Anasayfa EĞİTİM AKTÜEL

Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ) yapımı tamamlanan Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nın yeni binası hizmete açılacak. Yaklaşık 2 milyon TL bedelle inşaatı tamamlanan binada üniversitenin tüm teknik verileri modern bir teknoloji ile yönetilecek.

BUÜ Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nın yeni binası tamamlandı. 2017 yılında temeli atılan binanın iç ve dış tüm tefrişatı bitirilerek hizmete hazır hale getirildi. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, taşınma sürecinin devam ettiği binayı ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Bilgi İşlem Daire Başkanı Mustafa Doğan, yeni bina hakkında Rektör Ulcay’a bilgi verdi. Yeni binanın bin 218 metrekare alan üzerine inşa edildiğini söyleyen Daire Başkanı Doğan; “Zemin, birinci kat ve teras katı olmak üzere toplam 3 kat üzerinden hizmet vereceğiz. Binamızın toplam yapım bedeli 1 milyon 990 bin TL. Yeni Daire Başkanlığı’mızda sunucu sistem odası, ofisler, yönetim birimleri ve toplantı odaları mevcut. Üniversitemizde yürütülen tüm teknik veri çalışmaları bu bina üzerinden gerçekleştirilmeye devam edecek” diye konuştu.

TSE 27001 BİLGİ GÜVENLİĞİ STANDARDI
3. Nesil Üniversite anlayışı ile yatırımlara aralıksız devam ettiklerini söyleyen BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ise yeni bina sayesinde yapılan veri çalışmalarının yedeklenmesinin çok daha kolay hale geleceğini vurguladı. Mevcut sistemin herhangi bir şekilde sonlandırılması durumunda yedekleme sisteminin devreye gireceği bilgisini veren Rektör Yusuf Ulcay; “Binamız son teknoloji ile donatıldı. Daha önce kullanılan binamızda maalesef bu teknolojinin olmaması nedeniyle bir takım sorunlar yaşanıyordu. Burada artık eksik teknoloji nedeniyle yaşanan sorunlar tarihe karışacak. Binamız aynı zamanda TSE 27001 Bilgi Güvenliği Standardı sağlayacak. Tüm bilgi işlem çalışmaları tek bir binada yapılabilecek. Bu da bilginin daha güvenli ve tek elden kontrol edilmesi anlamına geliyor” dedi.

40 YILLIK GÜVENCE
Ulcay; “Uludağ Üniversitesi bilişim hizmetlerinin, sunucu ve sistem odalarının afet dahil tüm risklerden arındırılmış olması gerekiyor. Teknik nedenlerle müstakil bir sahada hizmet vermesi gereken başkanlığımız ve üniversitemiz en az 40 yıllık bir dönem için güvenli ve yönetilebilir bir bilişim hattı alt yapısına sahip olacaktır” şeklinde konuştu. Rektör Ulcay, binanın resmi açılışının 2019 yılının ilk aylarında gerçekleştirileceğini söyledi.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, hem derslerinde başarı gösteren hem de farklı alanlardaki uluslararası yarışmalarda dereceye giren öğrencilere seslenerek, “Unutmayın ki başarı elde ederek sadece kendinizle ilgili bir şey yapmıyorsunuz, sizi gören birçok gence de hayal aşılıyorsunuz ve o hayaller onların da hedefleri olmasını sağlıyor.” dedi.

Bakan Selçuk, Başkent Öğretmenevi´nde düzenlenen programda, Türkiye´nin farklı illerinden gelen, yüzme, atletizm, paralimpik oyunlar, satranç, resim, senaryo yazımı gibi farklı alanlardaki uluslararası yarışmalarda bireysel dalda ilk üç dereceye giren öğrencilerle öğle yemeğinde buluştu.

Bakan Selçuk, uluslararası yarışmalarda gösterdikleri başarılardan dolayı tebrik ettiği öğrencilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Öğrencilerin başarı hikayelerini incelediğini anlatan Selçuk, “Milyonlarca gencin arasından sıyrılıyorsunuz ve onların önüne geçerek bir başarı elde ediyorsunuz. Hala büyük heyecanınız var. Unutmayın ki başarı elde ederek sadece kendinizle ilgili bir şey yapmıyorsunuz, sizi gören birçok gence de hayal aşılıyorsunuz ve o hayaller, onların da hedefleri olmasını sağlıyor. Onların hedefleri olabilmesi için de sizin gibi örnek gençler olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin güçlükleri aşıp birçok şeyi başardığını görmenin mutluluklarını daha da artırdığını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizi çok özel kılan da güçlükleri ortadan kaldırıp başarı hikayesi oluşturmanız, Türkiye´nin ismini sınırlarımızın ötesine taşıyor olmanız. Hem derslerinizde hem de spordan sanata ve bilime kadar ter döktüğünüz alanlarda başarılarınızı ortaya koyuyorsunuz. Biz buna ´çift kanatlı olmak´ diyoruz. Yani sadece belirli bir alanda değil, iki alanda başarılı olmak şeklinde yorumluyoruz.”

