Anasayfa BİLİM TEKNOLOJİ

ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nde gerçekleştirilen 1. Türkiye Otonom Robotlar Konferansı (TORK)’nda Robotics sektörünün liderleri bir araya geldi.

Robot geliştirme yöntemlerinin kolaylaşması ve ekonomik olarak ulaşılabilir olması sayesinde dünyada Robotics alanında büyük atılımların yaşandığı günümüzde, Türkiye’de de bu konuda çok önemli çalışmalar yapılmaya başlandı. Her geçen gün gelişen donanım altyapıları ve ileri bilişsel yetenekleri ile karmaşık görevleri yerine getiren robotlar, artık ülkemizde de büyük ilgi görüyor.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nde düzenlenen, Türkiye’deki robot bilim araştırmacılarını tek bir çatı altında buluşturmayı ve bu konuda yapılan araştırmalar için ortak bir paylaşım ortamı oluşturmayı amaçlayan Türkiye Otonom Robotlar Konferansı; gerek akademisyenlerden, gerekse teknolojiye ilgi duyan sektör temsilcilerinden büyük ilgi gördü.

Dünyadaki teknolojik yenilikleri ve trendleri takip ederek bu doğrultuda kendini geliştirmeye büyük önem veren, yazılım sektörünün öncü firması OBSS (Open Business Software Solutions), bu konferansın sponsoruydu.

Türkiye’de teknoloji konusunda bir öncü olma prensibiyle çalışan OBSS, dünyadaki bu gelişmelere paralel olarak bir Robotics departmanı kurdu. Alanında uzman Robotics ve bilgisayar mühendisleriyle çalışmalarını yürüten OBSS; geliştirdiği ürünlerle ilgili ayrıntıları ve Robotics konusundaki deneyimlerini, etkinlik boyunca katılımcılarla paylaştı. Konferans katılımcıları 2 gün boyunca OBSS standına yoğun ilgi gösterdi.

Türkiye’nin en parlak zihinlerini bünyesinde toplayan OBSS, Türkiye’de yazılım konusunda öncü bir marka olma vizyonunu, Robotics alanında da sürdürerek yeni çalışmalara, icatlara imza atmaya ve ülkemizde teknolojinin gelişimine katkıda bulunmaya devam edecek.

Son yıllarda teknolojik aletlerin eğitimde kullanılma oranları bütün dünyada arttı.

Türkiye’de de FATİH Projesi ile birlikte tabletler ve etkileşimli tahtalar okullarda, sınıflarda kullanılmaya başlandı. Ancak zaman zaman öğretmenlerin bu aletleri kullanırken sorun yaşadıkları, yeterli bilgiye sahip olmadıkları dile getiriliyor. Georgia State Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Brendan Calandra, eğitimde kullanılan teknoloji ürünlerinin öğretmenler tarafından iyi algılanması gerektiğini söylüyor. Calandra, çocukların da bilgisayar gibi araçları dikkatli ve sınırlı kullanması gerektiğini hatırlatarak öğrenme ortamlarında çocuk ve gençlere limitsiz teknoloji sunmanın yanlış olduğunu vurguluyor.

Bahçeşehir Üniversitesi’nde (BAU) düzenlenen ‘Eğitimde Yeni Eğilimler Konferansı’na katılan eğitim teknolojisi alanında öğretmen yetiştirme uzmanı Prof. Dr. Brendan Calandra özetle şöyle konuştu: “Eğitimde teknolojinin yeri oldukça basit olmalı ve anlamlı kullanılmalı. Önce nasıl öğretildiğini öğrenmemiz gerekiyor. Çocukların teknolojiyi dikkatli ve az kullanmasına önem verilmeli. Yeni araştırmalara göre, ekrana maruz kalınan süre insanları etkiliyor. Çocukları bunlardan korumak zor olsa da gelecekte ona ulaşacaklar. Bu nedenle onların bunu nasıl kullandıklarını öğrenmek en doğrusu. Bu şekilde çocukların hayatında iyi veya kötü, nasıl yer aldığını anlayabiliriz.

