Anasayfa BİLİM TEKNOLOJİ

Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Liseleri öğrencileri, Bahçeşehir Kampüsü robotik takımı INTEGRA tarafından başlatılan projeyle Türkiye’nin dört bir yanında sağlık çalışanları için yüz siperliği üretiyor. Corona (COVID-19) pandemisi nedeniyle artan hasta sayısı ve sağlık çalışanlarının güvenlik önlemlerinin artırılması gerekliliği üzerine harekete geçen Bahçeşehir Koleji Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri sağlık çalışanları için plastikten yüz siperliği üreterek ilgili kurumlara göndermeye başladı. Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Liselerinin Türkiye genelindeki kampüslerinden öğrencilerin de katılmasıyla üretilen yüz siperlikleri Türkiye’nin çeşitli illerinde sağlık kuruluşlarına gönderildi.

Bahçeşehir Koleji Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi robotik takımı INTEGRA, artan yüz siperliği ihtiyacı dolayısıyla başlattığı projede ilk 10.000 yüz siperliğini sağlık kuruluşlarına gönderdi. Fikir ve tasarım aşamasının ardından harekete geçen öğrenciler farklı ve hızlı üretim modelleri kullanarak ürettikleri binlerce yüz siperliği ile örnek bir davranışa imza attı.

Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri tarafından başlatılan yüz siperliği üretme projesi Bahçeşehir Kolejinin; Ordu, Ankara, İzmir, Gaziantep, Hatay, Samsun, Edirne, Antalya Konyaaltı ve Eskişehir kampüslerinde Fen ve Teknoloji Lisesi ile Anadolu Lisesi öğrencilerinin katılımıyla geniş çaplı bir sosyal sorumluluk projesine dönüştü. Öğrenciler çeşitli üretim teknolojilerinden yararlanarak kendi ürettikleri yüz siperliklerini illerinde bulunan sağlık çalışanlarına gönderdi.

Konuyla ilgili konuşan Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ, öğrencilerin toplumu ve dünyayı ilgilendiren her konuda aksiyon aldıklarını söyledi. Dağ, sözlerine şöyle devam etti:

“Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Liseleri, Türkiye projesidir. Kurucu okul olan Bahçeşehir Kampüsümüzle başlattığımız STEM tabanlı öğretim modeliyle; bugün hayal eden, tasarlayan, üreten, bilim ve teknolojiyle topluma fayda üreten gençler yetiştiriyoruz.Gençlerin bu projedeki odağı sağlık çalışanları başta olmak üzere bu süreçten etkilenenlere fayda sağlamaktı. Hedefimiz bilimin, teknolojinin, hayal edip tasarlayıp üretime geçirmenin anlamını ve bütün bunların bir cana, insana dokunduğunda kıymetli olduğunda önemli olduğunu bilerek yetişen nesiller yetiştirmek.”

Dönüştürülmüş Plastikten Yüz Siperliği İmal Ettiler

Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi’nin başlattığı proje kapsamında Bahçeşehir Koleji Darıca Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri de dönüştürülmüş plastikten imal ettikleri yüz siperliklerini sağlık kuruluşlarına göndermeye başladı.

Bahçeşehir Koleji Darıca Kampüsü 6. sınıf öğrencilerinin başlattığı “Atık Pet Şişe Toplama” projesinde toplanan 1,5 ton atık plastik, bir firma tarafından 600 kilo asetat haline dönüştürüldü. Yüz siperliği imal edilmesi için Bahçeşehir Koleji Darıca Fen ve Teknoloji Lisesi’ne verilen 600 kilo asetat ile yüz siperliği imal eden öğrenciler, siperlikleri sağlık kuruluşlarına gönderdi.

Sürdürülebilirlik ve Sağlık Güvenliği Bir Arada

Atık plastiklerin doğaya verdiği zarara dikkat çeken öğrenciler, atık plastiklerin asetata dönüştürülmesiyle elde edilen dönüştürülmüş maddeyi yaşanan zorlu süreçte sağlık çalışanlarına katkı sağlamak için kullanmaktan mutlu olduklarını belirttiler. Bahçeşehir Kolejinin uyguladığı “Dünya Vatandaşlığı Programı” kapsamında Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, derslere entegre edilerek öğrencilere farklı konularda farkındalık kazandırmayı hedefliyor. Bahçeşehir Kolejinin Dünya Vatandaşlığı Programı kapsamında gerçekleştirilen projeyle, dönüştürülmüş plastik kullanılarak sağlık çalışanlarına yüz siperliği yapılmasıyla hem doğaya hem de sağlık çalışanlarının güvenliğine katkı sunulması amaçlandı.

