Anasayfa EĞİTİM AKTÜEL

Büyükşehir Belediyesi’nin geleceğin bilim insanlarını yetiştirmek ve bilimi çocuklara sevdirmek hedefiyle kente kazandırdığı Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin (Bursa BTM) öğrencilere yönelik hazırladığı bilimsel doğal kampları, geleceğin kâşiflerini Uludağ’da buluşturdu.

8 ile 14 yaş arası öğrencilere yönelik Çobankaya-Sarıalan güzergâhında hafta sonları günü birlik gerçekleştirilen kamplara katılanlar, eşsiz doğa güzellikleri arasında Uludağ’ın endemik bitki türlerini keşfederken, kuş kafesi ve mikroskop yapımını öğrendi. Birçok farklı atölye çalışmasının da yer aldığı kamplarda kendi çizdikleri Uludağ krokisi ile rotalarını belirleyen bilime meraklı gençler, doğada yürümenin keyfini çıkardı.

Astrofest 2018 için geri sayım sürüyor
Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin aklı gece gündüz bilimde olan gökyüzü tutkunlarını 3-5 Ağustos 2018 tarihleri arasında Uludağ’da buluşturacağı Astrofest2018 için de geri sayım sürüyor. Onlarca atölye çalışması, bilim söyleşileri ve doğa yürüyüşlerinin yapılacağı etkinliğe bilim, teknoloji ve astronomi alanında birbirinden ünlü isimler de sunumlarıyla renk katacak. Astrofest2018’e katılmak isteyenler, http://uludagastrofest.org/ ya da www.bursabilimmerkezi.org adreslerinden detaylı bilgi alabiliyor.

BUTGEM, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman sorununa çözüm üretirken, 10 yıldır düzenlenen yaz kurslarıyla da geleceğin mühendislerini yetiştirme adına ilk tohumları atıyor. Çocuklara telden araba, maket robot, genç mekanisyen, origami-kağıt sanatları uygulama eğitimi veren BUTGEM’in 5 ayrı eğitim programından 350’ye yakın öğrenci faydalanıyor.

KODLAMA EĞİTİMLERİ BAŞLADI
BUTGEM’de bu yıl ilk defa çocuklara yönelik kodlama eğitim programı da hazırlandı. Kodlama eğitimleri ile öğrencilerin kendi oyunlarını yazmaları sağlanıyor. Eğitimlerle, ezberci, sorgulamayan, eleştiremeyen nesiller yerine 21. yüzyıl becerileri ile donatılmış yeni bireylerin yetiştirilmesi amacıyla erken yaşta kodlama eğitimi verilmesi ve bu becerilerin çocuklara aşılanması hedefleniyor.

GELECEĞİN MÜHENDİSLERİ YETİŞİYOR
BUTGEM tarafından verilen yaz eğitim programlarıyla çocuklarda güven duygusunun artması, tasarım ve üretim bilincinin oluşması amaçlanıyor. Söz konusu eğitim programlarından şimdiye kadar 1500’den fazla kursiyer yararlandı. Kayıt işlemlerinin BUTGEM’de gerçekleştirildiği kurs dönemleri 16 Temmuz–20 Temmuz ve 23 Temmuz-27 Temmuz tarihlerinde yeni eğitimler öğrencilerin yoğun katılımıyla devam edecek.

“MÜHENDİS OLMAK İSTİYORUM”
Kodlama ve yazılım kursundan faydalanan Beyzanur Biçek, BUTGEM’de 5 gün boyunca süren eğitimlerin kişisel gelişimine büyük fayda sağladığını söyledi. Yaz eğitim programlarının duyuruya çıkmasıyla hemen başvuru yaptığını dile getiren Biçek, “Yazılım ve kodlama eğitimine özellikle kayıt oldum. Gelecekte mühendis olmak istiyorum. Bu eğitimler eğitim ve öğretim hayatıma büyük katkı sağlayacak.” dedi.