Öğrenme ortamlarında çocuk ve gençlerin önüne teknolojik aletleri limitsiz koymak yanlış. Önemli olan bu araçlardan aktif ve doğru olarak yararlanmak. Çocuklar için basitleştirilmiş bazı uygulamalar var. Örneğin küçük bir video yapmayı, nasıl film çekildiğini öğrenebilirler. Elektronik hikâyeler oluşturulması için de bunlardan faydalanabilirler. Resimlerini toplayıp bunlar üzerinden masallar oluşturabilirler.

Öğretmen adaylarına teknoloji dersi şart
Tabletlerle verilecek eğitimde öğretmenlerin teknolojik olarak gerekli altyapıya sahip olması önemli. Çocuklara bu imkân verilirse evde ve okulda bu araçlarla çok fazla vakit geçirebilirler. Tabletler eğitimde sadece araçtır. Tabletleri nasıl kullanacağını öğreten iyi bir öğretmen olması gerekiyor. Yoksa bilgisayarlardan verim alınamaz. Bu alet bir işe yaramaz, farklı amaçlar için kullanılır.

Birçok öğretmenin, öğrencileri eğitecek kadar bilgisi yok veya eksik. Bu sorunu gidermek için eğitimciler gerekli niteliklere sahip olmalı. Üniversitenin ilgili departmanlarında bu konuyla ilgili bir birim olmalı ve profesörler uygulamalı eğitim vermeli. Bu birimler, teknolojinin pozitif ve negatif etkilerini ölçmeli, hangi uygulamalarda çocukların nelerle karşılaşılacağı konusunda çalışmalar yapmalı. Böyle olduğunda verim alınabilir.

Yükseköğretimde okuyan öğretmenler için ‘Teknoloji nasıl kullanılır?’ başlıklı bir ders konulmalı. Hayatımızın her alanında karşımıza çıkan bu gelişmeye yönelik olarak, çocuklar için neler yapabiliriz? Onları nasıl en iyi şekilde bu süreçlerden geçirebiliriz? Bunun için eğitimcilerin gerekli altyapıya sahip olması lazım. Teknoloji ile çok içli dışlı olmayan eğitimciler de kendilerini bu konularda geliştirmeli. Örneğin ben bir profesör ve öğretmenim ama okudukça, yeni bilgiler edindikçe aslında çok şey bilmediğimi öğreniyorum. Öğretmenler de bunu benimseyebilmeli ve hayatları boyunca bilgiye açık olmalılar. Çeşitli çalıştaylara, eğitimlere mutlaka katılmalılar.

Eğitimde yeni teknoloji trendlerinin başında çocukların hem eğitim, hem de sosyal alanda gelişmeleri geliyor. Ayrıca ‘Google Glass’ dediğimiz ve dünyayı teknolojik olarak görebildiğimiz gözlükler var. Teknoloji ile dünyaya bakabiliyoruz. Benim için en önemli akım çocukların teknolojiyi öğrenmek için kullanmaları. Daha önceleri ancak bilim insanlarının gerçekleştirdiklerini, şimdi küçük yaştaki çocuklar yapabiliyor. Erken dönemlerde bilgisayar programları yazabiliyorlar. Bunlar iyi örnekler.

Küçük çocuklar için bilgisayarların bu kadar eğitimin içine girmesi bazen sakıncalı olabilir. Eğer bağımlılık söz konusu ise kesinlikle yararlı diyemeyiz. Bu nedenle çocuklar yavaş yavaş bu araçlarla tanışmalı. Kavramları öğrenmeliler. Teknolojik aletler çocukların dışarıda, parklarda oyun oynamalarını engellememeli. Bu nedenle teknolojinin nasıl kullanıldığı önemli. ABD’de birçok okulda tablet kullanılıyor ama hepsinde değil. Sosyal medyanın ne oranda eğitimin içinde olacağı konusunda öğetmenler bilgi edinmeli. Okullarda bazı uygulamaların yasak olduğunu bilerek hareket etmeliler.

Önemli olan etkili eğitimci olabilmektir
ABD’de öğretmenleri, teknolojiyi iyi öğrenmeleri için araştırmalara gönderiyoruz. Konuşmalar yapıyor, tartışıyoruz. Okumaları, bilgi sahibi olmaları sağlanıyor. Teknoloji ek konu, yani program olarak ayrıca öğretmen eğitiminde yer alıyor. Önemli olan etkili bir eğitimci olmak. Bilimsel bilgileri sınıfta uygulayabilen, bunları çocuklara öğretebilenler, benim için etkili öğretmendir.