Türkiye, ortaokul ve lise döneminde toplam 9 yıl İngilizce eğitim verilmesine rağmen İngilizce bilgisinde dünya genelinde ‘çok düşük yeterlilik’ kategorisinde yer alıyor. Bu tablo karşısında harekete geçen dünyaca ünlü İngilizce öğrenme uygulaması, koronavirüs sebebiyle eve kapanan Türkiye’nin bu süreci İngilizce açısından verimli değerlendirebilmesi için Türkiye pazarına adım attı.

EF Education First tarafından ana dili İngilizce olmayan 100 ülke arasında gerçekleştirilen İngilizce yeterlilik sıralamasına göre, Türkiye Avrupa’da sondan ikinci, araştırma dahilindeki ülkeler arasında ise 79. sırada yer alıyor. Son 5 yıldır İngilizce endeksi “çok düşük yeterlilik” bandında seyreden Türkiye için önemli bir hamle ise Rusya merkezli dünyaca ünlü İngilizce öğrenme uygulaması Simpler’dan geldi. Bugüne kadar 10 dilde 24 ülkede 5 milyondan fazla kişinin İngilizce öğrenmesine yardımcı olan Simpler, koronavirüs (covid-19) salgını sebebiyle evde geçirilen süre artınca Türkiye pazarına adım attı. Uygulama, Türkiye’nin İngilizce yetkinlik düzeyini artırarak çok düşük yeterlilik kategorisinden çıkmasını hedefliyor.

 

İhtiyaca yönelik eğitim modeli sunuyor

Türkiye’nin İngilizcede gösterdiği düşük performansı artırmak için sosyal izolasyon döneminin önemli bir fırsat olarak değerlendirilebileceğini belirten Simpler Ürün Direktörü Dmitry Garnik, dil öğrenme uygulamalarının bu süreçteki etkisine dikkat çekti. Garnik, “Yabancı dile önem verilen ve öğrencilere 9 yıl boyunca zorunlu İngilizce eğitimi sunulan Türkiye’de yeterlik düzeyinin bu denli düşük olması hayli üzücü. Bunun sebeplerini araştırırken akıllı telefonlarından İngilizce öğrenmek isteyen Türkler için anlatımları ve örnekleri yerelleştirebilen, dil bilgisi kurallarını anlaşılır hale getiren ve kelime dağarcığını dikkate alan bir kaynak olmadığını gördük. Böylece eğitimi oyunlaştıran, seviyeyi kullanıcının değil Simpler testinin belirlediği ve geliştirilmesi gereken konulara ilişkin egzersizlerin yer aldığı uygulamamızı Türkiye pazarına açma kararı aldık. Uygulamanın korona virüs sebebiyle evde zaman geçiren Türkiye için bir motivasyon olmasını umuyoruz” dedi.

Türkiye’nin İngilizcesi önümüzdeki 3 yıl içerisinde kademe atlayabilir

Türkiye pazarındaki hedeflerinin, ülkenin 2014 yılından bu yana çok düşük yeterlilik bandında yer alan, İngilizce seviyesini bir üst kademeye çıkarmak olduğunu ifade eden Dmitry Garnik, “Hem kişisel gelişimde hem de akademik ve profesyonel yaşamda önemli bir yeri olan yabancı dil, her bireyin en azından sağlıklı bir iletişim kuracak düzeyde bilmesi durumunda ülkeler için de ciddi avantajlar sağlıyor. İngilizce konuşma yeteneği, pek çok ülke gibi Türkiye için de yeni çalışma alanları, iş ve networking imkanları doğurabilir. Bunun içinse seviyenin yükselmesi ve bilgi dağarcığının belli bir niteliğe ulaşması gerekiyor. Simpler olarak, kullanıcıların şikayet ve beklentileri doğrultusunda girdiğimiz Türkiye’nin, sunduğumuz modelin bilinçli kullanımına paralel olarak önümüzdeki 3 yıl içerisinde İngilizce yeterliliğini bir üst kademeye ulaştırmasını hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Doğa Koleji Ankara İncek Kampüsü ortaokul öğrencilerinden oluşan FLL takımı Teach Lab, ortak kullanım alanlarındaki spor aletlerini özel gereksinimli bireylerin de kullanabileceği şekilde yeniden tasarladı. Türkiye finallerine kalan 42 robotik takımı arasından seçilen ekip, Türkiye’yi ABD’de temsil edecek.

Topluma yararlı liderler yetiştirmek amacıyla hayata geçirilen ve çocukların geliştirdikleri yenilikçiprojelerle gerçek dünyadaki sorunlara ilişkin çözümler üretmeye teşvik eden FIRST LEGOLeagueGlobalInnovationAward’ın Türkiye Finalleri tamamlandı.

