Anasayfa MANŞET

Türkiye’ye ikinci kez geldiğini ve çok beğendiğini söyleyen Prof. Dr. Barbara Carpenter,Bursa’ya hayran kaldığını belirtti.

ABD Louisiana eyaletinin başkenti BatonRouge’da bulunan devlet üniversitelerinden Southern Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Dekanı Prof. Dr. Barbara Carpenter ve Southern Üniversitesi Türkiye temsilcisi Doç. Dr. Osman Kandara, BKK Başkanı Semih Pala’yı ziyaret etti. Ziyarette, BKK Başkan Yardımcısı M. Necati Şahin, Yerel Gündem Şube Müdürü Neslişah Kuşku, Kültür Sanat Çalışma Grubu Temsilcisi Gülay Ünal ve çalışma grubu üyeleri hazır bulundu. Kent konseylerinin demokrasi kültürü açısından önemli olduğunu söyleyen BKK Başkanı Semih Pala, 4 Meclis, 30 çalışma grubu ve yüzlerce gönüllüyle beraber Bursa’ya ve şehre faydalı işler yaptıklarını belirtti. Ayda ortalama 120 faaliyet yaptıklarını hatırlatan Pala, “Türkiye’nin en güçlü ve en aktif kent konseyi durumundayız. Yerel, ulusal ve uluslararası çalışmalara imza atıyoruz. Bursa Kent Konseyi seçimle işbaşına gelen yürütme kurulu tarafından yönetiliyor. Bir çatı kuruluşu olarak kamu ve sivil toplum kuruluşlarını buluşturuyor, vatandaşlara söz hakkı veriyoruz” dedi.

TÜRKİYE’YE İKİNCİ GELİŞİ

Bursa’da 2 devlet, 1 de vakıf üniversitesi bulunduğunu ifade eden Pala, Gençlik Meclisi’nin üniversitelerin öğrencileri ve yöneticileriyle iletişim halinde olduğunu ve ortak çalışmalar yaptığını dile getirdi. Pala, Gençlik Meclisi üyelerinin diğer ülkelerdeki gençlerle iletişim kurup karşılıklı gidip gelerek projeler yürüttüğünü de hatırlattı. Prof. Dr. Barbara Carpenter ise, Türkiye’ye ikinci kez geldiğini ve çok beğendiğini söyledi. Farklı şehirlere uğrayarak görüşmeler yaptıklarını, Bursa’ya ise hayran kaldığını belirten Carpenter, misafirperverliklerden dolayı Bursalılara teşekkür etti.

 

0 1111

Kalite Birliği Derneği’nin 2. Kalite Ordusu kaliteye gönüllü öğrencilere, mezuniyet sertifikaları verildi.

Türk Standartları Enstitüsü(TSE) Bursa İl Koordinatörlüğü’nün desteğiyle Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleşen sertifika törenine Kalite Birliği üyelerinin yanı sıra, kurum ve kuruluşların yönetim temsilcileri katılım sağladı.Geçtiğimiz günlerde Kalite Birliği’nin Yönetim Kurulu kararıyla Başkanlık görevine getirilen Prof. Dr. Erkan Işığıçok, Mustafa Karaman başkanlığında çeşitli ‘Sosyal Sorumluluk Projeleri’ ürettiklerini ve uyguladıklarını, yeni dönemde de aynı inanç ve şevk ile çalışmalarına devam edeceklerinin sözünü verdi.

IŞIĞIÇOK: ‘SİYASETE VE PARAYA BULAŞMIYORUZ’

Uludağ Üniversitesi’nde kaliteye gönüllü 65 öğrenci ile 2012 yılının Kasım ayından bu yana çalıştıklarını söyleyen Prof. Dr. Erkan Işığıçok, sınavda başarı gösteren öğrencilere mezuniyet sertifikalarını sunmaktan gurur ve mutluluk duyduklarını dile getirdi. Işığıçok, “Siyasete ve paraya bulaşmayan bir derneğiz. Bireyden başlayacak olan kalitenin, toplumsal alana yayılacağını ve böylece toplumumuzda yaşam kalitesinin yükseleceğine inanıyoruz. Hayallerimizin ve hedeflerimizin peşindeyiz” diye konuştu.TSE İl Koordinatörü Mustafa Karaman da, Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren Kalite Birliği’nin başarısına dikkat çekerek, ‘Sosyal Sorumluk Projesi’ kapsamında ücretsiz olarak verilen teorik eğitimlerin öğrencileri pratikteki iş yaşamına hazırladığını ve iş yaşamında bu eğitimlerin referans olacağını söyledi.

