Anasayfa KÜLTÜR SANAT

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı ileSinema Genel Müdürlüğü destekleri ve TÜRSAK Vakfı’nın işbirliğiyle bu yıl 15. yaşına giren Çocuk Filmleri Festivali, 27 Nisan – 11 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek.

Çocukların sinemayla tanışmasını sağlayarak sinema kültürü edinmelerinde ve erken yaşta sanatsal üretim denemelerinde yol gösterici bir rol oynayan festival, 27 Nisan Cuma günü İstanbul’dan yola çıkacak. Festival, 28 – 29 Nisan’daİstanbul’da düzenlenecek film gösterimleri ve etkinliklerin yanı sıra 2ve3 Mayıs’taYozgat, 7 ve8 Mayıs’taErzincan’da, son olarak 10 ve11 Mayıs’ta Van’da da çocuklarla buluşacak.

Festivalde uluslararası ödül almış film gösterimlerinin yanı sıra geçen yıl olduğu gibi bu yıl da ünlü oyuncu ve gazeteciler “Yazarlık Atölyesi”, “Oyunculuk Atölyesi” ve “Çocuk Jüri Atölyesi” gerçekleştirilecek. Festivalde ayrıca Hollanda Kültür’ün Klik! Amsterdam ve Eye Film’le yaptığı Genç Kültür projesi kapsamında 20 adet Hollanda yapımı ödüllü animasyon filmi de gösterilecek.

15.Çocuk Filmleri Festivali bu yıl, Marmara’dan Doğu Anadolu’ya yüzlerce çocuğa sinema ile ulaşmayı amaçlıyor.

Bursa’da ‘ücretsiz ve kaliteli eğitim denilince’ akla ilk gelen kurumlardan olan ve bir halk üniversitesi olarak bilinen Bursa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (BUSMEK), yaz tatilinde de eğitimlerini sürdürüyor.

Yaz aylarında vakitlerini verimli şekilde geçirmek isteyen 16 yaş üstü bireyler, 100’den fazla branşta verilecek eğitimlerden istifade edebilecek. Katılımcılar bir yandan kendilerini geliştirirken diğer yandan sosyalleşerek boş vakitlerini değerlendirme imkanını elde etmiş olacak.

BUSMEK’ten konuya ilişkin yapılan açıklamada, yaz kursları ön kayıtlarının 17 Nisan-25 Haziran tarihleri arasında BUSMEK şubelerinden ya da busmek.bursa.bel.tr uzantılı internet adresinden ‘online olarak’ yapılabileceği ifade edildi. Açıklamada, 25 Haziran’da başlayacak derslerde başarılı olanların Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) onaylı sertifika alabileceği kaydedildi.

Bursa’da yetişkinlere yönelik ‘ücretsiz’ mesleki eğitimler veren Bursa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (BUSMEK), çocukları da unutmadı. Miniklere yönelik yaz aylarında planlanan eğitimler için kontenjan açılarak, başvuru kabulüne başlandı.

13 yıldır yetişkinlere yönelik eğitim faaliyetlerini yürüten BUSMEK, bu yaz çocuklara da çalışacak. Yaz aylarında çocuklar için hazırlanan kurslarla velilerin de yüzü gülecek. BUSMEK’in kurslarıyla yaz tatillerini en iyi şekilde değerlendiren çocuklar, hem gönüllerince eğlenmiş olacak hem de yeni bilgiler öğrenmenin keyfini çıkartacak.

10-15 yaş aralığındaki bireylere yönelik organize edilen kurslar, BUSMEK eğitmenlerince verilecek. Robotik uygulamalardan çini işlemeye, bilgisayar kullanımından filografiye, İngilizce’den resim dersine kadar geniş yelpazede eğitimler, çocuklarla buluşacak.

BUSMEK’ten konuya ilişkin yapılan açıklamada, yaz aylarında açılacak branşların ön kayıtlarının kurs merkezlerinden ya da online olarak ‘busmek.bursa.bel.tr’ adresinden ‘17 Nisan-25 Haziran tarihleri arasında’ yapılabileceği ifade edildi. Açıklamada, derslerin 25 Haziran 2018 tarihinde başlayacağına değinildi. Kursları başarıyla tamamlayan öğrenciler, katılım belgesi almaya hak kazanacak.

