Anasayfa BİLİM TEKNOLOJİ

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren BUTGEM, BEBKA Gelişim Destek Programı kapsamında Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nin kapasitesini güçlendiriyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın 2023 hedeflerine ulaşabilmesinin yolunun mesleki ve teknik eğitimden geçtiğini söyledi.

Sanayinin nitelikli ara eleman ihtiyacına çözüm bulmak amacıyla kurulan BUTGEM, yeni projeler üretmeye devam ediyor. BUTGEM son olarak Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) destekli ‘Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi’nin startını verdi. Proje kapsamında otomotiv, makine, tekstil, konfeksiyon ve endüstriyel otomasyon alanlarında eğitim programına katılan iş gücünün meslek edindirilmesi ve geliştirilmesine dönük eğitim laboratuvarı kurulacak.

İŞSİZLERE İŞ FIRSATI

BTSO ortaklığıyla gerçekleştirilecek projeden Bursa, Eskişehir ve Bilecik ’te yaşayan 18 ile 35 yaş arasındaki vatandaşlar faydalanabilecek. Kurslarda otomotiv, kalıp, makine, CNC, tekstil, dokuma, boya apre, konfeksiyon, dikiş ve güzel sanatlar, elektrik, elektronik, endüstriyel otomasyon, mekatronik dallarında meslek liseleri ile MYO mezunları yararlanabilecek.

“BURSA’NIN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİYORUZ”

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BUTGEM’in Türkiye’ye örnek bir eğitim modeli haline geldiğini ifade etti. Ekonomik gelişme ve kalkınma için, nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin şart olduğunu anlatan Burkay, “Günümüzde artık bilgiye ulaşabilen, teknolojiyi kullanabilen, yorum yaparak ortaya çıkan problemlere çözüm üretebilen bir teknik eleman modeline ihtiyaç var. Türkiye’deki oda ve borsalara örnek olan projelerimizin yanı sıra, Bursa’nın geleceğini şekillendirecek eğitim yatırımlarımızın da kentimiz ve insanımız için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

YÖK, öğrenci belgesinin artık ‘E-Devlet’ sistemi üzerinden de alınabileceğini duyurdu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, 5.5 milyon öğrencinin, öğrenci belgelerini artık ‘E-Devlet’ sistemi üzerinden alabileceklerini açıkladı.

1,5 yıldır hazırlıkları süren ‘Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sistemi’ projesinin meyvelerini vermeye başladığını belirten Çetinsaya, “Günlük hayatımızı kolaylaştıracak birtakım uygulamaları hayata geçiriyoruz. Artık 5,5 milyon öğrencimiz, belgelerini ‘e-devlet’ üzerinden alabilecek. Perioydik olarak farklı yenilikler de olacak. Bir ay sonra mezuniyet belgelerini de alabilmelerini sağlayacağız. Ardından da öğretim üyelerimiz kendi belgelerini buradan temin edebilecek.

Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde biyomedikal, askeri ve tıp alanında projeler geliştiren ve araştırmalara imza atan Stanford Üniversitesi ‘Yapay Zeka Laboratuvarı’ (Artificial Intelligence Laboratory) artık İstanbul’da.

Bahçeşehir Üniversitesi’nin (BAU) Stanford Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye, robot teknolojileri konusunda yeni bir sayfa açıyor. BAU Beşiktaş Kampüsü’nde kurulan BAU Robotik Laboratuvarı, mühendislik, tıp, sağlık bilimleri ve mimarlık alanında yeni gelişmelere ev sahipliği yapacak.

Günümüzde ameliyat sırasında kullanılan robot teknolojileri ile ilgili yeni projeler üzerinde çalışacak laboratuvar, öte yandan Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile İnşaat Mühendisliği Bölümü arasında süren ‘akıllı binalar’ konulu çalışmalara da destek olacak.

ÖĞRENCİLERE STANFORD’DA eğitim GÖRME FIRSATI
Teknolojinin son örneklerinin bulunduğu BAU Robotik Laboratuvarı’nda araştırmalarını sürdürecek olan BAU öğrencileri, diledikleri takdirde Stanford Üniversitesi’nde yer alan laboratuvarda da çalışmalarını gerçekleştirebilecek. Ayrıca Berlin Teknik Üniversitesi ve Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden araştırmacılar ile de işbirliği yapılacak, yeni buluşlara imza atılacak.

