Anasayfa Genel

0 1234

2 milyon 433 bin 219 öğrencinin girdiği Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testi (AYT) bugün gerçekleşti. Tüm yurtta saat 10.15’te başlayan sınav 180 dakika sürdü. AYT’de adaylar alanlarına göre 160 sorunun olduğu dört testten istediklerini cevaplandırdı. Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler 1, Matematik, Sosyal Bilimler 2 ve Fen Bilimleri testlerinin her birinden 40’ar soru soruldu.
YKS’nin ikinci oturumu olan AYT’yi öğrencilerden alınan bilgilere göre Uğur Okulları Sınavlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt ve Lise Akademik Kurulu değerlendirdi.
Uğur Okulları Sınavlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt’un YKS değerlendirmesi şu şekilde:
“2020 AYT, ÖSYM formatına ve MEB müfredatına uygun bir şekilde gerçekleştirilmiştir. 12. sınıfın ikinci döneminden soru sorulmamıştır. TYT’de Türkçe, diğer derslere göre daha zor olmuştur. Öğrenciler genellikle Türkçe’den başladığı için uzun paragraflar çok zaman almış, diğer derslere yeterince zaman kalmamıştır. Bilimsel okuma becerisine sahip olan öğrenciler TYT’de daha başarılı olacaktır. Matematikte yeni nesil soru az olup ÖSYM standartlarına göre temel bilgileri sorgulayan sorular sorulmuştur. TYT, öğrencilerin doğru okuma, okuduğunu doğru yorumlayabilme, verilen metinlerden doğru çıkarımlar yapabilme ayrıca zamanını doğru kullanabilme yeteneklerini değerlendiren bir sınav olmuştur.
AYT’de genellikle tüm dersler orta zorlukta olup sayısal ve eşit ağırlık öğrencileri için matematik, sözel öğrenciler için tarih dersleri belirleyici olacaktır. Sınav matematikte klasik matematiksel düşünceyi sorgulayan sorulardan, tarihte ise bilgi sorgulayan zor sorulardan oluşmuştur. Genel olarak AYT’ de tüm derslerde sorular bilgiye dayalı sorulmuştur. Bu soruların çözülebilmesi için konuların dersin formatına uygun bir şekilde öğrenilmesi gerekmektedir. AYT, öğrencilerin ders kapsamında öğrendikleri bilgileri soru içerisinde doğru kullanarak çözüme ulaşmalarını değerlendiren bir sınav olarak hazırlanmıştır.
ÖSYM, YKS sonuçlarının 28 Temmuz’da açıklanacağını duyurdu. Sonuçların açıklanmasının ardından öğrenciler için tercih süreci başlayacak. Unutulmamalıdır ki YKS bir sıralama sınavıdır. Bu nedenle öğrencilerin yüzdelik dilimini dikkate almaları önemlidir. Ayrıca sadece yüzdelik dilim dikkate alınarak bir tercih yapılmasını değil, öğrencilerin mutlu ve başarılı olacakları bölümleri tercih etmelerini de öneriyorum.”
Matematik testini değerlendiren Matematik Akademik Kurul Üyesi Nilda Yüksel, “Matematik testindeki sorular, yapılan ÖSYM açıklamalarına ve müfredata uygun olup tüm sınıflara ait konuları kapsamakla birlikte 10 soru TYT tarzında, diğer sorular 10,11.sınıf ve 12. sınıfın ilk yarıyılında işlenen konulardandır. Sorular öğrencinin konulara ait temel bilgileri bilip bilmediğini ve bu bilgiyi kullanarak işlem yapabilme gücünü ölçülmüştür.
Geometri soruları analitik ağırlıklı olup bilgiyi sorgulayan ve yorum yaparak çözüme ulaşmayı gerektiren sorulardan oluşmuştur.Soruların zorluk derecesi orta düzeydedir” dedi.
“Türkçe testinde öğrencinin yorumlaması istenmiştir”
Türk Dili ve Edebiyatı sorularının öğrencilerin kolaylıkla çözebileceği düzeyde olduğunu söyleyen Türk Dili ve Edebiyatı Akademik Kurul Üyesi Cevdet Eyüboğlu, “2020 YKS-AYT’ deki 24 Türk Dili ve Edebiyatı sorusundan 6 sorunun paragraf ve anlam bilgisi sorularından, 18 sorunun ise Edebiyat sorularından oluştuğu öğrencilerimizden aldığımız duyumlardır. Geçmiş dönemlerdeki AYT’lerde anlam bilgisi soruları 3 ya da 4 iken 2020’de 6 tane sorulması 2020 AYT’nin farklılığı olarak göze çarpan özelliklerdendir. Sınavın Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı gibi 9,10,11 sınıf müfredatları ile 12.sınıf müfredatının sadece yüz yüze eğitimin yapıldığı bölümün sorularından oluştuğu görülmüştür.Bazı sorularda doğrudan bilgi vererek değil, öğrencilerin bilgilerini kullanıp parçayı yorumlayarak doğru cevaba ulaşması istenmiş. Bazı soruların ise temel bilgiler kullanılarak çözülebilecek kadar kolay nitelikte olduğu duyumları alınmıştır.Bu nedenle genel olarak Türk Dili ve Edebiyatı sorularının öğrencilerimizin kolaylıkla çözebileceği düzeyde olduğunu söylemek doğru olacaktır.”
“Konu bakımından yüz yüze eğitimin dışına çıkılmamıştır”
Fizik testini yorumlayan Fizik Akademik Kurul Üyesi Volkan Alpay,”Sınavda herhangi bir sürprizle karşılaşılmadığını söyleyebiliriz. Pandemi sürecinden dolayı yüz yüze yapılan eğitim – öğretim dönemini kapsayan bölümlerden soruların sorulduğu ve kazanımlar dışına çıkılmadığı görülmektedir.
TYT’deki soruların temel bilgi düzeyini, okuduğunu anlayıp yorum yapabilme yeteneğini ve dikkati ölçen sorulardan oluştuğunu görmüştük. Alan Yeterlilik Testinde ise soruların temel özelliğinin akademik bilgiyi inceleyen ve herhangi bir boşluk olduğunda hataya neden olabilecek sorulardan oluştuğunu görmekteyiz. Sorulara bakıldığında öğrencilerimizde aranan özelliğin, konu bilgisi, konular arasında bağlantı kurabilme ve çıkarım yapabilmesi gibi özelliklerin olması gerekiyor. Bu nitelikte olan öğrencilerin sınavda daha öne çıkacağını görüyoruz.
AYT’deki 14 Fizik sorusunun 11.sınıf müfredatı ve 12.sınıf müfredatının yüz yüze eğitim yapılan bölümlerinden sorulduğu görülmektedir.Soruların bir bölümü bilgi, yorum ve çıkarım açısından yüzeysel az bir kısmı ise bilgi, yorum ve çıkarım açısından derinlemesine olduğu görülmektedir. Bu da öğrencilerin sıralamadaki yerini belirleyecek en önemli etkenlerden biri olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Kimya testini yorumlayan Kimya Akademik Kurul Üyesi Bedrettin Boyacıgil, “2020 AYT Kimya soruları 11. sınıf ile 12. sınıf 1. dönem konularını içermektedir. Müfredata tamamen uyumludur. Sorular beklenildiği gibi öğrencinin mutlaka bilmesi gereken kazanımları, temel bilgileri sorguluyor. Öğrenciler soru ifadelerinin net ve anlaşılır olduğunu belirttiler. Çok iyi çalışan öğrencilerin yapabilecekleri seçici, ayrıntılı, işlemli sorular yanında, bilgi düzeyi düşük olan öğrencilerin de yapabilecekleri sorulara yer verildiğini anlıyoruz. İyi bir eğitim alan, doğru kaynakları kullanan, bilgi boşluğu olmayan öğrencilerin başarılı olduklarını düşünüyorum” diye konuştu.
Biyoloji Akademik Kurul Üyesi Asuman Kılıç, 2020 AYT Biyoloji testinde yer alan soruların 11 ve 12. sınıf müfredatını kapsadığını belirterek, “8 soru 11.sınıf, 5 soru 12.sınıf müfredatına aittir. Soru kurgusunun klasik tarzda, geçmiş yıllarla benzer ve bilgi temelli olduğu görülmüştür. Bu sene AYT Biyoloji testinde eleyici soruların yer aldığını ve soruların zorluk derecesinin orta düzeyin üstünde olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Coğrafya Akademik Kurul Üyesi Davut Gürler, Coğrafya sorularının 11. ve 12. sınıf kazanımlarına uygun sorular olduğunu ifade ederek, “Aldığımız duyumlara göre tartışmalı bir soru gözükmüyor. Sınavlarda; Küresel Ortam, Çevre ve Toplum ile Beşeri Sistemler ünitelerinin ağırlıklı olduğu bilgisi paylaşılmıştır. Genel coğrafi bilgiye ve harita okuryazarlığına sahip öğrencilerin zorlanmayacağı bir sınav olmuştur” dedi.
“Sorularda açık, net ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır”
Tarih testinde öğrencinin bilgisini ölçen sorulara yer verildiğini söyleyen Tarih Akademik Kurul Üyesi Zeynep Ergün, “Öğrencilerden aldığımız duyumlara göre, Türk Dili Edebiyatı- Sosyal Bilimler -1 ve Sosyal Bilimler -2 testlerindeki Tarih soruları 9, 10, 11 ve 12. Sınıf kazanımlarından olmakla birlikte pandemi nedeniyle açıklanan müfredata uygun olarak gelmiştir. Ağırlıklı olarak öğrencinin bilgisini ölçen sorulara yer verilmiş olup genel olarak tarihi kavramlar, dönem bilgisi ve temel bilgilerin yorumlanması üzerine sorular sorulduğu ifade edilmiştir.Sorularda açık, net ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Sınavın, ÖSYM’nin önceki yıllardaki soruları ile uyumlu olduğu belirtilmiştir. Önceki yıllarda olduğu gibi yine öncüllerden oluşan sorulara da yer almıştır. Uzun paragraflardan oluşan resim, şekil ya da grafik içeren sorulara yer verilmemiştir. Tarihin gerektirdiği temel bilgilere ve olaylar arası kronolojik dizine hakim olan, soru kökünü doğru okuyan,temel kavramları doğru yorumlayan öğrencilerin yapabileceği niteliktedir. Bu anlamda eksiği olan öğrencilerin zorlanacağı bir sınav olduğu düşünülüyor. Soruların zorluk derecesi genel olarak orta düzeyin üstünde olmakla birlikte eleyici nitelikte ayrıntıya da yer veren çok zor soruların da yer aldığı ifade edilmiştir” diye konuştu.
Felsefe grubu testinin öğrencinin kavram bilgisini ve yorum gücünü ölçer nitelikte olduğunu kaydeden Felsefe Grubu Akademik Kurul Üyesi Gülay Ataç, “Sosyal Bilimler-2 testinde yer alan Psikoloji, Sosyoloji, Mantık ve Felsefeden oluşan Felsefe Grubu soruları MEB müfredatına uygundur.Felsefe soruları paragrafa dayanarak kavram bilgisini ve yorum gücünü ölçer niteliktedir. Psikoloji ve Mantık sorularının tümü bilgiyi ölçen kavram sorularıdır. Sosyoloji soruları ise hem bilgiyi paragrafa dayanarak yorumlamayı hem de kavram bilgisi gerektirmektedir. Soruların konu dağılımı dengeli, zorluğu orta düzeyde olup, soruların ifadesi nettir. Konuları bilen ve dikkatli okuyan öğrenciyi ayırt edecek bir sınavdır” ifadelerinde bulundu.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Akademik Kurul Üyesi Gökhan Karaman, ise soruların TYT’ye kıyasla daha fazla bilgi ağırlıklı sorulardan oluştuğunu belirterek, “2020 AYT’de de bu gelenek bozulmamıştır. Sorular hem doğrudan bilgiyi hem de bilgiyi paragrafa dayanarak yorumlamayı gerektiren türdedir. Sınava gerçek anlamda hazırlanan ve bilen öğrenciyi ayırt edecek formatta sorular sorulmuştur. Soruların ifade biçimi açık ve anlaşılırdır. Zorluk derecesi orta düzeydedir” dedi.

