Anasayfa BİLİM TEKNOLOJİ

Bursa’da 17 bin 500 metrekare alan üzerinde anaokulu, ilkokul ve ortaokul olarak faaliyet gösteren Teknoloji Fen Okulları, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Anadolu ve fen lisesi olarak da hizmet verecek.

2017-2018 eğitim-öğretim yılında Özlüce’de anaokulu, ilkokul ve ortaokul olarak hizmet vermeye başlayan Teknoloji Fen Okulları olarak 2019-2020 eğitim-öğretim yılı ile birlikte lise olarak da öğrencilerin hizmetinde olacak. 22 yıllık eğitim tecrübesini yeni nesillere aktaran okulun çatısı altında hizmet verecek Anadolu ve fen liseleri, ÜNİTEK programıyla öğrencileri üniversiteye Teknoloji Fen Okulları ile hazırlanmış olacak.

‘Kodlanan değil, kodlayan bir gelecek’ sloganıyla hizmet verdiklerini belirten Teknoloji Fen Okulları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Abdulvahap Atış, “Başarı, yoğun çalışmak ve mesleğine aşık olmaktır. İnsanın çalışıp da başaramadığı bir durum söz konusu değildir. Bir meslekte başarılı olmak sadece çalışmaya bağlıdır. İnsanın çalıştığının dışında herhangi bir başarısı olamaz. Biz de sürekli kendi vizyonumuzu geliştirerek ve çalışarak başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Başarı göreceli bir kavramdır. Hangi konularda başarılısınız ve değilsiniz onu değerlendirdiğimizde ise, akademik, finansal ve veli memnuniyeti başarı olarak görülebilir. Bunları bir potada değerlendirebiliyorsanız başarılı olabilirsiniz. Veliyi, öğrenciyi ve çevrenizi memnun ettiğinizde başarı orada söz konusu oluyor. Sektörde başarılı olmak için ise, diğer rakiplerimizi gözlemliyoruz ve onların eksiklerini biz tamamlayarak yerine getiriyoruz. İlk yatırım planımız temel liselerinin kolej mantığında kaliteli bir liseye dönüştürmektir. Bunları kendi bünyemizde bu binamızda faaliyete almaktır. İleriki dönemler de ise bu bina bize yetmeyecektir. Farklı binalara ve konumlara ihtiyaç duyulacaktır. Bunun planını şimdiden yapmaya başladık. İlk etapta yapılmış olan bu büyük kompleksin içerisini doldurup, dolu dolu bir eğitim faaliyeti sürdürmektir. Şimdilik ilk yatırımımız lisedir. Daha sonra bu liseleri, ortaokulları ve anaokulu çeşitlendirerek faaliyetlerimize devam edeceğiz. Kodlanan değil, kodlayan bir gelecek için yola çıktık. Artık çocuklarımız yeni bir dünyanın içerisinde yer alıyor. Ellerinin altında tablet, telefon ve internet sürekli olarak var. Çok fazla kodlayan bir ortam içerisindeler. Bu kodlanan durumdan çocuklarımız çıkarıp, hayata yön veren ve teknolojiler geliştiren nesil amacıyla yola çıktık. Bunun enstrümanları şu anda internet ortamından geçiyor. Biz çocuklarımızı geliştirmek ve onları bu hayata hazırlamak amacıyla yola çıktık. Hem hayata dokunan ve gerekli bilgileri donatmak için laboratuvarlarımızdan, kodlama derslerimize kadar her şeyin üzerinde titizlikle duruyoruz. Bizim okulumuzdaki dersliklerden ziyade laboratuvarlarımıza önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

Öz güveni sağlam ve etik değerleri güçlü bir gelecek için yola çıktıklarını belirten Eğitim Koordinatörü Orhan Karakoç, “Teknoloji okullarının başlangıcında çeyrek asırlık birikimimizle birlikte eğitim sektöründeki gelişmeleri ve beklentileri hedef koyduk. Günümüzde artık geleneksel değil, çağdaş, teknoloji ile iç içe bir eğitim söz konusudur. Teknoloji Fen Okullarında öncelikle çocuğu keşfedilmesine imkan tanıyoruz. Onların istek ve becerileri doğrultusunda yönlendiriyoruz. Bu belirlemelerin ardından müfredatın el verdiği ortamda, hazırladığımız programları uyguluyoruz. Tabi ki sınıf ortamında eğitmek yetmiyor. Genellikle proje ve öğrenci tabanlı eğitime öncelik veriyoruz. Öğrenci bir bireydir. Onun yaşına bakmadan düşüncelerine sahip çıktığımızda çok farklı projelere imza atmış oluyoruz. Teknoloji Fen Okulları olarak öğrencilerimizi ödüllendiriyoruz. Biz buna bursluluk demiyoruz. İlköğretim ve liselerde farklı değerlendiriliyor. İlköğretim grubunda ölçme ve değerlendirmenin başladığı 4′üncü sınıftan itibaren öğrencilerimizin 1 yıllık performansına dayalı ödüllendirmeler yapıyoruz. Eğitimde ödüllendirmek bir itici güçtür. Diğer öğrencilerimizi de böylelikle çalışmaya teşvik ediyoruz” dedi.

