Anasayfa EĞİTİM AKTÜEL

0 1214

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısı sonrası koronavirüs tedbirleri kapsamında açıklamalarda bulunuyor.

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SONA ERDİ

Yeni eğitim öğretim yılı Eylül ayında başlayacaktır. Kreşler ve gündüz bakım evleri 15 Haziran’da faaliyete geçecektir. Çarşamba günü 23. dönem adli yargı hakim savcılarımızın kura törenine video konferans yöntemiyle katılacağız.

Bilindiği üzere 4 Mayıs 2020 tarihli Kabine Toplantısı‘nda 15 Hazirandan 2020‘den itibaren üniversitelerimizin akademik takvime dönebileceği kararı alınmıştır. Bu karar ile üniversiteler, bu tarihten itibaren; bu ve gelecek senenin eğitim öğretim süreçlerine ilişkin akademik takvimlerini yapabileceklerdir. Bu ülkemizin normalleşme sürecinde gelinen önemli bir aşamadır.

Devletin ilgili kurumları tarafından 1 Haziran 2020′den itibaren 14 gün boyunca Kovid-19 salgınının kontrol altına alındığının ve kesin düşüşe geçtiğinin beyan edilmesi koşuluyla, 15 Haziran 2020 tarihinden sonra üniversitelerimizde de normale dönüşün ilk aşaması bu şekilde tedrici olarak başlayacaktır.

YÖK olarak bu süreçleri “güçlü koordinasyon, esnek yönetim, yetki paylaşımı” anlayışı içerisinde sürdürmekteyiz. Bu şekilde kampüslerimiz kapalı olmasına rağmen eğitim öğretim pek çok ülkenin aksine durdurulmamış olup dünyadaki iyi örneklerde olduğu gibi dijital ortamda farklı süreçlere evrilerek sürdürülmektedir. ​Diğer bir ifade ile akademimiz hocası ve öğrencisi ile birlikte öğretmeye ve öğrenmeye devam etmektedir.

Diğer taraftan yürürlükteki mevzuata göre üniversitelerimizin akademik takvimlerine ilişkin katı kurallarla tayin edilmiş başlangıç ve bitiş tarihleri bulunmamakta olup akademik takvim belli bir çerçevede üniversitenin kendi yetkili kurulları tarafından belirlenmektedir. Üniversitelerimizde akademik takvimler bu tarihten sonra belirlenebilir ve bahar döneminde uzaktan öğretimle verilemeyen özellikle uygulama derslerine ilşkin süreçler; kademeli ve koruyucu önlemler alınarak, makul düzeyde öğrenci sayısı ile 15 Haziran 2020 tarihinden itibaren yukarıda geçen önkoşulun gerçekleşmiş olması şartıyla kurgulananilir. Üniversitelerimizin senatoları “kendi koşullarını dikkate alarak” kendilerine en uygun takvimi belirleyebilecektir. Dönem sonu sınavları ve öğrenci başarısının değerlendirilmesi, ilgili yükseköğretim kurumunca belirlenen “hukuki açıdan şeffaf, açıklanabilir ve denetlenebilir ilkeler” doğrultusunda yapılacaktır.

Elbette akademik takvim belirlenirken öğrencilerimizin önemli bir kısmının yurtlarından ayrılmış olması, seyahat imkânları, psikolojik durumları ve derse uyum sağlayabilmenin sosyal koşullarının hazır olup olmaması gibi etkenlerin yanı sıra aynı zamanda eğitim öğretim süreçlerinin büyük kısmının dijital imkânlarla yürütülüyor olması ve yeniden örgün öğretime döndürülmesinin zorlukları gibi hususların da göz önünde tutulması gerektiği ortadadır. Özellikle bu yaşanılan süreçte üniversitelerimizin öğrenci merkezli bir yaklaşımı benimsemesi gerekmektedir. Bu vazgeçilmemesi gereken esastır.

​Üniversitelerimizin Kabinenin normalleşmeye yönelik takvimi doğrultusunda 15 Haziran 2020‘den itibaren önümüzdeki dönemin akademik takvimini belirlerken bu hususlara dikkat edeceği malumdur. Bu dinamik süreçte YÖK olarak da; şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da öğrenciyi merkeze alan bir yaklaşım ile bu sürecin sürdürülmesini önemsiyor ve kararlarımızda buna dikkat ediyoruz. Dolayısıyla bu normalleşme sürecinin aşamalarının da YÖK ve üniversiteler tarafından, öğrencilerimizi tedirgin etmeyecek tarzda sürdürüleceğini açıklamak isteriz.

