Anasayfa EĞİTİM AKTÜEL

Millî Eğitim Bakanlığınca, çocukların elleriyle yaparak, yaşayarak ve deneyimleyerek öğrenmelerine dayanan ve bu ay sonu itibarıyla pilot uygulamasına başlanacak Tasarım Beceri Atölyeleri´nde (TBA) görev alacak öğretmenlere yönelik eğitimler düzenlendi.

İlkokul ve ortaokullarda “sanat”, “bilim”, “kültür”, “spor” ve “yaşam” ana başlıklarında yürütülecek atölyelerin pilot uygulaması, bu ay sonu itibarıyla Türkiye genelindeki 30 okulda başlatılacak. Millî Eğitim Bakanlığınca, Tasarım Beceri Atölyeleri ile ilgili pratiklerin de geliştirileceği pilot uygulamalar öncesinde Başkent Öğretmenevi´nde öğretmen eğitimleri düzenlendi. Programa, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Belgesel Yapımcısı Serdar Kılıç ile TBA´ların pilot uygulamalarının yapılacağı okullarda görev yapan öğretmenler katıldı.

Bakan Selçuk, programın açılışında öğretmenlere seslendi. Tasarım Beceri Atölyeleri’nin eğitim sistemindeki anlayış değişikliği açısından son derece önemli olduğuna dikkati çeken Selçuk, çocukların, sınavlardan dolayı uzun zaman odalarda kapalı kaldığını, dışarı çıkmadan soru çözdüğünü, çıktıklarında da çok uzun yıllar geçtiğini ve yakın çevrelerine, dünyadaki güncel gelişmelere yabancılaştığını bildirdi. Öğrencilerin eğitim sürecinde düşünce, duygu ve eylem üçlemesini bütünsel yaşaması gerektiğine dikkati çeken Bakan Selçuk, “TBA´lar sayesinde teori ve pratiği bir araya getirerek çocuğun elini daha fazla kullanacağı bir eğitim metodolojisini hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

Bu okullarda öğretmenlerin göstereceği hassasiyetin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Selçuk, şöyle devam etti: “Bu meseleye şahsen gönlünüzü verirseniz çok mutlu olurum. Bu dönem boyunca mentorlarımız, akademisyenler ve diğer personelle her türlü desteği sağlayacağız. Ama sizlerden istirhamım, bu işe sahip çıkın. Bu iş sizlerin omuzlarında yükselecek. Ancak sizin gayretinizle başarabiliriz. Bu konuyu bir ülkenin eğitim sistemindeki dönüşümün temellerindeki tuğlalar olarak düşünün. Böyle düşünürseniz bu hizmetinizin 10, 20, 30 yıl sonra ülkenin geleceği için iyi bir temel olduğunu hissedeceksiniz.”

Dünyaya yön veren ülkelerin, çocukların 5-6 sene sonra neyi beğeneceğini, giyeceğini şimdiden belirleyip onların satış pazarlamasını hazırladığını belirten Selçuk, nesillerin kendi kendine dönüşmesine müsaade edilmediğini, hepsinin biçimlendirildiğini ifade etti. Türkiye´nin de rahat bir coğrafyada bulunmadığına işaret eden Selçuk, “Bunun için daha güçlü, daha dayanıklı olmamız lazım. Bu dayanıklılığı kendimizden başlatıp çocuklarımızla devam ettirip gelecek için bir yatırım yapma ihtiyacımız var.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye´ye dalga dalga yayılacak”
Bakan Selçuk, hazırlık programına Serdar Kılıç´ın da katılmasının temel bir nedeninin bulunduğunu belirterek, “Bu atölyeler aynı zamanda, çocuklarımıza, azim, gayret, çaba, dirayet ve zekâyı doğayla barış içinde bir araya getirmelerini sağlamak için kuruluyor.” bilgisini verdi. Zekânın önemli olduğunu ancak azim, dirayet, dayanıklılık ve çabanın hayattaki başarıda çok büyük rolü bulunduğunu kaydeden Selçuk, şöyle devam etti: “Yetenek çok önemli, ama çocuklarımızın ellerini daha çok kullanması, daha çok üretmesi, deneyim zenginliğine ve derinliğine sahip olması lazım. Bu atölyeler, çocukların mesleki deneyimlerle çok küçük yaşlarda tanışmasını sağlayarak onların daha ilkokul birinci sınıfta adeta bir mühendislik fakültesinin atölyesinde olmalarını sağlayacak. Her türlü desteğe hazırız. Bunu başarırsak inanın bu atölyeler, bütün Türkiye´ye dalga dalga yayılacak.”

