Anasayfa EĞİTİM AKTÜEL

Yenibiris.com’un verilerine göre en çok eleman aranan sektörlerin başında 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılına son hızla hazırlanan eğitim sektörü geliyor. En çok İngilizce öğretmeni ihtiyacının yaşandığı sektörde, satış danışmanı ve halkla ilişkiler elemanı da en çok aranan pozisyonlar arasında.

Eğitim sektöründe; yeni açılan kurumlar, özel okulların hızla şubelerini artırması ve koleje dönüşen dershanelerle birlikte sektördeki eleman ihtiyacı en üst seviyeye çıktı. Yenibiris.com’daki ilanlarla özel eğitim sektöründe bu dönemde yaklaşık 2 bin kişi aranıyor.

Bu dönemde en çok eleman arayan kurumların başında kolejler ve dil kursları geliyor. Öğretmen kadrosunun büyük bölümünü tamamlamış olan kurumlar, bu aralar en çok eğitim danışmanı arıyor. Velilerle görüşme yaparak okula öğrenci kazandırma işi için görevlendirilen eğitim danışmanından, satış ve pazarlama odaklı ve müşteri ilişkilerinde deneyimi olması bekleniyor.

Eğitim sektöründe yıl genelinde en fazla ihtiyaç duyulan branş İngilizce öğretmenliği. Kurumlar aradıkları İngilizce öğretmenlerinde daha çok 2 ila 5 yıl arası deneyim arıyor. Daha çok İngilizce öğretmenliği için lisans mezunu olma şartı aransa da, İngiliz Dili ve Edebiyatı ile Amerikan Kültürü ve Edebiyatı mezunlarından pedagojik formasyon eğitimi almış olanlar da tercih ediliyor. İlanlarda iletişim yeteneği, dış görünüşüne önem kriterlerinin yanı sıra İngilizce öğretmenlerinden esnek saatlerde çalışabilmeleri de isteniyor.

Öğretmenliklerin ardından en çok eğitim satış danışmanı ve halkla ilişkiler elemanı aranıyor. Çağrı merkezi elemanına ihtiyaç da son bir yıldır artışta.

Özel eğitim kurumlarının bu dönemde sırasıyla en fazla şu branşlarda öğretmen arayışı söz konusu:
1-İngilizce öğretmeni
2-Matematik öğretmeni
3-Branş öğretmeni
4-Anaokulu öğretmeni
5-Sınıf öğretmeni
6-Biyoloji öğretmeni
7-Kimya öğretmeni
8-Fizik öğretmeni
9-Coğrafya öğretmeni
10-Rehber öğretmen

Öğretmenlikler dışında sektörde en çok aranan pozisyonlar ise sırasıyla şöyle:
1-Eğitim satış danışmanı
2-Halkla ilişkiler elemanı
3-Temizlik elemanı
4-Önbüro elemanı
5-Sekreter
6-Psikolog
7-Okul müdürü
8-Çağrı merkezi elemanı
9-Hemşire
10-Muhasebe elemanı

Okul ve kolejlerin yanısıra, dersaneler, etüt merkezleri, kreş ve anaokullarında okullar açıldıktan sonra da işe alımların devam etmesi bekleniyor.

Milli Eğitim Bakanı Avcı, ortaokulu bitirmiş liseye geçecek öğrenci sayısının 1 milyon 300 bin olduğunu belirterek, hiçbir öğrenciyi okulsuz, öğretmensiz bırakma lükslerinin olmadığını söyledi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, katıldığı TV programında Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG), öğretmen ataması, özel okul teşviki ve YÖK’ün değişim süreci ile ilgili soruları cevaplarken, “Yerleştirmelerde, söz konusu olan ortaokulu bitirmiş liseye geçecek öğrencilerimizin sayısı 1 milyon 300 bin. Biz bu 1 milyon 300 bin öğrencimizi bir şekilde bir liseye yerleştirmek durumundayız. Çünkü 12 yıl eğitim zorunlu ve dolayısıyla lise eğitimi de zorunlu” dedi.

“Biz lise çağına gelmiş her öğrencimize bir sandalye bulmak zorundayız” diye konuşan Avcı, şöyle devam etti: “Hiçbir öğrencimizi okulsuz, öğretmensiz bırakma lüksümüz yok. Şimdi yerleştirmelerde bu 1 milyon 300 bin öğrencinin 1 milyon 57 binini biz, 15 tercihinden birine yerleştirmişiz. Şimdi 15 tercihinden biri deyince konuyla çok ilgisi olmayanlar 15 tercih ne, diğer tercih türleri ne onları merak edebilirler kısaca onu da özetleyeyim. Yerleştirme sistemimiz şöyle işliyor: Öğrenci e-okul sistemine girdiği zaman karşısına bir A listesi seçeneği çıkıyor. Bu A listesinde puanına göre arzu ettiği 15 okul yazıyor. Ben şu okullardan birine girmek istiyorum diyor. Türkiye’nin herhangi bir yerinden 15 okulu yazabilir. Biz diyoruz ki, tamam 15 okul tercihini yap, ama diyelim ki bu 15 okul tercihinden herhangi birine yerleşmeye puanın yetmedi, yerleşemedin. Bu 15 okula senden daha yukarıda puanları olduğu için başkaları girdi ve sen onlardan birine yerleşemedin. O zaman bir B listemiz var. Bu B listesinde 6 tane okul türümüz var. İşte Fen Lisesi, sosyal bilimler lisesi, Anadolu imam hatip lisesi, Anadolu meslek lisesi, çok programlı lise gibi. Diyoruz ki, eğer 15 tercihinden birine yerleşemezsen, şu okul türlerinden hangisine istersen uygun olan bir yerde biz seni yerleştirelim. Öğrencinin adresine göre bu okul türlerinden 4 tanesini seçmesinin ardından, bu dört okul türünden hangisinde sana uygun bir kontenjan varsa oraya seni yerleştirelim diyoruz.”

