Anasayfa EĞİTİM AKTÜEL

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, velilerin şikayet ettiği performans ödevlerinin kaldırılması için çalışma başlattığını açıkladı.

Öğretmenlerin öğrencilere verdiği performans ödevlerinin yol açtığı karışıklığa Milli Eğitim Bakanlığı el attı. Performans ödevlerinin çokluğu ve zorluğu sebebiyle MEB’i şikayet yağmuruna tutan veliler, sistemin değiştirilmesini talep etti.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Türkiye’ye yaptığı açıklamada velilerden performans ödevleri konusunda çok ciddi şikayetler geldiğini ifade etti. Velilerin ‘Siz bu ödevlerle çocuklarımızı değil, bizi ölçüyorsunuz. Çünkü verdiğiniz performans ödevlerini çocuklarımız değil biz yapıyoruz’ dediğini aktaran Avcı, hatta bu işin ticaretini bile yapanların olduğunu söyledi.Konuyla ilgili tedbirler alacaklarını anlatan Avcı, ‘Yapacağımız düzenlemede öğretmenlerimizi ve velilerimizi karşı karşıya getirmemeye dikkat etmemiz gerekiyor’ dedi. Veliler öğrencilerin ödevleri internetten indirdiğine de dikkat çekerken,bu şekilde hazırlanan ödevlerin öğrencilere hiç bir katkısının olmadığını vurguladı.

 

Adaylar tercihlerini 23-27 Ocak’ta yapacak.ÖSYM yapılan açıklamada, 2013 Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programlarına yerleştirme işlemleri için 28 Kasım-6 Aralık 2013 tarihleri arasında adaylardan tercih alındığı anımsatıldı.Açıklamaya göre, Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programları ile ilgili olarak, 16 Ocak 2014 tarihli Yükseköğretim Genel Kurulu ile 21 Ocak 2014 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nda yeni kararlar alındı.Mevcut alanlara yeni alanlar dahil edilerek kontenjanlar yeniden düzenlendi.Programlara yerleştirme için adaylardan yeniden tercihleri alınacak. Adaylar tercihlerini 23-27 Ocak’ta elektronik ortamda yapacak. 28 Kasım-6 Aralık 2013 tarihleri arasında tercih yapan adaylar da istedikleri takdirde tercihlerinde değişiklik yapabilecek.2013 Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı Tercih Kılavuzu, 16 Ocak 2014 tarihli  Yükseköğretim Genel Kurulu ile 21 Ocak 2014 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nda alınan kararlar doğrultusunda güncellendi.Adaylar tercihlerini, kılavuzda yer alan kurallara göre ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr İnternet adresinden TC Kimlik Numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri yapacak.ÖSYM’ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak. Tercih süresi uzatılmayacak.2010 ALES sonbahar dönemi ile 2011-2012-2013 yıllarında herhangi bir ALES’e katılan ve puanı hesaplanan adaylar tercih yapabilecek.2010 ALES sonbahar dönemi ile 2011-2012-2013 yıllarından herhangi birine ait bir ALES puanı olmayan veya sınava katıldığı halde ALES puanı hesaplanmayan adaylar tercih yapamayacak.Adaylar kılavuza ÖSYM’nin internet sitesinden erişilebilecek.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu yıl ilk kez lise öğrencileri için e-Karne düzenledi. Öğrenciler, karnelerini, e-Okul sisteminde yapılan düzenlemeyle Veli Bilgilendirme Sisteminin “e-Karne” bölümünden görebilecek.

Böylece öğrenci ve veliler, e-Okul sistemi üzerinden ders puanlarını ve öğrenciye ait diğer bilgileri karne formatında öğrenecek.

MEB’in 7 Eylül 2013 tarihinde yenilenen Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği kapsamında, öğrenciler için e-Karne düzenledi. Buna göre, öğrenci veya velisi istediğinde e-Karne’nin bir örneği okul yönetimince onaylanarak verilecek. Karnede başarı ve devamsızlık durumu, öğrencilere ilişkin sınıf rehber öğretmeninin öğrenciyle ilgili görüşü yer alacak.

Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, e-Karne’nin onaylı bir örneğin isteyen öğrencilere verilecek.Ancak herhangi bir sıkıntı yaşanmaması için bu öğretim yılında bütün öğrencilere karne verilecekmiş gibi de tedbirler alındı.

Özel Şahinkaya Koleji Öğrencileri düzenledikleri ‘Dönem Sonu Resitalleri’ ile davetlilere müzik ziyafeti sundu.

Şahinkaya Koleji Büyük Sahne’de gerçekleştirilen ‘Dönem Sonu Resitalleri,  Geleneksel Türk Müziği Topluluğu’nun söylediği şarklarla başladı. Daha sonra sahneye çıkan öğrenciler piyano, keman ve yan flüt enstrümanlarındaki becerilerini ortaya koyarken, seslendirdikleri eserlerle de izleyenleri adeta büyüledi.

Toplam 35 öğrencinin sahne aldığı resitalde; Tuna Erhanoğlu, Simay Gürel, Duygu Karadeniz, Zeynep Eskili, Helin Söyücengil, Dilara Tokmak, Nisan Bulun, Buse Duru Aras, Ayşegül Yazıcı, Erdem Yazıcı, Serhat Avcı, İlay Tezcan, Nil Burcu, Selen Troylar, İdil Mışıl, Neslisu Demirel, Irmak Şentürk, Derin, Akkay, İlgi Sözel, Cemre Zeynep Görgülü, Defne Selen Duraner, Gözde Demir ve Eylül Şahin Baş, piyano başına geçerek büyük renk kattılar.

Arda İğdeli, Zeynep Erol, Barış Tunahan, Derin Özpamuk, Yiğit Bora Yalçın, Selin Dikici, Haluk Şaya ve Ozan Efe Topçu ise gecede gitar çalmadaki hünerlerini ortaya koydular. Yan flüt ile sahne alan Türkü Cura ve Berfin Naz Karadayı ile gecede tek keman çalan öğrenci olan İdil Bengi Yıldız’ın performansları da geceye katılanlardan uzun süre alkış aldı.

Dönem boyunca yaptıkları müzik çalışmalarının sunumunu gerçekleştiren öğrencilere müzik öğretmenleri Deniz Karanfil, Aker Akay, Mukbil Özyurt, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni İsmet Balkaya ve öğrencilerden Ayda Tezcan, İlayda Tezcan, İpek Cevheroğlu da solist olarak eşlik ettiler.

Bursa İl Özel İdaresi tarafından 2013 yılında yapımına başlanan 24 derslikli Alanyurt İlköğretim Okulu inşaatı tamamlandı.

İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Çelik, İl Genel Meclisi Başkanvekili Murat Gültekin ve İnegöl Kaymakamı Ali Akça tamamlanan okul inşaatında incelemelerde bulundu.

Bir yıldan az bir süre içinde tamamlanan okul inşaatımız artık eğitim ve öğretime hazır konuma gelmiştir açıklamasında bulunan Özel İdare Genel Sekreteri Bilal Çelik ” Alanyurt bölgesinde okul ihtiyacı acilen çözülmesi gereken bir sorundu, İl Özel İdaresi olarak 2013 yılında başladığımız inşaatımız hızla tamamlanarak 2013-2014 eğitim öğretim ikinci yarısına yetiştirildi. Bu bölgemizdeki çocuklarımız artık kendi semtlerinde eğitimlerine devam edeceklerdir. İl Özel İdaresi olarak 1 Milyon 950 Bin TL bir ödenekle İnegöl ilçemize 24 derslikten oluşan bir okulumuzu kazandırmış olduk” dedi.

İnegöl Kaymakamı Ali Akça ” Bursa İl Özel İdaremiz tarafından yaptırılan 24 derslikli İlköğretim okulumuzun hizmete girmesiyle İlköğretim çağında eğitim gören yaklaşık 650 çocuğumuz kendi mahallelerindeki Alanyurt İlköğretim okuluna gidecekler, böylelikle bölgemizdeki okul problemini de çözmüş bulunuyoruz” dedi.

Gürsu ilçesinde görev yapan okul müdürleriyle bir araya gelen Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar, en büyük vatanseverliğin işini en iyi yapmak olduğunu söyledi. Gürsu Latif Dörtçelik Ticaret Meslek Lisesinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Gülsar, ülkelerin geleceğinin eğitimcilerin çalışmalarına bağlı olduğunu söyledi.

