Anasayfa MANŞET

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Büyükşehir Belediyesi’nin çevre konusundaki hassasiyetine dikkati çekerek, kentte enerji verimliliği bilincinin, eğitim ile sağlanacağını belirtti.

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen ‘38. Enerji Verimliliği Haftası ve Yeşil Karne Projesi Tanıtım Toplantısı’, Tayyare Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Büyükşehir Belediyesi’nin çevre hassasiyetine dikkati çektiği konuşmasında, “Anayasamızın 56. maddesinde ‘Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir’ ifadesi yer alıyor. Bu doğrultuda çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi konusunda hem devlete hem de vatandaşlara görevler düşüyor. Herkes bu konuda duyarlı olmalı, “Sadece benim atığımı toplamamla bir şey olmaz” dememeli ve çevremize gereken değeri vermeliyiz” diye konuştu.

Eğitmenlerin emeği değerli
Bursa’da okullarda öğrencilerin su ve enerji verimliliği, sıfır atık konularında bilgilendirilmesi ve uygulamada başarılı olan okulların da yılsonunda ‘Yeşil Karne’ ile ödüllendirilmesi için Büyükşehir Belediyesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında ‘Yeşil Karne’ protokolü imzalandığını hatırlatan Başkan Aktaş, bu konuda çok yoğun bir çalışma yapıldığını kaydetti.

Protokol ile ilkokul 3. ve 4. sınıflardan yaklaşık 50 bin öğrenciye enerji verimliliği ve çevre bilincinin arttırılmasına yönelik eğitimler verileceğinin vurgulandığı toplantıda, Başkan Aktaş, “Eğitimlerde çocuklarımıza su ve enerji tasarrufu, doğal kaynakların daha verimli kullanılması, oluşan atık miktarının azaltılması ve geri dönüşüm konularında bilinç oluşturulması sağlanacak ve bu çerçevede ‘Yeşil Karne’ projesi uygulanacak. Bu konuda eğitimcilerimizin emeği ve katkısı çok önemli. Çünkü çocuklarımıza enerji verimliliği ve eldeki kaynakların korunması bilincinin verilmesinde sorumluluk taşıyorlar” dedi.

“Kaynak verimliliği önemli”
Yeşil Karne projesi içinde yer alan ve tüm Türkiye’de başlatılan ‘Sıfır Atık Projesi’ için Bursa’daki okullarda ve Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinde çalışmalara hız verildiğini kaydeden Başkan Aktaş, “Nüfus ve tüketimin hızla artması ve kaynakların sınırlı olması nedeniyle israfın önlenmesi büyük önem taşıyor. Bu proje ile okullarda kağıt, karton, cam, plastik, metal atıkları, atık pil, bitkisel atık yağların yanı sıra organik atık, yemek ve ekmek artıkları gibi tüm atıklar kaynağında ayrı biriktirilecek ve geri dönüşümü sağlanacak. Yeşil karne projesi ile okullarımızda su ve enerji tasarrufu ile sıfır atık bilincinin oluşturulması, israfın önlenerek sınırlı olan doğal kaynaklarımızın korunması ve oluşan atık miktarının en aza indirilmesi sağlanacak. Eldeki kaynakları ne kadar verimli kullandığımız çok önemli” diye konuştu.

Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger de ‘Yeşil Karne’ projesinin Bursa için güzel bir uygulama olacağına inandığını söyleyerek, “Enerjiyi doğru zamanda, doğru yerde, doğru hedef ve ilkelerle kullanmalıyız. Enerjinin amacına uygun kullanımı önemli” diyerek, uygulamanın Bursa’ya değer katacağını belirtti.

Küçük adımların faydası büyük
Enerji Verimliliği Derneği (ENVERDER) Bursa Şube Başkanı Mustafa Uysal, Bursa’da refah seviyesinin artmasıyla çevre ve enerji verimliliği konularında da duyarlılığın arttığına değindi. ENVERDER’in kuruluş sürecini ve başarılı faaliyetlerini de anlatan Uysal, enerji verimliliği ve çevre odaklı çalışmalarından dolayı Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, “Bugün atılan küçük adımlar, gelecekte, bu ülkenin hedeflediği noktaya ulaşmada büyük önem taşıyacak. Bu durum da ancak eğitimle, gençlerin ve çocukların konuyla ilgili doğru bilinçlenmeleri ile mümkün olacaktır. Türkiye enerji verimliliği alanında çok hızlı mesafe kat etti. Türkiye’de enerjiyi doğru kullanırsak dışa bağımlılığımız da kalmayacak” dedi.

Enerji verimliliğinin önemini vurgulayan Uysal, Bursa’nın enerji verimliliği ve tasarruf konularında en bilinçli kentlerden biri olduğunu ifade etti.

