Anasayfa BİLİM TEKNOLOJİ

Başarılı şirket satışları gerçekleştiren girişimcilerin ülkemizdeki teknoloji girişimlerini desteklemek, yerli ve milli teknoloji şirketlerine yatırımlar yapmak, çok yönlü destek mekanizmaları ve uluslararası işbirlikleri oluşturarak Türkiye’den doğan global başarı hikâyelerini çoğaltmak üzere yola çıkan Boğaziçi Ventures’ın; 300 Milyon TL’lik fon büyüklüğü ile kurulan BV Growth Fonu için Hacettepe Teknokent liderliğinde 5 farklı üniversitenin Teknopark ve Teknoloji Transfer Ofisleriyle birlikte yaptığı başvuru; TÜBİTAK TEYDEB bünyesinde oluşturulan ‘Girişim Sermayesi Destekleme Programı’na kabul edildi.

Geçtiğimiz dönemde TÜBİTAK bünyesindeki Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) tarafından Ar-Ge yoğun başlangıç firmalarını destekleyen girişim sermayesi fonlarının etkinleştirilmesi amacıyla ‘Girişim Sermayesi Destekleme Programı’ oluşturuldu. Programın amacı Türkiye’deki girişim sermayesi eko-sisteminde sürdürülebilir bir şekilde işleyebilmesi için TÜBİTAK ile Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında İşbirliği Anlaşması imzalanarak, Tech-InvesTR Girişim Sermayesi Destekleme Programı’na katılım için duyuru yapıldı.

Boğaziçi Ventures bünyesinde teknoloji girişimleri için Türkiye odaklı çalışan Sermaye Piyasası Kurulu onaylı yatırım fonu BV Growth, programa Türkiye’nin 4 farklı şehrinden 5 üniversite ile birlikte başvuru yaptı. ‘Hacettepe TGB ve 4 ortak kuruluşun Gedik PYŞ Boğaziçi Ventures Fonuna Katılarak Girişim Sermayesi Kapasite Artırımı Projesi’ başlıklı proje başvurusunda Hacettepe Üniversitesi TGB Yönetici A.Ş., Afyon Uşak Zafer TGB Yönetici A.Ş., Ankara Üniversitesi Teknokent Yönetici A.Ş., Arı Teknokent Proje Geliştirme Planlama A.Ş. ve Çukurova TGB Yönetici A.Ş. yer aldı.

Girişimleri global başarıya taşıyacak
Boğaziçi Ventures Yönetim Kurulu Başkanı Barış Özistek Türkiye’de girişimlerin karşısına çıkan en önemli sorunun büyüme aşamasında uluslararası pazarlara açılmak için gerekli fonlara ulaşmanın zorluğu olduğunu, ülkemizdeki teknoloji girişimlerin oldukça yetenekli ve rekabetçi olmasına rağmen yeterli sermaye derinliği olmadığı için girişimlerin başarılı sonuçlar almakta çok zorlandıklarını belirtti. Özistek, Türkiye’de girişim sermayesinin derinliğinin artırılması açısından TÜBİTAK, Maliye ve Hazine Bakanlığı ile birlikte hayata geçirilen bu proje ülkemizden dünyaya açılarak global başarılar elde etmeyi hak eden girişimler için önemli bir fırsat sunacağına inandığını söyledi.

60 girişime 300 milyon TL yatırım
Önümüzdeki 5 yıl içerisinde toplamda 60 girişime 300 Milyon TL’lik bir yatırım yapacaklarını hatırlatan Özistek: “Türkiye’nin 4 farklı şehri ile başlayarak ülke geneline yayılacak bir yolculuğa çıktık; ülkemizden dünyaya yayılacak başarı hikayelerini ülke genelinde arıyoruz, farklı şehirlerdeki ortaklarımız ile birlikte bu yolculuğun tüm ülkeye değer katacağına inancımız tam. Bu vizyona inanan yerli ve yabancı yatırımcılarımızın BV Growth fonunu desteklemelerinden dolayı çok sevinçli ve gururluyuz. Fonumuz kısa bir süre daha yatırımcı kabul etmeye devam edecektir. Türkiye’nin gelişimine destek vererek, teknoloji dünyasında yerini almak ve fırsatları takip etmek isteyenleri yüksek getiri hedefine sahip BV Growth fonuna katılmaya davet ediyorum.”

Heyecan verici bir dönem başlıyor
Barış Özistek bu projenin hayata geçmesi için özveriyle çalışan başta TÜBİTAK TEYDEB yönetimi olmak üzere tüm yöneticilere teşekkür ederek, “Projeye katılan üniversitelerin Teknopark ve Teknoloji Transfer Ofisi yönetimleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı bürokratları ülkemizdeki girişimcilik ekosisteminin küresel ölçekte başarıya ulaşması için çok gerekli bir projeyi hayata geçirmek üzere çalışıyorlar. Aklını ve gönlünü girişimciliğin gelişmesine adayan herkes için heyecan verici bir dönem başlıyor. Emeği geçen tüm kurum ve kişilere ayrı ayrı teşekkür ederim” dedi.

