Anasayfa MANŞET

İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST 2019 Yarışmalarının ikincisi için başvuru süreci başladı.

20-23 Eylül 2018 tarihleri arasında İstanbul Yeni Havalimanında ilki gerçekleştirilen TEKNOFEST Teknoloji Festivali’nde bu sene Yapay Zeka’dan Uçan Araba’ya; Otonom Sistemlerden Uzay Teknolojileri’ne birçok farklı alanı içeren toplam 2 Milyon TL’ye varan ödüllü yarışmalar için Son Başvuru Tarihi 28 Şubat 2019 olarak belirlendi.

Başvuru ve detaylı bilgi için: https://www.teknofestistanbul.org/tr/2019-teknoloji-yarismalari ziyaret edilebilir.

Millî Eğitim Bakanlığı ile İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle İstanbul´da açılacak İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin müdürü, mesleki ve teknik eğitimde ilk olacak şekilde, üniversitenin öğretim üyeleri arasından seçilecek.

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, Bakanlık olarak mesleki eğitimdeki yeni açılımlarından birisinin de İstanbul Teknik Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliği olduğunu belirtti. Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca´nın katılımıyla imzalanan protokolle İstanbul´da İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kurulacağını ifade eden Özer, “Böylece mesleki ve teknik ortaöğretimde yeni açılım modellerimizden birisi daha hayata geçecek.” dedi.

İstanbul´daki Ziya Kalkavan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kampüsünde, 2019-2020 eğitim öğretim yılında açılacak lisede sadece 4 alanda eğitim verileceğini bildiren Özer, şöyle konuştu: “Lise müdürü, İTÜ öğretim üyesi olacak, alan ve dal derslerine İTÜ öğretim elemanları girebilecek. Böylece MEB-İTÜ iş birliğiyle mesleki ve teknik Anadolu liselerinde yeni yönetim modelinin de başlangıcını yapmış oluyoruz. Lisede İngilizce hazırlık sınıfı olacak ve dersler İTÜ Yabancı Diller Yüksekokulu koordinasyonunda verilecek. İTÜ´nün artırılmış sanal gerçeklik ile mesleki İngilizce öğretiminde çok önemli deneyimi var. Bu kapsamda lise bu uygulamanın da ilk pilot okulu olacak. Derslerin uygulamasında İTÜ´nün ilgili laboratuvarları ve İTÜ Teknokent´in imkanları kullanılabilecek. Öğrenci ve öğretmenlerin İTÜ Teknokent ile Ar-Ge iş birlikleri geliştirmeleri sağlanacak. Ayrıca mezunlara, İTÜ´nün ilgili bölümlerini kazanmaları durumunda, yükseköğrenimleri boyunca İTÜ tarafından burs desteği sağlanacak.”

Özer, yeni modele ilişkin, “Bir üniversiteyle birlikte ilk kez yapılacak mesleki ve teknik eğitimdeki Ar-Ge ve inovasyona dayalı yeni model, MEB´in mesleki ve teknik eğitimde diğer üniversiteler ve kurumlarla iş birliğinde de örnek oluşturacak” değerlendirmesinde bulundu.

ULUTEK Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin Maker Çocuk programları, çocukların yarıyıl tatillerini faydalı geçirmeleri için yeniden başlıyor.

“Çocuklara en iyi karne hediyesi, ULUTEK Sömestr Maker Atölyesi” sloganıyla 21 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek iki haftalık programlardan, 5-14 yaş grubundaki öğrenciler yararlanabilecek.

ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Kanık, çocukların günümüzde vaktinin çoğunu tablet, telefon veya bilgisayar başında oyun oynayarak geçirdiklerini, bilim ve teknolojiye meraklı olanların ise projelerini uygulama yönünde yeterli imkân bulamadıklarına işaret ederek, “ULUTEK Maker Atölyelerinde öğrencilerin hem teknolojiyi kullanma hem de üretici olmaları yönünde programlarla tanıştırıp uygulama imkânları sunuyoruz. Amacımız çocukların teknoloji üretimi konusunda farkındalık sahibi olması, yeni fikirler ortaya çıkarması ve farklı atölye deneyimleri yaşayarak yetenekli yönlerinin ortaya çıkması, el becerilerini geliştirecek uygulamalar gerçekleştirmesidir” dedi.

YAZILIMDAN TASARIMA KADAR HER ALANDA EĞİTİM
ULUTEK Maker Çocuk Atölyesinde öğrenciler robotik, elektronik, lego robot, yazılım, arduino gibi teknoloji atölyelerine katıldıktan sonra kendi yetenek ve becerileri doğrultusunda kendilerine özgü projelerini gerçekleştirme imkânı bulabiliyor. Robotik atölyesinde her ders farklı bir robot projesi yapmayı, elektronik atölyesinde belli temalı devreleri, Arduino atölyesinde belirlenen projeleri yapmayı ve yazılım atölyesinde ise bilgisayarın çalışma, programlama mantığını ve kodlamayı öğrenecek.