 

0 879

Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Bursa’ya Denizcilik ve uluslararası ilişkilerle ilgili lojistik bölümün açılmasını istedi.

Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Bursa Teknik Üniversitesi ile Özel Orhangazi üniversitelerine iade-i ziyarette bulundu. Resmi olarak 2010 yılında kurulan Bursa Teknik Üniversitesinin Eğitim mahallesi eski eğitim fakültesinde bulunan rektörlük binasına gelerek Üniversite Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen’i makamında ziyaret etti. Üniversitenin Kestel’deki yeni yerleşkesi arsası hakkında konuşan Vali Karaloğlu, üniversite bünyesinde Denizcilik Fakültesi ve Uluslararası ticaret ile lojistik bölümünün açılmasını istedi. Karaloğlu, “e-ticaret geliştikçe lojistiğe olan ihtiyaç daha da artacaktır. Bursa’da da bu bölüme ihtiyaç var. Çünkü şu an lojistik köy kurma çalışmaları devam ediyor. Onun için mutlaka bu bölümün açılması lazım” dedi.

20237TE 150 YABANCI ÖĞRENCİ

Özel Orhangazi Üniversitesine geçen Vali Karaloğlu’nu, üniversitenin Şevket Yılmaz Hastanesi altında bulunan yerleşkesine gelişinde Üniversite Mütevelli heyeti Başkanı Hilmi Gülcemal, Rektörü Prof.Dr. Recep İleri ile yardımcıları tarafından karşılandı. Prof. Dr. Recep İleri, üniversite ile ilgili Vali Karaloğlu’na geniş çaplı bilgi verdi. İleri, 2011 yılında kurulmalarına rağmen çok hızlı hareket ettiklerini ifade ederek, şu an 530 öğrencilerinin olduğunu, yabancı öğrenciye ağırlık verdiklerini kaydetti. İleri, 2023 yılında 7 bin öğrenciye ulaşacaklarını söyledi.Vali Münir Karaloğlu ise Türkiye’de şu anda yabancı öğrenci sayısının az olduğuna dikkat çekerek, “2023 yılındaki hedefiniz 150 yabancı öğrenci olmalı. Bu sizin için çok zor değil. Ayrıca Bursa’nın fethinin 100. yılı olan 2026′da ise Bursa’yı Türkiye ve dünyaya tanıtacak bir proje geliştirmelisiniz. Bu da size bir hedef olsun” dedi.

0 902

Altın nesil okullarda yetişecek

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, “Hiç kimsenin gözü arkada kalmasın. Geleceğin güzel altın nesli okullarımızdan yetişecek” dedi.

Bursa Kestel Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ortaokulu’nun açılışı, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç tarafından yapıldı. Arınç, Türkiye’de 16 milyon öğrencinin eğitim gördüğünü hatırlatarak, “810 bin öğretmenimiz var. Biz okullarımızı 60-70 kişilik sınıflardan kurtarıp, ideal olan 30 kişilik sınıflara çıkardık. Bunlar yeterli değil. Daha da yapmamız lazım. Eğitimi çeşitlendirdik. Tercih imkanları getirdik. Meslek liselerine önem veriyoruz. Meslek liseleriyle diğer okullar arasında üniversiteye girişte zalimce uygulanan geçmiş dönemlerdeki kat sayı adaletsizliğini kaldırdık. Öğrenciler yarışma içinde istedikleri fakülteye gidecek duruma geldiler” dedi.

“KİMSE MERAK ETMESİN”

Eğitime destek veren herkese teşekkür eden Arınç, “Bu eser hepimizindir. Allah vesile olanlardan razı olsun. Öğrencilerimiz çok iyi okulda okuyacaklar. Çocuklarınızı merak etmeyin. Bu okullardan en iyi eğitimi almış olarak yetişecek. Memleketini, vatanını, bayrağını, toprağını seven; tarihine bağlı, diline, dinine sadık gençler yetişecek. Hiç kimsenin gözü arkada kalmasın. Geleceğin güzel altın nesli okullarımızdan yetişecek. Hepimizin geleceği öğrencilerimizin kalitesine bağlı. Okullarımız var. Şimdi öğretmenlerimize düşen nitelikli eğitim vermek” diye konuştu.