Bakanlar Kurulu tarafından önceki yıl çıkarılan yeni 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun getirdiği değişiklikler ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmalara anlatıldı. Eğitimde konuşan Sistem Global Danışmanlık Denetim Grup Başkanı Ülkü Şengül, yeni kanun ile Ar-Ge projelerinin niteliğinin zorunlu olarak arttırılacağını vurguladı.

Sistem Global Danışmanlık Denetim Grup Başkanı Ülkü Şengül tarafından verilen “Teknopark’ta Mali Uygulamalar ve Yeni Dönem” eğitimine ULUTEK Teknopark’ta faaliyet gösteren çok sayıda firma temsilcisi katıldı. Yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile 2001 yılından beri uygulanan kurumlar vergisi kazancına yönelik istisnanın uygulama şartlarının radikal olarak değiştirildiğini söyleyen Denetim Grup Başkanı Ülkü Şengül; “Yapılan düzenleme ile artık Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmalara belge şartı getirildi. Yüzde 100 olan kurumlar vergisini bir orana bağladı. Aslında bildiğimiz dünya bir miktar değişti. Bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. Teknoparklardaki firmalar kurumlar vergisi kazancına ilişkin bu istisnayı uygularken Bakanlar Kurulu kararını dikkate almaları gerekiyor” dedi.

KURUMLAR VERGİSİNDE YİNE FİRMALAR KARLI ÇIKACAK
Yaşanan bu değişim sürecini firmalar bazında negatif veya pozitif olarak ele almamak gerektiğinin altını çizen Ülkü Şengül; “Teknoparkta yer alıyorsanız zaten doğrudan kurumlar vergisinden muaf oluyordunuz. Önceden bu konu çok daha sade ve anlaşılır bir şekildeydi. Şuanda yeni gelen mevzuat, yönetici şirketin onayıyla beraber bir belge şartı zorunluluğu getirdi. Belli hadlerin üzerindeyseniz, patent ya da patente eşdeğer belge alma zorunluluğu getirdi ya da proje bitirme belgesi alma zorunluluğu getirdi. Aslında belgelemeyle ilgili bir farklılık yarattı. Ancak günün sonunda yüzde yüz olan kurumlar vergisi istisnası bir orana bağlandı. Yüzde yüz olmasa da buna yakın bir oran çıkacak zaten bu hesaplamaların sonunda. Dolayısıyla bir değerlendirme yapmamız gerekirse, yeni sistem uygulamaya daha dikkat çekici hale getirdi. Ar-Ge projelerinin niteliğine mutlaka ciddi bir katkı sağlayacak. Patent veya patent eşdeğer belge şartı olduğu için, firmalar bunu alabilmek için Ar-Ge projelerinin niteliğini ister istemez bir miktar daha arttırmak zorunda kalacaklar” diye konuştu.

ULUTEK Teknopark’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen eğitim soru-cevap kısmı ile tamamlandı.

Millî Eğitim Bakanlığınca düzenlenen, kodlama ve kod eğitimi, geleceğin teknolojik sınıfları, üç boyutlu teknolojiler, robotik eğitimi, dil öğretiminde teknoloji kullanımı, yapay zeka gibi konuların ele alınacağı “FATİH Projesi Eğitim Teknolojileri Zirvesi” başladı.

ATO Congresium´da düzenlenen zirvenin açılışında konuşan Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Türkiye´deki eğitim sistemini geliştirmek için büyük motivasyona sahip olduklarını belirterek, zirvenin katılımcılarının da aynı duyguları taşıdığını, bu sayede amaçladıkları seviyeye ulaşacaklarını ifade etti. Teknolojinin akıllara sadece olumlu veya olumsuz düşünceler getirmesinin doğru olmadığını anlatan Selçuk, “Teknoloji dediğimizde çok olumlu şeyler düşünüyorsak, teknolojinin gücü artıkça ölümün de gücünün artığını unutmuşuz demektir. Teknoloji dediğimizde sadece olumsuz şeyler düşünüyorsak, insanlığın ilerlemesinde teknolojinin yerini, gücünü, önemini dışlıyoruz demektir.” diye konuştu. Selçuk, teknolojiden mümkün olduğunca yararlanılması gerektiğini, temel ihtiyaçların giderilmesinin ardından, teknoloji ile eğitime ciddi katkılar sağlanabileceğini bildirdi.

