Anasayfa MANŞET

Osmangazi Belediyesi’nin Bursa’ya değer katan vizyon projelerinden olan ve ilköğretim çağındaki çocukların eğitimlerine destek vermek amacıyla kurulan Emek Bilgi Evi’nde öğrenciler, el becerilerini geliştiriyor.

‘Geleceği Şansa Bırakmıyoruz’ sloganıyla hayata geçirilen Bilgi Evleri’nin dördüncüsü olan Emek Bilgi Evi, 60 öğrencisi ile eğitimlerine devam ediyor. Geri dönüşüm malzemelerinden elbise, ahşap boyama, rölyef gibi çeşitli etkinlikler düzenleyen öğrenciler, son olarak eğitmenleri Tuğba Arda eşliğinde çimentodan saksı çalışması gerçekleştirdi. El sanatlarının çocuklarda sosyal beceriyi geliştirdiğini ifade eden Arda, “Kursa katılan öğrencilerimize haftanın 2 günü keçe aksesuarları, kokulu taş yapımı gibi el sanatları eğitimi veriyoruz. Çocuklarımız güzel vakit geçirmelerinin yanı sıra birbirinden güzel eserler ortaya çıkarıyor. Onların hünerlerini görmek de bizleri oldukça mutlu ediyor” dedi.

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, eğitim alanında yaptıkları çalışmalarla Türkiye’ye örnek olduklarını belirterek çocukların ve gençlerin gelişimine katkı sağlayacak projeleri devam ettireceklerini söyledi.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, çocukların yetenekleri, becerileri konusunda ümitlerinin son derece yüksek olduğunu belirterek, “Onların içindeki potansiyeli açığa çıkarmak bu yeteneklerini hayata geçirmek için elimizden ne gelirse yapma yolundayız.” dedi.

Bakan Selçuk, Başkent Öğretmenevi’nde çeşitli illerden gelen engelli öğretmen ve öğrencilerle iftarda buluştu. Bakanlık olarak özel yetenekli, engelli çocuklar ile ilgili çalışmalar yürüttüklerini belirten Selçuk, “Türkiye’nin geleceğinin özel çocuklarımız açısından daha güzel olması için faaliyetlerimiz sürüyor.” ifadesini kullandı. Engelliler Haftası dolayısıyla iftarı düzenlediklerini aktaran Selçuk, bu vesileyle öğretmen ve öğrencilerle yüz yüze olma fırsatına kavuştuklarını söyledi.

Bakan Selçuk, “Çocuklarımızın yetenekleri, becerileri konusunda ümitlerimiz son derece yüksek. Onların içindeki potansiyeli açığa çıkarmak bu yeteneklerini hayata geçirmek için elimizden ne gelirse yapma yolundayız. Çalışmalarımız sürüyor.” dedi. Yemeğe ayağındaki sorun nedeniyle yürüme botuyla gelen Bakan Selçuk, misafirlerine “ayağınıza sağlık” diye seslendikten sonra, “Bu ‘ayağınıza sağlık’ ifadesinin de ne kadar önemli olduğunu kendimde gördüm ayağım kırıldıktan sonra. Buraya bastonla gelirken her bir anın her bir saniyesinin niye bu kadar önemli olduğunu, bu çocuklarımızın neler hissettiğine vakıf olmak bakımından oldukça değerli buluyorum.” diye konuştu. Bakan Selçuk, iftarın ardından tek tek masaları gezerek öğretmen ve öğrencilerle görüştü, dilek ve temennilerini dinledi.

Otizmli yetenekten mini konser
Bakan Selçuk’un konuşmasından önce küçük yaşta müzik yeteneği keşfedilen Kepez Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi otizmli Taylan Harvati, keman çalarak “Gidiyorum gündüz gece” türküsünü seslendirdi. Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da Taylan’a icra ettiği eser için teşekkür etti.