Sorunun değil, çözümün bir parçası olmalıyız

Yöneticilerden okullarını işbirliği ile demokratik bir ortamda yönetmelerini isteyen Atilla Gülsar, “Müdürlerimiz okullarını öğretmen, veli ve öğrencileriyle birlikte yönetmeli. İdarecilerimiz söylemcilerden değil eylemcilerden olmalı diye düşünüyorum. Yöneticilerimiz problemin bir parçası değil, çözümün bir parçasıolmalıdır.   Kendilerini devamlı yenilemeli ve geliştirmeliler. Farkında olmak her zaman çözüme giden ilk adımdır. Her hayal ise gelecek olan bir başarının projesidir. Kafanızda en çok neyi düşünürseniz, en çok onu başarırsınız” dedi.

Geleceğe güvenle bakan iyi bir nesil yetirmeliyiz

Dünyanın hızlı değiştiğini de ifade eden Atilla Gülsar, “ülkemizin gelişmesi eğitimcilerin çalışmalarına bağlı. Bugünkü çocuklar gelecekte ülkeye yön verecek. Kendine güvenen, problemleri çözebilen ve geleceğe güvenle bakan iyi bir nesil yetiştirmeliyiz. Artık el yordamıyla çalışma dönemi bitti. Beklentileri karşılamak için planlı, programlı ve projeli çalışmalıyız. Tarım, sanayi ve bilgi toplumlarını kaçırdık. Şu anda sibernasyon çağındayız. Karar verme, problem çözme ve üretme süreçlerinde aktif olarak birlikte rol alacağımız bir dönemdeyiz. ‘En büyük vatanseverlik işi en iyi yapmaktır’ sözünden hareketle işimizi hep birlikte en iyi şekilde yapmalı ve bu dönemi kaçırmamalıyız” dedi.

Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen ve Türkiye geneline yayılması hedeflenen ‘Barış Yapıcılık (Akran Arabuluculuk)’ programının ilk ‘Arabulucu’ öğrencileri eğitimlerini tamamladı.

Türkiye’de ilk kez barışçıl bireylerden oluşan okullar ve toplum kültürünün oluşturulması amacıyla Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından uygulamaya konan “Barış Yapıcılık (Akran Arabuluculuk) Programı” ilk mezunlarını verdi. Efeler Anadolu Lisesi’nde Araştırma Görevlisi Ali Serdar Sağkal’ın yürüttüğü programda yetişen ilk öğrencilere “Arabulucu” rozetleri törenle takıldı.

Efeler Anadolu Lisesi’nde yapılan törene Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abbas Türnüklü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Mehmet Akçıl, Hacı Kadriye Arslan Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü İsmet Öztürk, DEÜ Öğretim Görevlisi Dr. Tarkan Kaçmaz, Uzman Mustafa Tercan, Efeler Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri katıldı.

Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Hacı Kadriye Arslan Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nin işbirliğiyle yürütülen “Akran Arabuluculuk Projesi”yle kişilerarası anlaşmazlıkların bir yetişkine gereksinim duyularak değil; tarafsız, eşit ve adillik prensiplerine bağlı barış yapıcılık becerilerine sahip akranların yardımıyla çözülmesi sürecinin teşvik edildiğini belirten Milli Eğitim Şube Müdürü Mehmet Akçıl, “Öğrencilere sorun yaşadıklarında bu sorunları yüz yüze konuşabilecekleri, tartışabilecekleri, müzakere edebilecekleri güvenli bir ortam sağlanarak anlaşmazlıkların barışçıl bir şekilde çözümlenmesi hedeflenmiştir. Bu projeyle sadece şiddetin önlenmesi değil; kişilerarası ilişkilerde yaşanan kırgınlık, küslük, kin, nefret, düşmanlık gibi olumsuz duyguların dönüştürülerek gerçek bir barış ortamının yaratılması istenmektedir. Aydın il düzeyinde ve ülkemizde bir ilk olan bu proje Milli Eğitim Müdürlüğü nün projesi kapsamında ildeki bütün ortaokul ve liselerde uygulanarak; barışçıl bireylerden oluşan bir okul ve toplum kültürünün oluşturulması arzu edilmektedir” dedi.

