Anasayfa Genel

Almanya’nın Ermeni soykırımı ile ilgili yasayı onaylaması Uludağ Üniversitesi Senatosu tarafından kınandı.

Üniversite’den yapılan açıklamada şöyle denildi;
“Tarihin hiç bir anında başımızı önümüze eğdirmeyen aziz ecdadımızın hatırasına dil uzatarak bizi mezalim yapmakla suçlayan ve mahkum etmeye çalışan Almanya Parlamentosu’nun mütegallibe milletlerin 1915′i Osmanlıya zehir etme yılı olarak anlaşmalarını Ermeni azınlığa zulümmüş gibi gösterip, “tarihi parlamento salonlarında yazmaya kalkışma alışkanlıklarını” yok hükmünde kabul ediyoruz.

Bilim insanları olarak tarihi ve tarihi vesikaları bilimsel tartışmaya her zaman hazır olduğumuzu ilan eder, milletimizin mahzun olmamasını, başının dik, alnının ak olarak yoluna devam edeceğini Uludağ Üniversitesi Senatosu olarak kamuoyuna duyururuz”

Acıbadem Üniversitesi, ünlü sanatçı Uğur Mine Tamay ve öğrencilerinin eserlerinden oluşan karma resim sergisine ev sahipliği yaptı. 70’e yakın eserin bulunduğu serginin açılışını Acıbadem Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, sergide kendi resimleri de bulunan Acıbadem Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Seher Aydınlar ile sanatçı Uğur Mine Tamay ve öğrencileri yaptı.

Acıbadem Üniversitesi; ünlü sanatçı Uğur Mine Tamay ve öğrencilerinin eserlerinden oluşan karma bir sergiye ev sahipliği yaptı. Acıbadem Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Seher Aydınlar’ın da resimlerinin bulunduğu serginin açılışını Acıbadem Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Acıbadem Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Seher Aydınlar ile Uğur Mine Tamay ve öğrencileri yaptı.

Ünlü sanatçı Uğur Mine Tamay sergiyle ilgili şunları söyledi: “Yıllar önce resimle buluşmak istemiş ancak bir nedenle bu hayalini gerçekleştirememiş insanlara bu fırsatı sunmak amacıyla böyle bir sergi düzenledik. Eğitimlerimiz belirli bir yaş grubuna hitap ediyor çünkü biz yıllar öncesinde resimle iç içe olmak istemiş ama buna fırsat yaratamamış insanlara olanak sunuyor ve bu isteği dışa vurmalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Eğitimlerimizin temel amacı; rekreasyon. Öğrencilerimiz teknik eğitimi alırken ortaya çıkan sevgi, saygı ve dostluk ortamında eserlerini üretiyor ve paylaşıyorlar.”

Açılış töreninde eğitimlerini tamamlayan 13 öğrenciye sertifikaları verildi. Sergide 70’e yakın eser sergilendi.

Uğur Mine Tamay kimdir?
Uğur Mine Tamay, 1958 yılında Ankara’da doğdu. 1976 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim, Heykel, İç Mimari bölümlerini ve uygulamalı Güzel Sanatlar Yüksekokulu İç Mimari bölümünü kazandı. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Y. Resim bölümünü tercih ederek Prof. A. Çoker Atölyesi’ne girdi. Yüksek lisansını tamamlayarak 1983 yılında iyi derece ile mezun oldu. Ayrıca Prof. Zekai Ormancı Halı Uygulama Atölyesi’ndeki eğitimini iyi dereceyle tamamladı. Tamay, T.C. Güzel Sanat Eserleri Meslek Birliği (GESAM) – Rekreasyon Derneği Yönetim kurulu üyesi olup, aynı zamanda derneğin eğitim koordinatörüdür.

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, öğrencilerdeki başarıyı sağlayanın öğretmenler olduğunu kaydederek, “Her şeyi öğretmenlerimize borçluyuz. Bizi yetiştiren, yöneticilerimizi yetiştiren de öğretmenlerimiz.“ dedi.

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Sosyal Destek Projesi (SODES) kapsamında yürütülen “Gürün Okuyor, Okudukça Yazıyor” projesine katılan öğrencileri MEB Başöğretmen Salonu´nda kabul etti. TEOG´da başarı gösteren öğrencileri tebrik eden Bakan Yılmaz, Gürün´den ve Kayseri´de bir ilçesindeki bir köyünden TEOG´da başarı gösteren öğrenciler olduğunu ve bu başarıları duyduğu zaman gururlandığını belirtti.