“Kelebeğin Dünyası” projesinin ikinci aşaması olarak Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile birlikte hayata geçirilen ve dört yıldır devam eden “Çocuğumla birlikte geleceğe ilerliyorum” programı kapsamında eğitim alan TEGV’li anneler için sertifika töreni düzenlendi.

Türkiye’de tek çatı altında en fazla kadın çalışan istihdam eden firmalardan biri olan Yeşim Tekstil’in Kadın ve Çocuk Kulübü ile Uludağ Soroptimist Kulübü, Yeşimli kadın çalışanların sağlık, hukuk ve aile/kişisel gelişim gibi konularda farkındalığını arttırmak amacıyla, 2013’ten bu yana “Kelebeğin Dünyası” projesini sürdürüyor.

Kasım 2015’te ikinci yılını tamamlayan projeye TEGV de dahil olmuş ve bir yandan Yeşimli kadınlar için yapılan eğitimler ve danışmanlıklar devam ederken, bir yandan da TEGV Bursa Öğrenim Birimi’ne çocuğunu götüren annelere yönelik “Çocuğumla birlikte geleceğe ilerliyorum” adıyla 6 aylık yeni bir sertifika programı yürütülmeye başlanmıştı. Sertifika programı kapsamında 2018 yılında olduğu gibi 2019 yılında da Uludağ Soroptimist Kulübü üyesi meslek sahibi kadınlar ve Yeşimli yöneticiler, TEGV annelerine çeşitli konularda eğitim verdi. TEGV’in Hürriyet Mahallesi’ndeki öğrenim biriminde verilen eğitimler, annelerin çocuklarını etkinliklere bırakmasının ardından gerçekleştiriliyor. Böylelikle anneler çocuklarını beklerken harcadıkları zamanı, eğitimlerle değerlendirerek kişisel gelişimleri için önemli bir fırsat yakalamış oluyor. 2018-2019 dönemini kapsayan programın dördüncü yılı, Psikolog Sezgin Şentürk’ün “Çocukların Davranışlarını Anlamak” isimli eğitimi ile sona erdi. Şentürk’ün sunumunun ardından, programa katılan tüm katılımcılara sertifikalarının takdim edildiği törene geçildi. TEGV Bursa Öğrenim Birimi’nde gerçekleştirilen törene TEGV’li annelerin yanı sıra, TEGV Bursa Öğrenim Birimi Yöneticisi Olgun Ballı, Yeşim Tekstil Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Uludağ Soroptimist Kulübü Başkan Yardımcısı Özce Öztürk Boğa ve kulüp üyeleri katıldı.

Törende konuşan Dilek Cesur, Kelebeğin Dünyası projesinin ikinci aşamasında Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nı da yanlarına alarak hayata geçirdikleri “Çocuğumla birlikte geleceğe ilerliyorum” programı kapsamında 2018 – 2019 döneminde alanında uzman 23 konuşmacı tarafından 66 saat ücretsiz eğitim verilerek 80 kadına ulaşıldığını belirtti. Böylece 2015 yılından bu yana devam eden programda 4 yılın sonunda alanında uzman 76 konuşmacı tarafından 256 anneye 222 saat ücretsiz eğitim verildiğini dile getiren Cesur, “Bugün, eğitim alan annelerimize sertifikalarını takdim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. ‘Çocuğumla birlikte geleceğe ilerliyorum’ programı kapsamında yaptığımız söyleşiler, hem söyleşileri yapan Yeşimli yöneticiler hem de kulüp üyeleri için önemli bir motivasyon kaynağı oldu. TEGV’deki annelerimizin minnet dolu geri dönüşleri bizi her zaman daha iyisini yapma konusunda teşvik etti. Hem kadınlara değer katan başarılı bir iş çıkardığımız, hem de bireysel anlamda büyük mutluluk yaşadığımız projemiz için iş birliğimizin devamını diliyorum” diye konuştu.