“BİRLİKTE HAREKET ETMEYİ ÖĞRENDİK”
Maket robot kursuna katılan Elif Zeynep Akın, eğitimlerden dolayı BTSO’ya teşekkür etti. Çok keyifli ve öğretici bir kurs dönemi geçirdiğini söyleyen Akın, “BUTGEM’in eğitimleri sayesinde el becerilerim daha da gelişti. Aynı zamanda aldığım eğitimler sadece bununla sınırlı kalmadı. BUTGEM’de biz paylaşmayı ve birlikte hareket etmeyi öğrendik” ifadelerini kullandı.

Yaz kurslarına eğitimler saat 09.00 ile 16.30 arasında gerçekleştirilirken, bir haftalık program süresince çocuklara ayrıca; kahvaltı yapmanın önemi, tertip, bireysel ve grup çalışması, tasarım bilinci, atasözleri, deyimler, iş güvenliği kuralları ve proje mantığı konularında bilgiler kazandırılıyor.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk “15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü” nedeniyle yayınladığı mesajda, “Büyük destanlar büyük davalar uğruna yazılır” yazılır diyerek 15 Temmuz gecesinin beraber hareket eden bir milletin ne tank, ne uçak ne de bir tüfek tarafından asla durdurulamayacağının en güzel örneği olduğunu belirtti.

Bakan Selçuk’un açıklaması şöyle;
“İbn-i Haldun “Coğrafya kaderdir” demiş. Yaşadığımız bu coğrafyada kalıcılığımızı tescillediğimiz 1071 yılından bugüne kadar içeriden ve dışarıdan gerçekleştirilen birçok saldırıya üzülerek tanık olduk. 95 yıllık Cumhuriyet tarihimizde de bu saldırılar varlığını devam ettirdi. Demokrasi dışı birçok müdahalelerle millet iradesi yok sayıldı. Bu saldırıların en sonuncusu 15 Temmuz 2016 tarihinde kahraman ordumuzun içine sinsice sızmış bir grup cuntanın hain darbe girişimidir.

Büyük milletlerin büyük destanları vardır. Büyük Türk milletinin en büyük destanlarından birinin adıdır 15 Temmuz. Büyük destanlar büyük davalar uğruna yazılır. Bir dava uğruna yazılan destanın ölümsüzlüğü ödenen bedellerle doğru orantılıdır. Ödenen bedel ne kadar büyükse yazılan destan da o kadar ölümsüzdür. Eğer bir de ödenen bedel canlar ise o destan milletin yüreğinden asla silinmez. 15 Temmuz canlarla ödenen bir destanın adıdır. Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez. İstiklal Şairi’nin de mısralarında anlattığı gibi 15 Temmuz gecesi beraber hareket eden bir milletin ne tank, ne uçak ne de bir tüfek tarafından asla durdurulamayacağının en güzel örneğidir.

O gün milletin iradesinin üstünde hiçbir güç tanımayan Türk milleti devletinin yanında yer alarak tarihte eşi ve benzeri görülmemiş bir mücadele örneği göstererek demokrasisine, istiklaline ve istikbaline sahip çıkmıştır. Millet olmanın bir gereği olarak devletine karşı yapılacak her türlü saldırıya karşı birlikte hareket etme iradesini sağlam bir şekilde ortaya koymuştur.

Bizlere düşen yaşanan olaylardan ders çıkararak geleceğin Türkiye’sinin inşasında adımlarımızı sağlam atmaktır. Çocuklarımıza, gençlerimize 15 Temmuz’u anlatmak o ruhu yaşayarak demokrasiyi ve millet iradesine saygıyı içselleştirmeleri için çalışmalar yapmak bizim için bir vatan ödevidir. Millî Eğitim Bakanlığı olarak bundan önce olduğu gibi bundan sonra da 15 Temmuz ruhunun ölümsüzleştirilmesi için birçok faaliyet gerçekleştirmeye devam edeceğiz.