0 916

Bu yıl ikincisi ortaokul branş öğretmenlerine düzenlenen Bursa Eğitim Günleri’nin 6. ve son paneli Hilton Hotel’de gerçekleştirildi. Panelde Ercüment Türkmen Oraokulu Fen ve Teknoloji dersi öğretmenleri Engin Baylas ve Süleyman Yalçınkaya ile Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları’ndan eğitimci Erdem Çıplak tarafından sunumlar gerçekleştirildi.

Panelin açılışında konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar, Eğitim Günleri’nin beklenenin üzerinde bir başarıyla sonuçlandığını, panelistlerin sunumlarının beğenildiğini belirtti.

Öğretmenlerin globalleşen dünyaya ayak uydurmak için her an kendilerini yenilemek zorunda olduğunu belirten Gülsar, esas olanın sadece derse girip çıkmak olmadığını, öğretmenlerin öğrencinin öğretmenden beklediği tüm beklentileri karşılamak zorunda olduğunu söyledi.

Öğrenciye bilgi kadar kendine güven duygusunun verilmesinin asıl olduğunu, PİSA gibi uluslararası testlerde bilgiden çok bilginin günlük hayatta kullanılması ve öğrencilerin bu konuda kendilerine duydukları güvenin ölçüldüğünü belirten Gülsar, herkes gibi öğretmenlerin de işini iyi yapıp yapmadıklarını sorgulamaları gerektiği üzerinde durdu. Öğretmenin 7/24 öğrenciyle birlikte olduğunu, 15 saat derse giren bir öğretmenin bu dersi verebilmek için 30 saat çalışması gerektiğini söyledi.

0 996

Başbakan Erdoğan, Rusya’dan dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, dershaneler konusunda geri adım atılmasının söz konusu olmadığını belirtirken, cemaatin bugüne kadar olan taleplerini geri çevirmediğini söyledi.

Erdoğan, “Eğer cemaat olarak değerlendirilecekse, cemaatin mensupları, en ileri gelenleri bugüne kadar Tayyip Erdoğan’a ne getirdiler de Tayyip Erdoğan bunu geri gönderdi? Üniversitelerin hazırlanması, üniversitelerin verilmesi ile ilgili adımlardan tutunuz da birçok faaliyete yönelik yapabileceğimiz ne varsa bunları yaptık. Benden geri dönen hiçbir şey yoktur. Buna Rabbim şahittir. Artık geri adım atmamız biye bir şeyi kesinlikle, ben bu makamda olduğum sürece kimse bizden beklemesin. Hazirana kadar inşallah bu işi bitireceğiz. Bunu daha fazla kokutmaya gerek yok” dedi.

Erdoğan’a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:

‘Yetki Adalet Bakanlığı’nda’

İmralı’ya uluslararası gözlemcilerin, aydınların, gazetecilerin gideceği belirtiliyor. Böyle bir planlamanız var mı?

* Böyle bir planlamamız yok. ‘İmralı’ya şunlar bunlar gidecek’ gibi haberler çıktı. Böyle bir şey söz konusu değil. Bugüne kadar sadece BDP heyetinden 2-3 kişiye müsaade ettik. Onlar gidiyor. Bu konuda yetki Adalet Bakanlığı’nda. Uluslararası kuruluşlardan bu tür talepler geldiğinde Adalet Bakanlığımız değerlendirmesini yapar. Uygun görüyorsa izni verir, görmüyorsa böyle bir konuda illa bir şey yok.

’33 ismi belirledik’

Belediye başkan adaylarınızın bir bölümünü 29 Kasım’da açıklamaya başlayacaksınız. Ne kadar sürecek?

* Daha öncesinde de olabilir. Fazla geciktirmek istemiyorum. Bölge bölge, hem büyükşehir hem de il belediyelerinin içinde olduğu adayları açıklayacağız. Şu ana kadar 22 büyükşehir ile 11 il belediye başkan adayımızı belirledik. Bu belediyeler içinde belirlediğimiz fakat tatmin olmadığımız yerler var. Onlarla ilgili kamuoyu araştırmaları yaptırıyoruz. 8 büyükşehirle ilgili de kamuoyu araştırması yaptırıyoruz. Bunların neticesini gördükten sonra açıklama serisine dahil edeceğiz.

Adayları belirlenen 33 il arasında kabineden isimler var mı?

* Bir sayı vermek doğru olmaz.

Sürprizler bekleyelim mi?

* Ben sürprizleri hep sizden öğreniyorum.

Belediye başkan adayları belirlendikten sonra kabine değişikliği olacak mı?

* Kabinedeki arkadaşlardan belediye başkan adayı yapmamız halinde tabii ki o zaman bazı değişiklikler olacaktır.

