Anasayfa Genel

Millî Eğitim Bakanlığı ile Noterler Birliği arasında, açık öğretim okullarından mezun olan öğrencilerin diploma bilgilerinin incelenmesi ve sahte diplomaların tespiti için protokol imzalandı.

MEB Tevfik İleri Toplantı Salonunda gerçekleşen törende Milli Eğitim Bakanlığı ile Noterler Birliği arasında protokol imzalandı.
Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci, törende yaptığı konuşmada, Noterler Birliği ile protokol çalışması yaptıklarını, açık öğretim okullarının içeriğinin ve diplomaların gerçek olup olmadığının teyidinin yapılacağını ve olası sahteciliğin önüne geçileceğini ifade etti.

“Bu protokol bir başlangıç. Türkiye´de sahteciliğin önüne geçmemiz lazım. Bu sorunu biz kendi içimizde yaşıyoruz ve sorun meşruiyetimizi de zedeliyor.” diyen Demirci, sahte diplomayla öğretmenlik yapan bir kişi yıllar sonra tespit edildiğinde suçludan çok Milli Eğitim Bakanlığının zan altında kaldığını vurguladı.

Noterler Birliği Başkanı Yunus Tutar ise sahteciliğin arttığını belirterek, “Belgeler onay için notere getirildiğinde aslından ayırt etmemiz mümkün değil. Bazen o tasdikler yapılıyor. Aldatan kişi resmi kurumlarda çalışıyor. Bunu önlemek adına sizinle de başlangıç yapacağız. Devamında da bütün diplomaları alacak şekilde çalışma yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Tutar, YÖK ile de diplomaların incelenmesi konusunda çalışma yapacaklarını belirterek, bu sistem hayata geçtiğinde bütün üniversitelerin diplomalarının sorgulanabileceğini ifade etti. Mevzuatta diplomaların incelenmesi bakımından önceden yasal boşlukların olduğunu, elektronik noterlik işlemleri mevzuatına bir madde eklendiğini kaydeden Tutar, her bakanlıkla diploma sorgulamaları konusunda ayrı ayrı çalışacaklarını söyledi.

MEB ile Noterler Birliğinde ağ kurulacak
Protokol, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetlerine devam eden Açık Öğretim Ortaokulu, Açık Öğretim Lisesi, Mesleki Açık Öğretim Lisesi ve Açık Öğretim İmam Hatip Liselerinden mezun öğrencilerin noterlerden tasdik ettirdikleri diploma belgelerinin gerçeğe uygun olup olmadığının tespit edilebilmesi, sahteciliğin önüne geçilmesi ve diploma belgesi ve içeriğinin doğruluğunun teyidini öngörüyor.

Protokolle, diplomalar T.C. kimlik numarası veya açık öğretim öğrenci numarası ile Noterler Birliği Sistemi (NBS) üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı veritabanı aracılığıyla sorgulanacak. Diploma belgesi ve içeriğinin tasdik edilmesiyle oluşabilecek hatalar ve sahteciliğin önüne geçilmesi sağlanacak.

Protokolle ilgili WEB servisleri açılarak ve iki kurum arasında elektronik ortamda güvenli ağın kurulması için gerekli altyapı çalışmaları başlatılacak. Milli Eğitim Bakanlığı ile Noterler Birliği arasında VPN ağı kurulacak.

Son yıllarda öne çıkan “yeni medya” alanı, yetişmiş insan gücüne en çok ihtiyaç duyan alanlardan biri. İstanbul Aydın Üniversitesi, bünyesinde geliştirdiği devasa yeni medya kompleksi ile bu ihtiyacı karşılıyor.

İnternetin yaygınlaşması, özellikle de Web 2.0’ın ortaya çıkmasıyla gelişen dijital medya mecraları ve yeni medya, yetişmiş ve konusuna hakim insan ihtiyacının en çok duyulduğu alanların başında geliyor. Türkiye’ninen büyük vakıf üniversitelerinden İstanbul Aydın Üniversitesi ise, İletişim Fakültesi bünyesinde hayata geçirdiği Yeni Medya Platformu ile bu alandaki eksikliği tamamlamaya aday.

Üç ana parçadan oluşan Yeni Medya Platformu bünyesinde Uygulamalı Medya Platosu, Yeni Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Sanal Gerçeklik Laboratuvarı (VRLab) yer alıyor. Yeni medyaya akademik bir yaklaşım getiren Yeni Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi, yeni medya alanında kuram ve yaklaşımların geliştirilmesi ihtiyacını karşılayacak. Merkez, eğitim, sektör ve akademik olarak üç parçalı bir yapı üzerinde kurgulanmış durumda.