“Pilot uygulamalarla şekillendireceğiz”
Bakan Selçuk, Tasarım Beceri Atölyeleri´nin pilot uygulamalarla şekilleneceğini, daha sonra büyük ölçekli uygulamalara geçileceğini bildirdi. Bakanlığın bu dönem boyunca atölyelerle ilgili çalışmaları pilot okullardaki öğretmenlerle yapılacak etkin iş birliği ve Ar-Ge çalışmalarıyla yapılandıracağına dikkati çeken Selçuk, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türk eğitim sistemindeki bu anlayış değişikliğine ve dönüşümüne hep birlikte yön vereceğiz. Çocuklarımızın nasıl yetişeceği, ne kadar donanımlı olacağı bu projedeki çabamızla doğrudan doğruya ilgili. Bu şahsi bir işim değil, memleketin evlatları için bu topraklara vebalim. Aynı vebali hissettiğinizi biliyorum, lütfen buna iyi sarılın. Buna sahip çıkarsanız, bunu normal işinizin ötesinde tabii olarak sahiplenirseniz başarabiliriz.”

“Duygu ve duyular tabiatta çok iyi çalışıyor”
Belgesel Yapımcısı Serdar Kılıç ise yıllardır tabiatta tecrübe kazandığını, tasarım ile becerinin kaynağının kapalı mekanlar değil doğanın kendisi olduğunu vurguladı. Gerçek tasarım ve becerinin doğada gelişeceğine işaret eden Kılıç, “Tasarım tabiattan örnek alınarak yapılıyor. Duygu ve duyularımız da yine tabiatta çok iyi çalışıyor. Doğduktan sonra kapalı bir yere girmeye başladığımız andan itibaren bunların hepsi köreliyor. ” ifadelerini kullandı.

Kendisi için en iyi öğrenme ortamı ve en iyi kütüphanenin gezdiği yerler olduğunu, dokunarak öğrendiği her şeyi aklında çok iyi tutabildiğini belirten Kılıç, şunları kaydetti: “Bunun tek sebebi yaşayarak öğrenmem. Bir bilim adamı çalışma yapmış, ´İnsan oturup dinleyerek öğrendiklerinin ancak yüzde 10´unu, yerinde yapılışını görerek en fazla yüzde 50´sini, yaşayarak ve yaparak yüzde 100´ünü aklında tutar´ demiş. Tasarım ve becerilerin, yeteneklerin geliştiği kırsal yaşantımız vardı, bunlar zamanla kaybolduğu için çocukların da bu yetenekleri kayboldu aslında. Okulda öğrendiklerini uygulayamaz hale geldiler.”

Yıldızları bilmeyen, çimenlere hiç dokunmamış çocukların bulunduğunu ifade eden Kılıç, “Bunları bilmezseniz ne onları koruyabilirsiniz ne de kendinizi geliştirebilirsiniz.” değerlendirmesinde bulundu. Çocukların çok hızlı olduklarını, onların sakinleştirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, bunun için öğretmenlere de çok iş düştüğünü vurguladı. Yaptığı programlarla çocuk ve tabiat arasındaki kopmuş ilişkiyi yeniden kurmaya çalıştığını kaydeden Serdar Kılıç, bunun sağlanmasında Millî Eğitim Bakanlığının modellediği Tasarım Beceri Atölyeleri’nin çocukların doğaya, eşyaya bakışında önemli katkıları olacağını, bu anlamda öğretmenlerin ve velilerin çocuklarını atölye çalışmalarına yönlendirmeleri için desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren ve yılda 3.000’den fazla kişiyi meslek sahibi yapan BUTGEM (Bursa Teknoloji ve Tasarım Geliştirme Merkezi), iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik üst düzey profesyonel eğitimler hazırladı.

Bursa iş dünyasının ihracatının ve rekabetçiliğinin artırılması noktasında model projelere imza atan BTSO, mesleki eğitime yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Mesleki yeterlilikte marka olan MESYEB’den hizmet sektörünün nitelikli istihdamına katkı sağlayan BTSO Mutfak Akademi’ye kadar birçok projeye imza atan BTSO, BUTGEM bünyesinde gerçekleştirdiği eğitimlerle de iş dünyasına güç katıyor. Her yıl 3 bine yakın gence meslek edindirme ve geliştirme kurslarıyla hizmet veren BUTGEM yeni bir eğitim programına start verdi.

200 KİŞİ FAYDALANACAK
BTSO liderliğinde şimdiye kadar düzenlediği 900’e yakın eğitim programıyla mesleki eğitimde önemli bir tecrübeye sahip olan BUTGEM, yeni profesyonel eğitimler için duyuruya çıktı. 10’ar kişilik sınıflar halinde kurgulanan eğitim programları için yaş sınırı yok. Üst düzey eğitimlerden 200’e yakın kursiyerin faydalanması hedefleniyor. Uzman kadrosu ve son teknoloji ile donatılmış dersliklerde yapılacak meslek geliştirme eğitimleri için başvurular, DOSAB’da yer alan BUTGEM binasında şahsen gerçekleştirilecek.