Selçuk, öğrencilerin bu başarısının ardından anne ve babaları ile öğretmenlerinin büyük bir payı olduğuna işaret ederek, “Başarı hikayesi yazmanın arkasında çok ciddi bir azim, çok güçlü bir vatan sevgisi ve güçlü bir hayal olmalı. Eğer bunlar olmasa herkes öğretmenlik yapar. Sizde bunlar olduğu için çocuklarımızın başarılarının yanı başında sizler de yer alıyorsunuz.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin 51 farklı kentinden Sarıyer’e gelen matematik ve fen bilimleri öğretmenleri, Sarıyer Belediyesi’nin ev sahipliğinde ‘Üst Düzey Becerilere Yönelik Soru Yazma’ eğitiminde buluştu. Öğretmenlere üst düzey beceri geliştiren sorular üretebilme ve yazabilme yetkinliği kazandırmak amacıyla Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi’nde (BKSM) iki gün boyunca devam eden programda konuşan eğitimciler, öğretmen eğitimlerinin önemine değinerek, eğitimcilerin beklentilere cevap vermesi için olanakların iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.

Eğitim vizyonu ve profesyonel kadrosuyla alanında lider olan Sarıyer Akademi ve yaratıcı çözümlerle öğrencilerin matematiksel becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüten MATBEG, matematik ve fen bilimleri öğretmenlerini, “Üst Düzey Becerilere Yönelik Soru Yazma” eğitiminde buluşturdu. BKSM’de gerçekleşen eğitime 51 ilden onlarca öğretmen katıldı. İki gün süren etkinliklerde öğretmenlere üst düzey beceri geliştiren sorular üretebilme ve yazabilme becerisini kazandırmak, öğretmek ve üretmek amaçlı atölye çalışmaları yapıldı. Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in açılış konuşmasını yaptığı etkinlik Boğaziçi Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nden 5 akademisyenin yer aldığı “Öğretmenlik Mesleğinden Beklentiler ve Gerçekler” paneli ile başladı. Panelde konuşan uzmanlar öğretmenlik mesleğinden beklentilerin çok yüksek olduğunu belirtti. Öğretmen eğitimlerinin önemine değinen panelistler, eğitimcilerin bu beklentilere cevap vermesi için olanakların iyileştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

EĞİTİMİN TEMEL TAŞI ÖĞRETMENLER
Programın açılış konuşmasını yapan Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, “Bizim temel aldığımız bir prensibimiz var: Eğitimde fırsat eşitliği. Sarıyer ülkemizin en güzel ilçelerinden biri. Burada yaşamın daha da güzelleşmesi için belediyenin klasik hizmetlerinin yanı sıra yaşamın her bir kanadına tutulabilecek projelere imza attık. Biz eğitimin önemini biliyoruz ve çalışmalarımızı bu bilinçle yapıyoruz. Eğitimin temel taşları öğretmenler. Öğretmenlere öğrencelerini yetiştirmek için uygun olanaklar sağlanmalı. Biz bunun için çalışıyoruz”dedi.

GÖREVİNİZİN ÖNEMİ ANLAŞILMALI
Başkan Genç konuşmasının devamında, “Sarıyer’de iki öğretmen arkadaş çok önemli bir projenin başlamasına vesile oldu, Sarıyer Akademi… Sarıyer Akademi bizim eğitim anlayışımıza bir yön verdi. Eğitim sadece çocukların sınavlara hazırlanması değildir, bilinçli ve donanımlı bireyler yetiştirmektir. Buradan gösterdikleri özveri için tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Çok zor şartlarda çok önemli şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Eğitim için canını veren, Van depreminde yitirdiğimiz 75 canımızı asla unutmuyorum. Sizin görevlerinizin önemini ve kutsallığını herkesin anlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNDEN BEKLENTİLER MASAYA YATIRILDI
Açılış konuşmasının ardından Doç. Dr. Ebru Oğuz moderatörlüğünde Öğretmenlik Mesleğinden Beklentiler ve Gerçekler paneli düzenlendi. Okan Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aytaç Göğüş, Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Serkan Özel, Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Oğuz Başokçu, Bahçeşehir Üniversitesi’nden Dr. Öğrt. Ü Zerrin Doğança Küçük, veli Kemal Kazaz ve öğrenci Kaan Yaman’ın konuşmacı olarak yer aldığı panelde günümüzde öğretmenlik mesleğinden beklentiler ve öğretmenlerin yaşadığı sorunlar masaya yatırıldı.