SANAL GERÇEKLİK DENEYİMİ
Yine üç alandan oluşan Uygulamalı Medya Platosu’nda öğrenciler, bütün eğitim sürecine dağıtılmış uygulamalı dersler bağlamında,televizyon haber bülteni, haber-aktüel televizyon programları, radyo yayınları ve dizi-sinema seti bölümlerinde uygulamalı eğitim alarak profesyonel iş yaşamına hazırlanıyor. Kompleks bünyesinde yer alan Sanal Gerçeklik Laboratuvarı (VRLab) dijital ortamlarda bireylerin yaşadığı sorunlara çözüm üretebilecek, yeniliklerin yayılması bağlamında etik değerlere bağlı, dünya ve ülke gerçekleri bağlamında yeni medya okuryazarlığı ve sosyal medya, sosyal ağlar ve dijital mecralar gibi dinamiklerinin bilimsel olarak inceleyebilecek iş gücü yetiştirmeyi amaçlıyor.

Öte yandan İstanbul Aydın Üniversitesi, İletişim Fakültesi bünyesinde Yeni Medya ve İletişim Sistemleri bölümüne de bu yıl itibarıyla öğrenci kabul etmeye başlayacak. İlk yıl için 30 kontenjanın bulunduğu bölümde öğrencilerin tamamı yüzde 100 burslu eğitim görecek.

Görme engelli kişi sayısının 5,5 milyon olduğu Çin’de bu rakamın 120 bini çocuklardan oluşuyor.

Çin’de görme engelli çocukların hayatını kolaylaştırmak ve daha iyi eğitim almalarını sağlamak açısından sadece görme engelli öğrencilere yönelik eğitim veren okullar büyük önem taşıyor. Büyük şehirlerde görme engelli öğrencilerin eğitim görmesi için 50′den fazla okul bulunsa da şehirden uzak yerlerde özel tesislere ve eğitimli öğretmenlere sahip olmak oldukça zor ve çocuklar genellikle toplumdan uzaklaşarak hırstan uzak bir şekilde yalnızlaşıyor.

Çin’in Hubei eyaletinde yer alan Wuhan Okulu, donanımlı eğitimcileri ile görme engelli çocukların toplumdan uzaklaşmadan, nitelikli bir eğitim almasını sağlamak amacıyla hizmet veriyor.

Okulun görme engelliler için çalışmalarını ve eğitimcilerin çabalarını hikayeleştiren BON Cloud, Çin’den seyahat, eğitim, kültür-sanat, işletme ve teknoloji gibi alanlardan hikâyeler içeren yüksek kalite içeriklerin uluslararası yayıncılara ve televizyonculara ulaşmasını sağlıyor.

Çinli içerik tedarik platformu olan BON Cloud, uluslararası olarak yayınlanması gereken bir hikâye veya olayı dünya çapında yayıncılar ve kanal yayıncıları tarafından erişilebilen ham yayın kalitesinde medya içeriği haline getirebiliyor.

Müzik, görme engelli öğrencilerin hayatını değiştirdi
2011′de Wuhan Şehri Görme Engelliler Okulunda gönüllü olarak çalışmaya başlayan Zhang Long, görme engeli olan çocuklara eğitim verme konusunda tecrübesi olmamasına rağmen öğrencilerin yaşadıkları zorlukları gördükten sonra hayatını değiştirmeye karar verdi. Öğrencilerin geleceklerinde fark yaratmaya karar veren eğitimcilerden biri olan Zhan Long, okuldaki öğrencileri müzik ile daha sosyal bireyler yapmak amacıyla birçok çalışma gerçekleştirdi.

Okuldaki öğrencilerden 150’sinin sınıfa gelme konusunda isteksiz olduklarını farketti, yılmadı. Görme engelli öğrencilerin tek kariyer seçeneğinin Çin’deki görme engelliler tarafından en fazla tercih edilen mesleklerden biri olan masaj terapisti olma düşüncesi onu yıldırmadı.