“Her öğrencimize fırsat eşitliğini sağlayacağız”
Fırsat eşitliğini sağlamanın gayreti içinde olduklarını dile getiren Bakan Yılmaz, “Sadece TEOG´dan tam puan alanlar Ankara´dan, İstanbul´dan, İzmir´den, Antalya´dan yani büyük şehirlerde olanlar alsaydı, o zaman Anadolu´nun ücrasında Van´da, Ardahan´da, Sivas´ta, Kayseri´de ve bunların ilçelerinde veya köylerinde olan evlatlarımıza fırsat eşitliği sağlamamış olsaydık, o zaman bu Bakanlığın görevini hakkıyla yerine getirmemiş olurduk.” diye konuştu. Bakan Yılmaz, FATİH Projesi´nin içeriğinin çok zenginleştiğini dile getirerek, “Proje bitirildiğinde, Türkiye´nin her köşesinde 780 bin kilometrekarede 81 ilimizde her öğrencimize fırsat eşitliğini sağlayacağız.” dedi.

FATİH Projesi´nde her bilgiye ulaşmanın mümkün olduğunu, ayrıca sisteme de bilgi yükleme fırsatlarının bulunduğunu anlatan Yılmaz, “Eğitimde fırsat eşitliğini bütün evlatlarımıza sağlamak lazım, geçmişe kıyasla iyi bir noktadayız, evet ama yetmez. Daha iyisini yapmamız lazım. Dolayısıyla da hep beraber, Türkiye´nin geleceğine umutla bakıyoruz.” değerlendirmesini yaptı. Bakan Yılmaz, 21. Yüzyılda Türkiye´yi ileri seviyeye taşımak için eğitime çok büyük önem verilmesi gerektiğini kaydetti. Bakan Yılmaz, öğrencilerin eğitim süresi içinde bilgi seviyesinin yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.

“Okuyun ve spor yapın”
“Gürün Okuyor, Okudukça Yazıyor” Projesi´ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, bir öğrenci için yapılabilecek en iyi çalışmanın okuma olduğunu söyledi. Okumanın kültüre de yabancı olmadığını dile getiren Yılmaz, dinin ilk emrinin de ‘oku’ olduğunu hatırlatarak, okumamak için mazeret üretilmesinin doğru olmadığını kaydetti. Salonda bulunan öğrencilere okudukları için teşekkür eden Yılmaz, “Okursanız daha iyi düşünürsünüz. Çünkü okudukça ufkunuz genişler, ufkunuz genişledikçe daha iyi görürsünüz, daha iyi anlarsınız, hem de kendinizle çevrenizle barışık olursunuz. Her kesin okuması lazım. Öğrencilerimizi okumaya teşvik edenlere de teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Öğrencilik yıllarında Gürün Kütüphanesi´ndeki hemen her kitabı okuduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu: “Ama bir çok sefer de söyledim herhalde, bir şeyi yapmadığımdan dolayı üzgünüm diye. Eğer şimdi olsa yani sizlerin yaşındayken ne yapmam gerekirdi? Okunan bir kitabın mutlaka bir ya da iki sayfa kahramanları, ana mesajı nedir veya en güzel bölümü alınarak kitabın özeti çıkarılabilir. O kitabı okuduğunuzu biliyorsunuz ama konusunu unutabiliyorsunuz. Kitabı aldığınızda bir iki sayfalık özetini kendi yazınızla bir iki sayfa özetini de çıkarsanız işte o kitap sizin malınız olur. Sizin kendinizin olur, yazarı kim olursa olsun. Sizlerden ricam okumaya devam edin. Yapılacak en güzel şey, çok okumanız bir de spor yapmanız.”

“Öğrencilerin bilgisayar başında durmak yerine hareket etmeleri gerekiyor”
Önümüzdeki dönemde en büyük sağlık sorunu olan obezitenin farklı hastalıkların da alt yapısını oluşturduğuna işaret eden Yılmaz, “Çık dışarı oynayalım´ diye bir proje yapıldı. Öğrencilerin evlerde oturmayıp, 3-4 saat bilgisayar başında durmak yerine hareket etmeleri gerekiyor.” dedi.