Bakanlığın teknolojiye yaklaşım biçimi
Bakanlık olarak 2023 Eğitim Vizyonu´nda teknoloji konusundaki yaklaşımlarını ortaya koyduklarını vurgulayan Selçuk, “Biz teknolojinin araçsallığı üzerinden sağlıklı bir pozisyonlama yapabilirsek, amaç-araç ilişkisini de bir dengeye oturturuz. Eğer teknoloji amaç haline gelirse ve bizim işimizin başlatıcı ögesi haline gelirse o zaman bir sorunumuz var demektir. Teknoloji, şekerin suyun içine sızdığı gibi bizim bütün süreçlerimize işler olarak yansırsa, o zaman biz teknoloji ile çok daha sağlıklı bir ilişki kurmuş oluruz.” değerlendirmesinde bulundu. Bakanlığın teknolojiye yaklaşım biçimine değinen Selçuk, şunları söyledi: “Millî Eğitim Bakanlığının bundan sonraki teknoloji yaklaşımı, süreç tabanlı, işlevleri dikkate alan ama teknolojinin amaçsallığı ve araçsallığı arasındaki dengeyi gözeten, içerik üzerinde yoğunlaşan, herhangi bir teknolojik uygulamayı icraata geçirmeden önce bu teknolojinin gerektirdiği öğretmen eğitimi, öğrenci eğitimi, müfredat hazırlıkları vesaire tamamladıktan sonra sistemi teknoloji ile karşılaştırmayı zaruret olarak görüyoruz.”

“Teknolojinin gereğinden fazla önemsenmesi veya önemsizleştirilmesi doğru değil”
Bakan Selçuk, teknolojinin gereğinden fazla önemsenmesi veya önemsizleştirilmesini doğru bulmadıklarını belirterek, “Teknolojinin hukukunu korumak istiyoruz. Hadisenin ve eşyanın tabiatını zorlamadan bu meseleye dahil olmak istiyoruz. Eğitim Teknolojileri Zirvesi de teknoloji ile ilişkimizin ne kadar yoğun olması gerektiğine dair mesajımızı örtülü ve açık biçimde içeriyor.” dedi.

Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Anıl Yılmaz da iki gün sürecek zirvede, eğitim ve teknoloji alanında 20 konuda yaklaşık 160 bildiri, 40 oturum, 64 atölye çalışması ve 5 panelin yer alacağını bildirdi. Zirvenin, öğrencilerin bilgi birikimleri ve yeteneklerini üretime dönüştürebilmesi ve vasıflı bireyler olabilmeleri için teknolojiyi bir araç olarak aktif bir şekilde kullanmalarına vesile olduğunu aktaran Yılmaz, içerik geliştirmeye, mevcut altyapıyı daha verimli kullanmaya odaklanacaklarını, Eğitim Bilişim Ağını (EBA) da zenginleştireceklerini kaydetti. Yılmaz, zirveyi, gelecek yıllarda bölgedeki ülkelerin tamamının katıldığı ve Türkiye´yi uluslararası eğitim teknolojilerinin merkezi haline dönüştürecek bir hale getirmeyi planladıklarını vurguladı.

Açılış töreninin ardından “Eğitim ve Öğretimde Yenilikçilik Ödülleri”ni almaya hak kazananlara ödülleri verildi.

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin ‘Bilim Oteli’ etkinliği tüm hızıyla sürüyor. Bilimin maceraya dönüştüğü Bilim Oteli, çocuklar için Cumartesi akşamlarının, bilimsel eğlencesi…

Geleceğin teknolojilerini tasarlayan nitelikli işgücüne ve geleceğin bilim insanlarının yetişmesine katkıda bulunmak hedefiyle Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından kentte kazandırılan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi (Bursa BTM)’de her yaştan bilimsever için hazırlanan etkinlikler yoğun ilgi görüyor. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin gecelik bilimsel etkinliklerinden ‘Bilim Oteli’nde macera tam gaz sürüyor. Sezonun ilk kampı için 27 Ekim’de kapılarını açan Bilim Oteli, her Cumartesi akşamı 18.30- 00.00 saatleri arasında yeni konuklarını ağırlıyor. 8-14 yaş aralığındaki çocuklar için gerçekleştirilen etkinlik ile kendi ilgi alanlarına uygun olarak seçtikleri atölyelere katılan bilim meraklıları keyifli ve bir o kadar eğlenceli seminerlerle de bilgi sahibi oluyor.