15 Temmuz Gecesi başka canlar hür yaşasın diye kendi canını bir an bile düşünmeden feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun. Yine aynı gece üzerlerine gelen tankların altına yatarak durdurmaya çalışan, sağanak bir yağmura şemsiyesiz çıkar gibi kurşunların üzerine yürüyerek yaralanan tüm gazilerimize Allah’tan acil şifalar diliyorum. 15 Temmuz´un karanlık gecesini yüzlerinin akıyla aydınlığa dönüştüren necip milletimizin de 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Gününü kutluyorum.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, çocuklara görgü ve ahlak kurallarını benimsetme, hayatla mücadele azmini artırma hedefleri doğrultusunda yaz aylarında düzenlenen izcilik kamplarının 12 ay boyunca organize edilebilmesi için hazırlık çalışmalarına başladıklarını açıkladı.

Başkan Aktaş, Kestel’in Alaçam bölgesinde kurulan gençlik kampını ziyaret ederek, izci adayı çocuklarla buluştu. Kamp ateşini yaşları 11 ila 15 arasında değişen gençlerle birlikte yakan Başkan Aktaş’a ziyaretinde, Kestel Belediye Başkanı Yener Acar ile AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Bayrak da eşlik etti. Kamp Sorumlusu Mustafa Altay’dan etkinlik verileri ile ilgili bilgiler alan Başkan Aktaş, ok atarak, istasyonda dart oynadı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, gençlik ve izci kampı ile çocukların zihinlerine, gönüllerine, beyinlerine ve geleceklerine dokunduklarını söyledi. Milli ve manevi değerlere bağlı, genel ahlak kurallarını benimsemiş gençlerin milleti ve devleti daha iyi yarınlara taşıyacağına inandıklarını ve bu hedef doğrultusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmadıklarını söyleyen Başkan Aktaş, “Burada bir tane derdimiz, heyecanımız var: Geleceğimiz olan siz gençlerin ‘milli ve manevi değerlere haiz olarak’ şehrimiz ve ülkemize en iyi şekilde hizmet etmeniz. Aranızdaki birlik ve beraberliği artırmak, hayatınızda yararlı olacak tecrübeleri sizlere kazandırmak için bu tür organizasyonları düzenliyoruz. Şu anda burada bir yandan izcilik faaliyetleri sürerken, diğer yandan Gemlik Karacaali’de deniz kampı icra ediliyor. Orada da yaşıtlarınız, 3 günlük yaz programlarına katılarak geleceğe hazırlanıyor” dedi.

Başkan Aktaş’tan tavsiyeler…
Başkan Aktaş, açıklamasında, gençlere tavsiyelerde de bulundu. Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği bu tür organizasyonlardan yarının valileri, belediye başkanları, işadamları, fabrika işçileri ve çiftçilerinin çıkabileceğini vurgulayan Başkan Aktaş, ”Allah, hepinizin geleceğini güzel etsin. Memlekete hepsi lazım. Bizim ‘Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ diye ortak değerlerimiz var. Yarın hangi pozisyonda olursak olalım, bu değerlere sahip çıkalım” diye konuştu.

Başkan Aktaş, şu anda sadece yaz aylarında düzenlenen kampların yılın 12 ayı boyunca yapılabilmesi için çalışmaları yoğunlaştırdıklarını ifade etti.

Büyükşehir Belediyesi’nin Alaçam’da organize ettiği gençlik ve izci kampına katılan gençlerden Adil Alaç, etkinliklerde çok farklı tecrübeler edindiklerini belirterek, tüm akranlarını bu tür imkanlardan yararlanmaya çağırdı. Yine aynı kampta eğitim gören çocuklardan İbrahim Çolak ise şehirde mümkün olmayan ip ile kayma ve ata binme gibi aktivitelerin burada rahatlıkla yapılabildiğini kaydetti.

Başkan Aktaş, ziyaretin sonunda katılımcı çocuklara sertifikalarını ve çeşitli hediyeler takdim etti.

