Anasayfa EĞİTİM AKTÜEL

Büyükşehir Belediyesi’nin çocukları sağlıklı bir geleceğe hazırlamak için planladığı yaz spor okulları, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın da katıldığı ‘şölen havasındaki’ kapanış töreniyle sona erdi.

17 Haziran tarihinde start verilen ve 14 branşta 7 bin 500 öğrencinin faydalandığı organizasyonun finali, Beşevler Sosyal Tesisleri gösteri alanında yapıldı. Sportmen yüzlerce öğrencinin ellerinde bayraklar olduğu halde aileleriyle birlikte katıldığı kapanış töreninde, Bursa Sanat Tiyatrosu üyeleri Karagöz-Hacıvat oyununu sergiledi. TRT Çocuk kanalından Ümit Kaplan ile animasyon ekibi, aldıkları sahne ile etkinliğe renk kattı. Büyükşehir Belediyespor’un minik jimnastikçileri, yaptıkları gösterilerle izleyicilerden büyük alkış aldı. Çocukları bu mutlu günlerinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın ile AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Ufuk Ay da yalnız bırakmadı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yaptığı konuşmada, geleceğin teminatı olan çocukların özgüveni yüksek, yenilikçi, çalışkan ve geleneklerine bağlı birer birey olarak yetişmelerini önemsediklerini söyledi. Çağın gereklerini iyi okuyabilen, sorumluluk sahibi bir evladın her anne babanın hayali olduğunu dile getiren Başkan Aktaş, bu konuda Büyükşehir Belediyesi olarak kendilerinin de üzerine düşen görevler bulunduğunu ifade etti. Gençlerin gelişimine katkı sağlayacak, onların ufkunu açacak projelerin hayata geçirilmesi noktasında azami gayret sarf ettiklerini belirten Başkan Aktaş, bu nedenle belediyenin gençlik ve spor hizmetleri biriminin faaliyetlerini güçlendirdiklerini söyledi. Çocuk ve gençleri sosyal, kültürel, sportif ve sanatsal anlamda doğru yönlendirerek, hayatlarına anlam katmayı öncelediklerini vurgulayan Başkan Aktaş, “Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizin ‘teknoloji bağımlılığı başta olmak üzere’ zararlı alışkanlıklardan uzak kalması, zamanlarını daha sağlıklı değerlendirebilmesi için sürekli farklı etkinlikler planlıyoruz. Yaz ve kış spor okulları, çocuklarımıza özel kurslar, bilim teknoloji merkezi bünyesindeki atölye çalışmaları bunlardan bazıları… Çocuklarımızı doğa ile daha çok buluşturan gençlik kamplarımız da bu projelerden biri” dedi. Yaz spor okullarının kapanışını gerçekleştirmekten ve binlerce çocuğu sporla buluşturmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Başkan Aktaş, “Yaz spor okullarının startını ‘Haydi çocuklar spora’ temasıyla 17 Haziran’da vermiştik. 6-16 yaş aralığındaki çocuklarımıza yüzme, okçuluk, boks, tenis, yelken, kano, güreş, voleybol, basketbol, jimnastik, bisiklet, satranç, masa tenisi ve karate branşları olmak üzere toplam 14 dalda, 23 eğitim tesisimiz ile hizmet verildi. 4 ayrı dönemden oluşan 2019 yaz spor okulları programlarımıza 7 bin 500 öğrenci katılım sağladı” diye konuştu. Eğitim verdikleri çocuklardan ‘sporu hayatlarının bir parçası haline getirmeleri yönünde’ beklentileri olduğunu kaydeden Başkan Aktaş, “Programa katılan tüm çocuklarımızı tebrik ediyor, bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

Konuşmasının ardından Başkan Aktaş, sportmen çocuklara madalya ve sertifikalarını takdim ederek, minikler ve aileleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

İnegöl Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde düzenlenen koro, enstrüman ve sanatsal eğitimlerin kayıt başvuruları 2 Eylül Pazartesi günü itibariyle başlıyor. Kayıtlar 30 Eylül Pazartesi gününe kadar devam edecek.

İnegöl Belediyesinin Koro, Enstrüman ve sanatsal eğitimlerinde yeni dönem başlıyor. Belediye Başkanı Alper Taban, kayıtları başlayan kurslarla ilgili bir açıklama yaparak yeni dönem kurs kayıtlarının 2 Eylül Pazartesi günü itibariyle başlayacağını ve 30 Eylül Pazartesi gününe kadar devam edeceğini belirti. Taban açıklamasında, kurs kayıtları için http://www.inegolkultursanat.org/KursBasvuru adresinden, bu yıl yeni sistem kaydı üzerinden kurs.inegol.bel.tr veya Kültür Sanat ve Gençlik Merkezine gelerek şahsen başvuru yapılabileceğini de ifade etti. Vatandaşlar aynı zamanda kurslarla ilgili olarak 713 70 55 numaralı hat üzerinden İnegöl Belediyesi Kültür Sanat ve Gençlik Merkezi’nden bilgi alabilecekler.

