Anasayfa MANŞET

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin (TUSAŞ) İstanbul ve Ankara’daki merkezi dışında ilk kez Bursa’da hayata geçirdiği Ar-Ge Merkezi, Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ) açıldı. İlk etapta 24 mühendislik öğrencisinin stajyer olarak eğitim gördüğü merkezde savunma, havacılık ve uzay sanayii alanında geleceğin uzmanları yetiştirilecek. Çalışmaları beğenilen öğrenciler stajlarının ardından TUSAŞ’ta çalışma imkânı yakalayacak.

ULUTEK Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen açılış töreninde TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Borat, BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, TUSAŞ Strateji ve Teknoloji Yönetim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Kanık, BEBKA Genel Sekreteri İsmail Gerim, BUÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aslı Hockenberger, Prof. Dr. Mehmet Yüce, Prof. Dr. Eray Alper ve Prof. Dr. Atakan Avcı, BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hamdi Öğüt, BUTEKOM Genel Müdürü ve BASTEC Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu TUSAŞ BUÜ Ar-Ge Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kemal Fidanboylu, akademisyenler, kent sanayicileri ve TUSAŞ BUÜ Ar-Ge Merkezi’nde eğitim görecek strajyer mühendisler hazır bulundu.

BURSA, BU MERKEZİN ARKASINDA DURACAK
Törende konuşan TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Borat, yüksek teknolojili katma değer sağlayan tüm ürünlerin bilimsel çalışma şartından geçtiğine işaret etti. Üniversitelerin ve teknoparkların ciddi bilimsel çalışmalara imza attığını söyleyen Prof. Dr. Oğuz Borat, bu kurumlara ayrılan kaynakların daha da yukarılara çekilmesi gerektiğini kaydetti. Görükle Kampüsü’nde açılan Ar-Ge Merkezi’ne Bursa Uludağ Üniversitesi’nin, Bursa Teknik Üniversitesi’nin ve Yalova Üniversitesi’nin bilimsel katkılar sağlayacağını belirten Borat; “Bursa gibi sanayisi ve hizmet sektörü çok gelişmiş olan bir kentin bu merkezin arkasında duracağına inanıyorum ve bu beni sevindiriyor. Bizler de kurum olarak Bursa’dan çok sayıda sanayi merkezi ile işbirliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gerek kent sanayicilerinin gerekse de bu üniversitelerin katkıları ile buradaki merkezimizin büyük çalışmalara imza atacağına inanıyorum. Yakın zamanda da inşallah buradaki projelerin sonuçlarını göreceğiz. TUSAŞ benzeri kurumlar bilimsel yapı temelli çalıştığı için üniversiteler ile sürekli dirsek temasındadır. Bursa Uludağ Üniversitesi’nde açtığımız bu merkezin de kurumumuza çok büyük hizmetler sağlayacağına inancım tamdır” diye konuştu.

MİLLİ KALKINMA HAMLESİ İÇİN EN ÖNEMLİ GİRİŞİM; AR-GE MERKEZİ KURMAK
BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ise üniversitelerin Türkiye’nin milli kalkınma hamlesine en yüksek katkıyı sağlamak için gayret göstermesi gerektiğini vurguladı. BUÜ olarak Türkiye’nin içerisinde bulunduğu değişimi iyi okuduklarını söyleyen Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay; “3. Nesil Üniversite vizyonuyla kamu ve özel sektör başta olmak üzere, toplumun tüm dinamikleri ile sürdürülebilirliği ve verimliliği esas alan işbirliklerini hayata geçirdik. Savunma Sanayii Başkanlığımız ile 2016 yılında başlattığımız proje kapsamında savunma sanayisi sektörüne nitelikli ve yetişmiş araştırmacı ve personel sağlanması için ortak çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’nin son dönemde yakaladığı teknolojik atılımlara önderlik eden kurumların başında gelen TUSAŞ da bu alandaki projelerimizde en önemli paydaşlarımız arasındadır. Bursa Uludağ Üniversitesi olarak BTSO ve Büyükşehir Belediyemiz ile kurduğumuz Teknoparkımızda TUSAŞ’ın kurduğu Ar-Ge Merkezi bu işbirliğinin en somut ve anlamlı adımlarından biridir. Bugün açtığımız merkezimizi Araştırma Vadisi projemiz kapsamında önümüzdeki yıllarda daha da büyük bir alana yayacağız. TUSAŞ Ar-Ge Merkezi için bin metrekarelik bir çalışma alanı üniversite olarak tahsis ettik. Kurum en kısa sürede bu alanda güzel bir yer oluşturacak ve çalışmalarına devam edecek” dedi.

Günümüzde asıl maharetin teknolojiye uyum sağlamakta değil, teknoloji üretmekte olduğunun altını çizen Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay; “Bu merkezin önümüzdeki yıllarda kabuk değiştireceğini gördüğümüz otomotiv ve makine sektörüne önemli hizmetler vereceğini de düşünüyoruz. Türkiye’deki bu iki sektörün altyapı imkanı bakımında hızlıca uzay, havacılık ve savunma sanayiine dönüşmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum. Geleceği yakalamak adına özellikle Bursa’mızda yapılacak sektörel dönüşüm hamlesinde TUSAŞ Ar-Ge Merkezi’nin ciddi katkılar sunacağına inanıyorum. Bu firmalarımızın dönüşümlerini gerçekleştirecek kalifiye mühendis ihtiyacı için açılan merkezin bir şans olduğunu düşünüyorum. Birlikte çalışmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİNDE HEP BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ
BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir de Bursa’ya çok önemli bir merkez kazandırdıkları için BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ve TUSAŞ yöneticilerine teşekkür etti. Kurulan merkezlerin çalışabilmesi için ihtiyaç duyulan en önemli faktörün insan kaynağı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Arif Karademir; “Öğrenci ve akademisyen anlamında bizler de Bursa Teknik Üniversitesi olarak Uludağ Üniversitesi’yle beraber elimizden gelen katkıları vermeye her zaman hazırız. İnşallah hep beraber, bağımsızlık savaşında mesafeler alırız” dedi.

GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN BİLGİ TEKNOLOJİSİ ŞART
TUSAŞ Strateji ve Teknoloji Yönetim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, Uludağ Üniversitesi ile yapılacak önemli çalışmalar için açılan Ar-Ge Merkezi’ni ilk adım olarak gördüklerini aktardı. Dünyanın artık bilgi çağında yaşadığının altını çizen Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, güçlü bir Türkiye için teknoloji alanında bilgi sahibi bir toplum yetiştirmenin çok önemli olduğunu belirtti. TUSAŞ BUÜ Ar-Ge Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kemal Fidanboylu ise törende yaptığı konuşmasında açılan merkezin yapacağı çalışmalar hakkında genel bilgiler verdi. Merkez Müdürü Fidanboylu, Ar-Ge Merkezi’nde ilk etapta 24 stajyer mühendisin eğitim alacağını, bu rakamın gelecek yıllarda daha da artacağını söyledi. Fidanboylu, stajyerlerin beğenilmeleri halinde TUSAŞ bünyesinde personel olarak işe başlayabileceğinin de müjdesini verdi.

Konuşmaların ardından TUSAŞ BUÜ Ar-Ge Merkezi’nin açılış kurdelesi kesildi. Törenin sonunda BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ve Ar-Ge Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kemal Fidanboylu, misafirlere merkezi gezdirerek yapılacak çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Mesleğim Hayatım portalının, mesleki teknik eğitime erişimin geliştirilmesine, kapasitesinin artırılmasına, eğitim sektörünün toplum ve iş dünyasıyla ilişkilerinin geliştirilmesine, nitelikli iş gücü istihdamının sağlanmasına katkıda bulunmasında büyük yarar sağlayacağını düşünüyoruz.” dedi.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, MEB Başöğretmen Salonu´nda düzenlenen, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün “Mesleğim Hayatım” portalı tanıtım programına katıldı. Selçuk, burada yaptığı konuşmada, Millî Eğitim Bakanlığı olarak mesleki ve teknik eğitime bakış açılarının Türkiye ekonomisi ve demokrasisini birbiriyle ilişkilendirme ve çok daha güçlü bir eğitim sistemi ortaya çıkarmakla ilgili olduğunu ifade etti. Eğitim sisteminin güçlendirilmesine paralel olarak ekonomik sistemin de güçleneceğine işaret eden Selçuk, “Uluslararası bazı sınavlarda ya da araştırmalarda gösterildiği gibi 15-20 puan ilerlemenin bile bu sınavlarda ülkenin ekonomik hacminde milyar dolarlar seviyesinde katkı sağladığını çok net biliyoruz.” diye konuştu.

“Sahayı biraz daha zenginleştirmeyi hedefliyoruz”
Bakan Selçuk, dünyadaki bütün sektörel gelişmelerle Türkiye´nin ekonomisi, dış ticaret açığı ve Türkiye´deki üretim sistematiğiyle bağlantılı olarak mesleki ve teknik eğitimi yeniden yapılandırma ve daha da zenginleştirmeyi amaçladıklarını bildirdi. Dışarıdaki sosyal, ekonomik ve fiziksel yapıların sürekli değiştiğine, eğitim sisteminin de bu gelişmelerle eş güdümlü olarak dönüşmesi gerektiğine dikkati çeken Selçuk, mesleki ve teknik eğitimin de zamanın ruhuna uygun olarak dönüştürülmesinin önemine vurgu yaptı. Bakan Selçuk, portal ile bu çalışmaları etkili bir şekilde yürütebilmek için gerekli olan iletişim konusunda mesafe almayı amaçladıklarını belirterek, “Yani bunu bizim, öğretmenlerimizin biliyor olmasının bir anlamı yok. Bunu tüm okullarımıza ulaştırmak ve o okullarımızda öğrencilerimizin bu içeriklerle karşılaşmasını temin etmek, daha sonra ortaya çıkacak etkileşimle de sahayı biraz daha zenginleştirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