Covid-19 salgını sonrası kurduğu uzaktan eğitim sistemi örgün eğitimdeki yüksek kalite standardını internet ortamına taşıyan Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), ihtiyaç duyan öğrencilerine gönderdiği bilgisayarlar ve internet erişim paketleri ile fırsat eşitliği konusunda da öncü ve örnek üniversite olmaya devam ediyor.

‘Yenilikçi Devlet Üniversitesi’ sloganına uygun olarak örgün eğitimde sunduğu yüksek kaliteyi kendi teknik altyapısını kullanarak çok kısa sürede uzaktan eğitime adapte eden BTÜ, öğrencilerinin uzaktan eğitimden en yüksek oranda fayda sağlaması için de çalışmalarını sürdürüyor. BTÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZEM) Müdürü Öğretim Görevlisi Göksel Öztürk açıklamasında; “6 Nisan’da başladığımız uzaktan eğitimin ilk bir aylık sürecinde örgün eğitimdeki derslerin 1034’ünü internet ortamında öğrencilerimize sunarak derslerin uzaktan eğitime taşınmasında  % 95’lik oran yakaladık. Bu süreçte gerçekleştirilen 3.240 canlı ders oturumunda toplam 51.000 katılımcı öğrenciye ulaştık. Gelişmiş bilgi işlem altyapımız sayesinde uzaktan eğitim sistemini üniversitemizin kendi sunucularında kurmamız bizlere hız ve esneklik kazandırdı. Öğretim üyelerimizin kısa süre içerisinde 20 bine yakın etkinlik – video ders oluşturarak sisteme yüklemesi ve 3.200’ün üzerinde canlı ders oturumunda öğrencilerimizle birebir iletişim halinde olması örgün eğitimdeki kalitemizi uzaktan eğitim platformuna da taşıdı. ” dedi.

Rektör Karademir: “Fırsat Eşitliği Adına Öğrencilerimize Bilgisayar Gönderdik”
‘Yenilikçi Devlet Üniversitesi’ anlayışını her alanda sürdürdüklerini belirten Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir; “Teknolojiyi ve dijital ortamı tüm kanalları ile kullanarak öğrencilerimize ulaştığımız bir uzaktan eğitim sistemi oluşturduk. Koronavirüs salgın tehlikesine karşı tedbirler kapsamında başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ilgili Bakanlıklarımız ve YÖK Başkanımız Prof. Dr. Yekta Saraç’ın açıklamaları doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Dijital olarak sunduğumuz ders materyalleri ve canlı ders içeriklerinin yanı sıra tüm öğrencilerimizin uzaktan eğitim sisteminden fırsat eşitliği içerinde faydalanmasını da çok önemsiyoruz. Bu doğrultuda ihtiyacı olduğunu tespit ettiğimiz 22 öğrencimize, kargo ücretleri de bize ait olmak üzere bilgisayarlar göndererek uzaktan eğitimden faydalanabilmelerini sağladık. Benzer şekilde YÖK Başkanlığımızın sunduğu internet erişim paketlerine ilave olarak üç ayrı GSM operatörü ile görüşerek 700’e yakın öğrencimize 8 GB internet erişim paketi sağladık. Öğrenci topluluk başkanlarımız canlı çevrimiçi toplantılar gerçekleştirerek bu süreçte karşılaştıkları sıkıntı ve tereddütleri ilk elden çözmeye gayret ediyoruz. Yeni bir üniversite olarak krize en iyi şekilde adapte olarak öğrencilerimize mağduriyet yaşatmayacak uygulamalarla başarılı bir süreç geçiriyoruz.” dedi