Ayrıntılı bilgi için www.ulutekmakercocuk.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Millî Eğitim Bakanlığı ile İstanbul Teknik Üniversitesi arasında, bilişim teknolojisi, biyomedikal cihaz teknolojileri, elektrik-elektronik teknolojisi ve denizcilik alanlarında iş birliği protokolü imzalandı.

İTÜ´nün Ayazağa Kampüsü´ndeki Süleyman Demirel Kültür Merkezi´nde düzenlenen imza törenine, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve İTÜ Rektörü Mehmet Karaca katıldı. Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, törende yaptığı konuşmada, İTÜ çatısı altında bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, İTÜ´nün, bilimsel hafızalarının temellerini oluşturan ve bu hafızayı geleceğe taşıyan çok büyük kurumlardan biri olduğunu belirtti.

İTÜ ile iş birliği yapmanın önemine değinen Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Böyle bir kurumla iş birliği yapmak, böyle bir kurumla Milli Eğitim Bakanlığı´nı kurumsal bir iş birliğine davet etmek, aslında kendi başına bir değer. Bu değere atfen şu söylenebilir; bugün gerçekten tarihi bir gün yaşıyoruz. Ortaöğretim kurumlarının yükseköğretim kurumlarıyla iş birliği içerisinde olması ve doğrudan doğruya öğretimsel bir yaklaşımdan sistemli değişime geçiş bir yaklaşıma doğru gidişin çok büyük bir habercisi. Çünkü ortaöğretimin bir üniversite içine doğru taşınması ve bu bağlamda da üniversitenin bütün birikimini sanki ortaöğretim öğrencileri bir üniversiteye başlamış gibi sanki ortaöğretim öğrencileri birden bire işe başlamış gibi bir pozisyonda bulunacaklar burada. Bu tarihsel birlikteliği inşallah çok daha fazla arttıracağız. Bu çerçevede şunu söyleyebiliriz, bu modelin Türkiye´de bir ilk olduğunu da ifade etmek lazım. Çünkü bu tür ilkler, gelecekte ortaya çıkacak olan gelişmelerde zincirin ilk halkasını teşkil ediyor. İlk olmasının biraz önce saydığım hususiyetleri dışında bir başka açıklaması da şu olabilir; eğer biz ortaöğretim öğrencileri, yükseköğretim akademisyenlerin birikimleriyle, yükseköğretimdeki hazırlık okulunun birikimiyle ve uluslararası literatürün muhtevasıyla doğrudan doğruya karşılaştırırsak ve işbaşı üretimle ilgili bir yaklaşımı ortaya getirirsek tarihsel olarak bir liseyle bir üniversitenin iç içe olduğu nadir eserlerden birisini mesleki teknik alanda ilk olmak üzere ortaya koymuş bulunuyoruz.”

Bakan Selçuk, projenin çok ciddi düşünsel bir arka planı olduğunu, düşünmek, tasarlamak, ortaya koymak ve gerçek kılmak aşamalarının çok değerli olduğunu ve projede emeği bulunanlara teşekkür ettiğini söyledi. Selçuk, projenin sadece kağıt üzerinde inşa edilmiş ve bir açıklamayla çerçevelenmiş bir durum olmadığını vurgulayarak, “Şimdiye kadar yapılanları çok değerli buluyorum ama bu çalışmamızın, bu protokolümüzün önümüzdeki süreçte neler getireceği, nasıl yeşereceği, nasıl gelişeceği benim açımdan çok daha önemli. Eminim birçok üniversite, Türkiye’den ve dünyadan birçok üniversite ya da birçok kurum bu üniversitenin içerisindeki bu projenin nasıl hayata geçtiği, nasıl yürütüldüğü ve nasıl çoğaltılabileceği konusunda buradan destek istemeye gelecekler. Bunu şu anda bir temenni olarak söylemiyorum, çok inanarak ve bilerek söylüyorum. İnşallah bu projenin derinleşmesi, genişlemesi ama kendi tekamülüne de saygı göstererek ilerlemesi bizim dileğimizdir.” değerlendirmesinde bulundu.

“İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi´ni kuruyoruz”
İTÜ Rektörü Karaca da İTÜ´nün sadece kendi gelişimi için değil, tüm Türkiye´nin kalkınmasında rol alması gerektiğinin bilincinde olduklarını söyledi. Karaca, iş birliği protokolünün detaylarıyla ilgili bilgi vererek, şunları kaydetti: “Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü´yle birlikte üniversitemiz, ülkemizin sosyal ve ekonomik kalkınma hedefli eğitimde inovasyon projesinin ortağı oluyor. Eğitimde inovasyon kavramı ise hem kurumlar arası hem de içeriksel hibritleşmeye işaret ediyor. İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı´nın (OECD) inovatif eğitim ortamlarıyla ilgili yayın ve çalışmalarına baktığımızda; istisnai inovasyondan, sistemli değişime geçiş eğitim ortamlarının ve içeriğinin bilişsel ve sosyal süreçler dikkate alınarak yeniden tasarlanmasıyla mümkün olacak. İstanbul Ziya Kalkavan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kampüsü içerisinde, üniversite olarak ´İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi´ni kuruyoruz. Yeni kurulan lisede, bilişim teknolojisi, biyomedikal cihaz teknolojileri, elektrik-elektronik teknolojisi ve denizcilik alanlarında öğretmenler ile öğrencilerin yeterliliklerinin artırılması için mesleki ve teknik eğitimin içeriğini oluşturup yürütülmesine destek olacağız. Bu iş birliğiyle öğrenciler İTÜ´nün dünya standartlarındaki laboratuvarlarında çalışma imkânı, teknoloji geliştirme bölgesi İTÜ ARI Teknokent´te yer alan firmalarda da staj imkanı yakalayacaklar.”

Millî Eğitim Bakanlığı ve İTÜ´den bir ilk
Millî Eğitim Bakanlığı, 2023 eğitim vizyonu kapsamında, İstanbul’da bulunan Ziya Kalkavan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kampüsü´nde İTÜ tarafından “İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi” kurulacak. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından İTÜ rehberliğinde Artırılmış Sanal Gerçeklik Laboratuvarı´nın (AVR) kurulması da planlanan proje kapsamında, okullarda görev yapan öğretmenlerin ve yöneticilerin hizmet içi eğitimleri, İTÜ akademisyenlerinin koordinasyonunda yapılacak. İlk kez öğretmen kadrosunun çoğunlukla akademisyenlerden oluştuğu bir okul olması planlanan projenin, 2019-2020 eğitim öğretim döneminde hayata geçirilmesi planlanıyor.

İnegöl Belediyesi, Şubat ayında gerçekleştirilecek İnegöl Kitap Günleri etkinliği öncesi ilçede bulunan tüm ilkokul öğrencilerine yaklaşık 30 bin kumbara dağıttı. Fuar öncesi kitap almak için para biriktirmeleri öğütlenerek dağıtılan kumbaralarla öğrenciler hem kitap okumaya hem de birikim yapmaya teşvik ediliyor.

ÖĞRENCİLER KUMBARALARINI BAŞKANDAN ALDI
30 bin kumbaranın dağıtıldığı İnegöl’de, Belediye Başkanı Alper Taban da bugün beraberindeki Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri Ticaret ve Sanayi İlkokulunda kumbara dağıtımlarına katıldı. Başkan Taban, 1’inci sınıf ve 4’üncü sınıf öğrencilerine kumbaralarını takdim ettiği sırada öğrencilerle sohbet etti.

KİTAP OKUMA KÜLTÜRÜNÜ YAYGINLAŞTIRMAK İSTİYORUZ
Kumbara dağıtımları sırasında bir açıklama da yapan Belediye Başkanı Alper Taban, “15-24 Şubat tarihlerinde okulların açılmasıyla beraber inşallah güzel bir Kitap Günleri Etkinliği hayata geçirmek istiyoruz. Bu yıl 3’üncüsünü gerçekleştireceğiz. Geçmiş yıllarda edindiğimiz tecrübeler neticesinde her geçen yıl daha da geliştirerek, çok daha fazla kitleye eriştirerek, çocuk, bay, bayan tüm hedef kitlelere ulaşarak inşallah şehrimizde kitap okuma kültürünü yaygınlaştırmak istiyoruz. Bu yıl inşallah yine okullarımızda kumbaralarımızı dağıtarak çocuklarımızın da küçük küçük birikimleriyle kitap satın alıp okuma alışkanlığını edinmelerini istiyoruz” dedi.