HEP BAŞARI BEKLENİYOR
Panelin moderetörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Ebru Oğuz, öğretmenlerden beklentinin çok yüksek olduğunu vurgulayarak, “Öğretmenden Milli Eğitim Bakanlığı çok şey bekliyor, veliler çok şey bekliyor, öğrenciler çok şey bekliyor. Peki biz öğretmenler bu beklentileri ne kadar karşılayabiliyoruz. Bu beklentileri gerçekleştirmek için biz onlara neler sağlıyoruz. Bu büyük beklentinin altında birçok konu var. Hep başarı bekleniyor ve bu başarı tanımı herkes için çok farklı. Bunlardan çok öğretmene bu başarıyı sağlamak için ne gibi olanaklar veriliyor bunu konuşmalıyız” dedi.

NİTELİKLİ EĞİTİMCİLER YETİŞMELİ
Öğretmenlerin nitelik olarak çok iyi yetişmesi gerektiğini söyleyen Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aytaç Göğüş, “ Biz öğretmen adaylarını da yetiştiriyoruz. Dolayısıyla işimiz çok zor. Biz sadece öğretmen değil, nitelikli eğitimciler yetiştirmek için çaba sarf ediyoruz. Öğretmenlere eğitim fırsatlarının yaygınlaştırılması gerekiyor” diye konuştu. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serkan Özel, “ Toplumun, kurumların, meslektaşların, öğrencilerin, velilerin öğretmenlerden beklentileri var. Bir de insanın kendinden beklentileri var. Bizim değiştirebileceğimiz en önemli nokta kendimiz. Neyi hedefliyoruz ve ne için yapıyoruz? Biz kendi beklentilerimizi değerlendirelim” dedi.

GÖNÜLLÜLÜK ESAS
Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Başokçu, “ Öğretmen yetiştirmenin, bir ülkenin eğitim politikasını belirlemenin bir takım kuralları var. Öğretmenlik bir meslek değil, bir uzmanlık alanı. Öğretmenden beklenti çok ama o öğretmenin bu beklentileri karşılayacak kadar donanımı var mı? Bu mesleği sevmiyorsanız yapamazsınız. Öğretmen neyi öğreteceğine, neyin eksik olduğuna, neyi geliştirebileceğine karar verir. Buna göre bir eğitim modeli uygulanması gerekir. Öğretmenler bu beklentileri karşılayabilmek için uygun şartlar altında çalışmalı. Bu meslekte gönüllülük esas. Bütün çocukları aynı anda kurtarabilmek için yapılacak şeyler var. Biz bir çocuk daha kurtarmak için çalışıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin bu alanda önde gelen uzmanları tarafından verilen, atölyeler, geri bildirim toplantıları, sunumların yapıldığı etkinlik, öğretmenlere yönelik eğitimler, matematik – fen çalıştayları ve soru geliştirme çalışmalarıyla devam etti.

Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK), ‘Resepsiyon ve Rezervasyon Görevlisi Kursu’ açarak otellerin kalifiye personel açığını kapatmaya destek olacak.

Osmangazi Belediyesi’nin Halk Eğitim Merkezi iş birliği ile ücretsiz olarak düzenlediği Osmangazi Belediyesi Meslek Edinme Kursları, meslek sahibi olmayan vatandaşları meslek sahibi yaparken çalışma hayatına kazandırıyor. Şimdiye kadar 54 branşta hizmet veren OSMEK bünyesinde son olarak rezervasyon-resepsiyon görevlisi kursu açıldı. Kurslar hafta içi her gün 14:00-17:00 ve 17:30-20:30 saatleri olmak üzere 2 grup olarak Soğanlı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Sektörde 22 yıllık bir deneyime sahip eğitmen Ersin Akgöz’ün rehberliğinde toplam 344 saatlik kursa katılacak vatandaşlar, mesleki İngilizce kursu sonrasında, sahil ve şehir otellerinde istihdam edinme fırsatı bulabilecek. Kurslara katılmak isteyen vatandaşların, başvuruları osmek.osmangazi.bel.tr internet adresinden online olarak yapabileceği belirtildi.