BAU Robotik Laboratuvarı açılışında bir konuşma yapan Stanford Üniversitesi Yapay Zeka Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Oussama Khatib, Stanford Üniversitesi olarak Bahçeşehir Üniversitesi ile gerçekleştirilen işbirliğinden dolayı oldukça mutlu olduklarını belirtirken, “Türkiye için önemli olan bu girişiminden dolayı Enver Yücel’e ve bu laboratuvarın kurulmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim. Umuyorum ki, önümüzdeki dönemlerde BAU öğrencilerini yaptığı çalışmalar ile ilgili Stanford Üniversitesi’nde göreceğiz” dedi.

“TÜRKİYE İÇİN HEP DAHA MÜKEMMELİ İSTİYORUZ”
Stanford Üniversitesi, Berlin Teknik Üniversitesi ve BAU başta olmak üzere, Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden bir araya gelen akademisyen ve öğrencilerin katıldığı açılış töreninde konuşma yapan BAU Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, “Yoğun çalışmaların ardından iki yılın sonunda Stanford Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz çalışmayı bugün BAU Robotik Laboratuvarı ile taçlandırdık. Stanford Üniversitesi’nde yaptığımız ziyaretlerin ardından gördüğümüz teknoloji bizi Türkiye’de de böyle bir yatırım yapma konusunda teşvik etti. Türkiye’ye hep en mükemmeli getirmek için çalışmalarımızı yapıyoruz. BAU Robotik Laboratuvarı sayesinde akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz birçok alanda yeni çalışmalara imza atacak. Kuruluşundan bu yana daha on beş yıl geçmesine rağmen bu denli önemli bir projeye imza atmaktan ve ayrıca dünyanın en önemli üniversitelerinden biri olan Stanford’un bizlere güvenerek bu iş birliğini gerçekleştirmesinden dolayı çok mutluyum” dedi.

1.6 MİLYON DOLATLIK YATIRIM
BAU Robotik Laboratuvarı’nın birçok farklı disiplinde çalışmalar yürüteceğinin altını çizen BAU Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın, “Arama kurtarmadan, sağlık ve savunma sanayine kadar pek çok disiplinde hayatımızın içinde olan robot teknolojisi, 1.6 milyon dolarlık bir yatırımın ardından artık Bahçeşehir Üniversitesi’nde… Özel olarak bu yıl üzerinde çalıştığımız üç alan olan robotik, sağlık ve enerji konularında çalışma yapmak için 3 milyon dolar kaynak ayırdık. BAU Robotik Laboratuvarı gibi yatırımlar Türkiye’yi çekim merkezi haline getiriyor. Mühendislik, tıp, sağlık bilimleri, mimarlık gibi alanlarda yapılacak çalışmalar ile bir bilim ortamı yaratıyoruz” dedi.

Global bir yönetim danışmanlığı şirketi olan Spencer Stuart ve global halkla ilişkiler firması Weber Shandwick işbirliğiyle yürütülen “5. Yükselen İletişim Direktörleri” araştırması anketinden ilginç sonuçlar çıktı.

Ankete göre; dünya genelindeki iletişim direktörleri, dijital ve sosyal medyayı giderek artan oranda kendi departman denetim ve sorumluluklarına dahil ediyor. İletişim direktörleri geçen yıllarla kıyaslandığında, yüzde 73 ile daha fazla dijital ve sosyal medya uzmanını istihdam ettiklerini ve yüzde 55 ile kitleleri etkileme gücüne sahip olan Twitter kullanıcıları ve blog yazarlarıyla daha çok ilişki geliştirmeye çalıştıklarını belirtiyor. ‘Yükselen İletişim Direktörleri’ araştırması ayrıca, her geçen gün dijitalleşen ve medya kanallarının ayrıştığı bir dünyada iletişim direktörlerinin görev ve sorumluluk alanlarında zamanla meydana gelen değişimi de nasıl algıladıklarını da ortaya koyuyor.

Sosyal medya, gündemin en tepesinde yer almaya devam ediyor
Sosyal medyanın önümüzdeki birkaç yıl içinde, iletişim direktörlerinin mesleklerine etki eden tek büyük güç olması bekleniyor. İletişim direktörlerinin yüzde 91’i sosyal medyanın, iletişimdeki diğer sorumluluklara kıyasla daha büyük bir öneme sahip olacağını tahmin ediyor. Bu bulgular araştırmanın gerçekleştiği Kuzey Amerika, Avrupa, Asya Pasifik ve Latin Amerika’nın da dahil olduğu bölgelerde benzer sonuçları gösteriyor. Ayrıca küresel bazda iletişim direktörlerinin yüzde 73’ü mobil uygulamaların, yüzde 69’u ise video prodüksiyonlarının önem kazanacağı görüşünde.