BUSMEK’in 10-15 yaş arası çocuklar için düzenlediği yaz kurslarında branşlar şu şekilde;
‘Arduino ile robotik uygulamalar’, ‘bilgisayar kullanımı’, ‘boyacı, çini işlemeci’, ‘ebru’, ‘filografi tekniği’, ‘fotoğrafçılık’, ‘İngilizce’, ‘o-bot ile robotik uygulamalar’, ‘ofis programları kullanımı’, ‘resim sanat eğitimi’ ve ‘scratch ile kodlama eğitimi’.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Bursa Kent Konseyi tarafından organize edilen, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da katkılarıyla düzenlenen 3. Bursa Geleneksel El Sanatları Festivali’ni her gün yüzlerce öğrenci ziyaret ediyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Bursa Kent Konseyi tarafından 11-15 Nisan 2018 tarihleri arasında ‘3. Bursa Geleneksel El Sanatları Festivali düzenleniyor. 5 gün boyunca Merinos AKKM Fuar Alanı’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da katkılarıyla süren festivalde Ahşap Oyuncak Yapımı, Ebru, Tezhip, Çini, Bakırcılık, İğne Oyası, Telkâri, Geleneksel Türk Okçuluğu ve Kırkyama vb. 35 şehirden 82 sanat dalında 110 sanatçıya ait binlerce eser yer alıyor. Gümülcine ve Kırcaali’den de ustaların katıldığı festivalde sanatçılar gün boyu canlı performanslarını sergiliyor.

3. Bursa Geleneksel El Sanatları Festivali’ne ise okullar yoğun ilgi gösteriyor. Her gün yüzlerce öğrenci festivali ziyaret ederek geleneksel el sanatları hakkında ustalarından bilgiler alıyor. Ayrıca ‘Karagöz-Hacivat’ ve ‘Kukla’ gösterilerini izleyerek eğlenceli vakit geçiyor.

Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK) bünyesindeki Resim Sanat Eğitimi Kursu, Güzel Sanatlar Fakültesi’ne girmek isteyenlere adeta bir akademi oluyor.

Osmangazi Belediyesi’nin yeni hizmete açtığı Hüdavendigar Sosyal Gelişim Merkezi’nde devam eden OSMEK Resim Sanat Eğitimi Kursu, her yaştan insanı bir araya getirerek resim sanatının inceliklerini öğretiyor. Kendisi de meslek edindirme kurslarına devam edip Güzel Sanatlar Fakültesi’ne giren, ardından OSMEK’te eğitmenliğe başlayan Pınar Kaya, Resim Sanat Eğitimi Kursu’nu ‘akademi’ olarak tanımlıyor. Kursiyerlerin bir bölümü çizgilerle, boyalarla yeteneklerini ortaya çıkarıp rahatlarken, bir kısmı da bu alanda üniversite eğitimi alabilmek için uğraşıyor.

OSMEK kurslarında eğitim aldıktan sonra Güzel Sanatlar Fakültesi’ne girip birincilikle mezun olduğunu anlatan eğitmen Pınar Kaya, “5 yıl kursiyerlik yaptım. Kurstan aldığım bilgilerle Güzel Sanatlar Fakültesi’ni kazandım. Okulu da birincilikle bitirdim. Bu kurslarda çalışmayı çok seviyorum. 22 öğrencimiz var. Güzel Sanatlar’a girmek isteyenleri burada hazırlayabiliyoruz. Burayı akademi olarak görüyorum. Çok yetenekli öğrencilerimiz var” dedi.

Kursiyerlerden 66 yaşındaki Cevat Tunca da emeklilik zamanlarını OSMEK’te değerlendirdiğini belirterek, “Resim yapmaya ilgim vardı ve ilk kez bir kursa geldim. Bu tesis çok güzel, evime de yakın. Keşke daha önce başlasaydım. Zamanım çok güzel geçiyor” derken, Nazmiye Değirmenci ise, “Çocukluktan beri içimde vardı bu heves ama hep yarım kaldı. Çocuklarım büyüyünce gelme fırsatım oldu. Keşke erken başlasaydım. İleride sergi açabilirim. Çocuklarıma, torunlarıma hatıra kalır yaptıklarım. Hanımlar bu kurslara mutlaka gelmeli. Çalıştıkça herkes bir şeyler yapabilir. Boş vakitlerini değerlendirirler, stres atarlar. Arkadaşlık ortamı da çok güzel” ifadelerini kullandı.