İnegöl Belediyesi’nin AHİD işbirliğiyle düzenlediği Evlilik Okulu kapsamında 8 haftalık eğitimler sona erdi. Eğitimlerin ardından yapılan sınavda dereceye giren çiftler için Cuma akşamı ödül töreni düzenlendi. Kursa katılanlar da sertifikalarını bu törende aldı.

İnegöl Belediyesi’nin Aile Hayatını İyileştirme Derneği (AHİD) işbirliğinde toplumun yapı taşı olan aile müessesesinin önemini ortaya koymak adına başlatılan Evlilik Okulu, 8 haftalık eğitimin ardından sona erdi. Her hafta farklı bir ismin aile yapısının temelleri konusunda seminerler ve eğitimleriyle devam eden Evlilik Okulunun finali, Cuma akşamı yapılan ödül ve belge töreniyle son buldu.

8 haftalık eğitim sonunda, kursa katılan çiftlere yönelik sınav yapıldı. Sınavda ilk 3’e giren çiftlere ödül ve tüm kursiyerlere belge takdimin yapıldığı tören, dün akşam 20.00’da Sani Konukoğlu Konferans salonunda gerçekleştirildi. Ödül törenine; Belediye Başkanı Alper Taban, AK Partili yöneticiler ve meclis üyeleri, İlçe Müftüsü Kazım Güzel, AHİD Dernek Başkanı Naci Köseoğlu ve kursiyerler ile aileleri katıldı.

“AİLE KURMAK, İMTİHAN DÜNYASINDA EN BÜYÜK İMTİHANA TALİP OLMAKTIR”
Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan ödül ve belge töreni, ardından İnegöl Müftüsü Kazım Güzel’in “Aile” konulu sohbetiyle devam etti. Aile kurumunun önemine vurgu yapan Müftü Güzel, hadislerle süslediği sohbetinde şu ifadelere yer verdi: “Resulullah Efendimiz şöyle buyurur; insan ailesi, malı, nefsi, çocuğu ve komşusu ile sınanır, imtihan edilir. Bu sınaması ve imtihanlarında suç bellediği hata ve kusurlarının bağışlanması için de Cenabı Hak onlara namazı, orucu, haccı ve zekatı emreder. Onları bunlarla arındırsın ve temizlesin. Onun için dünyadaki imtihan meydanından insanın sığınağı, zırhı olan aile ile ilgili Resulullah Efendimizin bu hadisini iyi anlamak lazım”

DAHA SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNE KURULMUŞ AİLELER GÖRMEK İSTİYORUZ
Müftü Kazım Güzel’in ardından konuşan Belediye Başkanı Alper Taban, “Sağlıklı, huzurlu bir aile yapısı oluşturabilmek adına sağlıklı bir evlilik oluşturabilmek… Belki şunu düşünüyor olabiliriz; evlenmeden önce evliliği okula giderek mi öğreneceğiz? Geçmişte belki böyle bir şeyi yaşamadık, görmedik diye düşünenler olabilir. Eğitimin muhakkak suretle önemli olduğunu düşünüyorum. Hayatın her aşamasında, her evresinde önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Aile yapısını bozan TV programları ve dizilerden de bahseden Taban, “Ben televizyon programlarını izlediğimde çok rahatsız oluyorum. Gerçekten saçma sapan programlar ve bizi zaten bu diziler, programlar bambaşka yerlere alıp götürüyor. Dikkatli olalım. İrademizi, aklımızı kullanarak işler yapalım ve hem dünyamızı hem ahiretimizi koruyalım, muhafaza edelim inşallah. Ben emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu.

“AİLE BAKANLIĞI ARTIK ÇARESİZ”
Boşanmalarda yaşanan artışa da dikkat çeken AHİD Başkanı Naci Köseoğlu ise, “Ülkemizde boşanmaların son 10 yılda yüzde 70 arttığı söyleniyor. 10 yılda boşanan sayısı 1 milyon 200 bin çift. Bu ailelerin çocuklarının psikolojik yapılarını bir düşünelim. Şuanda avukatların en çok uğraştığı davalar boşanma davaları. Aileler sos veriyor, yangın var. Aile Bakanlığı artık çaresiz. Eğer biz bütün fertlerimizle bu işe eğilmezsek, kendimize sahip çıkmazsak neslimiz psikolojik ve manevi olarak bir buhranla karşı karşıya.” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından yapılan sınavda dereceye girenlere hediye ve belgelerinin yanı sıra, tüm kursiyerlere katılım belgeleri protokol tarafından takdim edildi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen deneyimli gazetecilerin tecrübelerini paylaşacağı “Medya Okulu” programı Görükle Gençlik Merkezinde TRT programcısı Aynur Ayaz’ın verdiği ilk dersle başladı.