“Sosyal medyanın gelişimi, iletişimin doğasını etkilemeye devam ettiği sürece, kurumsal iletişim de devamlı olarak değişecektir” diyen Spencer Stuart Kurumsal İletişim Başkanı George Jamison; “Kurumsal ekiptekiler bazı durumlarda değişime yön verirler, diğer ekipler ise buna yetişmeye çalışır. Araştırmamız; iletişim direktörlerinin, bu değişim dünyasında etkili bir şekilde yol almaları ve sosyal olarak aktif olmalarına yardımcı olmak için kendilerini doğru araçlarla ve insanlarla donatmaya çalıştığını gösteriyor” dedi.

İletişim direktörlerine göre büyük değişimler yolda!
İletişim direktörlerinin yüzde 86’sı son birkaç yıl içinde medyada meydana gelen değişimlerin, iletişim stratejileri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu konusunda hemfikir. Dahası bu değişim sürecinin devam edeceğini düşünüyorlar. İletişim direktörlerinin yüzde 28’i önümüzdeki birkaç yıl içinde bu değişimin yoğun bir artış göstereceği kanaatinde. Bir diğer yüzde 51’i ise gerçekleşecek değişim hakkında ılımlı bir iyimserlik taşıyor. Medyada meydana gelen değişimin nedenlerini kendi cümleleriyle tanımlamaları istendiğinde öne çıkan yanıtlar ise; teknolojik gelişmeler, sosyal medya ve gelişen medya platformları…

Değişen medyanın kurumsal iletişimi etkilemesinin bir diğer yolu ise içerik yayınlama süreci. İletişim direktörlerinin yüzde 90’ının gündeminde içerik yayınlama süreci yer alıyor. Yüzde 58’i içerikleri kendilerinin yarattığını ve yayınladığını belirtirken; yüzde 18’i orijinal bir içerik yayınlayıcısı olmak için hazırlık aşamasında olduğunu, yüzde 14’ü ise bunu ileri bir tarihte gerçekleştirmeyi düşündüğünü belirtiyor.

Pazarlama ve iletişim bir arada büyüyor!
İletişim direktörleri birkaç yıl öncesine kıyasla pazarlamayla ilgili olarak daha fazla sorumluluğa sahip. Pazarlama denetimini üstlenen iletişim direktörlerinin oranı 2012 yılında yüzde 26 iken bu oran 2014’te yüzde 35’e yükseldi.

Weber Shandwick İtibar Stratejisti Lesli Gaines-Ross bu durumla ilgili olarak; “Pazarlama ve iletişimdeki bu yakınlaşma, Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin, kurumsal itibarı ve marka itibarını birbirlerinden ayrı düşünülemez olgular olarak ele almaları ile meydana gelmiştir. Parçalardan oluşan bir medya düzeninde tek ve net bir kurum sesine sahip olmak günümüzün olmazsa olmazı” şeklinde konuştu. Global iletişim direktörlerinin yüzde 84’ü kurumsal itibar ve marka itibarının günümüzde birbirinden ayrı ele alınamayacağı konusunda hemfikir. Bu yaklaşımın bir sonucu olarak halkla ilişkiler, pazarlama karmasının bir parçası olarak ön plana çıkıyor. Direktörlerin yaklaşık olarak üçte ikisi de son birkaç yıl içinde halkla ilişkilerin, pazarlamada karmasındaki konumunun arttığı görüşünü taşıyor.

Medyadaki entegrasyon iletişim direktörlerine fayda sağlıyor
İletişim direktörleri kurum dışı iletişimlerinin yüzde 64’lük büyük çoğunluğunun sosyal medya yerine geleneksel medya odaklı olduğunu söylüyor. Geleneksel ve sosyal medyayı farklı amaçlar için kullanan direktörler, kriz çözüm süreçleri gibi bazı durumlarda iki platformun entegrasyonunun getireceği verimliliğin de farkındalar. Direktörlerin yaklaşık üçte ikisi ise sosyal ve geleneksel medyanın bir krizin ya da sorunun üstesinden gelmede eşit etkinliğe sahip olduğu görüşünde…

Global düzeydeki direktörlerin yarısından çoğu, geleneksel ve sosyal medyanın müşterileri elde tutmada, yeni müşterileri çekmede ve yeni bir ürün ya da hizmet için bilinirlik oluşturmada eşit etkinliğe sahip olduğunu belirtiyor. Geleneksel medya, yüzde 76 ile şirketin finansal gücünü bildirmede ve yüzde 54 ile üst düzey yöneticilerin görünürlüğünü artırmada daha etkili bulunurken, sosyal medyanın ise yüzde 56 ile yeni yetenekleri şirketlere çekmede etkisinin daha fazla olduğu düşünülüyor.