Başkan Taban, bilginin kaynağının kitaplar olduğuna da dikkat çekerek “Kitap, bizlere her zaman değer katan, yol gösteren, karanlıktan aydınlığa çıkaran ve gerçekten erdemli birer insan olmamızı sağlayan ve bilginin de değişmez kaynağı. Bugün en değerli sermayenin bilgi olduğunu düşünürsek, bilgiyi de kitaplarda bulabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

1 MİLYON KİTAP İNEGÖLLÜLERLE BULUŞACAK
Bu yıl 3’üncüsü yapılacak olan Kitap Günleri Etkinliği hakkında da bilgiler veren Taban, “İnşallah bu sene yine ciddi manada bir hazırlık içerisindeyiz. 100 civarında yayınevi ve 1 milyon kitap çeşidi ile kitapseverlerin karşısına çıkmak istiyoruz. Geçen yıl bu sayı 500 binler seviyesindeydi. Bu yıl inşallah 1 milyon kitap ile her çeşit kitapla orada hemşerilerimizi buluşturmak istiyoruz. Ben çok güzel bir organizasyon olacağını şimdiden ifade edebilirim. Yine aynı merkezde gerçekleştireceğiz. Tabi burada Milli Eğitim Müdürlüğümüzün de katkıları var. Organizasyonun düzenlenmesinde de Akıl Kültür Sanat Organizasyonuna da teşekkür ediyorum. İnşallah İnegöl’de çok güzel bir kitap etkinliği hayat bulacak. Burada yazarlarımız, yayın evlerimiz okurlarıyla buluşmuş olacaklar. Bugün de kumbaralarımızı dağıtarak bu duyuruyu da bir kez daha yapmış olduk” açıklamalarında bulundu.

Mudanya Mütareke İlkokulu öğrencileri, ‘Büyükşehir Belediyesi’nin geliştirdiği proje çerçevesinde’ Matematik-Geometri dersini Bursa Kent Müzesi’nde işledi. Başkan Alinur Aktaş da etkinliğe katılarak, miniklerin öğrenme heyecanına ortak oldu.

Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye’de ilk kez uygulanan ve ilköğretim öğrencilerinin derslerini müzelerde işlemesini esas alan ‘Drama ile Dersler Müzede’ projesi, tüm hızıyla sürüyor. Derslerin drama yöntemiyle işlenmesini ve daha kalıcı hale gelmesini hedefleyen proje çerçevesinde Mudanya Mütareke İlkokulu öğrencileri, Matematik-Geometri dersini Bursa Kent Müzesi’nde yaptı. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın da katıldığı derste renkli görüntüler oluştu.

Başkan Alinur Aktaş, Kültür ve Sanat Daire Başkanlığı Müzeler Şube Müdürlüğü kanalıyla ‘Türkiye’de bir ilke imza atarak’ çok kapsamlı bir proje geliştirdiklerini söyledi. ‘Drama ile Dersler Müzede’ projesinin hedefinin ana sınıfı, ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin ders içi kazanımlarını drama yöntemiyle müzede gerçekleştirmesi olduğunu hatırlatan Başkan Aktaş, “Öğrenme, düşünme, sorgulama, gözlem ve uygulama süreçlerinin birlikte olduğu, aktif bir şekilde müzelerin kullanılmasını sağlamak istiyoruz. Proje kapsamında öğrencilerimiz, okullarında işledikleri dersi drama yöntemiyle müzede görev yapan eğitmenlerle de yapabiliyor. Bu kapsamda, toplam 21 farklı ders için müzelerle ilişkili 214 ders planı hazırlandı. Proje ile hem eğitim ve öğretim etkilenmiyor hem de okul dışı öğrenme ortamı olarak müzelerin atmosferi değişiyor. Drama yöntemi sayesinde öğrencilerimiz, daha kalıcı bilgiler edinebiliyor” dedi.

‘Drama ile Dersler Müzede’ projesi, 24 Kasım tarihinde başladı ve 2 ayda yaklaşık 1250 kişi bu etkinlikten faydalandı. Okulların Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürlüğü’ne başvuru yaparak yararlanabildiği ve Haziran ayına kadar dolu olan proje kapsamında, 2018- 2019 eğitim öğretim yılı boyunca 10 bine yakın kişi hedefleniyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi, üniversite-kent işbirliği kapsamında yeni bir uygulamaya imza attı. Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Rehberlik ve Psikolojik Danışma Lisans Programında öğrenim gören dördüncü sınıf öğrencileri, ‘Topluma Hizmet Uygulamaları’ dersi kapsamında rehber öğretmeni olmayan okullara giderek gönüllü olarak görev yapıyor. Böylece hem uygulama yapmış oluyor hem de okuldaki öğrencilerin yararlanması için Milli Eğitim Bakanlığının Rehberlik Çerçeve Programlarında yer alan etkinliklerin gerçekleşmesini sağlıyorlar.

Uygulamanın geri dönüşlerini değerlendirmek üzere Gölyazı Ünallar İlk ve Ortaokulu’nda bir araya gelen Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü’nden Doç. Dr. Rüçhan Uz ve Öğretim Görevlisi Edip Koşar, okul müdürleri Mehmet Pektaş (Gölyazı), Naşit Gündoğan (Hasanağa), Mahmut Özhan (Şirinevler) ile Nilüfer İlçe Rehberlik Araştırma Merkez Müdürü Ekrem Selçuk, özellikle öğretmeni olmayan okullar açısından bu uygulamanın çok yararlı olduğu konusunda görüş birliğine vardılar.