SANAT TOPLUMLARIN KİMLİK KAZANMASINI SAĞLAR
Her yıl bünyesine yenilik katan, bir çok belediyede olmayan kurslarla vatandaşları kaliteli hizmet anlayışı ile buluşturan İnegöl Belediyesi ücretsiz kurs kayıtları, bu yıl da koro ve enstrüman kursları ile sanatseverlerin ilgisine sunuldu. Sanatın insanlığın üzerinde ki fikri gelişimi ve toplumların kimlik kazanmasında ki önemine vurgu yapan Belediye Başkanı Alper Taban; “Sanat kimliklerin oluşmasında özgün bir etkeni temsil eder. Gençlerimizin ve vatandaşlarımızın bu gibi etkinliklerde yer alması, müziğin ve enstrüman çalabilmenin keyfine varırken hayatlarına zarafet katmalarını önemsiyorum. Tüm halkımızın faydalanabileceği, bu anlamda yeteneğini keşfetmek veya eğitimini alarak ilerlemek isteyen sanatseverlere belediye olarak bu hizmeti sunuyor olmaktan mutluluk duyuyorum. ” şeklinde konuştu.

KORO VE ENSTRÜMAN BRANŞLARI AÇIKLANDI
Düzenlenen kurslarla ilgili detaylı açıklamada bulunan Başkan Taban; “2019-2020 eğitim öğretim yılında açacağımız korolarımız ve enstrüman kurslarımız belirlendi. Türk Sanat Müziği Korosu, Çocuk Korosu, Türk Halk Müziği Korosu, Türk Halk Müziği Çok Sesli Gençlik Korosu, Erkekler Tasavvuf Müziği Korosu ve Kadınlar Tasavvuf Müziği Korosu kurslarımız olacak. Enstrüman kurslarında ise; Bağlama, Yetişkin Keman, Çocuk Keman, Yetişkin Gitar, Çocuk Gitar, Ney, Çocuk Piyano, Ritim, Yan Flüt ve son olarak sanatsal eğitimlerimizin olmazsa olmazları, Çocuk Resim Atölyesi, Halk Dansları, Drama ve Tiyatro alanında kurslarımız olacak. Çocuk branşlarında yaş kriterleri özellikle 7 yaş üzeri çocuklar için düzenlenecek kurslarda, başvuru yapılırken yaş bilgisi de görüntülenebilecek” açıklamasında bulundu.

Sanata gönül veren tüm vatandaşlar başvuruya beklediğini ifade eden Belediye Başkanı Taban; “Kültür Sanat ve Gençlik Merkezinde her yıl binlerce vatandaşımız meslek ediniyor. Hobilerini geliştiriyor, sanatsal kimliğini besliyor. Sizleri de sanatın iyileştirici ve ruhu besleyen gücünü keşfetmeye bekliyoruz” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Maltepe Belediyesi kadınlar ve engellilere yönelik hizmetlerine tüm hızıyla devam ediyor. Halk Eğitim Merkezi yapılan iş birliği çerçevesinde, belediyeye bağlı 5 merkezde el sanatlarından spora, aşçılıktan pastacılığa kadar çeşitli dallarda açılacak kurslar ile eğitim verilecek. Maltepe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nce ilçe dâhilinde ikamet eden kadın ve engellilere sunulacak kurslar Gülsuyu Kadın Danışma Merkezi, Üreten Engelliler Merkezi, Altın Yıllar Yaşam Merkezi, Fındıklı Kadın Danışma Merkezi ve Maltepe Kadın Girişimcilik Muftağı’nda 15 Eylül’den itibaren verilmeye başlanacak.

Kurs programına göre Gülsuyu Kadın Danışma Merkezi’nde dekoratif el sanatları (dikiş-nakış vb.), iğne oyası ve spor (pilates, yoga vb.) ile okuma-yazma; Üreten Engelliler Merkezi’nde dekoratif el sanatları, günlük yaşamda destek eğitimleri, mutfak becerileri, temizlik vb. ve engelli anneleri için dekoratif el sanatları; Altın Yıllar Yaşam Merkezi’nde dekoratif el sanatları, spor, halk oyunları, müzik, koro ve satranç; Fındıklı Kadın Danışma Merkezi’nde okuma-yazma, dekoratif el sanatları ile spor ve Maltepe Kadın Girişimcilik Mutfağı’nda pastacılık ve aşçılık eğitimi verilecek.