“Çocuklarımızın uygun mesleği seçebilmek için bilgilendirilmeye ihtiyaçları var”
Portal sayesinde iş hayatıyla eğitim dünyasını buluşturma imkânının doğacağını dile getiren Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birçok gencimiz, lise sona geldiği halde hangi alanda çalışması ya da okuması, nereye yönelmesi gerektiği konusunda bazı tereddütler yaşayabiliyor. Bu da bizim onlara çok güçlü bir rehberlik hizmeti vermemizin zaruretini ortaya koyuyor. Bu güçlü rehberlik hizmetinin de çok önemli bir boyutu, mesleki ve teknik eğitim tarafı. Çünkü bu boyut doğrudan doğruya hayat sahnesiyle ilgili bir boyut olduğu için çocuklarımızın meslekler ya da bu mesleklerin icraat alanları gibi konularda uygun mesleği seçebilmek için biraz bilgilendirilmeye ihtiyaçları var. Bunu da oldukça işlevsel şekilde bu portal marifetiyle alabilecekler. Çocuklarımızın sadece Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde değil, Bakanlık dışındaki kurumlarla, İŞKUR, odalar birliği gibi birçok kuruluşla da irtibatını sağlamak ve bunun aslında bir ekosistem olduğunu, sadece okulun içinden ibaret bir yaklaşımımız olmadığını da ortaya koyacağız. Bu yol haritası çerçevesinde Mesleğim Hayatım portalının, mesleki teknik eğitime erişimin geliştirilmesine, kapasitesinin artırılmasına, eğitim sektörünün toplum ve iş dünyasıyla ilişkilerinin geliştirilmesine, nitelikli iş gücü istihdamının sağlanmasına katkıda bulunmasında büyük yarar sağlayacağını düşünüyoruz.”

“Türkiye´nin genel ekonomisi içinde çok önemli bir parça”
Millî Eğitim Bakanı Selçuk, son zamanlarda mesleki ve teknik eğitimle ilgili birçok hamleyi üst üste yapmaya gayret ettiklerini belirterek, “Bunun temel sebebi şu; mesleki ve teknik eğitim, genel eğitimin, Türkiye´nin genel ekonomisinin, toplumsal hayatın içinde çok önemli bir parça. Biz bu parçayı geliştirdiğimizde aslında toplumun bütünsel olarak dönüşeceğini, gelişeceğini de rahatlıkla var sayabiliyoruz.” diye konuştu. Bakan Selçuk, çalışmada emeği geçen herkese teşekkür etti, portal ve benzeri çalışmaların mesleki ve teknik eğitime katkı sağlaması için takipte olacaklarını vurguladı.

52 alana yönelik tanıtım videoları var
Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Kemal Varım Numanoğlu da “Mesleğim Hayatım” portalının içeriğine ilişkin bilgi verirken şunları kaydetti: “Mesleki eğitim programlarını alan öğrencilere alan seçimlerinde rehberlik etmesi için 52 alana yönelik tanıtım videoları da bu portal içinde sunulmuştur. Ayrıca yurt dışı eğitimlerden eğitimcilerin eğitimine, kariyer olanaklarından mülakat tekniklerine, ülkemizin mesleki eğitime dair yaptığı atılım haberlerinden geleceğin mesleklerine kadar akıllara gelebilecek her türlü soruya çözüm arayan bir portal oluşturulmuştur. Öte yandan, meslek eğitimi almış nitelikli mezunlarımızla işletmesine uygun bir çalışan arayan işverenlerin de buluşma adresi olacak Mesleğim Hayatım portalı ülkemizde iş hayatıyla eğitim dünyasını buluşturması açısından büyük önem taşımaktadır.”

“Mesleğim Hayatım” öğrencilerin rehberi olacak
Millî Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında oluşturulan “Mesleğim Hayatım” portalı, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı vermek, mesleki eğitimin kalitesini artırmak ve eğitim-istihdam-üretim bağlantısının sağlıklı bir zeminde yürütülmesini sağlamak amacıyla yapılan çalışmaların önemli bir ayağını oluşturacak. Öğrenciler için yol gösterici olacak portal ile öğrenci, öğretmen, aile, işverenler, iş arayanlar ve ilgili kurumlar gibi çok sayıda paydaş ortak bir noktada buluşma imkânını yakalayacak.

Portalda, mesleki ve teknik öğretim okullarına tanıtım ve yönlendirme, “e-devlet” entegrasyonu ile ustalık-kalfalık belgelerini sorgulayabilme, meslek lisesi mezunu öğrencilerin iş ilanlarına erişmesi, okuldaki öğrencilerin de staj konusunda bilgi edinmesi, meslek lisesi öğrencileri için yurt dışı eğitim olanakları, yurt/burs imkânları, mesleki okul ve kurslara erişim, öğretmenlerin aradıkları belgelere portaldan ulaşabilmesi, meslek lisesi öğrencilerinin projeleri ve başarı hikayeleri gibi birçok özellik bulunuyor. Ayrıca, Türkiye´deki bütün Ar-Ge ve Teknoloji Geliştirme Merkezleri, dijital dönüşüm ile mesleki eğitimin Endüstri 4.0 anlayışıyla yeniden yapılandırılması amacıyla oluşturulan “mesleki eğitim haritası” da yer alıyor.

Portala “meslegimhayatim.meb.gov.tr” adresinden erişilebilecek.

TÜBİTAK tarafından gerçekleştirilen Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bursa Bölgesi’nin finalistleri belli oldu. 12 alanda yarışan 100 projeden 18’i Ankara’da düzenlenecek büyük finale katılmaya hak kazandı.

Bursa Uludağ Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda dereceye girenler belirlendi. Güney Marmara Bölgesi’nden yarışmaya başvuru yapan ve ilk 100 arasına giren öğrencilerin projeleri 12 farklı alanda değerlendirildi ve 18 proje birinciliğe layık görüldü. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde yapılan ödül törenine Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt, Bilecik İl Milli Eğitim Müdürü Ramazan Çelik, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü temsilcileri, Proje Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Özkan, Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Şehnaz Baltacı Göktalay, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.