‘Sıfır Atık’ seferberliği
Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Nalan Fidan, ‘Sıfır Atık Projesi’nin, ‘duyarlı tüketici’ duygusuna sahip olunması ile tasarruf ve ekonomik kazanç sağlanması hedeflerini taşıdığını söyledi. Fidan, Bursa ve Büyükşehir Belediyesi’nde yürütülen çalışmaları da örneklediği sunumunda, “1 ton plastik poşetin üretimi ortalama 220 TL’dir. Ancak 1 ton plastik poşeti geri dönüştürmek ise 26 bin TL’ye mal oluyor” diyerek, plastik poşet kullanımının önlenmesi gerekliliğine dikkati çekti. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde geri dönüşümle ilgili personele yönelik eğitimler verildiğini de sözlerine ekleyen Fidan, konuşmasını, ‘Sıfır Atık projesi sıfırdan başlar’ ve ‘Sıfır atıkla güzel bir gelecek hazırla’ cümleleriyle noktaladı.

Çocuklar bilinçleniyor
Bursa İl Enerji Yönetim Birimi İl Enerji Yöneticisi Levent Yazıcı ise ‘38. Enerji Verimliliği Haftası’nın önemini vurguladı. Yazıcı, ‘Yeşil Karne Projesi’nin detaylarını anlattığı sunumunda, çocukların enerji verimliliği konusunda bilinçlendirilmesi, enerji ve su tasarrufu sağlanmasına katkı konması ve ülke ekonomisine katkı sağlanması gibi hedeflerle önemli bir projenin gerçekleştirildiğini kaydetti.

Başkan Aktaş, programın sonunda katılımcılara, enerji yöneticisi belgelerini verdi. Mustafakemalpaşa İbn-i Sina Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda öğrencilerin atıklarla ürettikleri ürünlerin sergisi de büyük ilgi gördü. İbn-i Sina Özel Eğitim öğrencileri, atıklardan elde ettikleri ürünleri protokol üyelerine hediye etti.

Bursa’daki öğrencilerin enerji verimliliği konusunda bilgilendirilmesini ve uygulamada başarılı okulların yılsonunda ‘Yeşil Karne ile’ ödüllendirilmesini içeren protokol, israfın önlenmesi, doğal kaynakların daha verimli kullanılması, oluşan atık miktarının azaltılması, etkin toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüştürülmesi gibi konularda öğrencilerin bilinçlendirilmesini sağlayacak. ‘Yeşil Karne’ projesi kapsamında başarılı olan okullar, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde mevcut ‘evep16 enerji verimliliği portalı yazılım programı’ üzerinden, değerlendirme kriterlerine göre belirlenecek. Eğitim öğretim yılı sonunda Yeşil Karne alan okullara plaket ve benzeri ödüller verilecek ve öğrencilerin çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerden faydalanmaları sağlanacak.

Söz konusu çocuklar olduğunda eğitimi ve geleceği için en iyisini istiyor ve yatırımlarımızı ona göre yapıyoruz. Ancak önemli bir konuyu atlıyor ve çocuklara ileride zorlanacakları bir yük bırakıyoruz. Hayatın her alanını şekillendiren ve kariyerlerinin olmazsa olmazı; yabancı dil eğitimi… Çocuklar için en iyi yatırım aracının dil eğitimi olduğunu vurgulayan Berlitz Dil Okulları Müdürü Çağdaş Kardaş, erken dönemde kazandırılan dil eğitiminin avantajlarını anlatıyor.
Çocukların beyni daha esnek ve uyumlu

Yetişkinlerin en çok zorlandığı, çocuklarınsa keyifli bir şekilde öğrendiği aktivite, dil öğrenmedir. Çocukların yeni bir dil öğrenmedeki bu yatkınlığı yapılan çeşitli araştırmalarla da doğrulanmıştır. Aynı zamanda erken dönemde başlayan dil eğitiminde çocukların yetişkinlere oranla çok daha iyi telaffuz yeteneğine sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Tüm bu yakınlığın arkasında yatan sebep ise çocukların beyninin çok daha esnek olması ve yeni bir dile daha kolay uyum sağlamasıdır.

Çocuklar dil öğrenirken daha cesur
Aynı zamanda zihinleri kendi anadilleriyle ilgili tamamen dolu olmadığından kurallardan bağımsız olarak rahat bir öğrenme süreci geçirirler. Çünkü dili duyarak, tekrarlayarak ve taklit ederek öğrenirler. Öğrendikleri her şey beynin ana bölgesine kaydedilir. Bu durum öğrenme sürecini çok daha kısa hale getirir. Diğer bir sebep ise belki de en etkilisidir. Çocuklar yetişkinlere oranla daha cesurdur. Çünkü öğrenirken kaygı veya panik hissetmezler ve hata yapmaktan korkmazlar.

Erken yaşta dil öğrenmenin birçok avantajı var!
•En önemli avantajı, global bir köye dönüşen dünyanın evrensel dili İngilizceyi küçük yaşta öğrenmesi olacaktır. Bu durum çocuğunuzun hayata bir sıfır önde başlamasını sağlar.
•Daha aktif bir öğrenme süreci olduğundan beyin gücünü arttırır ve beyni etkin bir şekilde kullanmayı öğretir.
•Bu durum diğer derslerindeki performansını da olumlu etkiler
•Öğrence sürecini bir zorunluluk gibi görmeyeceğinden çok daha eğlenceli bir şekilde yabancı dil öğrenir.
•İlerleyen dönemlerde yapılacak İngilizce sınavlarında çok daha başarılı olur.