Bölgesel Bulgular:
• Kuzey Amerika ve Asya Pasifik bölgelerindeki iletişim direktörleri kurumsal iletişimin medya çevresinde meydana gelen değişimlere başarılı bir şekilde uyum sağladığını düşünüyor.
• Dört araştırma bölgesini temsilen seçilen iletişim direktörleri, önümüzdeki birkaç yıl içinde sosyal medyanın bir iletişim aracı olarak öneminin giderek artmasını bekliyor. Fakat, Kuzey Amerika ve Asya Pasifik bölgelerindeki direktörlerin, şirketlerin web sitelerinin öneminin daha da artacağı yönündeki algıları daha da güçlü. Latin Amerika’da görüşülen direktörleri ayrıca dijital topluluk yönetimi ve video prodüksiyonunun da önemlerinin artacağı kanaatinde.
• Avrupa ve Latin Amerika’daki direktörler pazarlamayı iletişime ek olarak yönetme eğiliminde.
• Kuzey Amerika’daki direktörler, kendi içeriklerini yaratma ve yayılmasını sağlama konusunda daha önde. Asya Pasifik bölgesindeki iletişim direktörleri ise orijinal içerik yayınlayıcısı olma süreci içinde.

34. Ulusal Yöneylem Araştırması ve Endüstri Mühendisliği Kongresi Uludağ Üniversitesi Görükle Yerleşkesi’nde başladı.

Yöneylem Araştırması Derneği tarafından her yıl bir üniversitede gerçekleşen Ulusal Yöneylem Araştırması ve Endüstri Mühendisliği (YAEM 2014) kongresi, bu yıl Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği ev sahipliğinde yapılıyor.

REKTÖR DİLEK: BİLGİ İŞE YARAMALI
Kongrenin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek, “sürdürülebilir üretkenliğin” tartışıldığı bu etkinliğin 34.’sünün yapılmasını çok anlamlı bulduğunu ifade etti. Üniversite-sanayi ilişkilerinin ülkemizde henüz istenen seviyede olmadığının altını çizen Rektör Prof. Dr. Dilek, bilimsel araştırmaların, kültürel, sosyal ve ekonomik hayata olumlu katkı sağlaması gerektiğini, bu kongrenin de bu amaca hizmet edeceğine inandığını söyledi.

NİLÜFER BELEDİYESİ TÜRBİN KURUYOR
Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de, sanayicilerin bu kongreye yeterince ilgi göstermemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “Oysa hepimiz bilimin ışığında üretim yapmak zorundayız” dedi. Kent yöneticisi olarak “sürdürülebilir” yaşama verdiği öneme dikkat çeken Bozbey, yenilenebilir temiz enerji için Balıkesir ve Çanakkale’de rüzgâr türbini kurma hazırlıklarına başladıklarını, bu yılın sonunda kurulacak türbin sayesinde Nilüfer Belediyesi’nin elektrik ihtiyacını karşılayacaklarını kaydetti. Bozbey, yaklaşık 1-1.5 milyon dolara mal olacak türbinin, 5.5 yılda kendini amorti edeceğini de sözlerine ekledi.

Yöneylem Araştırmaları Derneği Başkanı Selim Aktürk, endüstri mühendisliğinin en popüler mesleklerden biri haline geldiğini, ancak bu mesleğin zor yanlarının da bulunduğunu ifade ederek, kongreyle hem bunları tartışıp hem de meslek birliğini geliştirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erdal Emel, kongrede üniversite-sanayi işbirliğinin endüstri mühendisliği boyutunun, uluslararası alanda tanınan bilim insanları tarafından ele alınacağını, 22 üniversiteden 64 projenin katıldığı Öğrenci Proje Yarışması yapılacağını, paralel oturumlarla 290 bildirinin sunulacağını ifade etti.

Üç gün sürecek kongrede, Ar-Ge Yönetimi, mühendislik ve teknoloji Yönetimi, Sistem Simülasyonu, Performans Yönetimi, Çizelgeleme, Sağlık Yönetimi, Ergonomi, Tedarik Zinciri Yönetimi, Lojistik Yönetimi, İnsani Yardım Lojistiği, Veri Madenciliği, Çok Amaçlı ve Ölçülü Karar Verme, Endüstride YAEM Uygulamaları, Enerji-Çevre Planlaması, Stratejik Planlama, Ulaşım Planlaması, Üretim Planlaması, Maliyet/Performans Analizi, Yapay Zeka, Matematiksel Programlama gibi 54 farklı alan, ülke ekonomisi ile ilişkilendirilerek sunulacak.