Çocuklar duygu ve düşüncelerini sözlerden çok çizim ya da resimlerle ifade ediyorlar. Anne babalarsa zaman zaman çocuklarının çizimlerine bakarak ‘bunu çizmesi normal mi, neden sürekli bu rengi tercih ediyor, neden kâğıdın hep tek bir köşesini kullanıyor’ gibi düşüncelere kapılıyor. Çocukların gelişimlerinin izlenmesi açısından çizim ve resimler nasıl bir anlam taşıyor? Yaşadıkları sorunlar resimlerinde gözlenebilir mi? Daha da önemlisi taciz ya da istismara uğrayan çocuklar resimlerinden anlaşılabilir mi?

“Boynun çizilmemesi öfke sorununa işaret”
Mutlu ve iletişime açık bir çocuğun çizimlerinde kuş, çiçek, kalp gibi figürler ve kolları serbest ya da iki yana açık insan tasvirlerine rastlanacağını belirten Altınbaş Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğr. Gör., uzman klinik psikolog Buket Koçyiğit Ocak, koyu rengin aşırı kullanımı, gelişim dönemine uygun olmayan karalamalar, normal dışı insan uzuvlarının çocuklar için birtakım problemlere işaret edebildiğini belirtti. İnsan çizimlerinde boynun çizilmemesinin öfke kontrol problemlerini gösterebildiğini, kulakların çizilmemesinin de çevre ile iletişimde sorun olabileceğini düşündürdüğünü anlatan Ocak, aile içi çatışmanın yoğun olduğu evlerde büyüyen çocukların da aile resmi çizmeye karşı tamamen isteksiz olduğunun görülebildiğini aktardı .

“Sayfa altına çizim özgüven eksikliğini düşündürür”
Çocuklardaki olumsuz duygularla bağlantılı olabilecek bir diğer konunun da çizimlerin sayfadaki konumu olduğuna dikkat çeken Buket Koçyiğit Ocak, “Çizimlerin çoğunu kağıdın sol tarafına yerleştirmek bağımlı, ben-merkezci bir kişilik özelliğinin emaresi olabilirken, sağ tarafta toplanan çizimler çevre-merkezli bir kişilik yapısıyla bağlantılı bulunmuştur. Benzer şekilde sayfanın üstünde toplanan çizimler, çocuktaki potansiyel birtakım davranış problemlerini düşündürürken, sayfanın altına toplanan çizimler, özgüven eksikliğine ve depresif bir kişilik yapılanmasına işaret edebilmektedir” açıklamasında bulundu.

“Mor depresif kişilik göstergesi”
Renklerin anlamı ve kullanımının çocuktan çocuğa değişiklik gösterse de literatürde bazı genellemeler bulunduğunu söyleyen Ocak, “Örneğin çocukların geneli sıklıkla; mavi, sarı, kırmızı gibi renkleri kullanmayı tercih ederken; siyah, gri, kahverengi gibi renkleri itici bulurlar. Sarı, mavi ve yeşil, enerji, özgüven, olgunluk gibi kişilik özellikleri ile ilişkiliyken; siyah, mor, turuncu daha depresif, endişeli ya da sıkıntı verici durumlarla ilişkili bulunmuştur” bilgilerini paylaştı.

Siyah ve kırmızı istismar şüphesi
Buket Koçyiğit Ocak, kesin olmamakla beraber elde edilen bilgilerin istismar gören çocukların çizimlerinde, kendini diğer insan figürlerinden ayırmak için sınırlar ve bölmelere ya da kendisiyle diğerlerinin arasında duvar, tv gibi birtakım objelere yer verdiklerini söyledi. Ocak, “Benzer şekilde çocuğun, vücut hatlarını keskin ve bastırarak boyadığı aile üyelerinin de çoğunlukla sorunları fiziksel şiddet uygulayarak çözme eğiliminde olduğu bilinmektedir. Şiddet ve istismara uğramış çocukların resimlerinde sıklıkla kırmızı ve siyah renkler göze çarpar” dedi.

Resim analizinin başlı başına bir değerlendirme aracı olmadığını, çocuk ve aileyle klinik görüşmelerin yapılması gerektiğini ifade eden Altınbaş Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğr. Gör. Buket Koçyiğit Ocak, “Anne-babalar öncelikle çocuklarının gelişim düzeyine uygun bir ilerleme gösterip göstermediği ve ruh sağlıkları konularında sıkı birer gözlemci olmalılar. Bu kriterlerin her zaman bir sorun göstergesi olmayabileceği unutulmamalı. Davranışlarıyla beraber resimlerinde de problem emaresi olabilecek ögeleri barındıran çocuklar için aileler uzmanlardan yardım almayı tercih etmeliler” diye konuştu.