Çok güzel bir proje ortaklığına imza attıklarını ifade eden Özce Öztürk Boğa da “TEGV sayesinde annelere ulaştık ve Yeşim sayesinde de onlarla irtibata geçme şansı bulduk. Böylece ilgili annelere kulübümüz aracılığı ile katkı sağlama imkânı elde ettik. Gerek eğitimsel faaliyetlerle gerek birebir etkileşimlerimizle güzel bir birliktelik gerçekleştirdik. Projedeki 4. yılımızın ardından söz konusu iş birliğimizin bundan sonra da artarak sürmesini diliyoruz. Şartları daha da geliştirmek adına yapılması gereken tüm çalışmayı bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

TEGV Bursa Öğrenim Birimi Yöneticisi Olgun Ballı da söz konusu programla ilgili görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Projenin sloganı ’Kadın Değişirse Toplum Değişir’ ve TEGV’in sloganı ‘Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir’ birbiri ile mükemmel örtüşüyor. Bu iki slogan bile iş birliğimizin anlamını ifade etmekte. ‘Çocuğumla birlikte geleceğe ilerliyorum’ programından herkes çok memnun kaldı. En güzeli de bu bilinçlendirme çalışmaları devam ettikçe toplumumuz, çocuklarımız ve geleceğimiz için her şey çok daha güzel olacak. Bu örnek iş birliğinden dolayı Yeşim Tekstil ve Uludağ Soroptimist Kulübü’ne TEGV adına bir kez daha teşekkür ediyorum. İş birliğimizin artarak ve Türkiye genelinde yaygınlaşarak devamını gönülden diliyoruz.”

Konuşmaların ardından sertifika almaya hak kazanan TEGV’li annelere sertifikaları takdim edildi. Eğitimlere en çok katılım gösteren Sevilay Gün, Fatma Oruçoğlu ve Remziye Güvercin’e de hediyeleri verildi.

Genç MÜSİAD tarafından düzenlenen “Young Business Academy” programı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un teşrifleriyle gerçekleştirilen MÜSİAD İftar Yemeği programında düzenlenen sertifika töreniyle sona erdi

Genç MÜSİAD ile İstanbul Aydın Üniversitesi ortaklığında düzenlenen girişimcilik, liderlik, inovasyon ve iş adamı yetiştirme programı “Young Business Academy 19”, 12 Mayıs 2019 tarihinde gerçekleştirilen MÜSİAD Geleneksel İftar programı ile birlikte düzenlenen sertifika töreniyle sona erdi. 100 girişimcinin mezun olduğu programda, başarılı olan öğrencilere sertifikaları AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sn.Numan Kurtulmuş, MÜSİAD Genel Başkanı Sn.Abdurrahman Kaan, Genç MÜSİAD Başkanı Sn.Y.Furkan Akbal ve İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Sn. Yadigar İzmirli tarafından takdim edildi.

TEMA Vakfı, Balparmak ve Millî Eğitim Bakanlığı arılar için bir araya gelerek Arılar Varsa Yarınlar Var projesini duyurdu. Proje kapsamında ilkokullarda verilecek eğitimlerle, çocuklara arıların doğa ve insan için öneminin, ekosisteme katkılarının anlatılması ve bu konuda farkındalık yaratılması hedefleniyor.

TEMA Vakfı, Balparmak ve Millî Eğitim Bakanlığı “Arılar Varsa Yarınlar Var” projesini hayata geçiriyor. Proje ile arıların, ekosistemin çeşitliliğine ve yaşamın sürdürülebilirliğine katkıları konusunda kamuoyunda farkındalık yaratılması hedefleniyor. Bu kapsamda, belirlenen 30 ildeki ilkokullarda eğitim programı uygulanacak. Eğitimlerde, çocuklara dünyadaki bitkilerin yüzde 80′inin polenini doğaya dağıtarak, yaşamın çeşitliliğinde büyük bir görev üstlenen arıların yarınlarımız için önemi anlatılacak. 20 Mayıs Dünya Arı Günü’nde ise İstanbul’da düzenlenecek bisiklet turuyla arıların izinde pedallar çevrilecek.