Üniversitede temel amacımız hangi dalda olursa olsun öğretmenlerin, öğrenciler üzerinde etkili olmalarını sağlamak. Geleceğin öğretmenleri çocuklarla aynı bakış açısına sahip olabilecek. Günümüzde birçok eğitimci teknolojik nesilden gelmediği için gelecekte bu sorun ortadan kalkacak. Çünkü yeni nesil yani yeni öğretmenler teknoloji ile çoktan tanışmış olacak. Ama bu alanda hızlı değişim yaşandığı için yeniliklere yetişmek zor olacak. Eğitim, teknolojiye göre daha yavaş ilerliyor. Daha önceleri sınıflara sırf eğitimde teknoloji olsun diye araçlar konuluyordu. Şimdi ise bu araçlar öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak için yer alıyor. Uluslararası öğrenci değerlendirme programı PISA’da başarı da öğretmen kalitesine bağlı. Eğitimin en önemli ögesi eğitimci ama velinin de burada payı var. Çünkü çocukların okul dışındaki eğitimleri onların elinde.

Başarı için öğretmenlerin teknolojiyi öğrenmeleri, hizmet içi eğitimleri şart. Eğitimlerle aldığı bilgileri öğrencilere aktarabilenler ‘etkili öğretmen’ olarak adlandırılır. Yeni teknoloji trendlerinin çocukları sosyalleştirirken bir yandan eğittikleri de unutulmamalı.”

Çocuklar anne-babalarından sonra en çok öğretmenlerini örnek alıyor. Uzmanlar sigara içme gibi kötü alışkanlık kazanan çocuklarda öğretmenlerin etkisine dikkat çekiyor. Özellikle öğretmeniyle sosyal medyada arkadaş olan çocuklar, öğretmenin yayınladığı fotoğrafları dikkatle takip ediyor ve kendine model oluşturuyor.

Sosyal medya, neredeyse dünyayı küçük bir köy haline getirdi. Önceleri çok uzak, ulaşılmaz gibi görünen herkesin özel hayatındaki küçük ayrıntılar bile sosyal medyanın tüketim alanına girdi. Öğretmenler gibi etki alanı geniş meslek kitleleri, paylaşım ağlarında yayınladığı fotoğraflarıyla kötü örnek olduğunun farkına bile varmıyor. Turgut Özal Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Bölümü Başkanı Doç. Dr. Çağla Gür, bu konuyla ilgili dikkat çekici tespitler yapıyor: “Değerler eğitimiyle ilgili bulgular bize gösteriyor ki; ilköğretim çağındaki çocuklar öğretmenlerini örnek alıyorlar. Olumsuz davranışları ise daha çok örnek alıyorlar. Öğrenci kendi yaptığı olumsuzluğu bir başkasının yaptığıyla meşrulaştırmaya çalışıyor. ‘Öğretmenim de bunu yapıyor’ diyerek mazerete bürümesi kolaylaşıyor. Örneğin sosyal medyada öğretmenini arkadaş olarak ekleyen öğrenci ‘yanlış olsa öğretmenim yapmaz’ diyor.”

Özellikle devlet okullarında görev yapan sigara tiryakisi öğretmenlerin okul bahçelerinde öğrencilerin karşısında sigara içmesi de çocuklar üzerinde çok büyük etki oluşturuyor. Ankara’da bazı devlet okullarında bu durum oldukça yaygın ve kanıksanmış boyuta ulaştı. Çağla Gür, ilkokulda başlayan sigara alışkanlığının ilerleyen yaşlarda ciddi tiryakiliğe, hatta farklı bağımlılıklara dönüşebileceğine dikkat çekiyor ve ailelere şu tavsiyelerde bulunuyor: “Milli Eğitim Bakanlığı, okul çevresinde sigara içilmemesi yönünde bütün öğretmenleri bağlayıcı kararlar alması lazım. Okul aile birlikleri devreye girmeli ve öğrencilere rol model olan öğretmenlerin zararlı alışkanlıklarını okul çevresinde sergilemeleri engellenmeli.”