Bursa’da dershanecilik sektöründe önde gelen kurumken, 2014-1015 eğitim öğretim döneminde dershanelerin temel liseye dönüşüm sürecini yaşadıklarını belirten Lise Müdürü Kadir Bircan ise, “Kültür Özel Eğitim A.Ş. eğitim faaliyetlerine Bursa’da 1995 yılında dershanecilik olarak başlamıştı. Bursa’da dershanecilik sektöründe önde gelen kurumken, malum 2014-1015 eğitim öğretim döneminde dershanenin temel liseye dönüşüm sürecini yaşadık. Temel liselerimizde de Kültür Temel Lisesi olarak şu an 4′üncü yılındayız. Bursa’da temel liseler içerisinde öğrenci ve velilerin en çok tercih ettiği okul olduk. Öğrencilerimiz hayal ettikleri üniversiteleri kazanmanın başarısını yakaladılar. Temel liselerden yönetmeliğe göre, 2019-2020 eğitim öğretim yılında mevcut bir kolej havasında Teknoloji Fen Okulları olarak devam edilecek. Bu lise faaliyetine geçerken, öğrencilerimizden ve velilerimizden gelen talepleri göz önünde bulundurduk. Anadolu plus dediğimiz gruba ve fen lisesi öğrencilerimize “ÜNİTEK” programı altında eğitim vereceğiz. Öğrencilerimizi bu programlar dahilinde hayal ettikleri üniversiteler göndermek istiyoruz. Bu öğrencilerimizin başarılarını ödüllendirmek adına Bursa’da kurumlarımızda 3 seansta bursluluk sınavı düzenleyeceğiz. Bu sınavlarda yüzde 100′e varan burs imkanı vereceğiz. 5 Ocak tarihine kadar okullarımızın internet sayfasına girip online başvuruda bulunulabilir. Ayrıca Kültür Temel Liselerine giderek başvuruda bulunabilirler” ifadelerini kullandı.

Teknoloji Fen Okulları Anadolu ve Fen Lisesi’ni diğer okullardan ayıran farkın kaliteli eğitimi uygun ücretlerle veli ve öğrencilere sunmak olduğunu ifade eden Lise Eğitim Koordinatörü Önder Özdemir, “Şehrimizdeki okulların bir çoğu öğrenci ücretleri açısından makul olsa da eğitim içeriği açısından veli ve öğrencileri tatmin etmiyor. Bir kısım okullar ise eğitim olanakları bakımından iyi fakat ücretler açısından velilere ağır geliyor. İşte biz bu gerçeği görerek, Teknoloji Fen Okulları Anadolu ve Fen Lisesi’nde veli ve öğrencilerimizin hayal ettiği nitelikli, kaliteli, içeriği dolu dolu eğitimi makul ücretlerle sunacağız. Kişiselleştirilmiş eğitim modeliyle, her öğrenciyi tekil olarak değerlendirip, bireysel başarısını maksimum seviyelere çıkarmayı hedefliyoruz. Her öğrencinin kendi kapasitesini yüzde 100′e yakın kullanabilmesi için hem bireysel çalışmalar, hem grup çalışmaları, hem de koçluk sistemi ve rehberlik boyutuyla motivasyonunu üst düzeye çıkaracağız. Öğrencilerimiz masa başı eğitimle, konuları daha kolay ve sorunsuz öğrenmenin mutluluğunu yaşarken, “face to face” saatlerinde öğretmenleriyle birebir çalışacaklar ve çözemedikleri soru kalmayacak. Yılların birikimiyle eğitime getireceğimiz farklı bakış açısı, yeni eğitim sistemimizle Teknoloji Fen Okulları Anadolu ve Fen Lisesi 2019-2020 eğitim yılında hizmetinizde. Bursalı gençlerimizin hayallerini gerçekleştirmek ve arzu ettikleri üniversiteleri kazandırmak için geliyoruz. dedi.