Feyziye Mektepleri Vakfı Işık Üniversitesi, Şile Kampüsü’nde tam donanımlı ‘İnşaat Mühendisliği Merkez Laboratuvarı’ kuruyor. Mühendislik Fakültesi bünyesinde kurulacak laboratuvarın inşasına 2018’in son çeyreğinde başlanması planlanıyor. 2020 yılında tam teşekküllü olarak hizmete girecek laboratuvar, Türkiye’deki önemli referans laboratuvarlarından biri olacak.

Öğrenci odaklı bir araştırma laboratuvarı olan İnşaat Mühendisliği Merkez Laboratuvarı, yapı ve deprem mühendisliği ağırlıklı olmakla birlikte malzeme, zemin ve hidrolik bilim dallarına yönelik öğreti ve incelemeleri kapsayan, öğrencilerle birlikte aynı mekanların paylaşılarak karşılıklı etkileşimin yaşanacağı bir ortam olarak tasarlandı. Laboratuvar, birbirlerine köprü ile bağlantılı iki bloktan oluşacak.

Türkiye’nin birikmiş bilimsel deneyim ve uygulama yetilerini bünyesinde barındıracak ve güncel deney aletleri ve olanaklarıyla, öğrencinin, öğretim üyelerinin ve sanayinin gereksinimlerine yanıt olacak biçimde kurgulanan Merkez Laboratuvarı, benzeri diğer öğretim kurumlarında bulunmayan özelliklerle donatılacak.

Kurulacak laboratuvarın inşaat mühendisliği öğrencilerinin eğitimine önemli bir katkı sağlayacağını vurgulayan Işık Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ercan Solak, “Laboratuvarı, öğrencilerimizin tam bir yetkinlik ve donanımla yetişmesine, araştırmacılarımızın da bilimsel çalışmalarına katkı sağlayacak biçimde tasarladık. Ayrıca üniversite dışından gelecek taleplere de yanıt vererek, bir referans laboratuvar niteliği taşıyacak” diye konuştu.

Meslek Liselerinde STEM Eğitimi ve Sanayi 4.0 Farkındalığının Geliştirilmesi İşbirliği Protokolü MEB ve TÜSİAD arasında imzalandı.

TÜSİAD ve Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü arasında “Meslek Liselerinde STEM Eğitimi (Fen-Teknoloji-Mühendislik-Matematik) ve Sanayi 4.0 Farkındalığının Geliştirilmesi İşbirliği Protokolü” imzalandı. İmza töreni, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Osman Nuri Gülay ile TÜSİAD Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Bahadır Kaleağası’nın katılımıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nda gerçekleştirildi.

İki yıl sürecek işbirliği protokolü kapsamında Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapan öğretmenlerin STEM eğitimi ve Sanayi 4.0 konusunda farkındalık ve yetkinliklerinin güçlendirilmesi ve ayrıca öğretmen ve öğrencilerin proje temelli çalışmalarını desteklemek üzere programlama kiti verilmesi hedefleniyor.

İlk olarak 2018-19 öğretim dönemi için alınacak başvuruların değerlendirilmesi sonrasında, belirlenen meslek okullarının öğretmenlerine STEM ve Sanayi 4.0 konusunda yüzyüze & online eğitimler ve seminerler düzenlenecek, öğretmen ve öğrencilere yönelik proje fuarları ve ödüllü yarışmalar gerçekleştirilecek. Dow’ın bu yıl ana sponsor olduğu projede, STEM eğitimi ve Sanayi 4.0 farkındalığı programının yürütücülüğü İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Devrim Akgündüz tarafından üstlenilecek. Proje ile ilk aşamada İstanbul ve Kocaeli’nde 40 öğretmenin eğitimlere doğrudan katılması, 200 öğretmenin ve 2000 öğrencinin eğitimlerden faydalanarak STEM projeleri gerçekleştirmesi planlanıyor.