Törende yapılan konuşmaların ardından 2013-2014 eğitim öğretim yılının gün dönemi içerisine planlanan eğitimlerini tamamlayan Türkiye’nin ilk arabulucu öğrencilerine “Arabulucu” rozetleri protokol üyeleri tarafından takıldı.

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nin 2013-2014 Güz Dönemi Final Sınavları hazırlıkları tamamlandı. Sınavlarda yaklaşık 1,5 milyon öğrenci ter dökecek.

Hazırlıklarla alakalı Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde toplantı yapıldı. Toplantıda,Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Açıköğretim Sistemi’nden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney tarafından sınav organizasyonunun farklı noktalarında görev alacak sınav görevlilerinin dikkat etmesi gereken ayrıntılar anlatıldı.

Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Gündoğan, Açıköğretim, İşletme ve İktisat fakülteleri final sınavı hazırlıklarının tamamlandığını söyledi. Gündoğan, “Birkaç gün içerisinde de sizler, görevli olduğunuz yerlere gideceksiniz. Benden sonra da arkadaşlarım bazı teknik detaylar hakkında sizleri bilgilendirecek. Sizlere başarılar dilemek için geldim huzurunuza. Hepinize kolaylıklar diliyorum” dedi.

Açıköğretim Sistemi’nden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güney ise, çok yoğun bir öğrenci sayıları olduğuna dikkat çekti. Sınavla alakalı bilgiler aktaran Güney, “1 milyon 62 bin 532 öğrenci ilk oturumda, 2’nci oturumda da 1 milyon 104 bin öğrenci, 3’üncü oturumda ise 695 bin ve 4’üncü oturumda 774 bin kadar öğrenci sayısına sahibiz. 320 üniversite temsilcisi bu sınavda görevli. Bunun dışında gelecekle ilgili sizlere söyleyeceğim şeyler var. BAUM ile birlikte otomasyon yazılım sistemi geliştiriyoruz. Nisan’dan itibaren Açıköğretim Fakültesi sınavlarının görevlerini sizlere başlangıç olarak vereceğiz. Bir yıllık planı verdikten sonra konferanslar, kongreler gibi kişisel planlarınızı ona göre yapacağınızı düşünüyoruz. Bu otomasyon sistemi ile bunları yapmaya çalışacağız bundan sonraki dönemler. Bunun dışında sınav için gittiğiniz yerlerde gider gitmez koordinatörler ile görüşürseniz ve bize geri bildirim verirseniz çok memnun olacağız. 4 Şubat’a kadar raporlarınızı bekliyoruz. Bir diğer nokta da AÖF Bürolarına uğrar, onların eksikleri ve istekleri doğrultusunda bizi bilgilendirirseniz bizim için güzel olur. 25-26 Ocak tarihlerinde 1 milyon 378 bin 896 öğrenci sınava girecek ki bu rakam oldukça yüksek. 1’inci ve 2’nci oturumlar oldukça kalabalık. 10 bin 507 binada sınavlarımız gerçekleşecek. Kullanılan kutu sayısı 27 bin 515. Sizden beklediğimiz IBAN numaralarına gösterildiği şekilde dikkat etmeniz. Herkese sınavda kolaylıklar diliyorum” diye konuştu.

ÖĞRENCİLERE UYARILAR!

Öğrencilerin sınavlara girebilmesi için sınava ait giriş belgesi, öğrenci kimlik kartı veya belgesi, fotoğraflı ve onaylı kimlik belgesini mutlaka yanlarında bulundurmaları gerekiyor. Sınava gelirken öğrencilerin yanında bulundurmaması gerekenler ise şunlar:

“Cep telefonu, telsiz, çağrı cihazı ve benzeri iletişim araçları, dersle ilgili her türlü kitap, not ve benzeri fotoğraf makinesi, kamera ve benzeri görüntü kaydetmeye yarayan cihazlar, databank, taşınabilir bilgisayar ve benzeri veri depolamaya elverişli elektronik cihazlar, ruhsatlı veya ruhsatsız her türlü silah.”

