Anasayfa BİLİM TEKNOLOJİ

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin vizyon projelerinden, geleceğin bilim insanlarını yetiştirme hedefi ile kurulan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, hafta sonunu fırsata çevirmek isteyen ailelerin ilk tercihi haline geldi.

Cumartesi ve Pazar günleri binlerce bilim meraklısını ağırlayan BTM’de bilimle iç içe keyifli bir gün geçirmek isteyen ailelere onlarca farklı etkinlik programı sunuluyor. Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde 5-6 ve 7-14 yaş arası gruplar için düzenlenen ve zaman aralığı seanslarla belirlenen tematik atölyelere anne ve babalar da yoğun ilgi gösteriyor. Çocukları ile birlikte tematik atölyelere katılım sağlayan ebeveynler, model uçak tasarımından endüstriyel tasarıma dek birçok farklı konu üzerinde kendilerini geliştirme fırsatı yakalıyor. Çocukların hayal güçlerini zenginleştiren “Kodlama Atölyesi” ise minik bilginlere yeni ufuklar açıyor. BTM’de gerçekleştirilen seanslı alan etkinlikleri, “Tematik Atölyeler” ile sınırlı değil. 7-14 yaş gruplarının katılım sağladığı, onlarca farklı deneyin yapıldığı “Serbest Atölyeler” ise çocukların ve ailelerinin ilgisini çekiyor. Birçok farklı bilimsel çalışma programını ve bilime ilişkin pratik metotları içinde barındıran serbest atölyeler, miniklerin favori bilimsel eğlencesi.

Çocuklara takım ruhunu aşılayan, grup halinde hareket etmesine ve uyum sağlamasına zemin hazırlayan, sosyalleşmesine olanak tanıyan ve zekâ gelişimine yardımcı olan “Minik Mucitler” programı ise 5-6 yaş arası çocuklar için tasarlanan bir başka seanslı atölye programı. Çocuklar, Minik Mucitler alanındaki atölye çalışmaları ile Maket Dinozor, Uzay Lambası, Çizgi Film Makinesi ve Roket Yapımını öğreniyor, yaşama ve doğaya ilişkin birçok bilimsel konu hakkında bilgi sahibi oluyor. Ailelerin çocukları ile birlikte katılım sağladığı bir başka etkinlik Fahrettin Gülener adına açılan ahşap atölyesi… Zaman aralığı seanslarla düzenlenen atölye programına aileleri ile birlikte katılım sağlayan minikler, bazı ahşap makinelerin yardımıyla kendi modellerini üretmekle kalmıyor, ahşap objeler üzerindeki yaratıcılıklarını keşfetme imkânı da buluyor. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirilen en renkli programlardan biri de “Maker Etkinliği.” Bu etkinlikte de ebeveynler minik mucitlerle bir şeyi tasarlayarak yapmanın yanı sıra çekişmeli yarışma programlarıyla da bilimin eğlenceli yüzüne tanık oluyor. 300’ün üzerinde deney düzeneği ile çocuklara ve gençlere, okullarda gördükleri teorik bilgileri pratiğe dönüştürme imkânı sağlayan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde bilimle iç içe nitelikli zaman geçiren aileler ayrıca Devr-i Dinozor ve Altın Çağ’da Bilim sergilerini gezme imkânı da buluyor.

Türkiye’ye adil bir burs sistemi getiren E-Bursum sayesinde 4 bin bursiyere iki yılda yaklaşık 12 milyon TL burs imkanı sağlandı. Öğrenci ve burs vereni bir araya getiren sosyal girişim, 150 bin kullanıcıya sahip

Türkiye’deki manuel burs sistemini dijitale taşıyan ve bunu yaparken burs sistemini daha şeffaf, demokratik, ulaşılabilir ve eşitlikçi yapmayı hedefleyen sosyal girişim E-Bursum, yaklaşık 4 bin bursiyere 12 milyon TL burs sağladı.

2011 yılında Van depreminden sonra bursa ihtiyaç duyan ve burs arayışı sırasında işin zorluklarının farkına vararak bu konuda çözüm üretmek isteyen Mesut Keskin tarafından 2015 Eylül’de kurulan E-Bursum, 150 bin kullanıcıya sahip. Türkiye’nin 81 ilinden öğrencilerin kullandığı uygulamada burs alanların yüzde 80′i lisans öğrencisi. Yaklaşık 10 tane vakıf ve dernekle anlaşması olan uygulamada, burs arayan öğrenciler profillerini oluşturup burs arayışına girerken, kurumlar da kendi profillerini oluşturup nasıl bir burs vereceklerini belirliyor.