İŞTE O EĞİTİMLER
Kar amacı güdülmeden gerçekleştirilecek profesyonel eğitimlerin kategorileri de belirlendi. Tekstil sektörüne yönelik üst düzey eğitimler; ‘Tekstil Desen Tasarımı’, ‘Dokuma Kumaş Gramaj ve Maliyet Hesapları’, ‘Dokuma Kumaş Yorumlama’, ‘İplik Kriterleri ve Analizi’ eğitimlerinden oluştu. BUTGEM’de IBM Catia Program Eğitimi hafta içi ve hafta sonu şeklinde kurgulanırken; merkezde Solidworks-‘Solidcam Program’, ‘Otomasyon Sistemleri (PIC 1200)’ ‘Android İle Mobil Programlama’, ‘3B Görselleştirme ve 3 DS Max’ eğitimleri de yapılacak. Profesyonel eğitimler kapsamında ayrıca 4 ayrı dönem olarak İngilizce kursları da planlanıyor.

Ülkemizde 2018 yılında yapılan bir araştırma 15-34 yaş arasında ortalama her 3 kişiden 1’inin hayatında en az bir kez madde kullandığını gösteriyor. Yüksekliği nedeniyle düşündürücü olan bu oran, ergenlik çağındaki gençlerin madde ile temasının giderek daha da kolaylaştığı sonucunu da gözler önüne seriyor. Yalnızca madde değil, internet, oyun, alışveriş gibi davranışsal bağımlılıklarda da riskin arttığını ancak bunların tedavi edilebilir beyin hastalıkları olduğunu söyleyen Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Meral Akbıyık, özellikle madde bağımlılığının tedavisinde aile ile ergen genç arasında sağlıklı ve kesintisiz iletişimin en belirleyici etken olduğuna dikkat çekiyor.

Ergenlik dönemindeki bir gencin risklere karşı kendini koruyabilme becerisinin ilk olarak ailesi tarafından verilebileceğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Meral Akbıyık, maddeyi ve bağımlılığı yok saymamanın ve bu konular hakkında konuşabilmenin gencin madde ile temas durumunda ‘hayır’ diyebilmesine önemli katkıda bulunacağını vurguluyor. Gençler; maddeye dair yaşadıkları sorunları ailesiyle konuşabileceğini, sorun büyümeden ailesinden yardım alabileceğine dair bilgileri, açık iletişim sayesinde alabilir. O nedenle açık iletişim çok önemli. Aksi durumda yanlış kişilere yönelmesi ve daha çok zarar görmesi olası hale geliyor.

“İletişimi asla koparmayın”
Ergenlik dönemi, gelişmekte olan bireyin merak duygusunun ve kendisini tanımlama isteğinin yüksek olduğu bir dönem. Son derece üretken ve doyuma yönelik olabilecek bu yüksek ruhsal enerji, risk alma davranışı ve akran grubu etkisiyle birleştiğinde ne yazık ki ‘zarar görmekten kaçınmama’ ile sonuçlanabiliyor.

Aile ile ergen birey arasında sağlıklı bir iletişimin her zaman önemli olduğunu, ancak bir madde bağımlılığı durumunda bunun üstesinden gelinmesi için en kritik etkenin iletişim olduğunu belirten Dr. Meral Akbıyık, erişkinlerce kısıtlanmaya cevap olarak, “yasağı bozma” çabasının ergen birey için ayrı bir motivasyon yaratarak madde ile teması kolaylaştırabildiğine vurgu yapıyor. Ailelerin gencin veya çocuğun mahremiyetine saygı duymaya özen göstermesi gerektiğini belirten Akbıyık, genci zorlamak ya da kendisinden habersiz olarak idrarını tahlile götürmek gibi davranışların olumsuz sonuç verdiğini belirtiyor. “Aileler bunun yerine kaygılarını gençle açıkça paylaşıp onunla iletişim kanallarını açık tutabilmeli, en uygun çözüm için onun hayatına ve özerkliğine saygı duyarken bir yandan da destek olmaya devam etmeli” diyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Akbıyık, iletişim problemi yaşadığını hisseden aile bireylerinin bir psikolog ya da psikiyatristten yardım almasının hem sorunun ilerlemeden çözülmesini hem de tedavi sürecinikolaylaştıracağının altını çiziyor.