0 1585

Milyonlarca öğrencinin öğrenim hayatını etkileyecek YKS sınavının ikinci oturumu Alan Yeterlilik Testi (AYT)korona gölgesinde başladı. İstanbul’da binlerce öğrenci sosyal mesafe kuralları uyarak sınav olacakları okullara alındı. Sınava gelen ailelerin ve öğrencilerin maske takmaları dikkat çekti.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testi’ne (AYT) girenler, koronavirüs tedbirleri kapsamında sınıflara alındı. Öğrenci ve veliler, sınav öncesi okul önlerinde yoğunluk oluşturdu. Sınava giren öğrenciler ve velileri erken saatlerde sınav yerlerinin yolunu tuttu. Öğrenciler, sosyal mesafe kuralına uyarak içeriye alındı. Maskesi olmayan öğrencilere maske dağıtıldı. Sınav binasına girişte el dezenfektanı kullanan adaylar, evrak kontrolü ve üst araması yapıldıktan sonra salona girdi. Polis ekipleri sosyal mesafe kuralına uymayanlara uyarılarda bulundu. Pamukkale Üniversitesi ve çevresinde ise araç yoğunluğu yaşandı. Trafik ekipleri trafik akışını kontrollü olarak sağladı.
Geçtiğimiz gün YKS’nin 1. Oturumu olan TYT, 13.00′te sona ermişti. Bugün de YKS’nin 2. oturumu olan AYT saat 10.15′te başlayacak ve 180 dakika sürecek. YDT ise 15.45′te başlayacak ve 120 dakika sürecek.
Sınava girecek öğrencilerden Uygar Atkoşan, Bugün düne göre daha az heyecanlıyım. Türkçe soruları çok uzundu diyebilirim. Dün sınavı kötü geçenler bu sınava morali bozuk girecek. İyi geçenlerde rehavete kapılabilir. Korona virüsüne karşı önlem hat safhada alınmış durumda, sosyal mesafe kuralına uyuluyor, umarım herkesin sınavı iyi geçer. Herkese başarılar diliyorum” diye konuştu.
Öte yandan, bugün yapılacak YKS öncesi ve sonrasında oluşabilecek yoğunluğu ve bulaşma riskini azaltmak, sınavın sorunsuz yapılmasını temin etmek amacıyla bugün 09.00 ile 18.30 saatleri arasında 81 ilde istisnalar hariç vatandaşların sokağa çıkmaları kısıtlandı.