Türkiye’ye adil bir sistemi geldi
E-Bursum, burs almak isteyen öğrenciler ile burs vermek isteyenleri dijital ortamda bir araya getirerek bursların daha sistematik ve demokratik bir süreçle verilmesini amaçlıyor. Bursu demokratize eden uygulama sayesinde, burslar gerçekten ihtiyacı olan kişilere gidiyor. Türkiye’nin ilk “toplumsal eşitlikçi fayda protokolü”nü hazırlayan E-Bursum, öğrencinin hakkını korumak için hazırladığı bu protokolü burs veren bütün kurumlara imzalatıyor.

Türkiye’de ilk defa “toplumsal eşitlikçi fayda protokolü” hazırladıklarını söyleyen E-Bursum kurucusu Mesut Keskin, protokolün önemini şöyle anlatıyor: “Öğrenci burs verene başvurur ama bazen doğru bir iletişim ile karşılaşmaz. Biz de öğrencinin hakkını korumak için protokol hazırladık ve burs veren bütün kurumlara imzalatıyoruz. Bu protokol ile amacımız burs veren ve öğrenci arasındaki iletişimin iyi niyetli, dahil edici, yapıcı ve şiddetsiz iletişim şeklinde olmasını sağlamak ve bu protokol ile garanti alınmasına katkıda bulunmak. Bu protokol öğrencilerin haklarını burs sektöründe koruyan ilk protokol olma özelliği taşıyor.”

2015 yılından beri pek çok ödülün sahibi olan E-Bursum, 2017 yılında ise InnovationGen, Harvard-MIT Liderlik Akademisi’ne gitmeye hak kazandı. Ayrıca E-Bursum, 2017 yılında Chobani Hamdi Ulukaya Girişimi (HUG) ve Emerging Innovators Bootcamps’ta da yer aldı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (BUSMEK), sömestr tatilinde 10 – 15 yaş arası çocuklara yönelik, robotik eğitimler verecek.

Büyükşehir Belediyesi tarafından 12 yıldır Bursa’nın farklı noktalarında kaliteli ve ücretsiz eğitimler veren BUSMEK, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarının yanı sıra çağın teknolojik yeniliklerine de gereken önemi veriyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (BUSMEK) tarafından çocukların bilim ve teknolojiyi sevmeleri hedefiyle, 22 Ocak – 02 Şubat tarihleri arasında sömestr tatilinde 10-15 yaş aralığındaki öğrencilere yönelik robotik eğitimleri verilecek.

Robotsan işbirliği ile yapılacak olan eğitimlerle öğrencilere bilim ve teknoloji hakkında bilgi verilecek, bilgisayar ve yazılım kavramları tanıtılacak. Kodlama ve robotlar hakkında bilgilendirmeyi de amaçlayan eğitimler, BUSMEK Sosyal Eğitim Merkezi’nde hafta içi 09.00 ile 12.00 ve 13.00 ile 16.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Savunma, otomotiv, gıda, makine ve tekstil sanayii sektörlerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli Ar-Ge personeli ihtiyacını karşılamak için düzenlenen “Ar-Ge Personeli Yetiştirme Programları” Uludağ Üniversitesi’nde hayata geçirildi. Programın tüm bölümlerine öğrencilerden yoğun talep geldi.

İlk etapta tekstil, savunma ve gıda sanayii eğitimlerine başlandığını söyleyen Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, alanında uzman ve deneyimli sektör temsilcilerinin derslere girdiği bilgisini verdi. Önceki dönem düzenledikleri savunma sanayi eğitimlerine gösterilen ilginin ardından farklı sektör temsilcilerinden de eğitim talebi aldıklarını aktaran Rektör Yusuf Ulcay; “Gelen talepleri karşılamak için toplantılar düzenledik. Sonucunda yeni dönemde tekstil, gıda, otomativ, savunma ve makine sanayii için eğitimler düzenleme kararı aldık. Duyurularımızı yaptık. Öğrencilerimiz tarafından ilgiyle karşılandı ve ciddi bir başvuru sayısına ulaştık. Bu eğitimlerin tamamı Uludağ Üniversitesi bünyesinde gerçekleştiriliyor. Ayrıca eğitimlere akademisyenlerin yanı sıra sektörde tecrübesi olan uzmanlar da giriyor. Üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi adına önemli bir adım atmış olduk. Mezun olan öğrencilerimizin ilgi duydukları alanlarda daha fazla tercih edilebilmeleri adına bu eğitimleri düzenliyoruz. Sektör temsilcileri de bu eğitimlerden oldukça memnun kalıyor. Önümüzdeki dönemlerde de gelecek taleplere göre yeni sektörler için eğitimler düzenleyebiliriz” diye konuştu.