BAKAN AVCI: “1 MİLYON 57 BİN ÖĞRENCİ 15 TERCİHİNDEN BİRİNE YERLEŞTİ”
Yerleştirmelerde 1 milyon 57 bin öğrencinin yarısından fazlasının, 550 bininin ilk üç tercihinden birine yerleştiğini ve bunun büyük bir başarı olduğunu hatırlatan Bakan Avcı, “Diyelim ki, öğrencimizi seçtiği dört okuldan birine de yerleştiremedik yani senin yakınında, çevrende yerleşebileceğin, puanına uygun o okul türlerinden bir okul yok. Bu durumda sistem daha geniş bir tarama yapmaya başlıyor. Daha sonra nakillerle, bu yerleştiği okuldan kendisine daha yakın bir okula da geçme şansı oluyor. Sistem böyle işliyor. Şimdi 1 milyon 300 bin öğrencimiz sisteme müracaat etmiş ve etmesi gerekiyor. Bu 1 milyon 300 bin öğrenciden 1 milyon 136 bin 546’sı sisteme girmiş ve tercihler yapmış. Bunlardan 1 milyon 57 bini bu tercih ettiği 15 okuldan birine yerleşmiş. Bunlarda bir sorun yok. Geri kalan öğrencilerimizden de 78 bini, dört okul türünden birini seçmiş ve bunlardan birine yerleşmiş. Peki, bu uzak okullar filan meselesi nereden çıkıyor yani hiç birine yerleşememiş, hiç tercih etmediği halde herhangi bir okula gönderilmiş. Bunlar sisteme girmemiş olan öğrenciler, yani hiç sisteme girmemiş. Biz tüm bu öğrencilerimizi sisteme dahil ediyor ve otomatik yerleştirme yapıyoruz ki hiçbir öğrencimiz sandalyesiz kalmasın” ifadelerini kullandı.

“BAZI YERLEŞTİRMELER BİRAZ DA MAGAZİNE EDİLDİ”
TEOG sistemiyle yapılan bazı yerleştirmelere değinen Avcı, “Şimdi bugünlerde en çok konuşulan şuraya gönderildi, buraya gönderildi konusu var. Bunlar doğru, ama bunlar zaten hiç sisteme girip tercih yapmamış olan öğrencilerimiz. Bugünlerde biraz da magazine edilerek, işte haham başının torunu da imam hatibe yerleştirildi deniyor. Hahambaşının çocuğu deyince, meşhur bir gazetecinin kızı olunca bunlar gündeme geliyor. Doğru, ama o çocuğumuz ortaokulu özel Musevi ortaokulunda bitirmiş ve sisteme o yüzden girmemiş. Çünkü liseye de yine Musevi lisesinde devam edecek, özel bir okulda devam edecek, dolayısıyla da sisteme girmemiş. Ama dediğim gibi biz hangi öğrencimiz özel okula gideceği için sisteme girmedi, hangi öğrencimiz o sırada fındık toplamaya gittiği için sisteme giremedi. Hangi öğrencimiz sisteme girmeyi başaramadığı için yanlış bir kodlama yaptığı için sistemde görünmüyor, bunları bilmediğimiz için bilemeyeceğimiz için sistemde hiç girmemiş gibi görünen veya gerçekten hiç girmemiş olan öğrencileri de bir şekilde bir yere yerleştirmek zorundayız. Şimdi Şimdi özel okullar kayıtlara başlayınca bunlar yerleştikleri veya yerleştirildikleri devlet okullarından kayıtlarını özel okullara alıyorlar buradan bir boşalma oluyor. Bu bir defada da olmuyor yani bu hafta 13 bin kusur kişi özel okula geçti geçen hafta, belki önümüzdeki hafta 20 bin kişi, ondan sonraki hafta 15 bin kişi gibi hafta peyderpey bunlar özel okula geçiyorlar, o geçenlerin yerine de biz kontenjanları ilan ediyoruz oralara da çocuklar nakille gelebiliyorlar. Bir de açık liseye gidecekler var onun kayıtlarını da dün açtık” açıklamasında bulundu.

“EYLÜL AYI SONUNA KADAR NAKİLLER AÇIK”
“Biz geçen haftadan başlayarak Eylül ayı sonuna kadar nakilleri açık tutuyoruz” diyen Avcı, “Eylül ayının sonuna kadar Cuma günleri şu okullarda şu kadar kontenjan boşluğu var, tercihlerinizi yapın, bu kontenjan boşluklarına nakledebilirsiniz diye duyuruyoruz. Bu bilgiye istinaden Cuma günleri açıkladığımız bu boş kontenjanlara öğrencilerimiz Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe günleri nakil için talepte bulunuyorlar. Netice olarak öğrencilerimizin çok büyük bir bölümü yani 1 milyon 300 binin yüzde 93’ü zaten yerleşmiş durumda. Bu 5 hafta içerisinde inşallah tüm yerleştirmeler tamamlanacak. İlk hafta çocuklar girdikleri zaman kontenjanları göremediler, kontenjan boşluğu oluşmadı çünkü özel okullara kayıtlar henüz başlamamıştı. Şimdi bu sistemin içerisinde, 1 milyon 300 bin öğrencinin içerisinde özel okula gidecek 70 ile 100 bin arasında bir öğrenci kitlesi var. Bu haftalarda öğrencilerimiz peyderpey özel okula geçiyorlar ve o geçenlerin yerine de biz boş kontenjanları ilan ediyoruz. Oralara da çocuklar nakille gelebiliyorlar. Bir de açık liseye gidecekler var. Açık Lisenin kayıtlarını da 1 Eylül itibarıyla açtık” dedi.