Ayrıca isteyen herkes proje kapsamında hazırlanan arilarvarsa.org internet sitesini ziyaret ederek arılarla ilgili merak ettikleri bilgilere ulaşabilecek. Üç yıl sürmesi planlanan proje kapsamında toplam 70 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor.

”Arılar Varsa Yarınlar Var” projesinin duyurusu 14 Mayıs 2019’da Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen bir toplantıyla yapıldı. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Altıparmak Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, Balparmak Pazarlama Direktörü Dr. Pınar Nokay ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda projenin detayları anlatıldı.

“Yarınlar için arılar olmazsa olmaz”
“Balın, arıların ve arıcıların yarınlarını korumak bizim en büyük sorumluluğumuz” diyen Altıparmak Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, arı denildiğinde akla ilk olarak bal gelse de arıların yalnızca bal için değil, çevrenin korunması ve tarımsal sürdürülebilirlik için de çok değerli ve vazgeçilmez olduğunun altını çizdi. Altıparmak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Arılar aslında minicik kanatlarıyla bu dünyayı yarına taşıyan muhteşem varlıklar! Bu muhteşem varlığın yarınımızı koruması için bizim de arıların yarınını korumamız gerekiyor. Biliyoruz ki yarınlar için arılar olmazsa olmaz! Bu yüzden biz, var gücümüzle arının varlığının korunup sürdürülmesi için çaba harcıyoruz. Bunun için sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projeleri oluşturuyor, hayata geçiriyoruz. Geçen yıl TEMA Vakfı ile birlikte Dünya Arı Günü’nde “Arıyı Unutma” demiştik. Bu yıl ise TEMA Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğimizi “Arılar Varsa Yarınlar Var” diyerek bambaşka bir boyuta taşıyoruz. Hedefimiz önce çocuklarımızdan başlayarak daha çok kişiye ulaşarak, arıların doğa ve insan için önemi, ekosisteme katkıları konusunda farkındalık yaratmak…”

50 ilde 70 bin kişiye ulaşılacak
Arıların yaşamın devamlılığı için önemine değinen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç “TEMA Vakfı olarak 27 yıldır yaşanabilir bir dünya için başta toprak olmak üzere tüm doğal varlıkları korumak için çalışıyoruz. Bu kapsamda arıları korumak ve onların yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak için bu anlamlı projeyi başlatıyoruz. Doğanın sunduğu büyüleyici biyolojik çeşitliliğin ve sürekliliğin mimarlarından biri olan arılar, 100 milyon yıldır varlığını sürdürüyor. Ömürleri boyunca bir çay kaşığının ucu kadar bal üretmek uğruna 30 bin çiçek gezip, 240 km uçan arılar; kutuplar dışında Dünya’nın her yerinde yüz binlerce polen taşıyarak bitkilerin üremesini ve doğanın sürekliliğini sağlıyor. Gıdalarımızın en az üçte biri, arıların tozlaşma işlemi sayesinde elde ediliyor. Çiçekli bitkilerin ve ağaçların %80’i arıların taşıdığı polenler sayesinde çoğalıyor” dedi.

“Arılar Varsa Yarınlar Var” projesinin detaylarını aktaran Deniz Ataç, “Proje ile arıların doğa ve insan için önemi, ekosisteme katkıları ve arıları korumak için neler yapılabileceği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Proje çocuklara ve yetişkinlere yönelik eğitim, etkinlik ve bilgilendirici bir web sitesinden oluşuyor. Bu çerçevede 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerini iki ders saatini kapsayan eğitimlerle buluşturarak onlara bir arı farkındalık kiti veriyoruz. Yetişkinlere ise 30 ilde farkındalık stantları, 10 ilde Arıların İzinde Bisiklet Turları ve bilgilendirici web sitesi ile ulaşıyoruz. Üç yıl sürmesini planladığımız proje boyunca 50 ilde 46 bin 500’ü çocuk olmak üzere toplamda 70 bin kişiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu değerli projede emeği geçen başta Millî Eğitim Bakanlığı ve Balparmak olmak üzere herkese doğa adına teşekkürlerimizi sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