SEKTÖRÜN ÖNDE GELEN TEMSİLCİLERİ ÖĞRENCİLERE BİRE BİR EĞİTİM VERİYOR
Eğitimler tüm sektör temsilcilerinin katılımıyla aralıksız devam ediyor. Tekstil sanayii Ar-Ge Personeli Yetiştirme Programı eğitimine sektörün önemli firmalarından Zorlu Holding Tekstil Grubu Başkan Yardımcısı ve Korteks Genel Müdürü Necat Altın ve Zorlu Grup’tan 4 yönetici katıldı. Yöneticiler tekstil sektörünün yapısı, sektördeki ürünler, pazar ve Ar-Ge durumu ile gelecek eğilimleri hakkında detaylı bilgiler verdi. Savunma sanayii yapısı ve sektördeki Ar-Ge durumunu kapsayan eğitime Savunma Sanayii Müsteşarlığı’ndan Uzman Onur Aslan katıldı. TOFAŞ İleri Ürün Mühendisliği Koordinasyon Müdürü Erhan Küçüksüleymanoğlu, otomotiv sektörünün yapısı, sektördeki rekabet ve Ar-Ge durumu hakkında detaylı bilgilendirmelerde bulundu. Makine Sanayi Ar-Ge Personeli Yetiştirme Eğitimi’ne Coşkunöz firmasından yönetici Mesut Kaya katılarak makine sanayii konusunda öğrencilere bilgi ve tecrübelerini aktardı. Gıda sanayii Ar-Ge Personeli Yetiştirme Programı da eğitime yoğun bir çeşitlilikle başladı. 4 sektörden önemli konumda bulunan firmalardan yöneticiler sektörün yapısı, gelecek projeksiyonları ve sektördeki Ar-Ge çalışmaları hakkında bilgi verdiler. Bu kapsamda her sektör için ayrı olarak düzenlenen eğitimlere Aroma firmasından Nazan Özen, Kardelen firmasından Ebru Aygün, Emek Yağ firmasından Okan Meral, BESAŞ firmasından Özgür Turanlı katılarak öğrencileri bilgiler verdi.

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, “Öğrencilerimizin her türlü eğitim ihtiyacını karşılama ve eğilimlerini değerlendirerek üretime dönüştürme çabamızda, yapılan bu yarışmalarla öğrencilerin önlerinin açılacağına inanıyoruz.” dedi.

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürlüğünce düzenlenen “Eğitim Bilişim Ağı (EBA) Yarışmaları Ödül Töreni”nde konuştu. Eğitim ve teknolojinin birbirinden ayrılmaz parçalar olduğunu, dijital dönüşümün eğitim alanında önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Erdem, yaptıkları çalışmalarla geleceğin insanının yaşayacağı dünyayı şekillendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Erdem, FATİH Projesi sayesinde modern eğitim modelinin kurulduğuna işaret ederek, “Birçok bileşeni olan bu projemizin en önemli ayağını EBA oluşturuyor. Bilindiği üzere EBA, Türkiye´nin en kapsamlı eğitim içerikli portalıdır. Biz, bu online ortamda öğrencilerimizin hepsinin eşit fırsatlarla ders materyallerine zamanında ve mekandan bağımsız bir biçimde ulaşmalarını hedefliyoruz. Böylece öğrenci okul dışında öğrenme sürecini devam ettirme imkanı buluyor.” diye konuştu.