Özel Kurslar Müdürü İsmail Hacıoğlu ise, “Bunun için en önemli önceliğimiz öğrencilerin eksiklerini tespit edip onları tamamlamaktır. Bu eksikliklere cevap vermek adına, teknolojinin nimetlerinden en iyi şekilde faydalanmak istiyoruz. Sınavlarımızı haftalık ve günlük olarak öğrencilerimizin bilgilerini yenilemek için yapacağız. Bu sınavlarımızı da anlık olarak cep telefonlarıyla yapacağız. Sınav sonuçlarını anında cep telefonlarında görerek eksiklerini bulacaklar. Bu sayede bire bir eksikleri giderilerek yıl sonundaki üniversite sınavında iyi sonuçlar almamız sağlayacağız” diye konuştu.

ULUTEK Teknopark bünyesinde gerçekleştirilen eğitimde Ar-Ge, inovasyon ve yazılım sektöründe faaliyet gösteren firmalar için İŞKUR’un verdiği destekler anlatıldı.

İŞKUR İl Müdürü Feyzullah Eren Türkmen tarafından verilen eğitimlere teknoloji alanında faaliyet gösteren firmaların temsilcileri katıldı. Geleceğin meslekleri olarak belirlenen Ar-Ge, inovasyon ve yazılım alanında hizmet veren firmalara yönelik İŞKUR desteklerinin anlatıldığı eğitimde konuşan İl Müdürü Feyzullah Eren Türkmen, bu alanda faaliyet gösteren firmalarda çalıştırılacak personelin yetiştirilmesine yönelik kurum olarak ciddi destekler verdiklerini söyledi. Türkmen; “Firmalar, çalıştırmak istedikleri personeli kendi belirliyor. Biz sadece genel şartlara uyup uymadıklarını kontrol ediyoruz. Bu personelin 9 ay boyunca sigortasını ve maaşını karşılıyoruz. Bu desteğimizden yararlanmak isteyen firmaların bünyelerinde en az 2 sigortalı personel çalıştırmaları gerekiyor. Bilişim ve imalat sektöründe ise verdiğimiz destekler 180 güne kadar çıkabiliyor. Firmalar bu destekten en fazla 4 personel olarak yararlanabiliyor” diye konuştu.

FİRMALARA BİLGİLENDİRME DESTEĞİ
ULUTEK Müdürü Prof. Dr. Mehmet Kanık ise teknopark içerisindeki firmaların birçoğunun bilişim veya ileri teknoloji alanında faaliyet gösterdiğine işaret etti. İŞKUR’un hedef sektörleri kapsamında giren bu firmalara verilen destekler hakkında bilgi sahibi olmaları konusunda çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Prof. Dr. Mehmet Kanık; “Geleceğin meslekleri olarak kabul ettiğimiz Ar-Ge, inovasyon ve yazılım sektörlerinde istihdamı arttırmaya ve nitelikli personel yetiştirmeye yönelik böyle bir etkinlik düzenlemek istedik. İŞKUR’a bu isteğimizi aktardık. İl Müdürümüz de bizzat kendisi katılarak firmalarımıza bu destekleri anlatmak istedi. Güzel ve faydalı bir etkinlik oldu. Katılımcı sayısından da memnun kaldık” dedi.

Ankara’daki Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’nda stant açan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bilimi topluma yaymak ve nitelikli işgücünün yetiştirilmesine katkı sağlamak adına projelendirilen Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi (Bursa BTM), bilim ve teknoloji fuarlarının da gözdesi oldu. Türkiye’nin en geniş kapsamlı bilim merkezi olarak Bursa’yı uluslararası etkinlik, fuar ve organizasyonlarda başarı ile temsil eden Bursa BTM, bilim dünyasındaki gelişmeleri ve teknolojideki son eğilimleri de yakından takip ediyor.

Ankara’daki ATO Congresium’da gerçekleştirilen Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’na Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin standı damgasını vurdu. Türkiye ve dünyada verimliliğin arttırılmasına katkı sağlayan teknolojilerin tanıtılması ve verimlilik alanında farkındalığın artırılmasının hedeflendiği fuar, “Akıllı Çözümler” temasıyla gerçekleştirildi. Çok sayıda yerli ve yabancı şirketin proje, ürün ve tasarımlarını görücüye çıkardığı fuar, başta savunma sanayi olmak üzere sanayi, eğitim, enerji, tarım, iletişim, ulaşım ve sağlık sektörlerindeki akıllı çözüm teknolojilerini ziyaretçileri ile buluşturdu. En çok ilgi gören stantların başında yer alan Bursa BTM ise atölye çalışmaları ve renkli etkinlikleri ile fuarın gözdesi oldu. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin tanıtımı ile gerçekleştirdiği etkinlik ve aktivitelerinin anlatıldığı stantta, bilimsel atölyeler, zekâ oyunları ve merkezde sergilenen deney düzeneklerinden örnekler yer aldı.

Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ) yapımı tamamlanan Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nın yeni binası hizmete açılacak. Yaklaşık 2 milyon TL bedelle inşaatı tamamlanan binada üniversitenin tüm teknik verileri modern bir teknoloji ile yönetilecek.

BUÜ Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nın yeni binası tamamlandı. 2017 yılında temeli atılan binanın iç ve dış tüm tefrişatı bitirilerek hizmete hazır hale getirildi. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, taşınma sürecinin devam ettiği binayı ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Bilgi İşlem Daire Başkanı Mustafa Doğan, yeni bina hakkında Rektör Ulcay’a bilgi verdi. Yeni binanın bin 218 metrekare alan üzerine inşa edildiğini söyleyen Daire Başkanı Doğan; “Zemin, birinci kat ve teras katı olmak üzere toplam 3 kat üzerinden hizmet vereceğiz. Binamızın toplam yapım bedeli 1 milyon 990 bin TL. Yeni Daire Başkanlığı’mızda sunucu sistem odası, ofisler, yönetim birimleri ve toplantı odaları mevcut. Üniversitemizde yürütülen tüm teknik veri çalışmaları bu bina üzerinden gerçekleştirilmeye devam edecek” diye konuştu.

TSE 27001 BİLGİ GÜVENLİĞİ STANDARDI
3. Nesil Üniversite anlayışı ile yatırımlara aralıksız devam ettiklerini söyleyen BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ise yeni bina sayesinde yapılan veri çalışmalarının yedeklenmesinin çok daha kolay hale geleceğini vurguladı. Mevcut sistemin herhangi bir şekilde sonlandırılması durumunda yedekleme sisteminin devreye gireceği bilgisini veren Rektör Yusuf Ulcay; “Binamız son teknoloji ile donatıldı. Daha önce kullanılan binamızda maalesef bu teknolojinin olmaması nedeniyle bir takım sorunlar yaşanıyordu. Burada artık eksik teknoloji nedeniyle yaşanan sorunlar tarihe karışacak. Binamız aynı zamanda TSE 27001 Bilgi Güvenliği Standardı sağlayacak. Tüm bilgi işlem çalışmaları tek bir binada yapılabilecek. Bu da bilginin daha güvenli ve tek elden kontrol edilmesi anlamına geliyor” dedi.

40 YILLIK GÜVENCE
Ulcay; “Uludağ Üniversitesi bilişim hizmetlerinin, sunucu ve sistem odalarının afet dahil tüm risklerden arındırılmış olması gerekiyor. Teknik nedenlerle müstakil bir sahada hizmet vermesi gereken başkanlığımız ve üniversitemiz en az 40 yıllık bir dönem için güvenli ve yönetilebilir bir bilişim hattı alt yapısına sahip olacaktır” şeklinde konuştu. Rektör Ulcay, binanın resmi açılışının 2019 yılının ilk aylarında gerçekleştirileceğini söyledi.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri ve Bursalı firma temsilcileriyle birlikte kısa bir süre önce kurulan Eskişehir Teknik Üniversitesi’ne (ESTÜ) işbirliği ziyareti gerçekleştirdi.

TÜBİTAK 1004 Yüksek Teknoloji Projesi’nin ortakları arasında bulunan ESTÜ’nün imkânlarını ve çalışmalarını yerinde görmek isteyen BUÜ yönetimi, Bursalı firmaların da katıldığı teknik inceleme gezisi düzenledi. TÜBİTAK tarafından ilk aşaması kabul edilen 1004 Yüksek Teknoloji Projesi’nin uygulama aşaması için işbirliği içerisinde oldukları kurumların teknik imkân ve kapasitelerini yerinde gözlemlemek istediklerini söyleyen BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay; “Öncelikle işbirliği içerisinde olduğumuz tüm kurum ve firmaların neler yapabileceğini gözlemlemek istiyoruz. Bu bağlamda da proje ortağımız Eskişehir Teknik Üniversitesi’ni ziyaret ettik. ESTÜ’nün yaptığı bilimsel çalışmalar ve altyapı konusunda Rektörümüz Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu’ndan bilgiler alıyoruz. Bu ziyaretler sayesinde proje ortaklarımızla birlikte ne gibi çalışmalar yürütebileceğimiz konusunda fikir sahibi oluyoruz. Birbirimizi ne kadar iyi tanırsak, ortaya çıkaracağımız çalışma da aynı derecede iyi olacaktır” diye konuştu.