Doğa Koleji Ankara İncek Kampüsü ortaokul öğrencilerinden oluşan Doğa FLL takımı Teach Lab, toplumun tüm üyelerinin ortak kullanım alanları olan sosyal tesisler ve spor salonlarının imkanlarından daha çok yararlanması için kolları sıvadı. Projeleriyle Türkiye finallerine kalan 42 robotik takımı arasından seçilen Doğa öğrencileri, ABD’de gerçekleşecek final yarışına katılmaya hak kazandı.

SPOR ALETLERİNİ ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLER DE KULLANABİLECEK

Öğrenciler tarafından yapılan araştırmaya göre, sadece özel gereksinimli bireylere hitap eden spor alanlarının, bireylerin psikolojilerini olumsuz etkileyebildiği de değerlendirildi.

Proje kapsamında, park, sosyal tesis, spor salonu gibi ortak kullanım alanlarındaki spor aletlerini, robotik ve yazılım desteğiyle özel gereksinimli bireylerin de kullanabileceği şekilde yeniden tasarlayan öğrenciler, spor aletlerinin herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmadan tüm bireyler tarafından kullanılabilir şekilde olması için harekete geçti.Kişinin fiziksel özelliklerine göre ayarlanabilir şekilde olan spor aletlerinin kontrol ve yönlendirmelerinin mobil uygulama üzerinden yapılması hedefleniyor.

TÜRKİYE’DEKİ 5 TAKIMDAN BİRİ

Bilim Kahramanları Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen organizasyonda, Doğa Koleji İncek Kampüsü ortaokul öğrencileri Zeynep Balcı, Asude Uyaroğlu, Barkın Fil, Fatma Aslı Yarımdağ, Ata Renkmen, Yağız Ali Toprak, Rüzgâr Bilge Yılmaz, Elif Gözübüyük ve Can Ender Yarkaya’dan oluşan FLL takımı Teach Lab, yarışmanın Türkiye ayağında toplam 650 robotik takım ile yarışarak, finale kalan 5 takımdan biri oldu.

Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Öğretmeni İbrahim Sünger’in mentörlüğünde projelerini geliştiren öğrenciler, dünyaya önemli değerler katma potansiyeline sahip özgün projelerini, uluslararası platforma taşıyarak bilişim teknolojileri dünyasında ses getirmeyi hedefliyor.

Son dönemde öğrenciler başta olmak üzere Türkiye’ye gelen yabancıların sayısındaki artış, Türkçe öğrenmek isteyenlerin sayısını da artırıyor. TÜBİTAK’ın finansal desteğiyle Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için yapay zekâ ve ses teknolojileri destekli bir eğitim platformu      geliştiriliyor.

Dünya genelinde Türk dillerini konuşan kişi sayısı 130 milyonu aştı. Yaklaşık 80 milyon kişi tarafından konuşulan Türkiye Türkçesi ise kişi sayısı bazında en çok konuşulan diller arasında 20. sırada yer alıyor. Son dönemde özellikle Afrika ve Ortadoğu ülkelerinden eğitim için Türkiye’ye gelen öğrenciler ile iş amacıyla Türkiye’ye gelen uluslararası şirketlerin üst düzey yöneticileri Türkçe öğrenmek isteyenlerin sayısını artırdı. Ancak taleplere karşın dijital ortamda Türkçe öğrenimine dair kaynaklar yetersiz kalıyor. Bu durum karşısında harekete geçen ses ve yapay zekâ teknolojileri şirketi Sestek ve online eğitim sektörünün öncülerinden Morpa, TÜBİTAK’ın finansal desteğiyle Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için yapay zekâ destekli bir online eğitim platformu geliştirmeye başladı.

İki ArGe merkezi güçlerini birleştirdi

Sestek ve Morpa’nın ArGe merkezleri, Türkçe öğrenmek isteyen yabancılar için yapay zekâ teknolojileri içeren interaktif bir eğitim platformu oluşturacak. E-öğrenme ortamlarını Morpa’nın geliştireceği projede, Sestek konuşma tanıma, konuşma sentezi, doğal dil işleme ve telaffuz skorlama alanında teknoloji desteği sunacak. İki ArGe merkezinin birlikte geliştireceği eğitim platformuyla her yerden erişilebilir bir sistem sunularak Türkçe öğrenimine destekte bulunulması hedefleniyor. Kullanıcıların konuşur yazar hâle gelmesini sağlayacak iletişimsel etkinliklerin de yer alacağı sistemde yalnızca Türkçe dil bilgisi değil, gerçek yaşamdan örneklerle sosyo-kültürel temelde iletişim dili kullanımı da öğretilecek.