“İMAM HATİP LİSESİNE GEÇMEK İSTEYEN ÖĞRENCİ SAYIMIZ KONTENJANIN ÜZERİNDE”
Türkiye genelinde toplam imam hatip lisesi kontenjanının 216 bin 190 olduğunu açıklayan Avcı, “15 okul seçme hakkı bulunan tercih listesinde imam hatibi tercih eden öğrenci sayısı ise 359 bin. Yani 216 bin 190 imam hatip kontenjanımız var, 359 bin öğrenci buraya gitmek istiyor. Biz bunların 150 binini yerleştirebilmişiz. İmam hatipleri birinci sırada 15 tercihinden birinci sırada tercih eden öğrenci sayımız 93 bin 979. Birinci sırada tercih edenlerden yerleştirebildiklerimiz ise 54 bin. Yani burada da 40 bin öğrenci, birinci sırada imam hatip okulunu tercih ettiği halde yerleştirilememiş. Şimdi kardeşim, o zaman gitmek istemeyenin yerine onları yerleştirin diyeceksiniz. Fakat gitmek istemeyenin okulu ayrı, gitmek isteyenin tercih ettiği okul ayrı. Dolayısıyla puanına göre çocuk, Kadıköy İmam Hatip Lisesi’ni çok istiyor ama orada çok talep var oraya giremiyor. Buna mukabil Çemişkezek’teki imam hatip lisesinde çok talep olmayabilir ve orada isteyen girmiştir ya da boş kontenjan kalmıştır ve sistemde, oradaki öğrencilerden o okula yerleştirme yapmış. İmam Hatip Okulu’nda eğitim görmek istemeyen öğrencilerimizde, ya da hangi okul türüne girmiş olursa olsun, bu süreçte istedikleri okula geçebilecek. Nakil olabilecek, yeter ki gitmek istediği okulda, bir kontenjan olsun. Eğer yoksa da ikinci dereceden tercih edeceği bir okul türünde boş kontenjan vardır, oraya geçer” şeklinde konuştu.

“ÖĞRETMEN ATAMA KILAVUZUNU MECLİS GÖRÜŞMESİNDEN ÖNCE YAYINLAYACAĞIZ”
62. Hükümet’in kurulduğunu ve Hükümet programının okunduğunu hatırlatan Avcı, “Anayasa gereği veya iç tüzük gereği belli süreler geçmeden görüşmeye başlanamıyor. Görüşmeler tamamlanacak, güven oylaması yapılacak. Güven oylaması tamamlandıktan sonra kamuoyunda Torba Kanun olarak bilinen, içinde bizimde öğretmen atamalarına ilişkin maddemiz olan kanun görüşülecek. Görüşmeler, güven oylamasından hemen sonra inşallah yapılacak, Meclis’in çalışma temposuna bağlı olarak. Biz bütün hazırlıklarımızı yaptık, yasa Resmi Gazete’de yayınlanır yayınlanmaz atama sistemini çalıştırmaya başlayacağız. Konuyla ilgili kılavuzumuzu da hazırladık ve kılavuzu ilgili yasanın Meclis’te kabul edilmesi halinde uygulanacak olan atama kılavuzu budur diye yayınlayacağız. Kontenjanları da yayınlayacağız. Yani Türkiye genelinde hangi branştan ne kadar öğretmen alacağız, branşlara göre dağılımlarını yayınlayacağız. Önceden yayınlayacağız ki kendisinin bu şartlar altında atanamayacağını gören bazı öğretmen adaylarımız başka işlerine devam edebilirler, zaten bir yerde çalışıyordur oraya devam edebilir. Onların önlerini görebilmeleri için biz önceden bunları bir an önce açıklayacağız” ifadelerini kullandı.

“KURMANCİ VE ZAZAKİ ÖĞRETMENLERİ İÇİN DE NORM KADRO OLUŞTURUYORUZ”
Kurmanci ve Zazaki öğretmenleri içinde norm kadro oluşturduklarını açıklayan Avcı, “Bu yönde açıklamalar yapmamıza rağmen Mardin’de hala bu konuda açlık grevi yapan öğrenciler varmış. Onlara bir kere daha söylüyorum yani boşu boşuna aç kalmaya gerek yok. Biz zaten bunu 1 sene öncesinden söyledik. Öncelikle bu sene kaç öğrencinin hangi seçmeli dersi seçtiğine bakalım. Çünkü bütün seçmeli derslerde bir sınıf oluşturmak için öğrenci sayısı en az 12 idi, 10’a indirdik. Şimdi okullar açılmadan, hangi okulda kaç kişi bu dersi seçecek bilemiyoruz. Bilmeden de oraya bir norm kadro oluşturamıyoruz. Ama geçen seneki verilere bakarak, belli okullarda bu norm kadroları oluşturduk. O norm kadrolara atamalar yapacağız. Ayrıca seçmeli dersler arasında Kafkas dilleri, Lazca, Çerkezce, Boşnakça var ve hepsini çekmek mümkün. Yani diyelim ki Bayrampaşa’da epey Boşnak göçmenimiz var. Bosna’dan gelen göçmenler var. 10 kişi biz Boşnakçayı seçmeli ders olarak seçiyoruz derlerse, onlara bir Boşnakça dersi sınıfı oluşturuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“YENİ TÜRKİYE’DE BUGÜNKÜ YÖK DÜZENİ GİBİ BİR DÜZEN ARTIK İŞLEMİYOR”
Yükseköğrenimde her halükarda bir koordinasyona ihtiyaç olduğunu anlatan Avcı, “Bütün üniversitelere tek tip elbise dayatan bugünkü YÖK düzeni gibi bir düzen artık işlemiyor tıkandı bunu herkes kabul ediyor. Bunu bütün üniversiteler kabul ediyor, ilgili kamuoyu kabul ediyor, YÖK’ün kendisi kabul ediyor. Bu değişim için bizim yaptığımız hazırlıklar var. Farklı farklı üniversitelerin hazırladıkları yeni yükseköğrenim düzenine ilişkin tasarılar var. Bunların bazıları anayasa değişikliği gerektiriyor, yani YÖK anayasal bir kurum olduğu için onda yapacağınız her değişiklik, her değişiklik değilse bile temel değişiklikler anayasa değişikliği gerektiriyor. Meclis’te ilerleyen süreçte, YÖK’ü yeniden düzenleyeceğiz inşallah” diye konuştu.