Bağımlılığın tedavi edilebilir bir beyin hastalığı olduğuna ve kişiye özel ihtiyaçlar değerlendirilerek planlanan tedavilerin daha başarılı sonuçlar verdiğine dikkat çeken Akbıyık hem bağımlılığa neden olan hem de bağımlılığı sürdüren duygusal faktörlerin mutlaka ele alınarak bireysel psikoterapi sürecine dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu belirtiler sizi düşündürmeli
Ergenlik dönemindeki bir gencin madde ile temas etmesinin normal hayatına yansıyan bazı belirtileri beraberinde getirdiğini söyleyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Meral Akbıyık, aileleri aşağıdaki durumların gözlenmesi durumunda çocuklarıyla uygun biçimde iletişim kurmaları ve vakit geçirmeden bir uzmanla görüşmeleri yönünde uyarıyor:
*Gencin rutin hayatında olağandışı farklılıklar ortaya çıkması
*Arkadaş çevresi değişimi
*Daha fazla yalnız kalmak istemesi
*Uyku düzeninin bozulması, okul başarısının düşmesi
*Harcadığı paranın artması ya da parasını temel ihtiyaçlarına harcamaması
*Yakınındakiler tarafından gözlemlenebilecek şekilde konuşma biçiminin bozulması
*Ruh halinde dengesizlikler olması ya da “sarhoş gibi” hallerine tanıklık edilmesi
*Odasında ya da diğer kullanım alanlarında kuru ot parçaları, tozlar veya haplar bulunması

Özel Teknoloji Fen Okulları yenilikçi eğitiminin yanı sıra, sportif başarılarla da adından söz ettirmeye devam ediyor.

Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından düzenlenen Türkiye Açık Su Yüzme Şampiyonası müsabakasında Özel Teknoloji Fen Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi Nazlı Buse Kaymak 3.000 metre yarışlarında Türkiye 1.’si olarak okuluna ve ailesine büyük bir sevinç yaşattı. Şampiyon Yüzücü, bu başarısıyla Milli Takım seçmelerine katılmaya da hak kazandı. Elde ettiği birincilik nedeniyle çok mutlu olduğunu belirten Nazlı Buse Kaymak, milli takım seçmeleri için şimdiden çalışmalara başladığını söyledi.

Teknoloji Fen Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Dağhan Yılmaz ise Türkiye Sutopu Federasyonu tarafından düzenlenen müsabakalarda Türkiye 3.’lüğü kürsüsüne çıkma başarısı gösterdi. Sutopunun en zor spor dallarından biri olduğunu belirten Dağhan Yılmaz, bu branşın ekip sporu olması nedeniyle takım arkadaşları arasında koordinasyon gücünü arttırdığına işaret ederek, kendi ve okulu adına sağladığı başarı için çok mutlu olduğunu ifade etti.

Teknoloji ve fen alanları dışında sosyal, kültürel ve sportif alanlarda da öğrencilerinin başarılı olmalarından büyük bir mutluluk duyduklarını vurgulayan Okul Müdürü Müge Düşmez, öğrencilerinin başarılarının çoğalarak artmasını dilerken, sporun çocukların sadece bedensel gelişimine değil, sosyalleşme süreçleri ve özgüvenlerinin gelişmesine de büyük katkısı olduğunun altını çizdi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından hizmet sektörüne yönelik geçen sene hayata geçirilen ‘BTSO Mutfak Akademi’, sektörün nitelikli istihdamına katkı sağlıyor. Alanında Türkiye’nin en büyük eğitim mutfağı olan merkez, profesyonel eğitim kadrosu ve modern eğitim alanlarıyla model oluyor.

BTSO tarafından hizmet sektörünün aşçılık, pastacılık, pidecilik, pizzacılık ve servis elemanı ihtiyacını karşılamak amacıyla DOSAB’da hayata geçirilen ‘BTSO Mutfak Akademi’de ikinci eğitim dönemi devam ediyor. BTSO’nun vizyonuyla hayata geçen proje ile hizmet sektörünün ihtiyacı olan nitelikli personel yetiştiriliyor. ‘Mutfak Akademi’ eğitimleri kapsamında kursiyerler, teorik ve pratik eğitimlerin yanı sıra staj dönemini de kapsayan 6 aylık bir süreçten geçiyor.

EĞİTİM BTSO’DAN HARÇLIKLAR İŞKUR’DAN
BTSO ile Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) arasında imzalanan Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İşbirliği Protokolü (MEGİP) kapsamında Mutfak Akademi eğitimlerine katılan kursiyerlerin, eğitim ücretleriyle birlikte iş kazası ve meslek hastalığı ile genel sağlık sigortası primleri de karşılanıyor. BTSO Mutfak Akademi’de sunulan imkanlardan son derece memnun olduklarını ifade eden kursiyerler de verimli eğitim programlarından dolayı BTSO’ya teşekkür etti.

