Anasayfa YAZARLAR Her mesajı silmeyin!

Her mesajı silmeyin!

0 1482
BTSO Eğitim Komisyonu Başkanı

Mesaj manyağı oldu telefonlarımız. Bir günde bazen onlarca mesaj aldığımız oluyor. İçlerinde neler yok neler:

-” Ayakkabı bizden alınır ” diyenlerden,

-” Tüketici kredisi alacaksanız en düşük oranlar bizde.”

-” Bu yıl da tatilde bizim oteldesiniz, değil mi?”

-” Saçlarınız ahenkler dans etsin istiyorsanız, bizim şampuani kullanın” diyenlere kadar, mesaj üstüne mesaj…

Biz silmekten yıldık, onlar gondermekten yılmadı. Bilgi kirliliğine döndü bu iş!

Çok kere okumuyor, hemen “sil ” tuşuna basıveriyorum.

Ama geçenlerde bir mesajı silemedim. Arabamı aldığım galeriden geliyordu. “Fabrikamızda aşağıda belirtilen tarihlerde üretilen otomobillerin en kısa sürede , size en yakın servislerimize getirilmesini rica….”

Silmek bir yana belki birkaç defa okudum. ” Acaba arabayı kurtarıcıya yükleyip öyle mi götürsem ” diyecek kadar da ciddiye aldım bu mesajı.

Bir iki yıl önce ” Toyota” da benzeri bir açıklamayı basın yoluyla duyurmuştu. Bir milyon civarında aracını servislere çağırıyordu. İmalat sırasında gözden kaçırdığı eksiklerini tamamlayacaktı. Haberi gazetede okuduğumda, “Bravo, hatadan dönmek diye buna denir.” dedim. Gazete ellerimin arasından kaymış iki elimle alkışlamaya başlamıştım. Evde çocuklara şamata için malzeme çıkmıştı. Fırsatı kaçırırlar mı? Onlar da alkışa katıldılar. Ben Toyota’yı, çocuklar beni alkışladı.

1980′lerde ” Kredili Ders Geçme Sistemi” milyonlarca öğrenciye uygulandı. Sonra yanlış olduğu düşünülüp kaldırıldı. Bekledim ki bu öğrenciler tekrar okula davet edilir, eksikler giderilir… 30 yıldır bu daveti bekliyorum. Zaman aşımına uğramadıysa daha da beklerim. O günlerin Eğitim Bakanı merhum Avni Akyol, milyonlarca öğrenciyi okullara geri çağıramadan ahirete gidiverdi…

Bir zamanlar ” Anadolu Fen Liselerine Giriş Sınavları ” 5. sınıfın sonunda yapılırdı. Bizim çocukların ilki öyle girmişti sınava. 8. sınıf biterken yapalım dediler, ikinci çocuğu da öyle soktuk sınava. Hangisinin doğru olduğunu, değerli eğitim bürokratlarımız bilir. Yeni kurala alışmaya başlamıştık ki ” hayır, sınavlar 6 – 7 – 8. Sınıflarda üç aşamada yapılsın.” dendi. Bizim itiraz hakkımız olmadığı için ona da uyduk. Yeğenlerim her yıl sınava girer çıkar oldular. Bu yıl yeniden, “Sadece 8′de sınava alsak galiba daha iyi olacak.” dediler. Ne diyelim eğitim bürokratlarımızın canı sağolsun ona da uyuyoruz. Bu arada, rivayet o ki, sınavlar hepten kalkacak deniyor. Olsun gökten ne yağdı da yer kabul etmedi. Biz ona da uyarız.

Bu 5 uygulamanın biri doğru, digerleri yanlış olmalı. Öyleyse Türkiye’deki her 5 vatandaşdan 4′ü yanlış eğitim uygulamasına maruz kaldı demektir. Açıkçası sokaktaki, evdeki, devlet dairelerindeki 5 ınsanımızdan 4′ü eğitim kaybı. Eskilerin deyimiyle eğitim zayiatı!

Eğitim Bakanlığımızdan Türkiye’nin 5′te 4′üne, yani yaklaşık 40-45 milyon insanın cep telefonuna ” eğitim sistemimizde yaptığımız hatalardan dolayı, mezun olduğunuz ilkokul, ortaokul ve liseye en kısa zamanda başvurmanız gerekmektedir. Sizi yeniden eğitime alıp eksiklerinizi gidereceğiz.” diye bir mesaj alabiliriz.

Olmaz demeyin. Mesajlarınızı bir kontrol ediverin.

Ne yani, bizimkiler Toyota kadar olamazlar mı!

HENÜZ YORUM YAPILMAMIŞ

Bir yorum yazın.


6 × beş =