“ÖZEL OKUL TEŞVİKİ ARASINDA DÖNÜŞÜMÜ GERÇEKLEŞEN TEMEL LİSELERİMİZ DE VAR”
Bu yıl 250 bin öğrenciye, okul öncesinde, ilkokulda, ortaokulda, lisede ve temel lisede destek verileceğini hatırlatan Avcı, “Okul öncesinde 50 bin öğrenciye, yıllık 2 bin 500 lira destek vereceğiz dedik. Buraya 24 bin 342 öğrenci destek için müracaat etti. Küsuratları söylemeden net rakamlar söylüyorum. Okul öncesinde, kendilerini alacaklar uygun okulları seçtikleri takdirde bunları aldılar ve alıyorlar. İlkokulda 3 bin lira destek veriyoruz, 50 bin öğrenciye. Kontenjanımız vardı ve buraya 54 bin 220 öğrenci müracaat etti. Yani 50 bini aldı. Ortaokulda ise 3 bin 500 lira destek veriyoruz ve 75 bin öğrenci kontenjanımız vardı. Ortaöğretimde yani liselerde 3 bin 500 lira veriyoruz, temel lisede ise 3 bin lira veriyoruz. Temel liseler, dershaneden dönüşmüş olan yeni kurumlarımız” dedi.

Sosyal belediyecilik alanındaki projeleriyle adından övgüyle söz ettiren Yıldırım Belediyesi YIL-MEK kursları ile binlerce vatandaşı meslek hayatına kazandıracak. Ücretsiz olarak düzenlenecek kurslara başvurular 1-30 Eylül 2014 tarihleri arasında yapılacak. Kurslara katılmak isteyenler www.yildirim.bel.tr adresinden de kayıt yaptırabilecek.

Alanında uzman öğretmenlerin vereceği kurslar, Barış Manço Kültür Merkezi, Molla Yegan Kültür Merkezi, Arabayatağı Mh. Konağı, Güllük Hanımlar Lokali, Ertuğrulgazi Mh. Konağı, 75.Yıl Mh. Konağı, Şirinevler Mh. Konağı, Kimsesizler Konağı, Karapınar Mh. Konağı, Millet Mh. Konağı, Zümrütevler Mh. Konağı, Demetevler Mh. Konağı, M.Akif Mah. Konağı, Vakıh Mah. Konağı, Şükraniye Mah. Konağı hizmet binalarında gerçekleştirilecek.

Yıldırımlı vatandaşları, meslek sahibi yapmak ve çağın gerektirdiği bilgiyle donatmayı amaçlayan YIL-MEK kursları bu yıl 47 branşta yapılacak. YIL-MEK’e katılan kursiyerlere yılsonunda da MEB onaylı sertifika verilecek. Ayrıca kursiyerler kurs sonunda kendi ürünlerini sergileme imkânı bulabilecek.

Bu yıl verilecek kurslar ise şöyle:
Bağlama, Keman, Gitar, Ney, Piyano, Bilgisayar İşletmenliği, Web tasarım, Diksiyon, Ebru, Tezhip, Hat, El Nakışı, El Sanatları, Makine nakışı, İğne Oyası, Giyim, Ütücülük (Giyim), Hasta Ve Yaşlı Refakatçısı, Konfeksiyon Mak. Düz Dikiş, Overlok, Reçme, Kuaför, Cilt bakımı, Resim, Satranç, Tiyatro, Yabancı Dil(İngilizce-Almanca-Rusça), Osmanlıca, Çinicilik, Türk Halk Müziği(Korist Ve Solist), Yönetici Asistanlığı, Yönetici Asistanlığı, Kağıt Rölyef, Tasarım (Nakış, kalıp), Hasta Kayıt Kabul, Autocad, Grafik ve Animasyon, Seramik, Filografi, Evde Çocuk Bakımı, Aşçı Yardımcılığı (Pasta Ve Yemek Yapımı, Türk Mutfağı),Özürlü Bakımı, Bilgisayarlı Desen Tasarımı, Kalite Kontrol(Tekstil Giyim), Ts En Iso9001:2008-Kalite Yönetim Sistemi Eğitimleri, Halkla İlişkiler Ve Organizasyon (Masa, Sandalye Süslemesi)

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ BAŞVURULARI
Yıldırım Belediyesi Mahalle Konaklarında 5-6 yaş arası çocuklarına yönelik olan Okul Öncesi Eğitimi başvuruları da 1-30 Eylül 2014 tarihleri arasında yapılacak. Yıldırım Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa gerçekleştirdiği okul öncesi eğitim ücretsiz olarak verilecek.

Başvuru sırasında istenilecek belgeler ise şöyle: Çocuğun kimlik fotokopisi, aşı karşı fotokopisi, 4 adet vesikalık fotoğraf, velinin kimlik bilgileri.

Başvurular Barış Manço Kültür Merkezi YIL-MEK’ten yapılacak.

Okul Öncesi Eğitimi ve YIL-MEK Kurslarıyla ilgili bilgi almak isteyenler 368 68 93/ 366 08 71 nolu telefonla YIL-MEK görevlilerine ulaşabilirler.

EDEBALİ: BÜTÜN YILDIRIM SAKİNLERİNİ KURSLARIMIZA BEKLİYORUZ
Bütün Yıldırım sakinleri kurslara beklediklerini belirten Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, “Bu kurslarla vatandaşlarımız, güzel sanatların bütün dallarıyla buluşmanın yanı sıra, büyük medeniyetimizin ürünü ebru, tezhip, hat gibi geleneksel sanatlarımızı da daha yakından tanıma fırsatı bulacaktır. Ayrıca Bursa gibi Türkiye ekonomisine büyük katkısı olan bir sanayi şehrinde meslek sahibi olmak bir hayli önem teşkil etmektedir. Bu sebeple YIL-MEK kurslarımızda hemşehrilerimizin çağın ihtiyacı olan bilgilerle donanması ve mesleki açıdan niteliklerinin artırılması gereğini de göz önünde bulundurduk. Her yaştan, meslek edinmek isteyen vatandaşlarımıza kapılarımız ardına kadar açık” açıklamasında bulundu.

