Anasayfa MANŞET

Millî Eğitim Bakanlığı ile Noterler Birliği arasında, açık öğretim okullarından mezun olan öğrencilerin diploma bilgilerinin incelenmesi ve sahte diplomaların tespiti için protokol imzalandı.

MEB Tevfik İleri Toplantı Salonunda gerçekleşen törende Milli Eğitim Bakanlığı ile Noterler Birliği arasında protokol imzalandı.
Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci, törende yaptığı konuşmada, Noterler Birliği ile protokol çalışması yaptıklarını, açık öğretim okullarının içeriğinin ve diplomaların gerçek olup olmadığının teyidinin yapılacağını ve olası sahteciliğin önüne geçileceğini ifade etti.

“Bu protokol bir başlangıç. Türkiye´de sahteciliğin önüne geçmemiz lazım. Bu sorunu biz kendi içimizde yaşıyoruz ve sorun meşruiyetimizi de zedeliyor.” diyen Demirci, sahte diplomayla öğretmenlik yapan bir kişi yıllar sonra tespit edildiğinde suçludan çok Milli Eğitim Bakanlığının zan altında kaldığını vurguladı.

Noterler Birliği Başkanı Yunus Tutar ise sahteciliğin arttığını belirterek, “Belgeler onay için notere getirildiğinde aslından ayırt etmemiz mümkün değil. Bazen o tasdikler yapılıyor. Aldatan kişi resmi kurumlarda çalışıyor. Bunu önlemek adına sizinle de başlangıç yapacağız. Devamında da bütün diplomaları alacak şekilde çalışma yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Tutar, YÖK ile de diplomaların incelenmesi konusunda çalışma yapacaklarını belirterek, bu sistem hayata geçtiğinde bütün üniversitelerin diplomalarının sorgulanabileceğini ifade etti. Mevzuatta diplomaların incelenmesi bakımından önceden yasal boşlukların olduğunu, elektronik noterlik işlemleri mevzuatına bir madde eklendiğini kaydeden Tutar, her bakanlıkla diploma sorgulamaları konusunda ayrı ayrı çalışacaklarını söyledi.

MEB ile Noterler Birliğinde ağ kurulacak
Protokol, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetlerine devam eden Açık Öğretim Ortaokulu, Açık Öğretim Lisesi, Mesleki Açık Öğretim Lisesi ve Açık Öğretim İmam Hatip Liselerinden mezun öğrencilerin noterlerden tasdik ettirdikleri diploma belgelerinin gerçeğe uygun olup olmadığının tespit edilebilmesi, sahteciliğin önüne geçilmesi ve diploma belgesi ve içeriğinin doğruluğunun teyidini öngörüyor.

Protokolle, diplomalar T.C. kimlik numarası veya açık öğretim öğrenci numarası ile Noterler Birliği Sistemi (NBS) üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı veritabanı aracılığıyla sorgulanacak. Diploma belgesi ve içeriğinin tasdik edilmesiyle oluşabilecek hatalar ve sahteciliğin önüne geçilmesi sağlanacak.

Protokolle ilgili WEB servisleri açılarak ve iki kurum arasında elektronik ortamda güvenli ağın kurulması için gerekli altyapı çalışmaları başlatılacak. Milli Eğitim Bakanlığı ile Noterler Birliği arasında VPN ağı kurulacak.

Son yıllarda öne çıkan “yeni medya” alanı, yetişmiş insan gücüne en çok ihtiyaç duyan alanlardan biri. İstanbul Aydın Üniversitesi, bünyesinde geliştirdiği devasa yeni medya kompleksi ile bu ihtiyacı karşılıyor.

İnternetin yaygınlaşması, özellikle de Web 2.0’ın ortaya çıkmasıyla gelişen dijital medya mecraları ve yeni medya, yetişmiş ve konusuna hakim insan ihtiyacının en çok duyulduğu alanların başında geliyor. Türkiye’ninen büyük vakıf üniversitelerinden İstanbul Aydın Üniversitesi ise, İletişim Fakültesi bünyesinde hayata geçirdiği Yeni Medya Platformu ile bu alandaki eksikliği tamamlamaya aday.