Büyükşehir Belediyesi’nin üniversitelilerin yoğun olarak yaşadığı Görükle’ye kazandırdığı ve içinde yurt bölümü, etüt odaları, internet odaları, kütüphane, eğitim atölyeleri, fuaye alanı ile 270 kişilik konferans salonu bulunan Görükle Gençlik Merkezi, önemli buluşmalara ev sahipliği devam ediyor. Değişen dünya düzeni içerisinde gelişmeleri doğru okuyabilmek, anlamlandırabilmek ve yorumlayabilmek amacıyla medyaya ilgi duyan gençlerin tespiti ve onların medya vizyonuna katkı sağlamak amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Medya Okulu’ yoğun bir katılımla start aldı.

Özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiği programda ilk dersi TRT programcısı Aynur Ayaz verdi. Hitabet, beden dili, sunuculuk ve TV programı moderatörlüğü temalarını işleyen Ayaz, interaktif olarak gerçekleştirdiği eğitimde zaman zaman gençleri sahneye çıkararak uygulama da yaptırdı. Günümüzde sunuculuğun bir anlamda sahne sanatı olarak değerlendirilebileceğini çünkü sonuçta görsel bir iş yapıldığını belirten Ayaz, doğaçlama yeteneği, sahne hakimiyeti, nefes kullanımı ve göz teması kurma teknikleri hakkında tüyolar verdi. 21 yüzyıl sunucularının oldukça rahat olduğuna vurgu yapan Ayaz; “Çünkü hepsi dersine iyi çalışıyor, kendilerinden eminler. Sunum metnini kendileri hazırlıyor. Eğer bir kitleye hitap ediyorsanız, dersinize çok iyi çalışmalısınız” dedi.

Sekiz hafta sürecek olan programa birçok gazeteci konuk olarak katılacak. Program, İstanbul medya ziyareti, Bursa gazetesi çıkarma ve sertifika töreni ile son bulacak.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri ve Bursalı firma temsilcileriyle birlikte kısa bir süre önce kurulan Eskişehir Teknik Üniversitesi’ne (ESTÜ) işbirliği ziyareti gerçekleştirdi.

TÜBİTAK 1004 Yüksek Teknoloji Projesi’nin ortakları arasında bulunan ESTÜ’nün imkânlarını ve çalışmalarını yerinde görmek isteyen BUÜ yönetimi, Bursalı firmaların da katıldığı teknik inceleme gezisi düzenledi. TÜBİTAK tarafından ilk aşaması kabul edilen 1004 Yüksek Teknoloji Projesi’nin uygulama aşaması için işbirliği içerisinde oldukları kurumların teknik imkân ve kapasitelerini yerinde gözlemlemek istediklerini söyleyen BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay; “Öncelikle işbirliği içerisinde olduğumuz tüm kurum ve firmaların neler yapabileceğini gözlemlemek istiyoruz. Bu bağlamda da proje ortağımız Eskişehir Teknik Üniversitesi’ni ziyaret ettik. ESTÜ’nün yaptığı bilimsel çalışmalar ve altyapı konusunda Rektörümüz Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu’ndan bilgiler alıyoruz. Bu ziyaretler sayesinde proje ortaklarımızla birlikte ne gibi çalışmalar yürütebileceğimiz konusunda fikir sahibi oluyoruz. Birbirimizi ne kadar iyi tanırsak, ortaya çıkaracağımız çalışma da aynı derecede iyi olacaktır” diye konuştu.

BİRLİKTE ÖNEMLİ ÇALIŞMALARA İMZA ATACAĞIZ
ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu ise ziyarete ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduklarını belirtti. Kısa bir süre önce kurulmalarına rağmen, önemli bilimsel çalışmaların içerisinde yer almak için gayret gösterdiklerini vurgulayan Rektör Döğeroğlu; “Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Bursalı firmalar ile TÜBİTAK’ın açtığı 1004 projesine başvuruda bulunduk. İlk aşamada kabul aldık. Şimdi de ileri teknoloji alanında bir çalışma ortaya koyabilmek için birbirimizi daha iyi tanımak adına ziyaretler gerçekleştiriliyor. Toplam bütçesi 55 milyon TL olarak belirlenen ikinci aşamada da en iyi projeyi ortaya çıkarmak istiyoruz. Üniversitelerimiz ve firmalarımızla birlikte bilimsel anlamda güzel bir çalışma yürüteceğimize inanıyorum” dedi.

ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu önce Rektörlük Binası’nda misafirlerine üniversite hakkında sunum yaptı. Ardından da laboratuvarları gezdirerek teknik altyapı ve yürütülen projeler konusunda bilgiler verdi. Ziyarette Bursa’da faaliyet gösteren Durmazlar, Emko Elektronik, Emre Makine ve Farba firmalarının temsilcileri de yer aldı.

Osmangazi Belediyesi’nin vizyon projeleri arasında yer alan Bilgi Evleri’nin en kapsamlısı olan Hüdavendigar Sosyal Gelişim Merkezi’nde engelli öğrencilere, el sanatları eğitimi verildi.

“Geleceği Şansa Bırakmıyoruz” düşüncesiyle hayata geçirilen Bilgi Evleri’nde çocukların araştırma yapma, soru sorma, merak etme ve okuma isteklerine yön verilirken, aynı zamanda eğitim seminerleri düzenleniyor. Bunun yanı sıra özel gün ve haftaları unutmayarak, çeşitli okullardan yüzlerce öğrenciyi evinde ağırlayan Hüdavendigar Sosyal Gelişim Merkezi’nin son programı 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla düzenlenen el sanatları eğitimi oldu.

Sadi Etkeser İlköğretim Okulu Özel Eğitim Sınıfı öğrencilerinin katıldığı eğitim, Hüdavendigar Sosyal Gelişim Merkezi el sanatları öğretmeni Tuğba Arda eşliğinde gerçekleştirildi. Engelli çocukların beceri kazanırken egzersiz yaptığını da ifade eden Arda, “Çocuklarımız, onların özel günlerinde bir şeyler üretmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Dolayısıyla onların mutluluklarına bizler de ortak oluyoruz. Bugün abeslang çalışması gerçekleştirerek, engelli çocuklarımızın sosyal becerilerini geliştirmelerine ve başka bir ortamda vakit geçirmelerine bir nebze de olsa katkı sağladık” dedi.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Proje sayesinde hem okullarımızın altyapısını güçlendireceğiz hem de geçici koruma altındaki çocuklarımızın mesleki ve teknik eğitim yoluyla hayata hazır hale gelmesini sağlayacağız.” dedi.

Millî Eğitim Bakanlığınca, 2023 Eğitim Vizyonu açıklandıktan sonra mesleki eğitimi güçlendirmek için başlatılan projelere yenisi eklendi. Millî Eğitim Bakanlığı bu kapsamda, Türkiye´de geçici koruma altındaki Suriyelilerin, eğitim, sosyal ve ekonomik uyum alanlarında desteklenmesi amacıyla, Avrupa Birliği ve KFW iş birliğinde “Mesleki ve Teknik Eğitim Yoluyla Sosyal ve Ekonomik Uyum Projesi”ni hayata geçirdi.

Projenin, Bakanlıkta düzenlenen tanıtım toplantısına katılan, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu´nda mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin artırılması ve güçlendirilmesinin önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Selçuk, sektörle birlikte süreçleri yürüten, ülkenin önceliklerine göre kendini şekillendiren dinamik bir mesleki ve teknik eğitim inşası için çalıştıklarını ifade ederek, “Ülkemizde halen Suriye ve diğer ülkelerden gelen geçici koruma altındaki yaklaşık 12 bin öğrenci, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarımızda kayıtlı bulunmaktadır. Bu sayının artırılması amacıyla birçok projeyi hayata geçiriyoruz. Bu proje de bunlardan sadece bir tanesi.” dedi.

Mesleki eğitim okullarının alanları yeniden belirlenecek
Mesleki eğitim veren okulların alanlarının illerin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınacağını söyleyen Selçuk, “Proje sayesinde hem okullarımızın altyapısını güçlendireceğiz hem de geçici koruma altındaki çocuklarımızın mesleki ve teknik eğitim yoluyla hayata hazır hale gelmesini sağlayacağız. Bu çerçevede proje kapsamındaki illerdeki sektör kümelenmesi ve kapasitesini göz önüne alarak, bu illerimizdeki mesleki eğitim okullarımızın eğitim verdikleri alanları da hızla yeniden yapılandıracağız.” ifadelerini kullandı.