Yılmaz, öğrencilere hareket için yürüyüş yapmayı da önerdi. Bu durumun büyükşehirler için çok mümkün olmasa bile Anadolu´daki öğrencilerin okulda bahçede hareket halinde olabileceğini ifade eden Yılmaz, “10 bin adım atılırsa mükemmel, 5 kilometreye denk geliyor. Ama 5 bin adımdan aşağı atılmaması lazım. Sağlık olmadığında başka hiçbir şey düşünülemez. Sonra kitap okuyacaksınız ve hareketli yaşamı da ihmal etmeyeceksiniz.” değerlendirmesini yaptı.

“Her şeyi öğretmenlerimize borçluyuz”
Bakan Yılmaz, öğrencilerdeki başarıyı sağlayanın öğretmenler olduğunu vurgulayarak, “Her şeyi öğretmenlerimize borçluyuz. Bizi yetiştiren, yöneticilerimizi yetiştiren de öğretmenlerimiz.” dedi.

Törende öğrencilere, Gürün İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından “Okuma Günlüğüm” isimli defter hediye edildi. Defterde Bakan Yılmaz´ın öğrencilere okudukları kitabın özetini çıkarmaları tavsiyesine yer verilen bir yazıya da yer verildi. Bakan Yılmaz, Gürün´den gelen öğrencilere, isminin yazılı olduğu kalem ve defterden oluşan hediyeler sundu ve tek tek öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Eğitim-öğretim yılı boyunca yaklaşık 4,5 milyon öğrencinin ücretsiz ders takviyesi aldığı destekleme ve yetiştirme kurslarının, yaz aylarında da devamı için yol haritası belirlendi. Buna göre öğrenciler, yaz tatilinde istedikleri ilde destekleme ve yetiştirme kursuna kayıt yaptırabilecekler.

2015-2016 eğitim-öğretim yılında ortaokul ve lise öğrencileri ile mezunlara, derslerde edindikleri kazanımları pekiştirmelerine katkı sağlamak, özel ilgi ve yeteneklerini geliştirmek maksadıyla düzenlenen destekleme ve yetiştirme kurslarının yaz tatilinde devamı için yol haritası çizildi.

Buna göre, yaz tatili dolayısıyla yer değiştirecek öğrenciler düşünülerek destekleme ve yetiştirme kurslarına müracaatlarda il ve ilçe sınırlaması kaldırıldı. Ara sınıflar için uygulanan 3 bilim grubu sınırlaması, 5 bilim grubuna çıkarıldı. Öğrenciler akademik derslerin yanı sıra beceri derslerinden açılacak kurslara da katılabilecek. Ortaokul ve lise öğrencileri, destekleme kurslarında hem yıl boyu aldıkları derslerin tekrarını yapabilecek hem hazırlık mahiyetinde bir üst sınıfın derslerini görebilecek.

Başvuru tarihleri ve eğitim süresi
Yaz dönemindeki kurslar için görev almak isteyen öğretmen ve ücretli öğretmen başvuruları 1-5 Haziran, öğrencilerin kurslara başvuruları ise 6-12 Haziran 2016 tarihleri arasında alınacak. Kurslarda, 20 Haziran-10 Eylül arasında eğitim verecek. Okullar, bakanlığın belirlediği ders içeriğini bu tarihler arasında esnek olarak başlatabilecek.

4 milyon 307 bin öğrenci faydalandı
Destekleme ve yetiştirme kursları, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında ortaokul ve lise öğrencileri ile mezunların kazanımlarını pekiştirmek için 22 bin 272 kurs merkezinde verilmeye başlanmıştı. 4 milyon 307 bin 549 öğrenci ve kursiyerin başvuru yaptığı kurslar için 38 bin 384´ü ücretli, 253 bin 494´ü kadrolu toplam 291 bin 878 öğretmen müracaat etmişti. Kurslarda öğrencilerin ihtiyaç duyabileceği kazanım kavrama testleri MEB tarafından hazırlanarak, fırsat ve imkan eşitliğini sağlayacak şekilde elektronik ortamda sunulmuştu.