İstanbul Tarabya’da bulunan bir okul, ‘dilekler gerçek oluyor’ adlı sosyal sorumluluk projesi kapsamında Şanlıurfalı öğrencilerin dilekleri gerçeğe dönüştürdü.

İstanbul Tarabya’da bulunan uluslararası ve Türk öğrencilerin bir arada eğitim aldığı bir okulun her yıl, maddi durumu dezavantajlı olan köy okullarındaki öğrenciler için düzenlediği ‘dilekler gerçek oluyor’ adlı sosyal sorumluluk projesi kapsamında bu kez Şanlıurfalı öğrencilerin dilekleri gerçeğe dönüştürüldü. 2013’den bugün kadar, okul aile birliği ve öğrencilerinin büyük desteğiyle öncelikle Ağrı, Erzurum, Balıkesir, Şanlıurfa Harran ve bu kez de Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesindeki Yediyol ilkokulu öğrencilerinin dilekleri gerçek oldu.

Proje kapsamında öğrencilerin günlük ihtiyaçlarını hayal ederek boyadığı ve resmettiği dileklerin olduğu mektuplar, Yediyol İlkokulundaki Gürbüz öğretmen tarafından İstanbul’daki okulun öğrencilerine ulaştırıldı. İstanbul’a ulaştırılan ve tek tek zarflara konulan bu dilekler, okul aile birliği organizasyonuyla tüm öğrenci ve velilere dağıtıldı. Zarfları açtıklarında oyuncaklar, hediyelik eşyalar bekleyen Tarabya’daki okulun öğrenci ve velileri, bunlar yerine günlük hayatın parçası olan ve bu çocuklarda eksik olan eşyaları görünce duygusal anlar yaşadılar.

Eğitimde fırsat eşitliğine olan inancını her yıl yaptığı projeler ile ortaya koyduklarını kaydeden Tarabya’daki okulun temsilci ve okul aile birliği üyeleri, tüm öğrenci ve velilerin ortaya koydukları proje sayesinde çocukların sadece okul ihtiyaçları değil, günlük hayatlarında kullanabilecekleri kıyafet, ayakkabı ve oyuncaklar toplayarak büyük gün için hazırlıkları gerçekleştirdiklerini belirttiler. Her öğrenci için bir okul çantası, içine okul ihtiyaçları ve resmini çizdikleri dileklerinin yanı sıra Tarabya’daki özel okulun öğrencileri kendilerine çıkan öğrencilere birbirinden güzel, anlamlı ve duygu dolu mektuplar yazdılar.

Proje başlangıcında Tarabya’daki özel okulun öğrencileri ve velileri, Yediyol İlkokulu çocukları için birbirinden farklı etkinliklerle bir fon oluşturduğu kaydedildi. Yılboyu yapılan tüm etkinlikler ile oluşturulan ve desteklenen fon sayesinde elde edilen gelirle öğrencilerin ihtiyaç duyabilecekleri hemen hemen her şey özel olarak paketlendi. Toplanan hediyeler tek tek kutulara kondu ve Şanlıurfa’ya gönderilmek için hazır hale getirildi. Tüm hediyelerin paketlemelerinin tamamlanması ve Şanlıurfa’ya doğru kargo ile gönderilmesinin ardından, Tarabya’dan temsilci, öğrenci ve velilerden oluşan ekip Şanlıurfa’ya uçakla, oradan da Eyyübiye ilçesine minibüsle yola çıktı. Havaalanı çıkışında, Eyyübiye İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Demir, Yediyol İlkokulu öğretmeni ve öğrencileri ekibi çiçeklerle karşıladı.