Dershanelere ilişkin tartışma sürüyor. Düzenleme ne zaman yapılacak?

* Eğitimde bir dönüşüme ihtiyaç vardı. 1980′li, 1990′lı dönemlerde de böyle teşebbüsler olmuştur. Ben Hüseyin Çelik’i Milli Eğitim Bakanlığı’na atadığımda, ‘Dershanelerle ilgili hemen bir çalışma yap’ dedim; olmadı. Aynı şeyi Nimet Hanım’a da Ömer Bey’e de söyledim. Onlarda da olmadı. Artık Nabi Bey döneminde bu olacak. Bu dönüşümü yaparken bizim herhangi bir art niyetimiz olamaz. Eğer bize inanılıyorsa, güveniliyorsa o zaman bizim aldığımız bu karara da… Dershaneleri belli bir grubun olarak değerlendirmiyorum. Dershaneciliği sadece belli bir grup yapmıyor. Ama nedense burada hedef tahtasına konulurken çok ağır konulduk. Danıştay ret kararı verdiğinde bütün gazeteler şu başlıkları attı: ‘İktidar cemaatin okullarına öğrenci vermek için, parasal kaynak aktarmak için böyle bir yasa çıkardı’. Oradan bir şamar yedik. Şimdi de maalesef bu yönlü bir şamar yemek bizi ciddi manada üzdü, üzüyor.

‘Öğretmenlerimize haksızlık’

Çok açık, net neler yapılabileceğini söyledim. Gelin bunu okula dönüştürün. Ve her türlü teşviki verelim; arsa, vergi, enerji… ‘Öğretmende sıkıntım var’ diyorsan, bu öğretmenleri yazılıya tabi tutmadan mülakatla alalım ve istihdam edelim. Şurayı anlamakta çok çok zorlanıyorum. Bizim ülkemizde şu anda 800 bini aşkın öğretmenimiz var. Bu öğretmenlerimize haksızlık olmuyor mu? Onlar bu kadar emek veriyor çocuklarımıza. Yetiştirdikten sonra dershanenin öğrenciye verdiği nedir? Sadece test tekniğidir. ‘Hiçbir şey vermiyor’ iddiasında değilim. Ama asıl altyapıyı hazırlayan devletin okuludur. Dikkat edin bunlar fen liselerinden yüzde 95, Anadolu liselerinden yüzde 91 oranında seçilmektedir. Ama garip gurebanın çocuklarının gittiği meslek liselerine, teknik liselere gelince bu oran yüzde 18′e düşmektedir. Her öğrencinin üniversite bitirme diye bir mecburiyeti dünyada yoktur. Ama herkesin koluna bir bilezik takma mecburiyetimiz vardır. Hani ‘ara eleman’ deniyor ya. Avrupa’da meslek lisesini bitiriyor, iş bulma imkanı yakalıyor. Olaya bu şekilde geniş perspektiften bakmamız lazım.

Bir konuda daha saptırma yapıyorlar. Ona da üzülüyoruz ki çok büyük yalandır. Etüt merkezlerini, okuma salonlarını kapatmıyoruz. Etüt merkezlerinde ağırlık SODES’indir. (Sosyal Destek Programı) Buradaki öğretmenlerin birçoğu da cemaatteki kardeşlerimizden gelmektedir. Oradan projelerle geliyorlar, projeleri uygun görülüyor. O öğretmenlerin ücretini de devlet olarak bir ödüyoruz. Çocuğunu kursa göndermek için hayvanını, kolundaki bileziğini satan ailelerimizi bu yükten kurtarmak istiyoruz. Bu sorumluluğumuzun gereğidir. 2 bin lira ile 20 bin liranın üzerinde dershane ücreti ile bu işler yapılıyor. Bunlar ciddi rakamlar. Asgari ücret 860 lira. 860 lira ile bir aile çocuğunu nasıl dershaneye gönderecek? Bin 500 lira alsa nasıl gönderecek? Evin kirası, dershane ücreti… Bunu çözmeye dönük bir adımdır.

‘Benden geri dönen hiçbir şey yok’

‘Bir gece baskını ile düzenleme yapılacak’ ifadesi hakikaten hiç şık değildir. Bir tasarıyı parlamentoya getirirsiniz veya bir önerge verilir, bu başlığı atarsın. Ama hiç böyle bir şey gündemde yokken, kalkıp da bu söylenirse bu bir iftira olur. Böyle bir fitneye niye fırsat veriyoruz? Bize yakışmaz. Dört dörtlük bir iftira, yalan. Eğer cemaat olarak değerlendirilecekse, cemaatin mensupları, en ileri gelenleri bugüne kadar Tayyip Erdoğan’a ne getirdiler de Tayyip Erdoğan bunu geri gönderdi? Üniversitelerin hazırlanması, üniversitelerin verilmesi ile ilgili adımlardan tutunuz da birçok faaliyete yönelik yapabileceğimiz ne varsa bunları yaptık. Benden geri dönen hiçbir şey yoktur. Buna Rabbim şahittir.