Yaklaşık 40 bin sorunun üretildiği kazanım kavrama testleri, ders işleme takvimi doğrultusunda, www.odsgm.meb.gov.tr/kurslar adresinden hizmete sunuluyor. MEB´in sitesinde bugüne kadar indirilen kazanım kavrama test sayısı ise 84 milyon 747 bin 916 oldu.

İlk kez 8. sınıf matematik dersine ait test sorularından başlayarak videolu çözümlerin yer aldığı cevap anahtarları da yayımlanmaya başlandı. Ayrıca destekleme ve yetiştirme kurslarına devam eden 8. ve 12. sınıf öğrencilerine kendi kazanım durumlarını değerlendirmek maksadıyla elektronik olarak değerlendirme sınavları yapıldı.

Kurslar sayesinde sanata büyük ilgi
Bakanlık, okulların, öğrencilerin sınav stresinden uzaklaşabileceği, nefes alabileceği alanlar olması için beceri derslerine yönelik bazı kurslar da açtı. Bu kapsamda, beden eğitimi ve spor derslerine 667 bin 325, drama derslerine 7 bin 193, görsel sanatlar derslerine 127 bin 707, müzik derslerine 108 bin 109, piyano derslerine 2 bin 895, Türk müziği koro eğitimi derslerine bin 774, Türk ve batı müziği çalgıları derslerine 2 bin 847, yazarlık ve yazma becerileri derslerine 4 bin 381, zeka oyunları derslerine 18 bin 494 öğrenci, iki boyutlu sanat atölye derslerine ise 5 bin 483 öğrenci başvuru yaptı.

Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Kadıköy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde İspanyolca hazırlık sınıfı açılacak.

Anadolu imam hatip liseleri, bir ilk imza atarak, 2016-2017 eğitim öğretim yılından itibaren İspanyolca dil eğitimi yapacak. Bu kapsamda, proje okulu olan Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Kadıköy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde birer sınıf İspanyolca hazırlık sınıfı olarak açılacak. Böylece İspanyolca dil eğitimi, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda ilk defa başlamış olacak.

Orta ve Güney Amerika’daki ülkelerde İspanyolca konuşan yaklaşık 7 milyon Müslüman nüfus bulunduğu dikkate alınarak, İspanyolca dil eğitimi alan ve Türkiye’de özgün bir model olan imam hatip liselerinden mezun olacak öğrencilerin, bu ülkelerdeki Müslüman topluluklarla ilişkilerin güçlendirilmesinde önemli rol almaları, ekonomik ve sosyal ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamaları hedefleniyor.

İspanyolca dilinin öğretilmesinde Türkiye’de öncü olacak imam hatip okullarında açılacak hazırlık sınıflarına 2016-2017 öğretim yılı için toplamda 68 öğrenci alınacak.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, dünyanın 120 farklı ülkesinden öğrenciye ev sahipliği yaptıklarını belirterek; “Şuanda üniversitemizde yaklaşık 2 bin 500 yabancı öğrencimiz var. Hedefimiz bu sayıyı 5 bine çıkarmaktır” dedi.

Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUTÖMER), yabancı dil olarak Türkçe öğreten akademisyenlerin ve bu konuda çalışma yapan araştırmacıların buluştuğu Yabancı Dil Olarak Türkçe (YADOT) toplantılarının 27. sine ev sahipliği yaptı.

UÜ Mete Cengiz Kültür Merkezi Fuaye Alanı’nda gerçekleştirilen toplantıya UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Salih Pay, YADOT Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Dilek, Türkiye’nin farklı üniversitelerinde görev yapan akademisyenler, öğretim görevlileri ve personel katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, kendilerine 3. Nesil Üniversite vizyonu ile yeni bir hedef koyduklarını söyledi. Öğrencilerine kaliteli bir eğitim verebilmek adına üniversiteyi sürekli olarak kendisini geliştiren ve yenileyen bir yapıya kavuşturmak istediklerini vurgulayan Rektör Ulcay: “Önem verdiğimiz alanlardan bir tanesi de üniversitemizi dünyanın her ülkesinden tercih edilebilen bir eğitim kurumuna dönüştürmektir. Uludağ Üniversitesi, artık sadece eğitim veren ve mezun eden bir üniversite olmayacak. Öncelikle Türkiye’nin ilk 10 üniversitesi arasındaki yerini sağlamlaştıracak, ardından ilk 5 üniversite arasına girecek ve sonrasında da dünyanın tercih ettiği bir üniversite olabilme standartlarını yakalamaya çalışacaktır. Üniversitemizde şuanda toplam 63.451 öğrencimiz var. Yabancı öğrenci sayımız ise 2 bin 487. Bu öğrenciler 120 farklı ülkeden gelen yabancı öğrencilerimiz. Onun için de ULUTÖMER diye bir Türkçe eğitim merkezimiz var. Önce burada Türkçe öğreniyorlar. Ardından da Türkçe olarak alan eğitimlerine devam ediyorlar. Bizim hedefimiz yabancı öğrenci sayımızı 5 bine çıkarmaktır” diye konuştu.