Peki, nasıl öğretilmeli?
Çocuğunuzun geleceğine yatırım yapmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken ona yabancı dil eğitimi sağlamalısınız. İyi bir yerde doğru metotlarla alacağı dil eğitimi, öğrenme sürecinde çok daha faydalı olacaktır. Berlitz Dil Okulları, mevcut sistemin aksine teoriye değil konuşmaya ağırlık vererek pratik temelli bir eğitim anlayışı ortaya koyar. Öğrenci merkezli ve proje bazlı eğitim sayesinde öğrenciler hem birbirleriyle hem de ana dili İngilizce olan öğretmenleriyle sürekli olarak etkileşim içinde olur. Okul Sonrası İngilizce metodu sayesinde öğrenciler okul çıkışında yapılan derslerde oyunlar, etkinlikler ve projelerle not kaygısı olmaksızın İngilizce becerilerini bir bütün halinde geliştirir.

Eğitimin yanı sıra öğrenmeyi keyifli hale getirin
Çocuklarda İngilizce eğitimini bir zorunluluktan çıkarıp eğlenceli aktiviteye dönüştürebilirsiniz. Bunun için;
Dili İngilizce olan çizgi filmler seyrettirebilir,
Seviyesine ve yaşına uygun hikaye kitapları edinebilir,
Tablet ve telefonlarda rahatlıkla oynayabileceği İngilizce öğretmeye yönelik oyunlar oynatabilir,
İngilizcesini geliştirecek oyunları beraber oynayabilir,
Yaşına ve seviyesine uygun İngilizce şarkılardan faydalanabilir,
Öğrendiklerini tekrar etmesini sağlayabilir,
Her gün yeni bir kelime öğrenmesi için kelime kartlarından yararlanabilirsiniz.

Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 11.’si düzenlenen Genç Star Liseler Arası Müzik Yarışması’nın finali yapıldı. Birbirinden yetenekli gençlerin kıyasıya mücadele ettiği yarışmada dereceye giren öğrencilere ödüllerini Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar verdi.

Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde gençlerin önünü açmak ve sesini duyurmak isteyen genç yeteneklere destek olmak amacıyla bu yıl 11’ncisi düzenlenen Genç Star Liseler Arası Müzik Yarışması, muhteşem bir final gecesine sahne oldu. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Osmangazi Salonu’nda gerçekleştirilen ve sunuculuğunu Mert Ruscuklu’nun yaptığı yarışmanın finalinde 32 okul, 4 farklı kategoride birincilik için mücadele etti. Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği ve Pop Müziği dallarında sahneye çıkan liseli gençler, müzik alanında tüm yeteneklerini ortaya koyarken, gerek seslendirdikleri eserler, gerekse kullandıkları enstrümanlarla jüri ve izleyenleri kendilerine hayran bıraktı.

DÜNDAR: “GENÇ MÜZİSYENLER İÇİN FIRSAT”
Yarışmanın final gecesine katılarak gençlere destek olan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, “Osmangazi Belediyesi olarak geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz için birçok hizmet ve yatırımlarda bulunuyoruz. Eğitimi önemseyerek, ciddi katkılar sağlıyoruz. Fiziki olarak binalara desteğimiz ile birlikte bu binaların içerisinin daha aktif hale gelmesi için çeşitli organizasyonlar düzenliyoruz. Bursa sınırlarını aşan uluslararası nitelikte kültürel ve sosyal faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Liseler Arası Müzik Yarışmamız da geleneksel hale getirdiğimiz organizasyonlarımızdan. Bu yarışmada derece alan gençlerimiz, iki yıl arka arkaya İtalya’da dünya birincisi oldular. Büyük mutluluk duyarak ilerlediğimiz bu yolda gençlerimizin önünü açacak bu fırsatları vermeye devam edeceğiz. Çünkü bizler, her yönüyle yetişmiş, gelişmiş ve geleceğe güvenle bakabileceğimiz bir nesil yetiştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Başkan Dündar, jüri üyeleri Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. İsmail Göğüş, Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersen Varlı, Cumhurbaşkanlığı Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Sanatçısı Dilek Türkan, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası Sanatçısı Mert Kocaeli ve Youtube Türkiye Müzik Koordinatörü İrsel Çivit’e de katkılarından dolayı teşekkür etti.

Yarışmanın birincilerini seçmekte oldukça zorlanan jüri üyelerinin yaptıkları değerlendirme sonucunda 11 okulun yarıştığı Türk Halk Müziği dalında en iyi erkek solist kategorisinde Mehmet Halit Baki Anadolu Lisesi, en iyi kız solist kategorisinde 6 Nisan Anadolu Lisesi, en iyi orkestra kategorisinde ise Roda Anadolu İmam Hatip Lisesi birinciliği elde etti. Bunun yanı sıra 6 okulun yarıştığı Türk Sanat Müziği dalında en iyi erkek solist kategorisinde Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, en iyi kız solist kategorisinde de Orhangazi Anadolu Lisesi birinciliğe layık görüldü.