‘Muhalefete yem olanlara sormalı’

Bu konuda muhalefetten gelen ağır eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Daha düne kadar bir tek küfretmedikleri kalmıştı. Okyanus ötesi, bilmem ne, filan falan… MHP’nin, CHP’nin neler söylediklerine bakın. Biliyorsunuz puslu havayı sevenler vardır. Ama onlara yem olanlara sormak lazım. Siz niye onlara böyle zemin hazırladınız ki bunu aramızda birçok kez konuştuk, görüştük. Böyle bir başlığı atanların gelip de acaba bizimle, ilgili arkadaşlarımızla görüşmeleri daha isabetli olmaz mıydı? Daha önce görüştüler, gereken kendilerine söylendi. Tekrar oturup görüşülebilir.

‘Daha fazla kokutmaya gerek yok’

Ayrıca olayı sadece cemaat olarak kaşımayalım. Dershaneler konusunda fitneye, fesada fırsat vermeyelim. Bizim bir birliğimiz, beraberliğimiz var. Bu ülkeye ve millete hizmet aşkımız var. Bu hizmet aşkımızı böyle bir tefrikaya kurban etmeyelim. Bütün dershane sahiplerine söylüyorum. Hemen süratle okullaşmaya gidin. Her türlü desteği biz verelim. Artık geri adım atmamızı kesinlikle, yani ben bu makamda olduğum sürece kimse bizden beklemesin. Hazirana kadar inşallah bu işi bitireceğiz. Bunu daha fazla kokutmaya gerek yok. İlk Bakanlar Kurulu’nda arkadaşlarımızdan tekrar bir sunum alacağız. O sunumdan sonra da hayırlısıyla tasarımızı getireceğiz.

Yüzde 10 seçim barajıyla devam

Seçim sistemi ile ilgili önerileriniz oldu. Muhalefetten beklediğiniz bir katkı görmediniz. Seçim barajı konusu ne olacak?

- Onlardan bir teklif gelmeyince demek ki mevcut halden memnunlar. O zaman biz mevcut halle yolumuza devam ederiz.

‘Fatih hocaya sürekli vurmak hoş değil’

Erdoğan, Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim’e yönelik eleştirileri değerlendirirken şunları söyledi:

“Ben Fatih hocayı takdir ediyorum. Yapılan eleştirileri de haklı bulmuyorum. Çünkü işini seven, hücrelerine kadar da yaşayan bir hoca olarak görüyorum. Şurada dört maç kalmıştı. Üçünde 9 puan almak suretiyle o ana kadar yakalanmamış bir performansı yakaladı. İki tane hazırlık maçında da yeni bir anlayış getirdi ve 25 civarında yeni isimden oluşan bir kadro oluşturdu. Bu sayı anlıyorum ki daha da artacak. Güzel bir havuzdan inanıyorum ki geleceğe yönelik iyi bir milli takım hazırlayacak. Fatih hocayla, özellikle futbolda altyapısıyla çok güçlü bir gelecek yakalanabilir. Televizyon ekranlarında bu tür insanlara sürekli vurmak, sürekli bindirmek, çirkin çirkin şeyler söylemek; bunlar hoş şeyler değil. Eğer bir başarı bekliyorsak biz nasıl onore edeceğiz, nasıl bir psikolojik destek vereceğiz bunun gayreti içinde olmak lazım. Ama maalesef bizde mahkemeler kuruluyor, yargı başlıyor. Hakikaten ağza alınmayacak laflar söyleniyor. Görevinde kendisine başarılar diliyorum. İmzayı da attı, hayırlı olsun.”