8 ilde 50 mesleki eğitim veren okulun altyapısı yenilenecek
Yaklaşık 300 milyon liralık bütçeye sahip projenin iki yılda tamamlanması planlanıyor. Proje kapsamında 100 binin üzerinde Suriyelinin yaşadığı illere öncelik verilerek, pilot olarak İstanbul, Bursa, Mersin, Adana, Hatay, Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfa illeri belirlendi. Üç çalışmayı içeren projede, en büyük bütçeyi, pilot illerde seçilen mesleki ve teknik eğitim veren okulların altyapı ve laboratuvarlarının iyileştirilmesi oluşturuyor. Bu kapsamda, proje bütçesinin yüzde 80´i, 8 ildeki 50 okulun atölye, laboratuvar, diğer donatım ve altyapısının iyileştirilmesi ve güçlendirilmesine ayrılacak.

Geçici koruma altındaki 10 bin Suriyeli öğrenci ile imkânı kısıtlı Türk öğrencilere ulaşım, eğitim materyali, temrinlik malzeme, iş kıyafeti ve öğle yemeği desteği verilecek. Proje bütçesinin yaklaşık yüzde 5´i de mesleki ve teknik eğitimin farkındalığının artırılması ve tanıtımı için kullanılacak. Proje ile geçici koruma altındaki Suriyelilere ve Türk çocuklara, kaliteli ve erişilebilir mesleki ve teknik eğitimin sağlanması, eğitim ortamlarının iyileştirilmesi, eğitime devamı artıracak desteklerin sağlanması ve mesleki ve teknik eğitimin sunduğu fırsatlar konusunda farkındalığın artırılması hedefleniyor.

Tanıtım toplantısına, MEB Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Kemal Varın Numanoğlu, Avrupa Birliği Türkiye´deki mülteciler için Mali Yardım Programı (FRIT) Projeler Bölüm Başkanı Emma Clua Vandellos, TOBB, HAK-İŞ, TÜRK-İŞ ve TİSK yöneticileri ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, AB ve KFW yetkilileri katıldı.

Yeşim Akademi, Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu tarafından organize edilen ve iş dünyası temsilcileri ile BM ajanslarının katıldığı “İş Dünyasında Çocuk Bakım İhtiyacı” başlıklı seminere ev sahipliği yaptı. Etkinlikte, kadın çalışanların kreş hizmetlerinden daha etkin faydalanması ve iş gücü piyasasında daha fazla yer alması adına iş dünyasının gerçekleştirmesi gerekenlerle ilgili yol haritası çizildi.

Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu üyesi şirketlerin katılım gösterdiği programda kadın – erkek tüm çalışanların iş hayatında daha verimli ve etkin var olabilmeleri adına ihtiyaç duydukları kreş ve çocuk bakım hizmeti masaya yatırıldı. 30 Kasım tarihinde Yeşim Akademi’nde gerçekleştirilen programa; Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu üye şirket temsilcilerinin yanı sıra, Global Compact Türkiye yöneticileri, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ve PwC Türkiye yetkilileri de katıldı.

Açılışta söz alan Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu Eş Başkanı ve Yeşim Tekstil Kurumsal İletişim Müdürü Dilek Cesur, iş dünyasının öncelikli sorunları arasında yer alan kadın istihdamının artırılması adına öne çıkan en önemli konunun evdeki çocukların bakımı olduğuna dikkat çekti. Cesur, 2019’da bu konuda güçlü bir çalışma yapma hedefinde olduklarını ifade ederek, “Bu önemli soruna hep birlikte çözüm üretebilirsek, kadının istihdamda daha fazla yer almasını sağlama ve çarpan etkisi ile bu sinerjiyi artırma şansımız var.” diye konuştu. Cesur, şöyle devam etti: “Bugünkü etkinlik ile iş dünyasının ve STK’ların kreş hizmeti ile ilgili farklı uygulamalarını dinleme şansı bulacağız. Yeşim olarak bizim de 30 yıllık bir kreşimiz var. Son yıllarda iş dünyası kreşle ilgili çalışmalarına hız vermeye çalışırken, biz bu konuyla ilgili derin bir tecrübeye sahibiz. İş dünyası açısından kreş organizasyonunun nasıl yapılacağı ile ilgili yol haritası oluşturmak son derece önemli. Bu konuyla ilgili her firmanın kendine göre bir yönü vardır ama burada konuşulacak konular, firmalara yeni ufuklar kazandıracaktır. Ayrıca buradan çıkacak sonuçları da tüm Türkiye ve kamuoyu ile paylaşma şansı bulacağız.”