“BTSO MUTFAK AKADEMİ KUSURSUZ BİR MERKEZ”
Kursiyerlerden Ahmet Can Daryan, aşçılık alanında güzel bir kariyer planının olduğunu söyledi. “En büyük hayalim aşçı olmak” diyen Daryan, kurslarda sadece aşçılık değil, kişisel gelişim ve diksiyon eğitimlerinden de faydalandıklarını dile getirdi. Daryan, “BTSO Mutfak Akademi tam anlamıyla mükemmel bir eğitim merkezi. Merkezimizin bize sunduğu imkanlar üst seviyede. Eğitimleri tamamladıktan sonra meslekte hayallerimin peşinden koşmaya devam edeceğim.” dedi.

HAYALİ İÇİN ÖĞRETMENLİĞİ BIRAKTI
Kursiyerlerden Merve Eroğlu, Fen Bilimleri Öğretmeni olduğunu fakat hayalindeki meslek olan pastacılık yapmak istediğini söyledi. Pastacılık konusunda eğitim veren kurumları araştırırken BTSO Mutfak Akademi Projesi ile karşılaştığını ifade eden Eroğlu, “Teorik eğitimlerin ardından mutfakta uygulamalı eğitimlerimize başladık. Verimli bir süreç yaşıyoruz.” şeklinde konuştu. Eroğlu, Mutfak Akademi’de sunulan imkanların Türkiye’nin hiçbir yerinde olmadığını dile getirerek, “Burası benim kariyerime güç katıyor. Merkez, aynı zamanda kadınların iş hayatına yönelmesini de teşvik ediyor.” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’DE BÖYLE BİR EĞİTİM PROGRAMI YOK”
Kursiyerlerden Halit Narman, internet üzerinden yaptığı başvuruyla mülakatlara davet edildiğini ve sonrasında eğitimlere başladığını belirterek, “Bu iş aynı zamanda babamın da mesleği. O yüzden benim hayatımda ayrı bir önemi var. BTSO Mutfak Akademi gibi kurs programlarından Türkiye’de eşine az rastlanır. Birçok şehirde bu eğitimler ücretli veriliyor. Burada eğitimler ücretsiz ve İŞKUR bize maddi destek de veriyor.” diye konuştu.

Aşçılık eğitimlerinden faydalanan Gülçin Dağoğlu, 2 aylık bir eğitim dönemini geride bıraktıklarını belirterek, her gün farklı konularda bilgi sahibi olduklarını söyledi.

“HAYALLERİMİN PEŞİNDEYİM”
Eğitimlerden faydalananlardan biri de Turizm Otelcilik Okulu aşçılık bölümünü mezunu Selin Sekizkardeşler. Meslek sahibi olmak için BTSO Mutfak Akademi’de güzel bir atmosferin olduğunu ifade eden Sekizkardeşler, “Gelecekte pastacılık alanında kendi işyerimi açmayı istiyorum. Bir diğer hayalim ise aşçılık alanında üniversitelerde eğitim vermek. İnşallah hayallerime ulaşacağım. BTSO’ya bizlere verdiği destekten dolayı teşekkür ederim.” dedi.

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Uluslararası Murad Hüdavendigar Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde öğrenim gören yabancı öğrenciler ile çay içerek dünya gündemi üzerine sohbet etti.

Başkan Dündar, Osmangazi Belediyesi’nin eğitim dünyasına kazandırdığı Türkiye’deki 7 uluslararası proje okulundan biri olan Uluslararası Murad Hüdavendigar Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde dünyanın dört bir tarafından gelen öğrencilerle buluştu. Nijerya, Yemen, Çad, Demokratik Kongo, Arnavutluk gibi ülkelerden gelen öğrencilerle çay eşliğinde keyifli bir sohbet gerçekleştiren Dündar, gençlerin gelecekte yapmak istedikleri meslekleri sordu. Demokratik Kongolu Ali Masangila, ülkesinde önce dışişleri bakanı sonra cumhurbaşkanı, Nijeryalı Abdulcelal Lawal ise Mustafa Dündar gibi belediye başkanı olmak istediğini söyledi. Yemenli öğrenci Mutasım Mümin ise ülkesindeki iç savaştan büyük üzüntü duyduğunu, yaşanan dramın son bulması için dua ettiğini belirtti.

Başkan Dündar da öğrencilerin eğitim için evlerinden binlerce kilometre uzaktan Bursa’ya gelmelerinin önemli olduğuna dikkat çekerek, “İlim öğrenmek uğruna büyük fedakarlık yapıyorsunuz. Dünyayı eğitim ve bilgi kurtaracak. Günümüz dünyasının en büyük silahı bilgi. Büyük güç denilen ülkeler, yıllardır bu bilgiyi hep kendileri için kullandılar. Dünyanın her tarafından bilgili insanları kendileri için çalıştırdılar. Sizler, çok çalışıp bilgiyi kendi şehriniz ve ülkenizin menfaatleri için kullanırsanız, dünyada söz sahibi olabilirsiniz. Öğrendiğiniz bilgilerle, teknolojiyi kullanarak üretim yaparsanız dünyayı yönetebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Yabancı öğrenciler, kendileriyle her zaman yakından ilgilendiği ve evlerinde hissettirdiği için Başkan Dündar’a teşekkür etti.