SINAVA İLİŞKİN NOTLAR

Türkiye genelinde ve Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nde (KKTC) 98 merkezde yapılacak olan Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültesi Güz Dönemi Dönem Sonu Sınavları, 25-26 Ocak günlerinde gerçekleştirilecek. Sınavlara toplam 1 milyon 378 bin 896 öğrenci girecek. 4 oturumda sınava girecek toplam öğrenci sayısı ise 3 milyon 635 bin 532 olacak. Sınavda 313 farklı soru kitapçığında bin 453 farklı derse ait sorular yer alacak.

Sınavlarda yedeklerle birlikte toplam 3 milyon 785 bin 369 soru kitapçığı ve aynı sayıda cevap kâğıdı kullanılacak. Sınav, ayrıca 156 cezaevinde de gerçekleştirilecek ve sınava 2 bin 200 öğrenci katılacak. Sınava girecek engelli öğrenci sayısı ise 3 bin 457. Sınav; 3 bin 240 farklı bina, 53 bin 857 farklı salon ve toplam 10 bin 507 bina ve 198 bin 519 salonda gerçekleştirilecek.

510 BİN 392 KİŞİ GÖREV YAPACAK

Sınavda; 320 üniversite temsilcisi, 324 idari üniversite temsilcisi, 45 sınav evrakı nakil görevlisi, 30 şoför olmak üzere üniversitemizden toplam 719 kişi görev alacak. Sınavda; 95 il sınav koordinatörü, 97 il sınav koordinatör yardımcısı, 109 koordinatörlük personeli, 10 bin 577 bina sınav sorumlusu, 11 bin 658 bina sınav sorumlusu yardımcısı, 10 bin 507 bina yöneticisi, 173 bin 107 salon başkanı, 184 bin 350 gözetmen ve diğer görevlilerle birlikte toplam 510 bin 392 kişi görev yapacak.

Gazetemizin ilk sayısında Nilüfer Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ali Dilitatlı ile konuştuk. 30 yıllık köklü bir tarihe sahip olan Nilüfer Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ali Dilitatlı Nilüfer Eğitim Kurumları’nı, eğitim anlayışlarını ve başarılarının sırlarını anlattı. Aynı zamanda Türkiye genelinde bir ilke imza atılarak yapılan üstün yetenekli öğrenciler için Macide Kahraman İlköğretim Okulu’nu da hizmete açtıklarını belirten Dilitatlı, “Kurumlarımızda eğitim gören tüm öğrencilerimizle gurur duyuyorum” dedi.

Nilüfer Eğitim Kurumları nasıl kuruldu ve bünyesinde kaç okul barındırıyor?

Nilüfer Eğitim Kurumları, ilk olarak 1982 yılında Özel Nilüfer Lisesi ile eğitime başladı. 1993’te Bursa’da ilk özel fen lisesi olan Özel Nilüfer Fen Lisesi açıldı. Bu yıl 30. kuruluş yıldönümümüzü kutlayacağımız çeyrek asrı aşan eğitim yolculuğunda, Özel Nilüfer Rafet Kahraman Anadolu Lisesi, Fen Lisesi ve Anadolu Öğretmen Lisesi, Özel Nilüfer İlkbahar İlköğretim Okulu, Özel Nilüfer Yıldırım İlköğretim Okulu, Özel Nilüfer İrem İlköğretim Okulu, Hacı Kemal Lisesleri ve Özel Çocuk Yuvası ile geleceğe başarılı nesiller yetiştiriyoruz. Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte üstün zekalı öğrencilerimiz için hizmete açtığımız Macide Kahraman İlkokulu ile de eğitimde farkımızı ortaya koymayı amaçlıyoruz. Bu yıl 4 bin 800 öğrenci Nilüfer Eğitim Kurumları markası ile eğitim alacak. Anne babalar kadar öğrencilerimizin başarılı bir yıl geçirmeleri için tüm mesaimizi harcıyoruz.

Bu yıl 30. yılını kutlayacak köklü bir kurumun genel müdürüsünüz. Ali Dilitatlı’ya göre eğitim nedir, nasıl olmalıdır?