Okul yöneticileri ve akademisyenler uygulama kapsamının yaygınlaştırılmasıyla, hem öğretmen adaylarının deneyim kazanmasına hem de sadece rehber öğretmenlerin değil diğer branşlardaki öğretmeni olmayan okulların sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacağını belirttiler.

Gölyazı İlköğretim Müdürü Mehmet Pektaş, uygulamanın hem ilkokul ve ortaokul öğrencileri açısından hem de okulda görev yapan öğretmenlerin genç öğretmen adayları ile etkileşimde bulunmaları açısından son derece yararlı olduğunu belirterek, ikinci dönem de bu çalışmaların sürdürülmesini istedi.

Nilüfer İlçe Rehberlik Araştırma Merkez Müdürü Ekrem Selçuk da, 2023 vizyon belgesi çerçevesinde yapılan il düzeyindeki toplantıda da rehber öğretmen adaylarının daha uzun süreli uygulama yapmaları gerektiği yönünde görüş belirttiklerinden söz ederek bu tür uygulamaların yerindeliğine vurgu yaptı.

Gölyazı, Şirinevler, Hasanağa, Kayapa, Tahtalı, Ürünlü, Gümüştepe, Fethiye İmam Hatip, İrfaniye ilk ve ortaokullarında gerçekleştirilen uygulamada öğretmen adaylarının atanmadan önce alanda uygulama yapma fırsatı bulduklarını ve bu açıdan projenin çok önemli olduğunu dile getiren Doç. Dr. Rüçhan Uz ve Öğr. Gör. Edip Koşar da, böyle bir uygulamayı ilk kez gerçekleştirdiklerini ve öğretmen yetiştiren diğer okullara da model olmasını umut ettiklerini söyledi.

Öğretmen adayları da toplantının ardından bir dönem boyunca okullardaki öğrenciler ile gerçekleştirdikleri etkinlik, seminer ve uygulamaları anlatarak, sonuçlarıyla ilgili hocalarına rapor verdi.

Yoğun geçen eğitim öğretim dönemine yarıyıl tatiliyle ara verilirken, ailelere bu süreçte önemli görevler düşüyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Doç. Dr. A. Evren Tufan, tatilin ilk birkaç günü çocukların mutlaka dinlenmesine izin verilmesi gerektiğini belirtirken, sonrasında onların gelişimlerini ve aile içi iletişimi destekleyecek şekilde vakit geçirilmesinin, bunu yaparken de çocukları etkinliğe boğmamanın önemini vurguluyor. Doç. Dr. A. Evren Tufan, ebeveynlere; çocuklarının hem eğlenecekleri hem de öğrenecekleri bir sömestr tatili için 9 önerisini sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Çabalarını ve başarılarını takdir edin
Yaşı ve ders başarısı ne olursa olsun, her çocuk yarıyıl tatilinde ödüllendirilmek ister. Maddi değil manevi değeri yüksek ödül seçin ve çocuğunuza akademik sonucundan çok çabası ve çalışması için takdir ettiğinizi vurgulayın. Karnedeki notlarını, çocuğunuzun başarısının ve gelişmesinin tek göstergesi olarak değerlendirilmeyin, çocuğun ve ailenin geliştirmesi gereken alanları belirttiğine dikkat edin. Ödüllendirme ve geri bildirimlerde üslup çok önemli. Sınıf arkadaşları, kardeşleri ve akrabaların çocukları ile kıyaslamaktan kaçının.

İlk birkaç gün sadece dinlenmesine fırsat tanıyın
Çocukların uzun ve yoğun bir eğitim döneminden çıktığını göz önüne alarak, yarıyıl tatilinin ilk birkaç günü sadece dinlenmelerine izin verin. Bu süre çocukların kendi hallerine bırakıldıklarındaki davranışları hakkında ebeveynlere bilgi sağlayıcı oluyor ve tatil programını hazırlarken yol gösteriyor. Birkaç günlük dinlenmenin ardından, çocuğunuzun güçlü ve zayıf yanlarını da göz önüne alınarak ailece bir tatil programı oluşturabilirsiniz.

Tatil boyunca sadece akademik performansa odaklanmayın
Anne babaların ders yılı içerisinde ve yarıyıl tatilinde çoğunlukla akademik başarıya odaklanmaları ve tatilde de sürekli ders çalışmaya vurgu yapmaları çocuklarda yılgınlık, umutsuzluk veya inatlaşma gibi tepkilere yol açabiliyor. Sağlıklı bir gelişim için akademik alanın dışında sosyal, duygusal ve bedensel gelişimin de önemli olduğu açık. Dolayısıyla, yarıyıl tatilini çocuğunuzun sadece ders çalışacağı ve ödev yapacağı bir zaman aralığı olarak görmeyin ve bütüncül gelişimi için bir fırsat olarak değerlendirin.