Uludağ Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi (ULUTEK) tarafından her yıl düzenlenen Maker Çocuk Yaz Kampı başladı. Dönemler halinde yaz boyunca devam edecek olan kampa katılan çocuklar yazılım ve kodlama eğitimleri alacak.

Maker Çocuk Yaz Kampı’nın açılış töreni ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Kanık, ULUTEK yöneticileri, eğitimciler, öğrenciler ve ailelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Törende velilere ve öğrencilere hitap eden Genel Müdür Prof. Dr. Mehmet Kanık, eğitimlere 3 farklı yaş grubundan öğrencilerle devam edeceklerini söyledi. Programların sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki farklı kategoride yürütüleceğini kaydeden Mehmet Kanık; “Bu yıl geçtiğimiz yıllardan farklı olarak ilk defa Bursa’nın teknoloji merkezi olan ULUTEK ve Bursa Teknoloji Merkezi (BTM) ile güçlü bir iş birliğine girdik. Nitelikli bir program icra etmeyi amaçladık. Dolayısıyla bu yıl seviyeyi ve niteliği önemli bir oranda arttırmayı planlıyoruz. Programlarımız ikişer haftalık modüller halinde devam ediyor. 2 hafta bittikten sonra 23 Temmuz itibariyle bir başka 2 haftalık modül başlayacak. Böylelikle yaz tatili boyunca 4 programı gerçekleştirmiş olacağız” dedi.

PROGRAMLAR YIL İÇERİSİNDE DE DEVAM EDECEK
Yıl içinde de programların hafta sonlarında devam edeceği bilgisini veren Kanık; “İsteyen velilerimiz tek programa katılabilecekleri gibi devam ettirerek çocuklarının bu alanda hızlı bir şekilde gelişme göstermesini sağlayabilecekler. Burada ‘STEM’ dediğimiz bilim, mühendislik, teknoloji ve matematikten oluşan, öğrencilerimizin bilim ve teknoloji yönünden geliştirildiği, yazılımın temeli olan kodlama eğitimi, robotik, ardinyo ve elektronik gibi ileri projelere kadar öğrencilerimizin seviyesine göre çok farklı alanlarda Maker atölyeleri uygulamalı olarak gösterilmektedir” diye konuştu.

VELİLER EĞİTİMLERDEN MEMNUN
Öğrenci velileri arasında yer alan Presmetal Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Özçarıkçı ise; “Çocuklarımızın geleceği için böyle bir teşebbüste bulunup, gençlerimize geleceğin teknolojilerini aydınlatıcı bilgiler edinmelerini sağladıkları için ULUTEK’e çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. Uludağ Üniversitesi Hastanesi’nde hemşire olarak çalışan bir diğer veli de “Oğlum evde sürekli bir şeyler yapmaya uğraşıyordu. İcatlar yapıyorum, robotlar yapıyorum anne diyordu. Biz de ailecek onun bu faaliyetlerine kayıtsız kalamadık. ULUTEK broşürlerini gördük ve buraya geldik. Çocuğumun seviyesini burada daha çok ilerletebileceğini düşünüyorum. Evde ona yetemiyorduk, nasıl yönlendireceğimizi bilemiyorduk. Burada emin ellerde daha iyi şeyler yapacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

Öğrencilerden Deniz Nazlı Çınar, kodlama ile evde kendi kendine ilgilendiğini ve daha detaylı bilgiye sahip olabilmek için ULUTEK kurslarını tercih ettiğini vurguladı.

Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ve İŞKUR ortaklığında perakende sektöründe mağaza yöneticisi yetiştirmek için kurs programı başlatılacak. İki ay sürecek kurslar ücretsiz olacak.