Ülkeleri söz sahibi yapan artık sahip oldukları toprakların yüzölçümü ya da nüfusu değildir. O topraklarda yetişen insan gücünün niteliği, yetiştirdiği aydınlar, büyük yazarlardır. Bilgi artık herşeyin önünde. Bilgi, bilek gücünün yerini aldı. Bilgi çağındayız. Bu çağda etkin olabilmek için de eğitim belirleyici öneme sahip. Anadolu medeniyeti gibi bir hazineye sahip olan Türkiye, bilimsel eğitimle bu hazineyi koruyacaktır.

Eğitim, bir ülkeyi geleceğe taşıyacak her türlü donanımdır. Eğitime önem vermeyen ülkeler yok olmaya ya da her daim eğitim düzeyi yüksek ülkeleri takip etmeye mahkûmdur. Yani eğitim, bireylere ve tıpkı bireyler gibi aynı gereksinimlere sahip olan ülkelere özgür olma imkânı tanır. Eğitim seviyesi düşük olan ülkeler pasif durumda kalacaklarından varlıklarından da söz edilemez.

‘EĞİTİM SEVGİYLE BAŞLAR’

‘Eğitim sevgiyle başlar’ düsturuyla eğitim veriyorsunuz. Eğitimde sevginin yeri nedir? Sevgi mi daha önemlidir, disiplin mi?

Bir şeyi sevmeden yapamazsınız. Belki yapılır da, gönülsüz ne kadar yapılabilirse o kadar olur. Bizler eğitimin bir sevgi işi olduğunu, öğrencisinden öğretmenine kadar bu işin sevgisiz yapılamayacağını vurgulayan bir kurumuz. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle bir aile muhabbetindeyiz. Sevgiyle eğitimin kucaklaştığı okullarımızda okul, aile ve öğrenci üçgeninde bir bütünlük oluşturarak ilerleme gayretindeyiz. Sevgiyle aşılamayacak hiçbir engelin olmadığına inanıyor ve ancak bu sayede bilgi donanımı tam nesiller yetiştirmenin mümkün olacağını düşünüyoruz.

Kurumunuza bağlı okulların son yıllarda gerçekleştirilen sınavlardaki başarılarından bahseder misiniz?

Lise ve üniversite sınavları her öğrenci için önemli birer deneyim. Öğrencilerimizin hayatlarının geri kalanının şekillenmesinde çok önemli bir etkiye sahipler. Ben sınavları viraja benzetiyorum. Yolun geri kalanını net görebilmek için bu virajların sağlıklı şekilde geçilmesi gerekiyor. Biz öğrencilerimizin bu virajları kendinden emin adımlarla geçebilmeleri için her türlü desteği veriyoruz.

Sizce başarının ölçüsü nedir?

Bir okulun başarısı tabii ki de sadece sınavdaki başarıları ile ölçümlenemez. Bu çok önemli bir ölçüt olmakla beraber, okullarımızda öğrencilerimize sunduğumuz sportif ve sanatsal faaliyetler de başarılı olmamızı sağlayan bir başka etken. Müzik derslerimizde öğrencilerimiz yeteneğine ve öğretmenlerimizin yönlendirmesine göre enstrumanlarla çalışabiliyor. Aynı şekilde sportif faaliyetlerini de dolu dolu yapabiliyor.

Peki, ülkemizde eğitimin bugününü ve yarınını değerlendirir misiniz?

Bu topraklar nice ünlü ilim insanına evsahipliği yapmıştır. Bugün batının övündüğü ilimler bu topraklarda doğmuştur. Bu yüzden ülkemiz eğitim konusunda yadsınamaz bir öneme sahiptir. Okullaşma oranı her geçen gün artıyor. İletişim ve bilişim alanındaki gelişmeler aynı oranda eğitimi de etkilemektedir. Tabi bunlarla beraber yaşanan sorunlar da görmezden gelinemez. Dershane mantığıyla eğitim söz konusu. Okullarda sınav merkezli eğitim veriliyor. Öğrencilerin sosyal ve psikolojik boyutu göz ardı ediliyor. Sanat, spor önemsenmiyor. Bu noktalardaki eksiklikler giderildiğinde sağlıklı işleyen bir eğitim sisteminden söz edebileceğiz.

BAŞARI ÇOK İSTEMEKLE KAZANILIR

Başarıyı en büyük ödül olarak nitelendiriyorsunuz. Sizce başarı nasıl kazanılır?