ULUTÖMER KENDİNİ GELİŞTİRMEYE DEVAM EDECEK
ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Salih Pay ise konuşmasında Türkiye’de yabancılara Türkçe öğretiminin yaklaşık olarak otuz yıllık bir geçmişinin olduğunu açıkladı. Uludağ Üniversitesi’nin ise bu konuda çok geç kaldığına işaret eden Prof. Dr. Salih Pay, bununla birlikte bu tür organizasyonlara katılarak veya ev sahipliği yaparak mevcut birikimden en kısa sürede haberdar olup yararlanmayı hedeflediklerini belirtti. Verdikleri eğitim ile yabancı öğrencileri kısa sürede Türkiye’ye ve Türkçe’ye alıştırdıklarını dile getiren Pay, ULUTÖMER’in zaman içerisinde kendisini geliştirmeye devam edeceğini belirtti.

YADOT Eğitim Derneği adına konuşan İbrahim Dilek de her toplantıyı farklı bir üniversitenin ev sahipliğinde yaptıklarını, bununla TÖMER’lerin kurumsal olarak da birbirini tanımalarını hedeflediklerini vurguladı.

ÖĞRETİM ELEMANLARINDAN BİLDİRİ SUNUMU
Kocaeli, Dokuz Eylül, İstanbul, Sakarya, Bahçeşehir, İstanbul Aydın ve Sabahattin Zaim üniversitelerinde ‘Yabancı Dil Olarak Türkçe’ dersleri veren öğretim elemanlarının katılımıyla gerçekleşen toplantıda; Yard. Doç. Dr. Dilek Fidan “Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretilen Ortamlarda Sınıf İçi Söylemde Sorular”, Doç. Dr. Kamil İşeri “Yabancılara Türkçe Öğretiminde Etkili Konuşma ve Diksiyon Çalışmalarının Önemi”, Doç. Dr. Fatma Bölükbaş “Yabancılara Türkçe Öğretiminde Ölçme Değerlendirmenin Temel ilkeleri”, Doç. Dr. Mustafa Altun “Yabancı Dil olarak Türkçe Öğretiminde Sınav Uygulamaları”, Adnan Pamukçu “Yabancı Dil Olarak Türkçe Soru Yazımı” ve “Yabancı Dil Olarak Türkçede Dinleme-Anlamayı Ölçme” konulu bildiri sundu ve bildirilerle ilgili müzakereler yapıldı.

Toplantı sonunda katılımcılara belgeleri takdim edildi.

Millî Eğitim Bakanlığınca hayata geçirilen “Zekâ Küpü” projesi kapsamında açılan ilk teknoloji sınıfının açılışında BİLSEM’li öğrencilere mesaj gönderen Nobel Ödüllü Aziz Sancar, “Bir Türk bilim adamı olarak, pozitif bilimlerde henüz ilk Nobel’i ben almış olabilirim. Ama inanın, hepimiz aşağı yukarı aynı zekâya sahibiz. Başarı, zekâ kadar çalışmakla elde edilir. Sebat lazım, inat etmek lazım ve çalışmak lazım.” dedi.

Millî Eğitim Bakanlığının Turkcell işbirliğiyle hayata geçirilen “Zekâ Küpü” projesi kapsamında ilk teknoloji sınıfı Ordu’da M. Hilmi Güler Bilim ve Sanat Merkezi’nde açıldı.