Sestek’in TÜBİTAK destekli 25. ArGe projesi

Yeni nesil teknolojilerle birlikte özellikle dil eğitimi için yeni metotlar geliştirildiğini belirten Sestek ArGe Koordinatörü Tuba Arslan Kır, “Diyaloğa Dayalı Yapay Zekâ teknolojileri, birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da kullanıcı deneyimini iyileştirerek büyük katkılar sağlıyor. Doğal dil ile insan-makine etkileşimini mümkün kılan bu teknolojiler, kullanıcılara çeşitli sistemlerle karşılarında insan varmışçasına iletişim kurma olanağı sunuyor ve dil öğreniminde yeni bir dönem başlatıyor. TÜBİTAK’ın finansal desteğiyle gerçekleştirdiğimiz 25. projemiz olan bu proje ile Morpa’nın da katkılarıyla kişiselleştirilebilir ve bulut yapısı sayesinde herkes için erişilebilir bir sistem kurarak dil öğrenmeye destek olacak yenilikçi bir e-öğrenme platformu geliştireceğimize inanıyoruz.” dedi.

Ses teknolojileri kullanıcı deneyimi açısından büyük fayda sağlıyor

Dil öğrenmenin emek ve zaman isteyen kritik bir alan olduğuna değinen Morpa İş Geliştirme Yöneticisi Emre Öğretici, süreci kolaylaştıran yeni nesil teknolojilerin öğrenmeye teşvik noktasında önemli bir rol oynadığını  ifade etti. Öğretici, “E-öğrenme platformlarımızda güncel teknolojilere yer vererek kullanıcı deneyimine odaklanan uygulamalar sunuyoruz. Yapay zekâ ile desteklenen ses teknolojileri, kullanıcı deneyimi açısından büyük fayda sağlıyor. Bu doğrultuda Sestek ile iş birliğimiz uzun süredir devam ediyor. Daha önce Morpa‘nın Matematik Asistanı uygulamasında Sestek teknolojilerinden yararlandık. Türkçe dil öğretimine odaklandığımız bu yeni projede de aynı teknolojilerden faydalanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Kastamonu’da 1869 yılından beri eğitim öğretim verilen Taş Mektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, yıllık 1 milyon 370 bin liralık cirosuyla birçok şirketi geride bıraktı. Bu sayede okulda eğitim gören öğrenciler hem okuyor hem öğreniyor hem de para kazanma imkanı buluyor. Öğrencilere ise bu çalışmalar kapsamında geçtiğimiz yıl 60 bin liralık ödeme yapıldı.
1869 yılından beri Kastamonu’da eğitim öğretime devam edilen Taş Mektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin atölyelerinde çalışan öğrenciler, okul masalarından sıraya, dolaplardan raflara, demir doğrama işlerinden süs eşyalarına, mobilyadan süsleme sanatına, kaynakçılıktan metal eşyalara, inşaatlarda kullanılan birçok malzemeye kadar eşya üretiyor. Okul, 2019 yılından ürettiği malzemelerin satışından 1 milyon liralık ciro elde ederken, bu yıl ise iki ay içerisinde 370 bin liralık satış yapmayı başardı. Yıllık yaptığı 1 milyon liralık ciro ile birçok şirketi dahi geride bırakan Taş Mektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin öğrencileri, eğitim hayatını devam ettirirken hem öğreniyor hem okuyor hem de bu sayede para kazanma imkanı buluyor. Öğrenciler, öğrendikleri mesleklerin yanında para kazanarak aile bütçelerine ve eğitimlerine katkıda bulunuyor.
Öğretmenlerinden aldıkları eğitimler sayesinde iş piyasasının nitelikli eleman ihtiyacının da karşılandığı Taş Mektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrenciler, siparişleri yetiştirmek için yaz dönemlerinde dahi tatil yapmadan çalışıyorlar.
Milli Eğitim Bakanlığının 2023 vizyonu çerçevesinde koymuş olduğu 1,5 milyon liralık ciro hedefini bu yılki çalışmalarıyla aşmayı planlayan Taş Mektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, 2020 yılının ilk iki ayında 370 bin liralık ciro yaparak büyük bir başarıya da imza atmış oldu. Bu çalışmalar neticesinde okul, geçtiğimiz yıl öğrencilere 60 bin liralık ödeme gerçekleştirdi.

“Okulumuz, eğitim öğretime 1869 yılında başladı”
1869 yılında okulun ilk eğitim çalışmalarına başladığını anımsatan Taş Mektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Veli Kanko, “Bugünkü Kışla Parkında oradaki matbaa binasında eğitim öğretime başlıyor. Taş Mektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak eğitim öğretime okulumuz devam ediyor. Toplamda 505 tane öğrencimiz var, 68 öğretmen, 8 idareci ve diğer çalışanlarla birlikte bugün 99 personelle eğitim öğretim hizmetlerini vermeye çalışıyoruz” dedi.