EBA´nın içeriğinin sadece öğretmenlerin değil öğrencilerin de iletişimleriyle geliştiğini vurgulayan Erdem, şöyle devam etti:”Teknolojiye mana veren insanın düşüncesi, özel ilgileri ve yetenekleridir. Sanat ve düşünce, bizim eğitimimizi teknolojiyle buluşturma çabamızda önem arz etmektedir. Eğitim, belli bir imkan, mekan ve zaman sınırlamalarına sığdırılamayacak kadar kapsamlı bir iştir. Bilim ve teknoloji eğitim yolumuzun taşlarını döşerken bu yolu düşünce aydınlatacak. Sanat ve edebiyat bu yolu ısıtacak. Öğrencilerimizin her türlü eğitim ihtiyacını karşılama ve eğilimlerini değerlendirerek üretime dönüştürme çabamızda, yapılan bu yarışmalarla öğrencilerin önlerinin açılacağına inanıyoruz.”

“Kabiliyetli ve becerikli arkadaşlar EBA´nın geleceğini belirleyecek”
MEB YEĞİTEK Genel Müdürü Bilal Tırnakçı ise EBA´da kısa filmler, animasyonlar, sorular ve videolarla öğrencilerin derslerine katkı sağladıklarını kaydetti. EBA´nın kullanıcı sayısının her geçen gün arttığını, sistemin gelişmesi ve yaşaması için öğretmen ve öğrencilerin katkı sağlaması gerektiğini dile getiren Tırnakçı, “Bunun için de bu yarışmaları yapıyoruz. Bu yarışmaların sonucunda ortaya çıkacak kabiliyetli, bu konuda becerikli arkadaşlarımız EBA´nın geleceğini belirleyecek.” ifadesini kullandı.

Konuşmaların ardından EBA Yarışmalarında kısa film, belgesel film ve fen deneyleri videolarında dereceye giren öğretmen ve öğrencilere ödülleri verildi.

Büyükşehir Belediyesi tarafından geleceğin bilim insanlarının yetiştirilmesi hedefiyle projelendirilen Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, dünya çapında ses getirecek bir bilimsel etkinliğe daha imza atmaya hazırlanıyor.

Bu güne dek “Bursa Bilim Şenliği” olarak gerçekleştirilen ve bilimi sokağa indiren etkinliğin sınırlarını aşması ve daha geniş kitlelere ulaşması ile bu yıl 7.si yapılacak Bursa Bilim Şenliği bundan böyle “Science Expo’” adıyla anılacak. Dünyanın sayılı Türkiye’nin en büyük bilimse etkinliği, “Geleceğin Teknolojileri” ana konseptiyle, 26 – 29 Nisan 2018 tarihleri arasında TÜYAP Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. “Science Expo” kapsamında akıllı uygulamalar, yazılım mühendisliği, arttırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik, robotlar, endüstri 4,0, biyoteknoloji ve yapay zekâ alt başlıkları Bursa’nın bilimsel marka etkinliğine değer katacak.

Çocuk Mucitler, Genç Mucitler, Usta Mucitler, İnsansız Hava Araçları, Drone ve 3B Tasarım ve Mühendislik kategorilerinde düzenlenecek, toplamda 110 bin lira para ödüllü proje yarışmasında başvurular alınmaya başlandı. Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurumları desteği ile tüm Türkiye’deki okullarda ve üniversitelerde proje yarışmasının çağrısı yapıldı. Bu yıl yarışma kategorisine geçtiğimiz yıllardan farklı olarak “3 boyutlu Tasarım ve Mühendislik” kategorisi eklenirken, 6 kategoride yapılacak yarışmada finale kalan 50 proje “Science Expo” süresince sergilenmeye hak kazanacak.

Finale kalan projeler, alanında uzman jüri tarafından değerlendirilecek. Jüri, Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi tarafından organize edilecek. Yarışma kapsamında dereceye girenlerin dışında finale kalan tüm projelere 500 lira para ödülü dağıtılacak. Proje yarışması başvuruları www.sciencexpo.org adresinden 30 Mart 2018 tarihine kadar yapılabilecek.

Türkiye’de ilk kez geliştirilen en kapsamlı bilgi portalı olma özelliği taşıyan Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Portalı (KÜSİP), Bursa’da ilk kez Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen bir etkinlik ile tüm paydaşlara tanıtıldı.

Tanıtım etkinliğine Bursa Vali Yardımcısı İbrahim Avcı, UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü M. Latif Deniz, ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Kanık, akademisyenler, kamu ve sanayi kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Portal, proje koordinatörü Recep Uzungil tarafından katılımcılara detaylı olarak anlatıldı.