Üç ana parçadan oluşan Yeni Medya Platformu bünyesinde Uygulamalı Medya Platosu, Yeni Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Sanal Gerçeklik Laboratuvarı (VRLab) yer alıyor. Yeni medyaya akademik bir yaklaşım getiren Yeni Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi, yeni medya alanında kuram ve yaklaşımların geliştirilmesi ihtiyacını karşılayacak. Merkez, eğitim, sektör ve akademik olarak üç parçalı bir yapı üzerinde kurgulanmış durumda.

SANAL GERÇEKLİK DENEYİMİ
Yine üç alandan oluşan Uygulamalı Medya Platosu’nda öğrenciler, bütün eğitim sürecine dağıtılmış uygulamalı dersler bağlamında,televizyon haber bülteni, haber-aktüel televizyon programları, radyo yayınları ve dizi-sinema seti bölümlerinde uygulamalı eğitim alarak profesyonel iş yaşamına hazırlanıyor. Kompleks bünyesinde yer alan Sanal Gerçeklik Laboratuvarı (VRLab) dijital ortamlarda bireylerin yaşadığı sorunlara çözüm üretebilecek, yeniliklerin yayılması bağlamında etik değerlere bağlı, dünya ve ülke gerçekleri bağlamında yeni medya okuryazarlığı ve sosyal medya, sosyal ağlar ve dijital mecralar gibi dinamiklerinin bilimsel olarak inceleyebilecek iş gücü yetiştirmeyi amaçlıyor.

Öte yandan İstanbul Aydın Üniversitesi, İletişim Fakültesi bünyesinde Yeni Medya ve İletişim Sistemleri bölümüne de bu yıl itibarıyla öğrenci kabul etmeye başlayacak. İlk yıl için 30 kontenjanın bulunduğu bölümde öğrencilerin tamamı yüzde 100 burslu eğitim görecek.

Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi programlarına ilk üç sıradan yerleşen tüm öğrencilere Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından aylık 625 TL burs verilecek.

Türkiye’nin en iyi ziraat fakültelerinden birisi olan UÜ Ziraat Fakültesi, eğitim kalitesi, akademisyen kadrosu ve burs imkânlarıyla öğrenci adaylarının gözdeleri arasında yer alıyor. Bahçe Bitkileri, Tarla Bitkileri, Zootekni, Bitki Koruma, Tarım Ekonomisi, Toprak Bilimi ve Bitki Besleme, Gıda Mühendisliği, Biyosistem Mühendisliği ve Peyzaj Mimarlığı’ndan oluşan 9 program ile eğitim vermeye devam ettiklerini söyleyen Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Bilgili, gerek teorik gerekse de pratik bilgi noktasında öğrencilerini sektöre en iyi şekilde hazırladıklarını söyledi. Dekan Uğur Bilgili; “Fakülte bünyesinde bulunan 47 adet laboratuvarımız, Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi’miz, hayvancılık işletmemiz, gıda işletmemiz, seralarımız ve 2250 dekar arazimiz ile uygulamaya dayalı eğitimin Türkiye’deki en önemli temsilcileri arasında yer alıyoruz. Öğrencilerimiz aldığı pratik eğitimler sayesinde mezun olduğu zaman herhangi bir sıkıntı yaşamıyor. Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunları iş bulmakta ve sektöre adapte olmakta zorlanmıyor” diye konuştu.