0 3596

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Senatosu, 4 Haziran 2020 tarihli toplantısında yaz öğretimi uygulamasının Google-meet üzerinden eşzamanlı olarak yapılması ve planlanan eğitimlerin 28 Temmuz-04 Eylül 2020 tarihleri gerçekleştirilmesi kararı alındı.
BUÜ Senatosu, 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Yaz Öğretimi kapsamında yapılacak uygulamalara ilişkin Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı’nın 04.06.2020 gün ve E.16690 teklif yazılarını görüştü. Senatoda yapılan görüşmeler sonunda; Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı’nca güncellenen 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Yaz Öğretimi akademik takviminin uygun olduğuna ve eğitimlerin Google-meet üzerinden senkron (eşzamanlı) olarak online yapılmasına karar verildi. Toplantıda, 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Yaz Öğretiminde açılması öngörülen derslerin isteğe bağlı olarak birim yönetim kurullarınca karar verilmesine ve sadece bu dönemle sınırlı kalmak kaydıyla öğrencilerin almak istedikleri derslerin BUÜ’de açılıp açılmadığına bakılmaksızın, diğer Devlet ya da Vakıf Üniversitelerinden alabilmeleri kararlaştırıldı.
Ders programı için alt limit 10 öğrenci
Toplantıda, 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Yaz Öğretimi kapsamında diğer üniversitelerden BUÜ’ye gelecek öğrencilerin kayıt olacakları derslere kontenjan sınırı olmaksızın kayıt hakkı tanınması kararı alınırken, 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılında Hazırlık Sınıfındaki eğitimini tamamlayan öğrencilerin Yaz Öğretiminden ders alamayacağı kararlaştırıldı. Senato’da 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Yaz Öğretimi döneminde derslerin açılabilmesi için gerekli alt limit öğrenci sayısı en az 10 öğrenci olarak tespit edildi. Bireysel olarak yapılan, dersler ile mezuniyet durumuna gelmiş öğrencilerde Bitirme Ödevi, Proje, Bitirme Projesi, Araştırma Yöntemleri, Güncel Konular vb. derslerde en az sayı şartının aranmamasına da karar verilen toplantıda, yapılacak olan klasik sınavlarda maksimum üst sınırın 100, test sınavlarında ise maksimum üst sınırın 248 olarak belirlenmesi kararı alındı.
Öğrenci mezuniyet için ilave 2 ders alabilecek
Senato toplantıda 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Yaz Öğretimi kapsamında alabilecekleri en fazla ders yükü kadar (22 AKTS/4 Ders) derse yazılan, tabi oldukları müfredatlarında yer alan dersleri başarmalarına rağmen programdan mezun olabilmeleri için ders yükünü aşacak durumda sadece başarısız iki dersi kalan öğrencilerin AKTS/kredi limiti şartı aranmaksızın ilave 2 (iki) ders alabilmelerine de onay verdi. Yine bu dönemde bir öğretim elemanının en fazla 3 farklı ders açabileceğini karara bağlayan Senato, 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Yaz Öğretimi döneminde ara sınav ve yıl sonu sınavlarının UKEY üzerinden online olarak yapılmasına ve ara sınav tarihlerinin birim yönetim kurullarınca değerlendirilerek karara bağlanmasına onay verdi. Toplantıda son olarak, 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Yaz Öğretimi kapsamında tüm öğrenciler için staj/uygulama eğitimlerini; yaz dönemi de dahil uygun zamanda koruyucu önlemleri aldığını bildiren yerlerde (fabrika, işyeri, sağlık birimi vb.) yapabilecekleri gibi, dijital imkanlarla uzaktan öğretim yoluyla, simülasyon, proje, vaka analizi vb. faaliyetlerle de Akademik Birimlerde tamamlayabilmelerine ve staj yeri ile ilgili olarak akademik birimlerce karar verilmesine oybirliği ile karar verdi.

0 2506

Milyonları ilgilendiren yeni uygulama için MEB harekete geçti. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk yaz tatilinde uzaktan eğitim ile ilgili detayları açıklayacak. Uzaktan eğitim yazın da sürecek. TRT, EBA TV ve internet üzerinden yapılacak eğitimlerde ön plana İngilizce çıkacak. İşte yaz tatilinde uzaktan eğitim.

Uzaktan eğitim süreci, 2019-2020 eğitim öğretim yılının son günü olan 19 Haziran Cuma gününe kadar devam edecek. Peki sonrasında uzaktan eğitim olacak mı? Milli Eğitim Bakanlığı nasıl bir program hazırladı? CNN TÜRK Muhabiri Duygu Ayaz Bayram’ın  haberine göre corona virüs nedeniyle 23 Mart’ta başlayan uzaktan eğitim 19 Haziran’da sona erecek. Tıpkı okulların kapanması gibi uzaktan eğitim de 2019-2020 eğitim yılı müfredatı son bulacak. Ama uzaktan eğitime ara verilmeyecek. Öğrenciler için yeni hazırlanan program ile bu kez yaz dönemi için uzaktan eğitiminden yaz okulu gibi yararlanabilecek.

Uzaktan eğitim nasıl olacak?
Öğrenciler yine TRT, EBA TV ve internet üzerinden eba uygulamasından yararlanabilecek. Milli Eğitim Bakanlığı öğrenciler için EBA da yaz okulu programı hazırlıyor. Bu kapsamda öncelikli olarak öğreciler uzaktan eğitimde aldıkları derslerin tekrarlarına ulaşabilecekler. Yani, ikinci dönemin derslerini EBA’dan tekrar etme şansları olacak. Hazırlanan yeni ders programlarında da bu yer alacak. Bakanlığın hazırladığı programda özellikle ön plana çıkan ise İngilizce eğitimi olacak.Bu kapsamda da bakanlık özel bir çalışma yürütüyor. Öğrencilerin yaz tatilinde İngilizceye yoğunlaşmaları için programa hazırlanıyor. Bu programda İngilizce konuşma ve dinleme olarak öğrencilerin dil yeteneklerinin kendi kademelerine göre geliştilrmesi hedefleniyor.
Bakan Selçuk açıklayacak?
Sadece bu değil. Uzaktan eğitime başlanılan ilk günden itibaren içerik bakımından zenginleştirilen programın yaz için daha da kapsamının genişletilmesi planlanıyor. Aynı zamanda EBA’daki kütüphane bölümünden öğrencilerin daha da fazla yararlanması için çalışma var. Eklenecek yeni uygulamalarla öğrencilerin dersin de yanısıra eğlenceli vakit geçirmesi için de yeni programlar yüklenecek. Milli Eğitim Vakanlığı ders sürelerinin ne kadar olacağı gibi teknik detaylar üzerinde de çalışma yürütüyor. Tüm detayları ise bayramdan sonra Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk açıklayacak

0 2287

Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü 21.05.2020 tarih ve 7089617 sayılı yazılarıyla 2020 Merkezi Sınav Görevlendirme İşlemlerinin nasıl yapılacağını açıkladı.