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, 28 Mayıs ile 13 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanan online sınav süreci hakkında görüş alışverişinde bulunmak için fakülte ve yüksekokul yöneticileriyle bir araya geldi.
Sınav yöntemleri ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan son açıklamalar konusunda değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, Sağlık Bakanlığı’nın talebi üzerine sınavların uzaktan dijital yöntemle, şeffaf ve denetlenebilir yöntemle yapılmasının kararlaştırıldığını söyledi. Uzaktan sınav yöntemine hâlihazırda 2 ay öncesinden başlayarak çalıştıklarını açıklayan Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz; “YÖK tarafından yeni alınan kararın bizim için herhangi bir olumsuz sonucu olmadı. Zaten hazırlandığımız bir süreçti. Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Bugün gelinen noktada yaptığımız çalışmaları ve hedeflerimizi yönetici akademisyenlerimizle birlikte görüşmek ve değerlendirmek için toplandık. Öğrencimizi ve öğretim üyelerimizi mağdur etmeyecek ve esnek değerlendirme anlayışı ile güzel bir sınav dönemini geride bırakacağımıza inanıyorum. Kimsenin zorlanmayacağı ve genel anlamda öğrencilerimizin de kendilerini yıpratmayacağı bir süreç geçireceğimize inanıyorum. Hepimiz için hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.
Sınavlar 15 güne dağıtıldı
Üniversite bünyesinde kapsamlı bir ölçme ve değerlendirme komisyonu kurduklarını aktaran BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ise komisyonda yapılan değerlendirmelerde UKEY üzerinden online sınavların yapılabileceği kanaatine vardıklarını kaydetti. Sistem üzerinde daha önce büyük çaplı sınav tecrübesinin bulunduğunu söyleyen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu; “Normal şartlarda baktığımızda 70 bin öğrencisi olan Üniversitemizde, bu final sınav zamanlarında toplam 330 bin öğrenciyi imtihan ediyorduk. Online sınav yapacağımız 13 gün süre zarfına bu rakamı dağıtmamız gerekiyordu. Dolayısıyla günde 9 saatlik bir imtihan sürecine tüm öğrencilerimizi dağıttık. Fakülte ve meslek yüksekokullarımız bizlere kendi sınav programlarını gönderdi. Biz bu programları birleştirdik. Genel tabloya baktığımız zaman 286 bin önlisans ve lisans, 39 bin civarında da diğer alan derslerinde (5İ) öğrencilerin sınava gireceği bir sistem oluşturduk. Yoğunluğu azaltmak amacıyla diğer alan derslerini (5İ) 28-29 Mayıs’a çekerek yükün azaltılmasını istedik” diye konuştu.
Test yöntemi tercih edilecek
Rektör Yardımcısı Kırıştıoğlu; “Sınav süreleri konusunda bir takım eleştiriler de olabilir. Ancak bu takvime sığdırabilmemiz için imtihan sürelerinin daha uzun olmaması gerekiyordu. Öğretim üyelerimizin de bu süreye uymaları önem taşıyor. Sistemimiz normal şartlarda test yöntemi ile sınav yapmaya müsait. Onun dışında farklı bir yöntem isteyen hocalarımız için de bir alternatif oluşturduk. Hem kolaylık hem de değerlendirilmesi açısından düşünürsek test yöntemi daha uygun. Öğretim üyelerimize bağlı olarak sınav yöntemi belirlenecek ve isteyen istediği şekilde sınavını yapabilecek. Sonuçlar açıklandıktan sonra bir cevap anahtarını da sisteme yükleyeceğiz. Tüm dersler için imtihan zorunluluğu var. Her öğrenci için elimizde bir test veya yazılı sınav sonucu olacak” dedi.
Toplantıya katılan BUÜ Ölçme ve Değerlendirme Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Salih Çepni de sınavlar konusunda değerlendirmelerde bulunurken, UKEY Koordinatörü Faik Azgur ise sistemin işleyişi konusunda sunum yaptı. Programın son kısmında fakülte ve meslek yüksekokulu yöneticileri de yürütülen online sınav çalışmaları hakkında görüşlerini paylaştı.

Osmangazi Belediyesi 25-26 Temmuz’da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve 20 Haziran’da yapılacak Liseye Geçiş Sınavı (LGS) öncesinde internet üzerinden deneme sınavı düzenleyecek. Online sınavlar, bu hafta sonu başlayacak. Öğrenciler, 16 Mayıs’ta LGS, 17 Mayıs tarihinde ise TYT sınavında bilgilerini sınama imkanı bulacak.