NASİHATLER, ERGENLİKTEN ÖNCE YAPILMALI
Gazi Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Bağımlılık Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Zehra Arıkan ise zararlı alışkanlıklarla ilgili bilgilendirmenin ergenlikten çok önce yapılması gerektiğini belirtiyor ve bağımlılıkla mücadelenin üç aşamada gerçekleştirildiğini kaydediyor. Öncelikle başlamayı önleme adına çalışmalar yapılması gerektiğini dile getiren Arıkan, ergenlik çağındakilerin yanında uyuşturucu maddenin sözünü bile etmemek gerektiğini vurguluyor. Uyuşturucu madde bağımlılığının yüzde 75 oranında ergenlik döneminde başladığını dile getiren Arıkan, şu önerilerde bulunuyor: “Ergenlik çağındaki birine bir şeyi yapma demek aslında ‘yap’ demek gibidir. Ergenler, genellikle yapma etme tavsiyelerini dinlemezler. ‘İçsem ne olacak’ ‘bana bir şey olmaz’ diyebilirler. ‘Esrar ot, bağımlılık yapmaz’ gibi yanlış bilgilere itibar edebilirler. Çocuklara seçenek, alternatifler, olanaklar sunmamız lazım. Yararlı şeylere, spora ve sanata yöneltmek gerekiyor. Hayır diyebilen, kendine yetebilen, ilgi alanları olan çocuklar yetiştirmek için onlarla çok küçük yaşlarda kaliteli vakit geçirmek ve sözümüzü dinler hale getirmek gerekiyor.”

Kaynak: Zaman

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi hafta sonları düzenlediği Tematik Atölye çalışmaları ile geleceğin mucitlerinin yetişmesine katkı sağlamaya devam ediyor.

Bilimin en eğlenceli ve uygulanabilir halini çocuklarla buluşturan BTM, her hafta sonu farklı bir alanda tematik atölye çalışması yapıyor. Geçtiğimiz hafta sonu aklı gökyüzünde olan meraklı çocuklarla gökbilim günü yapıldı. Cumartesi ve Pazar günü 12:00-16:00 arası BTM’de bir araya gelen öğrenciler, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü´nden Doç. Dr. Ozan Ünsalan’dan göktaşları hakkında ayrıntılı bilgi aldılar.

Atölyeye katılan çocuklar, bilim insanlarının atmosfere giren göktaşlarını nasıl takip ettiklerini ve onları nasıl gözlemlediklerini, dünyadan ve ülkemizden örnekleriyle öğrendi. Ayrıca gökyüzünde gördükleri hareketleri, Türkiye Göktaşı Ağı web sitesi üzerinden sisteme kaydedebilecekleri ve böylece bilimsel çalışmalara katkı sağlayabilecekleri konusunda bilgi aldılar.

Etkinliğin teorik kısmında kuyruklu yıldızlar, güneş sistemi ve göktaşları hakkında bilgi alan çocuklar, pratik kısmında göktaşları üzerindeki kraterlerin nasıl oluştuğunu ve göktaşı yağmurlarının tarihsel döngüsünü konu alan atölye çalışması yaptılar. Atölyeye katılan çocuklar hocalarından, her yıl göktaşı yağmurlarını şehir ışıklarının olmadığı karanlık bir yerden birlikte izlemek üzere söz alarak ayrıldılar.

Tematik atölyelerde gelecek hafta sonunun programı Kriminoloji Günü CSI Bursa. Delil toplama, iz sürme ve parmak izi çıkarma konularında meraklı bir çocuğa sahipseniz 29-30 Kasım Cumartesi ve Pazar günü 12:00-16:00 saatleri arasında gerçekleşecek bu özel etkinliğe BTM web sitesi üzerinden kayıt yaptırabilirsiniz.