Ortak zevk alacağınız etkinlikler yapın
Yarıyıl tatili, ailece verimli ve keyifli bir şekilde zaman geçirebilmek için bir fırsat. Çocuğunuzla şartlarınıza uyan şekilde çevrenizdeki tarihi ve kültürel yapıları gezin ve gezdiğiniz yerlerle ilgili konuşun. Diğer yandan evde beraberce kitaplar okumak ve okunan kitaplar üzerine konuşmak da aile içi iletişimi destekliyor ve çocukların kendilerini ifade etme becerilerini geliştiriyor. Çocuğunuzu spor ve bedensel etkinliklere yönelmeleri için teşvik edebilir; sinema, tiyatro ve konserlere gitmek ya da akrabaları/komşuları ziyaret etmek ailece yapılabilecek etkinlikler arasında sayılabilir.

Çocuğunuzu etkinliklere boğmayın
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzmanı Doç. Dr. A. Evren Tufan “Yarıyıl tatili, ailece verimli ve keyifli bir şekilde zaman geçirebilmek için bir fırsattır. Bu fırsatı, kısıtlı bir zaman aralığında yerine getirilmesi gereken pek çok etkinlikle doldurmak ve çocukları bir etkinlikten diğerine koşturmak hem katıldıkları faaliyetlerden zevk almalarını engeller hem de aile içi ilişkileri olumsuz olarak etkileyebilir. Yarıyıl tatilinde çocukların sadece dinlenebilecekleri zaman aralıklarının da planlanması önemlidir” diyor.

Arkadaşları ile vakit geçirmelerine fırsat verin
Ders ve ödevlerin yoğunluğu nedeniyle çocukların çoğu arkadaşları ile kısıtlı zaman geçirdiğinden, yarıyıl tatili arkadaşlarıyla görüşebilmesi ve vakit geçirebilmesi için de bir fırsat sunuyor. Yaşıtları ile keyifle oynayarak veya spor yaparak geçirilecek bir zaman aralığı her çocuğun sosyal ve duygusal gelişimine olumlu etkide bulunuyor. Bu nedenle çocuğunuzun arkadaşlarıyla geçireceği vakitleri ve etkinlikleri onun yaşına ve gelişim düzeyine göre planlayabilirsiniz. Evde buluşma ya da sinema/tiyatroya beraber gitme gibi faaliyetler planlayabilirsiniz.

Program yapın
Zamanı verimli kullanabilmek, her yaştan birey için önemli bir beceri. Eğitim ve öğretim çağındaki çocuklar programları genellikle ders ve okul ile ilişkilendirdiğinden tatilde yapabileceklerini programlayamayabiliyor. Yarıyıl tatilini verimli şekilde geçirmek için program yapması konusunda çocuğunuza destek olmanız önemli. Tatil programını ailece yapın ve derslere/ödevlere ve diğer etkinliklere dengeli şekilde vurgu yapın. Tatil programı çocukların ödevleri ve derslerini son günlere sıkıştırmasını da engelleyebilir ve onlara düzenli çalışma alışkanlığı kazandırabilir.

Tablet ve televizyona sınır koyun
Tatil, çoğu çocuk için kuralların olmadığı, istedikleri kadar televizyon seyrettikleri, bilgisayarda oyun oynadıkları ve istedikleri saatte yatıp, geç vakitte uyandıkları bir dönem. Ancak, bu tür bir kuralsızlık hem yarıyıl tatilinin verimli bir şekilde geçirilmesini hem de okula tekrar başladığında ders ve uyku saatlerine uyumu engelliyor. Tatilde, her ailenin kendine özgü olan kurallarının esnetilebileceğini ancak tamamen ortadan kaldırılmayacağını çocuğunuza anlatın. Bilgisayar/televizyon karşısında geçireceği zamanı okul dönemindekine göre artırabilirsiniz ancak mutlaka bir sınır koyun. Tatil süresince yapacağınız programda uyku saatini de belirleyerek geç yatma eğilimini kontrol edin.

Yaşlarına uygun sorumluluk ve görevler verin
Yarıyıl tatilini, çocuğunuza sorumluluk duygusu kazandırabilmek için bir fırsat olarak da görebilirsiniz. İlgi alanına göre ev içinde verilecek görev ve sorumluluklar, hem aile içi iletişimi artırıyor hem de onlara sorumluluk duygusu kazandırıyor. Örneğin yaşına ve gelişim düzeyine göre, oda ve eşyaları toplamadan faturaları ödemeye kadar değişebilen sorumluluklar verebilirsiniz. Verilen sorumluluk ve görevlerin mükemmel olarak gerçekleştirilmesinden çok yerine getirebilmek için harcanan çaba önemli. Çocuğunuzun çabaları ve başarıları için vereceğiniz geri bildirimlerde üslubunuza dikkat edin.