SOSYAL VE KÜLTÜREL AKTİVİTE İMKÂNLARI
Öğrencilerin eğitim dışındaki sosyal ve kültürel aktivitelerine de destek verdiklerini belirten Dekan Bilgili; “Sadece fakülte bünyesinde 7 adet öğrenci topluluğumuz var. Bunun dışında üniversite içerisinde 180’e yaklaşan öğrenci topluluğumuz bulunuyor. Öğrencilerimizin ders dışında farklı hobilerinin olmasını istiyoruz. Bunun yanı sıra kurduğumuz ve desteklediğimiz futbol takımımız, basketbol takımımız, satranç takımımız da her yıl girdiği turnuvalarda ciddi başarılar elde ediyor. Ayrıca her yıl düzenlediğimiz Tomurcuk Öğrenci Şenliği’mizde de öğrencilerimize projelerini, fikirlerini ortaya koyma imkânı veriyoruz. Şenlik süresince Türkiye’nin farklı bölgelerinden akademisyenleri davet ediyoruz. Ayrıca Bulgaristan, Çin ve Güney Kore’deki bazı ziraat fakülteleriyle akademik işbirlikleri yapıyoruz. Öğrenci değişim programları sayesinde de dileyen öğrencilerimizi Avrupa’nın farklı ülkelerinde eğitim almaya gönderebiliyoruz” dedi.

BAŞARILI ÖĞRENCİLERE BURS
Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi olarak Türkiye’nin seçkin öğrencileri tarafından tercih edildiklerini vurgulayan Dekan Uğur Bilgili, yüksek eğitim kalitesi ve deneyimli akademisyen kadrosunun yanı sıra başarılı öğrencilere burs imkânlarını da her geçen gün arttırdıklarının altını çizdi. LYS sınavında derece yapan öğrencilerin UÜ Ziraat Fakültesi’ni tercih etmesi için farklı burs seçeneklerini hayata geçirdiklerini ifade eden Dekan Bilgili; “Fakültemizin herhangi bir programını tercih eden ve ilk üç sıra içerisinde yerleşmeyi başaran tüm öğrencilerimize Yükseköğrenim Kurulu Başkanlığı tarafından 625 TL burs veriliyor. Öğrencimiz bursunu mezun olana kadar herhangi bir dersten kalmadığı ve 2,5 not ortalamasını tutturduğu takdirde almaya devam ediyor. Bunun yanı sıra fakültemizin Tarla Bitkileri Bölümü’nü seçen ve yerleşen en yüksek puanlı ilk 5 öğrenciye de yaptığımız protokol sayesinde Bursa Ticaret Borsası tarafından aylık 500 TL burs imkânı sağlanıyor. Verilecek bursların öğrenci kalitesini arttıracağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin geleceğin bilim insanlarını yetiştirmek ve bilimi çocuklara sevdirmek hedefiyle kentte kazandırdığı Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin yaz tatilinde öğrencilere yönelik hazırladığı bilimsel kamplar, minik bilim severlerin yoğun ilgisini gördü.

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, yaz tatilinde minik kâşifleri “Doğa ve Bilim Kampı” ile Uludağ’ın doğal güzelliklerini keşfe çıkardı. 8 ile 14 yaş arası bilim severler için hazırlanan doğa ve bilim kampı Çobankaya-Sarı Alan güzergâhında gerçekleştirilirken, kampa katılanlar eşsiz doğa güzellikleri arasında Uludağ’ın endemik bitki türlerini keşfetti. Birçok farklı atölye çalışmasının da yer aldığı kampta minik kâşifler kuş kafesi ve mikroskop yapımını da öğrendi, kendi çizdikleri Uludağ krokisi ile doğada yürümenin keyfini çıkardı.

Kontenjanla sınırlı “Doğa ve Bilim Kampı” 5- 12 ve 26 Ağustos tarihlerinde tekrarlanacak. Macera dolu kampa katılmak ve ayrıntılı bilgi almak isteyenler Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezini arayabilir ya da http://www.bursabilimmerkezi.org ziyaret edebilirler.

Görme engelli kişi sayısının 5,5 milyon olduğu Çin’de bu rakamın 120 bini çocuklardan oluşuyor.

Çin’de görme engelli çocukların hayatını kolaylaştırmak ve daha iyi eğitim almalarını sağlamak açısından sadece görme engelli öğrencilere yönelik eğitim veren okullar büyük önem taşıyor. Büyük şehirlerde görme engelli öğrencilerin eğitim görmesi için 50′den fazla okul bulunsa da şehirden uzak yerlerde özel tesislere ve eğitimli öğretmenlere sahip olmak oldukça zor ve çocuklar genellikle toplumdan uzaklaşarak hırstan uzak bir şekilde yalnızlaşıyor.