Müzeler kenti olma yolunda hızla ilerleyen Nilüfer Belediyesi, Mübadele Müzesi ve Fotoğraf Müzesi’nin ardından Edebiyat Müzesi’ni kente kazandırdı. Edebiyat dünyasının en önemli isimlerinin aralarında bulunduğu çok sayıda yazarın el yazması eserleri ve kişisel eşyalarının yer aldığı Nilüfer Belediyesi Edebiyat Müzesi, düzenlenen törenle Gümüştepe (Misi) Mahallesi’nde açıldı.

Açılış törenine, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Türkiye Yayıncılar Birliği 2. Başkanı Fahri Aral, PEN 2. Başkanı Halil İbrahim Özcan, Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı Gökhan Cegizhan, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Muharrem Tüfekçi, Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcıları, Nilüfer Belediye Meclisi Üyelerinin yanı sıra Nebil Özgentürk, Metin Celal, Oya Uysal’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda yazar katıldı.

Alanında Türkiye’de ilk ve tek
Açılış töreninde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, müzeler kenti olma yolculuğunda üçüncü durağı hayata geçirmekten dolayı mutlu olduklarını dile getirdi. 1999 yılında Nilüfer’i kültür-sanat kenti yapma hedefi koyduklarını ve bu hedef doğrultusunda hızla ilerlediklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Bir hedef koymak ve bu yolda yılmadan ilerlemek herkesin harcı değildir. Bu inanmaktır. Nilüfer Belediyesi’nin üç temel hedefi, eğitim-bilim, kültür-sanat ve spor kenti olmaktır. Bu projeleri adım adım hayata geçiriyoruz. Türkiye’de tek bir yazara ya da isme adanan müzeler var. Ama Nilüfer Edebiyat Müzesi, özellikle Türk edebiyatına geniş bir çerçeveden bakan, kapsamıyla, anlayışıyla, koleksiyonundaki yüzlerce yazara ait parçayla Türkiye’de alanındaki ilk ve tek müzedir. Nilüfer Edebiyat Müzesi’nde, yazın tarihine belge olan ve zamana aktarılan edebiyat dünyasının tüm izlerini bulacaksınız. Sözcüklerin, art arda dizilirken yaşamı anlattıkları, yaşam buldukları ve yaşama rehberlik ettikleri dünyamızda, zihnimizde iz bırakan cümleler burada, müzeyi gezenleri karşılayacak” dedi.

Şair ve yazarların çok özel eser ve eşyalarının da müzede sergilendiğini söyleyen Bozbey, “Burayı ziyaret edenler şair ve yazarların yaşamlarına tanıklık edecek. Yine şair ve yazarların fotoğraf ve biyografileri kitap tutkunlarının dokunurken heyecan duyacakları ilk baskı ve imzalı eserlerle buluşacaksınız. Edebiyat Müzesi, Türk Edebiyatı’nın hafızası ve belgeliği olmanın yanı sıra, düzenlenecek sergiler, şair ve yazarlar adına basılan pul ve ilk gün zarflarıyla Bursa’da yaşayan edebiyatçıların da kendilerine yer bulduğu dinamik ve yaşayan bir yer olacak” diye konuştu.

Örnek olmalı
Türkiye Yayıncılar Birliği 2. Başkanı Fahri Aral da Nilüfer Belediyesi’ne edebiyat dünyasında yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Misi’nin kendisini çok etkilediğini söyleyen Aral, bu tür ortamları çok seven Yazar Çetin Altan’ı hatırladıklarını söyledi. PEN 2. Başkanı Halil İbrahim Özcan da, Nilüfer Belediyesi’nin yine zoru başardığını ifade ederek projenin örnek olması dileğinde bulundu. Törende konuşan Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı Gökhan Cegizhan da müzenin tarihi doğal güzelliklere sahip Misi’ye çok yakıştığını belirterek, katkı vermekten dolayı çok mutlu olduklarını belirtti. Konuşmaların ardından Başkan Mustafa Bozbey, Aral, Cegizhan ve Özcan’a Nilüfer’in sembolik anahtarını hediye etti.