Türkiye’nin en geniş kapsamlı içeriğine sahip Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi (Bursa BTM) 2018’de de ziyaretçi rekoru kırdı. Geçtiğimiz yıl 151 binin üzerinde bilim meraklısının ziyaret ettiği Bursa BTM, bilimsel atölyeleri, uluslararası etkinlikleri ve ses getiren bilimsel sergileri ile yeni yılda da adından sıkça söz ettirecek.

Büyükşehir Belediyesi tarafından bilimi topluma yaymak, nitelikli iş gücünün oluşmasına katkı vermek ve bilimi çocuklara sevdirmek adına projelendirilen, Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, 2018 yılında 151 binin üzerinde bilim meraklısını ağırladı. Bursa’nın yanı sıra çevre iller ve yurt dışından 151 bin 464 kişinin ziyaret ettiği Bursa BTM, bilimsel atölye çalışmalarında da yeni bir rekora imza attı. Yıl boyunca farklı disiplinlerde 11 bin 242 atölye çalışmasına 99 bin 718 çocuk ve bilim meraklısı katıldı.

Bursa’nın adını dünyaya duyurdu.
Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, geçtiğimiz yıl uluslararası etkinlikleriyle de yoğun ilgi gördü. Türk Hava Yolları ve BEBKA sponsorluğunda gerçekleştirilen Uluslararası 7. Bursa Bilim Şenliği’ne (Science Expo) yurt içi ve yurt dışından 200 binin üzerinde ziyaretçi geldi. Festivalde toplamda 110 bin liralık para ödülünün dağıtıldığı proje, insansız hava araçları, mesleki yetenek, autodesk tasarım ve modelleme yarışmaları gerçekleştirildi. Türkiye rekorunun kırıldığı ‘Mangala Turnuvası’nın da yer aldığı festivalde ayrıca 100 farklı bilimsel atölye çalışması gerçekleştirildi.

Zirvede ‘Astrofest’ heyecanı
Bursa BTM’nin en çok ilgi gören bilimsel etkinliklerinden Uludağ Astrofest ise 3 -5 Ağustos 2018 tarihlerinde uzay ve astronomi meraklılarını zirvede buluşturdu. Doğa yürüyüşleri, seminerler, gökyüzü gözlemleri, takımyıldızı eğitimleri ve atölye çalışmalarının gerçekleştirildiği zirvedeki festivale alanında uzman çok sayıda isim katıldı. ‘Doğa ve Bilim Şenliği’ ise yaz aylarının en çok ilgi gören etkinliklerindendi. Uludağ’da gerçekleştirilen ve iki gün süren şenlikte çocuklar hem Uludağ’ı tanıdılar hem de eğlenceli ve öğretici atölye çalışmalarına katıldılar.

Sınır tanımayan bilim
Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi tarafından 2018 yılında başlayan “Sınır Tanımayan Bilim” projesi ise dezavantajlı öğrenciler için umut oldu. TÜBİTAK işbirliği ile gerçekleştirilen projede öğrenme güçlüğü çeken öğrencilere yönelik özel eğitimler ve atölye çalışmaları yoğun ilgi gördü.

Bursa geleceğe damgasını vuracak
Bilim toplumu ve geleceğin nitelikli iş gücünü oluşturmak adına Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’ni önemsediklerini ifade eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yerli üretim ve milli teknoloji atılımlarının temelinde eğitimin olduğuna dikkat çekti. Okul dışı eğitim ortamlarının en önemli unsularından birinin bilim merkezleri olduğunu kaydeden Başkan Aktaş, Bursa BTM’nin kentin önemli bir marka değeri olduğunu söyledi. Başkan Aktaş, “Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, üreten bir nesil yetiştirmek ve geleceğin nitelikli işgücüne katkı vermek adına önemli faaliyetler yürütüyor. Çocuklarımızın ilgisini bilime çekmek, kabiliyetlerini keşfetmelerini sağlamak amacıyla Bursa BTM olarak projeler üretiyor, etkinlikler düzenliyoruz. Ülkemizin kalkınmasının tek bir yolu var o da yerli üretim ve ürettiğini ihraç etmek. Nitelikli ürünün ana kaynağının, nitelikli iş gücü olduğu bir gerçek. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’ne sahip çıkan ve çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak adına bilime yönlendiren ailelere ve tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Babası veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, başarılı çocuklara parasız ve yatılı eğitim fırsatı tanıyan Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nın 2019 yılı sınavı 26 Mayıs Pazar günü saat 10.00’da gerçekleşecek. 24 ilde düzenlenecek sınavlarda başarılı olan ve gerekli şartları yerine getiren öğrenciler, 8 yıl boyunca Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nda ücretsiz kolej eğitimi alma hakkı elde edecek.