BİRLİKTE ÖNEMLİ ÇALIŞMALARA İMZA ATACAĞIZ
ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu ise ziyarete ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduklarını belirtti. Kısa bir süre önce kurulmalarına rağmen, önemli bilimsel çalışmaların içerisinde yer almak için gayret gösterdiklerini vurgulayan Rektör Döğeroğlu; “Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Bursalı firmalar ile TÜBİTAK’ın açtığı 1004 projesine başvuruda bulunduk. İlk aşamada kabul aldık. Şimdi de ileri teknoloji alanında bir çalışma ortaya koyabilmek için birbirimizi daha iyi tanımak adına ziyaretler gerçekleştiriliyor. Toplam bütçesi 55 milyon TL olarak belirlenen ikinci aşamada da en iyi projeyi ortaya çıkarmak istiyoruz. Üniversitelerimiz ve firmalarımızla birlikte bilimsel anlamda güzel bir çalışma yürüteceğimize inanıyorum” dedi.

ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu önce Rektörlük Binası’nda misafirlerine üniversite hakkında sunum yaptı. Ardından da laboratuvarları gezdirerek teknik altyapı ve yürütülen projeler konusunda bilgiler verdi. Ziyarette Bursa’da faaliyet gösteren Durmazlar, Emko Elektronik, Emre Makine ve Farba firmalarının temsilcileri de yer aldı.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Endüstri Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri Hülya Çök, Ali Türk ve Nihan Yeşilkütük tarafından yapılan Otomotiv Endüstrisinde Yedek Parça Planlama Sistematiğinin Kurulması ve Standartlaştırılması projesi TÜBİTAK’ın 2241 Özel Sektöre Yönelik Bitirme Tezleri Yarışması’nda süreç dalında Türkiye birinciliği kazandı.

BUÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim elemanları Doç. Dr. Ali Yurdun Orbak ve Dr. Seval Ene Yalçın’ın danışmanlığını yürüttüğü 2017-2018 lisans son sınıf öğrencilerinin Bütünleşik Sistem Tasarımı proje gruplarından Hülya Çök, Ali Türk ve Nihan Yeşilkütük’ün hazırladığı “Otomotiv Endüstrisinde Yedek Parça Planlama Sistematiğinin Kurulması ve Standartlaştırılması” başlıklı proje TÜBİTAK’ın 2241-Özel Sektöre Yönelik Bitirme Tezleri Yarışmasında süreç dalında Türkiye Birinciliğini elde etti. Bosch Fren A.Ş.’nin desteklediği proje hakkında bilgilendirmede bulunan Doç. Dr. Ali Yurdun Orbak; “Bu projede; mevcut üretim sisteminin analizi ile sorunların tespit edilmesi, tespit edilen sorunlar için sistemsel ve yazılımsal çözüm önerileri sunarak, firmada uygulanabilir ve aylık ürün teslimatlarına ait hedefin sürekli geliştirilebilir olmasını hedefledik. Bu amaç doğrultusunda da proje grubumuz sırasıyla malzeme planlama için bir Excel makro çalışması, üretim planlama için bir matematiksel model ve sezgisel algoritma çalışması ile kapasite sorunu için de detaylı bir simülasyon çalışması gerçekleştirdi” dedi.

Proje sonunda hayata geçirilen yazılım sayesinde çok önemli kazanımlar elde ettiklerini vurgulayan Orbak; “İhtiyaç halinde malzemenin elde bulunmama oranı 2017 yılında %30 iken bu durum 2018 yılında %1,3’e kadar geriledi. Ayrıca, aylık hazırlanan paketleme planına uyum 2017 yılında %50 iken bu oran 2018 yılında % 80’e kadar çıkartıldı. Son olarak aylık teslimat gecikme oranı %94 azaltılarak müşteri memnuniyeti arttırıldı ve firma hedeflerini karşılar duruma getirildi” diye konuştu.

TÜBİTAK tarafından başlatılan 1004 İleri teknoloji Platformu Programı kapsamında çalışmalarına hız kazandıran Bursa Uludağ Üniversitesi, ilk aşamasının kabul edildiği projenin ikinci ve en önemli kısmı için sektör temsilcileriyle fikir alışverişine hız verdi.

Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından oluşturulan ve TÜBİTAK tarafından ilk aşaması kabul gören 1004 Yüksek Teknoloji Platformu Programı’nın ikinci faz oturumları başladı. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay önderliğinde toplanan platform temsilcileri arasında Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi gibi kurumların yanı sıra Durmazlar, Farba, Emko, Emre Makine ve Durfoam gibi sektör temsilcileri de bulunuyor.