Başkan Bozbey ve beraberindekiler, açılışı yaptıktan sonra Ayşegül Özmen küratörlüğünde hazırlanan müzeyi gezdi. Açılışa katılanlara günün anısına Aziz Nesin, Gülten Akın ve Vedat Günyol adına basılan özle pullar hediye edildi.

Doğan Hızlan Edebiyat Müzesi’ne hayran kaldı
Edebiyat Müzesi’nde, kendisiyle özdeşleşen papyonunun yanı sıra, gözlükleri ve el yazmaları yer alan, eleştirmen, gazeteci, yazar Doğan Hızlan da Nilüfer Belediyesi Edebiyat Müzesi’ne hayran kaldı. Edebiyat Müzesi’ni gezerek incelemelerde bulunan Hızlan, böylesine önemli bir değerin edebiyat dünyasına kazandırılmasının önemli olduğunu belirterek, Nilüfer Belediyesi’ni kutladı.

Usta kalemlere dair her şey var
Nilüfer Edebiyat Müzesi’nde, Behçet Necatgil’in el yazması şiiri, Yaşar Kemal’in şapkası, el yazmaları, Nazım Hikmet’in el yazması ve Sofya baskısı kitapları, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın gözlüğü, kalemi, çalar saati gibi çok sayıda değerli yazara ait kişisel eşya ve eserler yer alıyor. Müzenin mektup odasında Cemal Süreya’dan Rıfat Ilgaz’a, Attilla İlhan’dan Halet Çambel’e pek çok yazarın 50 el yazması mektubu orijinal olarak ve toplamda 800 el yazması mektup dijital olarak sergileniyor. Müzede ayrıca kitap eskizleri, daktilolar ve gözlük, kalem, pipo gibi kişisel eşyalar da bulunuyor. Yaklaşık 600′e yakın kitabın yer aldığı müzede Boğaziçi Arşivleri ile yapılan iş birliği sonucu, bin 180 adet kataloglama girişi de gerçekleştirildi.

Fransız Rivierası’ndaki Cannes kentinde, film endüstrisinin ‘en prestijli’ film festivallerinden biri olan Cannes Film Festivali yaklaşıyor, heyecan ise artıyor. Avrupa’nın en önemli 3 film festivalinden biri olan Cannes Film Festivali’nin bu yıl 71.ncisi düzenlenecek.Bu yıl kısa film kategorisinde İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencilerinden Tolga Okur ve Oğuzcan Koçyiğit’in 15 dakikalık kısa filmi “Water-Su” 50 bini aşkın yapımla yarıştı ve gösterime hak kazandı.

İstanbul Aydın Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı öğrencilerinden Tolga Okur’un yönetmenliğini yaptığı başrollerinde Alper Uzun ve Oğuzcan Koçyiğit’in yer aldığı 15 dakikalık kısa film, iki gezgin arkadaşın çıktıkları yolda araçlarının bozulmasını, ardından başlarına gelenleri ve iç hesaplaşmalarını anlatıyor.

Genç yönetmen Tolga Okur, Cannes Film Festivali sürecini ve filmin hikayesini şöyle anlatıyor;
“Bu sene Cannes Film Festivali’nin 71.’ncisi düzenleniyor. Çoğunlukla festivali yarışma filmleri, kırmızı halı ve kapanış seremonisiyle takip etsek de aslında festival her ülkeden farklı alanlarda çalışan sinemacıların buluştuğu büyük bir alan. Öncelikle Cannes’ın kısa film bölümünü ayrı bir yere koymalı. Prestiji, ismi, birçok yeni filmin ilk kez burada görücüye çıkması beni ve ekibimizdeki herkesi çok heyecanlandırıyor. Kısa filmci olarak Cannes ilk deneyimimiz. Sektörün bu pazar yönüyle ilk kez tanışıyor olmak bizde bir miktar stres yaratmıyor dersek yalan olur.”

Filmin oyuncularından Oğuzcan Koçyiğit de, dünyaca ünlü bir film festivaline katılıyor olmanın heyecanı içinde olduğunu belirterek şunları söyledi;
“Benim de rol aldığım filmin Cannes da gösteriliyor olması aklıma geldikçe heyecandan uyuyamıyorum. İnanın bu filmin benim ve benim üzerimde emeği olan herkes için büyük bir gurur diye düşünüyorum.”