“Geleceğin Aziz Sancarlar’ı bu laboratuvarlarda yetişecek”
Sanat merkezinin açılış töreninde konuşan Müsteşar Yardımcısı Ahmet Emre Bilgili Millî Eğitim Bakanlığının özel yetenekli çocuklara büyük önem verdiğini ve Bakanlığın bu alanda yaşanan sıkıntıları kalıcı bir şekilde çözüp özel yetenekli çocukların hak ettikleri gelişmişliğe ulaşabilecekleri imkânları sunmak için çok çalıştığını belirtti.

Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör ise, bu tür projelerin özel yetenekli öğrencilerin yeteneklerinin gelişmesi açısından çok önemli olduğuna söyledi.
Ordu BİLSEM’e ismi verilen M. Hilmi Güler de konuşmasında, “Bugün de her biri birer yıldız olma potansiyeline sahip olan özel yetenekli çocuklarımıza, yurdumuzun dört bir yanında fırsatlar yaratmak için yola çıkıyoruz. Geleceğin ödüllü bilim adamları, Aziz Sancarlar’ı bu laboratuvarlarda yetişecek. Dünya ekonomisi teknolojinin yön verdiği 4. Sanayi Devrimi ile şekillenirken, bizim çocuklarımız ve gençlerimiz de bu sürecin üreten birer parçası olacak” ifadelerini kullandı.

“Gözünüzü seveyim çocuklar, çok çalışın”
Zekâ Küpü projesi kapsamında açılan ilk teknoloji sınıfının açılışı münasebetiyle Nobel Ödüllü Türk bilim adamı Aziz Sancar, BİLSEM’li öğrencilere bir mesaj gönderdi. Törende M. Hilmi Güler tarafından okunan mesajda Aziz Sancar şunları söyledi: “Sevgili çocuklar, bir Türk bilim adamı olarak, pozitif bilimlerde henüz ilk Nobel’i ben almış olabilirim. Ama inanın, insanların çoğu, hepimiz aşağı yukarı aynı zekâya sahibiz. Başarı, zekâ kadar, hatta daha da önemli olarak çalışmakla elde edilir. Sebat lazım, inat etmek lazım ve çalışmak lazım. Gözünüzü seveyim çocuklar, çok çalışın. Yoksa bilim yapamayız ve bilim olmadan hep geride kalırız. Sizlere inanıyor ve sizlerle gurur duyuyorum.”

Proje kapsamında, Türkiye’nin 7 bölgesinde özel yetenekli öğrencilerin okul sonrası proje tabanlı eğitim gördüğü BİLSEM’lerde (Bilim ve Sanat Merkezi) Turkcell tarafından özel tasarlanmış, “kendin yap” kültürü ile teknolojik üretkenliği hedef alan laboratuvarlar oluşturuldu. Özel yetenekli öğrenciler bu laboratuvarlarda 3 boyutlu yazıcılar, Arduino elektronik öğrenme kitleri, robot ve yazılım ekipmanlarıyla tanışacak, nesnelerin interneti ve yazılımcılık konusunda eğitimler alacak. Laboratuvarlarda verilen yüz yüze eğitimler Turkcell Akademi eğitim altyapısı kullanılarak online ortamlarda verilecek eğitimlerle desteklenecek. Proje ile zekâsıyla geleceğe yön vermesi hedeflenen Türkiye’nin dört bir yanındaki özel yetenekli öğrencilerin, potansiyellerini gerçekleştirmesi ve geleceğe yön verecek teknolojilere erişmeleri amaçlanıyor.

Proje kapsamında öğrencilerin aileleri ve öğretmenler de unutulmadı. Ailelerin bu öğrencilere özel iletişim ihtiyaçlarına cevap verebilmeleri ve gelişimlerine kılavuzluk edebilmeleri için rehberlik hizmetleri tasarlandı. Öğretmenlerin de, Turkcell Akademi’nin sunduğu online eğitimleriyle müfredatı takip etmeleri sağlanacak.

Uludağ Üniversitesi, 1. Dünya Savaşı sırasında 29 Nisan 1016 yılında Osmanlı ordusunun, Irak cephesinde İngiliz güçlerine karşı kazandığı askeri başarı olan Kutü’l-Amare Zaferi’ni anma etkinliği düzenledi.