Zhang Long, okulda radyo istasyonu ve yetenekli çocuklardan oluşan bir rock grubu kurarak öğrencilerin diğer okullardaki performanslara davet edilmesi sağladı, müzik ile onların hayatlarında farkındalık oluşturdu. Çocuklar da bu yeni yaklaşıma olumlu cevap vererek müzik için saklı olan tutkularını ve yeteneklerini ortaya çıkardı. Geleceğe dair daha umut dolu olan çocukların başarı hikâyeleri de peş peşe gelmeye başladı. Okulda eğitim gören öğrencilerden biri olan Gan Wenjun, piyanoya yeteneği olduğunu ispatlayarak ulusal çapta birkaç ödül kazandı. Hatta bu başarısını bir adım daha ileri taşıyarak ünlü piyanist Richard Clayderman’ın konserlerinden birinde de performans sergiledi.

“Onlara asla görme engelli çocuklar gibi davranmadım”
Okuldaki başarılı çalışmalarından dolayı öğretmen Zhang Long’ a “Wuhan’daki En Fazla Örnek Alınan Öğretmen” ve ulusal unvan olan “Çin’deki En Güzel Öğretmen” unvanları verildi.

“Ben onlara asla görme engelli çocuklar gibi davranmadım” diyen Zhang, “Bu çocukların görememesi önemli değil. Kendilerini ifade etmek için kendi yöntemlerini kullanabilirler. Görme engelli olduklarından dolayı onlar için standartlarımı asla düşürmedim çünkü benim için onlar sadece çocuk.” Yaklaşımı işe yaramış gibi görünüyor ve şimdi öğrencilerin öğretmen, profesyonel şarkıcı ve hatta astronot olmak gibi hayalleri var.

Wuhan Şehri Görme Engelliler Okulu, görme engelli çocukların doğru yönlendirme ve kılavuzlukla en az normal çocuklar kadar becerili olabileceğine dair inancını koruyor. Kuruluşundan beri okul müzik, spor, eğitim ve diğer alanlarda yükselen bir yıldız olarak 500’den fazla çocuğun hayallerinin peşinden gitmesine yardımcı olarak Çin’deki özel eğitimlere katkıda bulundurmayı sürdürmeyi hedefliyor.

Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Vakkas Altınbaş, Capital Dergisi tarafından yapılan ‘Türkiye’nin Gönlü Zengin 50 İş İnsanı’ araştırmasında dokuzuncu sırada yer aldı. Türkiye’ye vefa borçları olduğunu söyleyen Altınbaş, “Bunu ödemek için yıllardır eğitime tam destek veriyoruz” dedi.

Bu yıl beşincisi yayınlanan araştırma her yıl Türkiye’nin en hayırsever iş insanlarını belirliyor. Listede, geçen yıl yaptığı toplam 63 milyon 500 bin TL’lik bağışla dokuzuncu sırada yer alan Vakkas Altınbaş, özellikle eğitim alanına verdikleri desteğin altını çizdi. Aynı zamanda Altınbaş Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi olan Vakkas Altınbaş, eğitime bugüne kadar 120 milyon dolarlık katkıda bulunduklarını dile getirdi ve şöyle devam etti:

“Türkiye’ye vefa borcumuzun olduğunu biliyoruz. Bunu ödemek için de eğitime destek veriyoruz. Altınbaş Üniversitesi’ni kurmadan önce çeşitli burslar vererek çocukların eğitimine katkı sağlıyorduk. Çünkü biz Türkiye’nin eğitimle kalkınacağına ve dünyada söz sahibi olacağına inanıyoruz. Bu nedenle de bu üniversiteyi kurduk ve bu yolda, gönüllü olarak elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”

Üniversitelerinin özellikle kuyumculuk, finans ve enerji alanlarını kapsayan bölümlerden mezun olan öğrencilerine iş imkanı sunduklarını da belirten Altınbaş, “Bundan sonra da hedefimiz her alanda ilk onun içinde yer almak, bunun için çaba sarf edeceğiz” diyerek konuşmasını noktaladı.

Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından kurulan Altınbaş Üniversitesi, yeni akademik yılda bünyesine Uygulamalı Bilimler Fakültesi ve İşletme Fakültesini de ekleyerek; Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Güzel Sanatlar ve Tasarım, Hukuk, İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakülteleri olmak üzere 9 fakülte; 2 meslek yüksekokulu; 3 enstitü ve 10 araştırma ve uygulama merkezi ile geniş bir yelpazede eğitim veriyor.

Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bulgaristan Trakya Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile akademik işbirliği anlaşması imzaladı. Gerçekleştirilen protokol sayesinde iki üniversitenin ziraat fakülteleri ortak bilimsel çalışmalarda bulunacak.