Törende açılış konuşması yapan Proje Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Özkan, yarışmanın 50 yıldır aralıksız devam ettiğini belirtti. Önceki yıl 18 projenin Türkiye finallerine katıldığını açıklayan Prof. Dr. Mustafa Özkan; “Bu yıl da aynı sayıda birinci seçtik. Önceki yıl seçtiğimiz 18 projeden 10 tanesi Ankara’daki büyük finallerde ödül almayı başardı. Bu yıl da seçilen projelerimizin aynı başarıyı hatta daha fazlasını göstereceğine inanıyoruz. Bilim ve teknoloji çağında, nitelikli gençlere çok ihtiyacımız var. Sorumluluk bilinciyle düşünen, sorgulayan ve üreten insanlar olmalıyız. Bu yarışmaya katılarak TÜBİTAK ailesine güç veren genç bilim insanlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu.

BURSA BÖLGESİ EN FAZLA BAŞVURU YAPAN İLLER ARASINDA
Yarışmanın online ön değerlendirme aşamasında 1599 projenin incelendiğini kaydeden Özkan, jüri üyeleri tarafından yapılan değerlendirmenin ardından 100 projenin bölge sergisine davet edildiğini söyledi. Bölge sergisinde Balıkesir, Bilecik, Bursa, Kütahya, Çanakkale, Eskişehir ve Yalova’dan projelerin sergilendiğini belirten Özkan; “Başvurular toplam 12 alanda yapıldı. Başvuru sayısına bakıldığında en fazla başvuru yapılan bölgelerden birisi olduğumuzu söyleyebiliriz. Ön değerlendirme aşamasında bölgemiz dışından 36, bölgemizden 66 öğretim üyesi olmak üzere toplam 102 öğretim üyesi projelerimizi değerlendirdi. Bölge sergisinde ise tam 36 öğretim üyemiz projeleri değerlendirdi ve yapılan değerlendirmeler sonucunda Ankara’da yapılacak Türkiye finali için 18 finalist proje ve her alanda ikinciler ile üçüncüler belirlendi. 1599 projeyi hazırlayan tüm öğretmenlere ve öğrencilere ayrı ayrı teşekkür ediyoruz” dedi.

12 ALANDA BİRİNCİLİĞİ 18 PROJE PAYLAŞTI
Ankara’da gerçekleştirilen Türkiye finalinde 12 alanda 18 proje birinciliğe ulaştı. Yarışmaya hak kazanan öğrenciler şu isimlerden oluştu: Biyoloji; Elizan Bilgiç-İrem Kaylı ile Sena Eyüpreisoğlu, Coğrafya; Simge Nursevim-Zeynep Cebeci ile Zeynep Tokalak-İlke Sarı, Değerler Eğitimi; İrem Berberoğlu-Zeynep Tuzluk, Fizik; Muhammed Arif Karakuş, Kimya; Beyza Bayram-Zehra Eylül Sinler ile Timuçin Topçu-Elif Güven, Yazılım; Onur Gök-Esat Çetintaş, Matematik; Halil İbrahim Kanpak-Ata Günbandılar, Psikoloji; Hasancan Dal-Cihat Çağrı Çam ile Derya Şahin-Feride Şekercioğlu, Sosyoloji; Buse Özenç-Yasemin Eda Üstün ile Beyza Yurt, Tarih; Habib Kandemir, Teknolojik Tasarım; Sude Aksaray-Serenay Akgün, Türk Dili ve Edebiyatı; Özgür Nesanır-İrem Güleç ile Kaan Zeyrek-Batuhan Uğur

Eğitim ve öğrencilerin imam hatipler özelinde gelişimiyle ilgilenen ÖNDER İmam Hatipliler Derneği bünyesinde Bilim ve Teknoloji Komisyonu kuruldu. Bu komisyonun ilk faaliyeti ise TEKNO-ÖNDER adı altında okullarda teknoloji sınıfı oluşturmak. Bu amaçla pilot bölge olarak seçilen İstanbul’da 10 okulda çalışmalara başlandı.

ÖNDER Bilim ve Teknoloji Komisyonu, 2018 yılı Kasım ayında faaliyetlerine başladı. Komisyonun başında ise ÖNDER Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Üniversitesi Teknokent Genel Müdürü Yasin Erol bulunuyor.

Gençler yeni nesil teknolojileri üretecek
ÖNDER bünyesinde Bilim ve Teknoloji Komisyonu kurulmasını iki yıldır konuştuklarını belirten ÖNDER Genel Başkan Yardımcısı Yasin Erol, “Çünkü imam hatiplerin tek başına mezun ettikleri öğrencileri sadece imam, hatip ya da buna yakın alanlarla istihdam edilebilir önyargısını bizim yok etmemiz gerekiyor” dedi. Öğrenciler arasında sayısal alanlara yatkınlık, proje imam hatipler ve uluslararası imam hatiplerin ortaya çıkmasının kendilerini bu yönde bir çabaya yönlendirdiğini kaydeden Yasin Erol, sözlerine şöyle devam etti: “Tabi ki temel kriterimiz, öğrencilerimiz temel meslek derslerini dört dörtlük öğrensinler ama aynı zamanda yeni nesil teknolojileri de öğrensinler hatta üretsinler. Teknolojiyi üretenler bu nesiller arasından da çıksın diye bir fikir teatisinde bulunduk, tüm bunların fizibilitesini yaptık. Gördük ki okullarda ciddi bir talep var. Aileler çocuklarının iyi bir Kuran talebesi, iyi bir hadis talebesi, iyi bir fıkıh talebesi ama aynı zamanda iyi bir mühendis, tıpçı, iktisatçı, olmalarını istiyor. Herşey talep doğrultusunda gelişti.”