Yeni nükleer santraller için yer hazırlığı

Erdoğan, “Stratejik bazı alanlarda da Rusya ile gelişmeler var. Bunların da en önemlisi enerji. Geleceğe yönelik de kendileri ile daha farklı bir adım atıyoruz. Bu da nükleer enerji. Mersin Akkuyu’yu birlikte yapacağız. Yatırım bedeli 20 milyar dolar. Akabinde de Japon-Fransız ortaklığı olarak Sinop’taki adımı da atıyoruz. Türkiye’nin geleceğe yönelik enerji ihtiyacını istiyoruz ki buralardan temin edelim. Üçüncü ve dördüncü nükleer enerji adımlarını da daha sonra atalım. Şu anda yer hazırlığı çalışmaları yürütülüyor” dedi.

haber7.com

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde bulunan uzay topu görenlerin bir hayli ilgisini çekiyor. Uzayda yürüyormuş hissi veren cihaz, bilim merkezine gelenlerin beğenisini kazandı…
Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi (BTM), ilklere imza atmaya devam ediyor. Aralık ayı sonunda yeni yerine taşınacak olan BTM yeni buluşları da sergilemeye devam ediyor. BTM’de sergilenen özel üretim ‘uzay topu’ görenleri hayrete düşürüyor. Türkiye’de bir benzerinin İzmir’de olduğunu ifade eden BTM Proje Koordinatörü Rıfat Bakan, topun astronot eğiminde kullanıldığını söyledi. Topun tamamen yerli üretim olduğunu ifade eden Bakan, “Çocuklar burada eğlenceli bir şekilde uzaydaki boşlukta nelerin olduğunu ve nasıl hareket edildiğini öğrenmiş oluyor. Bir astronotun uzay boşluğunda maruz kalabileceği hava basıncını da burada çocuklara göstermiş oluyoruz. Astronotların geçtiği sınavlarda kullanılan cihazlardan birisi de bu. Bundan sonra çocuklarımızın astronot olarak yetişmesi ve uzay ve havacılık alanında iddialı olabilmemiz için bunun güzel bir başlangıç olacağını düşünüyorum” dedi.

“KENDİMİ UZAYDA HİSSETTİM”
Bursa’daki öğrencilerin akınına uğrayan BTM, çocuklara aktardığı bilginin yanı sıra eğlenceli dakikalar da yaşatmaya devam ediyor. BTM’deki öğretim görevlileri sordukları sorular ve gösterdikleri görsellerle çocukların küçük yaşta bilgiye kavuşmalarını sağlıyor. Uzay topunu yakından inceleme fırsatı bulan Uludağ Üniversitesi öğrencisi Zeynep Yıldız, “Bursa’da böyle bir merkezin olması bizler için bir avantaj, eğlenmenin yanı sıra uygulamalar ile bilgimizi geliştiriyoruz. Uzay topuna bindiğimde gerçekten kendimi uzayda hissettim. Herkesin bilim merkezine gelmesini tavsiye ediyorum” dedi.

0 1472

Hükümetin ‘dershane’lerle ilgili yol haritası netleşti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı taslağa göre dershaneleri kapatacak ‘dönüşüm’den vazgeçilmiyor. Ancak daha önce 2 yıl olarak düşünülen geçiş süresi 4 yıla çıkarılıyor. İlköğretime verilen dershane hizmetleri devlete bırakılıyor. Öğrenciler dershanelerin verdiği takviyeyi halk eğitim merkezi veya ders bitimi okullardaki etütlerden alacak. Üniversite hazırlık dershanelerine ise iki seçenek sunuluyor. İsteyen dershane özel okula dönüşebilecek ve belirli teşvikler alacak. Dönüşemeyen ise süresinde ‘özel açık lise’ olarak devam edecek. Dershane kendi isim ve markasını ‘özel açık lise’ olarak kullanabilecek. Lise son sınıf öğrencileri doktor raporuyla okulu bırakıp dershaneye gitme yerine, kaydını doğrudan bu liselere aldırabilecek.

Dar gelirli ailelerin çocuklarının büyük rağbet gösterdiği okuma salonları, etüt merkezleri ise kapatılmayacak. KPSS ve yabancı dil kursları da devam edecek.

Milli Eğitim Bakanlığı ile dershane temsilcileri arasında yapılan ilk görüşmede, 4 yıllık geçiş süreci gündeme alınmış ancak bakanlar kurulunda bu süre 2 yıl olarak öngörülmüştü. Kamuoyundan yükselen tepkiler süreyi uzatacak gibi. Bakanlık, bu süre içerisinde dershanelere olan ihtiyacı ortadan kaldıracak düzenlemelere yoğunlaşacak. Yetkililer, dershaneleri işlevsiz hale getirebilecek en önemli düzenlemenin ‘test’ ve ‘merkezi’ sistem olduğunu söylüyor. Teste dayalı modelin revize edilmesi düşünülüyor. ‘Merkezi’ sınav sisteminde ise farklı modeller söz konusu. Üniversiteye girişte okul not ortalamalarına ağırlık verilecek. Geçmiş yıllarda Türkiye’de uygulanmış olan her üniversitenin kendi sınavını yapması da seçenekler arasında.