Rektörlük B Salonu’nda yapılan imza törenine UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Yüce ve Prof. Dr. Aslı Hockenberger, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Bilgili, Trakya Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Dimitar Panayotov ile Türk ve Bulgar akademisyenler katıldı.

İMZALARIMIZ UZUN SÜRECEK DOSTLUKLARIN KAPILARINI AÇACAK
Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, iki ülkenin her zaman dost kalabildiğini ve komşuluk ilişkilerini son yıllarda iyi yürüttüklerini söyledi. Bulgaristan üniversiteleriyle farklı alanlarda işbirlikleri yapmaktan büyük memnuniyet duyacaklarını belirten Rektör Yusuf Ulcay; “Özellikle öğrencilerimizin Erasmus programıyla Bulgaristan üniversitelerine sıkça gittiğini görüyoruz. Bulgaristan’dan da buraya ciddi sayıda öğrenci geliyor. Karşılıklı akademik ve bilimsel işbirliklerini arttırdığımız müddetçe komşuluk bağımızın da artacağına inanıyorum. İnsanlarımız birbirini daha iyi tanıma fırsatı bulacaktır. İnşallah bugün atacağımız imzalar uzun seneler sürecek dostlukların da kapısını açar ve işbirliklerimiz faydalı gelişmelere sebep olur” diye konuştu.

Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Bilgili ise Mayıs ayında Bulgaristan’a yaptıkları işbirliği ve tanışma ziyaretinin ardından ortak bir zeminde çalışabilme imkânı yakaladıklarını vurguladı. Trakya Üniversitesi’nin 2018 yılında gerçekleştireceği uluslararası çalıştaylarda Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi olarak ortaklık yapacaklarını kaydeden Dekan Bilgili, Bursa’da yapacakları akademik ve bilimsel çalışmalarda da Trakya Üniversitesi’yle işbirliğine gideceklerini aktardı.

İŞBİRLİĞİMİZ ARTARAK DEVAM EDECEK
Trakya Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Dimitar Panayotov da Türkiye’yi ve Türk insanını sevdiklerini ve akademisyen olarak da her zaman işbirliği içerisinde bulunmak istediklerini vurguladı. Özellikle Uludağ Üniversitesi’yle yapacak oldukları işbirliğinin kendilerini mutlu ettiğini söyleyen Dekan Panayotov, iki üniversitenin gerek öğrenci değişim programları gerekse de akademik ve bilimsel konularda işbirliklerini arttıracağına inandığını ifade etti.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde her yıl yaklaşık 3 bin gencin meslek edinmesine imkan sunan BUTGEM, küresel ölçekteki tüm ticaret ve sanayi odalarını kapsayan 2017 Dünya Odalar Yarışması’nın en iyi ‘Eğitim ve Öğretim Projesi’ dalında finale kalmaya hak kazandı.

BTSO Eğitim Vakfı bünyesinde sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman yetiştirme konusunda çalışmalar yürüten Bursa Tasarı ve Teknoloji Geliştirme Merkezi (BUTGEM) başarıya doymuyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) 2015 İnsani Gelişme Raporu’nda örnek kurum olarak gösterilen ve Hindistan’da düzenlenen Meslek Becerileri Konferansı’nda dünyaya örnek proje olarak sunulan BUTGEM, şimdi de Dünya Odalar Yarışması’nın ‘En İyi Eğitim ve Öğretim Projesi’ dalında finale kalmaya hak kazandı. Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) ve Dünya Odalar Federasyonu (WCF) tarafından düzenlenen ve küresel ölçekteki ticaret ve sanayi odalarını kapsayan 2017 Dünya Odalar Yarışması 4 ayrı kategoride düzenlendi. 27 ülkeden 53 projenin başvurduğu yarışmada kapsamlı bir değerlendirme yapan jüri üyeleri BUTGEM’i ‘En İyi Eğitim ve Öğretim Projesi’ dalında finale kalan son 4 proje arasına aldı.

19 Eylül 2017 tarihinde Avusturalya’nın Sidney kentinde düzenlenecek olan etkinlikte finale kalan projelerin sunumları gerçekleştirilecek. 4 ayrı kategoride birinciliği elde eden projeler ise 21 Eylül 2017 tarihinde ‘10. Dünya Odalar Yarışması Ödül Töreni’nde duyurulacak.