10 okulda TEKNO-ÖNDER
Komisyonun yapacağı ilk faaliyet ise daha önceden belirlenen ve pilot olarak seçilen 10 okulda TEKNO-ÖNDER adı verilen teknoloji kulüplerinin kurulması. Bunun için ise ÖNDER’le birlikte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve T3 Vakfı elini taşın altına koyarak bir çalışma başlattı. Bu çalışmaya göre önce okullarda teknoloji kulüpleri kurulacak. Bu kulüplerin başında bir öğrenci başkan bir de kodlama eğitimi almış bir öğretmen olacak. Bu projenin nihai noktasını ise her okula bir kodlama ve robotik sınıfının açılması oluşturuyor.

Her ay bir söyleşi olacak
Yapılan çalışmanın ayrıntılarını aktaran Yasin Erol, kulüplerin TÜBİTAK’tan süreli yayınları talep edeceklerini ve bu yayınların düzenli olarak TÜBİTAK tarafından gönderileceğini söyledi. Bu şekilde bilim köşeleri oluşturulacağı bilgisini veren Erol, bu kapsamda ayrıca alanlarında uzman kişiler tarafından söyleşilerin de yapılacağını, her okulda her ay 200-300 kişinin katılacağı geniş katılımlı bu söyleşilerin düzenleneceğini aktardı. Bu kulüplerde bilim kafelerinin de olacağını ve burada bilim belgeselleri ve sinema filmlerinin izleneceğini belirten Erol, ayrıca oluşturulan akıl oyunları sınıfında da dama, satranç gibi oyunlar ile öğrencilerin rekabetçi zihinlerini de zinde tutmayı hedeflediklerini kaydetti.

İlk aşama eğitimcilerin eğitimi
Projede ilk olarak eğitimcilerin eğitileceğini belirten Yasin Erol, bu amaçla her okuldan bilişim alanında ya da temel bilimler denilen fizik kimya matematik alanında iki öğretmeni belirlediklerini söyledi. Bu çerçevede belirlenen isimlere, robotik kodlamanın nasıl yapılacağına dair müfredat aktarılacak. Yaklaşık olarak sıkıştırılmış programlarla 40 saatlik bir ders programıyla öğretmenlere bu yöndeki bilgiler yüklenmiş olacak. Eğitim başladıktan sonra da bu öğretmenler zaman zaman merkezlere davet edilerek bilgileri yenilenecek.

Dene Yap Atölyeleri kullanılacak
İstanbul genelinde 2’si ortaokul ve 8’i lise olmak üzere 10 okul belirlediklerini belirten Yasin Erol, bunu da henüz altyapısı oluşmamış, bu imkanlara ulaşamayan dezavantajlı okullardan belirlediklerini aktardı. Bugün bir robotik kodlama sınıfı oluşturmak için 50 ila 400 bin TL arasında değişken maliyetlerin ortaya çıktığının da altını çizen Yasin Erol, bu amaçla T3 Vakfı’na ait “Dene Yap Atölyeleri”nin olduğu lokasyonlardaki okulların belirlendiğini ve ilk eğitimlerin bu atölyelerde verileceğini kaydetti. Ancak plana göre, bu merkezlerdeki eğitim uzun süreli olmayacak, çünkü her okulun en kısa zamanda kendi robotik kodlama sınıfı ve akıl oyunları sınıfının olması hedefleniyor.

Türkiye’de teknoloji altyapısı oluşuyor
Türkiye’nin teknoloji konusunda geldiği noktayı da anlatan İstanbul Üniversitesi Teknokent Genel Müdürü ve ÖNDER Genel Başkan Yardımcısı Yasin Erol özetle şu bilgileri verdi: Türkiye’de teknoloji geliştirme kapasitesi altyapısı eğer sabredersek oluşuyor. Teknokentler sayesinde oluşturuyoruz, TÜBİTAK sayesinde oluşuyor, KOSGEB sayesinde oluşturuyoruz. Yetersizliğimiz tabi ki aşikar, ama şöyle düşündüğümüz zaman bugün San Francisco’da Slikon Vadisi’ndeki mantık başarıya ulaştığı yıllardan 50 yıl önce faaliyete geçmiş. 50 yıllık sabırlı bir yatırım döneminden bahsediyoruz. Öyleyse biz de ülke olarak aynı sabırlılıkla bu alanlarımıza bu tür yatırımlarımızı sabırla bıkmadan usanmadan yapmak zorundayız. Bizler de eninde sonunda ideal noktaya geleceğimize tam olarak inanmamız gerekiyor. Malum inanmak ve harekete geçmek başarmanın çok önemli unsurları. Ancak şuna inanıyorum ki onların 50 yılda geldikleri noktaya, bizler çok daha hızla gelebilme şansına sahibiz. Yeter ki zindeliğimizi hiç kaybetmeyelim.