İstanbul’dan gelen hediyeler ihtiyaç sahibi ve dileklerini resimlerle anlatan öğrencilere dağıtıldı. Proje ekibi sınıflara girerek öğrencilere kendileri için tek tek özel hazırlanmış ve içleri kıyafet, ayakkabı, oyuncak ve okul eşyaları ile dolu okul çantalarını dağıttı. Tarabya ekibi: “Tüm emeklerin, tüm çalışmaların sonucunda, çocukların hediyelerini aldıklarında yaşadıkları mutluluğa birinci elden şahit olmak, her şeye değdi” diyerek duygularını paylaştılar.

Anlamlı ziyaretin ardından ekip, Şanlıurfa’nın yöresel yemekleriyle donatılmış yer sofrasında yemeklerini yemek üzere kendileri için özel hazırlanmış bir köy evine konuk oldular. Ardından, dünyaca ünlü Göbeklitepe Arkeolojik alanına götürülen ekip, Türkiye için değil tüm dünya için çok önemli bir değere sahip olan bu önemli tarihi mirası tanıma şansını elde ettiler.

Türkiye’de girişimcilik ekosistemini geliştirmek ve gençlere ilham vermek üzere kurulan Türkiye Girişimcilik Vakfı’nın Fellow 2019 Programı için başvurular başladı. 24 Haziran’a kadar programa başvuran üniversite öğrencileri, bir yıl boyunca 500 TL burs alma, girişimcilik alanında ilham kaynağı olan rol modellerle tanışma, girişim elçileri olarak farklı etkinlik ve projelerde yer alma ve uluslararası girişim ağına katılma şansına sahip olacak.

Fellow 2019 Programı’na katılmak isteyen öğrenciler, 24 Haziran’a kadar http://gvfellowprogrami.com/ adresindeki başvuru formunu doldurarak başvurularını gerçekleştirebilecek. Altı adımdan oluşan seçim sürecinin yer aldığı programa başvurabilmek için T.C. vatandaşı olmak, Türkiye’de ikamet etmek, Türkiye’de dört yıllık bir üniversiteye girmeye hak kazanmış ve kayıt yaptırmış olmak, ekim ayından itibaren Türkiye’deki üniversitelerin 1, 2, 3 ve 4. sınıflarında okuyor olmak gerekiyor.

Bu yıl Fellow Programı’na yine yoğun bir ilgi beklediklerini söyleyen Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Aygül, “Girişimcilik kültürünü ve ilhamını üniversiteli gençlerin enerjisi üzerinden tüm topluma yaymak amacıyla Fellow Programı’nı hayata geçirdik. Beşinci yılımızda programımıza yeni bir rekorla 112 bin başvuru aldık. Dünyada eşi benzeri olmayan bu programla fikirlere değil, insanlara yatırım yapıyoruz” dedi.

Gençleri neler bekliyor?
Fellow Programı’na katılma şansı bulan gençler, program kapsamında ulusal ve uluslararası bir ağın parçası oluyor. Her iki ayda bir rol model alabilecekleri başarılı girişimcilerle bir araya gelerek onların hikâyelerinden ilham alma fırsatını yakalayacak olan girişimci adayları, üniversitelerinde girişim elçileri olarak görev alıyor. Seçilen Fellow’ların en önemli misyonları arasında kendi çevrelerinde girişimcilik kültürünü yaymak, çarpan etkisi yaratmak ve Girişimcilik Vakfı’nın “giveback” felsefesi doğrultusunda toplumdan aldıkları destekle kazandıkları deneyimi yine toplumla paylaşarak başarıyı çoğaltmak bulunuyor. Seçim sürecini başarıyla tamamlayan Fellow’lar aynı zamanda program kapsamında bir yıl boyunca aylık 500 TL burs almaya hak kazanıyor.