Kastamonu Üniversitesi’ndeki yönetim değişikliği, üniversitede örülen yolsuzluk yumağını deşifre etti. Rektör Seyit Aydın’ın görevlendirmesiyle işe başlayan Genel Sekreter Muhiddin Sağlam, öldürüldüğü güne dek, bazı memur ve şeflerin maaşlarıyla orantısız şekilde zenginleştiğini belirleyip skandalı ortaya çıkardı.

Kastamonu Üniversitesi’nde 2011 yılında rektörlük görevine gelen Prof. Dr. Seyit Aydın, eski yönetimin icraatını mercek altına alınca, bir dizi yolsuzluk günyüzüne çıktı. Prof. Aydın ve daha sonra bir cinayete kurban giden Genel Sekreter Muhiddin Sağlam’ın üniversitede göreve başlamasından sonra başlattıkları incelemede çok çarpıcı sonuçlara ulaşıldı. Bazı görevli, memur ve şeflerin kaynağı belirsiz gelirleri masaya yatırıldı. İhalelerdeki farklar sorgulandı. Üniversite çalışanlarının aldıkları maaşların kat kat üzerindeki mal varlıkları ortaya çıkarıldı.

MİLYONER MEMURLAR

Sağlam’ın incelemeleri ve idari süreçle başlayan araştırma sonucunda Yapı İşleri ve Teknik Daire eski Başkanı E.Ç’nin yarım milyon liraya varan malvarlığı dikkat çekti. E.Ç’nin daire başkanı olduğu dönemde aldığı 1844 lira maaş ile malvarlığında bildirmediği 2012 model lüks aracı 334 bin liraya nasıl aldığı bilinmiyor. E.Ç’nin raporlarda Konutkent İnşaat Limited Şirketi’ne yüzde 33 oranında ortak olduğu, ancak bu ortaklığı da bildirmediği anlaşıldı. Özser Yapı Limited Şirketi’ne de yüzde 33 oranında ortak olan E.Ç, bu ortaklığa 2008 yılında girdi. E.Ç, bu zaman zarfında 1844 liradan daha az maaş alıyordu. Hızla zenginleşen E.Ç., 2012 yılında beş adet gayrimenkul birden aldı ve bunları da mal beyanlarında gizledi. Bu gayrimenkullerin değeri raporlarda 240 bin lira olarak geçiyor.

ESKİ GENEL SEKRETER

Prof. Seyit Aydın ve Muhiddin Sağlam’ın başlattığı yolsuzlukla mücadele sürecinde yapılan incelemelerde eski genel sekreter M.G. de dikkat çeken isimlerden biri. M.G. hakkındaki ilk şüpheler 2010 yılında aldığı lüks araç ile başladı. Aracı kredi ile aldığını savunan M.G.’nin böyle bir kredi borcu olmadığı yapılan araştırmalarda ortaya çıktı. Yapılan araştırmalarda M.G.’nin genel sekreterliği sırasında yapılan ihaleler de incelendi. İhalelerde genel olarak yüzde 20′lik bir fark gözetilmesi nedeniyle M.G.’nin hesapları masaya yatırıldı.

PARAVAN HESAPLAR

M.G.’nin hesaplarındaki para trafiği, araştırmalar sonucu açığa kavuştu. İncelemede M.G.’nin ihalelerdeki farktan oluşan paraları farklı hesaplara böldüğü anlaşıldı. Z.C., N.Y. ve F.M. isimlerine açılan hesaplara düzenli para transferi yapılarak M.G’nin maaşının çok üstünde bir gelire sahip olduğu anlaşıldı. Araştırma, ilginç bilgileri de gözler önüne serdi. Buna göre M.G, üniversite bilgisayarları aracılığıyla mesai saatlerinde ücretli bahis sitelerine girdi. İki yıl içinde üniversite bilgisayarından 8500 kere bahis oynadı. M.G, bahis aracılığı ile kazandığı paraları da beyan etmedi. M.G. ve E.Ç’nin, aldıkları maaşlarla orantısız gayrimenkul ve banka hesabı varlıklarının yanısıra yurtdışına çıkışları da dikkat çekti. E.Ç., üç yıl içinde 56, M.G. ise 35 kez yurtdışına çıkmış. Bu zaman zarfında aldıkları maaşlar ile kıyaslanan bu harcamalar arasındaki kaynaklar ikili tarafından açıklanamıyor.

HERKES ZENGİN!

Üniversitedeki yolsuzluk çarkında dikkat çeken birçok isimden biri de N.B. oldu. Bir önceki dönem rektörünün şoförü olan N.B.’nin 990 lira maaş ile hem araba hem motor hem de iki evi nasıl satın alabildiği merak konusu. Diğer bir örnek ise üniversitede şoför olarak işe başlayan ve daire başkanlığına kadar yükselen M.Ş.. Sağlık ve Kültür Dairesi eski Başkanı M.Ş.’nin eşinin de Personel Daire Başkanı olduğu öğrenildi. Ş. ailesinin, sahip olduğu üç arabayı ve Ankara’daki gayrımenkulleri resmi olarak neden beyan etmedikleri de merak konusu.

MAHKEME TEMİZLEDİ

Kastamonu’da yolsuzlukların diğer ucunda adı geçen firma ise Nursu Temizlik. M.G. ve E.Ç. döneminde pek çok ihale alan şirket açıklama yapmaktan kaçınıyor. Firma sahiplerinden Kısmet Keşçioğlu’nun 2009 yılında ihaleye fesat karıştırmaktan başlatılan soruşturmada tutuklanması ve 2013 Şubat’ında 28 yıl 14 hapis cezası alması ise soru işaretlerini daha da artırdı. Üniversitedeki incelemeler, Muhiddin Sağlam’ın 2012 Aralık ayında öldürülmesinden sonra da devam etti. Adı geçen kişiler görevlerinden alındı. Ancak idari yargı, görevden alınan kişiler için ‘üstünün kararını uyguladı’ derken, üst kademe yöneticiler için de ‘alt kademenin hatası’ diyerek yolsuzlukları temize çekti.