Buna göre;

1- İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde MEB Merkezi Sistem Sınav Yönergesinin 13 üncü, 15 inci ve 16 ıncı maddeleri gereğince;

a. Bölge sınav koordinasyon kurulu üyeleri (en fazla 3 kişi),

b. Bölge sınav yürütme komisyonu başkan ve üyeleri ( en fazla 3 kişi),

c. Bölge sınav yürütme komisyonu destek görevlileri ( en fazla 2 kişi),

Gün içinde yapılacak iki oturum için aynı isimlerden oluşturulacak ve görev almaları halinde kendilerine çoklu oturum sınav ücreti ödenecektir.

2- Bina sınav sorumlusu (İl Temsilcisi);

Yönergenin 22 inci maddesi gereğince; İl/ilçe milli eğitim müdürlüklerince ihtiyaç duyulması halinde, en fazla ilçe merkezinde sınav yapılan okul/kurum sayısının üçte biri kadar personel bina sınav sorumlusu olarak görevlendirilebilir. Bina sınav sorumlularına görev aldıkları her oturum için ayrı sınav ücreti ödenir. Evde veya hastanede yapılan sınavlar için Bina sınav sorumlusu görevlendirilmesi yapılmaz. Bina sınav sorumlusu görevlendirmelerinde ilk defa sınav yapılan okullar ile özel okullara öncelik verilmelidir.

3- Bina sınav komisyonu , Yönergenin 17 inci maddesi gereğince;

a. Bina yöneticisi ( komisyon başkanı) ( 1 kişi);

b. Bina yönetici yardımcısı ( komisyon üyesi) ( en fazla 2 kişi);

Sınav yapılacak her bina için bir bina sınav komisyonu oluşturulur. Bina sınav komisyonu, gün içinde yapılacak iki oturum için aynı isimlerden oluşturulur ve görev almaları halinde kendilerine her oturum için ayrı sınav ücret ödenecektir. Cezaevi, çocuk ıslah evi, evde veya hastanede yapılan sınavlarda bina sınav komisyonu oluşturulmaz. Buralarda bina sınav komisyonunun görevlerini bina sınav sorumlusu yerine getirir. Özel okullarda yapılan sınavlarda, görev alacak bina sınav komisyonu ilgili il/ilçe milli eğitim müdürlüğünce resmi okul/kurum müdür ve müdür yardımcıları arasından belirlenir. İlgili milli eğitim müdürlüğünce personel temininde güçlük çekilmesi durumunda resmi ve özel okullarda bir başkan ve bir üye olmak üzere iki kişiden bina sınav komisyonu oluşturulabilir.

4- Salon Görevlileri, Yönergenin 15 inci ve 23 üncü maddeleri gereğince;

a. Salon başkanı ve Gözetmenler ( MEBBİS tarafından görevlendirilecek),

Öğretmenler görev yaptıkları okullar dışında, gün içinde yapılacak iki oturum için aynı okul/kurum ve salonda görevlendirilir ve kendilerine görev aldıkları her oturum için ayrı ücret ödenir.

Salon başkanı ve gözetmenler MEBBİS sisteminden başvuru ve iki kademeli onay işlemi ile belirlenecektir. Başvuru onay işlemi sonunda boş kalan görevler, ilgili Milli Eğitim Müdürlüklerince resen yapılacak görevlendirmeler ile tamamlanacaktır. Salon başkanı ve gözetmen temininde yeteri kadar öğretmen bulunmaması durumunda, Merkezi Sistem Sınav Yönergesinin 15 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince “milli eğitim müdürlüklerinde görevli il milli eğitim müdür yardımcısı, şube müdürü, tesis müdürü, uzman, mühendis veya en az lisans mezunu personelden, yeterli personel bulunamaması durumunda ise lisans veya ön lisans mezunu diğer kamu personelinden de görevlendirme yapılabilir.”

b. Yedek salon görevlileri ( Milli Eğitim Müdürlüklerince resen görevlendirilecek);

Bakanlıkça belirlenen ilave görevleri yerine getirmek, gerektiğinde okul içi ve bahçesinde görev yapmak üzere ilgili milli eğitim müdürlüklerince sınav yapılacak her okul/kurumda her beş salon için en fazla üç kişiye kadar yedek salon görevlisi olarak resen görevlendirecektir.

Yedek salon görevlisi görevlendirmelerinde Rehber Öğretmenlere öncelik verilecektir. Yeterli sayıda Rehber Öğretmen bulunmaması durumunda sınıf ve diğer branş öğretmenlerine de görev verilebilir.

Yedek salon görevlileri gün içinde yapılacak iki oturum için aynı okul/kurum ve salonda görevlendirilir ve kendilerine görev aldıkları her oturum için ayrı ücret ödenir. Yedek salon görevlisinin salon başkanı veya gözetmen olarak görevlendirilmesine ihtiyaç duyulması halinde, binada görev yapan yedek salon görevlilerinden sınıf ve branş öğretmenlerine öncelik verilecektir.

c. Yardımcı engelli gözetmeni;

Yönergenin 24 üncü maddesi gereğince; ( Milli Eğitim Müdürlüklerince resen görevlendirilecek), Evde veya hastanede sınava girecek öğrenciler ile tek kişilik salonda sınava girecek öğrencilerin bulunduğu salonlarda görev yapacak yardımcı engelli gözetmenleri MEBBİS sisteminden belirlenmeyecektir.

Bu salonlara; sayısal bölüm için matematik, sözel bölüm içim ise öğrencinin yabancı diline uygun alan öğretmenleri arasından ilgili Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından belirlenecektir. Evde veya hastanede yapılan sınavlarda oturum başlangıç ve bitiş saatlerine özen gösterilecektir.

5- Hizmetli;

Yönergenin 29 uncu maddesi gereğince; Salon sayısı ondan fazla olan okul veya binalarda her on salon için bir hizmetli görevlendirilir. Hizmetliler gün içinde yapılacak iki oturum için aynı okul/kurumda görevlendirilir ve kendilerine görev aldıkları her oturum için ayrı ücret ödenir. Görev yapacak hizmetliler, gün içinde yapılacak iki oturum için aynı isimlerden oluşturulacak ve kendilerine görev aldıkları her oturum için ayrı ücret ödenir. Bölge sınav yürütme komisyonu bünyesinde görevlendirilen hizmetlilere de görev aldıkları her oturum için ayrı ücret ödenecektir.