Nobel ödüllü Türk Bilim İnsanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın ABD’ye giden Türkler için hayata geçirmeyi planladığı Türk Evi’ne Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) koordinatörlüğünde Bursa iş dünyası da katkı sağlayacak. Bursalı firmalar, 9 dönüm arazi içerisinde yaklaşık bin 400 metrekarelik kapalı alanda inşa edilen Türk Evi’nin mobilya, dekorasyon ve ev tekstil malzemelerini temin edecek.

2015 yılında Kimya dalında aldığı nobel ödülüyle Türkiye’ye büyük gurur yaşatan Prof. Dr. Aziz Sancar, Türkiye’nin ABD’de daha güçlü bir şekilde tanıtılmasına katkı sağlamak ve ülkeye giden Türk öğrencilere destek vermek amacıyla Türk Evi inşa ediyor. Kuzey Carolina’da hayata geçirilen Türk Evi, 9 dönümlük arazi içinde master ve doktora öğrencileri için misafirhane, Türk derneklerinin kullanımına sunulacak ofisler ve Aziz&Gwen Sancar Vakfı’na katkı sağlamak amacıyla sosyal alanlardan oluşacak.

GWEN SANCAR’DAN İŞ DÜNYASINA TEŞEKKÜR
Prof. Dr. Aziz Sancar’ın eşi ve aynı zamanda Aziz&Gwen Sancar Vakfı’nın kurucusu Gwen Sancar, projeye ilişkin bilgi vermek amacıyla BTSO’yu ziyaret etti. 2008 yılında kendi birikimleriyle açtıkları 260 metrekarelik Türk Evi’nde sınırlı imkanlarla faydalı işler yapmaya çalıştıklarını belirten Gwen Sancar, iş dünyasının destekleriyle içerisinde misafirhane, kütüphane, konferans ve sinema salonlarının bulunduğu yeni ve daha geniş bir Türk Evi inşa ettiklerini söyledi. Sancar, “Bizim için önemli ve zorlu bir süreçte Sayın İbrahim Burkay’ın devreye girerek Bursa iş dünyasını harekete geçirmesi ve Türk Evi Projesi’ne destek sunmasını oldukça değerli ve anlamlı buluyorum. Türk kültürünün tanıtımına da katkı sağlayan projeye destek veren tüm iş dünyası temsilcilerine teşekkür ediyorum” dedi.

BTSO KOORDİNATÖRLÜĞÜNDE DONATILACAK
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Anadolu topraklarının yetiştirdiği bir değer olarak Türk insanına büyük gurur yaşattığını söyledi. Başarısını nobel ödülü ile taçlandıran Sancar’ın bilim insanları için de ilham kaynağı olduğunu belirten İbrahim Burkay, “Ülkemizin dünyanın en önemli ekonomilerinden biri olan ABD’de de etkin ve güçlü bir tanıtıma ihtiyacı var. Bununla birlikte yeni ufuklara yelken açan master ve doktora öğrencilerimize rehberlik edecek bir yapı hazırlanıyor. Taşıdığı hassasiyet için Sayın Sancar’ı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Türk Evi’nde tekstil sektörünün başkenti Bursa’nın ürün kalitesi, moda ve zerafetini yansıtan en güzel örnekleri kullanıma sunacaklarını belirten Başkan Burkay, “Başta tekstil ve İnegöl mobilyamız olmak üzere Bursamızın dünyaya ihraç ettiği nitelikli ürünler Türk Evi’ne farklı bir değer katacak. Bursa iş dünyası, Odamızın koordinatörlüğünde Türk Evi Projesi’ne gereken katkıyı sağlayacak” ifadelerini kullandı.

Kuzey Carolina’da inşa edilen Türk Evi, Bursalı firmaların ürettiği vitrifiye ürünleri, seramik, mobilya, yatak ve ev tekstil gibi geniş ürün yelpazesiyle donatılacak. Türk Evi’nin önümüzdeki yılın sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Büyükşehir Belediyesi’nin rehberlik hizmetinden faydalanarak istedikleri üniversitelere yerleşen gençlerle bir araya geldi ve öğrencilere, gelecekleri için kendilerini geliştirmelerini tavsiye etti.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, üniversite adaylarına yaşamlarında doğru tercih yapabilmeleri için tercih rehberlik desteği sağladı. Kentin farklı noktalarında oluşturulan ‘Üniversite Tercih Rehberlik Noktaları’nda uzman rehberlerin nezaretinde öğrencilere destek verildi.

Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı Eğitim Şube Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleşen ve BUSMEK’in eğitimci kadrosunun da destek verdiği rehberlik hizmetine danışan gençler, Türkiye’nin önemli üniversitelerine yerleşerek, geleceğe doğru yepyeni adımlar attı. Rehberlik hizmetinden faydalanan ve bugünlerde, yeni okullarına kayıt heyecanını yaşayan gençler, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ı ziyaret ederek, hayatlarının dönüm noktasında Büyükşehir Belediyesi’ni yanlarında bulduklarından dolayı teşekkür etti.

Öğrencilere nasihatler
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere verdiği değere dikkati çekti ve gençler için farklı projeler gerçekleştirdiklerini anlattı. Üniversite ile yepyeni bir süreç başladığını söyleyen Başkan Aktaş, “Öğrencilerimizi tebrik ediyor ve başarılar diliyorum. Gençlerimizin üniversite okumaya gittikleri şehirlerde Bursa’ya sahip çıkmalarını ve arkadaşlarına Bursa’nın güzelliklerini anlatmalarını da isteriz” dedi.

Başkan Aktaş, öğrencilere geleceklerine yönelik tavsiyelerde de bulunarak, “Hangi bölüm okursanız okuyun, en az bir yabancı dil bilginizi geliştirin. Önemli ve güçlü bir ülkedeyiz. Türkiye, fırsatlar ülkesi ve ufku geniş insanlara ihtiyaç var. Üniversitede alacağınız eğitimler ve öğrencilik sürecinde kendinize katacağınız donanımlarla geleceğinize fark sağlayacaksınız” diye konuştu.

Gençlere güven tam
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu da öğrencilere başarılar dileyerek, “Gençlerin önünü açmayı ve gençlerimiz için yatırım yapmayı önemsiyoruz. Üniversite süreçleri, gelecek yaşamı şekillendiriyor. Ben inanıyorum ki, gençlerimiz arasında ülkemizi çok önemli yerlerde temsil edecekler var. Gençlerimiz vizyon sahibi ve istedikleri her hedefe ulaşabilirler” diyerek kararlı ve cesaretli olmanın önemine vurgu yaptı.

Tekstil ve Hazır Giyim Sektörleri, bu yıl burslu şekilde Tekstil mühendisliklerine yerleşen gençleri, Araştırma Geliştirme Merkezlerinde istihdam etmek için gün saymaya başladı. Hedef, tekstil ve konfeksiyon ürünlerinde katma değerli üretimi daha yukarı taşımak.

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Tekstil sektöründe katma değerli ürün üretimini ve ihracatı arttırmak için çok sayıda Araştırma Geliştirme (ARGE) Merkezinin faaliyet gösterdiğini ancak bu AR-GE Merkezlerinin nitelikli tekstil mühendisi bulamaz noktada olduklarını, bu nedenle tam kapasite çalışmakta zorlandıklarına dikkati çekti.

Gençlerin tekstil mühendisliğini tercih etmeleri amacıyla Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ile yürüttükleri Modanın Mühendisleri Projesinin kısa sürede Türkiye genelindeki tüm tekstil ve konfeksiyon ihracatçı birlikleri ile Tekstil Sanayicileri İşverenleri Sendikası’nın desteği sonrasında Türkiye genelinde bir projeye dönüştüğünün altını çizen Eskinazi, “Ticaret Bakanlığı’nın oluru sonrasında, YÖK ile burs protokolü imzaladık. Geçen yıl tekstil mühendisliklerine ayrılan kontenjanın yüzde 42’si dolmuşken, bu yıl bu oran Burs Projesi sayesinde yüzde 92’ye yükseldi. tekstil mühendisliğini tercih eden 89 öğrenci burs almaya hak kazandı. Bu gençler 5 yıl sonra Tekstil mühendisliğinden mezun olduklarında Tekstil sektöründe AR-GE Merkezlerinde katma değerli ürün üretimi için istihdam edilecekler” şeklinde konuştu.

İki sektörün ortalama ihraç fiyatı Türkiye’nin 6 katı
Tekstil sektörünün bu gençlere ihtiyacı olduğu bilgisini veren Eskinazi sözlerini şöyle sürdürdü; “Burs projesi ile nitelikli tekstil mühendisi yetişmesinin yolunu açarken, öte yandan Türkiye’de tekstil bitiyor algısını da yıktık. Türkiye’de en büyük yatırımlar ve istihdam tekstil ve hazır giyim sektörlerinde. Türkiye’nin ortalama ihraç fiyatı 1.5 dolar seviyesinde iken, Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin ortalama ihraç fiyatı 9 dolar, Türkiye’nin ortalama ihraç fiyatının altı katı katma değerli ürün ihraç ediyoruz. Amacımız bu oranı en az 10 katına çıkarmak.”

EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Tekstil mühendisliğinin algısının yükseltilmesi amacıyla yürüttükleri Modanın Mühendisleri Projesi’ne destek veren İzmir Milli Eğitim İl Müdürlüğü, lise ve üniversitelere de teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

Kampanyanın başarısında rehber öğretmenler ve sosyal medya etkili oldu
Modanın Mühendisleri Projesi’nde yaptıkları çalışmalarda İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü ile yaptıkları işbirliği sayesinde okul müdürleri ve rehber öğretmenlerle çok verimli toplantılar yaptıklarını belirten Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, sosyal medyayı çok etkin kullanarak, liselerin kariyer günlerine katılıp tekstil mühendisliğini anlatarak gençlere ulaştıklarını İzmir’de Ege ve Dokuz Eylül Üniversitelerindeki Tekstil Mühendisliklerinde yüzde 100 doluluk oranına ulaştıklarını dile getirdi.

Türkiye’nin üretip ihraç etmek zorunda olduğuna vurgu yapan Sertbaş, “Ülkemizde aslında tüm mühendisliklerin nitelikli gençler ile dolması gerekli. Biz sektör olarak bu yönde ilk adımı attık. Nitelikli öğrencilerin tekstil mühendisliğine ilgisinin önümüzdeki yıllarda da artarak devam etmesi için gerekli çalışmaları yapacağız. Bunun yanında ara eleman ihtiyacımızı çözecek meslek liseleri ile de ilgili çalışmaları önümüzdeki dönemde yapmayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

Tekstil mühendisliğini tercih eden ilk 20 binde yer alan gençler asgari ücret kadar bursa hak kazanırken, 20 ile 50 bin arasındaki gençler asgari ücretin yüzde 70′i oranında burs alabilecek. 50 bin ile 80 bin arasındaki gençler ise; asgari ücretin yarısı kadar burstan yararlanabilecek.

Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nce fen bilimleri, matematik ve bilişim teknolojileri alanlarında görev yapan öğretmenlere yönelik düzenlenen “Eğitimde İnovasyon İçin Tasarım Odaklı Düşünme” mesleki gelişim programı Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un katılımıyla kamuoyuna tanıtıldı.

Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Stanford ve Hacettepe Üniversiteleri işbirliği ve Nevzat Özgörkey Su Vakfı sponsorluğunda öğretmenelere yönelik olarak olarak düzenlenen “Eğitimde İnovasyon İçin Tasarım Odaklı Düşünme Mesleki Gelişim Programı”nın tanıtımı Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un katıldığı toplantı ile yapıldı.

Tanıtım toplantısında katılımcılara hitap eden Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk “Tekrar temelli bir bakış açısı yerine, sürekli yeni ve karşılaşılmadık durumlarda nasıl bir tavır ve tutum takınacağımızın muhakkak suretle öğretmenlerimiz tarafından içselleştirilmesi lazım.” dedi.

Bakan Selçuk, eğitim konusunda yerel bir bakış açısıyla hareket etmediklerini belirterek, mesajı insan olan her meselenin evrensel bir çıkışa sahip olduğunu, daha sonra milletlere göre şekillendiğini ifade etti.

Bu kapsamda ulusal ve uluslararası düzeydeki iş birliklerini önemsediklerini söyleyen Selçuk, Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün öğretmenler için sürekli eğitim çalışması düzenlemesinin ayrı bir kıymeti bulunduğunu ifade etti.

Selçuk, şöyle devam etti: “Çünkü hep ifade etmeye çalıştığım husus, meselemizin öğretmen meselesi olmasıdır. Çocuklar zaten hazırlar, onların hizmet içi eğitim alması gerekmiyor. Biz kendimizden başlayan bir süreci, sürekli tazelenme, yenilenme ve insanın hayvandan farklı olarak her an yeni ve farklı olanı tasavvur etme ve ortaya koyma edimini düşünmek durumundayız. Tekrar temelli bir bakış açısı yerine, sürekli yeni ve karşılaşılmadık durumlarda nasıl bir tavır ve tutum takınacağımızın muhakkak suretle öğretmenlerimiz tarafından içselleştirilmesi lazım.”