POP MÜZİK DALINDA İKİ BİRİNCİLİK
Büyük çekişmeye sahne olan Pop Müzik dalında 14 okul yarışırken, en iyi erkek solist kategorisinde birinciliği Özlüce Anadolu Lisesi elde etti. Aynı zamanda en iyi kız solist kategorisinde Özel Tan Anadolu Lisesi ile 3 Mart Halil Güleç Fen Lisesi birinciliği paylaşırken, en iyi orkestra kategorisinde aynı puanı alan Özel Tan Anadolu Lisesi ve Bursa Anadolu Kız Lisesi birinci oldu.

Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Pop Müzik dallarında 8 okulun boy gösterdiği solo enstrüman kategorisinde de gitar performansı ile 6 Nisan Anadolu Lisesi birincilik başarısını elde etti.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 3 ay önce hayata geçirilen uygulama kapsamında mesleki ve teknik Anadolu liselerinde üretilen ilk ahşap oyuncakları Gökkuşağı Özel Eğitim Okulundaki öğrencilere hediye etti.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, eşi Rana Selçuk ile Bakan Yardımcısı Mahmut Özer ve eşi Nebahat Özer, engelli çocuklarla genel eğitimdeki çocukların kaynaştırma eğitimi aldığı Milli Eğitim Vakfı (MEV) Gökkuşağı Özel Eğitim Okulunu ziyaret etti.

Ziyarette Bakan Selçuk, 2018´in ekim ayında mobilya ile dekorasyon alanında üretim yapan ve pilot olarak belirlenen mesleki ve teknik eğitim kurumlarında başlatılan uygulama kapsamında üretilen ilk ahşap oyuncakları serebral palsi hastası çocukların da bulunduğu öğrencilerle buluşturdu.

Ziyaretinde kendisini büyük bir sevinç ve heyecanla karşılayan öğrencilerle vakit geçiren, verdikleri mini konserlere eşi Rana Selçuk´la eşlik eden, sınıf ve atölyeleri gezen Selçuk, öğrencilerin el emeği göz nuru projelerini de titizlikle inceledi. Ahşap oyuncaklara kavuşmanın mutluluğunu yaşayan öğrenciler de Bakan Selçuk´la fotoğraf çektirdi.

“Ülkemizin çok ciddi anlamda ahşap ve sağlıklı oyuncak ihtiyacı var”
Bakan Selçuk, ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, çocuklar açısından oyunun ve oyun temelli eğitimin önemine dikkati çekti. Selçuk, “Ülkemizin çok ciddi anlamda bir ahşap oyuncak, sağlıklı oyuncak ihtiyacı var. Medyada birçok kez sağlıklı olmayan oyuncakların ne tür zararlar verdiği konusunda açıklamaları görüyoruz. Biz buna tedbir olarak kendi meslek liselerimizde, kendi oyuncaklarımızı sağlıklı şekilde üretelim istiyoruz. Ama bunu sadece okullarda üretmekle kalmayıp bir ekosistem kurmaya da çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hedef dünya pazarı
Bakan Selçuk, ahşap oyuncakları öncelikli olarak ihtiyaç duyulan ilkokullar, ortaokullar, liseler gibi alanlara temin etme konusunda bir tedarik zinciri oluşturduklarını anlatarak, “Daha sonra da bunun çok daha büyük şekilde kamuoyuna yönelik üretilmesi planlanıyor. En sonunda da uluslararası ihracat noktasında da ahşap oyuncaklarımızın tasarımı, tasarımdan üretime doğru, üretimden de girişimcilik modelleriyle bunun yaygınlaştırılmasını hedefleyen bir çalışmamız var.” diye konuştu.

“Okullarımız üretimin merkezi olsun istiyoruz”
Konuyla ilgili projenin başlatıldığını, ilgili protokollerin imzalandığını anımsatan Selçuk, şu değerlendirmede bulundu: “Projenin başlatılmasının hemen ardından pilot olarak belirlenen mesleki ve teknik Anadolu liselerinde ahşap oyuncak üretimine başladık. Yani sadece bir niyet veya temenni olarak yapmıyoruz, bunu bütün süreçlerini tamamlayarak, üretim ve hatta ilerde pazarlaması ve satışı konusunda da yeni modeller oluşturmak suretiyle. Artık okullarımız üretimin merkezi olsun, mesleki ve teknik liselerimiz hayatın merkezi olsun istiyoruz. Bunun için de somut tedbirlerimizi alıyoruz.” Ahşap oyuncakların yerli üretim oluşuna dikkati çeken Selçuk, “Üretilen oyuncaklar sağlıklı oyuncaklar. Çocuklarımızın zekâ, kişilik, sosyal ve duygusal gelişimi için oyun ve oyuncak meselesi en birinci konumuz.” diye konuştu.