Çin’in Hubei eyaletinde yer alan Wuhan Okulu, donanımlı eğitimcileri ile görme engelli çocukların toplumdan uzaklaşmadan, nitelikli bir eğitim almasını sağlamak amacıyla hizmet veriyor.

Okulun görme engelliler için çalışmalarını ve eğitimcilerin çabalarını hikayeleştiren BON Cloud, Çin’den seyahat, eğitim, kültür-sanat, işletme ve teknoloji gibi alanlardan hikâyeler içeren yüksek kalite içeriklerin uluslararası yayıncılara ve televizyonculara ulaşmasını sağlıyor.

Çinli içerik tedarik platformu olan BON Cloud, uluslararası olarak yayınlanması gereken bir hikâye veya olayı dünya çapında yayıncılar ve kanal yayıncıları tarafından erişilebilen ham yayın kalitesinde medya içeriği haline getirebiliyor.

Müzik, görme engelli öğrencilerin hayatını değiştirdi
2011′de Wuhan Şehri Görme Engelliler Okulunda gönüllü olarak çalışmaya başlayan Zhang Long, görme engeli olan çocuklara eğitim verme konusunda tecrübesi olmamasına rağmen öğrencilerin yaşadıkları zorlukları gördükten sonra hayatını değiştirmeye karar verdi. Öğrencilerin geleceklerinde fark yaratmaya karar veren eğitimcilerden biri olan Zhan Long, okuldaki öğrencileri müzik ile daha sosyal bireyler yapmak amacıyla birçok çalışma gerçekleştirdi.

Okuldaki öğrencilerden 150’sinin sınıfa gelme konusunda isteksiz olduklarını farketti, yılmadı. Görme engelli öğrencilerin tek kariyer seçeneğinin Çin’deki görme engelliler tarafından en fazla tercih edilen mesleklerden biri olan masaj terapisti olma düşüncesi onu yıldırmadı.

Zhang Long, okulda radyo istasyonu ve yetenekli çocuklardan oluşan bir rock grubu kurarak öğrencilerin diğer okullardaki performanslara davet edilmesi sağladı, müzik ile onların hayatlarında farkındalık oluşturdu. Çocuklar da bu yeni yaklaşıma olumlu cevap vererek müzik için saklı olan tutkularını ve yeteneklerini ortaya çıkardı. Geleceğe dair daha umut dolu olan çocukların başarı hikâyeleri de peş peşe gelmeye başladı. Okulda eğitim gören öğrencilerden biri olan Gan Wenjun, piyanoya yeteneği olduğunu ispatlayarak ulusal çapta birkaç ödül kazandı. Hatta bu başarısını bir adım daha ileri taşıyarak ünlü piyanist Richard Clayderman’ın konserlerinden birinde de performans sergiledi.

“Onlara asla görme engelli çocuklar gibi davranmadım”
Okuldaki başarılı çalışmalarından dolayı öğretmen Zhang Long’ a “Wuhan’daki En Fazla Örnek Alınan Öğretmen” ve ulusal unvan olan “Çin’deki En Güzel Öğretmen” unvanları verildi.

“Ben onlara asla görme engelli çocuklar gibi davranmadım” diyen Zhang, “Bu çocukların görememesi önemli değil. Kendilerini ifade etmek için kendi yöntemlerini kullanabilirler. Görme engelli olduklarından dolayı onlar için standartlarımı asla düşürmedim çünkü benim için onlar sadece çocuk.” Yaklaşımı işe yaramış gibi görünüyor ve şimdi öğrencilerin öğretmen, profesyonel şarkıcı ve hatta astronot olmak gibi hayalleri var.