Kurum temsilcilerinin katıldığı ilk toplantı Uludağ Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda hazır bulunan PERDER Bursa Şubesi Başkanı ve BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Haşim Kılıç, sektörün en çok ihtiyaç duyduğu konunun yetişmiş personel bulunamaması olduğunu belirtti. Eğitimli personelin işleyişi çok daha hızlı kavradığına değinen Kılıç; “Dernek olarak yetişmiş personel sıkıntısını kurum temsilcileriyle paylaştık. Uludağ Üniversitesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile İŞKUR yetkililerimiz ile bir toplantı organize ettik. Burada isteklerimizi ve sıkıntılarımızı kendilerine aktarıyoruz. Hedefimiz sektörümüze yönelik bir kurs programını hayata geçirmektir. Eğitimler sonunda perakende mağazacılık sektöründeki önemli bir eksiği kapatacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

SEKTÖRÜN ÖNEMLİ BİR SORUNU GİDERİLECEK
UÜ Sosyal Bilimler MYO Müdürü Doktor Öğretim Görevlisi Fikri Pala ise konunun tüm temsilcilerinin katıldığı ilk toplantıya ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduklarını belirtti. Üniversite olarak kendilerine gelen sorunların çözülebilmesi adına ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini vurgulayan Fikri Pala; “Perakende sektöründeki dostlarımız bizlere yetişmiş personel bulmakta sıkıntı çektiklerini söylediler. Üniversitenin bir görevi de bulunduğu kentteki sıkıntıların giderilmesine katkı sağlamaktır. Bizler de bu konunun muhatabı olabilecek tarafların temsilcilerini bir araya getirdik. Neler yapabileceğimizi tartıştık ve sonunda bu eksikliğin giderilmesi için Perakende Mağaza Yöneticiliği Yetiştirme Programı’nın açılmasına karar verdik. Uludağ Üniversitesi, BTSO, İŞKUR ve PERDER ortaklığında böyle bir çalışmayı başlatmış olduk. Önümüzdeki dönemde başlatacağımız eğitimler toplam iki ay sürecek ve katılımlar tamamen ücretsiz olacak. Böylelikle hem sektör temsilcilerinin önemli bir sorununu çözümlemiş olacağız hem de iş arayan veya kendisini bir alanda geliştirmek isteyen gençlerimizin önünü açmış olacağız” dedi.

İŞKUR İl Müdürü F. Eren Türkmen ise kurum olarak her zaman böylesi önemli projelerin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Uludağ Üniversitesi Rektörlük Binası’nda gerçekleştirilen toplantıda verilecek eğitimlerin içerikleri ve eğitimciler hakkında da görüşmeler yapıldı. Kursların Eylül ayı içerisinde açılması planlanıyor.

Robert Koleji’ni birincilikle bitiren Nazlı Uğur Köylüoğlu; ABD’deki Stanford Üniversitesi’nde okumayı tercih etti. Mezuniyet töreninde “Mütevelliler”, “Sosyal Bilimler”, “Marry Mills Patrick” ve “Koç Ailesi” ödüllerini alan Köylüoğlu, Robert Koleji’nde Harvard Kitap Ödülü’nü ve bilim alanlarındaki başarısından dolayı Prof. Seyhan Nurettin Ege Kadın Bilim Ödülü’nü de kazandı.

Silikon Vadisi’nin kurulmasına öncülük eden Stanford Üniversitesi ilk beşte
Eğitimine disiplinler arası ve uygulamaya yönelik yaklaşımı içeren; fen, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi dört önemli disiplinin entegrasyonunu hedefleyen STEM’de (Science, Technology, Engineering, Mathematics) devam etme kararı alan Köylüoğlu, eğitim hayatına dünyanın en iyi 5 üniversitesinden biri olan ve Silikon Vadisi’nin kurulmasına öncülük eden Stanford Üniversitesi’nde devam edecek.