EKONOMİYE DEĞER KATACAK PROJELER ÜRETECEĞİZ
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, yüksek teknoloji projelerin hayata geçirilebilmesi amacıyla oluşturulan platformda yer alan tüm kurum ve firma temsilcilerine teşekkür etti. Uludağ Üniversitesi olarak ilk günden itibaren 3. Nesil Üniversite kavramıyla hareket ettiklerini kaydeden Rektör Ulcay; “Bilimden üretime, üretimden ekonomiye sloganı ile yaklaşık 4 yıldır tüm çalışmalarımıza yön veriyoruz. Katma değeri olan projeler üretmek istiyoruz. Bu kapsamda da kentimizin önde gelen kurum ve kuruluşları ile ortak akıl anlayışı ile fikir alışverişi gerçekleştiriyoruz. TÜBİTAK’ın açtığı programlardan birisi olan 1004 İleri teknoloji programına dahil olduk. Kurduğumuz platform ile hazırladığımız projeler TÜBİTAK tarafından kabul gördü ve proje üretilmesi için onay verildi. Şimdi ikinci ve en önemli aşamaya geçtik. İnşallah diğer üniversitelerimizle ve sanayicilerimizle birlikte katma değer yaratacak, ileri teknoloji ürünleri konusunda ciddi çalışmalar ortaya koyacağız ve ülke ekonomisine ve bilime katkıda bulunmuş olacağız” diye konuştu.

Aralık ayı içerisinde iki toplantı daha gerçekleştirerek projenin detaylarını ortaya koyacaklarını belirten kurum temsilcileri de ev sahipliği ve desteklerinden dolayı üniversite yöneticilerine teşekkür etti.

Türkiye’nin lider teknoloji firması, 1982’de milletin öz sermayesi ile kurulan Hava Elektronik Sanayi (HAVELSAN) Genel Müdürü Ahmet Hamdi ATALAY, Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu öğrencileri ile buluştu. Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu Mütevelli Heyet Danışmanı Erdem TUNABOYLU ve Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. H. Rıdvan YURTSEVEN’in de katılım gösterdiği seminere öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

“Teknoloji ve Gelecek” başlıklı seminer veren ve yaşadığı örneklerle gençlere geleceğe ilişkin tavsiyelerde bulunan HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi ATALAY, kendisini hayat boyu öğrenci olarak gördüğünü, hala öğrenmeye devam ettiğini vurguladı. Hızla değişen dünyada başarılı bir iş yaşamı için alınan akademik eğitimin yanında çok çalışmanın, spesifik bir alanda uzmanlaşmanın ve belirli bir amaç doğrultusunda ilerlemenin başarılı olmak için çok önemli olduğunun altını çizen ATALAY, öğrencilere kariyer planlarını değişen ve gelişen dünyaya uygun olarak yapmalarını önerdi. Ahmet Hamdi ATALAY geleceğin yükselen mesleklerinden olan veri bilimciliğe ve siber güvenlik uzmanlığına dikkat çekerken tüm gençlerin eğitimlerine ülkemizin gelecekteki konumunu göz önüne alarak yön vermelerinin artık bir gereksinim olduğunu belirtti.

Dünyanın 17. büyük ekonomisine sahip olduğumuzu belirten ATALAY, 2050 yılı öngörüleri ile Türkiye’nin dünyanın 12. büyük ekonomisi olacağını ve E7 ülkeleri içerisinde yer alan ülkemizin yakın zaman içerisinde G7 ülkeleri seviyesine geleceğini vurgularken, hızlı akan veri ve gelişim ortamında gençlerin alanlarında uzmanlaşarak ve kendilerini sürekli geliştirerek iş hayatına ve çağa ayak uydurmalarının gerekliliğini belirtti.

Teknolojinin geçmişi ve geleceği ile ilgili güncel bilgileri verirken kendi hayatından da örnekler vererek semineri tamamlayan Havelsan Genel Müdür’ü Ahmet Hamdi ATALAY’a Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. H. Rıdvan YURTSEVEN tarafından Teşekkür Belgesi takdim edildi. Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu Mütevelli Heyet Başkan Yardımcısı Ebru ADIGÜZEL TUNABOYLU, sektörel eğitim odağında öğrencilerine akademik imkanlar sunan bir Meslek Yüksekokul olarak öğrenciler ile sektörün lider firmalarını buluşturmanın kendilerinin en önemli projelerinden biri olduğunu belirtti.

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin uluslararası prestij etkinliği Bursa Bilim Şenliği 2019 için hazırlıklar başladı. Türkiye’nin en büyük, dünyanın sayılı bilimsel etkinliği için alanında uzman isimlerden oluşan danışma kurulu etkinliğin yol haritasını belirledi.