Yüzde 100 yerli ve sağlıklı üretim
Millî Eğitim Bakanlığınca Türkiye´de ihtiyaç duyulan ve büyük oranda ithal edilen ahşap oyuncakların tasarımı ve üretimi ile ilgili önemli bir adım atıldı. Ekim 2018´de mobilya ve dekorasyon alanında üretim yapan mesleki ve teknik eğitim kurumlarında ahşap oyuncak üretimini başlatan Bakanlık, uygulama için Ankara, İstanbul, Bursa ve Balıkesir´i pilot iller olarak belirledi. Bu illerdeki mesleki ve teknik Anadolu liselerinde üretilen ilk ahşap oyuncaklar, MEV Gökkuşağı Özel Eğitim Anaokulu İlkokulu Ortaokulunda eğitim alan öğrencilerin de yüzünü güldürdü.

Öte yandan Millî Eğitim Bakanlığınca Türkiye´de ahşap oyuncak üreten sektör temsilcileri ile 2018´in Ekim ve Aralık aylarında yapılan Ahşap Oyuncak Sektörü İstişare Toplantıları´nın bu yıl 3 ayda bir tekrar edilmesi planlanıyor.

Okul öncesi eğitimde çocukların gelişimini destekleyici ahşap oyuncak ve zekâ materyalleri tasarımını gerçekleştirecek Ar-Ge birimi de oluşturan Bakanlık, geliştirilen ürünleri, bu yıl kurulmaya başlanacak “tasarım ve beceri atölyeleri”nin zenginleşmesi için kullanmayı hedefliyor.

Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa’nın farklı mahallelerinde ev hanımlarına yönelik ücretsiz olarak düzenlenen Bursa Mobil Eğitim Projesi (BUMEP) kapsamında 3 bin 524, Bursa Engelsiz Mobil Eğitim Projesi (BENMEP) kapsamında da 776 kişiye sertifikaları, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş tarafından törenle takdim edildi.

Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal sorumluluk hizmetlerinden BUMEP ve BENMEP, binlerce insana nitelikli iş gücü kazandırmaya devam ediyor. Özellikle ev hanımlarının bilgiye daha rahat ulaşabilmeleri ve çocuklarının eğitimine katkı sağlayabilmeleri hedefiyle gerçekleştirilen BUMEP projesinden faydalanan 3 bin 524 kursiyer ile Türkiye’de ilk kez engelli vatandaşlara yönelik olarak gerçekleştirilen BENMEP projesinden faydalanan 776 kursiyer, katılım belgelerine kavuştu. Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda sürdürülen projenin Nisan 2018-Ocak 2019 eğitim dönemi katılım belgesi dağıtım töreni, Atatürk Kongre Kültür Merkezi (Merinos AKKM) Osmangazi Salonu’nda yapıldı. BUMEP ve BENMEP projesi tanıtım filmi gösterimiyle start alan program öncesinde, Büyükşehir Belediye Orkestrası sanatçıları davetlilere mini bir konser de verdi.

Törene katılarak kadın ve engellilerin mezuniyet sevincine ortak olan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, bilgi ve teknolojiye ulaşmada oluşan açığı kapatmak ve toplumun bu yöndeki ihtiyacını karşılamak amacıyla hizmete alınan proje kapsamında 2011 yılından bu yana 78 bin 823 kişiye ulaşıldığını hatırlattı. BUMEP’in Bursa genelinde 65 eğitim dönemini geride bıraktığını, 12 eğitim aracı ile birlikte halen faaliyetine devam ettiğini vurgulayan Başkan Aktaş, “Projemiz hizmete alındığı tarihten bu yana merkez ilçeler ve Mustafakemalpaşa, İnegöl, İznik, Orhangazi, Karacabey ve Yenişehir’de eğitimler verdi. Keles, Büyükorhan, Harmancık ve Orhaneli’ye de önümüzdeki dönemlerde bu hizmetin götürülmesini planlıyoruz” dedi. BUMEP projesinin bir eğitim yılı içerisinde 9 farklı dönemi kapsadığını, her 3 dönem sonunda başarılı kursiyerlere sertifikalarının verildiğini kaydeden Başkan Aktaş, “Bugün Nisan 2018-Ocak 2019 dönemleri arasında eğitimlerini tamamlayıp belge almaya hak kazanan 3 bin 524 kursiyerimize sertifikalarını teslim ediyoruz. Ayrıca kurs bitiminde yapılan sınavda 80 ve üzeri puan alan kursiyerlere de çekiliş ile akıllı telefon, tablet ve laptop hediye ediyoruz” diye konuştu.