1 Ocak’ta yasa, 1 Ağustos’ta kapanma

Dershanelerle ilgili yasal düzenlemenin takvimi de belli oldu. Milli Eğitim Bakanlığı, çalışmalarını tamamlayarak 2 Aralık’ta bakanlar kuruluna sunacak. Orada mutabakat sağlanırsa imzaya açılacak olan tasarının bütçe görüşmelerinin ardından en geç 1 Ocak’a kadar yasalaşması hedefleniyor. Yasaya büyük olasılıkla 1 Ağustos ya da 1 Temmuz’un yürürlük tarihi olarak konacağı söyleniyor. Bu tarihten sonra ‘dershane’ ibaresi mevzuat ve tabelalarda yer almayacak. Ancak AK Parti içinde bir grup yasanın yılsonuna kadar çıkmasını, buna karşılık yürürlülük tarihinin 2-3 yıl sonrasına bırakılmasını istiyor ve Başbakan’ı bu yönde ikna etmeye çalışıyor.

Işık: Makul bir çözüm bulunur

Dershane konusunda çalışma yapan isimlerden birisi de TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Fikri Işık. Bunun bir ‘dönüşüm’ projesi olduğunu savunarak okuma salonları, etüt merkezlerinin kapanmayacağını vurgulayan Fikri Işık, geniş kesimleri memnun edecek bir düzenleme yapılacağından emin. Işık, “Sürecin sonunda makul bir çözüm bulunur” dedi. Bu arada Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, pazartesi günü SETA’da ‘Milli Eğitim’de Neler Oluyor?’ paneline katılacak. Avcı’nın burada dershanelerle ilgili gelinen son durumu açıklaması bekleniyor.

BTM Proje Koordinatörü Rıfat Bakan, yaklaşık 20 bin metrekare alan üzerine kurulacak Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin, kapasite ve teknik donanım bakımından dünyadaki ilk 5 merkez arasına gireceğini belirtti.

Dünyada yeni bir sistem olan Bilim Merkezleri’nin Türkiye’deki mimarı Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi kendi binasına geçmek için gün sayıyor. Şu anda Türkiye’de birinci, dünyada ise sayılı merkezler arasında yer alan BTM, yeni son teknoloji binası ile dünyadaki ilk 5 merkez arasına girmeye aday. BTM ve dünyadaki örnekleri ile ilgili BTM Proje Koordinatörü Rıfat Bakan ile güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

Bilim merkezlerinin doğuşu nasıl oldu? Bize bu konuda bilgilendirir misiniz?

Dünyada bilim merkezleri ilk olarak Amerika’da şekillendi. Daha önce bilim müzeleri vardı. Buralarda nadide, ender eserler sergilenirdi. Müzeler de esas olan dokunmamaktı. Hatta fotoğraf çekmek bile yasaktı. Sonrasında bakıldı ki insanlar müzeleri gezmek istemiyor, gençler bilime merak sarmıyor. Amerika gençleri bilime nasıl çekebiliriz araştırması içine girdi ve konu ile ilgili düşünürken, dokunulabilen cihazlar fikri ortaya çıkıyor. Bunları ilk olarak müzelere koyuyorlar. İlgi çekmeye başladığını görünce Bilim merkezleri oluşturuluyor ve bunların içine konuyor. İlginin fazla olmasının ardından Türkiye’deki TÜBİTAK tarzı Ulusal Bilim Vakfı destekleniyor ve müzelerin bilim merkezine dönüşümü destekliyor. Sonrasında bu Amerikan Başkanlığına bağlanıyor.

Amerikan Merkezi Hükümeti bu işe önem vermeye başladı. Sonrasında Avrupa’ya yayıldı. Almanya’da ilk Docland Müzesi geçiş yaptı. Londra’da bu konuda başarılı oldu. Bunun handikapı müze ile birlikte gitmiyor, çünkü birbirlerinden tamamen farklı bir yapı sergiliyorlar. Müzelerde dokunmamak, bilim merkezlerinde ise dokunmak esas. Çocuklar buraya geldiğinde özgür. Dokunmayın demek yok. Atölyeler var. Çocuklar kendi düzeneklerini yapabiliyor.

Peki sizin Bilim merkezleri ile tanışma ve bunu Bursa’ya taşımanız nasıl gerçekleşti?