Alışveriş merkezleri, ev tekstili üretimi, perakende mağazacılık, turizm, inşaat, sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Özdilek Holding, 8 bin çalışanıyla hizmet veriyor.

İçinde bulunduğu sektörlerin gelişimine katkı sağlamanın yanı sıra kurum içi eğitime de destek verme vizyonuyla hareket eden Özdilek, Kişisel Gelişim Uzmanı Ahmet Şerif İzgören önderliğinde “Süpermen Türk Olsaydı” konulu eğitim semineri programında 8 bin çalışanına ulaştı. Bir yıl boyunca önceden belirlenen tarihlerde ve 11 farklı lokasyonda gerçekleştirdiği eğitimle Özdilek, sektöre farklı bir bakış açısıyla baktığını kanıtlıyor.

Kurumsallaşmanın olmazsa olmazı eğitim
Kurumsallaşmanın temelinin, niteliklerle donatılmış çalışanlar olması gerektiğinin herkesçe bilindiği günümüzde, çalışan motivasyonunu sürekli dinç tutmak için çalışmaların hazırlaması da su götürmez bir gerçek. Bu olgulardan hareketle Özdilek, Kişisel Gelişim Uzmanı Ahmet Şerif İzgören ile birlikte organize ettiği eğitimlerle çalışanlarına verdiği önemi gözler önüne seriyor.

Kişisel Gelişim Uzmanı Ahmet Şerif İzgören önderliğinde Süpermen Türk Olsaydı konulu eğitim semineri programında, katılımcılar kişisel gelişimden çok toplumsal gelişime davet ediliyor. Eğitimde, içten, sakin ve bilge girişimcilik, iş kalitesi, dürüstlük, yurt sevgisi ve hoşgörü değerlerini vurgulayan İzgören; topluma nasıl daha yararlı olunabileceğini, yaşanmış hikayeler eşliğinde katılımcılara sunuyor. Anlattığı gerçek hikayelerle katılımcıların yüzünde tebessüm bırakmayı amaçlayan İzgören, tüm bildiklerimizin aslında başkalarından öğrendiğimiz hikayeler olduğunun altını da çiziyor. Kurum içi eğitimlerine 2019 yılı boyunca devam edecek Özdilek Akademi, farklı eğitimler için de çalışmalarını sürdürüyor.

Üniversite öğrencilerinin girişimci zekâlarını yarıştırdığı “Benim Fikrim Benim İşim Yarışması” sonuçlandı. Yarışmada diş hekimliğinde klinik birikim ve mühendisliği kombine olarak kullanmayı amaçlayan, akıllı cihaz ve çözümler üreten DentaSys Smart Dental Solutions projesi birinci seçildi.

Üniversite öğrencilerinin girişimcilik serüvenine okul sıralarından atılmasına olanak tanıyan “Benim Fikrim Benim İşim Yarışması”nda kazanan belli oldu. Altınbaş Üniversitesi Üniversite Sanayi İşbirliği Eşgüdüm Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen yarışmada, diş hekimliğinde klinik birikim ve mühendisliği kombine olarak kullanmayı amaçlayan, akıllı cihaz ve çözümler üreten DentaSys Smart Dental Solutions projesi birinci seçildi.

11 projenin katıldığı yarışmada ikinciliği insanlara market alışverişlerinde harcadıkları zamanı ve alışverişin maliyetini minimuma indirmeyi hedefleyen, en verimli alışverişi yapmalarını sağlamak amacıyla kılavuzluk yapacak bir mobil uygulama girişimi “Sepette” kazandı. Üçüncülük ipini ise bir platform üzerinden iş makinesi ihtiyacı olan kullanıcıların kendisine en yakın iş makinesini bulabilmelerine imkân tanıyan “işmakineniz.com” göğüsledi.