Wuhan Şehri Görme Engelliler Okulu, görme engelli çocukların doğru yönlendirme ve kılavuzlukla en az normal çocuklar kadar becerili olabileceğine dair inancını koruyor. Kuruluşundan beri okul müzik, spor, eğitim ve diğer alanlarda yükselen bir yıldız olarak 500’den fazla çocuğun hayallerinin peşinden gitmesine yardımcı olarak Çin’deki özel eğitimlere katkıda bulundurmayı sürdürmeyi hedefliyor.

Bilişim sektöründe faaliyet gösteren Bursalı firmalara, BTSO Akademi kapsamında düzenlenen ‘Bilişim sektöründe maliyet ve karlılık stratejileri’ eğitimi ile şirketlerinin karlılıklarını artırmanın yolları anlatıldı.

BTSO tarafından 2014 yılında hayata geçirilen ve 180’in üzerinde eğitim ve gelişim programına yaklaşık 13 bin BTSO üyesinin katılım gösterdiği BTSO Akademi, Bursalı firmaların gelişimine destek olmaya devam ediyor. Proje kapsamında Oda hizmet binasında düzenlenen ‘Bilişim sektöründe maliyet ve karlılık stratejileri’ eğitimi, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Eğitimin açılış konuşmasını gerçekleştiren BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Onur, tüm firmaların dünyada baş döndürücü bir hızla gelişen rekabete ayak uydurması gerektiğini ifade etti.

3 TRİLYON DOLARLIK EKONOMİ
Bilişim sektörünün dünyada 3 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştığını ifade eden Aytuğ Onur, “Bugün dünyanın en değerli 5 şirketinden 4’ü bilişim sektöründe faaliyet gösteriyor. Hepimizin yakından bildiği Apple’ın marka değeri 800 milyar doların üzerinde. Bizler de stratejik bir öneme sahip olan sektörümüzün gelecek stratejilerini belirlemek adına 20 sektörel konseyimizden birisi olan Bilgi ve İletişim Teknolojileri Konseyi’mizi oluşturduk. Ortak aklı harekete geçirdiğimiz konseyimizde sektörümüze yönelik önemli çalışmalar gerçekleştiriliyor” dedi.

İLERİ TEKNOLOJİ VURGUSU
Bilişim sektörünün dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefi olan Türkiye için son derece önemli olduğunu söyleyen Onur, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Endüstri 4.0 ve nesnelerin interneti gibi kavramların konuşulduğu bir ortamda çok daha düşük yatırımla, daha fazla istihdam ve katma değer oluşturan bilişim sektöründe mutlaka işlevsel eylem planları hazırlamamız gerekiyor. 500 milyar dolarlık ihracat hedefimize bilişim sektörünün katkıları olmadan, ileri teknolojili ürünler üretmeden ulaşmamız ne yazık ki mümkün değildir.”

Aytuğ Onur, ayrıca yıl sonunda sektördeki tüm paydaşlarla birlikte Bursa’da bilişim zirvesi düzenlemeyi amaçladıklarını da sözlerine ekledi.

BAŞARININ İPUÇLARINI ANLATTI
Açılış konuşmasının ardından Yönetim Danışmanı İsmail Hakkı Kavurmacı tarafından firmaların bilişim sektöründe daha karlı ve başarılı olması için kullanılacak yöntem ve araçlar hakkında bilgi verildi. Gün boyunca 4 bölüm halinde gerçekleştirilen eğitimde maliyet ve verimlilik için tanımlar, karlı satış stratejileri ve yönetim modeli ve liderlik gibi konular ele alındı.

Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Vakkas Altınbaş, Capital Dergisi tarafından yapılan ‘Türkiye’nin Gönlü Zengin 50 İş İnsanı’ araştırmasında dokuzuncu sırada yer aldı. Türkiye’ye vefa borçları olduğunu söyleyen Altınbaş, “Bunu ödemek için yıllardır eğitime tam destek veriyoruz” dedi.