Her yıl 3 binin üzerinde endüstri mühendisi yetiştiren sektöre katkı sağlayan kongrenin ana teması, ‘Sürdürülebilir üretkenlik ve ekonomik üstünlük için üniversite sanayi sarmalında Ar-Ge’nin önemi” olarak belirlendi.
Yaklaşık 400 bilim insanı, öğrenci ve sanayi kuruluşu temsilcisi bir araya getiren kongre, 27 Haziran 2014 günü sona erecek.

ÜNLÜ BİLİM İNSANLARI VAR
Kongreye davet edilen Abdullah Gül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu, Prof. Dr. Bopaya Bidanda ve Prof. Dr. Maureen Barci (University of Pittsburgh), Prof. Dr. Alexandre Dolgui (Deputy Director of Henri Fayol Institute at the Ecole des Mines de Saint-Etienne, France), Prof. Dr. Nuggenahalli Narahari (Head of Industrial Engineering & Management Department at RV College of Engineering Bangalore) de üniversite-sanayi ilişkilerinin irdeleneceği panelde konuşacak.

Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi (BTM) koordinasyonuyla düzenlediği Bilim Yaz Kampları, 4 Ağustos’ta başlıyor. Bilim yaz kamplarının öğrencilerin bilime sevk edilmesini sağlayacağını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, kamplar çerçevesinde organize edilen TÜBİTAK Üstün Zekalılar ve Yetenekliler Akademisi’nin Türkiye’de ilk kez Bursa’da açılacağını söyledi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, 2014 bilim kampının içeriği ve amacına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çocuklarla birlikte yetişkinlerin de yoğun ilgi gösterdiği Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin (BTM) çevre illerle birlikte 20 milyonluk nüfusa hitap ettiğini belirten Başkan Altepe, bilim adamlığının bir meslek değil yaşam biçimi olduğunu söyledi. Bu gerçekten hareketle geleceğin inşasında önemli bir rol üstlenen BTM’nin farklı etkinlikler, ulusal ve uluslararası organizasyonlarla dolu dolu yaşayan bir merkez olması için gayret gösterdiklerini ifade eden Başkan Altepe, “Bilim merkezimizin en önemli etkinliklerinden biri de bu yıl 4 Ağustos’ta başlayacak. Hedefimiz; idealist, üretken, birikimli ve bilime meraklı gençlerin yetişmesine katkıda bulunmaktır” dedi.

ÜSTÜN ZEKALILARA YÖNELİK AKADEMİ
Başkan Altepe, 4 Ağustos’ta Doğa Bilimleri kampıyla başlayacak etkinliklerde 10 Ağustos’ta TÜBİTAK Üstün Zekalılar ve Yetenekliler Akademisi’nin, 19 Ağustos’ta Robotik Elektronik kampının, 26 Ağustos’ta da Geleceğin Mühendisleri Akademisi’nin düzenleneceğini belirtti. TÜBİTAK Üstün Zekalılar ve Yetenekliler Akademisi’nin Türkiye’de ilk kez Bursa’da, BTM tarafından açıldığını dile getiren Başkan Altepe, TÜBİTAK ve Uludağ Üniversitesi’nin desteğiyle başlatılan akademiye Bursa, İstanbul ve Kocaeli gibi şehirlerden üstün zekalı 40 öğrencinin katılacağını, akademiyle ilgili kontenjanın dolduğunu vurguladı. Tüm kamplarda öğrencilerin servislerle evlerinden alınacağını ve sabah derslerin 09.00’da başlayacağını belirten Başkan Altepe, “Kamplarımızda öğleye kadar atölye çalışmaları yapılacak. Öğleden sonra da uygulama aşaması gerçekleşecek” diye konuştu.

AİLELERLE BİLİMSEL GECELEME
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, kamp çerçevesinde 19 Temmuz tarihinde bilimsel geceleme de yapılacağını hatırlattı. Öğrencilerin aileleriyle birlikte katılabileceği bilimsel gecelemenin Uludağ’da gerçekleştirileceğini ifade eden Başkan Altepe, “Bu yıl ikincisini yapacağımız bilimsel gecelemede gökyüzü, samanyolu ve evren tanıtılacak. Gece yarısından sonra ay, gece boyunca mars ve Satürn, sabaha karşı da Venüs gezegeni izlenebilecek. Bilim Cafe ile ailelere yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.