“Tatillerde dahi okulumuz siparişleri yetiştirmek için çalışıyor”
2019 yılında ön plana çıkan iki tane önemli projelerinin olduğunu anlatan Okul Müdürü Kanko, “Bu okulun tarihinde ilk defa döner sermaye çalışmalarında biz ciddi anlamda bir ciro yakalamış olduk. 2019 yılı sonu itibariyle resmi kayıtlara yansıyan ciromuz 1 milyon lirayı geçti. Şu anda da 370 milyar lirayla da 2020 yılının cirosunu başlatarak devam ettiriyoruz. Bu ciro nereden kaynaklandı, ilimizde yeni yapılan okullarımız oldu. Bu okulların tüm donanım malzemelerini okulumuzda yaptık. Yani geçtiğimiz 2019 yılında yaz tatili de olmak üzere alan öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz hiç izin yapmadan her gün gece gündüz sürekli çalışarak bu ihtiyaçları giderdiler ve bu ciroyu yakaladılar. Aynı şekilde 2019 yılında gündeme gelen Ahşap Oyuncak Projemiz vardı. Ahşap Oyuncak Projemiz de Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından başlatılan bir projeydi. Biz de pilot okul olarak bu proje kapsamına alındık ve burada da gerçekten ciddi bir yol kat ettik. Bu süreçlerin olumlu şekilde gelişmesinde gerçekten ilimizde Sayın Valimizin, Milli Eğitim Müdürümüzün, Bakanlığımızın yetkililerinin ciddi katkıları oldu. Tek amacımız bundan sonra bunları daha ileriye götürmek olacaktır, gerek döner sermaye çalışmaları olsun gerekse ahşap oyuncaktaki çalışmalarımızı olsun bunları daha üst seviyelere çıkartmak, bu anlamda bizim çok ciddi hedeflerimiz var. Bunları da 2020 yılı içerisinde gerçekleştirmeyi istiyoruz” diye konuştu.

“Bakanlığımızın 1,5 milyon liralık ciro hedefini bu yıl aşmayı planlıyoruz”
Milli Eğitim Bakanlığının 2023 vizyonu çerçevesinde ortaya koyduğu 1,5 milyon liralık ciro hedefini bu yıl ki çalışmalarla aşmayı planladıklarını anlatan Kanko, şöyle konuştu: “Milli Eğitim Bakanlığımız 2023 yılı vizyonunda bizim gibi meslek okullarındaki döner sermaye çalışmalarını en az 1,5 milyon liralık ciroya çıkarması için okullara hedef koymuştu. Tabii ki burada bizlerin de hedefi sonuçta böyle bir talep geldiği zaman okul imkanlarıyla bunu yapmaktı. Bunu yapmanın diğer sebebi de Bakanlığımızın 2023 vizyonunda ortaya koymuş olduğu ciroları yakalamaktı. Biz, 2019 yılı içerisinde 1,5 milyon liralık hedefi yakalayamadıysak bile 1 milyon liralık ciro hedefin yakaladık ve bu arada 370 bin liralık bir ciromuzu da 2020 yılına sarkmış oldu. Dolayısıyla biz, 2019 yılında yapmış olduğumuz çalışmalarla 1 milyon 370 bin liralık bir ciroyu yakalamış olduk. Bu da gerçekten hedefe yaklaştığımızın bir göstergesidir. Burada birde cirolardan çok döner sermaye çalışmaları sırasında gerçek ürünlerin üretilmesi, okullarımızın ihtiyacı olan alanlarımızda üretilen gerçek ürünler üzerinde çocuklarımızın çalışmasıdır. Çocuklarımızın bu sayede eğitim seviyelerinin daha ileri gelmesini sağladığı gibi bu çalışma karşılığında almış oldukları ücretlerle çocuklarımızdaki motivasyonu da arttırıyor. Bu da okulumuzdaki eğitim öğretim çalışmasını olumlu bir şekilde yansıyor. Tabii ki bizim hedefimiz sadece burada bakıldığı zaman mobilya ve metal işleri bölümü değil, bu döner sermaye çalışmalarını tüm alanlara yaygınlaştırmak istiyoruz. Geçmiş dönemde makine olsun, mobilya olsun, metal teknolojisi olsun, elektrik ve elektronik teknolojisi olsun bu alanlarda da döner sermaye çalışmalarını biz, Bakanlığımızın göndermiş olduğu ödeneklerle Motorlu Araçlar Teknolojisinin alanımızdaki altyapıyı da iyileştirdik. Onlarla da 2020 yılı içerisinde döner sermaye çalışmalarında ciddi çalışmalara imza atacağımıza inanıyorum ve bu çalışmalarımızı üst seviyeye getireceğimizi söyleyebiliriz”