“Raporlama son derece önemli”
Cesur’un açılış konuşmasının ardından seminer öncesi iletilen Kadının Güçlenmesi Anketinin sonuçları Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele tarafından paylaşıldı. Çele, Çalışma Grubu üyesi 36 şirketin 20’sinde kadının güçlenmesine dair hedef ve stratejiler olduğunu, 6’sında kreş bulunduğunu ve 12’sinin de konuyla ilgili raporlama yaptığını belirtti. Çele, raporlamanın firmaların kaydettiği gelişimi takip etmeleri ve birbirlerinden öğrenmeleri adına son derece önemli olduğunun altını çizdi.

Anket sonuçları sonrası söz alan PwC Türkiye Vergi Hizmetleri Şirket Ortağı Bilgütay Yaşar da “Çalışanların Çocuk Bakım İhtiyacına Yönelik Mevzuat” isimli bir sunum yaptı. Yaşar, iş dünyası adına kreş konusunun oldukça önemli olduğunu ifade ederek, kadın istihdamını artırmak, gelişmiş bir toplum olmak ve daha da ileri gitmek adına bu konunun halledilmesi gerektiğini belirtti. Yaşar, kadın istihdamı adına en önemli konulardan birinin çocuk bakımı olduğunun altını çizerek, “Ülkemizde okul öncesi eğitim oranı çok düşük. Gelişmiş toplumlar arasında girmek için okul öncesi eğitim sorununu çözmemiz gerek. Kreş konusu, ekonomik politikalar kadar önemli bir konu. Kreş uygulamalarının tek çatı altında toplanmasında ve tanımları oturmakta fayda var. Kreş hizmeti vermeyen firmalar için ceza var ancak ceza oranı çok da yüksek değil. Hem şirketlerin ihtiyaçlarını çözecek hem de kreşleri yaygınlaştıracak ortak bir yol bulunmalı.” diye konuştu. Yaşar, şöyle devam etti: “Kreş yardımları ile ilgili bir istisna var ancak bunun için 2-3 yıl uğraştık. Bugüne kadar yönetmelik kapsamında açılan kreşlerle ilgili Gelir Vergisi Mevzuatında bir istisna yoktu. Sadece kreş açmak zorunda olanlar değil, kreş açmak zorunda olmayanlar da personellerine kreş yardımı yaptığı takdirde kanunda belirlenen miktarlara kadar gelir vergisi hesaplanmayacak. Kanun sadece kadın çalışanlar için çıktı ancak kanunun erkek çalışanlar için de yaygınlaştırılması gerek. Asgari ücretin yüzde 50’sini geçmeyecek şekilde yapılan yardım, gelir vergisine tabi tutulmayacak.”

Yaşar’ın ardından söz alan AÇEV Erken Çocukluk Birimi Direktörü Duygu Yaşar da kreş desteği ve kaliteli erken çocukluk bakımı ve eğitimi hakkında bilgi verdi.

Kreş hizmetleri çalıştayı yapıldı
Sunumların ardından moderatörlüğünü AÇEV Savunu ve Strateji Birimi Direktörü Burcu Gündüz Maşalacı’nın yaptığı “Çocuk Bakım İhtiyacına Yönelik Şirket Uygulamaları” başlıklı oturum gerçekleşti. geçildi. Oturumda konuşmacı olarak söz alan Yeşim Akademi Yöneticisi Özlem Şenkoyuncu, Yeşim Kreşinin hizmetleri ve örnek uygulamaları hakkında bilgi verdi. Martur İnsan Kaynakları Direktörü Hülya Alper Polatcan da Kütahya’da bulunan fabrikalarında istihdam edilen kadın çalışanlarına yönelik anlaşmalı kurum modeliyle hayata geçirilen kreş uygulamalarına ilişkin katılımcıları bilgilendirdi. Siemens Üretim ve Lojistik Müdürü Gülşah Öztürk de Siemens bünyesinde hayata geçirilen kreş yardımı süreçlerini paylaştı. Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü adına deneyimlerini paylaşan İdari İlişkiler Müdürü ve Eğitim Koordinatörü Levent Eryılmaz da bölgede hayata geçirilen kreş hizmetinin detayları hakkında bilgi vererek, bölge çalışanlarına yönelik gerçekleştirilen kreş çalışmalarının önemli bir boşluğu doldurduğu üzerinde durdu.
Programın öğleden sonraki ayağında Yeşim Tekstil bünyesinde 30 yıldır hizmet veren Yeşim Kreşi gezildi ve ardından katılımcılar ile konuşmacıların bir araya geldiği Dünya Kafe metotlu çalıştaya geçildi. Çalıştayda gruplara ayrılan katılımcılar, kreş hizmetinin iş dünyasına sağlayacağı katma değer ve mevcut sorunlar üzerine fikir alışverişinde bulundu.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et