Çocukların bu yaz tatilini bilimle iç içe dolu dolu geçirmelerini istediklerini vurgulayan Başkan Altepe, “Amacımız çocuklarımızın bilimsel bilgi, yetenek ve tecrübelerinin artmasıdır. Öğrencilerimizin gelişimine katkı sağlayacak her türlü konuda Büyükşehir olarak müdahil olmaya hazırız” açıklamasında bulundu.

İLK KAMP, DOĞA BİLİMLERİ
BTM Bilim Yaz Kampları, 4-8 ağustos tarihlerinde düzenlenecek Doğa Bilimleri kampıyla başlayacak. 8-12 yaş gurubuna yönelik olarak düzenlenen kampta; biyoloji, kimya, fizik, astronomi, arkeoloji ve coğrafya atölyeleri yer alacak. Kampın sosyal ajandası; zooloji müzesi, arkeopark gezisi, BUTAL Kimya Laboratuvarı ve Planetaryum fabrika ziyaretlerinden oluşuyor. Kampta 4 Ağustos Kimya Günü, 5 Ağustos Biyoloji Günü, 6 Ağustos Fizik Günü, 7 Ağustos Arkeoloji-Coğrafya Günü, 8 Ağustos da Astronomi günü olarak belirlendi.

Yaz kampları çerçevesinde 10-16 Ağustos tarihleri arasında TÜBİTAK Üstün Zekalılar ve Yetenekliler Akademisi açılacak. 9-14 yaş grubuna yönelik düzenlenen akademide; Su Günü, Hava Günü, Yeşil Bilim Günü ve Atom Günü atölyeleri yer alıyor. Akademinin sosyal ajandası; Bursa Meteoroloji Gezisi, Planetaryum, termik santral ve fabrika ziyaretlerinden oluşuyor. Akademide ayrıca; 11 Ağustos Arşimet-Su Günü, 12 Ağustos Hazerfan Çelebi-Hava Günü, 13 Ağustos Uluğ Bey-Astronomi Günü, 14 Ağustos Yeşil Bilim Günü, 15 Ağustos Rutherford-Atom Günü olarak belirlendi.

Robotik Elektronik kampı ise 19-23 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek. 8-12 yaş grubuna yönelik düzenlenen kampta; robotik, elektronik, mekanik mühendislik, teknoloji ve tasarım akademileri yer alacak. Akademinin sosyal ajandasında; termik santral, planetaryum ve stadyum gezisi ile Durmazlar fabrika ziyareti bulunuyor.

Geleceğin Mühendisleri Akademisi de 26-30 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek. 14-17 yaş grubu için organize edilen kampta; ulaşım, elektronik, havacılık ve sosyal medya atölyeleri yer alacak. Akademinin sosyal ajandasında; planetaryum, Türk Hava Kurumu, Türk Ticaret Net, Türk Telekom ve Durmazlar fabrika ziyaretleri bulunuyor. Akademide; 26 Ağustos Proje Yazım Günü, 27 Ağustos Elektronik Mühendisliği, 28 Ağustos Programlama, 29 Ağustos Havacılık ve 30 Ağustos Sosyal Medya Günü olarak belirlendi.

BTM Bilim Yaz Kampları ve başvuru koşulları hakkında, www.bursabtm.org internet adresinden ve 0224 250 50 63 numaralı telefondan bilgi alınabilecek.

MEB, rehberlik ve araştırma merkezlerinde 25 yıldır kullanılan zeka testlerinin yerine, ABD ve Avrupa’da yaygın kullanılan üç ayrı zeka testi satın aldı.

Milli eğitim Bakanlığı (MEB) Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde (RAM) 25 yıldır kullanılan zeka testlerinin yerine, ABD ve Avrupa’da yaygın kullanılan üç ayrı zeka testi satın aldı.

Bakanlık tarafından saha araştırması için yaklaşık 3 bin öğrenciye zeka testi uygulandı. Yeni testler, Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde yeni eğitim öğretim döneminden itibaren kullanılmaya başlayacak.

MEB yetkililerinden alınan bilgiye göre, Bakanlık, RAM’lar ve okullarda bireyleri tanıma, tanılama ve yönlendirme çalışmaları yürütüyor.

Öğrencilerin eğitsel değerlendirme ve tanılama çalışmaları rehberlik ve araştırma merkezlerinde öğretmen, veli gözlemleriyle birlikte psikolojik ölçme araçları kullanılarak yapılıyor. Bakanlık, RAM’larde zekanın tanılanması sürecinde kullanılan psikolojik ölçme araçlarını çeşitlendirmek ve 25 yıl önce kullanılmaya başlayan zeka testlerini güncelleştirmek amacıyla proje başlattı. Bu kapsamda, Bakanlık, ABD ve Avrupa’da zeka testi amacıyla kullanılan üç ayrı psikolojik ölçme aracını telif haklarıyla birlikte satın aldı.