Bu yıl beşincisi yayınlanan araştırma her yıl Türkiye’nin en hayırsever iş insanlarını belirliyor. Listede, geçen yıl yaptığı toplam 63 milyon 500 bin TL’lik bağışla dokuzuncu sırada yer alan Vakkas Altınbaş, özellikle eğitim alanına verdikleri desteğin altını çizdi. Aynı zamanda Altınbaş Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi olan Vakkas Altınbaş, eğitime bugüne kadar 120 milyon dolarlık katkıda bulunduklarını dile getirdi ve şöyle devam etti:

“Türkiye’ye vefa borcumuzun olduğunu biliyoruz. Bunu ödemek için de eğitime destek veriyoruz. Altınbaş Üniversitesi’ni kurmadan önce çeşitli burslar vererek çocukların eğitimine katkı sağlıyorduk. Çünkü biz Türkiye’nin eğitimle kalkınacağına ve dünyada söz sahibi olacağına inanıyoruz. Bu nedenle de bu üniversiteyi kurduk ve bu yolda, gönüllü olarak elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”

Üniversitelerinin özellikle kuyumculuk, finans ve enerji alanlarını kapsayan bölümlerden mezun olan öğrencilerine iş imkanı sunduklarını da belirten Altınbaş, “Bundan sonra da hedefimiz her alanda ilk onun içinde yer almak, bunun için çaba sarf edeceğiz” diyerek konuşmasını noktaladı.

Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından kurulan Altınbaş Üniversitesi, yeni akademik yılda bünyesine Uygulamalı Bilimler Fakültesi ve İşletme Fakültesini de ekleyerek; Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Güzel Sanatlar ve Tasarım, Hukuk, İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakülteleri olmak üzere 9 fakülte; 2 meslek yüksekokulu; 3 enstitü ve 10 araştırma ve uygulama merkezi ile geniş bir yelpazede eğitim veriyor.

Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK) İngilizce kursu, kariyer planlaması yapmak isteyenlerden, hobi amaçlı gelenlere kadar birçok kişi için yeni bir dil öğrenme fırsatı sunuyor.

OSMEK’in en fazla ilgi gören kurslarından biri olan İngilizce kursu, çeşitli amaçlarla gelen kursiyerlerin adeta eğlenerek öğrendikleri ve her yaş grubundan vatandaşın katıldığı bir kurs olarak ilgi görüyor. Uzun yıllardır İngilizce öğretmenliği yapan kursun eğitmeni Şaban Şen, kursa olan ilgiden oldukça memnun olduğunu belirterek, “Hobi amaçlı gelenler var, okula destek olsun diyenler var, iş, kariyer için gelenler var. Burası harika bir yer. Tam bir mozaik. Her yaştan kursiyerlerimiz var. 60 yaşında bir teyzemiz var. Sınıftaki 15’liklere taş çıkartır. Çok gayretli. Onun azmi diğer öğrencilere de örnek oluyor. Kimsenin başarısızlığa mazereti olmuyor” dedi.

OSMEK’le Ezberler Bozuluyor
Çok çeşitli hayat hikâyelerine tanık olduğunu da aktaran Şen, “Kanser hastası bir kursiyerim, hastalığını yendi. Bu kurslar sayesinde olduğunu söylüyor. Kursta öğrendikleriyle yurtdışına gidenler var. İnsanlar emekli olduktan sonra da başka aktiviteler içine giriyorlar. Eskiden daha farklı geçiriyorlardı boş zamanlarını. Şimdi bu kurslara devam ediyorlar. Ezberler bozuluyor artık” diye konuştu.

“İngilizce Öğrenmek Zor Değil”
İngilizceyi öğrenmenin zor olmadığını aktaran Şaban Şen, “Okuma yazma bilmek yeterli. Burada özel kurslardan farklı bir eğitim vermiyoruz. Hem de ücretsiz. Burada çok iyi verilen A1 kursu için dışarıya para vermeye gerek yok. Gelir seviyesi belirli olan insanlar geliyor. Bu kapıdan giren herkese şartları elverişli olduğu sürece eğitim veriyoruz. Çok ilgi var” dedi. Şen, Suriyeli öğrencileri de olduğunu belirterek, bu kurs sayesinde Türkçe de öğrendiklerini sözlerine ekledi.