“Öğrencilerimize, geçtiğimiz yıl 60 bin lira ödeme yaptık”
2019 yılı içerisinde 2020 yılına sarkan ödemeler hariç 60 bin liralık bir ödemeyi döner sermaye çalışmaları kapsamında öğrencilerimize bugün itibariyle yapmış bulunuyoruz. Öğrencilerimize 60 bin liralık bir ödeme yaptık. Döner sermaye çalışmalarında öğrencilerimiz gerçekten kendi çalışmalarını aşarak gerçek iş üzerinde çalıştıkları için hem becerilerini daha iyi duruma getiriyorlar hem de bu becerileri sonucunda belli bir ücret alıyorlar, hem ücret hem de beceriyle birlikte okulumuzdan mezun olduktan sonra iş piyasasına gerçekten iş adamlarımızın aramış oldukları nitelikli bir eleman olarak ta piyasada olan yerlerini alıyorlar ve piyasada çalışmaya başlıyorlar.

“Okulum bittikten sonra üniversiteyi kazanamazsam kolayca iş bulabilirim”
Liseyi bitirdikten sonra üniversiteyi kazanamasa bile sektörde alanıyla ilgili kolayca iş bulabileceğini ifade eden Mobilya ve Ahşap Tasarım Bölümü 11. sınıf öğrencisi Cengiz Sarmaşıkoğlu ise, “Okulumun bitmesine sadece 1 yıl kaldı. El becerim artık gelişti. 1 yıl sonra okulum bittikten sonra kolayca bir iş bulabilirim şu an. Eğer üniversiteyi kazanamazsam okulumda öğrendiğim el becerilerimle küçük bir dükkan açıp kolayca bu işi yapabileceğime inanıyorum” şeklinde konuştu.

Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi almak üzere 13 farklı ülkeden Türkiye’ye gelen yaklaşık 70 öğrenci, Uludağ Üniversitesi yerleşkesinde bulunan ULUTEK Teknoloji Geliştirme Bölgesi’ni tanımak ve Teknopark’ta bulunan firmaların faaliyetlerini yakından gözlemlemek amacıyla, Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUTÖMER) eşliğinde ULUTEK’in misafiri oldular. Öğrenciler, ULUTEK Genel Müdür Yardımcısı Hakan Gedikli’nin, ULUTEK Konferans Salonu’nda yaptığı sunumu dikkatle dinleyip, bilgiler aldıktan sonra Türk Ticaret Net Yazılım firmasını ziyaret ettiler ve ardından ULUTEK Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nden ayrıldılar.

Dünya çapında 45 ülkede, 20 binden fazla takımın katıldığı ve ‘Dünyanın en büyük robot yarışması’ olarak Guiness Rekorlar Kitabı’na giren VEX Robotics Turnuvası’nın 5′incisi Nişantaşı Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Üniversitenin Maslak kampüsünde düzenlenen yarışmada takımlar Amerika’da yapılacak olan dünya şampiyonasına hak kazanmak için ter döktü. Öğrenciler ayrıca yarışma sayesinde okullarında almış oldukları robotik, kodlama ve yapay zeka eğitimlerini uygulama fırsatı buldu.
Turnuvanın Türkiye ayağında şampiyon olan ekiplerin Amerika’daki dünya şampiyonasına katılmaya hak kazanacağını söyleyen Educat Robotix Event Partneri ve Eğitim Kordinatörü Çınar Yağcıoğlu, “Yarışmamız ilk ve ortaokul düzeyindedir. Bu turnuvadan sonra Türkiye şampiyonası olacak. Yarışmalarda şampiyon olan takımlarımız Amerika’da yapılacak olan dünya şampiyonasında Türkiye’yi temsil edecekler. Daha önce VEX Robotics Dünya Şampiyonası’nda ortaokul seviyesinde 2 takımımız ödül aldı. Lise seviyesinde de ödül alan takımlarımız oldu” ifadelerini kullandı.

Dostluk içerisinde mücadeleyi öğreniyorlar
Yarışma ile öğrencilere temel derslerin dışında takım olabilmeyi ve stratejilerini geliştirmeyi öğretmeyi hedeflediklerini belirten Çınar Yağcıoğlu, “Burada 45 takım ve 600’e yakın öğrencimiz var. Amacımız öğrencilerin dostluk mücadelesini öğrenmelerini, beraber ittifak olabilmelerini, strateji geliştirmelerini, mekanik ve robotik becerilerini geliştirirken aynı zamanda bundan keyif almalarını sağlamak. Hedefimiz fen ve teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında bilgi ve becerilerini birleştirmek. Nitekim bu bilgilerle de robotlarını kodlayarak turnuvalara katılmaları adına eğitimler veriyoruz” şeklinde konuştu.