Fransa’da 14-19 Mayıs tarihlerinde 71′inci kez düzenlenecek festivalde, Almanya, İrlanda, Arjantin, İngiltere, Lübnan ve Belçika gibi ülkelerden kısa filmler gösterime alındı.

“Water-Su” daha önce California Uluslararası Film Festivali’nde finalist, San Mauro Uluslararası Film Festivali’nde yarı finalist olmayı başardı. Film, uluslararası 60 festivalde daha yarışarak ülkemizi temsil ediyor.

Kitapseverlerin merakla beklediği 5. Uluslararası CNR Kitap Fuarı 10 Mart’ta kapılarını açıyor. CNR Holding kuruluşu Pozitif Fuarcılık ve Basın Yayın Birliği iş birliği ile CNR EXPO Yeşilköy’de düzenlenecek fuar, 18 Mart tarihine kadar açık kalacak. İstanbul’un merkezinde metro, Metrobüs, Marmaray gibi tüm ulaşım araçlarına yakın bir lokasyonda düzenlenmesi nedeniyle kısa sürede kitapseverlerin ajandasına girmeyi başaran 5. Uluslararası CNR Kitap Fuarı, 19 ülke ve Türkiye’den toplam 350’nin üzerinde yayınevini kitapseverlerle buluşturacak. Fuarın bu yılki ana teması ise “oku” üzerine kuruldu.

1.200’ü aşan kültür etkinliğine ev sahipliği yapacak
Okurların merakla beklediği hafta haline dönüşen 5. Uluslararası CNR Kitap Fuarı, Alfa, Martı, Nesil, Doğan Kitap, Timaş, Epsilon, Tübitak, Profil, İnkılab, Beyaz Balina, İz, Kırmızı Kedi, Yeditepe, Ötüken, Pegasus ve Eğitim Kaynak yayınlarının da aralarında bulunduğu yüzlerce yayınevinin katılımı ile yapılacak.

5. Uluslararası CNR Kitap Fuarı’nda okuyucuları çeşitli sürprizler de bekliyor. İstanbul Valiliği, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, Kültür A.Ş ve KOSGEB tarafından desteklenen fuarda, konferans, kitap tanıtımı, imza günleri, söyleşiler, çocuk etkinlikleri, dinletilerle birlikte 1.200’in üzerinde kültür etkinliği düzenlenecek.

Onur konuğu ünlü edebiyatçı Alev Alatlı
5. Uluslararası CNR Kitap Fuarı’nın bu yılki onur konuğu edebiyat alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü alan Türk edebiyatının usta ismi Alev Alatlı olacak. Söyleşi, sohbet, imza günlerinde sevenleri ile bir araya getirilecek Alev Alatlı’nın birbirinden değerli kitapları fuarda sergilenecek. Fuara katılan neredeyse her yayınevi de bir yazar etkinliği gerçekleştirecek. Yayınevlerinin düzenleyeceği etkinliklere katılan isimler arasında Canan Karatay, Selahattin Yusuf, Sinan Akyüz, Furkan Çalışkan gibi isimler bulunuyor.

Üstat Necip Fazıl’ın sergisi fuarda
Bu yıl Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in Çile şiirinden yola çıkarak hazırlanan ‘Bir Şiir Bir Hayat Çile’ isimli sergi de fuarda okuyucularla buluşacak. Necip Fazıl Kısakürek’in fotoğraflarının yanı sıra, özel eşyalarından bazıları da yine fuarda sergilenecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü’nün İbrahim Müteferrika sergisi de fuarın en önemli etkinlikleri arasında yer alacak.

Suriye’deki iç savaş sonucunda topraklarından koparak ülkemize sığınan Suriyeli muhacirlerin arasında 100 bine yakın yetim çocuk olduğu tahmin ediliyor. Bu çocukların yaşadıkları sarsıntı ve korkuyu atlatabilmeleri için Beşir Derneği tarafından drama ve sahne sanatları eğitimleri verilerek iyileştirme süreçlerine katkı sağlanıyor

2017 yılı itibari ile Türkiye’deki Suriyeli muhacir sayısının 3 milyon 551 bin 78 kişi olduğu belirtiliyor. Bu nüfusun içinde savaş sırasında ailesini kaybetmiş 100 bin yetim çocuk olduğuna dikkat çeken Beşir Derneği Genel Müdürü Fatih Sarıyar, “Biz, Suriyeli muhacirlere 7 yıldır insani yardım ulaştırıyoruz. Bu halkın içinde de ailesini ve yakınlarını kaybetmiş birçok yetim çocuğumuz var. Biz çalışmalarımızı yaparken bu çocukların yaşadığı travmanın, savaş psikolojisinin yıllar geçmiş olmasına rağmen hala canlı kalmış olduğunu gözlemledik” diyerek yetim çocukların yaşadıkları korku ve sarsıntıyı hala iliklerine kadar hissettiklerini belirtti.

