Anasayfa YAZARLAR İşi Uzmanına Vermezseniz, Kıyameti Bekleyin

İşi Uzmanına Vermezseniz, Kıyameti Bekleyin

0 1193
BTSO Eğitim Komisyonu Başkanı

Bana göre Türkçenin en güzel şiirlerinin altında Yahya Kemal imzası vardır. Şiire azıcık ilgi duyuyorsanız “Kendi Gök Kubbemiz” den haberdarsınızdır. Oradan birkaç mısra okuyup da Yahya Kemal’ci olmamak ne mümkün… Şairin, “Gök kubbenin altında söylenmedik şey yoktur” sözüyle neyi kastettiğini düşündüm. Sanki “Bütün güzellikleri ben ifade ettim, size bir şey bırakmadım” diyor gibi. Peki, öyle mi? Son birkaç haftadır dershane tartışmalarının oluşturduğu düzlemde herkes her şeyi söyledi. Böylesi bir gündem, eğitimi hiç olmadığı kadar aktüel hale getirdi. Bunun hoş olmayan yönü, bu konuda eğitimcilerden çok başkalarının hüküm tesis etmesiydi. Meğer şaire inat, söylenmemiş ne kadar çok şey varmış!

***

Bakanlık bürokrasisinden -müjdeleme niyetiyle yapılmış- yeni açıklamalar var.“Seneye, liseye geçiş yazılı sınavlarındaki sorular 6 dersten değil, 4 dersten olacak” buyurmuşlar. “İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersi ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri seneye sınav kapsamından çıkarılabilir” demişler. Basında çıkan bu haberin devamında gerekçe de var.  “OECD ülkelerinde 15 yaş grubu öğrencilerine uygulanan PISA sınavlarında olduğu gibi biz de “Matematik, Fen Bilgisi, Türkçe ve İngilizce” gibi derslerin kazanımlarını öne çıkarmak istiyoruz” vs, vs… Doğru söze ne denir, gerekçe böyle sağlam olunca, dünyada nasılsa, bizde de öyle oluversin!

Olsun olmasına da, benim aklımı karıştıran bir iki nokta var. Birincisi, Bakanlık yetkililerinin bu açıklamayı 27-28 Kasımda yapılan ortak sınava birkaç gün kala yapmış olmaları.Bu açıklama, yeni sınav uygulamasında ilk gediklerin açılması anlamına gelebilir. Bundan sakınılmalı idi.

İkincisi, böyle bir gerekçeyle, sınavda soru sorulacak derslerin hangileri olacağı tartışma konusu olmamalıydı. Çünkü PISA’ da hangi derslerin sorgulandığını internetten, basından, herhangi bir eğitim ilgilisinden öğrenmek mümkün.Bu bilgiyi-yeni bir şeymiş gibi-, milyonları ilgilendiren bir sınavın 5-10 gün öncesindetartışmaya açmak pek hoş olmadı…

***

                Basında bu bilgileri okurken acı bir tebessümle,  Bursa İl Milli eğitim müdürlüğünde yönetici olduğum günler aklıma geldi. Bazen Bakanlıktan gelen bir yazıyla 15-20 gün önce gönderdikleri bir önceki genelgenin veya tebliğin iptal edildiği bildirilirdi. Biz başlardık aramaya, nerede bu “uygulamadan kaldırılan genelge” diye. Bulamadığımız zamanlar olurdu. Daha sonra anlaşılırdı ki, kaldırıldı diye belirtilen talimatlar henüz İl Müdürlüğü’ne gelememiş. Bir sonraki iptal bilgisi ulaşmasına rağmen, bir önceki uygulama evrakı Mezitler virajlarında henüz yollarda…

***

                Bugünlerde basına yansıyan bir başka konu var ki, dershane tartışmaları arasında gözlerden kaçıverdi. Yeni eğitim yasası için öngörülen taslak metin gazetelerde yayımlandı.  “Talim Terbiye Kurulu”nun mevcut yetkileri yeni yasayla oldukça değişiyormuş. Birçok konuda artık “Kurul” görevli değil. Yasa taslağına göre TTK’nın birçok yetkileri ya iptal ediliyor veya kısıtlamalara gidiliyor. Sözün özü Talim Terbiye “kısmi felce” maruz kalacak…Bu işte sanki bir terslik var gibi…

Geçen yazımızda Bakanlığın ‘beyni’ sayılabilecek bu kurulun son 10 yılda 4 başkanının değişmesinin, eğitimdeki çözümleri geciktirdiğini belirtmiştim.Ortak aklın rehberliği olmadan bir yere varmak çok zor. Biz, Talim Terbiyeye sınırlar korken , “PISA” da hangi derslerin sorgulandığını bilip bilmediği belli olmayan eş dosta yetki devri yapıyoruz. Bu kurulu, bırakın belli konularda devre dışı bırakmayı, olabildiğince öne çıkarmalı, uzmanlarla takviye etmeliyiz. Sayıları 200’eyaklaşan ülkemiz üniversitelerinde binlerce uzman akademisyen, on binlerce okulda öğretmenlik yapan, eğitime yıllarını vermiş yüzbinlerce uzman eğitimci var. Bu enerjiler gerçekten devreye sokulursa -en basitinden- yapılacak bir sınavdan 10-15 gün önce “pardon, seneye bu derslerin bir kısmı sınavda olmayacak” gibi özür beyanlarına ihtiyaç kalmaz.

Al-i İmran suresinde, fikir alışverişi manasında “Meşveret”, Nisa Suresi’nde de “görevi uzmanına vermek” tavsiye ediliyor. Hz. Peygamber de “İşi uzmanına vermezseniz, kıyameti bekleyin” diyor.

 

Ne dersiniz, acaba Milli Eğitimde kopan bu kıyamet, o kıyamet olmasın!

Bunlara da gözatın

0 1579

0 1655

HENÜZ YORUM YAPILMAMIŞ

Bir yorum yazın.


− dört = 1