70’e yakın teknokentimiz var
Türkiye’de ilk teknokent 1999 yılında ODTÜ’de kuruldu. İstanbul Üniversitesi Teknokenti 2012 yılında kuruldu. Türkiye’de teknokentlerin ortalama ömrü 10 yıl civarındadır. Ve şunu belirtmek gerekir ki; teknokentlerin temel yapı taşı teknoloji transfer ofisleridir. Biz teknoloji transfer ofislerini ülke olarak biraz geç kurmuş durumdayız maalesef. Teknoloji transfer ofisleri ülkemizde 2010 yılından sonra kurulmaya başlanmış. Ben o nedenle teknokentlerin gerçek doğum tarihini 2010 sonrasına koyuyorum. Dolayısıyla 2010 yılından sonra dünyaya gelmiş bir teknokent faaliyetinin bugün gelmiş olduğu mesafe fena bir mesafe değil. Şimdi her halükarda 70 e yakın teknokentimiz var. Bu teknokentlerde 10 bine yakın teknoloji firmamız AR-GE yapıyor. Biz bu farkı çok kısa sürede kapatacağız, çünkü bizden önceki deneyimlere, tecrübelere ve bilgilere de sahibiz.

Güvenli ödeme sistemlerinde varız
Onların 50 yılda aldıkları mesafeyi bugün biz 20 yılda alacağız. Güvenli ödeme sistemlerinde, kişi tanıma sistemlerinde, önemli biyoteknoloji alanlarında, kanser araştırma ve tanı kiti oluşturma alanlarında, yenilenebilir enerji sistemlerinde, güneş enerjisi fotovoltaik panellerinin odaklanma hücrelerinin yapımlarında ve insansız hava araçları dediğimiz savunma sanayiyle ilgili yapılan işlerde ülke olarak önemli mesafeler katettik. Yazılım konusunda Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nden aldığımız yazılımları artık kendi içimizde üretebiliyoruz. Adım adım ilerliyoruz. Visa ve Marter Card’ın alternatifi Türkiye’nin Milli Ödeme Yöntemleri (TROY) bizim teknokentimizde yani 7 yıllık bir teknokentte dünyaya geldi.

1 şirket için yaşatmaya değer
Sadece 1 faydalı çıktı için bile Teknoloji Geliştirme Bölgelerini desteklemeye ve yaşatmaya değer. Çünkü bu alanlarda ortaya çıkarılan 1 değerinin, yüksek teknolojik ürünler kategorisinde olduklarından dolayı ülkeye etki değeri son derece yüksek seviyede olacaktır. Apple, Google, Amazon gibi şirketler Amerika Birleşik Devletlerinde binlerce girişimin içinden çıkmış birkaç en başarılı girişimler olarak ön plana çıkmış ve bu girişimler çok milyar dolarlık hatta trilyon dolarlık değerlere ulaşmışlardır. Öyle ise bizler de doğru çıktıları alabilmek için, sabırla bu girişimleri desteklemek zorundayız ve ortaokul ve liselerimizden itibaren bu kapasitenin daha donanımlı hale gelebilmeleri için teknoloji üretimini önemseyen iklimi sürekli zinde tutabilmeli ve gereken desteği sonuna kadar vermeliyiz.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından firmaların yönetici kadroları için geliştirilen BTSO Akademi’de 2 ayda 12 eğitim programı düzenlendi. Uygulamalı girişimcilik eğitimlerinden bilişime; insan kaynaklarından satış ve pazarlama tekniklerine farklı alanlarda düzenlenen eğitimlere bin 500’ün üzerinde iş dünyası temsilcisi katıldı.

BTSO Akademi kapsamında düzenlenen eğitimler Oda üyelerine yeni ufuklar kazandırırken, firmaların yönetici kadrolarının kişisel gelişimlerine de büyük katkı sağlıyor. BTSO Akademi ile bugüne kadar 350’ye yakın eğitim programı düzenlenirken, bu eğitimlere katılanların sayısı 24 bini aştı. İş dünyasının talepleri doğrultusunda belirlenen eğitimler 2019 yılında da tüm hızıyla devam ediyor. Proje kapsamında başvurular akademi.btso.org.tr adresinden yapılırken, BTSO Akademi Projesi ile 2019’un ilk 2 ayında farklı alanlarda çok sayıda eğitim programı gerçekleştirildi.

FARKLI SEKTÖRLERE HİTAP EDEN EĞİTİMLER
BTSO Akademi kapsamında bu yılın ocak ve şubat aylarında ‘Türk Eximbank Kredi ve Sigorta Uygulamaları’, ‘Turizm Sektöründe Satış ve Pazarlama’, ‘Siber Güvenlik ve Farkındalık’, ‘İndirimli Kurumlar Vergisi’, ‘Başarılı Bir Gayrimenkul Danışmanı Olmanın Yolları’, ‘Asbestin Tehlikesi ve Yasal Sorumlulukları’, ‘Hoshin Kanri Hedeflerle Yönetim’, ‘İşletmelerin ve KOBİ’lerin Rekabet Edilebilirliği Programı (COSME)’, ‘Kuaför Sektörü Meslek Günleri’ ve İKAYDER ile birlikte düzenlenen ‘Dijital İnsan Kaynakları Zirvesi 2019’ programları gerçekleştirildi. Bu eğitimlerden 1.500’ün üzerinde iş dünyası temsilcisi faydalandı.

GİRİŞİMCİ EĞİTİMLERİ DEVAM EDİYOR
BTSO, KOSGEB ile birlikte düzenlenen ‘Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri’ne de devam ediyor. 2015 yılından bu yana düzenlenen ve bugüne kadar 1.000’e yakın girişimci adayını yetiştiren BTSO, bu yılın ocak ve şubat aylarında 2 girişimcilik eğitim programı düzenledi. Bu eğitimlerden de 50’ye yakın girişimci adayı faydalandı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştiren drama etkinlikleri lise ve üniversiteli gençlere kişisel gelişim desteği veriliyor.