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, 24 Kasım Öğretmenler Günü kapsamında öğretmenler buluşmasına ev sahipliği yaptı. Aileleri ile birlikte BTM’yi ziyaret eden öğretmenler bilimle dolu bir gün geçirdi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin eğitime katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Bilim ve Teknoloji Merkezi, eğitim öğretim camiasının ilgi odağı oldu. Etkinliğe aileleri ile katılan öğretmenler, BTM deney düzeneklerini inceledi ve derslerinde nasıl yararlanabilecekleri konusunda bilgi aldı. Simülasyon cihazlarını kullanan öğretmenler, planetaryumda gökyüzüyle ilgili NASA´dan ödüllü eğitim filmini izledi. Öğretmenler, etkinlikte son olarak bilimin en eğlenceli hali olan bilim şovu gösterisini ilgi ile takip ettiler.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan BTM Genel Koordinatörü Rıfat Bakan, “Çocuklarımız bu merkezlerde özgür öğrenme ortamlarını deneyimleyecek, geleceğin mucidi olma yönünde ilham alacaktır. Çocuklar müfredata uygun olarak geliştirilen deney düzeneklerinde okullarda öğrendikleri kavramların interaktif halini görecek. Konuları uygulamalı olarak anlatmak isteyen öğretmenlerimizin derslerini BTM’de işlemesine olanak sağlıyoruz. Hafta sonu düzenlenen Tematik Atölye çalışmaları ise ilgili çocukların kendini geliştirmeleri için harika içerikler sunuyor. Öğrencilerinizi BTM’ye getirin ve aileleriyle birlikte gelmeleri konusunda yönlendirin” diye konuştu.
24 Kasım Öğretmenler günü kutlaması kapsamında BTM’de buluşan öğretmenler, ziyaretin çok faydalı olduğunu, öğrencilerinin gözüyle merkezi gezmenin yaklaşımlarını değiştirdiğini ve BTM’den nasıl faydalanabilecekleri konusunda yararlı bilgiler aldıklarını vurguladılar.

Üniversitenin verdiği bursa hak kazanmak için okulun bilgisayar sistemini hack’leyen ve notlarını değiştiren ABD’li öğrenci, yakayı ele verdi.

ABD’deki Brigham Young Üniversitesi öğrencilerinden Jacob Mahonri Espinal, okulun sağladığı bursu kazanmak için üniversitenin bilgisayar sistemini hack’ledi ve notlarını değiştirdi.

Üniversitenin sağladığı 7 bin dolarlık (16 bin TL) bursa hak kazanmak için okulun bilgisayar sistemini hack’leyen öğrenci, işlediği bilişim suçu nedeniyle gözaltına alındı.

Polisin olayın ortaya çıkmasının ardından başlattığı kapsamlı araştırma sonucunda söz konusu öğrencinin 4 sömestir boyunca notlarını değiştirdiği saptandı.

Bir süredir okulun sistemine gizlice giren ve notlarını değiştiren 24 yaşındaki öğrenciye bugüne kadar 5 bin dolar burs verildiği ve tutuklu bulunan öğrencinin bu paranın tamamını harcadığı belirlendi.

Kaynak: NTV

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde hafta sonları düzenlenen Tematik Atölye çalışmaları ile çocuklar ilgi alanlarına göre uygulamalı eğitim alma imkanı buluyor.

Tematik Atölyeler kapsamında Model Uçak günü atölye çalışmalarına katılan 3´ü çevre ilçelerden olmak üzere 35 öğrenci geleceğin mucidi olabilmek adına bir adım daha attı. Hafta sonu bir araya gelen öğrenciler öncesinde havacılık ve uçuş hakkında bilgi aldılar. İnsanoğlunun uçma merakının uçuş eylemine dönüşmesine değin geçen süreci öğrendiler. Sonrasında uygulamalı kısma geçen öğrenciler kendi model uçaklarını tasarlayıp, yapıp, uçurma keyfini yaşadılar. Hayal güçleri ile mekanik bilgilerin birleştiren öğrencilerin çalışmalarından renkli uçak modelleri ortaya çıktı. Öğrenciler atölye çalışması sonunda eğitmenlerinin uzaktan kumandalı planör uçuruşunu da seyrettiler.

Her hafta farklı bir konu
Her hafta farklı bir konuda akademik destek alınarak organize edilen Tematik Atölyeler özel alanlara ilgisi olan çocukların vazgeçilmesi haline geldi. Hocalarından teorik bilgileri alan çocuklar sonrasında uygulamalı çalışma kısmına geçiyor. Cumartesi ve Pazar günü 12:00 ile 16:00 saatleri arasından gerçekleşen Tematik Atölye sonrasında çocuklar yaptıkları mekanizmaları evlerine götürebiliyorlar. Tematik atölyelerin gelecek programına başvurabilir, çocuğunuzun ilgilendiği alanda kendisini geliştirmesine olanak sağlayabilirsiniz. Elektronik günü, gökbilim günü, model uçak günü, animasyon ve çizgi film günü, kriminoloji günü gibi konulardaki atölye çalışmalarına katılmak isteyen çocuklar BTM´nin web sitesi üzerinden kayıt yaptırabilir ve detaylı bilgi alabilirler.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, BEBKA ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce organize edilen Bursa Bilim Şenliği kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Bilim Şenliği 2015 Proje Yarışması’nda başvurular başladı.