TAM BİR ‘HARMAN YERİ’ OLACAK
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Vali Yardımcısı İbrahim Avcı, dünyadaki eksenin artık batıdan doğuya kaydığı belirtti. Bu coğrafyada kendi ayakları üzerinde durmak isteyen bir milletin artık kendi göbeğini kendisinin kesmesi gerektiğinin altını çizen Vali Yardımcısı Ak; “Yüksek katma değerli ürün üretimi konusunda hakikaten hak ettiğimiz çıtayı yakalamamız gerekiyor. Bunun yolu da bilimden ve araştırmadan geçiyor. Araştırdıklarımızı projeye, projeyi de daha sonra ürün ve katkı olarak alana sürerek hedeflerimize ulaşabiliriz. Eskiden başımıza icat çıkarma derlerdi. Şimdi ise farklı şeyler söylemeyi, yeni şeyleri ekonomik alana kazandırma anlamında bu eylemleri desteklememiz lazım. Ben de sizlere destek vermek için buradayım. Kapımız her zaman açık. Her türlü destek ve yardım için Bursa Valiliği olarak yanınızdayız. Bu portal sayesinde Anadolu tabiriyle söylemek gerekirse adeta Türkiye genelinde bir harman yeri olacak. Bu platformda fon yöneticisi de sanayi kuruluşu da araştırma merkezi temsilcisi de bir arada buluşacak. Uzaklar yakın olacak. Bu belli dostluklara ve belli işbirliklerine zemin oluşturacaktır. Eğer Türkiye bir yere varacaksa, bunu bölgelerdeki küçük ölçekli il ve ilçelerden bekleyemeyiz. Bursa, bu işi en iyi değerlendirebilecek olan bölgelerden birisidir. Bundan sonra çok daha güzel şeyler üreteceğimize inanıyorum” dedi.

2023 HEDEFLERİ İÇİN ÖNEMLİ BİR KİLOMETRE TAŞI
ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Kanık ise portalın Ar-Ge paydaşlarını birbirine bağlayacağını ve işbirliğini daha da aktif hale getireceğini vurguladı. Gerçekleştirilen toplantıların teknolojik kalkınmanın temelini ve üniversite sanayici işbirliğini hızlandıracağını belirten Genel Müdür Prof. Dr. Mehmet Kanık; “2015 yılında hayata geçirilen KÜSİ planı, 2023’e giden yolda hızlı yürümeyi sağlayan ve Türkiye’nin teknolojik hedeflerine giden önemli bir kilometre taşıdır. Yine 2016 yılı Ar-Ge reform yılı olarak ilan edildi. Bu yıl tasarım ilk defa Ar-Ge kapsamına alındı. Bu sürecin devamı olan ve KÜSİ Eylem Planı’nın gereği olan KÜSİ Portalı faaliyete geçirilmiş oldu. Bizler de ilk ağızdan bu programı dinleme şansı yakaladık. Üye olmayan tüm tarafları bir an evvel bu portala üye olmaya davet ediyorum” diye konuştu.

ARTIK İLERLEMENİN ZAMANI GELDİ
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı KÜSİP Proje Koordinatörü Recep Uzungil de Türkiye’de Bakanlık vasıtasıyla uzun bir süredir sanayi alt yapısının kurulduğuna işaret etti. Yolculuğun küçük sanayi sitelerinden başladığına işaret eden Recep Uzungil; “Organize Sanayi, Endüstri Bölgeleri ve Teknoloji Transfer Ofisleri ile ülkemiz artık bir noktaya geldi. Artık bundan bir adım daha ileriye gitmemiz gerekiyor. Bu konuda hepimiz aynı düşünüyoruz. Orta gelir tuzağına düştüğümüz söyleniyor. Bunu aşmanın yolu bize göre ya akademik bilginin endüstriye aktarılması gerekiyor yâda endüstri için akademik bilginin üretilmesi gerekiyor. Bizler de bakanlık olarak bu portal sayesinde işleri hızlandırmak istiyoruz. İşin tüm özeti budur” şeklinde konuştu.

Uzungil, açılış konuşmalarının ardından portal hakkında tüm katılımcılara detaylı bir sunum gerçekleştirdi.