Eğitim yolculuğuna 2013 yılında başlayan BENMEP projesi ile de Bursa genelinde 16 bin 37 engelli vatandaşa ulaşıldığını söyleyen Başkan Aktaş, 2013-2019 yılları arasında 13 farklı ilçede 91 farklı eğitim noktası ile toplam 3 bin 81 kişinin bu eğitimlerden yararlandığını ifade etti. BENMEP projesi ile bugüne kadar merkez ilçelerin yanında Mustafakemalpaşa, İnegöl, Karacabey, Yenişehir ve İznik ilçelerinde programlar düzenlendiğini kaydeden Başkan Aktaş, “BUMEP-BENMEP eğitim araçlarında temel bilgisayar eğitimi dışında bilgisayarlı muhasebe alanında eta, logo, mikro ve grafik tasarım programları anlatılıyor. Projemizin uygulama yapmayı düşündüğü ilçeler arasında Keles, Orhaneli, Büyükorhan ve Harmancık da bulunuyor. Bugün eğitimlerini başarıyla tamamlayan 776 kursiyerimize belgelerini teslim ediyoruz. Sertifika almaya hak kazanan tüm kursiyerlerimizi tebrik ediyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Programda kursiyerler, mahallelerine giden hizmetler nedeniyle Başkan Aktaş’a teşekkür etti. Törenin sonunda Başkan Aktaş, kursiyerlere katılım belgelerini vererek, günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi. Programda ayrıca, yapılan çekilişle şanslı kursiyerlere akıllı telefon, tablet ve laptop gibi hediyeler takdim edildi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen huzur sohbetleri etkinliğinde lise öğrencilere zarafet, etkili iletişim ve kişisel gelişim konularında eğitim verildi.

Büyükşehir Belediyesi’nin huzur sohbetleri etkinliği Gazeteci Sami Özey ve Zarafet Uzmanı Selda Boztepe’yi Fethiye Dörtçelik İmam Hatip Lisesi ile Yeşil Devlet Hatun Kız İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle buluşturdu. Seminerde öğrencilere eğitim hayatında doğru adım atmanın yolları, sorunsuz sosyal iletişim, çevreyle yapıcı etkileşim, doğru duruş ve yürüyüş, nezaket kuralları ve topluluk önünde kendini ifade edebilme konularında bilgiler aktarıldı.

Zarafetin bir sanat olduğunu söyleyen Gazeteci Sami Özey, eskiden önem atfedilen zarafetin günümüzde de git gide değer kazandığını ifade etti. Özey, seminerin katılımcılara güçlü iletişim ve kendine güvenme ile eğitim ve sosyal hayatta başarıya taşıyacak kimlik oluşturma hedeflerini kazandırdığını anlattı.

İletişim ve Zarafet Uzmanı Selda Boztepe ise beden dilinin doğru kullanımı, iletişimde ses tonunun önemi ve selamlaşma adabı konularında bilgiler verdi. Bir insanın konuşması, davranışı ve bakışıyla zarafet sanatını icra ettiğini söyleyen Selda Boztepe, samimi bir iletişim için nazik davranmak gerektiğini, karşı tarafın bu konuda ne düşündüğünün önemli olmadığını belirtti. Kişisel bakımın bir ortam için önemli olduğunu vurgulayan Boztepe, insanların görünüşüyle karşılanıp, bilgi ve kültürüyle uğurlandığını dile getirdi.

Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencileri, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’ni gezdi. Öğrenciler, derslerde öğrendikleri Bursa’nın fethini, panoramik resim üzerinde görsel olarak inceleme fırsatı buldu.

Osmangazi Belediyesi tarafından şehre kazandırılan dünyanın tam panoramik en büyük müzesi Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, mimari ve sanatsal güzelliklerinin yanı sıra öğrencilerin eğitimi açısından da değer taşıyor. İlk, orta ve lise öğrencilerinin yanı sıra üniversite öğrencileri de Fetih Müzesi’ne gelerek, Bursa’nın fethinin tasvir edildiği panoramik resim ile Bursa’da medfun bulunan 6 Osmanlı Sultanı’nı ve Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarının önemli olaylarının resmedildiği 16 tabloyu görme fırsatı buluyor. Fetih Müzesi’nin son misafirleri olan Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencileri, Fetih Müzesi’ni gezerek, hem Bursa’nın fethini hem de Osmanlı’nın ilk döneminde yaşam tarzı, ordu, ve halk hakkında bilgi sahibi oldu.

“BURSA’YA YAKIŞAN BİR ESER OLMUŞ”
Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Basri Öcalan, Fetih Müzesi’ni proje aşamasından itibaren yakından takip ettiğini belirterek, “Bursa’ya yakışan bir eser olmuş. Bursa’da yaşayan veya Bursa’ya gelen herkese müzeyi gezmesini tavsiye ediyorum. Müzenin kubbe bölümüne çıktığınızda sanki Bursa’nın fethi gününü yaşıyorsunuz. Uludağ’daki manastırlar, Balabanbey Kalesi, Aktimur Kalesi, Pınarbaşı Suyu, Osmanlı halkı, Bizans askerleri, tekfurlar birebir canlandırılmış. Bu eser, özellikle genç nesil üzerinde büyük bir etki yapacaktır. Biz tarihi belgeler üzerinden anlatıyoruz. Ancak öğrenciler buraya geldiklerinde Bursa’nın fethini resim üzerinde gördüklerinde eminim tarihi şuurları çok daha farklı olacaktır” dedi.