Ben iş için 2006 yılında gittiğim Manchester’da Museum of Science & Industry gördüm. Gidip baktığımda eski bir istasyon burayı müzeye dönüştürmüşler ve ortası da bilim merkezi. Döndüğümde Recep Altepe’ye söyledim. O da bu Türkiye’de, Bursa’da mutlaka olmalı dedi. O zaman Osmangazi Belediye başkanıydı. Ama kısmet Büyükşehir belediyesineymiş. Tabi hikaye burada bitmedi. Araştırmaya başlayınca işin çok zor olduğunu gördük. Cihazları üretecek üreticileri bulmakta çok zorlandık. Bunu bulana kadar kendimiz üretmeye başladık. Kültür A.Ş. olarak bina girişinde yaptığımız düzenekleri sergiledik. Görenlere farklı geldi. Beğenildi. Bu Türkiye Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün kulağına gitmiş. Sonrasında Bursa’ya geldi. Bursa’da kurmak istediğimiz bilim müzesini anlattık. Neler olacağını ve olması gerektiğini ve en sonunda da bunun bir devlet politikası haline gelmesi gerektiğini ve 81 ile yayılması gerektiğini belirttik . Bakanımız harika bir insan. Hemen Bakanlar Kurulundan karar çıktı. Hedefler açıklandı. İlk aşamada 16 büyük şehir sonrasında diğer şehirler. 2023 yılına kadar tamamlanması hedeflendi. TÜBİTAK’ın destek vermesi kararlaştırıldı. TÜBİTAK 16 büyükşehir belediye başkanını çağırdı. Onlarla toplantı yaptı. Şu anda Bursa, Kocaeli ve Konya bu konuda hızlı çalışıyor. Bursa’nın aslında TÜBİTAK’a ihtiyacı yoktu. Biz binamızı yapmaya başlamıştık. İthalatları yaptık. TÜBİTAK yine de bize 40 milyon TL ayırdı. Biz de bu para bize gelince merkezimizi büyütme kararı aldık.

BTM’deki işleyiş ile ilgili bizi bilgilendirir misiniz?

Çoğunlukla ilk ve orta dereceli okullardan gelen öğrencileri ağırlıyoruz. Bunun yanında anaokullarından gelen öğrencileri de bilimin serüvenine ortak ediyoruz. Ses, enerji, ısı, ışık, hava, elektrik, su, yenilenebilir enerji ve suyun serüveni gibi 14 farklı kategoride 150 adet deney ünitesinin bulunduğu merkezde fizik, kimya, elektronik gibi branşlarda uzman rehberlerin gözetiminde her öğrenciye deney üniteleri başında uygulama yapma olanağı sunuluyoruz. Bildiğimiz kadarıyla yapılan sadece bununla kalmıyor.

Çeşitli etkinlikleriniz de var. Bunlardan bahsedebilir miyiz?

Çocuklarımızı bilime yakınlaştırmak adına birçok etkinlik yapıyoruz. Bilim Şenliği kapsamında bilime ilgiyi artırmak ve teknolojik gelişmelerle ilgili toplumda farkındalık geliştirmek amacıyla birçok etkinlik gerçekleştiriliyor. Şenlik boyunca düzenlenen tüm etkinliklerde ziyaretçiler, gerçek hayattaki konuları açıklamak için bilim ve teknolojinin nasıl kullanılabileceğini keşfedip, bilimsel metotları günlük hayatta kullanmayı öğreniyorlar. Bilimsel araştırma yöntemleri hakkında farkındalık geliştiriyorlar. Bursa Bilim Şenliği 2013’ün ana teması ‘Geleceğin Otomobilleri olarak belirlendi. Bursa’nın otomobil üretimi konusundaki başarısının bilim ve teknoloji alanındaki başarısıyla bir araya geldiği şenlik merak uyandıracak ve keyifle takip edilecek.

BTM kendi binasına kavuşuyor. Binayı bize biraz anlatır mısınız?

Bilim ve Teknoloji Merkezi’mizin BUTTİM Fuar alanı yanındaki inşaatı hızla sürüyor. 10 bin metrekaresi kapalı olmak üzere 20 bin metrekare alan üzerine kurulacak merkezimiz, tamamladığında burada 250′ye yakın deney düzeneği sergilenecek. Böylelikle hem kapasitenin hem de ziyaretçi sayısının artmasını bekliyoruz. Bu konuda bütün dünyayı taradık. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, kapasite ve teknik donanım bakımından dünyadaki ilk 5 merkez arasına girecek.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et