Büyükşehir Belediyesi Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi tarafından düzenlenen ve dünyanın sayılı bilimsel etkinliklerinden biri olan Bursa Bilim Festivali için geri sayım başladı. Bilimi sokağa indiren toplumun tüm kesimlerine hitap eden ve 7 yıldır düzenlenen Bursa Bilim Festivali için hazırlıklar başladı. Türkiye’nin en büyük uluslararası bilimsel etkinliği için alanında uzman isimlerden oluşan danışma kurulu, Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde (Bursa BTM) ilk toplantısını gerçekleştirdi. Bursa BTM Genel Koordinatörü Fehim Ferik’in başkanlığında gerçekleştirilen danışma kurulu toplantısına BEBKA Genel Sekreteri İsmail Gerim, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger, Türkiye Teknoloji Takımı (T3Vakfı) Genel Müdürü Ömer Kökçam, Ticaret İl Müdürü Zübeyir Tokgöz ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ve Uludağ Teknoloji Geliştirme Merkezi yetkilileri katıldı. Bursa’da bilimsel sosyal projelerle ilgilenen kurumların başında yer alan Limak Uludağ Elektrik, Tofaş, Emko, Coşkunöz, Borçelik, Autodesk, Eker, İnoksan ve Burulaş firmalarının temsilcilerinin de yer aldığı danışma kurulu toplantısında Bursa Bilim Festivali’nin 2019 yılı vizyonu değerlendirildi.

“Nitelikli işgücü“
Bursa BTM’de gün boyu süren toplantıda, Türkiye ve dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler ele alınırken, yerli üretim ve milli teknoloji üzerinden birçok alanda ihtiyaç duyulan “nitelikli işgücüne” vurgu yapıldı. Bilim Festivali’nin Türkiye ve Bursa’nın en önemli bilimsel etkinliği olduğunun altının çizildiği danışma kurulunda nitelikli işgücünde kamu ve özel sektör işbirliğine dikkat çekildi. Oluşturulan danışma kurulu ile yaptıkları çalışmaların tabana yayılmasını arzu ettiklerini ifade eden Bursa BTM Genel Koordinatörü Fehim Ferik, bu yıl 8. Si düzenlenecek etkinliğe yine dünyanın ve Türkiye’nin dört bir yanından katılım beklediklerini vurgulayarak, “Etkinlik çerçevesinde gerçekleştirilen proje yarışmasında dereceye giren projelerden 5’i ticarileştirildi, bir proje de melek yatırımcı buldu. Proje yarışmasında dereceye giren iki proje sahibi de kendi şirketlerinde terfi aldı. Böylesine büyük çapta gerçekleştirdiğimiz organizasyonun daha da geniş kitlelere ulaştırmanın gayreti içindeyiz” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta değindiği yerli üretim, milli teknoloji vurgusuna da dikkat çeken Ferik, “ Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, ithal edilen bir vidanın bile şantaj malzemesi olarak kullanıldığını anlattığı konuşması, bizim belirleyeceğimiz yol haritasının hedefi olmalı. Ülkemizin kalkınmasının tek bir yolu var o da yerli üretim ve ürettiğini ithal etmek. Nitelikli ürünün ana kaynağının, nitelikli iş gücü olduğu bir gerçek” ifadelerini kullandı. Bilim Festivali ile sanayi şehri Bursa’nın nitelikli işgücüne katkı koymak istediklerini ifade eden Ferik, bugüne kadarki başarılarında verdikleri katkılardan dolayı Türk Hava Yolları ve Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ile ve destek veren bütün kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.

Çocuklarımızın hayalleri gerçek olsun
Danışma kurulu toplantısında söz alan İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger ise Bilim Festivali’nin Türkiye’de bilimi topluma yaymak adına önemli bir misyonu yerine getirdiğini söyledi. Dülger, “Çocuklarımızın hayal kurmalarını sağlayacak ortamlar oluşturmamız önemli. Onlarının gelişimi hayal dünyalarının gelişimiyle paralel bir seyir gösterir. Bilim Festivali bu yılki nitelikli işgücü vizyonu ile tam da bu noktaya parmak basıyor” dedi. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir ise “BTÜ olarak öğrencilerimizin mühendislik becerilerini destekleyici ve onları teşvik edici projeleri hem destekliyoruz hem de onların proje yarışmaları ve benzeri platformlarda yer almalarını önemsiyoruz. Bilim Festivali bu konuda Türkiye’nin en önemli etkinliklerinden” ifadelerini kullandı. BEBKA Genel Sekreteri İsmail Gerim de bilim ve teknolojideki gelişmelerin geleceği kurgulamaktan geçtiğini söyledi. Gerim, “Bundan sonra da Bilim Festivali’ne desteğimiz artarak devam edecek” diye konuştu.