Gece yarısına dek süren ve velilerin etkinliklere dâhil edilmediği Bilim Oteli’nde katılımcılar, planetaryum ve bilim gösterileriyle macera dolu bir gece geçiriyor. Otelin bilime meraklı konukları, merkezdeki deney düzeneklerini denemelerinin yanı sıra hava koşullarının uygun olması halinde gökyüzü gözlem etkinliği ile gezegen ve yıldızları da dev teleskoplarla inceleyebiliyor. Sanal simülatörleri de kullanan katılımcılar; bilim avcılarının renkli gösterileri ile unutamayacakları bir bilimsel gece geçiriyor. Cumartesi akşamları 8-14 yaş arası çocukları için Bilim Oteli’ne kayıt yaptırmak isteyen veliler, www.bursabilimmerkezi.org web adresinden detaylı bilgi alabilirler.

Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi 20-21 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen I. Veteriner Sitopatoloji Kursu’na ev sahipliği yaptı.

BUÜ Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri tarafından yürütülen kursa, Türkiye’nin farklı illerden küçük hayvan hekimleri katıldı. Etkinlikte, veteriner hekimler ve öğrencileri için veteriner sitopatoloji konusunda ayrıntılı bilgiler verildi ve uygulama imkanları sunuldu. Kurs programı kapsamında ilk gün sitopatoloji hakkında teorik eğitimlerini alan Veteriner Hekimler, ikinci gün doku numunelerinden örnek hazırlayarak, mikroskop eşliğinde tanıyı içeren uygulamalı eğitimlere katıldılar.

Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürsel Sönmez açılış konuşmasında, Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı’nın düzenlendiği ilk kurs olmasının gururunu yaşadığı ve klinisyenlerin talebi sonrasında kursun hazırlandığı söyledi. Prof. Dr. Gürsel Sönmez, sitolojinin pratikte kullanımının yaygınlaşması ile pek çok vakada çok daha hızlı sonuç alabilmenin mümkün olduğu, maliyetinin düşük olması ile histopatolojik incelemeyi destekleyen bir yöntem olduğundan kaydetti.

Toplam 22 adet Veteriner Hekim, kursu başarı ile tamamlayarak Patoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden katılım belgelerini almaya hak kazandılar.

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Bursa Uludağ Üniversitesi’ni ziyaret etti. Akademisyenler ve öğrencilerle bir araya gelen Prof. Dr. Hasan Mandal, gösterilen ilginin kendisini mutlu ettiğini söyledi.

Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay’ın daveti üzerine kente gelen TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, akademisyenlerin ve öğrencilerin yoğun ilgisi ile karşılaştı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde yaklaşık bir saat süren sunum yapan Prof. Dr. Hasan Mandal, TÜBİTAK’ın yeni dönem çalışmaları ve projeleri hakkında bilgiler verdi.

TÜBİTAK YENİ BİR DÖNEME GİRDİ
Konuşmasında Türkiye’nin mevcut koşullarda krizi fırsata çevirecek çok önemli hamleler yaptığını söyleyen TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, kurum olarak bu fırsatları değerlendirmek için yeni bir planlama dönemine girdiklerini vurguladı. Son 15 yıl içerisinde TÜBİTAK’ın ülke içerisinde bir bilimsel kapasite oluşturmayı hedeflediğini kaydeden Prof. Dr. Hasan Mandal; “Türkiye’nin de dahil olduğu hızlı gelişen ekonomilerde bir takım çıktı beklentileri oluşuyor. Ancak çıktıyı görebilmeniz için de önce bir kapasite oluşturmanız gerekiyor. Bu kapasite süresi ne kadar olmalı? 5 yıl mı? 10 yıl mı? 15 yıl mı? Bu takibi tartışmaya açık bir konu. Bu süre ne kadar hızlı yönetilirse o kadar hızlı bir sonraki evreye geçilebiliyor. Böylelikle de hızlı gelişenden, gelişmişler grubuna dahil olunabiliyor. Bugüne kadar TÜBİTAK’ın yapmış olduğu kapasite oluşturma, çıktı odaklı süreç yönetme yapısına geçmek için artık başka çalışabileceğimiz bir zaman dilimi yok” diye konuştu.

GİRİŞİMCİLERE 800 BİN TL DESTEK
Sunumunda TÜBİTAK’ın yeni vizyonu ve çalışmaları hakkında detaylı bilgiler veren Prof. Dr. Hasan Mandal, 10 yıllık süreç içerisinde Ar-Ge’ye ayrılan bütçelerin ciddi oranlarda artmasına rağmen yeterli olmadığını açıkladı. Gençlerin girişimcilik destek programlarının desteklenmesi konusunda ciddi talepleri bulunduğunun altını çizen TÜBİTAK Başkanı Mandal; “Bu anlamda çok sayıda programı hayata geçirdik ve destek rakamlarını arttırdık. 1512 BİGG Programı’nı çoğu arkadaşımız biliyor. Başvuruları devam ediyor. Buraya başvurmak isteyen öğrenci arkadaşlarımız varsa, lisans son sınıftaysanız veya mezuniyetinizin üzerinden 10 yıl geçmemişse bu programa başvurabiliyorsunuz. Buraya başvuran ve kabul edilen arkadaşlarımızın her biri için 200 bin TL destek veriyoruz. Takibinde de 600 bin TL ikinci fasılda destek veriyoruz. Dolayısıyla bir girişimci TÜBİTAK’tan toplam 800 bin TL destek alabiliyor ki bu gerçekten birçok ülkeyle karşılaştırıldığı zaman iddialı bir rakam olarak karşımıza çıkıyor” şeklinde konuştu.

BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ BİLİM ODAKLI ÇALIŞIYOR
Etkinlikte konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ise Rektörlük olarak bilimsel araştırma projelerine 3 yılda 40 milyon TL’lik destek sağladıklarını açıkladı. Akademisyenlerin özel sektör ile yürütecekleri 150 bin TL’ye kadar olan projelerine üniversite olarak ortak oldukları bilgisini veren Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay; “Üniversitemizden TÜBİTAK’a 2017 yılında yapılan 158, 2018 yılında şu ana kadar 194 başvuru yapıldı. 2017 yılı için ARDEB projelerindeki başarı oranımız %13. 2018 yılı için şu ana kadar 21 proje desteklendi. 2018 yılı için Proje işlem hacmi 17 milyon TL’dir. Yine TÜBİTAK’ın 100/2000 programında destek almaya hak kazandığımız 169 öğrencimizle ülkemizdeki üniversiteler arasında ilk sıradayız. Savunma Sanayii için başlattığımız araştırmacı yetiştirme programına devam ediyoruz. Sektörlerden gelen talepler doğrultusunda; otomotiv, gıda, tekstil, makine, mimarlık tasarım alanlarında da Ar-Ge eğitimi vermeye başladık. Bilimsel araştırmaları desteklemek adına kurduğumuz merkez laboratuvarını hizmete açtık. Yabancı uyruklu öğrenci sayımız da doktora ve master öğrenci sayımızda da 10 bin barajını yakalamayı başardık. Başarı bursu uygulamamız kapsamında yüzlerce öğrencimize destek verirken, 2018 yılında en çok tercih edilen 5. üniversite konumuna ulaştık. Üniversitemizde kuruluş çalışmalarını başlattığımız Araştırma Vadisi projemiz ise kentimizin ve ülkemizin hedeflerine büyük katkılar sağlayacak. TÜBİTAK 2244 Sanayi doktora programını üniversite olarak çok önemsiyoruz. Tekstil, Otomotiv, Makine, Kimya, Gıda sektörlerinin önemli Ar-Ge merkezleriyle bu program için protokol imzaladık” dedi.

Programın sonunda BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay tarafından katılımlarından dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’a teşekkür hediyesi takdim edildi.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nü 2018-2019 eğitim-öğretim yılında kazanan ve kayıt yaptıran en yüksek puanlı ilk 5 öğrencisine aylık 500 TL burs verecek.

Uludağ Üniversitesi’nin üç yıl önce başlattığı ‘başarılı öğrencilere burs kampanyası’ devam ediyor. Eğitim için Bursa Uludağ Üniversitesi’ni tercih eden başarılı öğrenciler, aylık 450 ile 600 TL arasında değişen burslara kavuşuyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, 2018-2019 Eğitim öğretim döneminde burs kampanyası için kentin önde gelen firmalarıyla anlaşmalar yapmayı sürdürüyor. Kampanyaya son destek EMKO Elektronik AŞ’den geldi. Firma ile imzalanan protokol sayesinde 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Elektronik Elektrik Mühendisliği Bölümü’nü tercih eden ve yerleşen en yüksek puanlı 5 öğrenciye aylık 500 TL burs verilecek.

AR-GE MERKEZLERİYLE İŞBİRLİĞİ PROTOKOLLERİ
Rektörlük katında düzenlenen imza töreninde konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Türkiye’de binin üzerinde Ar-Ge merkezi bulunduğunu hatırlattı. Merkez sayısında İstanbul’un ardından Bursa’nın ikinci sırada yer aldığını kaydeden Prof. Dr. Yusuf Ulcay; “Bursa’da yüzün üzerinde Ar-Ge merkezi var. Ben bunlardan 40 tanesini bizzat ziyaret ettim. 20 tanesiyle anlaşma imzaladık. TÜBİTAK bize sordu. Kaç tane firmayla anlaşma imzaladınız diye. En fazla firmayla anlaşma imzalayan üniversitelerden birisiyiz. TÜBİTAK 2244 Doktora Programı’nın önemi Ar-Ge merkezlerindeki doktoralı çalışan sayısını arttırmak. Bu dolaylı olarak üniversitelerimize de katkı koyacak” diye konuştu.