6- Sınav Evraklarının Nakli ve Güvenliği;

Sınav evrakının mahallinde teslim alınması, sınav günü ve saatine kadar korunması ve sınav yapılacak okul/kurumlara dağıtılması ve geri toplanması ile ilgili süreçler ilgili milli eğitim müdürlükleri tarafından ve kolluk kuvvetleri ile iş birliği halinde yürütülecektir.

Gün içinde yapılacak iki oturuma ait sınav evrakları, sınav yapılacak okul/kurumlara tek seferde götürülüp geri getireceğinden bu süreçte görev alan taşıyıcı, şoför ve şehir içi şehir içi sınav evrakı nakil görevlileri iki oturum için aynı isimlerden oluşturulacak ve kendilerine tek oturum için sınav ücreti ödenecektir.

İl/İlçe merkezlerine uzak olan okul/kurumlara ait sınav evraklarının sınav başlama saatine uygun olarak götürülmesi ve geri getirilmesi ile ilgili tedbirler ilgili milli eğitim müdürlüklerince alınacaktır. İl/İlçe milli eğitim müdürlüklerince alınan tedbirler il milli eğitim müdürlüğünce Genel Müdürlüğümüze bildirilecektir.

7- Emniyet görevlileri;

Bu sınavda görev alacak emniyet görevlileri İş Birliği Protokolü hükümlerine uygun şekilde belirlenecektir.

Bu sınavda; sınava girecek öğrencilerin üst araması yapılmayacağından sınav başladıktan sonra binada görevli emniyet görevlilerince okul bahçesi ve çevresinde sosyal mesafenin korunması için gerekli tedbirlerin alınması sağlanacaktır.

Sınav Güvenlik Koordinatörü; Her il ve ilçe merkezine bir kişi,

Sınav Güvenlik Amiri; Her 10 (on) bina için 1 (bir) kişi ve sonraki her on bina için ilave bir kişi,

Sınav evrakı koruma güvenlik görevlisi; Sınav evrakının teslim saatlerine uygun olacak şekilde her sekiz saat için 2 kişi,

Bina güvenlik görevlisi; öğrenci sayısı 350′ye kadar olan binalarda biri kadın üç (3), öğrenci sayısı 351-600 olan binalarda dört, 601-900 olan binalarda beş, 901 ve üzeri olan binalarda altı bina güvenlik görevlisi, görevlendirilir.

8- Görevlendirme ve Ücret Tahakkuk İşlemleri;

Bu sınavda görev yapacak bina sınav komisyonu başkan ve üyeleri, salon başkanları, gözetmenler, yardımcı engelli gözetmenleri ile yedek salon görevlilerine ait sınav ücretleri Kamu Harcama Ve Muhasebe Bilişim Sisteminden (KBS), diğer sınav görevlilerine ait ücretler ise Bakanlığımız Döner Sermaye İşletmesi tarafından ödenecektir. Bu sınavda görev alacak personele ödenecek sınav ücretlerinin Haziran ayı aylık katsayısı üzerinden ödenebilmesi için ücret tahakkuk işlemlerinin en geç 26 Haziran 2020 tarihine kadar tamamlanması gerekmektedir.

9 -Resen görevlendirilme işlemleri;

Devam eden koronavirüs salgını sebebiyle Bakan Oluru ile 20 Haziran 2020 tarihinde yapılacak olan Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınavın uygulaması ve sınav güvenliğinin tam olarak sağlanabilmesi için ihtiyaç duyulması halinde, sınav görevli sayılarının belirlenmesi ve yeterince sınav görevlisinin, İl/İlçe milli eğitim müdürlükleri tarafından MEBBİS sistemi üzerinden resen görevlendirilmesi işlemi ile ilgili yetkilendirilmiştir.

20 Haziran 2020 tarihinde yapılacak olan Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınavda görev alacak görevlilerin belirlenmesi ve sınav güvenliğinin sağlanması için; MEBBİS modüllerinde gerekli güncelleme, yenilik ve yetkilendirmelerin yapılması, görevli belirleme işlemlerinin yukarıda belirtildiği gibi yapılması, konu hakkında ilgili birim ve personele bilgi verilmesi hususunda bilgilerinizi ve gereğini arz/rica ederim.

 

Milli Eğitim Bakanlığı, İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı’nın (İOKBS) 5 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirileceğini açıkladı.
Milli Eğitim Bakanlığı, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla, daha önce 6 Haziran Cumartesi günü yapılacağı ilan edilen 2020 Yılı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı’nın (İOKBS) 5 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirileceğini açıkladı.

MEB, liselerde sınıf geçmeye ilişkin merak edilenlere açıklık getirdi. Buna göre, tüm 12. sınıf öğrencileri sorumlu dersi olup olmamasına bakılmaksızın üniversite sınavlarına girebilecek. Lise son sınıf öğrencilerinin de birinci dönemde aldıkları notlar geçerli olacak ve yıl sonu başarı puanı buna göre hesaplanacak.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2019-2020 eğitim öğretim yılında liselerde sınıf geçmeyle ilgili sıkça sorulan soruları yanıtladı.

Bakanlığın internet sitesinden yayınlanan bilgilere göre, 2019-2020 eğitim öğretim döneminde, sınıf geçmeyle ilgili birinci dönemde alınan notlar geçerli olacak. 12. sınıf öğrencilerinin de birinci dönemde aldıkları notlar geçerli olacak ve yıl sonu başarı puanı buna göre hesaplanacak.

2019-2020 eğitim öğretim yılı sene sonu puanı birinci dönem puanlarıyla belirleneceğinden, ikinci dönemde hiçbir ölçme ve değerlendirme aracı dikkate alınmayacak. Öğrenciler, yüz yüze yapılamayan eğitim öğretim faaliyetlerinden not değerlendirmesine tabi tutulmayacak.

Tüm derslerden başarılı olan öğrenciler ile başarısız dersleri bulunanlardan, yıl sonu başarı puanı en az 50 olan öğrenciler sınıfını doğrudan geçecek. Alt sınıflar da dahil, başarısız ders sayısı toplamına bakılmaksızın doğrudan sınıfını geçemeyen öğrenciler ise baraj, ders ayrımı yapılmaksızın sorumlu olarak bir üst sınıfa geçecek. 12. sınıf öğrencileri başarısız oldukları derslerden sorumlu olacak, sorumluluk sınavında başarılı olmaları halinde mezuniyet puanları hesaplanarak mezun edilecek.