BUTGEM’İN BAŞARISI ÜLKE SINIRLARINI AŞTI
Bugüne kadar 22 binden fazla gencin hem meslek edinmelerinde hem de mesleklerini geliştirmelerinde önemli katkılar sunan BUTGEM’in başarısının ülke sınırlarını aştığını belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “BUTGEM uluslararası anlamda ne kadar önemli bir proje olduğunu göstermiş olduğu bu başarıyla bir kez daha gözler önüne serdi. Her yıl yaklaşık 3 bin gencimizin yararlandığı BUTGEM, sanayicimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman sorununa da çözüm sunuyor. Ayrıca gerçekleştirilen yaz eğitim kurslarıyla da çocuklarımıza gelecekteki mesleklerine şimdiden hazırlanma fırsatı veriyor” diye konuştu.

BUTGEM’İN BAŞARISI GURUR VERİCİ
BUTGEM’in mesleki eğitim anlamında uluslararası arenada ülkemizi başarıyla temsil ettiğini ifade eden Başkan Burkay, “Dünyanın farklı ülkelerinden 53 projenin başvuru yaptığı bu yarışmada BUTGEM’in finale kalması gurur verici. BUTGEM’in Eylül ayında gerçekleştirilecek final töreninde de kendi kategorisinde birincilik ipini göğüsleyeceğine inanıyorum. BUTGEM’in bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, gençlerimiz uluslararası kurumlar tarafından örnek gösterilen BUTGEM’in eğitimlerine katılmaya davet ediyorum” dedi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi takımı, ELSA Dünya Ticaret Örgütü Hukuku Farazi Mahkeme Yarışması’nın Büyük Finali’nde dünyanın önde gelen üniversitelerini eleyerek, dünya ikincisi oldu. “Gelişmekte Olan Bir Ülkeyi Temsil Eden En İyi Takım” ödülünü de kazanan BİLGİ Hukuk öğrencileri, Büyük Final’de Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileriyle karşılaştı

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri Türkay Avanaş, İrem Ergun, Helin Öcal ve Çağla Usta’dan oluşan takım, Avrupa Hukuk Öğrencileri Derneği’nin (ELSA) Dünya Ticaret Örgütü desteği ve işbirliğiyle düzenlediği DTÖ Hukuku Farazi Mahkeme Yarışması’ndan büyük bir başarıyla döndü. BİLGİ Hukuk Fakültesi takımı, 22 üniversitenin katıldığı İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirilen final karşılaşmalarında dünya ikincisi oldu.

Takım, Türkiye’den ilk kez bir üniversitenin katıldığı yarışmada dünyaca ünlü üniversiteleri eleyerek Büyük Final’de Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile karşılaştı. Büyük Final, DTÖ Temyiz Organı Başkanı, DTÖ Hukuk İşleri Dairesi ve Temyiz Organı kıdemli hukuk müşavirleri, Brüksel, Cenevre ve Washington merkezli büyük hukuk bürolarının uluslararası ticaret hukuku partnerlerinden oluşan prestijli bir jüri önünde gerçekleşti. Karşılaşma sonucu BİLGİ ekibi dünya ikinciliğinin yanı sıra “Gelişmekte Olan Bir Ülkeyi Temsil Eden En İyi Takım” ödülünün de sahibi oldu.

Avrupa Birincisi Bilgi Hukuk Öğrencileri
BİLGİ Hukuk ekibi, uluslararası yarışmanın Şubat ve Nisan 2017 tarihlerinde düzenlenen ve toplam 79 takımın yarıştığı bölge elemelerine katıldı. Elemeler sonrasında Mart ayında Kiev’de yapılan Avrupa Bölge Elemelerinde birinci olarak, “Davalı Adına En İyi Dilekçe” ve “Genel En İyi Dilekçe” ödüllerinin de sahibi oldu. Bu ödüllerin yanı sıra takım üyeleri Dünya Ticaret Enstitüsü sertifika programları bursiyerliğine de hak kazandılar.

Çeyrek finalde Almanya’dan katılım gösteren Halle Martin Luther Üniversitesi’ni eleyen BİLGİ Hukuk öğrencileri, yarı finalde Singapur Ulusal Üniversitesi karşısında başarılı oldu. Bilgi Hukuk takımının akademik mentorluğunu İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü ve Dünya Ticaret Örgütü Kürsüsü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Pınar Artıran üstlenirken, İngilizce yarışmalara hazırlık alanında BİLGİ Öğretim Görevlisi Garrett Gilmore görev aldı.