Dünyanın sayılı, Türkiye’nin en büyük bilim festivali THY Science Expo 2019’da proje yarışması için başvuru süreci başladı. Etkinliğin bu yıl ana teması ‘Endüstri 4.0’ olarak belirlendi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Science Expo bugünün teknolojisine hâkim bireylerin yetişmesi adına önem arz ediyor” dedi.

Büyükşehir Belediyesi Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi tarafından düzenlenen ve dünyanın sayılı bilimsel etkinlikleri arasında gösterilen Bursa Bilim Festivali için hazırlıklar son hızıyla devam ediyor. Bilimi sokağa indiren ve bu yıl Türk Hava Yolları ana sponsorluğunda 2 -5 Mayıs 2019 tarihleri arasında TÜYAP Fuar alanında gerçekleştirilecek 8. THY Science Expo’da proje yarışmasının ana konsepti ‘endüstri 4.0’ olarak belirlendi.

Başımıza icat çıkarın
Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurumlarının desteği ile tüm Türkiye’deki okullarda ve üniversitelerde proje yarışmasının çağrısı yapıldı. Çocuk Mucitler, Genç Mucitler, Usta Mucitler, İnsansız Hava Araçları, Drone, Autodesk 3B Tasarım Mühendislik ve Ortaokul Model Planör kategorilerinde düzenlenecek toplamda 111 bin lira para ödüllü proje yarışmasında başvurular alınmaya başlandı. Bu yıl yarışma kategorilerine geçtiğimiz yıllardan farklı olarak ‘Ortaokul Model Planör’ de eklenirken, 7 farklı kategoride yapılacak yarışmada finale kalan 50 proje Science Expo süresince sergilenecek.

Son başvuru 12 Nisan 2019
Finale kalan projeler, alanında uzman jüri tarafından değerlendirilecek. Proje yarışması başvuruları www.sciencexpo.org adresinden 12 Nisan 2019 tarihine kadar yapılabilecek. Proje yarışmasında çocuk, genç ve usta mucit kategorilerinde finale kalan tüm projelere ayrıca 500 lira mansiyon ödülü verilecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, ‘8. THY Science Expo Bilim Festivali’nin Bursa’nın önemli marka etkinliklerinden biri olduğunu söyledi. Bu yılda dünyanın dört bir yanından bilim tutkunların bir araya getirecek etkinliğin bugün ‘Türkiye’nin en büyük bilim festivali’ haline geldiğini vurguladı.

“Bursa bilimle anılacak”
Her yıl gelişen ve içeriği daha da zenginleşen 8. THY Science Expo Bilim Festivali’ne ilişkin bilgi veren Başkan Aktaş, “Dünyanın gözünü Bursa’ya çevirdiği etkinlikte proje yarışmalarının yanı sıra atölye çalışmaları ile de bilimi sokağa indiriyor, çocukların ve gençlerin ilgisini bilime çekmeye çalışıyoruz. Her sene daha fazla atölye çalışmasının yer aldığı THY Science Expo’da bu yıl 120 adet ayrı atölye alanında 100 bin atölye çalışması hedefliyoruz. Atölye çalışmalarının yanı sıra bilim gösterileri de festivale renk katacak, Bursa bilimle anılacak” dedi.

“Yerli ve milli teknoloji”
Başkan Aktaş, “Bursa’nın bundan sonra daha nitelikli sanayiye ve işlere ihtiyacı var. THY Science Expo Bursa Bilim Festivali, atölye çalışmaları ve proje yarışmaları ile katma değeri yüksek yerli ve milli teknolojiye fikir vermesi, bilgi ve beceriyle donanmış, bugünün teknolojisine hâkim bireylerin yetişmesi adına önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.

Bursa Uludağ Üniversitesi (UÜ) meslek yüksekokullarından 2018-2019 güz döneminde mezun olmaya hak kazanan yaklaşık 344 öğrenci düzenlenen törenle diplomalarına kavuştu.

Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen diploma törenine BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eray Alper, fakülte ve meslek yüksekokul yöneticileri, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.