12. sınıf öğrencilerinin 9, 10, 11. sınıflara ait yıl sonu başarı puanları ile 2019-2020 eğitim öğretim yılının birinci dönem başarı puanlarının aritmetik ortalaması alınarak mezuniyet puanları oluşturulacak ve diploma puanı olarak diplomalarına yazılacak. Diploma puanı, Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) hesaplanırken kullanılacak lise mezuniyet puanı olarak değerlendirilecek.

Tüm kademelerde sadece birinci dönemde yapılan devamsızlıklar dikkate alınacak, bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri doğrultusunda devamsızlık süresini dolduran öğrenciler sınıf tekrarına kalacak.

DİPLOMA VE ORTAÖĞRETİM BAŞARI PUANININ HESAPLANMASI

12. sınıf öğrencilerinin başarısız veya sorumlu derslerinin olması, üniversite sınavlarına girmelerine engel oluşturmayacak. Dolayısıyla tüm 12. sınıf öğrencileri sorumlu dersi olup olmamasına bakılmaksızın üniversite sınavlarına girebilecek. Doğrudan sınıf geçme şartlarını taşıyan öğrenciler mezun olacak ve diplomalarını alacak.

Üniversiteye yerleşen öğrencilere YÖK tarafından diplomalarını aralık ayı sonuna kadar öğrenim gördüğü yükseköğretim kurumlarına ibraz etme hakkı tanınacak. Bu nedenle söz konusu öğrencilerin 31 Aralık’a kadar diplomalarını teslim etmeleri şartıyla üniversiteye kayıt yaptırmalarında da engel bulunmayacak.

SORUMLU GEÇİLEN DERSLERİN SINAV ZAMANLARI

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümlerine göre sorumluluk sınavları, birinci dönemin ilk haftası, ikinci dönemin ilk haftası ile son iki haftası içinde yapılacak. Eğitim öğretim yılı başında yapılan sorumluluk sınavı sonunda tek dersten başarısızlığı bulunan son sınıf öğrencileri için aynı usulle takip eden hafta içinde bir sınav daha yapılacak.

0 2487

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, TRT EBA TV Lise’deki “19 Mayıs Özel Yayını”ndan gençlere seslendi. Selçuk, “Sevdiğin işi bul, bu her neyse onu bul. Seni onaylamayabilirler, meslek seçimini beğenmeyebilirler, genel temayüllerin dışına çıkmış olabilirsin. Bunların önemi yok, sen yaptığın işi layıkıyla, hakkıyla, severek ve isteyerek yap” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, gençlere, “19 Mayıs 1919 tarihi, bizi tanımlayan, milli karakterimizi açıklayan, Kurtuluş Mücadelemizin ilk adımının atıldığı, sizlere armağan edilen şanlı bir mazidir” ifadeleriyle seslendi.

Milli Eğitim Bakanlığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 101. yıl dönümünde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı coşkuyla kutlamak için öğrenciler ve öğretmenlerin de katkı sağladığı içerikler hazırladı.

Yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınıyla mücadeleye yönelik tedbirler kapsamında evlerinde kalan gençlere yönelik TRT EBA TV Lise’deki “19 Mayıs Özel Yayını” saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla saat 09.30′da başladı.

“ÜLKEMİZ İÇİN, BU DÜNYA İÇİN NE KADAR DEĞERLİ OLDUĞUNUZU BİLİYORUM”

Bakan Selçuk, TRT EBA ekranlarından gençlere seslendi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’a ayak bastığı günün 101. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Selçuk, bayramı kutladı. Kurallar gereği gençlere bir konuşma yapması gerektiğini ancak gençlere konuşmaktansa gençleri dinlemeyi tercih ettiğini, gençlerin sohbetinden beslendiğini, çoğu zaman, onların getirdiği bakış açılarıyla düşüncelerini yenilediğini aktaran Selçuk, “Çünkü hepinizin, her birinizin hayallerinizle, enerjinizle, yapabileceklerinizle ülkemiz için, bu dünya için ne kadar değerli ve zengin olduğunuzu biliyorum” dedi.

Liselere ziyarete gittiğinde öğrencilerle sohbet ettiğini, onları dinlediğini aktaran Selçuk, bir gençle konuştuğunda karşısındakileri, kendi gençliği gibi düşündüğünü ve aslında kendi gençliğiyle konuştuğunu anlattı.

GENÇLERE TAVSİYELER

“Şu yaşta, yapmak istediklerim ama yapamadıklarım, bugün sizlerin içinde yaşadığınız, bir insan ömrünün en kıymetli yıllarına dair özlemlerim var. Bugün karşımda oturup beni izleyen siz değil de ben olsaydım, açıkçası kendime şunları söyler ya da o yaşlarımda birinin bana bunları söylemesini çok isterdim.” diyen Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya çok büyük bir gökyüzü ve sen bu büyük güzellik içine bahşedilmiş bir yıldız tanesisin. Işığının farkına var ve parlamaktan korkma. Hayat başarılarıyla, başarısızlıklarıyla, mutluluğuyla, hüznüyle, kaygılarıyla, heyecanlarıyla bir bütün ve hepsi senin, hepsi sevilmeye, korunmaya ve sahip çıkılmaya değer. Yaşadığın yahut yaşayacağın zorluklar, karşılaştığın engeller, bir sıfır yenik başladım dediğin her şey, senin öğretmenin, senin itici gücün ve tuhaf gelebilir ama asıl gücünü oradan alıyorsun. Bunu sakın unutma. Kendini bilgiyle, müzikle, sanatla, resimle, bilimle, doğayla besle. Bugün bunlarla doyarsan eğer, ileride açlığın da bunlara olur. Sevmek sadece insanla insan arasında gerçekleşen bir eylem değil. Önce kendini sevmekten başla, aileni, ülkeni, ülkenin insanlarını, memleketinin toprağında bitmiş bir çiçeği, o toprağa tutunmuş bir ağacı da sev kendini sevdiğin gibi. Hepsi benimdir dediğinde, ilgin de sorumluluğun da o kadar büyük ve o kadar gerçek oluyor. En çok kendin üzerinde düşün, kendini tanı, kendini bul, kendini yönlendir, kendi kendinin arkadaşı ol önce. Bir ömür boyu, kendinin yol arkadaşı olacaksın. İyi bir yol arkadaşı olamazsanız birbirinize, yolun da, yolun sonunda ulaştığınız hedefin de tadına varamazsın.”

Selçuk, gençlerin meslek seçimi konusunda, “Sevdiğin işi bul, bu her neyse onu bul. Seni onaylamayabilirler, meslek seçimini beğenmeyebilirler, genel temayüllerin dışına çıkmış olabilirsin. Bunların önemi yok, sen yaptığın işi layıkıyla, hakkıyla, severek ve isteyerek yap. Yaptığın her işi, attığın her adımı severek, isteyerek yap” değerlendirmesini yaptı.