İstinye Üniversitesi tarafından düzenlenen ve Prof. Dr. Fabio Babiloni’nin konuşmacı olarak katıldığı “beyin-nörobilim-bilişim” konferansında, cihazlarla insanların nasıl anlaşacakları konuşuldu. Konferansta, “EEG ile normal kişiler, harici cihazları nasıl kontrol edebilir?”, “Pazarlama ve reklamı beynimiz nasıl algılıyor, nasıl beğeniyor ya da beğenmiyor?”, “Güzelliği-estetiği gerçekten nasıl algılıyoruz?” gibi önemli sorulara yanıtlar arandı.

Fark yaratacak eğitim ve araştırma yaklaşımına odaklanmış akademik kadrosuyla, kurulduğu 2015 yılından bu yana hızla büyüyen İstinye Üniversitesi, önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı.

“Beyin-Bilgisayar Arayüzü” başlıklı konferansa dünyaca tanınmış İtalyan bilim insanı Prof. Dr. Fabio Babiloni konuşmacı olarak katıldı. İtalya Roma La Sapienza Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi misafir öğretim üyesi olan Prof. Dr. Fabio Babiloni; “beyin-bilgisayar arayüzleri” geliştirme, online dikkat ve zihinsel performans ölçümleri gibi nörofizyoloji ve nöroestetik konularında, araştırmaları ve gelinen noktayı ve yakın gelecekte beklenen gelişmelerle ilgili görüşlerini katılımcılarla paylaştı.

Konferansın açılış konuşmasında, İtalya Roma La Sapienza Üniversitesi ile yapacakları işbirliğinin müjdesini veren İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sacit Karamürsel, “Roma La Sapienza Üniversitesi ile nörofizyoloji alanı ağırlıklı geniş bir araştırma, ortak projeler ve öğrenci değişimi işbirliği anlaşması imzalıyoruz. Erasmus ve AB fonları ortak projeleri şeklinde gerçekleşecek yoğun bir işbirliği olacak” dedi.

Cihazlar ve insanlar nasıl anlaşacak?
Konferans, “Beyin – Bilgisayar Arayüzü”, “Nöro-marketing”, “Zihinsel iş yükünün beyinsel algılanışı”, “Nöro-estetik” gibi 4 ana başlık çerçevesinde gerçekleşti. Özellikle “EEG aktivitelerindeki bilgilerin kullanımıyla, normal kişiler harici cihazları nasıl kontrol edecek?”, “Güzelliği nasıl algılıyoruz?”, “Reklamların algılanması ve beğenilip-beğenilmemesine yönelik nörolojik göstergeler neler?” ve “Zihinsel iş yükünün beyin aktivitelerine etkisi nasıl oluyor? Özellikle pilotlar ve araba sürücülerinde incelenmesi sonucu, nasıl pratik faydalar söz konusu?” gibi sorulara aranan yanıtlar dikkat çekti.

Beyin-bilgisayar arabirimleri (BCI) teknolojisinin farklı uygulamaları ilk kez bu konferansta sunuldu.
EEG aktivitesinin gönüllü modülasyonu kullanılarak, normal kişilerin ekran imleci, mobil robot ve tekerlekli sandalye gibi cihazları nasıl kontrol edebileceğinin anlatıldığı bölümde Babiloni, BCI teknolojisinin özellikle beyin felci hastalarının rehabilitasyonuna uygulanabileceği gibi hayati bir bilgiyi paylaştı. Robotik kollar, robotik ayaklar, tekerlekli sandalyelerin beynimizle kontrolü, tıp alanındaki somut örnekler olarak sunuldu. Bu teknolojinin sadece tıp alanında değil; hayatın her alanında kullanılacağını vurgulayan Babiloni, yakın gelecekte tüm cihazların, bizim isteklerimizi anlayacaklarını ve bizim düşüncelerimiz doğrultusunda çalışacaklarını söyledi.