Harvard ve Uluslararası Kuruluşlardan Teklif
DTÖ Kürsüsü Profesörü ve Başkanı, BİLGİ Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Yrd. Doç. Dr. Pınar Artıran, uluslararası ticaret alanında büyük önem taşıyan yarışmaya Türkiye’den ilk kez bir üniversitenin katıldığını belirtti. Bu başarının BİLGİ ve DTÖ arasında yıllardır süren güçlü işbirliğinin bir meyvesi olduğunu söyleyen Artıran, amaçlarının Türkiye’nin uluslararası ticaret ve yatırım alanında ihtiyaç duyabileceği yetkinlikte uzmanların yetiştirilmesi olduğunu vurguladı. Artıran, “ELSA DTÖ Hukuku Farazi Mahkeme Yarışması’nın Büyük Finali, dünyanın beş kıtasındaki en iyi öğrencilerin birbirleriyle tanışmaları, uluslararası ticaret hukukunun uygulamasına şahit olmaları ve bu alandaki kariyer olanaklarını görmeleri açısından fırsatlar sunuyor. Yarışmanın amaçlarından biri, gelecek nesil uluslararası ticaret uzmanlarını teşvik ederek gelişimlerini sağlamak. Bu anlamda yarışmada büyük başarı gösteren öğrencilerimiz Harvard Üniversitesi’nde yüksek lisans, DTÖ Temyiz Organı’nda ve Brüksel’deki önemli hukuk bürolarında staj yapmaya ilişkin teklifler de aldılar. Bu başarının ülkemiz adına çok önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Bilgi Hukuk takımının almış olduğu dünya ikinciliğinin sürpriz olmadığını belirten Yrd. Doç. Dr Artıran, BİLGİ Hukuk Fakültesi’nin bu alanda yaptığı çalışmaların bir meyvesi olduğunu vurguladı. Artıran “2010-2015 yılları arasında DTÖ ve TC Ekonomi Bakanlığı işbirliğiyle yürüttüğümüz, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Kafkaslar bölgesindeki dış ticaret bürokratlarına verdiğimiz Bölgesel Dış Ticaret Politikası Eğitimi ile uluslararası ticaret hukuku alanında çalışmalarımıza başladık. DTÖ tarafından Türkiye’de ilk kez İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne 2014 yılında verilen DTÖ Kürsüsü ünvanına istinaden, Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezimiz aracılığıyla, ülkemizde ve bölgemizde uluslararası ticaretin, DTÖ kuralları ve hukuku kültürünün yerleşmesine katkıda bulunuyoruz. Bu doğrultuda, Türkiye’de uluslararası ticaret konusunda teknik bilgi kapasitesi artırımı ve uzman yetiştirilmesini sağlama görevimizi yerine getirmeye kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yükseköğretim Kurulu Üyeliği’ne ve Başkanlığı’na Prof. Dr. Yekta Saraç’ı yeniden seçti.

Atamanın ardından yazılı bir açıklama yapan YÖK Başkanı Saraç, “Sayın Cumhurbaşkanımızın güvenine mazhar olup YÖK Başkanı olarak atanmak ve daha sonra bu güvenin bugün itibariyle yenilenmesi bizim için gurur vesilesi olmuştur. Yükseköğretim alanında başlattığımız ve sürdürdüğümüz faaliyetler ve yenilikçi girişimler üzerinde daha yoğun ve daha hızlı çalışmaya devam edeceğiz. Ülkemizin uluslararası bilim dünyasında hak ettiği ve layık olduğu seviyeye ulaşmasına katkı sağlamak temel hedefimizdir. Muhterem Cumhurbaşkanımıza bize göstermiş olduğu güven dolayısıyla teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanlığı, 20 bin sözleşmeli öğretmen alımı için yapılan atama sonuçlarını açıkladı.

Sözleşmeli öğretmen ataması için tercih başvurularının 10-17 Temmuz tarihleri arasında yapılmasının ardından, 20 bin sözleşmeli öğretmen ataması gerçekleştirilerek sonuçlar atama.meb.gov.tr adresinden yayınlandı. Tercihte bulunan 46 bin 523 öğretmen adayından 90 branşta 20 bin 125 kişinin ataması gerçekleştirilmiş oldu.

Buna göre; sınıf öğretmenliği 3 bin 570 öğretmen ile en çok atama yapılan branş oldu. İngilizce branşına 2 bin 193, din kültürü ve ahlak bilgisi branşına 2 bin 143, ilköğretim matematik öğretmenliğine bin 835, okul öncesine de bin 720 öğretmen atandı. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine görevlendirildi.

Öğretmenler, 5 Eylül´de göreve başlayacak.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et