“BİR ÜLKEYE SUNULMUŞ FAYDANIN BÜYÜĞÜ, KÜÇÜĞÜ, AZI, ÇOĞU OLMAZ”

Bakan Selçuk, 19 Mayıs’ta Bandırma Vapuru’nun da hatırlandığını, vapur Samsun’a yanaştığında Gazi Mustafa Kemal vapurdan inerken, arkasında arkadaşlarının da bulunduğunu dile getirdi. Onların arkasında da vapurun kaptanı ve erlerinin yer aldığını aktaran Selçuk, “Bandırma Vapuru İstanbul’dan ayrılırken vapurun halatını çözen de Samsun’a vardığında atılan halatı tutan da dümenin tozunu alan da kırılmış bir zemin tahtasını düzelten de bu sürecin kahramanıdır. Bir ülkeye sunulmuş faydanın büyüğü, küçüğü, azı, çoğu olmaz. Yeter ki severek, isteyerek ve gönülden gelen bir sorumluluk duygusuyla yapılmış olsun.” ifadelerine yer verdi.

Çok ilginç bir sürecin yaşandığını ifade eden Selçuk, küresel çapta yaşanan salgın kaynaklı sokağa çıkma kısıtlamaları dolayısıyla evlerde bulunulduğunu belirterek “Şu gün sizin, evinizde kalarak kendi sağlığınızı ve çevrenizin sağlığını korumanız dahi ülkemiz için bir katkıdır ve çok değerlidir. Bu sürecin bir parçası olduğunuz ve hepimizi düşünerek evlerinizde kaldığınız için ülkemiz adına teşekkür etmek isterim.” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, gençlere şu sözlerle seslendi:
“Tarihimiz, yolumuza ışık tutan bir fenerdir. İşte, 19 Mayıs 1919 tarihi de bizi tanımlayan, milli karakterimizi açıklayan, Kurtuluş Mücadelemizin ilk adımının atıldığı, sizlere armağan edilen şanlı bir mazidir. Bizlere gurur duyacağımız daha nice zaferler bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, adını tarih sayfalarına bile sığdıramayacağımız, toprağımızın her zerresinde hakkı olan şehit ve gazilerimizi bu anlamlı günde minnet ve saygıyla anıyor, hepinizin bayramını tekrar kutluyor, her birinize saygılarımı sunuyorum. ”

TRT EBA TV’DE NELER VAR?

TRT EBA TV Lise’nin yayın akışında, 19 Mayıs’ın 101′inci yılı için yapılan “19 Mayıs bestesi”, E-Kitap Oryantring müsabakası, akademisyenlerin dilinden Milli Mücadele dönemini anlatan tarih söyleşileri, 1930′lu yıllardan günümüze 19 Mayıs kutlama görüntüleri, kahramanlık türküleri, Erzincan İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün’ün oynadığı Kurtuluş Savaşı temalı tiyatro, dünya ülkeleri ve Türk cumhuriyetlerinden gelen kutlama mesajları, Samsun’dan Erzurum’a temalı canlı resim performansı, Atatürk’ün sevdiği türküler, milli sporculardan kutlama mesajları yer alacak.

TRT EBA TV’de 81 ilden 19 Mayıs doğumlu 81 öğrencinin “19 Mayıs’ta Doğmak” temalı mesajları da yayımlanacak. Yayında, MEB’in, liseliler için çevrim içi bilgi yarışması da olacak

0 2563
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadelemizi başlatmak üzere Samsun’a ayak bastığı günün 101. yılındayız. Bayramımızı yürekten ve coşkuyla kutluyorum. Bu peşin bir kutlama. Kurallar gereği bugün size burada bir konuşma yapmam gerekiyor. Ancak ben gençlere konuşmaktansa gençleri dinlemeyi tercih eder, gençlerin sohbetinden beslenir, çoğu zaman, onların getirdiği bakış açılarıyla düşüncelerimi yenilerim. Çünkü hepinizin, her birinizin hayallerinizle, enerjinizle, yapabileceklerinizle ülkemiz için, bu dünya için ne kadar değerli ve zengin olduğunuzu biliyorum.
Liselere ziyarete gittiğimde öğrencilerle sohbet ediyor, onları dinliyorum. Fakat bir gençle konuşmak durumunda kaldığımda, karşımdakiler kendi gençliğimmiş gibi düşünüyor ve aslında kendi gençliğime konuşuyorum.
Şu yaşta, yapmak istediklerim ama yapamadıklarım, bugün sizlerin içinde yaşadığınız, bir insan ömrünün en kıymetli yıllarına dair özlemlerim var. Bugün karşımda oturup beni izleyen siz değil de, ben olsaydım açıkçası kendime şunları söyler ya da o yaşlarımda birinin bana bunları söylemesini çok isterdim.
Dünya çok büyük bir gökyüzü ve sen bu büyük güzellik içine bahşedilmiş bir yıldız tanesisin. Işığının farkına var ve parlamaktan korkma.
Hayat başarılarıyla, başarısızlıklarıyla, mutluluğuyla, hüznüyle, kaygılarıyla, heyecanlarıyla bir bütün ve hepsi senin, hepsi sevilmeye, korunmaya ve sahip çıkılmaya değer.
Yaşadığın yahut yaşayacağın zorluklar, karşılaştığın engeller, bir sıfır yenik başladım dediğin her şey, senin öğretmenin, senin itici gücün ve tuhaf gelebilir ama asıl gücünü oradan alıyorsun. Bunu sakın unutma.
Kendini bilgiyle, müzikle, sanatla, resimle, bilimle, doğayla besle. Bugün bunlarla doyarsan eğer, ileride açlığın da bunlara olur.
Sevmek sadece insanla insan arasında gerçekleşen bir eylem değil. Önce kendini sevmekten başla, aileni, ülkeni, ülkenin insanlarını, memleketinin toprağında bitmiş bir çiçeği, o toprağa tutunmuş bir ağacı da sev kendini sevdiğin gibi. Hepsi benimdir dediğinde, ilgin de, sorumluluğun da, o kadar büyük ve o kadar gerçek oluyor.
En çok kendin üzerinde düşün, kendini tanı, kendini bul, kendini yönlendir, kendi kendinin arkadaşı ol önce. Bir ömür boyu, kendinin yol arkadaşı olacaksın. İyi bir yol arkadaşı olmazsanız birbirinize, yolun da, yolun sonunda ulaştığınız hedefin de tadına varamazsın.
Sevdiğin işi bul, bu her neyse onu bul. Seni onaylamayabilirler, meslek seçimini beğenmeyebilirler, genel temayüllerin dışına çıkmış olabilirsin. Bunların önemi yok, sen yaptığın işi layıkıyla, hakkıyla, severek ve isteyerek yap. Yaptığın her işi, attığın her adımı severek, isteyerek yap.
Bugün Bandırma vapurunu da hatırlıyoruz hep birlikte. Vapur Samsun’a yanaştığında Gazi Mustafa Kemal vapurdan inerken, arkasında arkadaşları da vardı. Onların arkasında vapurun kaptanı ve erleri. Bandırma Vapuru İstanbul’dan ayrılırken vapurun halatını çözen de, Samsun’a vardığında atılan halatı tutan da, dümenin tozunu alan da, kırılmış bir zemin tahtasını düzelten de bu sürecin kahramanıdır. Bir ülkeye sunulmuş faydanın büyüğü küçüğü azı çoğu olmaz. Yeter ki, severek, isteyerek ve gönülden gelen bir sorumluluk duygusuyla yapılmış olsun.
Çok ilginç bir süreç içerisindeyiz. Küresel çapta yaşadığımız salgın kaynaklı sokağa çıkma kısıtlaması dolayısıyla evlerimizdeyiz. Şu gün sizin, evinizde kalarak kendi sağlığınızı ve çevrenizin sağlığını korumanız dahi ülkemiz için bir katkıdır ve çok değerlidir. Bu sürecin bir parçası olduğunuz ve hepimizi düşünerek evlerinizde kaldığınız için ülkemiz adına teşekkür etmek isterim.
Sevgili Gençler,
Tarihimiz, yolumuza ışık tutan bir fenerdir. İşte, 19 Mayıs 1919 tarihi de bizi tanımlayan, millî karakterimizi açıklayan, Kurtuluş Mücadelemizin ilk adımının atıldığı, sizlere armağan edilen şanlı bir mazidir. Bizlere gurur duyacağımız daha nice zaferler bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, adını tarih sayfalarına bile sığdıramayacağımız, toprağımızın her zerresinde hakkı olan şehit ve gazilerimizi bu anlamlı günde minnet ve saygıyla anıyor, hepinizin bayramını tekrar kutluyor, her birinize saygılarımı sunuyorum.
Ziya SELÇUK
Millî Eğitim Bakanı