Bilim Şenliği 2015 Proje Yarışması’nın lansmanı, Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin (BTM) ana binasında düzenlenen basın toplantısıyla yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanvekili Abdülkadir Karlık ve BTM Genel Koordinatörü Rıfat Bakan’ın ev sahibi olduğu toplantıya, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) Genel Sekreteri Tamer Değirmenci, Uludağ Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Zeynep Kahveci, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Kahya, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bursa İl Müdürü Latif Deniz ve basın mensupları katıldı.

27 Şubat’a kadar sürecek
Büyükşehir Belediye Başkanvekili Abdülkadir Karlık, BEBKA ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’yle ortaklaşa düzenledikleri ve bu yıl dördüncüsü yapılacak Bursa Bilim Şenliği hakkında basın mensuplarını bilgilendirdi. 8-9-10 Mayıs tarihleri arasında yapılacak organizasyonun ana temasının tasarım ve inovasyon olarak belirlendiğini kaydeden Başkanvekili Karlık, bu sene diğer yıllardan farklı olarak yine bilim şenliği kapsamında ilk kez proje yarışmasının düzenlendiğini belirtti. Bilim Şenliği 2015 Proje Yarışması adlı düzenlemenin Türkiye’ye bilimi sevdirmeyi, bu konuda farkındalık oluşturmayı, alışkanlık kazandırmayı ve analitik düşünce yapısına sahip insanlar ile projelerin ortaya çıkmasına katkı sağlamayı hedeflediğini vurgulayan Başkanvekili Karlık, 5 ayrı kategoride düzenlenen yarışma sonucunda 3’er projeye toplam 65 bin TL’lik para ödülünün verileceğini açıkladı. Milli eğitim okulları, üniversite kulüpleri ve bireysel mucitlere açık olarak düzenlenen organizasyonda başvuruların 27 Şubat tarihine kadar devam edeceğini belirten Başkanvekili Karlık, “Proje yarışması kapsamında şimdiye kadar 400’e yakın katılımcıya proje yazma eğitimi verdik. Hedefimiz, bilgi toplumu olma yolunda değerli projelerin üretilmesine ve hayata geçirilmesine katkı sağlayabilmek” dedi.

Toplam 65 bin TL’lik para ödülü
BTM Genel Koordinatörü Rıfat Bakan ise, Bilim Şenliği 2015 Proje Yarışması’nın tasarım ve inovasyon konsepti kapsamında yapılacağını hatırlattı. Yarışmaya girecek projelerin değerlendirmeye alınabilmesi için ‘akıllı ve mobil uygulamalar’, ‘inovatif endüstiyel tasarımlar’, ‘ergonomi’, ‘yenilenebilir enerji, geri dönüşüm ve çevre’, ‘geleceğin ev aletleri’, ‘güvenlik ve emniyet tasarımı’ ile ‘mekanik fonksiyonellik’ konularından birinde olması gerektiğine değinen Bakan, “Proje başvuruları 27 Şubat tarihine kadar devam edecek. 15 Mart tarihinde ilk ön eleme, 26-27 Mart tarihlerinde de son ön eleme yapılacak. Temel Eğitim Okulları Projeleri kategorisinde birinciye 5000, ikinciye 3000 ve üçüncüye 2000 TL, Üniversite Kulüpleri kategorisinde birinci 6000, ikinci 4000 ve üçüncü 3000 TL, Orta Öğretim Okulları Projeleri kategorisinde birinci 5000, ikinci 3000, üçüncü 2000 TL, Bireysel Mucitler kategorisinde birinci 10.000, ikinci 7000, üçüncü 5000 TL, Mesleki Eğitim Okulları Projeleri’nde de birinci 5000, ikinci 3000 ve üçüncü 2000 TL’lik para ödülü verilecek” diye konuştu. BTM Genel Koordinatörü Rıfat Bakan, Milli Eğitim okullarından yapılacak başvuruların İl Milli Eğitim Müdürlüğü, üniversite kulüpleri ve bireysel mucitlerden yapılacak başvuruların da www.bursabtm.org üzerinden gerçekleştirilebileceğini hatırlattı.