Bakanlık yetkilileri, satın alınan bu zeka testlerinin sahadaki çalışmalarını 28 ilde sürdürüyor. Zeka testlerinin standartlarının geliştirilmesi için yapılan saha araştırmasında 3 bin öğrenciye bu testler uygulandı. Bakanlık yeni zeka testlerini yeni eğitim öğretim yılından itibaren RAM’larda kullanıma sunmayı planlıyor.

Zeka için üç farklı test geliştirildi
Proje kapsamında satın alınan psikolojik ölçme araçlarından “Wechsler Testi (WNV)”, sözel sorulara yer verilmemiş dile dayanmayan bireysel zeka testi olarak tanımlanıyor. 4-21 yaş arasındaki işitme engelli, konuşma bozuklukları, ana dil problemi, afazi, serebral palsi ve otistik bozuklukları olan bireyler için kullanılıyor. Testin sonunda değerlendirilen bireylere ilişkin IQ puanı veriliyor.

Sözel ve performansa dayanan bireysel zeka testi olan Kaufman Kısa Zeka Testi (Second Edition) ise 4-90 yaş arasındaki bireylere uygulanıyor. Test, bireylerin eğitimle kazanılan yetenekleri, yeni problemleri çözebilme, sözel olmayan yetenek alanlarındaki zihinsel düzeylerini belirlemek amacıyla kullanılıyor.

Bilişsel yetenekleri ve eğitsel başarıyı değerlendiren Woodcock-Johnson® III Test Bataryası da yurt dışında 2-90 yaşları arasındaki bireylere yönelik geliştirildi. Bilişsel yetenek ve başarı testleri bireylerin öğrenme yetersizliklerini tanılamak, eğitim programlarıyla bireysel eğitim programlarını planlamak, gelişimini değerlendirmek, güçlü ve zayıf yönlerini tespit etmek amacıyla kullanılıyor.

YTÜ’de öğrencilerinin başlattığı ‘Haydi Kızlar Yazılıma’ projesi ile ilköğretim seviyesindeki kız öğrencilere yazılım eğitimi verildi.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü (BÖTE) öğrencilerinin başlattığı Haydi Kızlar Yazılıma projesi, Microsoft Türkiye Açık Akademi ve Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümü işbirliğiyle gerçekleştirildi. Proje ile ilköğretim seviyesindeki kız öğrencilere yazılım eğitimi verildi.

Projeyi gerçekleştiren öğrenciler, toplumda oluşan bilgisayar dünyasında erkeklerin daha egemen olduğuna dair inancı yıkarak, özellikle yazılımın kızlar tarafından da yapılabileceğini göstermeyi amaçladıklarını belirtti. Proje kapsamında yazılımın eğitimini veren dört öğretmen adayı da bu amaca uygun olarak kadınlardan oluştu.

Esenler Belediyesi ve Milli Eğitim Bakanlığı destekli projeye katılan öğrenciler, Microsoft Kodu Game programı ile kendi oyunlarını yazmayı öğrendi. “Kendi oyunumu kendim yapıyorum” diyen öğrenciler, kendi başlarına elma yiyerek puan alabilme, dünya oluşturabilme, belli bir puan elde edince oyunu kazanma gibi becerileri kazandı.

Kız öğrencilerin yazılıma beklenenden daha fazla ilgi ve başarı göstermesi projenin amacına ulaştığını gösterirken, gelecek yıllarda bilişim dünyasında bayan yazılımcıların artabileceğine dair umut ışığı oldu. YTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü öğrencileri, projenin periyodik aralıklarla devam edeceğini söyledi.

ABD’nin Teksas eyaletinde düzenlenen Model Uydu Yarışması’na katılan İTÜ ARISAT Model Uydu Takımı, final bölümündeki muhteşem performansıyla tüm takımları geride bırakarak 2014 dünya şampiyonu oldu.

Bu yıl Amerikan’ın Teksas eyaletinde 10′uncusu düzenlenen Cansat Competition (Model Uydu Yarışması) dünyanın çeşitli ülkelerinden 59 takımın katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’den 8 takım, tasarladıkları model uydularla yarışmaya katıldı. İTÜ ARISAT Model Uydu Takımı, final bölümündeki muhteşem performansıyla tüm takımları geride bırakarak 2014 dünya şampiyonu oldu.