Başarı çok istemekle kazanılır. Çok istediğiniz bir şeyi başarmak için yapılması gereken her şeyi yaparsınız. Bu da beraberinde başarıyı getirir. Eğitim özelinde başarılı olmak içinse şunları söyleyebilirim: Biz 30 yıllık bir kurumuz. Eğitim bir deneyim sahasıdır. Denedikçe yanlışınızı görürsünüz.

Nilüfer Eğitim Kurumları markası, öğrencilere hayatlarında ne gibi katkılar sağlıyor?

Nilüfer Eğitim Kurumları markası öğrencilerimize birçok artılar katar. Sadece akademik hayatları için imkanlar sunan bir eğitim kurumu değiliz. Öğrencilerimizin sanatı seven, çağdaş, kültürlü, çağın gelişmelerini takip ederek, onun hep bir adım ötesine geçebilen, teknolojik gelişme ve yeniliklere açık, bilinçli ve özgüven sahibi, sevecen, toleranslı ve yardımsever, bilimsel disiplin içerisinde temel dinamiği bilimsel düşünce olan, sağlıklı bir yaşam için sporu seven, uygulayan sorumluluk sahibi bireyler olması için…

Gençlere öğütleriniz nelerdir?

İlk olarak, çoğu gencimizi esir alan teknolojiyi bilinçli kullanmaları gerektiğini söylemek isterim. Sokakta herkesin elinde bir telefon ya da müzikçalar var. Çevrelerinde olan bitene duyarsızlar. Çevreleriyle iletişimlerini koparmış durumdalar. Aileleri ile bir çift söz edemez duruma geldiler. Ben durumu vahim olarak değerlendiriyor ve korkuyorum. Bu yüzden tek uyarım ve öğüdüm bu olacak.

Yeni eğitim-öğretim yılı ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Yeni eğitim-öğretim sezonu, eğitim camiası adına ilklere sahne olacak. İlkler her zaman zordur. SBS sınavlarının kaldırılmasıyla birlikte ilk defa bu yıl uygulanacak yeni sınav sisteminde de başarılı olacağımıza eminim. Eğitim sadece okuldan alınmaz. Eğitimde aile çok ama çok önemli bir yer tutmaktadır.

Son olarak gazetemiz aracılığıyla okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

İlk olarak sevgili öğrencilerime yeni eğitim öğretim yılında başarılar diliyorum. Bir eğitimci olarak öğrencilerimize öğüdüm, sadece ve sadece düzenli çalışma olacaktır. Talebelerimiz elbette gençliklerini yaşayacaklar ama bugünlerimizde çalışmazsak geleceğimiz, yarınlarımız yok olur. Başarının klasik bir tanımı vardır. Bugün çalış, yarın kazan. Her türlü engelle mücadele etme gücüne sahip, kendini geliştirmesini bilen, disiplinli, öz denetimi güçlü bireyler başarıya daha hızlı ulaşacaktırlar.

 

0 899

Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘İş Sağlığı ve Güvenliği’ eğitim seminerinde, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde yönetici ve çalışanlara düşen görevler anlatıldı.
Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet içi eğitim programı kapsamında Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde (Merinos AKKM), kurum yönetici ve çalışanlarına yönelik ‘İş sağlığı ve güvenliği’ eğitim semineri düzenlendi. 5 ayrı grup halinde yapılan eğitimlerde, Ortak Sağlık Güvenlik Biriminden A Sınıfı İş Sağlığı Güvenliği Uzmanı Mümin Ergül tarafından mevzuat hakkında bilgi verildi. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde yönetici ve çalışanlara önemli yükümlülükler getirildiğini söyleyen Mümin Ergül, işyerinde can ve mal güvenliğinin sağlanması için dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Büyükşehir Belediyesi’nde az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olarak sınıflandırılan hizmet ve faaliyetlerin yapıldığını hatırlatan Ergül, az tehlikeli işlerde 3 yılda bir toplam 8 saat, tehlikeli işlerde 2 yılda bir toplam 12 saat, çok tehlikeli işlerde her yıl toplam 16 saat kişi başı eğitim alınması gerektiğini ifade etti.
Eğitimler, soru cevap kısmıyla sonra erdi.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et