Dünyadaki en büyük bütçeye sahip üçüncü üniversite
Stanford Üniversitesi’ni tercih etme nedenlerini sıralayan Köylüoğlu, “Stanford Üniversitesi dünyadaki en büyük bütçeye sahip 3. üniversite. Girişimcilik kavramını en çok destekleyen üniversitelerden biri ve Nobel ödülleri sahiplerinin 21’i buradan mezun. Silikon Vadisi’nde bulunan şirketlerin üst düzey yöneticilerinin burada ders vermesi, öğretim üyeleri ile kurdukları işbirlikleri ilham verici. Bu insanlarla fikir paylaşımında bulunma olanağı, mentörlük faaliyetleri, farklı disiplinler ve fakülteler arasında ağ kurmayı ve işbirliğini teşvik eden yaklaşımları ve diğer sundukları fırsatlar kararımı en çok etkileyen faktörler arasında. Stanford Üniversitesi’nin girişimcilik ve teknolojik yenilikler alanında dünyada ilk 2′de yer alması da benim için önemli bir kriter.” dedi.

Sabancı Vakfı’nın çağrısı üzerine başvuru yaparak bu yıl Hibe Programları kapsamında destek almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları belli oldu. Kadın, genç ve engellilerin karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm üreten sivil toplum kuruluşlarının projelerini destekleyen Sabancı Vakfı, eğitim alanındaki 5 projeye toplam 900 bin TL hibe verecek.

Sabancı Vakfı’nın son 11 yılda hibe desteği verdiği proje sayısı 144’e, hibe tutarı 18 milyon TL’ye ulaştı. Türkiye’de Hibe Programlarını uygulayan ilk vakıf olarak sivil toplumun güçlenmesine katkıda bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Sabancı Vakfı Başkan Yardımcısı Zerrin Koyunsağan, “Sabancı Vakfı olarak, toplumsal gelişmenin sağlanmasında sivil toplumun çok önemli bir role sahip olduğuna inanıyor; bu kapsamda alanlarında uzman sivil toplum kuruluşlarını destekliyoruz. 11 yıldır çözüm üreterek, başarılı işlere imza atan sivil toplum kuruluşlarına verdiğimiz desteklerin hem sivil toplumun dönüşümüne hem de toplumsal gelişmeye sağladığı katkıları görmekten gurur duyuyoruz. Bu yıl da kalıcı etki yaratma hedefiyle destek verdiğimiz eğitim projeleri sayesinde, kadın, genç ve engellilerin sorunlarına yönelik çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Hibe Programlarımız ile sivil toplumun destekçisi olmanın ve toplumsal sorunlara birlikte çözüm geliştirmenin, paha biçilemez değerde olduğuna inanıyorum” dedi.

Hibe desteği verilen projeler eğitim başlığı altında toplandı
Sabancı Vakfı’nın faaliyetlerinin odağında yer alan kadın, genç ve engellilerin karşı karşıya kaldıkları sorunların çözümünde eğitimin kilit role sahip olduğunu belirten Koyunsağan, “Geçtiğimiz yıldan itibaren hibe projelerimizi ‘eğitim’ başlığı altında topladık. Hibe desteği vereceğimiz projeleri de ‘kaliteli eğitimin desteklenmesi’, ‘eğitime erişimin ve devamın sağlanması’ ve ‘hak temelli yaygın eğitim çalışmalarının desteklenmesi’ alanlarındaki projeler arasından belirledik. Bu başlıkların her birinin eğitim alanında büyük önem taşıdığına ve bu alanlarda yürüteceğimiz projelerin toplumsal gelişme için değerli adımlar atılmasını sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Sabancı Vakfı’nın Hibe Programlarına bu yıl 52 ilden toplam 217 başvuru geldi. Destek verilecek projeler, sivil toplum alanında deneyimli kişilerden oluşan bağımsız Değerlendirme Kurulu’nun önerisi üzerine Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti’nin yaptığı değerlendirmeyle belirlendi.