60 Yaşında Azimle İngilizce Öğreniyor
İngilizce kursunun en renkli öğrencilerinden biri olan 60 yaşındaki kursiyer Hasene Aydın, “Aslında ben çocukluğumdan beri bunu çok istiyordum. İlkokul 4. sınıfa giderken okulumuzda açılmıştı ama 2 hafta sonra gerekli mevcut sağlanamadığı için kapandı. Daha önce bilgisayar kursuna gittim. Böyle bir imkân bulamadığım için, 2 çocuğumu büyüttüm, onları okuttum. 2 torunum var. 60 yaşında fırsat buldum ve değerlendirdim. Gerçekten böyle bir hizmet benim için çok iyi oldu. Ben sınıfa girdiğimde hepsi benim çocuklarım yaşındaydı. İnsan daha bir hayata tutunuyor, yaşam azmi oluyor. 70 yaşında bir arkadaşımız katıldı sınıfa. O da gencecik bir oğlunu kaybetmiş, ondan sonra kendini bu tür şeylere adamış. Ders bitsin istemiyorum. Eşim her gün getirip, götürüyor. Eğer A1’de başarılı olabilirsem devam edeceğim. İnsan ideallerinin peşinden gitmeli” diye konuştu.

Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bulgaristan Trakya Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile akademik işbirliği anlaşması imzaladı. Gerçekleştirilen protokol sayesinde iki üniversitenin ziraat fakülteleri ortak bilimsel çalışmalarda bulunacak.

Rektörlük B Salonu’nda yapılan imza törenine UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Yüce ve Prof. Dr. Aslı Hockenberger, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Bilgili, Trakya Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Dimitar Panayotov ile Türk ve Bulgar akademisyenler katıldı.

İMZALARIMIZ UZUN SÜRECEK DOSTLUKLARIN KAPILARINI AÇACAK
Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, iki ülkenin her zaman dost kalabildiğini ve komşuluk ilişkilerini son yıllarda iyi yürüttüklerini söyledi. Bulgaristan üniversiteleriyle farklı alanlarda işbirlikleri yapmaktan büyük memnuniyet duyacaklarını belirten Rektör Yusuf Ulcay; “Özellikle öğrencilerimizin Erasmus programıyla Bulgaristan üniversitelerine sıkça gittiğini görüyoruz. Bulgaristan’dan da buraya ciddi sayıda öğrenci geliyor. Karşılıklı akademik ve bilimsel işbirliklerini arttırdığımız müddetçe komşuluk bağımızın da artacağına inanıyorum. İnsanlarımız birbirini daha iyi tanıma fırsatı bulacaktır. İnşallah bugün atacağımız imzalar uzun seneler sürecek dostlukların da kapısını açar ve işbirliklerimiz faydalı gelişmelere sebep olur” diye konuştu.

Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Bilgili ise Mayıs ayında Bulgaristan’a yaptıkları işbirliği ve tanışma ziyaretinin ardından ortak bir zeminde çalışabilme imkânı yakaladıklarını vurguladı. Trakya Üniversitesi’nin 2018 yılında gerçekleştireceği uluslararası çalıştaylarda Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi olarak ortaklık yapacaklarını kaydeden Dekan Bilgili, Bursa’da yapacakları akademik ve bilimsel çalışmalarda da Trakya Üniversitesi’yle işbirliğine gideceklerini aktardı.

İŞBİRLİĞİMİZ ARTARAK DEVAM EDECEK
Trakya Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Dimitar Panayotov da Türkiye’yi ve Türk insanını sevdiklerini ve akademisyen olarak da her zaman işbirliği içerisinde bulunmak istediklerini vurguladı. Özellikle Uludağ Üniversitesi’yle yapacak oldukları işbirliğinin kendilerini mutlu ettiğini söyleyen Dekan Panayotov, iki üniversitenin gerek öğrenci değişim programları gerekse de akademik ve bilimsel konularda işbirliklerini arttıracağına inandığını ifade etti.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et