BİLİMSEL ALTYAPIYI SEKTÖRLERİN YARARINA KULLANMAK GEREKİYOR
Üniversitenin kent ve ülke ekonomisine katkı sağlarken, bir yandan da günümüz teknolojilerini yakalamak için çaba sarf etmesi gerektiğinin altını çizen Rektör Ulcay; “3.nesil logosunu ve sloganını kullanırken ‘üniversitede yapılan çalışmaların sektörde yansımasının görülmesi, pratikte kullanılması ve ülkenin ekonomisine katkı koyması’ diye tanımlıyoruz. Hatta ‘Bilimden üretime, üretimden ekonomiye’ diye bir motto oluşturduk. Bunlar lafla olmuyor. Nitelikli öğrenci, nitelikli öğretim elemanı, altyapının sağlam olması ve sektörlerle bu altyapıyı beraber kullanabilme imkânı oluşturmak gerekiyor. Yoksa öğretim üyelerinin tek başına üniversitede kapalı laboratuvarlarda kendi düşündüklerini yapıp ondan sonra da tez olarak raflarda saklamanın devri çoktan geçti. Bu konuda ülke olarak, zaman olarak çok zayiat verdik. Bugün devletimizin birtakım teşvikleri bizleri zaten ortak çalışmaya sevk ediyor” şeklinde konuştu.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİNİN EN ÖNEMLİ GÖSTERGESİ
EMKO Elektronik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Ispalar ise konuşmasında; “Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’ne önümüzdeki sene girecek 5 öğrenciye bir miktar burs verilmesi konusunda protokol imzalamış bulunmaktayız. Rektör hocamın başlattığı bu burs programını gönülden destekliyoruz. Özellikle Elektrik-Elektronik bölümünü ayrıca destekliyoruz. Bugün üniversiteyle 2244 Doktora programının da protokolünü de imzaladık. 1004 programında ortak çalışmalar yürütüyoruz. Bursa’daki teknoloji katılım çalışmalarının yanı sıra, sanayi-üniversite işbirliği için çok önemli adımlar atıldığına kendimiz de bizzat şahit oluyoruz. Biz gönülden destekliyoruz ve hareketlerimizle de bunu göstermeye çalışıyoruz. Bu kampanyanın içerisinde yer almamızı sağlayan üniversite yönetimine çok teşekkür ediyorum” dedi.

Bursa Uludağ Üniversitesi’nin “üniversite-sanayi işbirliği” kapsamında, Ar-Ge yapan sektörlerin personel ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak üç yıl önce başlattığı “Ar-Ge Personeli Yetiştirme Programları” genişleyerek sürüyor.

İlk yıl sadece savunma sanayii alanında ar-ge personeli yetiştiren üniversite, sektörlerden gelen talepler üzerine otomotiv, gıda, tekstil, makine, mimarlık-tasarım konularında da ar-ge eğitimi vermeye başladı.

Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Bursa Uludağ Üniversitesi’nin YÖK tarafından 16 araştırma üniversitesinden biri olarak belirlendiğini hatırlatarak, bu çerçevede üniversite-sanayi işbirliğine daha fazla katkı koymak için çalıştıklarını ve ar-ge personeli ihtiyacı olan sanayiye nitelikli eleman yetiştirdiklerini söyledi.

Eğitimin içeriğini de her sektörün temsilcileriyle yaptıkları görüşmeler sonucunda belirlediklerini belirten Rektör Prof. Dr. Ulcay, bu programlarla öğrencilerin mesleki ve kişisel gelişimlerini sağlarken aynı zamanda ARGE faaliyetleri için de yetiştirdiklerini kaydetti.

Kariyer Uygulama ve Araştırma Merkezi (KARMER) tarafından organize edilen Ar-Ge Personeli Yetiştirme Programı’na, mezun durumundaki son sınıf öğrencileriyle ders aşamasındaki yüksek lisans öğrencileri başvurabiliyor.

Gerekli nitelikleri taşıyan öğrenciler, normal ders programlarını engellemeyecek şekilde hafta sonları olmak üzere toplam 150 saat ücretsiz eğitim alıyor. Öğrenciler bu eğitimlerinin ardından ilgili sektörlerde ar-ge personeli olarak kolaylıkla iş bulabiliyor.

Türkiye’nin en kapsamlı dünyanın sayılı etkinliklerinden THY Science Expo proje yarışmasında finale kalan iki proje MMG 3. Arge ve İnovasyon zirvesine damgasını vurdu.