“BURSA KENDİ TARİHİYLE BÜTÜNLEŞTİ”
Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Cafer Çiftçi de, “Bursa, böyle bir müzeye ihtiyaç duyuyordu. Payitaht şehir olan Bursa’da özellikle görsel yönden tarihi eksiklikler vardı. Bursa’yla ilgili çok sayıda kitap, makale yazıldı. Çok değerli hocalarımız bu konuda çalışmalar yaptı. Ancak şehrin kendi tarihiyle bütünleşmesi noktasında Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, kente önemli bir katkı yaptı. Başta Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar olmak üzere müzenin yapımında emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” diye konuştu.

Öğrenciler de müzeden etkilendiklerini ifade ederek, “Derslerde hocalarımızdan ve kitaplardan öğrendiğimiz Bursa’nın fethi ile alakalı bilgileri, burada görsel olarak pekiştirme fırsatı bulduk. Hocalarımızın anlattıklarını zihnimizde canlandırmaya çalışıyorduk. Müzeyi gezerek, 6 Nisan 1326 tarihine gittik ve Bursa’nın fethini yaşadık adeta. Bu gezi, bilgileri daha iyi anlamamızı ve bilgilerin zihnimizde daha kalıcı olmasını sağladı” şeklinde konuştu.

British Council’ın Birleşik Krallık’ın önde gelen 9 üniversitesi ile birlikte başlattığı GREAT Burs Programı, Türkiye’den daha fazla öğrenciye Birleşik Krallık’taki benzersiz yükseköğrenim olanaklarına erişim fırsatı sunuyor.

17 farklı lisans ve lisansüstü burs olanağı sunan GREAT Burs Programı, öğrencilere toplamda 350 bin Sterlin destek sağlıyor. Okulların yıllık ücretlerini kapsayacak şekilde 12.500 ile 26 bin Sterlin arasında değişen tutarlardaki burslar, Birleşik Krallık’ta lisans veya lisansüstü eğitim alma amacıyla finansal destek arayan Türk öğrenciler için eşsiz bir fırsat oluşturuyor. Burs programı, üç lisans, 13 yükseklisans ve bir doktora programının bir yıllık eğitim ücretini kapsıyor. Öğrenciler, İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’daki 9 üniversitenin sunduğu mühendislik, hukuk, işletme, sanat ve tasarım, biobilimler, bilgi teknolojileri ve daha pek çok alandaki eğitim programlarına başvurabilirler.

Burslar için son başvuru tarihi ve başvuru kriterleri
GREAT Burs Programı’nda, Türkiye için son başvuru tarihleri ve başvuru kriterleri üniversite özelinde değişiklik gösteriyor. Detaylar ile ilgili British Council web sitesi https://www.britishcouncil.org.tr/study-uk/scholarships-financial-support/great-scholarships-2019 üzerinden, her bir üniversitenin burs sayfası takip edilerek bilgi alınabilir. Burs kazanan öğrenciler, başvuru yaptıkları üniversiteler tarafından bilgilendirilecek.

Burs programında yer alan üniversiteler:
- Arts University Bournemouth

- Coventry University

- Loughborough University

- Swansea University

- Ulster University

- University of Bradford

- University of Bristol

- University of Glasgow

- University of Warwick

Sömestr tatili her çocuk için verimli hale dönüştürülebilir. Uzmanlar tatille birlikte uyku saatleri değişimi, oyun saatlerinin uzaması gibi birçok düzende belirli düzeyde esnemelerin çocukların gelişimi açısından olumlu etkilerinin olabileceğini vurguluyorlar.

Altınbaş Üniversitesi Çocuk Gelişim Programı Başkanı Uzman Klinik Psikolog Dila Özçelik, ailelerin sömestrde okul zamanındaki kuralları esnek tutarak çocuklar için olumlu sonuçlar oluşturabilecek durumlara dönüştürme imkânlarının olduğunu vurguladı. Özçelik, “Oyun saatlerinde çocuklara sunulabilecek yeni hobiler, spor ve sanat etkinlikleri çocuğun farklı alanları tanımasına ve kendi yeteneklerini geliştirmesine yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, çocuklara onların ilgi alanlarına uygun ev dışı etkinlikler sunulabilir. Böylece ev dışında da aileyle birlikte kaliteli vakit geçirebilen çocuk, paylaşım ve iletişim açısından daha tatmin olabileceği bir noktaya gelecektir” diye konuştu.

Çocukların akademik açıdan daha başarılı bir hale gelebilmesi içinse, çocuğun öğretmenleriyle birlikte planlama yapılabileceğini söyleyen Özçelik, “Öğretmenlerin gerekli ve uygun gördüğü alanlarda bireysel çalışmalar ve ev alıştırmaları çocuğun bir sonraki dönem için bilgisine daha çok güvenmesine destek olabilir. Aşırıya kaçmadan yapılacak bu planlama çocuk için benimsenen ve ulaşılan hedefler açısından da doyurucu olacaktır. Böylece çocuğun özgüveni de gelişecektir” diye konuştu.

