilköğretim çağındaki çocukların eğitimlerine destek vermek amacıyla kurduğu Bilgi Evleri’nden faydalanan öğrencilerin velilerine, çocuklarda görülen uyum ve davranış bozuklukları konusunda eğitim verildi.

Hüdavendigar Sosyal Gelişim Merkezi’nde düzenlenen eğitimde veliler, çocuklarda görülen tırnak yeme, tikler, yalan söyleme gibi problemlerin altında yatan sebepler ve çözüm süreçleriyle ilgili bilgilendirildi. Aynı zamanda velilere hiperaktivite ve otizmde belirtilerin neler olduğu, hangi durumlarda destek alınması gerektiği anlatıldı. Yaklaşık iki saat süren eğitimde psikolog Güler Güleç, ailede iletişim ve bilinçlendirme ne kadar etkiliyse o oranda sağlıklı nesiller yetiştirileceğinin altını çizdi.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü akademisyenleri tarafından hazırlanan Şehir Sağlık Profili eseri yayımlandı.

Bursa kentinin sağlıklı bir kent olma yolundaki adımlarını istatistiki verilerle ortaya koyan Bursa şehir sağlığı profili oluşturma çalışması tamamlandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü arasında yürütülen işbirliği protokolünün bir ürünü olarak hazırlanan Şehir Sağlık Profili, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yayınlandı. Çalışma, Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Feza Karaer, Prof. Dr. Güray Salihoğlu ve Doç. Dr. N. Kamil Salihoğlu tarafından gerçekleştirildi.

BURSA’NIN SAĞLIK PROFİLİ ÇIKARILDI

Bursa Şehir Sağlık Profili-2019 çalışmasında, kentin fiziksel, sosyo-ekonomik, çevresel ve kentsel altyapı göstergeleri ve Bursa yaşam endeksi detaylı olarak değerlendirildi. Türkiye’deki resmi kurumların yayınlanmış en güncel verilerinden derlenerek oluşturulan kentsel göstergeler ışığında Bursa’nın mevcut kent sağlığı profili karşılaştırmalı olarak ortaya kondu. Çalışma, Bursa kentinin sosyal, çevresel ve ekonomik problemlerinin çözümünde göstergelere dayalı bilimsel bir altyapı sunmayı amaçlıyor.

Çalışmayı yürüten akademisyenler, eserin Bursa için faydalı olması ve sağlıklı bir kent olma yolunda adımlar atmayı hedefleyen kurum ve kuruluşlar tarafından değerlendirilmesi dileğinde bulundu.

Yeni bir eğitim-öğretim dönemi başlarken, Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Feyza Darendeliler, çocuk ve gençlerde büyüme geriliğine dair önemli bilgiler verdi. Çocuğun boyunun normal olup olmadığı, sağlıklı çocukların boy değerlerinden hazırlanmış persantil eğrileri kullanılarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr Feyza Darendeliler, okula dönüş döneminin yaklaşmasıyla büyüme geriliğini işaret eden belirtilere dikkat çekti ve sağlıklı büyümenin en önemli şartlarından birinin sağlıklı beslenme olduğunu vurguladı.

Büyüme, doğum öncesi dönemden başlayarak doğumdan sonra 18 yaşlarına kadar farklı hızlarda ancak sürekli devam eden süreci kapsıyor. Çocukların boyunu ve büyümesini belirleyen en önemli etken anne ve babadan geçen genler. Buna ek olarak büyüme hormonu, tiroid hormonu gibi hormonlar da boy uzaması üzerinde etkiye sahip. Sağlıklı büyümenin en önemli şartlarından biri ise sağlıklı beslenme. Ayrıca çocuğun büyüyebilmesi için psikososyal ortamının olumlu olması ve esas büyümeyi sağlayan uzun kemiklerin uyaranlara yanıt verebilmesi gerekiyor.