Cinayete kurban gitti

Kastamonu Üniversitesi’nde Rektör Seyit Aydın döneminin başlaması ile Genel Sekreter olarak göreve başlayan Muhiddin Sağlam, yolsuzlukların önüne geçmek için çalışıyordu. Bu çalışmalar sırasında geriye dönük kontrollerde rastlanılan usûlsüzlükler nedeniyle inceleme başlattı. İnceleme sonucunda birçok memur, şef ve daire başkanının kaynakları belirsiz gelirlere sahip olduğu ortaya çıktı. Sağlam, idari soruşturmalar ile yolsuzluğa bulaşanları görevden aldı. Sağlam, daha sonra 27 Aralık 2012′de evinin önünde öldürüldü.

Kaynak: Yeni Şafak

2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için kırtasiye ürünleri ve okul kıyafetleri alışverişlerinin yoğun olarak yapıldığı Ağustos ayında 10 ilde, Eylül ayında ise 20 ilde denetim yapmayı planladıklarını belirten Yazıcı, denetimlerde çantalar, boya malzemeleri, silgiler, kalemler, su mataraları gibi kırtasiye ürünleri ile öğrencilere yönelik her türlü okul kıyafeti ve ayakkabıları inceleneceğini açıkladı.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, şunları aktardı:

“Denetimlere başlanmadan önce yapılan risk analizleri sonucunda, özellikle güvensiz ürün satılması muhtemel satış noktaları ve güvensizlik riski taşıyan ürünler tespit edilmiştir.Bu denetimler esnasında konusunda uzman Bakanlığımız denetmenleri, velilerimiz ve öğrencilerimizin alışveriş yaptıkları satış noktalarında ve toptancılarda denetimlerini gerçekleştireceklerdir. Bu anlamda çocuklarımızın güvenliğini ve sağlığını, ekonominin merkezine koymuş bulunmaktayız.”Denetim sürecinde güvensiz olduğundan şüphe duyulan ürünlerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda test ettirileceğini vurgulayan Bakan Yazıcı şöyle devam etti:

“Test raporları sonucu güvensiz bulunan ürünlerin piyasadan toplanması sağlanacak ve gerekli tüm önlemler alınacaktır. Bu doğrultuda Bakanlığımızca güvensiz bulunan ürünlerin basın organlarında duyuruları yaptırılacak ve bu bilgilere Bakanlığımız internet sitesinde yer verilerek kamuoyu ile paylaşılacaktır.

İlk olarak Eylül 2011 tarihinde gerçekleştirilen bu denetimlerde tespit edilen güvensiz ürün sayısı yıllar itibariyle azalmaktadır. 2011 yılında kırtasiye ürünlerindeki aykırılık oranı yüzde 53 iken, 2012 yılında yüzde 24′e, 2013 yılında yüzde 18′e düşmüştür. Tüm ürünlerdeki güvensizlik ise 2011 yılında yüzde 38,64 iken 2012 yılında yüzde 8,73′e, 2013 yılında ise yüzde 5′lere kadar gerilemiştir. Güvensiz ürün sayısının ciddi olarak azalmasında kararlı bir şekilde konunun takipçisi olmamız, ara vermeksizin denetimlerimizi sürdürmemiz ve sektör temsilcileri ile geliştirdiğimiz olumlu diyalogun rolü büyüktür. Bakanlık olarak piyasa gözetimi ve denetimini sadece firmaları cezalandırmak olarak görmemekte, bu yolla sektör temsilcilerini de bilgilendirmeyi ve farkındalık yaratmayı hedeflemekteyiz. Bu bağlamda, Bakanlığımız tarafından sürekli olarak dile getirilen ‘güvensiz ürüne karşı sıfır tolerans’ prensibi ve ‘bilinçli tüketici, basiretli tacir’ anlayışı çerçevesinde tüketicileri korumak ve sektör temsilcileriyle işbirliği yapmak önem verdiğimiz iki kavramdır.”

Milli Eğitim Bakanlığı’nda yer alan 40 bin okul yöneticisinden 7 bini 75 puan altında aldığı için görev yeri değiştiriliyor.

örev yeri değiştirilen yöneticiler bulundukları okulda yöneticilik yapamayacak, ancak başka bir okul müdürlüğü ya da müdür yardımcılığı için başvuruda bulunabilecek. Bu yönetciler, yerlerine başka bir yönetici atanana kadar görevlerini sürdürecek.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Milli Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” geçtiğimiz Mart ayında Meclis’ten geçerek Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, 4 yılını doldurmuş olan müdürlerin yerlerinin değiştirilmesi kararı çıkmıştı.

Bunun sonucunda 4 yıl görev süresi dolan 16 bin yönetici veli, kıdemli öğretmen ve ilçe milli eğitim müdürlerinin de yer aldığı komisyonun değerlendirmesi sonucunda puana göre görevini sürdürmesi ya da ayrılması konusunda karar verildi. 4 yılı dolduran 16 bin yöneticiden 7 bininin okul komisyonları görevde kalmamasına karar verdi. 75 puan altında alan bu yöneticiler yerlerine yeni biri atanıncaya kadar görevlerini sürdürecekler.

Pazartesi günü başlayacak tercih süresinde öğrenciler ve veliler için Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) hakkında merak edilenler…

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sonuçlarını bugün açıklanıyor. Öğrenci ve veliler, 25 Ağustos pazartesi günü başlayacak “nakil süreci’’nde hata yapmaktan, açıkta kalmaktan, en çok da istemedikleri halde imam hatip ya da meslek lisesine yerleştirilmekten korkuyor.