BTM- T3 Vakfı işbirliği
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Genel Müdürü Ömer Kökçam ise bilim toplumu oluşturmada Bursa Bilim Festivali’nin önemine dikkat çekti. Kökçam, “Milli teknoloji hareketi kapsamında bu ülkenin menfaati için çalışan her bir birey, kurum ve kuruluşu desteklemek gibi bir misyonumuz var. TEKNOFEST gibi büyük organizasyonların yanı sıra dene-yap atölyelerimiz ve özel eğitimlerimizle yeni fikirlerin ve yeni girişimcilerin yetişmesini sağlıyoruz” ifadelerini kullandı. Kökçam, geleceğin teknoloji yıldızlarını seçmek amacıyla başlattıkları DENE-YAP atölyelerinin etap etap 81 ilde uyulacağını anlattı. Toplantının ardından Bursa Bilim Festivali 2019’un ana temasının ‘Oyuna dâhil ol’, nitelikli işgücü üzerine kurgulanması üzerine görüş birliğine varıldı.

Dünyada yapay zeka üzerinde çalışan etkili isimlerden University College London Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rose Luckin, yapay zekanın meslekler üzerindeki etkisine, mesleklerin zamanla insanların elinden alınacağına dair korkulara yanıt verirken, insanların yapay zekaya karşı ellerindeki en önemli kozun sosyal zekaya sahip olmaları olduğunu vurguladı. Yapay zekanın akıllı ve çok iyi öğrenen bir öğrenci olduğuna değinen Luckin’in dikkat çektiği nokta ise; insanların yapay zekayı daha akıllı olmak için kullanmaya çalışmaları gerektiği oldu.

Dünyada yapay zeka üzerinde çalışan etkili isimlerden University College London Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rose Luckin, Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM’in Kürsü konuğu olarak Türkiye’deydi. Eğitimde Yapay Zekanın Kullanımı ve Olası Güçlükler” başlıklı bir sunum yapan Luckin, yapay zekanın insanları korkuttuğunu, insanların mesleklerine dair endişelerinin arttığını belirtti. Luckin bu konudaki endişelerin aslında yapay zeka konusunda bilgi sahibi olmamaktan ileri geldiğini söylerken, insan zekası ve yapay zekanın aynı şey olmadığını, bunu topluma öğretmek için de eğiticilerin kilit noktada olduğunun altını çizdi.

Yapay zeka bizim sosyal zekamıza sahip değil
Her şeyden çok insan zekasına önem verilmesini gerektiğini ısrarla vurgulayan Luckin, yapay zekanın eğitim sistemlerinde kullanılması konusunda dikkat çekici bir örnek sundu ve yapay zekayla birebir çalışmış öğrencilere göre insan öğretmenle birebir çalışan öğrencilerin öğrenme oranlarının ve verimliliklerinin daha yüksek olduğunu açıkladı. Öğretmenlerin hangi becerilerinin değerli ve geliştirilebilir olduğuna dikkat etmek gerektiğini vurgulayan Luckin, şunları söyledi: “Öncelikle toplumdaki eğiticilerin yapay zeka konusunu anlamaları gerekiyor. Bunun için de yapay zeka sistemlerinin ve eğitimcilerin bir arada çalıştırılması önemli. Eğitimsel zorlukların yapay zeka kullanılarak çözülmeye çalışılması ve eğitim paydaşlarının, profesyonellerinin, kurumların ortak bir çalışma yürütmesi önemli. Yani biz yapay zekayı daha akıllı olmak için kullanmalıyız. Biz toplumlarda insan zekasının değer verilmeyen noktalarına değer vermeliyiz. Yapay zeka öğrenebiliyor ama biz onu kullanarak daha akıllı hale gelebiliriz. Yapay zeka bizim duygularımıza ve sosyal zekamıza sahip değil. Bunun içinde yapay zekayı okullarda ve eğitimde kullanmak önemli. Yapay zekayı insan öğretmeni destekleyen bir sistem olarak kullanmalıyız.”

Duygularımıza sahip çıkmalıyız
TEDMEM Kürsü’de kısa bir konuşma yapan Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu da teknolojinin dolayısıyla yapay zekanın tartışmasız bir gerçeklik olduğunu belirterek, “Bizler duygularımıza sahip çıkmalıyız” dedi. “Yapay zeka öğretmenlerin yerini alabilir mi” sorusunun tartışıldığını belirten Pehlivanoğlu, şöyle konuştu: “Öğretmenlik sadece öğretmek olarak nitelenseydi bu düşünülebilirdi ancak biz öğretmenlerimizin duyarlı ve duygularıyla çocuklara erişebildiği, çocuğun ruhuna dokunabildiğini düşünüyoruz. Öğretmen şefkat ile yaklaştığı her çocuğu kazanır. Eğitimde dünya üzerindeki gelişmeler tabi ki iyi analiz edilip takip edilecektir ancak dünya insanı yetiştirirken, duygusuz nesle giden yoldan dönülmesi şarttır.”

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et