Geleceğin nitelikli işgücünün yetiştirilmesine katkıda bulunmak hedefiyle bilimi gündelik hayatın bir parçası haline getiren Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin (Bursa BTM) marka etkinliği Science Expo bilime meraklı girişimci gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürüyor. Her yıl dünya çapında ses getiren Science Expo kapsamında düzenlenen proje yarışmaları meyvelerini vermeye başladı. İstanbul’da gerçekleştirilen MMG 3. Arge ve İnovasyon zirvesinde Turkish Airlines Science Expo 2018 proje yarışmasında finale kalan iki Bursalı proje görücüye çıktı. Azra Zeynep Uğurbaş ve İbrahim Batı tarafından geliştirilen daha az enerji ile daha çok verim hedefi kapsamında enerji sorununa etkin çözümler sunan ‘Enerjini Bil’ projesi ve Yiğit Burak Kılıç’ın geliştirdiği tarımsal sulamada etkin tasarruf sağlayan ‘Robotik Kontrollü, Elektrik Üreten Sulama Sistemi’ projesi zirvede katılımcıların beğenisini kazandı. Türkiye’deki yerli üretimi desteklemek, teknoloji yatırımların, ar-ge çalışmalarının ve inovatif girişimlerin ortak platformda buluşmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen, zirvede bölgesel kalkınma ajansı BEBKA’nın standında Bursa BTM’nin faaliyetleri ile birlikte tanıtılan finalist projeler, firma ve kurum temsilcilerinin yoğun ilgisini gördü. Bursa BTM ile verimli bir işbirliği içerisinde olan Uludağ Teknoloji Geliştirme Bölgesi (ULUTEK) Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Kanık ile BEBKA Genel Sekreteri İsmail Gerim finalist projeleri yakından inceledi ve gençleri tebrik etti.

Hayalden gerçeğe
Milli teknoloji yatırımlarını ve bu alandaki inovatif fikirleri desteklemek amacıyla her yıl BEBKA ve paydaş kuruluşların desteğiyle düzenlenen Science Expo proje yarışmalarının geleceğin nitelikli iş gücünü yetiştirmek adına son derece önemli bir organizasyon olduğunu ifade eden BEBKA Genel Sekreteri İsmail Gerim, “MMG 3. Arge ve İnovasyon Zirvesi’nde üniversitelerin teknoloji transfer ofislerinin firma ve kurumlarla gerçekleştirdikleri projeleri yer alıyor. Böyle bir ortamda Science Expo Proje yarışmasında dereceye giren gençlerin, kendilerini ifade etmesi ve gelecekte projelerini nasıl geliştirebileceklerine dair fikir edinmeleri, girişimci gençler adına önemli bir motivasyon kaynağı… Gençlerin profesyoneller ile buluştuğu bu tür zirveleri gelecek adına önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi Genel Koordinatörü Fehim Ferik, finalist projelere Büyükşehir Belediyesi Bilim ve Teknoloji Merkezi olarak BEBKA ile birlikte lansman ve girişimcilik eğitimi destekleri verdiklerine dikkat çekti. Böylece projelerin sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçladıklarını belirten Ferik, “Her yıl düzenlemiş olduğumuz proje yarışmasına tüm Türkiye’den, yılda bini aşkın proje başvurusu geliyor. Bu projelerden 50’si, uzman akademik kadronun değerlendirmesinin ardından finale kalıyor. Bu projelerin önemli bir kısmı katma değer oluşturma potansiyeli olan girişimler. Bu güne dek 5 proje ticarileştirildi ve bu projeler kapsamında üretilen ürünler ihraç edildi. Ayrıca finalist projelerimizden bir tanesi melek yatırımcı bularak hayata geçirildi. Proje yarışmasına katılan 2 yarışmacımızdan biri çalıştığı kurumda terfi alırken, bir diğer ise hayalindeki işe kavuştu. İstanbul’da gerçekleştirilen MMG 3. Arge ve İnovasyon Zirvesi Bursa BTM ve Science Expo’nun gücünü görmek açısından bizim için önemliydi ” diye konuştu.

Türk Havacılık ve Uzay sanayii alanında uzman personel yetiştirmek isteyen TUSAŞ, ülkenin önde gelen 20 üniversitesiyle protokol imzaladı. Protokolde Bursa Uludağ Üniversitesi de yerini aldı.

Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesi içerisinde kurulan olan TUSAŞ-TAİ Araştırma Merkezi’nde eğitim alacak stajyerler hem uzay ve havacılık alanında eğitim görecekler hem de ücret alacaklar. Öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği sigortaları da Uludağ Üniversitesi tarafından yapılacak. TUSAŞ – Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Ankara Genel Merkez Binası’nda ‘Stajyer Mühendis Programı’ Protokolü gerçekleştirildi. Törende TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Borat, Genel Müdür Prof. Dr. Temel Kotil, protokol imzalayacak üniversitelerin rektörleri ve ilgili fakültelerin dekanları ile yöneticileri hazır bulundu.