Yarışmaya ilişkin açıklamada bulunan Altınbaş Üniversitesi Üniversite-Sanayi İş birliği Eşgüdüm Başkanı Gökçe Tabak, “Buradaki amacımız Altınbaş Üniversitesi öğrencileri arasında fikri olan girişimcileri değerlendirerek iş hayatına çıkış yolunda katkı sağlamak. Yarışmada ilk üç sıraya girenler üniversitemizin kuluçka merkezinde mentorluk, eğitim vb. desteklerden yararlanacaklar” dedi.

KISA SÜRELİ VE DÜŞÜK HATALI TEDAVİ
Yarışmada birinci olan DentaSys Smart Dental Solutions projesinin mimarlarından Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi Mustafa Demirtaş ise 3 boyutlu yazıcılarla uzun süredir çalışmaları olduğunu belirterek, “Devamında ekip olarak diş hekimlerinin kullanabileceği 3 boyutlu yazıcılara odaklandık ve bir pazar araştırmasına giriştik. Yapabileceğimizi fark ettik ve yaklaşık 4 ay önce bu projenin tohumlarını attık” dedi.

3 boyutlu yazıcıların dijital diş hekimliğinin yeni bir kolu olduğunu söyleyen Mustafa Demirtaş, “Hasta ve hekim konforunu arttırarak birçok tedavinin çok daha kısa, düşük hatalarla üretilmesini sağlayan bir sistem. Gülüş tasarımı, ortodontik tedavilerle şeffaf plaka uygulamaları, cerrahi kılavuzlarla implantoloji gibi uygulamalarda cihazımız kullanılabiliyor” ifadelerini kullandı.

PROJE DESTEK BEKLİYOR
Sadece 3 boyutlu yazıcı ile sınırlı kalmayı planlamadıklarını belirten Demirtaş, “Eğer yatırım alırsak dijital diş hekimliğinin kolları olan diğer tarama cihazları, alçı tarayıcılar, mining cihazı vs. üretmeyi planlıyoruz” dedi.

“Dünyaya ilham ver, geleceği tasarla” vizyonu doğrultusunda, gençlerin ve çocukların yaratıcılığını geliştirmesine farklı projelerle destek veren Samsung Electronics, Yaratıcı Çocuklar Derneği ile düzenlediği “Samsung Geleceğin Mucitleri” bilim yarışması ödül töreni gerçekleştirildi. Türkiye İnovasyon Haftası’nın ikinci gününde, gerçekleştirilen ödül töreninde genç mucitler projelerini sergileme fırsatı da buldu.

Çocuklara bilimi sevdirerek onları yaratıcı düşünmeye ve yeni buluşlar yapmaya teşvik etmek amacıyla ortaokul öğrencileri arasında 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında 5’cisini gerçekleştirilen yarışmanın birincisi, Afyon Sermaye Piyasası Kurulu Yatılı Bölge Ortaokulu’ndan Elmas Beyza Yılmaz oldu. Küçük mucit birinciliği, Çift Fileli Masa Tenisi projesiyle kazandı.

Projeler…
Bu yıl yarışmaya başvuran 395 proje arasından yapılan ön eleme sonrası, inovatif ve dikkat çekici fikirleriyle, geleceğin 10 mucidi finale kaldı. Finale kalan projeler arasından, İstanbul Haliç Etap Okulları’ndan katılan Müjdat Kartal ve Rengin Asan Oksijen Üreten Gece Lambası adlı projeleriyle ikinci oldu. Afyon Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezi’nden katılan Egemen Bozca ve Kazım Fincankaya Serum Yönetim Sistemi adlı projeleriyle üçüncülük ödülü aldı.

Yarışmada dereceye giren öğrenciler ödüllerini Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Samsung Electronics Türkiye Kurumsal Projeler Müdürü Cüneyt Bilgiç, Ankara Patent Bürosu Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Dericioğlu, Yaratıcı Çocuklar Derneği Yürütme Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan ve Yaratıcı Çocuklar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Didem Çapa’dan aldı.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et