Kazandıkları bu başarıyla ülkemizin gurur kaynağı olan İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri, bu başarılarını çok ve azimli çalışmaya borçlu olduklarını söylediler. Elektronik Haberleşme Bölümü’nden Hasbi Sevinç, Mert Kahyaoğlu, Caner Balyemezler, Uzay Mühendisliği Bölümü’nden Onur Alp Çakan, Çağrı Eren Durkaya, Makina Mühendisliği Bölümü’nden Ümit Yelken ve Kontrol Mühendisliği Bölümü’nden Emre Erbuğa olmak üzere üniversitenin farklı bölümlerinden 7 kişiden oluşan takım üyeleri, üyesi oldukları İTÜ Arı Teknoloji Geliştirme Kulübü (ARIGE) olarak yeni çalışmalara da çoktan başlamış olduklarını ve ülkemizde yeni teknolojiler üretmek istediklerini belirttiler.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) konuğu olarak Bursa’ya gelen Fransız Astronot Patrick Baudry,  Gökmen Projesi’nin çocuklarda uzay ve havacılık merakını uyandıracağına belirterek, Bursa’dan bir gün astronot çıkacağına inandığını söyledi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) konuğu olarak Bursa’ya gelen Fransız Astronot Patrick Baudry, NASA’da görevli Türk astrofizikçi Umut Yıldız, Fransa Uluslararası Uzay Üniversitesinden Halit Mirahmetoğlu, Merinos AKKM’de Işıklar Askeri Hava Lisesi ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulların öğrencileriyle buluştu. İlk olarak söz alan Uzay, Havacılık ve Savunma Sanayi Kümelenmeden sorumlu BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, uzay ve havacılık tutkusunu çocuk yaşta öğretmek için Gökmen Projesini başlattıklarını kaydederek, “Astronot Baudry ve Türk bilim adamlarını öğrencilerimizle buluşturduk. Buradaki hedefimiz onlara, uzayı ve havacılığı sevdirmek. Bursa’dan astronot çıkacağına inanıyoruz. Bursa’da bu potansiyel var” dedi.

“ASTRONOT OLMAK İÇİN 19 YIL EĞİTİM ALANLAR VAR”

İlk uzaya giden Fransız astronot Baudry, savaş pilotu olarak başladığı serüvenini öğrencilerle paylaştı. 200’ü aşkın hava taşıtında pilotluk yaptığını kaydeden Baudry, çocukluk döneminde astronot hayali kurduğunu ve bunu başardığı için mutlu olduğunu kaydetti. Astronotluğun zor ve emek isteyen bir meslek olduğunu kaydeden Baudry, “Astronot olmak kolay olmadı. O dönemde bir Fransız’ın astronot olması inanılması güç bir hayaldi. Ama ben yılmadım. Her zaman hayallerimin peşinden koştum. Siz de yılmayın. Aranızda uzaya gitmek isteyen birileri varsa, beni örnek alsınlar. Astronot olmak için 19 yıl boyunca eğitim alan insanlar vardı. Onlar da hayallerinin peşini bırakmadı. Astronot olduktan sonra bile yeni hayaller kurun. Hayal etmek, başarıya ulaşmanın en önemli anahtarıdır” dedi.

“EMİNİM BİR GÜN BURSA’DAN ASTRONOT ÇIKACAK”

BTSO’nun başlattığı Gökmen Projesi’nden bahseden Baudry, “Uzay ve havacılık sevgisini çocuk yaşta anlatmak lazım. Bu yüzden Gökmen Projesini önemli bir adım olarak görüyorum. Sizlerin arasından bir astronot çıkabilir. Yeter ki siz astronot olacağınıza inanın. Ben buna sonuna kadar inanıyorum. Pes etmeyin. Bir gün Türkiye’den astronot çıkacağını, bunun da Bursa’dan olacağına inancım tam” dedi.

Ardından söz alan Fransa Uluslararası Uzay Üniversitesinden Halit Mirahmetoğlu ve NASA’da görevli Türk astrofizikçi Umut Yıldız, uzay ve havacılık konusunda çocuklara tecrübelerini anlattı.

Son olarak kürsüye gelen F-4 pilotu Hava Pilot Kurmay Yüzbaşı Fatih Mustafa Yaşar, uçuş liderliği ile ilgili sunum yaptı.

Baudry, Mirahmetoğlu ve Umut Yıldız’ın konferansına katılan Bursalı öğrenciler ise, programın düzenleyen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ve Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür etti.

btso-astronot

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et