Figen Atalay’ın Cumhuriyet’teki haberine göre, Uğur Hazırlık Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil, nakil süreciyle ilgili velilerin aklına takılan soruları yanıtladı:

1-Nakil dönemi ne zaman başlıyor?

25-28 Ağustos 2014 tarihleri arasında saat 17’ye kadar nakil başvuruları alınacak. 29 Ağustos günü saat 19’da nakil yerleştirme işlemleri tamamlanacak. Bundan sonraki süreçte ise nakiller, Eylül ayı sonuna kadar haftalık dönemler halinde devam edecek.

2-Nakil işlemleri nasıl yapılacak?

2014-2015 öğretim yılında hazırlık veya 9’uncu sınıfa kesin kaydı yapılmış olan öğrencilerin, açık kontenjan bulunan başka bir okula nakil talebinde bulunmaları halinde yerleştirme sonrası okullarda oluşan taban puana bakılmaksızın başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak yerleştirme işlemleri gerçekleştirilecek. Yerleştirmeye yönelik nakil talepleri, öğrenci velisi tarafından öğrencinin kesin kaydının olduğu okul müdürlüklerine yapılacak.

3-Nakiller nerden duyurulacak?

Nakil talebi gerçekleşenler ve boş kalan kontenjanlar e-okul sistemi üzerinden görülebilecek. Sonuçlar yine buradan takip edilecek.

4-Özel okula kayıt yaptırmak istiyorum ama MEB tarafından bir okula yerleştirildim. Ne yapabilirim?

Yerleştirme sonucuna göre kaydınızın yapıldığı okul müdürlüğüne, kayıt yaptırmak istediğiniz özel okula geçmek istediğinize dair dilekçe vermelisiniz. Bu dilekçeyle birlikte okul müdürlüğü tarafından internet üzerinden kaydınızı okumak istediğiniz özel okula gönderecektir.

5-Nakil için puan önemli mi?

Puan başvuru sırasında önemli değil fakat başvuru yaptığınız okul kontenjan açığına göre puan üstünlüğüne göre öğrenci alacak. Örneğin okulun 15 kişilik kontenjanı var ise ve 25 kişi nakil başvurusu yaptı ise puanı en yüksek olan 15 kişi bu okula yerleşecek. Bu işlem Eylül ayı sonuna kadar devam edecek. Ekim ayı itibariyle ise nakiller sonrası oluşan taban puanlara göre okullar nakil başvurularını kabul edecek.

6-Başvuru önceliği önemli mi?

Önemli değil. Nakil başvuruları belli bir süre içinde alınacak. Okullara başvuran öğrenciler arasında belirlenen zaman içinde başvuran öğrenciler arasında puan üstünlüğü söz konusu. Puanı daha düşük bir öğrenci daha önce o okula başvurduğu için üstünlük elde etmez. Son gün de başvursa puanı yüksek olanın şansı daha fazla.

7-Yüksek puanlı bir okula yerleşebilir miyim?

Eğer başvurduğunuz okuldaki kontenjan açığı için başvuran öğrenciler içinde sizin puanınız yüksek ise siz yüksek puanla öğrenci almış bu okula yerleşebilirsiniz. Örneğin başvurmak istediğiniz okula son yerleşen öğrenci puanı ile sizin puanınız arasında 100 puan farklılık olduğunu ve bu okulun 20 kişilik kontenjan boşluğu olduğunu varsayalım. Eğer siz bu 20 kişilik kontenjana başvuru yapıp puana göre de 20 kişilik boşluğun içinde yer alıyorsanız o okula yerleşirsiniz. Geçmişte “ben bu okula yerleşemem zaten” diye tercih yapmayan öğrencilerin yerine daha düşük puanlı öğrencilerin tercih yapıp yerleştiği durumlar olmuştur.

8-Kaç okula başvuru yapabilirim?

Nakil süreci, Eylül sonuna kadar haftalık dönemler halinde devam edecek. Her dönemde bir okula başvuru yapabilirsiniz.

9-Nakil dönemi ne zaman bitiyor?

Nakil süreci lise eğitimi bitimine kadar devam ediyor ama yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri lise dönemindeki nakillere göre farklı. Eylül ayı sonuna kadar devam edecek olan bu süreçte Ekim ayından sonraki nakil sürecinden farklı olarak nakil başvurusunda puan kriteri aranmayacak. Ekim ayında okulların taban puanları o okula yerleşen son öğrenciye göre belirlenecek. Ekim ayı itibariyle yapılacak nakillerde Eylül ayı sonuna kadar yapılan nakiller sonucu oluşan taban puan esas alınacak. Ekim ayından sonra taban puanı, puanınıza eşit ya da puanınızın altında olan okullara MEB’in belirlediği tarihlerde nakil başvurusu yapabilirsiniz.

10-Okulda tanıdık olması gerekli mi?

Nakil başvurusunda bulunmak istediğiniz okula, kesin kayıt yaptırdığınız okuldan başvuru yapacaksınız. Başvurular ise internet aracılığıyla olacak. Dolayısıyla okullarda tanıdığınızın olması, nakil sürecinizi etkilemeyecek. Nakillerde tek kriter puan üstünlüğü.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, 2 gayrimüslim öğrencinin imam hatip lisesine yerleştirilmesini değerlendirdi.

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılan lise yerleştirmeleri önceki gün açıklandı. İki hıristiyan inancını taşıyan öğrencinin imam hatip lisesine kaydedilmesi ise tepkilere neden oldu. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız da katıldığı NTV canlı yayınında konuya açıklık getirdi.

Yıldız, Hristiyan öğrencilerin okul tercihinde bulunmadıkları için, sistem tarafından evlerine en yakın okul olan imam hatip lisesine otomatik olarak yerleştirildiğini söyledi.

Yıldız’ın konuyla ilgili yaptığı değerlendirme şu şekilde:

“Gayrimüslim ya da Müslüman, burada temel olan çocuklarımızın tercihleri dışında herhangi bir okula yerleştirilip yerleştirilmemesi.