Eğitimde fırsat eşitliği misyonuyla 1863 yılından bu yana faaliyetlerine devam eden Türkiye’nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşu Darüşşafaka Cemiyeti, binlerce çocuğun hayatını değiştirmeye devam ediyor. Babası ve/veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, başarılı çocuklara parasız, yatılı ve nitelikli eğitim fırsatı tanıyan Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nın 2019 yılı sınavı, 26 Mayıs 2018 Pazar günü saat 10.00′da Türkiye’nin 24 ilinde düzenlenecek.

HANGİ ŞEHİRLERDE DÜZENLENECEK?
Sınav; Adana, Ağrı, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Karabük, Kayseri, Konya, Malatya, Mardin, Mersin, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’da gerçekleştirilecek. Sınava Türkiye’nin her ilinden başvuru kabul edilecek; söz konusu 24 il dışından sınava katılacak öğrencilerin ve velilerinin en yakın sınav merkezine gelmek için yapacakları tüm ulaşım masrafı ise yine Darüşşafaka tarafından karşılanacak.

SON BAŞVURU TARİHİ 20 MAYIS
Sınava katılmak isteyen adayların başvuru evraklarının, Darüşşafaka Ortaokulu’na 20 Mayıs 2018 Pazartesi gününe kadar elden veya posta yoluyla ulaştırılması gerekiyor. Sınavda başarılı olan öğrenciler, mali durum araştırması ve sağlık kurulu kontrolünün ardından ortaokuldan üniversiteye kadar ücretsiz nitelikli eğitim alma hakkı elde edecek.

21’İNCİ YÜZYILIN BECERİLERİNE SAHİP OLARAK YETİŞİYORLAR
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Darüşşafaka Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ebru Arpacı, ülkemizin bütün çocuklarının iyi bir eğitim alma hakkı olduğunu düşünen hayırsever kişiler tarafından 1863’te kurulan Darüşşafaka’nın, her yıl sınavla seçtiği öğrencilerin eğitim, sağlık, beslenme, barınma ve giyim gibi tüm gereksinimlerini karşıladığını ifade ederken “Darüşşafaka Eğitim Kurumları’ndan mezun olan öğrenciler, İngilizce bilen, teknolojiye hakim, en az bir müzik aleti çalabilen, spor yapan, çok okuyan her anlamda donanımlı gençler olarak üniversiteye başlıyor. Darüşşafaka, 21’inci yüzyılın becerilerine sahip olacak şekilde eğitim gören öğrencilerine sadece ortaokul ve lisede kucak açmıyor; aynı zamanda başarılı mezunlarını üniversite eğitimleri süresince de burs vererek destekliyor” dedi.

10 BİNDEN FAZLA ÖĞRENCİ KATILABİLECEK
Türkiye genelinde 10 binden fazla öğrencinin Darüşşafaka’nın 2019 sınavına katılma kriterlerini yerine getirdiğini ifade eden Ebru Arpacı şöyle devam etti: “Ülkemizin aydınlık geleceğinin gerçek sahipleri olarak gördüğümüz çocuklarımızın akılcı, kaliteli ve eşitlikçi bir eğitime ulaşabilmesi Darüşşafaka olarak en büyük önceliğimiz. Bu fırsatı tüm çocuklarımıza sunabilmek; onların sınav noktalarına ulaşmalarını kolaylaştırmak adına da geçtiğimiz yıl 21 olan sınav merkezi sayısını bu yıl 24’e çıkardık. Yakın gelecekte bu sayıyı çok daha üst seviyelere çıkaracağız.”

Sınava girecek öğrencilerde aranan koşullar:
T.C. vatandaşı olması
Annesinin ve/veya babasının hayatta olmaması
Ailenin maddi durumunun öğrenimini sürdürmesine yeterli olmaması
2008 ya da daha sonraki yıllarda doğmuş olması (Yaş düzeltmesi geçersizdir)
2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında ilkokul 4. sınıf öğrencisi olması
Beden ve ruh sağlığının yatılı okulda okumaya uygun olması
Sınav başvurusu için gereken belgeler

Adayın okumakta olduğu ilkokul müdürlüğünden alınacak ve “ilkokul 4. sınıf öğrencisi olduğunu gösterir imzalı ve mühürlü belge” (Okul karnesi kabul edilmez.)
Nüfus cüzdanı fotokopisi
Vukuatlı aile nüfus kaydı örneği (Suret, fotokopi, muhtar belgesi, ölüm tutanağı kabul edilmez.)
Adayın iki (2) adet yeni çekilmiş vesikalık fotoğrafı
Başvuru formu (doldurulmuş)

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et