Tablet-bilgisayar kullanımı nasıl sınırlanmalı?
Tatilin problemlerinden biri olan aşırı tablet ve bilgisayar kullanımı konusunda ebeveynlere önerilerde bulunan Uzman Klinik Psikolog Dila Özçelik, bu konuda da birtakım esnemeler görülebileceğini ifade ederek, şunları aktardı: “Daha çok boş zamanı olan çocuk, bilgisayar ve tablet kullanımını artırmaya çalışabilir. Burada ailelerin dikkat etmesi gereken en önemli nokta, çocukların bilgisayar ve tabletle geçirdiği zamanı kısıtlamaları gerektiğidir. Her boş zamanını dijital gereçlerle geçirmesine müsaade etmektense, çocuğa kendi üretebileceği materyalleri vermek çocuk için çok daha olumlu olacaktır. Çocuğun genel farkındalığını yükseltebilmek ve genel becerilerini geliştirebilmek adına ona hazır kurulumlu cihazlar vermek yerine ilgi alanına yönelik hem bireysel hem de aile içinde yapılabilecek aktiviteler planlamak çocuğun genel yeteneği için çok daha faydalıdır.”

“Karne notlarını kişiliğine mâl etmekten kaçının”
Anne babaların çocuklarının karne notlarına karşı hassas davranmaları gerektiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Dila Özçelik, “Yüksek notlarla dolu bir karne getiren çocuğa karşı gösterilen aşırı olumlu tutumların, çocuğun sorumluluk algısına zarar verebilme durumu gibi zayıf notları olan bir çocuğa da aynı biçimde uç nitelikte tepkilerin gösterilmemesi gerekir. Aileler çocuğun karnesindeki notları ‘işe yaramazsın, tembelsin’ gibi direkt olarak kişiliğine mal edecek söylemlerden kesinlikle kaçınmalılar. Süreci gözardı edip sonuca odaklanan veliler çocukta suç arama, onu eleştirme ve cezalandırma yoluna gidebiliyorlar ancak bu tutum çocuklarda değersizlik ve yetersizlik duygularını pekiştirmekten öteye geçmiyor. Başka çocuklarla kıyaslanan çocuklarda ilk beliren duygu ‘yetersizlik’ oluyor. Bu noktada ailelerini memnun edemediğini, onların hedeflerine ulaşamadığını düşünen çocuklarda ciddi bir özgüven eksikliği ve beraberinde agresyon, saldırganlık gibi durumlar gözükebiliyor.” dedi. Özçelik ebeveynlerin ceza vermek yerine çocukların başarısız olmasının sebeplerini araştırmaları ve varsa sorunları bulup, çözmek için çocuğa yardımcı olmalarının çok daha etkili olacağını sözlerine ekledi.

Osmanlı’dan günümüze geleneksel el sanatlarından olan çini işlemeciliği, Osmangazi Belediyesi tarafından vatandaşa kazandırılan OSMEK kursları ile yeniden hayat buluyor.

Osmangazi Belediyesi’nin Halk Eğitim Merkezi işbirliğiyle ücretsiz olarak düzenlediği Osmangazi Belediyesi Meslek Edinme Kursları, meslek sahibi olmayan vatandaşları çalışma hayatına kazandırıyor. Şimdiye kadar 54 farklı branşta hizmet veren OSMEK bünyesinde çini işlemeciliği kursu büyük ilgi görüyor. Soğanlı Kültür Merkezi, Akpınar Kültür Merkezi ve Hüdavendigar Sosyal Gelişim Merkezi’nde haftanın 1 günü olmak üzere toplam 312 saatlik modülle çalışan 75 kursiyer, her aşaması ince işçilik isteyen ata yadigarı sanatı yaşatmak istiyor. Çini işlemeciliği kursunun kendileri için terapi niteliği taşıdığını ifade eden kursiyerler, aynı zamanda ev ekonomilerine de katkı sağlamayı hedefliyor.

Çini işlemeciliğinin inceliklerini anlatan kurs eğitmeni Şükran Şay, “Kursiyerlerimizle birlikte vazo, küp, kase gibi çeşitli ürünler üretiyoruz. Çini işlemeciliğinde kullanılan malzemeleri de tanıttığımız kursta kursiyerlerimiz, daha önce üretilen ürünlerin desenleri ve renklerini de inceliyor. Teorik bilgilerden sonra ise uygulamalı eğitimde çizim teknikleri, işlemeden önce aydınger kağıdı üzerine desen oluşturma, kül pişirimi, desen delme, çini üzerine işleme ve fırınlama sürecini öğretiyoruz. Böylece kursiyerlerimiz hem stresten uzaklaşıyor, hem de dolu dolu bir gün geçirme fırsatı yakalıyor” dedi.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et