Sağlıklı da olsa tüm çocukların belirli aralarla izlenimi şart
Büyüme geriliği, çocukların olması gereken boya göre daha kısa olması olarak tanımlanıyor. Çocuğun boyunun normal olup olmadığının, sağlıklı çocukların boy değerlerinden hazırlanmış persantil eğrileri kullanılarak değerlendirildiğini belirten İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı, Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Feyza Darendeliler, ölçü sistemini özetledi: “Sağlıklı bir çocuğun boyu eğri üzerinde 3. ve 97. persantil çizgileri arasında yer alır ve 2 yaşından sonra çocukluk dönemi boyunca aynı eğri üzerinde devam eder. Çocuğun boyunun persantil eğrilerinde 3. persantil altında olması, normal persantil eğrileri içinde olsa bile zaman içinde eğri içinde düşme göstermesi ya da anne-babasına göre çocuğun boyunun kısa olması patolojiktir ve tetkik gerektirir. Boy kısalığını veya büyümede duraklamayı yakalayabilmek için tüm çocukların sağlıklı da olsalar belirli aralarla izlemi şarttır.”

Büyümede duraklama, başka bir hastalığın habercisi olabilir
Büyüme döneminin karmaşık ve birbiriyle ilintili birçok olayın bir sonucunda gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Feyza Darendeliler, yaşanan herhangi bir hastalığın büyüme sürecini olumsuz etkileyebileceğinden ve büyümede duraklamanın altta yatan başka bir hastalığın ilk belirtisi olabileceğinden bahsetti: “Büyüme hormonu büyümeyi sağlayan en önemli hormonlardan biridir. Bu hormonun eksikliği yaşayan çocukların boyları kısa ancak kiloları normaldir; yağ dokuları ise fazladır. Büyüme hormonu eksikliği, doğumsal olabileceği gibi sonradan oluşan nedenlerle de olabilir. Ancak olguların yaklaşık yarısında altta yatan neden bilinmemektedir. Bu nedenle gerekli tetkiklerin tümü yapılmalı ve eşlik eden bir hastalık olmadığından emin olunmalıdır.”

Büyüme hormonu yetersizliği, 4.500 çocuktan birinde görülüyor
Büyüme hormonu eksikliğine bağlı boy kısalığının farklı çalışmalara göre 4.500 ila 10.000 çocukta bir görüldüğünü belirten Prof. Dr. Feyza Darendeliler, boy kısalığı nedenlerini şöyle özetledi: “Boy kısalıkları normal boy kısalığı (yüzde 80-85) ve patolojik boy kısalıkları (yüzde 15-20) olarak ikiye ayrılır. Normal boy kısalıklarına ailevi boy kısalıkları ve yapısal boy kısalıkları dahildir. Ailevi boy kısalığı, anne ve/veya babası kısa olan çocukların boy kısalığına denir. Yapısal boy kısalığı ise çocukluk dönemlerinde kısa olan, ergenlik başlaması biraz geciken, ancak daha sonra ergenlik başladıktan sonra uzayan ve hedef boylarına ulaşan çocukları kapsar. Patolojik boy kısalığı ise vücut oranı bozuk olanlar ve vücut oranı normal olanlar olmak üzere iki alt başlıkta toplanır. Vücut oranı bozuk olanlardaki boy kısalığı iskelet sistemi hastalıklarından kaynaklanır. Diğer yandan, vücut oranı normal çocuklardaki kısa boylulukta ise Turner sendromu, beslenme bozukluğu ve kronik malnutrisyon, uzun süreli hastalıklar (kalp, böbrek, kan vb.), hormonal bozuklar (büyüme hormonu eksikliği, hipotiroidi )ve psikososyal boy kısalığı gibi nedenler etkili olmaktadır. Ayrıca, zamanında ancak düşük doğum ağırlıklı olarak doğan çocukların %10-15′i de büyümede yakalama yapamamakta ve kısa boylu olmaktadır.” Turner sendromu kız çocuklarda 2500 çocukta bir görülmekte olup çocukluk döneminde tek bulgusu boy kısalığı olabilir. Bunun dışında normalden farklı bazı bulgular olabilir. Ergenliğin başlamaması diğer önemli bir bulgudur.