“Bu tarz turnuvalar öğrencilerimizi motive ediyor”
Türkiye’de robotik ve yapay zekânın sisteme yeni yeni eklendiğinin ve bu konuyla ilgili de ilçe milli eğitim müdürlüklerinde öğretmenlere eğitimler verildiğini kaydeden Yağcıoğlu, “Özel okullarımız bu programları çok hızlı bir şekilde bünyesine kattı. Okullarda VEX robotiks gibi robot setleri ve turnuvalarla pekiştirdiğimiz bir sistemimiz var. Böyle turnuvalarla çocuklarımızın motivasyonları arttırılarak, uygulamaya yönelik çalışmalar yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Önce düşün sonra uygula
Turnuvaya hazırlanan takımların önce düşünüp sonra uygulamaya geçmeleri gerektiğine değinen Yağcıoğlu “Eğitimler öğrencilerimizin algoritmik düşünmelerini sağlıyor. Problem çözme becerilerini geliştiriyor. Öğrenciler bu eğitimlerle problemleri önce analiz edip, düşünüp, çizerek sonrasında ise tasarlayıp, uygulamaya geçiyor” şeklinde açıklamada bulundu.

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, yarı yıl tatilinde yeni bir rekora imza attı. BTM, yarıyıl tatilinde Bursa ve civar illerden 10 bine yakın ziyaretçiyi ağırladı.
Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi (BTM) yarıyıl tatilinde ziyaretçi akınına uğradı. 18 Ocak-2 Şubat 2020 tarihleri arasında Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’ni Bursa ve farklı illerden 9 bin 378 bilimsever ziyaret etti. Aileleri ile birlikte nitelikli zaman geçirmek isteyen bilime meraklı öğrenciler için hazırlanan birbirinden özel bilimsel kamp ve atölye programları da ilgi gördü. Fizik, kimya, biyoloji, astronomi, elektronik, tasarım ve mühendislik gibi birçok farklı disiplinde hazırlanan atölye çalışmalarına 5-14 yaş grubu 847 öğrenci katıldı.
Bilimin eğlenceli hâliyle tanışan çocuklar yaparak ve yaşayarak öğrenme, gözlem yapma, soru sorma, tahmin etme, düşüncelerini paylaşma ve olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkisini kavrama becerilerini keşfetti. Faaliyetlere katılan bilim meraklıları, roket bilimi atölyesiyle kendi tasarladıkları roketlerini fırlattı, balonla giden araba etkinliğine katılan aileler ise kendi arabalarını tasarlayıp yarıştırdı. Takımyıldızı panosu faaliyetine katılan çocuklar, elektronik ve astronomiye ilişkin fikir sahibi olurken, doğadan gelen tasarımlar ve ahşap atölyeleri ile de hem eğlenerek öğrendi hem de tatil de verimli zaman geçirdi. Yarı yıl tatili süresince bilimsel atölye çalışmalarına katılan bilime meraklı öğrenciler ve minik kâşifler dokunarak ve uygulayarak öğrendiklerini pratiğe dökme fırsatı yakaladı.