Yükseköğretim Kurulu ile İstanbul Maden İhracatçıları Birliği arasında imzalanan işbirliği protokolüne göre, üniversite sınavlarında ilk 80 bine giren ve maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve cevher hazırlama mühendisliği programlarını tercih edenlere 701 TL ile 2.104 TL arasında burs verilecek.

 Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) arasında, Türk madencilik sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli mühendislerinin yetiştirilmesi amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. YÖK ve İMİB arasında iş birliği protokolünün imzalanması için online tören düzenlendi. Törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, YÖK Başkanı Yekta Saraç, YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer ile üniversitelerin maden, jeoloji ve cevher hazırlama mühendisliği bölüm başkanları katıldı. Protokole göre, üniversite sınavlarında ilk 80 bine giren ve maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve cevher hazırlama mühendisliği programlarını tercih eden mühendis adaylarına 701 TL ile 2.104 TL arasında burs verilecek.

“SEKTÖRDE VİZYONUMUZU GENÇLER ŞEKİLLENDİRECEK”

İmza töreninde konuşan Bakan Varank, hükümet olarak, istihdamı teşvik eden yaygın ve benzersiz adımlar attıklarını kaydetti. İş birliği protokolünün, gençlere, madencilik sektörüne ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyen Bakan Varank, “Protokolü detaylı bir şekilde okudum. Parlak ve başarılı gençleri madencilik sektörüne çekmenin yanında hem eğitimleri boyunca hem de mezuniyetleri sonrasında onlara iş kapılarını da aralıyorsunuz. Gençlere istihdam alanında sunacağınız her fırsat, size misliyle geri dönecektir. Onlara sunduğunuz imkanlar hem gençlerin geleceğe umutla bakmasına hem de mesleklerini büyük bir şevkle yapmalarına katkı sağlayacak. Bu çocukların yüksek motivasyonu verimlilik, etkinlik ve inovasyon olarak işlerinize yansıyacak. Yetişecek mühendisler, madenin çıkarılması, işlenmesi ve Ar-Ge ile yeni nitelikler kazanması aşamalarında yönlendirici olacaklar. Madencilik sektöründe gelecek dönem vizyonumuzu, bu programdan faydalanan gençler şekillendirecekler” dedi.’

“SEKTÖRÜ DESTEKLİYORUZ”

Bakan Varank, yeraltı rezervlerinin çok zengin olduğunu, dünyada üretimi yapılan 90 maden türünün 80′inin Türkiye’de bulunduğunu bildirdi. Bakan Varank, şunları kaydetti: “Ancak, sektörde dış ticaret açığı veriyoruz ve hala işlenemeyen rezervlerimiz var. Bakanlık olarak sektörü geliştirmeyi çok önemsiyor ve ürün çeşitliliğinin sunduğu avantajı katma değere çevirmek istiyoruz. Bu manada madencilik sektörünü çeşitli mekanizmalarla destekliyoruz. Son 8 senede, madencilik sektöründe 35 milyar liralık yatırım hayata geçti ve 35 bin kişi istihdam edildi. Sabit yatırımların yanı sıra; sektörde girişimciliği, inovasyonu ve bölgesel kalkınmayı da farklı mekanizmalarla teşvik ediyoruz. Madenciliğin gelişmesi demek, sanayideki girdi temininin artması ve ithalata bağımlılığın azalması demek. Türkiye’nin geleceği katma değerli üretimde ve yüksek teknolojide. Yarınları şekillendirecek fiziki ve beşeri sermayeye fazlasıyla sahibiz. Kamu, reel sektör ve akademi işbirliğiyle aşamayacağımız hiçbir engel yok.”

“PROTOKOLÜN 3 TEMEL AMACI VAR”

YÖK Başkanı Saraç ise, ‘Yeni YÖK’ olarak üniversite-sanayi iş birliği kapsamında sanayinin ihtiyaç duyduğu niteliklere sahip, uygulama ve beceri yetkinliği yüksek insanların yetiştirilmesi ve istihdam odaklı politikaların oluşturulması hususunda sektör temsilcileri ile sürekli temas halinde olduklarını anlattı. Saraç, “İmzalayacağımız bu protokolün üç temel amacı var; Başarılı öğrencilerin maden sektörüne çekilmesi ve öğrencilerin karşılıksız olarak ödüllendirilmesi, öğrencilerin uygulama becerilerinin geliştirilmesi için staj ve iş yeri eğitimi uygulamalarının artırılması, öğrencilere mezuniyetleri sonrasında istihdam sağlanması. Bu kapsamda beceri yetkinliği yüksek mezunlar iş dünyasına kazandırılacak, aynı zamanda da üniversitelerin ilgili sanayi ile iş birlikleri geliştirilebilecektir” diye konuştu.

KİME NE KADAR BURS VERİLECEK?

Protokole göre; YKS’de ilk 80 bine giren ve üniversitelerin maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve cevher hazırlama mühendisliği programlarını tercih eden mühendis adayları bursa başvurabilecek. Koşulları sağlaması halinde sınavda 50 bine giren öğrencilere 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı için 2 bin 104 TL, 50 bin 1 ile 65 bin arasında olan öğrencilere bin 52 TL, 65 bin 1 ile 80 bin arasına giren mühendis adaylarına da 701 TL burs verilecek. Burs miktarı her eğitim ve öğretim yılı başında güncellenecek.

 

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et