Hibe desteği almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları ve projeleri
-Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, “Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi” projesiyle; kadına yönelik şiddet konusunda avukatların bilgi, beceri ve farkındalıklarının artırılmasını; şiddet ve ayrımcılığa maruz kalan kadınların avukatlardan alacakları adli yardımın kalitesinin iyileştirilmesini hedefliyor. Bursa, Eskişehir, İstanbul ve Trabzon’da hayata geçirilecek proje kapsamında; kadının insan haklarına ilişkin uluslararası standartları ve ulusal mevzuatı içeren bir eğitim programı oluşturulması ve bu eğitimin pilot illerde görev yapan avukatlara verilmesi planlanıyor.

-Rengarenk Umutlar Derneği, “Çocuklar için Rengarenk Umutlar” projesiyle Diyarbakır’da çocukların psikososyal gelişimlerini destekleyen faaliyetler yürütülmesini, bölgedeki sosyal ve kültürel faaliyet açığının giderilmesine katkı sunulmasını amaçlıyor. Proje kapsamında hazırlanacak “Yaşam Becerileri” isimli eğitim programı ile Diyarbakır’ın dört farklı mahallesinden 10-18 yaşlarında çocuklara ulaşılması; çocukların ilgi alanlarına yönelik fotoğraf, tiyatro, drama gibi kulüpler oluşturulması planlanıyor. Projede ayrıca, ailelere yönelik ergen gelişimi, toplumsal cinsiyet, zorbalık gibi konuları içeren 16 oturumluk bilgilendirme toplantıları da yer alıyor.

-Nirengi Derneği, “Çok Geç Olmadan – İstanbul” projesiyle çocuk ve gençlere yönelik ihmal ve istismar vakalarına çözüm getirilmesini amaçlıyor. Proje kapsamında istismar, akran zorbalığı, flört şiddeti ve toplumsal cinsiyet konularına dair bir eğitim modülü hazırlanarak, İstanbul’daki 30 ortaokul ve lisede eğitim verilmesi planlanıyor. Okullarda herhangi bir ihmal veya istismar vakasının tespit edilmesi durumunda izlenmek üzere “Okul Temelli Standart Operasyon Prosedürü (OTSOP)” geliştirilmesi; bu çalışmanın diğer okullara yaygınlaşması için, hazırlanan eğitim modüllerinin MEB Hizmetiçi Eğitim Planı’na dahil edilmesi ve MEB’in online hayat boyu öğrenme eğitimleri havuzuna eklenmesi hedefleniyor.

-Başka Bir Okul Mümkün Derneği, “Katılımcı ve Barışçıl Sınıflar” projesiyle öğretmenlerin, çocuk hakları ve çocukların bulundukları ortamlarda katılımcı olmalarını sağlamaları konularında bilgilerinin artırılmasını, böylece çocukların hak ve sorumluluklarının bilincinde, toplumsal barışa katkı sağlayan aktif yurttaşlar olarak yetişmelerine katkı sunmayı amaçlıyor. Proje kapsamında öğretmenler için katılımcı ve barışçıl öğrenme ortamı konusunda eğitim içerikleri geliştirilmesi, öğretmenlere çocuk hakları, şiddetsiz iletişim, çatışma çözümü, demokratik okul gibi konularda eğitim verilmesi planlanıyor.

-Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfı, “Sınıfımda Yanımda Ol, Başarmama Destek Ol” projesiyle yaygın gelişimsel bozukluk veya otizm tanısı almış çocukların eğitimlerine destek olmaları için üniversite öğrencilerinin “gölge öğretmen” olarak yetiştirilmesini amaçlıyor. Proje kapsamında Anadolu Üniversitesi’nden gelen danışmanlar tarafından hazırlanan eğitimlerin Balıkesir Üniversitesi Meslek Yüksekokulu’nda okuyan öğrencilere verilmesi ve bu öğrencilerin projenin uygulanacağı anaokulları ile eşleştirilmesi planlanıyor. Öğrencilerin eşleştikleri okullarda staj uygulamalarına başlayarak, bu okullarda görev yapan öğretmenlere modeli uygulamalı olarak aktarmaları hedefleniyor.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et