Drama etkinleri ile gençlerin, motivasyon, özgüven, sınav stresini yönetme, karar alma, iletişim gibi güncel hayata dair kişisel gelişimlerine katkı sağlanırken, kendi beceri ve yeteneklerinin de ortaya çıkması sağlanıyor. Drama teknikleri ile inter-aktif hale getirilen eğitimler, katılımcılar için de oldukça neşeli geçiyor. Gerek Görükle Gençlik Merkezi gerekse lise öğrencilerinin kendi okullarında gerçekleştirilen 12 ayrı seminerde toplamda 1500 kişiye ulaşıldı.

Osmangazi Belediyesi, Kükürtlü’de öğrenci yurdu yapılması konusunda İlim Yayma Cemiyeti ile işbirliği protokolü imzaladı.

Eğitime destek ve gençlere yönelik hizmetler konusunda sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde olan Osmangazi Belediyesi, öğrenci yurdu inşası için yeni bir projeye imza attı. Kükürtlü’de yükseköğretim erkek öğrenci yurdu yapılmasına yönelik protokol, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ve İlim Yayma Cemiyeti Bursa Şube Başkanı Zeki Alemdar arasında imzalandı.

Sümbüllü Bahçe Konağı’nda gerçekleşen imza töreninde konuşan Başkan Dündar,

gençlerin milli ve manevi değerlerine sahip çıkan gençler olarak yetişmesi amacıyla eğitim çalışmalarına destek verdiklerini belirterek, “Bu protokolle, Kükürtlü’de öğrenci yurdu yapılmasına yönelik İlim Yayma Cemiyeti’nin çalışmalarına destek olacağız. Güzel bir işbirliği ile gençlerimizin barınacağı ve eğitim alacağı bir yurt binası kazandıracağız. Bu protokolün hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

İlim ve irfan yolunda gençler yetiştirme adına çalışmalar yaptıklarını ifade eden İlim Yayma Cemiyeti Bursa Şube Başkanı Zeki Alemdar da, “Vakıf olarak Kükürtlü’de yeni bir erkek öğrenci yurdu inşaatı çalışmalarına başladık. Bu projemizde Osmangazi Belediyemiz’in de desteğini alıyoruz. Bizden hiçbir zaman desteğini esirgemeyen Başkanımız Mustafa Dündar’a çok teşekkür ederim” diye konuştu.

Altınbaş Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Çocuk Üniversitesi kapsamında, ilköğretim çağı çocuklarına iletişimin temellerini anlatmak ve medyayı tanıtmak amacıyla İletişim Atölyesi gerçekleştirildi. Çocukların habercilik konusunda fikir sahibi olmalarını sağlama ve medya okuryazarlıklarına katkıda bulunmayı amaçlayan İletişim Atölyesi’nde medya ve işleyişine dair uygulamalı bilgiler veriliyor.

İletişim Atölyesi hakkında bilgi veren Altınbaş Üniversitesi Ar. Gör. Rüya Yüksel, atölyede çocuklara medya ve özellikle gazete üzerine temel bilgileri aktardıklarını belirtti. Verdikleri temel bilgilerin ardından çocuklarla birlikte bir gazete hazırladıklarını da anlatan Yüksel, şu bilgileri paylaştı: “Çocuklar beş farklı temadaki sayfaları hazırlamak üzere gruplara ayrılıyorlar. Bu sayfalar, Sağlık, Spor, Kültür-Sanat, Bilim ve Çevre sayfaları. Her bir grup ilgili sayfanın editörlüğünü yapıyor. Her bir grupta, temasına uygun olarak dağıtılan dergiler ve günlük gazetelerden haberler seçerek sayfalarında hangi haberlerin olacağına, manşete hangi haberi koyacaklarına ve diğer haberlerin dizilimine sayfa editörleri olarak çocuklar birlikte karar veriyorlar. Seçtikleri haberleri kesip kendilerine verilen bir A3 sayfası üzerine yerleştirerek sayfalarını tasarlıyorlar.”

Gazetelerinin adı “Defter”
Atölye çalışmaları sonunda çocuklar toplam 8 sayfalık ‘Defter’ adını verdikleri bir gazete çıkarmış olacaklar. Manşeti, tematik sayfaları ve güncel haberleri yanında çocuklara kitap önerileri yapılan kitap bölümünün de bulunacağı gazetede, minik gazetecilerin her birinin isimleri gazete künyesinde editör olarak yer alacak. Hazırlanan ‘Defter’ Gazetesi, çocukların öğretmenleri ve velileri ile e-posta yoluyla paylaşılacak.

Atölye Koordinatörü Ar. Gör. Rüya Yüksel, atölye ile çocukların medyada bir haber okuduklarında o haberin nasıl yazıldığı ve gerçekleştiğine dair bir fikirlerinin olacağını belirerek, “Haberin kaynakları, 5N1K öğeleri üzerinden haberde verilen ve verilmeyen bilgilerin farkında olacaklar. Bu da hem gerçek haberi ayırt etme konusunda gelişmelerini sağlayacak hem de yalnızca medya içeriği tüketicisi olmalarından ziyade eleştirel bir medya okur yazarı olmalarına katkı sağlayacak” diye konuştu.