Beynimiz hangi reklamları beğeniyor; hangilerini beğenmiyor?
Prof. Dr. Fabio Babiloni konferansın nöro-marketing bölümünde ise, pazarlama uyaranlarının değerlendirilmesi sürecine sinirbilimin uygulanmasına dikkat çekti. TV reklamlarının, pazarlama aktivitelerinin, beynimiz tarafından gerçekten beğenilip, beğenilmediğinin tespit edilebileceğini vurgulayarak; Roma La Sapienza Üniversitesi olarak, yakın zaman önce, “sigara kullanımı karşıtı” reklamlar üzerine yaptıkları araştırmadan örnekler verdi. Bu araştırmadan tüketicilerin hangi reklama olumlu yanıt verdiklerini, hangilerine vermediklerini tespit ettiklerini ifade etti. Üniversite olarak, kurdukları bir firma üzerinden, bu konuda bankalara ve reklam şirketlerine profesyonel hizmet verdiklerinin altını çizdi.

Bindiğiniz uçağın pilotunun ne kadar sağlıklı olduğunu bilmek istemez misiniz?
Konferansın, zihinsel iş yükünün çevrimiçi algılanışı bölümünde ise, özellikle uçaklarla ilgili çalışma bağlamında beyin faaliyetlerinin toplanmasının farklı uygulamaları gösterildi. Pilotluk ve araç sürücülüğü gibi zorlu ve hayati sektörlerde çalışan insanların zihinsel iş yükünün beyin üzerinde yarattığı etkilerin tespit edilmesinin mümkün olduğu ve yakın zamanda bu sorunun çözümüyle ilgili önemli adımlar atılacağı vurgulandı. Bir uçak yolcusunun, pilotun sağlıklı olup olmadığından emin olmak istemesinin anlamlı olduğunu vurgulayan Babiloni, “Şu anda mümkün olmasa da, yakın bir gelecekte, özellikle hayati sektörlerde insan hatalarının sıfıra doğru çekilmesi, yaptığımız çalışmalarla mümkün olacak.” dedi.

Resim galerilerinde, insanların EEG aktiviteleri izlendi… Hangi sanat eserine, beynimiz nasıl tepki veriyor; artık biliyoruz.
Konferansın nöro-estetik kısmında ise, “Güzelliği nasıl algılıyoruz?” sorusunun yanıtı arandı. Prof. Dr. Fabio Babiloni, sanat severlerin Tiziano Vecellio ve Jan Vermeer’in resimleri karşısında ve galeri ziyaretlerinde uyanan duyguların beyinlerinde yarattığı EEG etkinliğinin izlenmesiyle elde edilen sonuçlardan örnekler verdi. Babiloni, artık beyinlerimizin hangi sanat ürününe ne tür tepki verdiğini ölçebildiğimizi söyledi.

İtalya Roma La Sapienza Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fabio Babiloni, konferansının sonunda, nörobilimin geleceğimizi şekillendireceğinin ve tüm cihazların düşüncelerimizi anlayacağının altını çizdi.

Uludağ Üniversitesi, ‘Zorbalığın Bilinmeyen Yönü; Siber Zorbalık Sempozyumu’na ev sahipliği yaptı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitimde farklı üniversitelerden katılan akademisyenler siber zorbalık konusunu ele aldı.

UÜ Proje Atölyesi tarafından ‘Keeping Youth Safe: Cyberbullying?’ projesi kapsamında düzenlenen sempozyuma Sakarya Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve Adnan Menderes Üniversitesi’nden akademisyenler konuşmacı olarak katıldı. Sempozyuma akademisyenler ile üniversite ve ilköğretim öğrencileri büyük ilgi gösterdi.

Sempozyumda konuşan Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Serdar Çiftçi, siber zorbalıkta en büyük risk altında olan ve kontrol edilemeyen kesimin çocuklar olduğunu vurguladı. Ebeveynlerin çocuklarına elektronik cihazları kontrolsüz bir şekilde verdiklerini aktaran Serdar Çiftçi; “Aileler bu cihazları biraz da bakıcı olarak görüyorlar. Çocuk orada oyun oynuyor ve bu tamamen bizim kontrolümüz dışında gerçekleşiyor. Bu şekilde yaşanmış birçok kötü örnek var. Çocuklar bu anlamda çok fazla korumasız. Her zaman aile ve öğretmen kontrolünde olmuyor. Devlet veya kolluk kuvvetleri de sürekli bununla ilgili denetim yapamaz. En başta çocukların bilinçli olması gerekiyor. Çocuklar siber zorbalık durumuyla karşılaşıldığında ilk önce aileye, öğretmenlere, emniyet güçlerine haber vermeli. Aile veya birey olarak biz bu zorbalığı çözemiyorsak, çözmek için çok fazla da kendimizi zorlamayalım. Mutlaka bir uzmana danışalım” dedi.