Etkinliğe UÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. İsmail Sağlam, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muammer Demirel, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Veysel Turan Yılmaz, Rektör Danışmanı İsmail Hakkı Temizkök, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Etkinlikte Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi Müzecilik Grup Başkanı Dr. Öğ. Kd. Alb. Zekeriya Türkmen de zaferi ayrıntıları ile anlatan bir sunum gerçekleştirdi.

kut

İNGİLİZ GURURUNUN KIRILDIĞI ZAFER
Konuşmacı Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi Müzecilik Grup Başkanı Dr. Öğ. Kd. Alb. Zekeriya Türkmen, katılımcılara Kutü’l-amare Zaferi’ni her boyutu ile anlatan kapsamlı bir seminer verdi. İngilizlerin bu bölgeye yönelmesinin sebeplerini, savaş koşullarını ve sonuçlarını detayları ile aktaran Dr. Öğ. Kd. Alb. Zekeriya Türkmen: “Bin 500 yıllık İngiliz tarihine ilk defa böyle bir yenilgiyi Osmanlı devleti yazdırmıştır. İki sene süren 1. Dünya Savaşı boyunca böylesine bir yenilgiye şahit olmadı. Osmanlı Kut seferi sırasında 350 subay, 10 bin erini şehit vermiştir. Fakat buna karşılık 5 general 481 subay ve 13 binden fazla er esir alınmıştır. Bu esirleri kurtarmaya gelen İngiliz birlikleri de 30 bin kayıp vererek geri döndüler. Türk sebatının İngiliz inadını ve gururunu kırdığı ilk zafer Çanakkale, ikincisi en ciddisi ve son olanı da Kutü’l-amare’dir.

İLK HAVADAN YİYECEK İKMALİ KUT’TA YAPILDI
İngilizler tarihindeki en büyük kayıbı ve esiri burada vermişlerdir. Toplam 40 bin askerini burada kaybettiler. Tarihçilerin açıklamasına göre bu 1. Dünya Savaşı’nda İngilizlerin aldığı en ağır darbe olmuştur. Onlar bu yenilgiyi unutmadılar ve unutmayacaklar. Bursa’nın da bu zaferde katkısı ve imzası vardır. Bursa’dan da Irak cephesinde 209 er şehit verilmiştir. Kuvvetlerimiz öylesine sıkı bir kuşatma yapmışlardır ki; aç kalan İngilizlere dünya tarihinde ilk kez havadan yiyecek ikmali yapılmıştır. Fakat bizim keskin nişancılarımız İngiliz hava kuvvetlerini ciddi bir ateşe tuttuğu için o yiyecek ikmalleri de başarıya ulaşmamıştır.

DEMİREL: KUTÜ’L-AMARE BİZLERE GURUR VERİYOR
Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muammer Demirel ise Kutü’l-Amare Zaferi’nin Çanakkale Zaferi’nden sonra Türklerin artık bir daha zafer kazanamayacakları düşüncesinin üzerine gelmesi açısından büyük bir önem taşıdığını söyledi. Dekan Muammer Demirel, Irak cephesinde komutanların ve askerlerin cansiperane yaptıkları mücadelenin ardından kazanılmış zaferin unutulmaması ve unutturulmaması gerektiğini kaydetti.

Katılımcılar, seminer öncesinde açılan Kutü’l-amare sergisini gezerek eserler hakkında bilgi aldı.

Millî Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince, vatandaşlara daha hızlı ve daha etkin hizmet verilmesi amacıyla, 81 ilde Millî Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM 147) destek bürolarında halkla ilişkiler temsilcisi olarak görev yapan personele “MEBİM 147 Hizmet İçi Eğitimi“ verildi.

Millî Eğitim Bakanlığının bütün görev alanlarında, vatandaşlardan gelebilecek her türlü görüş, öneri, talep ve soruların cevaplandırılması amacıyla hizmet veren Millî Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM 147), vatandaşlara daha hızlı ve daha etkin hizmet verilmesi amacıyla Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında iletişim merkezi destek bürolarında halkla ilişkiler temsilcisi olarak görev yapan personele MEBİM 147 Hizmet İçi Eğitimi verildi. Beş gün süren hizmet içi eğitim programı, toplam 117 personelin katılımıyla gerçekleşti.