HER DÖNEM 10 ÖĞRENCİ STAJ YAPACAK
Protokolün ardından konuşma yapan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, 3. Nesil Üniversite anlayışı ile öğrencileri geleceğe hazırlamaya devam ettiklerini belirtti. Daha önce TUSAŞ’ın Uludağ Üniversitesi bünyesinde bir Araştırma Merkezi kurması kararına vardıklarını aktaran Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, açılacak Ar-Ge Merkezi’nde Türk havacılık ve uzay sanayii alanında çalışmaların yürütüleceğini kaydetti. İmzalanan protokol kapsamında Mühendislik Fakültesi’nden seçilecek toplam 10 öğrencinin haftada bir gün ücretli staj gerçekleştireceğini söyledi. Ulcay, her dönem toplam 10 öğrencinin yararlanabileceği staj programının ücretlerini TUSAŞ verirken, öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği sigortaları da Uludağ Üniversitesi tarafından yapılacağını sözlerine ekledi.

BAŞARILI ÖĞRENCİYE TUSAŞ’TA İŞ FIRSATI
Havacılık ve uzay sanayii konusunda Türkiye’nin son dönemde çok önemli atılımlar gerçekleştirdiğini vurgulayan Rektör Ulcay; “Kurum yöneticileriyle yaptığımız görüşmelerde mühendis ihtiyacının Türkiye’deki üniversitelerden karşılanması gerektiği sonucuna vardık. Bizler bu konuda istekte bulunduk ve görüşmeler yaptık. Türkiye’de İstanbul’dan sonra ikinci olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde TUSAŞ tarafından bir üniversiteye Ar-Ge Merkezi kuruldu. Bunun yanı sıra kendi öğrencilerimiz de burada staj yapma ve eğitim alma olanağı bulacak. Staj dönemi sonunda beğenilen öğrenciler, TUSAŞ’ın personeli olma şansını yakalayacak. Bu hem üniversitemiz için hem TUSAŞ için hem de ülkemizin kalkınması için ileriye yönelik bir yatırım ve büyük bir hamle olacaktır. Kurum yöneticilerine işbirlikleri için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

TUSAŞ’TAN ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ’NE YÜKSEK LİSANS DESTEĞİ

Türkiye’nin kalkınması ve kendi öz kaynakları ile savunma sistemlerini hazırlaması için TUSAŞ’ın büyük bir önem arz ettiğinin altını çizen Prof. Dr. Yusuf Ulcay; “Mühendislik Fakültemizin 3. ve 4. sınıf öğrencileri bu programdan yararlanabilecek. Toplam 10 öğrencimiz bir dönemde eğitim alma fırsatı yakalayacak. Öğrencilerimiz de fiili iş yaşamını tecrübe etmiş olacak. TUSAŞ’ta yetenekli ve başarılı öğrencileri kendi bünyesine katma fırsatını yakalamış olacak. Ayrıca yine bu dönem seçilecek olan 5 tane yüksek lisans tezi ve 5 tane bitirme ödevi TUSAŞ tarafından desteklenecek. Bu proje de başarılı ile yürütüldüğü takdirde önümüzdeki yıllarda sayıların arttırılması durumu mümkün olacaktır” dedi.

EĞİTİMLER KASIM AYINDA BAŞLAYACAK
Başvuruların ve kesin kabul işlemlerinin Ekim ayı içerisinde tamamlanacağını söyleyen Prof. Dr. Yusuf Ulcay, başvuranlar arasından TUSAŞ tarafından seçilecek 10 mühendislik öğrencisinin hem üniversitedeki Ar-Ge Merkezi’nde hem de Akıncılar’daki tesislerde çalışma fırsatı yakalayacaklarını belirtti. Öğrencilere saatlik ücret ödeneceğini aktaran Rektör Ulcay; “Üniversitemiz öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği sigortalarını yapacak. Başvurular TUSAŞ’ın internet sitesi üzerinden yapıldı ve bu ay içerisinde kesin kayıtlar belli olacak. Ekim sonu Ar-Ge Merkezinin inşaatının bitecek. Programa da hemen ardından başlanacak. Yıl içerisinde bir öğrencinin 3 dönem olacak şekilde çalışma şansı olacak. Ayrıca öğrencinin burada yapacağı çalışmalar zorunlu stajından düşülecek. Ankara’da staj yapacak öğrenciler için de KYK yurtlarında konaklama imkanı sağlanacak ” şeklinde konuştu.

Törende tüm üniversite yöneticileriyle ayrı ayrı imza töreni düzenleyen TUSAŞ yöneticileri, törenin sonunda misafirlerine Akıncılar Tesisleri’ni gezdirdi ve yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et