Bursa’nın 2012 yılında başladığı bilim macerası, Türkiye’nin bilim üssü olma yolunda mutlu sona yaklaşıyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Bilim ve Teknoloji Merkezi (BTM) ile yılda 200 bin bilim meraklısını ağırlayan Bursa, 23 Nisan’da açılışı planlanan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi’nin hizmete girmesiyle Türkiye’nin bilim üssü olmaya hazırlanıyor. Ürettiği Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin bilimle olan yolculuğu 2012 yılında Merinos AKKM’de 2500 metrekarelik küçük bir alanda başladı. Yaptığı etkinlikler ve ürettiği eğitim teknolojileri ile kısa sürede tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başaran BTM, 25 Ocak 2014 tarihinde 10 bin metrekarelik kapalı alana sahip yeni yerine taşındı. Burada kendi deney düzeneklerini üreten, dünyanın sayılı bilimsel etkinlikleri arasında gösterilen Bursa Bilim Festivali’ne (Science EXPO) imza atan ve geçtiğimiz günlerde 6. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, Türkiye’ye de örnek oldu.
Kısa sürede kendi dönemsel sergilerini üreten, pazarlayan ve dış dünyaya sunan bir marka başarısı yakalayan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, Türkiye’de bilim merkezi kurmak isteyen kurumlara da danışmanlık vermesinin yanı sıra proje ve sergi desteği de sağlıyor. Şimdiye dek birçok il ve ilçe belediyesine bilim merkezi kurulması yönünde destek veren Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, TÜBİTAK’ın proje çağrıları dâhil olmak üzere birçok bilimsel etkinlik ve organizasyonda doğal bilirkişi olarak görülüyor. Türkiye genelinde “Bilim Şenliği” organize etmek isteyen ya da “Bilim Toplum Projeleri” üreten kurumlar da rol model aldıkları Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin deneyim ve fikirlerinden faydalanıyor.
Türk astronotlar Bursa’da yetişecek
Yıllık 200 bine yakın ziyaretçisiyle Bursa’nın gururu Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin hemen yanına yaptırılan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM) de Bursa’yı uzay ve havacılık alanında zirveye taşıyacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ve TÜBİTAK işbirliğinde yaptırılan GUHEM, zeplin şeklindeki mimarisiyle de kente değer katacak. 13 bin metrekare alanda yapımı devam eden merkez tamamlandığında Avrupa’da en iyi, dünyada ise ilk 5 havacılık ve uzay merkezinden biri olacak. Uzay ve havacılıkla ilgili eğitim amaçlı düzenek ve sergilerin yer alacağı GUHEM Türkiye’nin en önemli tematik eğitim merkezi durumuna gelecek.
Bursa’yı bilim üssü yapacak dev projeye ilişkin bilgi veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, GUHEM’in Bursa’nın en prestijli projelerinden biri olacağını söyledi. Merkezin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda açılacağını ifade eden Başkan Aktaş, yaklaşık 200 milyon liraya mal olacak GUHEM’in kentin marka değerine önemli bir katkı sunacağına dikkat çekti. Aktaş “Burası, geleceğimiz olan yavrularımızın, gençlerimizin çok daha iyi yetişmeleri, özellikle uzay teknolojileriyle tanışmaları, yüksek teknolojiyi tanımaları ve özellikle de havacılıkla alakalı özel eğitim alacakları çok güzel bir mekân olacak. Türkiye ve dünya hızla ilerliyor. Bu hızlı gelişime Bursa da aynı hızla katkı sağlıyor. Türkiye’de artık insansız hava araçlarını, helikopterleri, yerli üretimleri ve yazılımları konuşuyoruz. Bu alanlarda dünyanın sayılı ülkeleri arasına giriyoruz. Bu alanlarda yetişmiş insan kaynağı da çok önemli. Gençlerimizi, çocuklarımızı bu alanlara yönlendirerek kendi insan kaynağımızı üretebiliriz. Ülkemizin geleceği bilim ve teknolojik atılımda yatıyor” diye konuştu.
GUHEM’in faaliyete geçtiğinde sadece Türkiye’de değil dünyada tanınan bir yatırım olacağına dikkat çeken Aktaş, “GUHEM, hedefe giden yolda öncü olacak. Genel olarak çocuk ve gençlere hitap ettiği için kendimize 23 Nisan tarihini açılış hedefi olarak belirledik. Bu özel projemizin startını cumhurbaşkanımızla birlikte vermek istiyoruz” diye konuştu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin çocukların bilim ve teknolojiyi sevmeleri hedefiyle başlattığı projesi ‘Robokod Robotik Kodlama ve Yazılım Otobüsünde Vakıf Ortaokulu ve Meliha Cemal Bağcı Ortaokulunda toplam 205 öğrenciye eğitim verildi.
Proje kapsamında 2 eğitim otobüsü ile ilk dört haftası Lego ve diğer dört haftası arduino eğitimleri olmak üzere toplam 8 hafta eğitim verildi. Eğitim sonunda tüm programlama yapılarını içeren özgün projeler oluşturuldu. 12 kişilik sınıflarda bir eğitim döneminde 8 farklı gruba ulaşılırken, bu dönem dâhil 10 okulda toplam 1251 öğrenciye eğitim verilmiş oldu. Vakıf Ortaokulu’ndaki tören belge dağıtımı ve ürün sergisiyle sona erdi. Eğitimin kapanış törenine Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Fethi Yıldız da katıldı.
Törende konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Fethi Yıldız, “Bize düşen, sizin hayallerinizi gerçekleştirmek. 8 haftalık bir eğitimden sonra hayal ettiklerinizi bize göstereceksiniz. Artık bilgi çağı yaşıyoruz. Yıllar öncesine baktığımızda savaş süngünün ucundaydı diyorlardı. Ama şimdi artık savaşlar bile teknoloji sayesinde bir tek düğme ile dünyanın hakimiyetini elinize geçirebiliyorsunuz. Bugün bir cep telefonun yaptığı işi belki 50 makine bir araya gelip yapıyordu. Faks başka, fotoğraf makinesi başka. Şimdi hepsi küçük bir kutunun içine sağdı. Bunun sebebi teknolojiye yapılan yatırımlar. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşen ne varsa her zaman yapmaya hazırız. Sizlerden belki Nobel ödülü alacaklar çıkacak. Doktorlar mühendisler, hukukçular çıkacak. Hiç kendinizi küçük görmeyin. Önemli olan bu şartlar altında okuyabilmek. Önemli olan bu şartlar altında bu başarıya imza atabilmek ve ben bunu sizin gözlerinizde görüyorum” dedi.
Konuşmaların ardından öğrencilere belgeleri dağıtıldı.

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et