 

Osmangazi Belediyesi, korona virüs salgını sebebiyle okulları kapanan ve uzaktan eğitim ile Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Liseye Geçiş Sınavı’na (LGS) hazırlanan öğrencilere online sınav düzenleyerek destek olacak. Sınavlara girmek isteyen öğrenciler, www.osmangazi.bel.tr adresinde yer alan formu doldurarak kayıt yaptırabilecek. .

 

Toplamda online olarak 10 deneme sınavı düzenlenecek. Öğrenciler, 16-17 Mayıs, 23-24 Mayıs, 30-31 Mayıs, 6-7 Haziran ve 13-14 Haziran tarihlerinde düzenlenecek sınavlara girebilecek.  Sınav günü öğrenciler, soruların cevap anahtarına ve çözümüne ulaşabilecek. Soruların çözümü Ataevler Koleji öğretmenleri tarafından öğrencilere anlatılacak.

Yükseköğretim Kurulu ile İstanbul Maden İhracatçıları Birliği arasında imzalanan işbirliği protokolüne göre, üniversite sınavlarında ilk 80 bine giren ve maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve cevher hazırlama mühendisliği programlarını tercih edenlere 701 TL ile 2.104 TL arasında burs verilecek.

 Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) arasında, Türk madencilik sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli mühendislerinin yetiştirilmesi amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. YÖK ve İMİB arasında iş birliği protokolünün imzalanması için online tören düzenlendi. Törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, YÖK Başkanı Yekta Saraç, YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer ile üniversitelerin maden, jeoloji ve cevher hazırlama mühendisliği bölüm başkanları katıldı. Protokole göre, üniversite sınavlarında ilk 80 bine giren ve maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve cevher hazırlama mühendisliği programlarını tercih eden mühendis adaylarına 701 TL ile 2.104 TL arasında burs verilecek.

“SEKTÖRDE VİZYONUMUZU GENÇLER ŞEKİLLENDİRECEK”

İmza töreninde konuşan Bakan Varank, hükümet olarak, istihdamı teşvik eden yaygın ve benzersiz adımlar attıklarını kaydetti. İş birliği protokolünün, gençlere, madencilik sektörüne ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyen Bakan Varank, “Protokolü detaylı bir şekilde okudum. Parlak ve başarılı gençleri madencilik sektörüne çekmenin yanında hem eğitimleri boyunca hem de mezuniyetleri sonrasında onlara iş kapılarını da aralıyorsunuz. Gençlere istihdam alanında sunacağınız her fırsat, size misliyle geri dönecektir. Onlara sunduğunuz imkanlar hem gençlerin geleceğe umutla bakmasına hem de mesleklerini büyük bir şevkle yapmalarına katkı sağlayacak. Bu çocukların yüksek motivasyonu verimlilik, etkinlik ve inovasyon olarak işlerinize yansıyacak. Yetişecek mühendisler, madenin çıkarılması, işlenmesi ve Ar-Ge ile yeni nitelikler kazanması aşamalarında yönlendirici olacaklar. Madencilik sektöründe gelecek dönem vizyonumuzu, bu programdan faydalanan gençler şekillendirecekler” dedi.’

“SEKTÖRÜ DESTEKLİYORUZ”

Bakan Varank, yeraltı rezervlerinin çok zengin olduğunu, dünyada üretimi yapılan 90 maden türünün 80′inin Türkiye’de bulunduğunu bildirdi. Bakan Varank, şunları kaydetti: “Ancak, sektörde dış ticaret açığı veriyoruz ve hala işlenemeyen rezervlerimiz var. Bakanlık olarak sektörü geliştirmeyi çok önemsiyor ve ürün çeşitliliğinin sunduğu avantajı katma değere çevirmek istiyoruz. Bu manada madencilik sektörünü çeşitli mekanizmalarla destekliyoruz. Son 8 senede, madencilik sektöründe 35 milyar liralık yatırım hayata geçti ve 35 bin kişi istihdam edildi. Sabit yatırımların yanı sıra; sektörde girişimciliği, inovasyonu ve bölgesel kalkınmayı da farklı mekanizmalarla teşvik ediyoruz. Madenciliğin gelişmesi demek, sanayideki girdi temininin artması ve ithalata bağımlılığın azalması demek. Türkiye’nin geleceği katma değerli üretimde ve yüksek teknolojide. Yarınları şekillendirecek fiziki ve beşeri sermayeye fazlasıyla sahibiz. Kamu, reel sektör ve akademi işbirliğiyle aşamayacağımız hiçbir engel yok.”