HEDEFİMİZ BUÜ’YÜ DÜNYA SIRALAMASINA YÜKSELTMEK
Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eray Alper, 2018-2019 Güz Dönemi’nde diplomasını verecekleri 344 öğrenciyle birlikte mezun sayılarının 200 bini aşacağını söyledi. Sadece bugünü değil geleceği de planlayan bir bakış açısıyla hareket ettiklerini kaydeden Rektör Yardımcısı Alper; “Çalışmalarımız neticesinde; 2013’te URAP sıralamasında 34. Sıradayken bugün ilk 20 arasında gösteriliyoruz. Öğrenci tercihlerinde ise 2016’da ilk 10, 2017’de ilk 8, 2018 yılında da en çok tercih edilen ilk 5 üniversite arasına yükseldik. 2015 yılında uluslararası öğrenci sayımız 1.889 iken, bu rakamı 2018 yılında yaklaşık 4 kat artırarak 6.343’e taşıdık. En fazla uluslararası öğrencisi bulunan 4. Üniversiteyiz. Uludağ Üniversitesi olarak bu yıl ilk kez Türkiye dışında 11 farklı ülkede YÖS sınavı yapıyoruz. Sadece 2018 yılında 13.500 öğrenci adayı başvurdu. Bu çalışmalarımız sayesinde YÖK tarafından 20 uluslarasılaşma niteliği olan üniversite arasına girmeyi başardık. 2014 yılında yüksek lisans ve doktora öğrenci sayımız 3.602 iken bugün 3 kata varan bir yükselme yaşadık ve 9.679’a ulaştık. Yaptığı anlaşmalar ve dâhil olduğumuz projeler projelerle lisans, master ve doktora öğrencilerimize sağladığımız burs desteklerimizin yanı sıra, 4 yılda 70 milyon TL’ye ulaşan bilimsel araştırma desteklerimiz sayesinde de yine YÖK’ün belirlediği 15 araştırma üniversitesinden biri olduk” diye konuştu. Alper, hedeflerinin Bursa Uludağ Üniversitesi’ni dünyanın en iyi üniversiteleri arasına yerleştirmek olduğunun da altını çizdi.

Açılış konuşmalarının ardından toplam 71 meslek yüksekokulu öğrencisine gerçek diplomaları teslim edildi. Törenin sonunda öğrenciler hep birlikte kep fırlatmanın mutluluğunu yaşadı.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Milli Eğitim Bakanlığı ile imzaladığı işbirliği protokolüyle mesleki ve teknik eğitimde seferberlik başlattı.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Meclis Başkanı Ali Uğur’un ev sahipliğinde Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen ‘Mesleki ve Teknik Eğitim İşbirliği Protokolü İmza Töreni’ne Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Vali Yakup Canbolat, İçişleri Eski Bakanı Efkan Ala, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, BTSO Eğitim Konseyi üyeleri ile eğitim sektör temsilcileri katıldı.

Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, mesleki eğitimin Türkiye’nin kalkınma hedeflerinde stratejik role sahip olduğunu belirterek, “Bu bilinçle Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bugüne kadar eğitime 600 milyon TL’nin üzerinde yatırım yaptık. Bursamıza Yeniceabat ve Atıcılar’da iki önemli mesleki eğitim kampusu kazandırdık” dedi. İbrahim Burkay, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yeni bir atılım süreci başlattığını, bu süreçte üretim ve ihracatın büyük önem taşıdığını vurguladı. Yeni ekonomi modelinde başta bilişim olmak üzere endüstri 4.0’ın bütün üretim alanlarına hakim olduğu bir sürecin yaşandığını vurgulayan İbrahim Burkay, “Bu süreç, bizlere mesleki eğitimin önemini yaşayarak test etme imkanı verdi. Bu kapsamda hazırlanan 2023 Eğitim Vizyonu, nitelikli dönüşüm ve ülke hedeflerimiz açısından stratejik önem taşıyor. İş dünyası olarak ülkemizin eğitim vizyonu doğrultusunda katkı sağlamaya hazırız” dedi.

TEKNOLOJİYLE UYUMLU EĞİTİM
BTSO ile Milli Eğitim arasında imzalanan protokolün sanayinin bilgi ve tecrübesini eğitim kurumlarına aktarmayı hedeflediklerini ifade eden İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “Protokol kapsamındaki okullarımız ilgili mevzuat doğrultusunda özel program ve proje uygulayan eğitim kurumları içerisinde yer alacak. Milli Eğitim Bakanlığımızla birlikte Odamızın da yönetiminde söz sahibi olacağı okullarda eğitim alanlarını teknolojiyle uyumlu hale getirmeyi amaçlıyoruz. Gençlerimiz protokolle meslek seçimlerinde aileleriyle birlikte sunacağımız rehberlik hizmetinden de faydalanma fırsatına kavuşurken, mezuniyetlerinde de istihdam önceliğine sahip olacak. Mesleki eğitimde seferberlik ruhuyla gerçekleştirmiş olduğumuz protokolümüzün hayata geçirilmesine destek sağlayan Sayın Bakanımız Ziya Selçuk’a teşekkür ediyor, protokolümüzün hayırlı olmasını diliyorum.”