Yetim hakkının korunması İslam medeniyetinin en önemli kavramları arasında yer alıyor. Beşir Derneği bu nedenle, Türkiye’de ve ayrıca gelişmişlik düzeyi düşük ülkelerde çeşitli projeler yürütüyor. Dernek gıda, barınma, giyecek yardımları gibi fiziki ihtiyaçların yanı sıra, yetim çocukların eğitimi ve rehabilitasyonuyla da yakından ilgileniyor.

Suriye iç savaşı nedeniyle ülkesinden göç etmek zorunda kalmış binlerce çocuğa yine aynı yaklaşımla sinema atölyesi kuran Beşir Derneği, bu tür bir yaklaşımın uzun vadede daha doğru sonuç vereceğine inanıyor. Genel Müdür Fatih Sarıyar projenin amacını “Çocuklara bu psikolojik yıpranmışlığı, travmayı nasıl unuttururuz, nasıl onları Türkiye’deki hayata adapte edebiliriz gibi konuları konuşurken birçok proje geliştirildi. Bunlardan biri de çocuklara drama ve sahne sanatları eğitimi verme fikriydi. Bu yolla hem eğitim görmelerini hem de içinde bulundukları koşulların psikolojisinden uzaklaşmalarını amaçladık” şeklinde ifade ediyor.

Muhaceret kamplarından sinema perdesine
Suriyeli çocukları günlük yaşama adapte edebilmek için drama ve sahne sanatları eğitimi verme fikri sonucunda ortaya çıkan ‘’Bırakma Beni’’ filmi, derneğin yetimler için gerçekleştirdiği projelerden sadece bir tanesi. Beşir Derneği Genel Müdürü Fatih Sarıyar, kamplarda başladıkları bu projeden yola çıkarak ‘yetimlik kavramını’ en iyi anlatabilecekleri yöntem olan sinema filmi fikrinin kendiliğinden ortaya çıktığını ve bu sinema filmi ile derneğin asıl amacı olan yetimlik kavramının dünyanın her yerinde anlatılabildiğini belirtti. Bu kapsamda çekilen ‘‘Bırakma Beni”, çocukluğunda Bosna Savaşı’na tanıklık eden Aida Begic’in yönetmenliğinde çekildi. Suriyeli muhacir çocukların başrolde olduğu ve gerçek hikâyelerinin anlatıldığı bir sinema filmi Bırakma Beni.

Mudanya Hasan Bey Kültür Merkezi’nde düzenlenen atölye çalışmalarına katılan küçük öğrenciler, hem eğleniyor hem de yeteneklerini keşfediyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Mudanya’nın sosyal yaşamına kazandırılan Hasan Bey Kültür Merkezi, kültür ve sanat etkinlikleri arasında çocuklar için özel faaliyetlere geniş yer veriyor. Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü tarafından anaokulu öğrencilerinin sosyal iletişimini kuvvetlendirme, hayal gücünü artırma ve kaslarını geliştirme hedefiyle düzenlenen ‘El becerileri atölyesi’, çocukların ilgi odağı oluyor.

Atölye ile çocukların alanında uzman eğitmenler eşliğinde, eğlenerek öğrenmeleri amaçlanıyor. Tarihi mekanda gerçekleştirilen programlarda yeteneklerini keşfeden küçük öğrenciler, atölyede hem keyifli vakit geçiriyor hem de sosyalleşiyor.

Her hafta farklı bir okulun katıldığı atölye çalışmasında çocuklar, bu kez çeşitli materyalleri kullanarak çerçeve yaptılar. Her hafta Salı günleri gerçekleşen etkinliğe katılmak isteyen okullar, (0224) 7163776 numaralı telefondan rezervasyon yaptırabilirler.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et