“PROTOKOLÜN 3 TEMEL AMACI VAR”

YÖK Başkanı Saraç ise, ‘Yeni YÖK’ olarak üniversite-sanayi iş birliği kapsamında sanayinin ihtiyaç duyduğu niteliklere sahip, uygulama ve beceri yetkinliği yüksek insanların yetiştirilmesi ve istihdam odaklı politikaların oluşturulması hususunda sektör temsilcileri ile sürekli temas halinde olduklarını anlattı. Saraç, “İmzalayacağımız bu protokolün üç temel amacı var; Başarılı öğrencilerin maden sektörüne çekilmesi ve öğrencilerin karşılıksız olarak ödüllendirilmesi, öğrencilerin uygulama becerilerinin geliştirilmesi için staj ve iş yeri eğitimi uygulamalarının artırılması, öğrencilere mezuniyetleri sonrasında istihdam sağlanması. Bu kapsamda beceri yetkinliği yüksek mezunlar iş dünyasına kazandırılacak, aynı zamanda da üniversitelerin ilgili sanayi ile iş birlikleri geliştirilebilecektir” diye konuştu.

KİME NE KADAR BURS VERİLECEK?

Protokole göre; YKS’de ilk 80 bine giren ve üniversitelerin maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve cevher hazırlama mühendisliği programlarını tercih eden mühendis adayları bursa başvurabilecek. Koşulları sağlaması halinde sınavda 50 bine giren öğrencilere 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı için 2 bin 104 TL, 50 bin 1 ile 65 bin arasında olan öğrencilere bin 52 TL, 65 bin 1 ile 80 bin arasına giren mühendis adaylarına da 701 TL burs verilecek. Burs miktarı her eğitim ve öğretim yılı başında güncellenecek.

 

Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı Yekta Saraç, “Üniversitelerimizde okuyan öğrencilerimize yönelik ‘sınavlar’ konusunda önemli bir karar aldık” dedi.
YÖK Başkanı Saraç, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Saraç, önemli sınavlar konusunda önemli bir karar aldığını belirterek, “Üniversitelerimizde okuyan öğrencilerimize yönelik ‘sınavlar’ konusunda önemli bir karar aldık. Salgın süreci ve Sağlık Bakanlığının görüşlerine ilişkin değerlendirmelerimiz neticesinde üniversitelerimizde dönem sonu sınavları ile bu eğitim ve öğretim yılına ait diğer bütün sınavların ‘yüz yüze gerçekleştirilmemesine’ karar verdik” ifadelerini kullandı.
Saraç, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Üniversitelerimizdeki sınavlar, şeffaf ve denetlenebilir olma şartıyla, ‘dijital imkanlar’ veya ‘ödev, proje gibi alternatif yöntemler uygulanarak’ yapılacak. Buna ilişkin ek duyuruları üniversitelerinizden takip edebilirsiniz. Bu süreci rektörlerimizle birlikte ‘öğrenci merkezli’ götürmeye ve değerli öğrencilerimizin salgından en az şekilde etkilenmesine çalışıyoruz.”