Millî Eğitim Bakanlığının da tasarım odaklı bir düşünce etrafında şekillenmesinin önemine değinen Selçuk, “2023 Eğitim Vizyonu, bu manada bütün eğitimsel alt sistemlerin birbiriyle ilişkilendirilmiş biçimde, eş güdümlü ve eş zamanlı olarak bir süreci hayata geçirme yaklaşımını taşıyor. Eğer bütün sistemlerin, alt sistemlerini ve bileşenlerini birlikte tasarlamaz ve tasavvur etmezsek her bir alt sistem diğerlerinden kopuk olarak gelişme seyri yaşar ama bu genellikle verimsizlikle neticelenir.” ifadelerini kullandı.

Kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi için çalıştıklarını dile getiren Selçuk, “Bu meseleyi, öğretmen arkadaşlarımızla öncelikli olarak ele almamızın temel sebebi eğitimin ekip işi olduğuna inanmamız. Ankara’dan gönderilen genelge ya da talimatların, bir duygudaşlık yaratması söz konusu olmuyor. O sebeple ‘Prof. Dr. Ziya Selçuk’ demiyoruz, ‘Ziya Öğretmen’ diyoruz çünkü bu mesele akademisyenlikten önce bir öğretmenlik meselesidir.” diye konuştu.

Üretken bir bakış açısı
Bakan Selçuk, her an yeniden tazelenen ve canlanan varoluşsal bir yapı içinde olduklarını belirterek, insanların bu yapıya uyum sağlayabilmek için her an yeniden üreten, tasarlayan, hayal eden bir bakış açısıyla hareket etmeleri gerektiğini kaydetti.

“Eğitimde İnovasyon İçin Tasarım Odaklı Düşünme” mesleki gelişim programını büyüyecek bir tohum olarak gördüğünü dile getiren Selçuk, şöyle devam etti: “Bütün okullarımızda tasarım odaklı düşünme anlayışının gelişmesiyle ilgili bir ümidimiz var. Bu yüzden, fen bilgisi, matematik, bilişim teknolojileri gibi alanlardaki öğretmenlerimiz ile taze başlangıç yapalım ve ortaya çıkacak yapının ölçeklendirilmesi anlamında yeni çalışmalarımız olsun istedik. Bütün Türkiye’ye hemen yapmak zorunda değiliz. Altyapısı hazır olan, bizim rahatlıkla uygulama imkanı bulabileceğimiz iş ve işlemleri yapalım. Aniden bütün ülkenin eğitim sistemine yönelik çalışmalara girmeyelim istiyoruz.”

Selçuk, mesleki gelişim programına destek veren Stanford ve Hacettepe üniversitelerine teşekkür ederek, “Bir insan nasıl anne ve babasının rızasını almak zorundaysa öğretmen de öğrencilerinin rızasını almak zorundadır. Eğer öğrencilerinin rızasını almıyorsa, o zaman onun hukukunu koruyamıyor demektir. Bu tür becerilerle biz çocuklarımızın rızasını daha iyi alacağız.” ifadelerini kullandı.

“Müttefiklerimiz öğretmenler ve okul yöneticileridir”
Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da Türkiye ve dünyadaki reform çalışmalarının birçoğunun öğretmen ve okul yöneticilerinin bilgi, beceri ve mesleğe adanmışlığıyla ilgili olduğunu aktardı.

Öğretmen ve okul yöneticilerinin eğitimin başat aktörü olduğunu söyleyen Boyacı, “Ne kadar iyi okullar yaparsanız yapın, ne kadar mükemmel teknolojileri sınıflara taşırsanız taşıyın, getirdiğiniz tüm yenilikler, öğretmenlerin ilgisi, algısı, bilgisi, mesleğe adanmışlığı ve temel becerileri kadar çocuklara nüfuz ediyor. O zaman stratejik olarak yapacağımız reformda müttefiklere ihtiyacımız var. O müttefiklerimiz öğretmenler ve okul yöneticileridir.” dedi.

Programın sonunda Selçuk, desteklerinden dolayı Nevzat Özgörkey Su Vakfı yetkilileri ile mesleki gelişim programına katılan öğretmenlere sertifika verdi.

Eğitimde inovasyon için tasarım odaklı düşünme
Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünce 16-21 Ağustos’ta fen bilimleri, matematik ve bilişim teknolojileri alanlarında görev yapan öğretmenlere yönelik “Eğitimde İnovasyon İçin Tasarım Odaklı Düşünme” mesleki gelişim programı düzenlendi.

Bu çerçevede eğitici eğitimi alan 80 öğretmenin görev yaptıkları illerde diğer öğretmenlere eğitim vermesi planlanıyor.

Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden Joseph Makokha, Stanford Üniversitesi Öğrenme Deneyimi Tasarımcısı Marie Trudelle ve Hacettepe Üniversitesinden Prof. Dr. Gültekin Çakmakcı tarafından verilen eğitimler ile öğretmenlerin gerçek yaşam problemleri kapsamında tasarım odaklı düşünme yaklaşımını uygulaması, ulusal ve uluslararası mesleki gelişim ağına dahil olması ve bu alanda içerik geliştirme konusunda donanımlı hale gelmelerini amaçlanıyor.

Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK), istihdamı desteklemenin yanı sıra psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkları olan vatandaşların da hayatlarını olumlu yönde etkiliyor.

Osmangazi Belediyesi’nin Halk Eğitim Merkezi işbirliği ile ücretsiz olarak düzenlediği Osmangazi Belediyesi Meslek Edinme Kursları, toplumun her kesiminde ilgi görüyor. Toplam 17 hizmet noktasında eğitim sunarak üretim ve istihdamı destekleyen OSMEK, meslek edindirmenin yanında kursiyerlere moral kaynağı oluyor. 3 yıl önce oğlunu kaybederek hayata küsen ve ağır ilaçlar kullanan 75 yaşındaki Nihal İnal da, OSMEK ile tanıştıktan sonra geleceğe umutla baktığını belirtti.

“OSMEK Şifa Kaynağım Oldu”
İlerleyen yaşına rağmen İngilizce, bilgisayar, iğne oyası ve el sanatları kurslarından faydalanan İnal, “Psikolojik tedavi gördüğüm dönemde kurs duyurusunu görerek kayıt oldum. Hayatın beni yorduğunu düşündüm anda, OSMEK şifa kaynağım oldu. Burada hocalarım ve arkadaşlarım sayesinde motivasyonumu yükselttim. Artık ilaç bile kullanmıyorum. Büyük bir huzur içindeyim. Herkes mutlaka sanatla uğraşmalı. Bizlere böylesine güzel ortamı sunduğu için Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’a teşekkür ediyorum” dedi.

Kent merkezindeki eğitim kurumlarının yenilenmesi noktasında önemli bir görev üstlenen Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Yavuz Selim Ortaokulu’nda inşaat hızla sürüyor.

Eğitim kurumlarının eksiklerinin giderilmesi ve okullara spor salonu yapılmasının yanında kent merkezindeki eski okulların yenilenmesi noktasında da önemli bir sorumluluğu yerine getiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, Yavuzselim Mahallesi’ne de modern bir eğitim kurumu kazandırıyor. Bugüne kadar Zafer Okulları, Merkez İmam Hatip Lisesi, Elmasbahçeler Salih Şeremet Ortaokulu ve Demirtaşpaşa Erhan Nasyalçın İlkokulunu modern eğitim kompleksleri olarak Bursa’ya kazandıran Büyükşehir Belediyesi, hayırsever desteğiyle yaptırılan Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nu yeni eğitim dönemine yetiştirmek için çabalarken, diğer taraftan Yavuz Selim Ortaokulu inşaatına da hız verdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, beraberindeki Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ile birlikte Mart ayında temeli atılan ve bölgenin okul ihtiyacını önemli ölçüde giderecek Yavuz Selim Ortaokulu inşaatını inceledi.

Geleceğe yatırım
Belediyelerin asli görevinin okul yapmak olmadığını ancak Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olarak gerek okulların tamiratı, gerek ek bina yapımı gerekse de eski okulların yıkılıp yeniden yapılmasıyla ilgili süreçleri yakından takip ettiklerini hatırlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, eğitime yapılan yatırımın ülkenin geleceğine yapıldığını kaydetti. Tamamlanma aşamasındaki Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nu bu eğitim dönemi başında açacaklarını hatırlatan Başkan Aktaş, “Yıldırım Belediye Başkanımız Yavuz Selim Ortaokulu’nun bölge için büyük önem taşıdığını ifade ediyordu. Seçimden sıka süre önce temel atmıştık ancak iş bazı kesintilere uğramıştı. Şimdi çalışmalar tekrar başladı. Bodrum artı 4 kat olacak şekilde 32 derslikli okulumuzda laboratuvar, eğitim salonu, kütüphane, spor salonu, jimnastik salonu gibi tüm sosyal donatılar da bulunacak. Geleceğimiz olan gençlerimize en güzel eğitim imkanlarını sunmaya çalışıyoruz. Kendimize 2020 Eylül ayını hedef olarak belirledik. İnşallah hedeflediğimiz tarihte tamamlayan bir sonraki eğitim döneminde açmayı istiyoruz” dedi.

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da Yavuz Selim İlkokulunun kendisi için aynı bir önem taşıdığını, ilkokul 4 ve 5’inci sınıfları burada okuduğunu belirterek, bölgenin ortaokul ihtiyacını karşılayacak bu projenin mahalleye kazandırılması nedeniyle Başkan Aktaş’a teşekkür etti.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et