Bilgi toplumu olma yolunda…
BEBKA Genel Sekreteri Tamer Değirmenci de, proje yarışmasının ana temasının tasarım ve inovasyon olarak belirlenmesinin çok anlamlı olduğunu söyledi. Kurum olarak 2015 yılını tasarım ve inovasyon olarak belirlediklerini ve Bilim Şenliği 2015 Proje Yarışması’nın ana temasıyla örtüşmekten büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Değirmenci, “Bugün her şey tasarım ve inovasyon üzerinde şekilleniyor. Bu konuda toplumun da gerçekçi, doğru bir şekilde yönlendirilmesi gerekiyor. O yüzden buradayız ve şenliğin bir parçası olmaktan dolayı gururluyuz” şeklinde konuştu.

İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Kahya, Bilim Şenliği 2015 Projesi’nin bilgi toplumu olma yolunda öğrencilere sağlayacağı katkılara değindi. Kahya, yarışmaya dahil edilen projelerin katılımcılara özgüven sağladığını, katılımcı olmayanları da teşvik ettiğini ifade etti. Basın toplantısında Uludağ Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof.Dr. Zeynep Kahveci ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bursa İl Müdürü Latif Deniz de organizasyona dair düşüncelerini açıkladı.

Uludağ Teknoloji Geliştirme Bölgesi (ULUTEK), Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca yapılan 2013 yılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Performans Endeksi’nde 5 basamak birden yükselerek 10. oldu.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ankara ATO Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen 2.Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) Zirvesi’nde TGB 2013 yılı Performans Endeksi sonuçlarını açıkladı. Açıklamaya göre, geçen yıl listenin 15. Sırasında yer alan ULUTEK, bu yıl 34 TGB arasında 45,28 puanla 10. sıraya yükseldi. ULUTEK ayrıca ülkemizde teknoparkların kuruluş yıllarına göre belirlenen üç kategoriden biri olan “olgun teknoparklar” kategorisinde de 8. oldu.

Performans endeksi sıralaması:
1. ODTÜ Teknokent,
2. İzmir TGB,
3. İTÜ Arı Teknokent,
4. Ankara Cyberpark,
5. Gazi Teknopark,
6. GOSB Teknopark,
7. Yıldız Teknopark,
8. Mersin Teknopark,
9. Konya Teknokent,
10. ULUTEK.

TGB Bölgeleri Performans Endeksi için 3 kategoride 6 boyutta ve 42 parametre için veri toplanıyor ve finansman, teşvikler, altyapı, araştırma ve geliştirme faaliyeti, kuluçka faaliyeti, işbirliği faaliyeti, fikri mülkiyet, araştırma ve geliştirme sonuçları ve uluslararasılaşma boyutları değerlendiriliyor.

Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek, konuyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede “ULUTEK’in bu yükselişinde; Teknoportal veri tabanının kullanılmaya başlaması, Ar-Ge faaliyetlerinde öğretim üyesi desteğinin artması, kuluçka faaliyetleri, ulusal ve uluslararası işbirliklerinin artması ile Teknoloji Transfer Ofisi’nin fikri haklar konusundaki çalışmaların önemli katkısı oldu” dedi. Rektör Prof. Dr. Dilek, ULUTEK’in yeni kuluçka binası ve OSB şubesini açtıktan sonra ilk beşte yer almasının sürpriz olmayacağını söyledi.

ULUTEK HAKKINDA
ULUTEK bünyesinde halen 18’i akademisyen firması olmak üzere 99 firma 700 çalışanıyla hizmet veriyor. 200’den fazla projede akademisyen işbirliği olan ULUTEK’in 3 patenti ve 15’ten fazla patent başvurusu bulunuyor. Son 4 yılda 2.74 Milyon USD ihracat ve 110 milyon TL’lik proje bütçesi ile kapasitesini arttıran ULUTEK Avrupa İşletmeler Ağı, Doğu Marmara Konsorsiyum Ortağı olarak AB fonlarınca desteklenen İşletmelerin Rekabet Edebilirliği ve KOBİ’ler programı COSME projesinde 130.000 avroluk bütçe ile yer aldı.