Türkiye’de ilk defa mesleki ve teknik eğitimde yeni bir modeli hayata geçiren Coşkunöz Eğitim Vakfı (CEV), uzaktan eğitim programını öğrencileri için bilgisayar tedariki de sağlayarak başlattı. Mesleki eğitimde katma değer katan vizyonu ile hareket eden vakıf, program kapsamında öğrencilere yoğun olarak teknik eğitimler veriyor.
Mesleki eğitimde katma değeri artırmak, gençleri iş ve meslek sahibi yapmak, sanayide yetişmiş teknik ara eleman ihtiyacını karşılamak hedefiyle çalışmalarını sürdüren Coşkunöz Eğitim Vakfı (CEV), korona virüs salgını döneminde yeni bir eğitim modeline geçti. Aynı sorumluluk ve inançla geleceğe bakan vakıf, toplumun en önemli ihtiyaçlarından biri olarak gördüğü mesleki ve teknik eğitimlerine uzaktan eğitim programı kapsamında çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.
Uzaktan eğitim programı ile ilgili detayları aktaran Coşkunöz Eğitim Vakfı Müdürü Bige Tınmazsoy Susuzlu, “Bu dönemde Türkiye’nin her yerinde salgınla mücadeleye destek olmak için çalışmalarımıza devam ediyor. Yenilikçi bir yaklaşımla eğitimde farklı modeller deneyimleyerek Türkiye’de ilk defa bilgisayarlarını da tedarik ederek meslek lisesi ders programını online olarak öğrencilere ulaştırıyoruz” dedi.
Uzaktan eğitim programı ile mayıs ayının sonuna kadar sürecek dersler kapsamında mesleki ve teknik eğitim alacak öğrencilerin daha iyi imkanlarda eğitimine devam etmesi için bilgisayar temin eden Coşkunöz Eğitim Vakfı, hazırladığı teknik ağırlıklı eğitim programının yanı sıra yaşanan salgın sebebiyle öğrencilerin psikolojilerini de göz önünde bulundurarak kişisel gelişim eğitimleri üzerine dersler veriyor. Aynı zamanda teknik derslerle birlikte tüm öğrencilere alternatif çözüm üretme ve çözüm becerileri geliştirme, empati, stresle başa çıkma gibi kişisel gelişim dersleriyle gençlerin psikolojik dayanıklılığına da destek olmayı hedefliyor.
Coşkunöz Eğitim Vakfı, ayrıca 30’uncu dönemi tamamlayıp Haziran ayında mezun olacak öğrencilere de özgeçmiş hazırlama, etkileyici ilk izlenim oluşturma, iş yerinde iletişim, etkili sunum teknikleri, zaman yönetimi gibi özel eğitim programları sunuyor.

Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını nedeniyle, Yükseköğretim Kurulu kararıyla 16 Mart’ta örgün eğitimi durduran ve uzaktan eğitim modeline geçen Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ) sınavlar elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Bilgisayarı olmayan öğrenciler de valiliklere başvuru yapacak.
BUÜ Yönetimi, bulundukları ortamda internet veya bilgisayar bulamayan öğrenciler için 81 ilin valiliği ile temasa geçti. Valilik koordinasyonunda belirlenen gün ve saatlerde öğrencilere internet erişimi ve bilgisayar temini için destek isteyen BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, sosyal medya hesabından kurumlara yaptıkları başvurdukları dilekçe örneğini paylaşarak “E-sınavlar sırasında internet erişimi, bilgisayar temini gibi konularda zorluk çekecek öğrencilerimize yardımcı olunması için 81 il valimizden istirhamda bulunduk” notunu yazdı.
Hiçbir öğrenci mağdur olmayacak
Ülkedeki tüm üniversiteler gibi Bursa Uludağ Üniversitesi’nin de 2019-2020 eğitim-öğretim döneminin kalan kısmını uzaktan eğitim modeli ile tamamlayacağını kaydeden Rektör Kılavuz; “Üniversitemiz de diğer üniversiteler gibi uzaktan eğitim modeline geçti. Eğitim öğretim takviminin sonunda e-sınav yapılacağı öğrencilerimize duyurmuştuk. Ancak; Üniversitemize çeşitli şekillerde yapılan başvurularda; eğitime ara verilmesi nedeniyle ikametgahlarına dönen bazı öğrencilerin, bulundukları yerlerde e-sınav için gerekli olan internet erişimi, bilgisayar temini gibi imkanları sağlamakta zorluk çekeceklerini anladık. Bu çerçevede herhangi bir mağduriyet yaşanmaması amacıyla, yapılacak e-sınavlar için başvuruda bulunacak öğrencilerimize internet erişimi, bilgisayar temini ve benzeri konularda yardımcı olunması ve konunun kaymakamlıklarınıza da duyurulması konusunda 81 ilimizin valiliklerine resmi yazı yazdık. İnşallah sınav sürecinde hiçbir öğrencimiz mağdur olmayacak” diye konuştu.
Öte yandan Rektör A. Saim Kılavuz, e-sınavların 28 Mayıs ile 13 Haziran arasında gerçekleştirileceğini belirtti. Kılavuz, herhangi bir nedenle sınava giremeyen öğrencilere de belgelemeleri kaydıyla mazeret sınav hakkı verildiğini açıkladı.

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et