“MÜJDELERİMİZ OLACAK”
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Biz artık mesleki ve teknik eğitim önemlidir, demekten vazgeçiyoruz. Bunun ötesinde icraat anlamında yeni bir dönemi hep birlikte şahlandırmak istiyoruz” dedi. Mesleki ve teknik eğitimde iş dünyasının katkısıyla mantalite ve zihniyet değişimi yaşanacağını ifade eden Selçuk, dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin de bu değişimi zorunlu kıldığını vurguladı. Bakan Selçuk, “Bu konu sadece eğitim ile alakalı bir mesele olmaktan ziyade ülkemizin ekonomisi ve demokrasisi için de hayati önem taşıyor. Önümüzdeki günlerde meslek okullarında okuyan çocuklarımız için çok farklı müjdelerimiz olduğunu göreceksiniz” diye konuştu.

“TÜM ŞEHİRLERİMİZE MODEL OLACAK”
Bursa’nın gerek ihracat yapısı gerekse de köklü tarihi ve gelenekleriyle özel bir şehir olduğunu ifade eden Ziya Selçuk, “Türkiye mesleki ve teknik eğitimde eğer yeni bir dönemi çok güçlü bir şekilde başlatacaksa, burada Bursa’nın katkısı çok büyük olacaktır. İnşallah bu konularla ilgili artık mesafe alma zamanı… Dünya ile rekabet etmek için daha da güçlü bir altyapıya kavuşma zamanı… Bunu hep birlikte başaracağız. Sadece protokol imzalamanın ötesinde bunların etki analizlerini de izleme fırsatı bulursak o zaman bu protokolü çok daha değerli kılmış olacağız. Bu işbirliğini de Türkiye’nin tüm şehirlerine model olarak göstereceğiz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odamızın çok değerli Başkanı Sayın İbrahim Burkay’a ve BTSO’nun değerli üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

BTSO’DAN MİLLİ EĞİTİM’E SEKTÖR RAPORU
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, BTSO Hizmet Binası’ndaki işbirliği protokolünün ardından BTSO Eğitim Konseyi üyeleriyle bir araya geldi. Sektör temsilcilerinin görüş, öneri ve taleplerini dinleyen Selçuk, “Bursa’da eğitim alanında güzel bir birlik ve beraberlik var. Hedeflerimize hep birlikte ulaşacağız” diye konuştu.

Başkan Burkay, eğitim sektörünün talep ve önerilerini içeren raporu toplantı sonunda Bakan Ziya Selçuk’a takdim etti.

BTSO Eğitim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren BUTGEM, örnek bir projeye imza attı. ‘BUTGEM Kids Kodlama Akademisi’ ile çocukların üretim motivasyonu ile analitik düşünme yeteneklerinin güçlenmesine katkı sağlandı.

BTSO, Mutfak Akademi ve MEGİP gibi mesleki eğitim projeleriyle Türkiye’ye model olmaya devam ederken, BUTGEM bünyesinde gerçekleştirdiği eğitimlerle de farkındalık oluşturuyor. İş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli personel ihtiyacına cevap vermek adına şimdiye kadar 24 bin kişinin istihdam edilmesini sağlayan BUTGEM, ülkenin geleceği olan çocuklar için de yeni eğitim programı gerçekleştirdi. Merkez, çocukların sömestr tatilini de verimli bir şekilde değerlendirmesi amacıyla ‘BUTGEM Robotik Kodlama Atölyesi’ni tasarladı.

ROBOTİK KODLAMA FARKINDALIĞI
Eğitim, çocukların zihinsel becerilerinin gelişimine katkının yanı sıra günlük hayatta karşılaştıkları problemlere pratik çözümleri için önemli bir deneyim oldu. Proje ayrıca öğrencilerin mühendislik mesleğine yönelmeleri için farkındalık oluşturdu. BUTGEM Robotik Kodlama Atölyesi’nde eğitimler 5 gün sürerken, öğrencilere 25 saat boyunca robotik ve kodlamaya giriş eğitimi verildi. Programda algoritma tasarımı, uçak oyunu ile 2D oyun hazırlama, animasyon, çizgi izleyen robot yapımı gibi robotik kodlama odaklı farklı konular ele alındı.

“BUTGEM’DE ÇOK GÜZEL BİR ATMOSFER VAR”
‘BUTGEK Kids Kodlama Akademisi’ni başarıyla tamamlayan öğrenciler, sertifikalarını da aldı. Öğrencilerden Enes Kağan Aydın, mühendislik mesleğine özel bir ilgi duyduğunu belirterek, “Burada çok güzel bir atmosfer oluşturulmuş. Robotik kodlama eğitimleri beklediğimden de çok faydalı geçti.” dedi. Kursiyerlerden Ahmet Murat Alpay ise kurs sayesinde önemli bir deneyim kazandığını belirterek, organizasyondan dolayı BTSO’ya teşekkür etti.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et