Uludağ Üniversitesi öğrencilerini yenilikçi düşünmeye ve girişimciliğe teşvik etmek amacıyla bu yıl ikincisi gerçekleştirilen “İyi Fikir” İş Projeleri ve Girişimcilik Yarışması’nda fikirlerini projeye dönüştüren öğrenciler, kendi işlerini kurmanın yolunu açtılar.

Yarışmanın sonunda ilk üçe giren öğrenciler KOSGEB’den toplam 245 bin TL değerinde destek, Uludağ Üniversitesi’nden de 17 bin 500 lira da para ödülü kazandı.

Uludağ Üniversitesi IV. Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri Kapsamında düzenlenen “İyi Fikir” İş Projeleri ve Girişimcilik Yarışması sonuçlandı. Uludağ Üniversitesi Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde yapılan yarışmada, Ermetal Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fahretttin GÜLENER, İletişim Yazılım Genel Müdürü Tuncer HATUNOĞLU, EPSA Yalıtım-Ambalaj-Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan ÖZDEMİR, BURTOM Sağlık Hizmetleri Yönetim Kurulu Başkanı Erol KILIÇ ve Türkticaret.Net Genel Müdürü Murat YANIKLAR’dan oluşan jüri yaptığı değerlendirmede, dereceye giren üç projeyi belirledi.
iyi-fikir-birinci (2)
DERECEYE GİRENLER VE ÖDÜLLERİ
1. NANOGENE: Taşıyıcı bir sistem olan Katı Lipit Nanopartiküllerin (KLN) gen aktarımı için kullanılması. Gamze GÜNEY (Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Doktora öğrencisi) ÖDÜL: 150 bin TL değerinde proje desteği + 10 bin TL para ödülü. PROJENİN AMACI: Bu işletmede, gen aktarım yönteminde kullanılan Lipofectamine’e alternatif olarak üretilecek olan katı lipit nanopartiküller ile gen aktarımının gerçekleştirilmesi amaçlanıyor. KLN’lerin yaygın olarak üretilmesi ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlanması planlanıyor. Ayrıca ülkemizde gen tedavi uygulamalarının artırılmasını sağlayarak toplumumuzun sağlık standartlarının geliştirilmesine, dolayısıyla yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor.

2. APEX®: Lineer Fresnel Konsantre Güneş Enerjisi Sistemlerinin İmalat ve Uygulamaları. Çağrı BOSTANCI, Samet YEŞİLLER (Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü 4. Sınıf Öğrencileri). ÖDÜL: 70 bin TL değerinde proje desteği + 5 bin TL para ödülü. PROJENİN AMACI: İşletmenin amacı güneşin ışık enerjisinden faydalanılarak elektrik üretimine yönelik olan teknolojinin geliştirilmesi ve üretimi alanında Ar-Ge çalışmaları yapmak, ekonomik sürdürülebilir ve uzun süreli yenilebilir enerji üretim platformlarının üretilmesidir. İşletme aynı zamanda bu sistemlerin kullanım alanlarında verimli bir şekilde etkin kullanımını da Ar-Ge konularından biri kabul ediyor. APEX® enerji üreten ve satan bir firma olmayacak; sadece enerji üreten sistemleri geliştirecek ve sunacak. Asıl olarak “Lineer Fresnel Güneş Enerjisi” sisteminin yerlilik oranı yüksek ve ekonomik şekilde ideal bir verim oranı ile modüller halinde planlayarak üretimi faaliyet konusu olarak belirledi.

3. HT-THROWING: Atletizm Araçlarında Gerçek Zamanlı Ölçüm ve Analizler ile Sporcu Performansı İzleme ve Geliştirme Projesi. Betül AVCI (Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği 3. Sınıf Öğrencisi) ÖDÜL: 25 bin TL değerinde proje desteği + 2 bin 500 TL para ödülü. PROJENİN AMACI: İşletmenin ana faaliyeti, profesyonel sporcu yetiştirmek için teknoloji ürünleri geliştirmek, üretmek ve satmak. Özellikle, atletizm de sporcunun fiziki hareketlerini ölçecek, raporlayacak ve sporcunun hatalarını nicel değerler ile gösterebilecek, atletizm atma aletleri (cirit, çekiç, disk vb.) geliştirmek ve üretmek.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et