Bu konu, sabah basında gündeme gelince, bakanımız bu konuda gerçekten hasas, özellikle azınlık vatandaşlarımızla ilgili böyle bir haber olunca, telefonda bize talimatları oldu ve velilerden her ikisiyle de görüştüm.

Burada sistemin genel işleyişiyle ilgili birkaç şey söylemeliyiz ki sorunun kaynağı ortaya çıksın. TEOG yeni bir sınav sistemi. Yapılışı itibarıyla yepyeni bir sonuç ortaya çıkarıyor. Şu ana kadar genel anlamda kadar hiçbir sorun yaşamadık. Esas olan çocuklarımızın yerleştirilmeleriydi.

Buradaki temel nokta sistemin işleyişinde; çocuklarımızın tercihleri sırasında bir A grubu okul tercihleri vardı, burada 15 okul tercih edecekler ve sistem puan üzerinden işleyeceği için çocukların gönüllerinde yıllardır hayalinde kurdukları okulları isteyebilirler.

Ancak burada puan sıralaması işleyeceği için istedikleri yere giremeyebilirler. Dolayısıyla sistem ikinci grupta, B grupta yani okul tercihi değil de okul türüne göre yerleştirme yapıyor. Aynı zamanda paralel bir şekilde, adrese dayalı kayıt sistemi esas olduğu için bulunduğunuz bir ilçede yerleştirme yapılıyor.

Burada temel sorun öğrencilerimizin bir şekilde tercih yapmaması. Yaptığımız görüşmelerde veliler bizi çok anlayışla karşıladılar, teşekkürlerini ilettiler. Birinci grupta azınlık cemaatlerimizden olan çocuğumuz herhangi bir tercihte bulunmamış. Veli diyor ki, “Ben çocuğumu azınlık okullarından birisine göndereceğim için hiçbir tercih yapmadım.”

Dolayısıyla sistemin işleyişinde birinci gruba yerleşemediği için ikinci gruba yerleştirme yapıldı. Eğer vatandaşımız bir hassasiyet gösterip, imam hatipin tercih edilmemesi için diğer 3 okul türünü belirtmiş olsaydı; sistem adrese bakıyor, adresin en yakınındaki okulu buluyor. Burada temel tercih çocuğun tercihi esas olduğu için, imam hatip lisesini tercih etmediğinde en yakın okul imam hatip olsa bile onu atlıyor.

Burada çocuklarımızın tercihi üzerinden işleyen bir sistem var. Böyle bir fiili durum ortaya çıktı, keşke tercih yapılmış olsaydı ama yapılmamış… Önceki yılların aksine çocuklarımızın kayıtları açıklandı ve kayıtları yapıldı.

İmam hatip lisesine yerleştirilmiş olan bu öğrencilerimiz, hangi özel okulu istiyorlarsa ona kayıtları yapılacak. İstemedikleri okulda okumaları gibi bir durum söz konusu değil. Sistem kayıt değişikliğine izin veriyor.”

‘YERLEŞTİRME SORUNSUZ ŞEKİLDE YAPILDI’
Yıldız, bazı öğrencilerin kayıtlı adreslerinden uzak okullara yerleştirilmesini de değerlendirdi. Konuyla ilgili İstanbul’da basına yansıyan iki örnek olduğunu belirten Yıldız, şunları söyledi:

“Biz aileleri dinledik. Şimdi bilgilerini topluyoruz. 1 milyon 291 bin müracaat vardı. Sistem 1 milyon 57 bin öğrencimizi sorunsuz bir şekilde kendi tercihlerine yerleştirdi. 135 bine yakın öğrencimizi de tercih yapmadıkları için bir şekilde, TEOG sonuçlarına göre, özel okula gidecek olsa bile, kamu okullarına gidecekmiş gibi yerleştirmeleri yapıldı.

Sistemde bir sorun görünmüyor. Hata adres bilgilerinin doğru girilip girilmediğiyle ilgili olabiliyor. Hatalar düzeltilecek. Velilerimizin şuna dikkat etmeleri gerekiyor. Veliler tercih yaparken geçen seneki yerleştirmeyi esas alarak yapıyor. Aslında geçerli olan bu yılki yüzdelik dilimdir. Nakil sürecinde her şey mümkün. Nakil sürecinde her hafta bir okula başvuru yapılabilecek. Merkezi değerlendirme devam ettiğinden müracaatlar yerleştikleri okul üzerinden yapılacak.

Bu seneki uygulamanın bir öncekinden bazı farkları var. Bir önceki dönemde öğrencinin puanı okulun taban puanından düşükse tercih yapılamıyordu. Yeni dönemde buna izin verdik. Kontenjanın gizlenmesi kaygıları yersiz. e-okul sisteminde her şey şeffaf. Bence her öğrenci bir üst tercihini dener.”

0 815

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Amerikan Southern University and A & M College ile anlaşma imzaladı. Öğrenci ve öğretim üyesi değişimini kapsayan anlaşma, BTÜ’lü öğrencilere de Amerika’da eğitim fırsatı sağlıyor.

İki üniversite arasında akademik ve kültürel işbirliklerini de içeren anlaşmaya göre BTÜ Doğa Bilimleri Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi bünyesinde önümüzdeki yıl içerisinde açılacak olan İngilizce Makine Mühendisliği Bölümü öğrencileri lisans diplomalarını her iki üniversiteden alabilecekler.

Anlaşmaya göre önümüzdeki yıl açılacak olan DBMMF İngilizce Makine Mühendisliği Bölümü öğrencileri hazırlık sınıfı hariç, ilk iki sınıfını BTÜ’de tamamladıktan sonra son iki sınıfı Amerikan Southern University and A & M College’in Loiusiana Eyaletinde bulunan kampüsünde tamamlayabilecekler. Bu bölümün öğrencileri akademik eğitimlerinin sonunda her iki üniversiteden diploma sahibi olacaklar.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et