Hizmet içi eğitim faaliyetinin açılışında, Millî Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Emine Azdiken, kursiyerlere hitap etti. Hizmet içi eğitim faaliyetinde kursiyerlere MEBİM 147 işleyiş sureci, sistem kullanımı, vatandaşlara verilecek cevaplarda dikkat edilmesi gereken hususlar, kurumsal dil kullanımı, Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve halkla ilişkiler konularında eğitimler verildi. Eğitim seminerleri, Bakanlık merkez teşkilatında ve çağrı/iletişim merkezi sektöründe uzman kişiler tarafından verildi. 23 Mayıs 2016 Pazartesi günü başlayan hizmet içi eğitim programı, yapılan sertifika dağıtım töreninin ardından sona erdi.

Başbakan Binali Yıldırım’ın mesajı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından düzenlenen “İTÜ ARI Ödülleri” törenine damgasını vurdu. İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri 1977 mezunu olan Başbakan Yıldırım, İTÜ Arı Ödülleri için düzenlenen törene gönderdiği mesajda, “Mezunu olduğum üniversitemden aldığım bu ödülden büyük onur duydum” ifadesini kullandı.

itu-ari-odulleri-sahiplerini-buldu

İTÜ’nün 243. Yılı ve İTÜ Arı Ödülleri’nin sahiplerini bulduğu geceye Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı ve İTÜ İnşaat Bölümü 1952 mezunu Recai Kutan başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Törenin açılışında okunan Başbakan Yıldırım’ın mesajı büyük alkış aldı. Başbakan Binali Yıldırım’ın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca için “dostum” ifadesini kullandığı mesajında şu açıklamalara yer verildi:

BAŞBAKAN YILDIRIM: “İDDİALI BİLİM İNSANLARI YETİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ”
“İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından düzenlenen İTÜ ARI Ödülü aldığımı memnuniyetle öğrenmiş bulunuyorum. Mezunu olduğum üniversitemden aldığım bu ödülden büyük onur duydum. Osmanlı’dan günümüze ülkemizin imar ve inşasında öncü rolü olan İstanbul Teknik Üniversitesinin diğer üniversitelerimizle birlikte geleceğimizi de imar ve inşa etmesi en büyük dileğimdir.

Ülkemizin sanayi-üniversite işbirliğine ihtiyacı olduğu bu atılım ve kalkınma döneminde daha fazla çalışmak ve refah düzeyimizi artırmak için iddialı bilim insanları yetiştirmek zorundayız. Üniversitenin evrensel bilgi ve değer ürettiğini, özgür düşüncenin mekanı olduğunu ispatlayan İstanbul Teknik Üniversitesi’ne başarılarının devamını diliyorum. İTÜ Rektörü dostum Sayın Prof. Dr. Mehmet Karaca olmak üzere, İTÜ Senatosuna, Öğretim Üyelerine ve Görevlilerine, personel ve çalışanlarına muhabbetlerimi sunarım.”

İTÜ 243. YIL TÖRENİNDE “ARI ÖDÜLLERİ” SAHİPLERİNİ BULDU
İTÜ Arı Ödülleri gecesi açılışında konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, “İTÜ, sadece bir eğitim kurumu değil, Türkiye’nin gerek ekonomik gerek siyasi hayatına damgasını vuran bir üniversitedir. İTÜ’lü olmak kavramına katkıda bulunan tüm öğretim üyesi, görevlisi, öğrenci, çalışan, personel ve mezunlara teşekkür ediyorum” dedi.

İTÜ Arı Ödülleri Hakkında:
İTÜ Arı Ödülleri, ulusal ve uluslararası çapta ses getiren çalışmalarıyla teknik ve ekonomik açıdan yurt dışındaki bilinirliğini artırmanın yanı sıra, üniversitenin sanatsal ve sosyal faaliyetlerin geliştirilmesi, fiziksel olanakların genişletilmesi, akademik kadronun ve öğrencilerin desteklenmesi de dahil olmak üzere farklı yollarla İTÜ’ye değer katanlara veriliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Senatosu’nun 16 Nisan 2016 tarih ve 631 sayılı toplantısı kararıyla verilen İTÜ Arı Ödüllerini alan kişiler şöyle:

ARI ÖDÜLLERİ:
- Binali Yıldırım – Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı – İTÜ’77 Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri
- Prof. Dr. Veysel Eroğlu – Orman ve Su İşleri Bakanı – İTÜ’71 İnşaat
- Recai Kutan – Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı – İTÜ’52 İnşaat

itu-ari-odulleri-sahiplerini-buldu2

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et