DENETİMSİZ İNTERNET KÖTÜ SONUÇLAR DOĞURABİLİR!
Türkiye’de çok sayıda siber zorbalık vakasının bulunduğuna işaret eden Çiftçi; “Elbette bu vakalar yurt dışında da ciddi oranlarda görülüyor. Ancak orada daha evvel bu durumların önüne geçmek için bir takım önlemler alındı. Biz de geriden gelmekle birlikte artık önlemler almaya başladık. Halkımız, çocukları teknolojiyle birebir baş başa bırakmakla çok da doğru yapmıyorlar. İnsanımızda teknoloji okuryazarlığı bilinci yok. Öncelikle bu bilinci kendimizde geliştirmeliyiz ki çocuklarımıza böyle bir durumda yardımcı olabilelim. Denetimsiz şekilde çocuklarımıza internet kullanımı izni veriyorsak kesinlikle kötü bir şey yapıyoruz. Tabletle birlikte ne yaptığı, neyi izlediği veya ne oynadığı çok önemli. Genel olarak teknolojiyi biz doğru kullanamadığımız için çocuklara da bunu aktarmak konusunda yetersiz kalıyoruz. Kendisi ne yapacağını çok iyi bilmeyen bir birey, çocuğuna bu anlamda zaten doğru bir yönlendirme yapamaz” diye konuştu.

Sempozyum öğrencilerle yapılan soru cevap bölümünün ardından tamamlandı. UÜ Proje Koordinatörü Doç. Dr. Şehnaz Baltacı Göktalay, sempozyum sonunda katılımcı akademisyenlere plaket takdim etti.

Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün düzenlediği “Eğitimde FATİH Projesi Eğitim Teknolojileri Zirvesi”nin üçüncüsü, 17-18 Kasım 2017 tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Zirvede Eğitimde FATİH Projesi bağlamında eğitim teknolojileri üzerinde çalışan yerli ve yabancı akademisyenler, karar vericiler, uzmanlar, öğretmenler, her seviyeden ilgili öğrenciler, sivil toplum temsilcileri ile özel sektör bir araya getirilerek teorik ve pratik bilgilerin tartışılıp paylaşıldığı bir ortam oluşturulacak. 2 bin 500 başvurusunun yapıldığı ve 155 konuşmacının yer alacağı zirvede; 28 oturum, 4 panel ve 50 atölye çalışması olacak. Zirve’ye gönderilen 339 bildiri, 22 akademisyenden oluşan bilim kurulu tarafından değerlendirildi.

İki gün sürecek zirvenin konu başlıkları ise şöyle:  “Kodlama, Kod Eğitimi”, “Geleceğin Teknolojik Sınıfları”, “Oyun Tabanlı Öğrenme, Eğitsel Oyun”, “Eğitimde Mobil Öğrenme”, “e-İçerik Geliştirme”, “Üç Boyutlu Teknolojiler”, “Eğitimde Bilinçli ve Güvenli İnternet Kullanımı”, “Eğitimde Etkin ET (Etkileşimli Tahta) Kullanımı”, “Eğitimde Engelsiz Bilişim”, “Nesnelerin İnterneti”, “STEM”, “Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme”, “Robotik Eğitimi”, “Teknoloji Destekli Öğretmen Mesleki Gelişimi”, “Uzaktan Eğitim”, “Öğrenci Merkezli Eğitimde Teknoloji Destekli Başarılı Uygulamalar”, “Göç ve Acil Durumlarda Eğitim, Eğitim Teknolojileri ve Uygulamaları.”

Geleceğin Eğitimine Katkı Ödülleri

Zirve’nin açılış töreninde “Geleceğin Eğitimine Katkı Ödülleri” sahiplerini bulacak. Ödüller, “Eğitimde Teknoloji Kullanımında İyi Örnekler Yarışması” sonucunda gönderilen projeler arasından başarılı bulunan ve halk oylamasına sunulan 20 öğretmen ve 20 öğrenciye ait proje arasından üç öğrenci ve üç öğretmene verilecek. Öte yandan EBA’yı en çok kullanan üç il de bu törende ödüllendirilecek.

Zirve programına http://fatihprojesietz.meb.gov.tr/Program.pdf adresinden ulaşılabilir.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et