“Gazeteciliği öğrendim”
Defter adını verdikleri gazetelerini hazırlayan minik haberciler, atölye çalışmaları hakkındaki görüşlerini şöyle dile getirdiler:

Ecrin Cebecioğlu/ Osman Zeki Üngör İlkokulu, 4. Sınıf öğrencisi: “Haber hazırladık. Çevre sayfası için çevreyle alakalı fotoğraflar seçip koyduk. Sıralama aşamasına geçtik. Sonra kestiğimiz kâğıtları yapıştırdık. Benim günüm eğlenceli geçti. Güzel bir gündü, kendimi iyi hissettim. En çok ilgimi çeken şey sunumda panoda gösterilen gazete sayfaları oldu.”

Rüzgâr Koştu/ Osman Zeki Üngör İlkokulu, 4. Sınıf öğrencisi: “Muhabirleri öğrendim, editörleri öğrendim, gazetedeki iş bölümünü öğrendim. Dahası gazeteciliği öğrendim. Günüm eğlenceliydi, güzel geçti. En çok ilgimi çeken muhabirlerdi, onların yaptığı işti. Kendimi güzel hissettim, eğlenceliydi. Gazetedeki iş bölümü biraz ilginç geldi bana, ilgimi çekti.”

2005’ten beri dil eğitiminin gerektirdiği imkânlara koşulsuz erişimin destekçiliğini yapan, önyargıya, ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı dilsel ve kültürel çeşitliliği savunan ve dil laboratuvarları kuran SEYEV; Hakkari’de Vali Orhan Işın İlk ve Ortaokulu’na verdiği desteklerle birlikte daha çok büyümeyi ve eğitimin önemini vurguladı.

Seda Yekeler Eğitim Vakfı (SEYEV) Kurucusu ve Başkanı Seda Yekeler, Hakkari Valisi İdris Akbıyık’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Akbıyık, Seda Yekeler ile bir süre görüşerek Hakkari’de eğitime verdikleri desteklerden dolayı teşekkür etti. Ziyaret sırasında SEYEV’in sosyal sorumluluk projelerine devam edecekleri üzerine yeni projelerle ilgili çalışmalar konusunda istişarede bulunuldu.

SEYEV’in de desteği ile yenilenen Vali Orhan Işın İlkokulu ve Ortaokulu ziyaretinde ise İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Gür rehberliğinde öğretmenlerle yabancı dil edinimi üzerine sohbet edildi.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ve üniversite yöneticileri, Batı Trakya’yı ziyaret ederek bölgede yaşayan Türk yöneticiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi.

Bursa Uludağ Üniversitesi yönetimi, Batı Trakya’daki Türk gençleri ile de bir araya geldi. Gümülcine ve İskeçe’yi ziyaret eden BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Yüce ve Prof. Dr. Eray Alper ve Uludağ Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (USEM) yöneticileri, bölgede yaşayan Türk yöneticiler ve farklı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle görüştü. BUÜ heyetinin ziyaretlerinde karşılıklı değer üretecek işbirliği alanları konusunda fikir alışverişi gerçekleştirildi.

KARDEŞLERİMİZE KAPILARIMIZ SONUNA KADAR AÇIK
İlk olarak Türkiye Cumhuriyeti Gümülcine Başkonsolosu Murat Ömeroğlu tarafından ağırlanan BUÜ heyeti, üniversitede yapılan çalışmalar hakkında Başkonsolos Ömeroğlu’na bilgiler verdi. Batı Trakya Türkleri için yapılabilecek çalışmalar hakkında görüşlerini aktaran Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay; “Batı Trakya bizim millet olarak yıllardır hassas olduğumuz ve özen gösterdiğimiz konuların başında gelmektedir. Bu anlayışla Üniversitemiz bünyesinde Balkan Araştırmaları Merkezi’ni (BALKAM) kurduk. Sınırlarımız ötesinde yaşayan tüm soydaşlarımızın her zaman kalbimizde ve başımızın üstünde yeri vardır. Bursa Uludağ Üniversitesi olarak kardeşlerimize kapılarımız sonuna kadar açıktır. Akademisyen ve öğrenci değişim programlarının yanı sıra Yabancı Öğrenci Sınavı ile de bu bölgeden öğrencilerimizi almaya devam ediyoruz. Batı Trakya’da yaşayan kardeşlerimiz için üniversite yönetimi olarak elimizden gelen tüm desteği vermeye her zaman hazırız” diye konuştu.

Rektör Ulcay, ziyaretin gerçekleştirilmesinde katkıda bulunan Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi Yönetimi ve Join Tour yöneticilerine de teşekkür etti. Rektör Ulcay, Batı Trakya davasına katkı sağlamak ve bölgede yaşanan sorunlara çözüm önerileri önümüzdeki günlerde ilgili resmi kurumların ve sivil toplum örgütlerinin de katkısıyla bir Balkan Çalıştayı da gerçekleştirmeyi planladıklarını açıkladı.

GÜMÜLCİNE VE İSKEÇE’DE ZİYARETLER
BUÜ heyeti bölge programı kapsamında Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Ahmet Aydın, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Dr. Hüseyin Baltacı, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Necat Ahmet, Gümülcine Türk Gençler Birliği Eğitim Koordinatörü Dr. Koray Hasan, Batı Trakya Azınlığı Kültür ve Eğitim Şirketi (BAKEŞ) Başkanı Ahmet Hacıosman ve Yönetimi, İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete ile de görüşmeler gerçekleştirdi. Ziyaretlerin son kısmında Gümülcine ve İskeçe’de yaşayan öğrenciler ve Türk esnaflarla da bir araya geldi.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et