Büyümenin izlenmesi, büyüme süreci tamamlanıncaya kadar devam eder
Büyümenin izlenmesi aile hekimleri ve çocuk doktorları tarafından takip ediliyor. Genellikle ilk 1 yaşta 1-2 ayda bir; 1-2 yaşta 3 ayda bir; 2-6 yaş arası 6-12 ayda bir, 5 yaşından sonra ise yılda bir izlem gerekir. Kız çocuklarda ilk adet olduktan sonra ortalama 6 cm büyüme olur. Erkek çocuklarda ise ergenlik başladıktan 1-2 yıl sonra büyümede hızlanma olur, 16 yaşlarında ise yavaşlar. İzlem, çocuğun büyümesi tamamlanıncaya kadar devam eder. Ergenlik döneminde izlem sadece boy için değil, aynı zamanda ergenlik döneminin çeşitli gereksinimleri göz önüne alınarak yapılır.

Anne-babanın kısa olmasının sebebi de altta yatan bir hastalık olabilir
Toplumda en sık görülen boy kısalığının normal kısa boyluluk olduğunu ekleyen Prof. Dr. Feyza Darendeliler, bu çocukların boylarının kısa ancak büyüme hızlarının normal olduğunu belirtti. “Normal boy kısalığına sahip çocukların bir kısmının anne ve babası da kısa boyludur. Ancak kısa anne-babada olan bir hastalık anne-babayı da kısa bırakmış olabilir. Dolayısıyla bu hastalık çocuğuna da geçmiş olabilir. Bu nedenle anne ve baba kısa ise bu duruma dikkat etmek gerekir. Patolojik boy kısalıklarında ise boy kısa ve büyüme hızı düşüktür. Büyüme geriliği de altta yatan bir hastalığın belirtisi olabileceğinden mutlaka doktorun muayenesi ve fizik muayene bulgularına göre uygun tetkiklerin istenmesi ve değerlendirilmesi gerekir.”

Erken tanı ve tedavi ile zeka geriliği önlenir
Büyüme geriliğinin tedavisi, geriliğin sebebine göre değişiklik gösteriyor. Büyüme hormonu eksikliğinde erken yaşlarda büyüme hormonu tedavisine başlanmasıyla başarılı bir tedavi elde edilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Feyza Darendeliler, erken tanının önemini vurguladı: “Boy kısalığına neden olan hastalığın erken tanısı, erken tedavi açısından önemlidir. Tedavi ne kadar erken başlarsa sonuç o kadar başarılı olur. Tedavi olanağı yoksa bile altta yatan hastalık açısından aileyi bilgilendirme çok önemlidir. Hipotiroidide yenidoğan döneminde tanı konması ve ilk 1-2 hafta içinde tiroid hormonu ile tedaviye başlanması gerekir. Erken tanı ve tedavi ile boy kısalığının yanı sıra daha da önemlisi zeka geriliği önlenmiş olur. Turner sendromunda ise erken büyüme hormonu tedavisi ile normal nihai boya erişilmesi mümkündür. Doğum tartısı düşük doğan ve kısa boylu olan çocuklarda büyüme hormonu tedavisi ile nihai boyu uzatma konusunda başarılı çalışmalar vardır. İskelet sistemi hastalıklarının bazısında cerrahi olarak boy uzatma operasyonu ile boy uzamasını sağlamak mümkündür.”

Büyüme geriliğine ait ipuçları:
*Çocuğun yaşıtlarına göre daha kısa olması
*Çocuğun anne ve baba boyuna uymayacak düzeyde kısa olması
*Çocuğun pantolon /etek boyunun üst üste 2 yıl aynı kalması
*Kollarda, bacaklarda kısalık
*Gebelik haftasına göre zamanında ama düşük doğum ağırlıklı doğmuş olma- bu çocukların yüzde 10-15′i ilerde kısa kalır
*Çocuğun büyüme eğrisinde aşağı düşmesi
*Yüzde veya vücutta farklı (dismorfik) bulgular
*Kilo alımına rağmen boyun uzamaması

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et