Anasayfa EĞİTİM AKTÜEL

Eğitime sağladığı katkıyla eğitim gönüllüsü belediyeler arasında yerini alan İnegöl Belediyesi, Dumlupınar Ortaokulu’nda öğrencilerin daha nezih ve güvenli bir ortama kavuşması adına okul bahçesini genişletip etrafını güvenli duvar ve çitlerle çevirdi.

Şehrin alt yapı ve üst yapı çalışmalarının yanı sıra eğitimden sosyal ve kültürel faaliyetlere kadar her alanda hayata geçirdiği projelerle şehrin bütününü kapsayan İnegöl Belediyesi, eğitim alanında yeni bir projeyi daha hayata geçirdi. Dumlupınar Ortaokulunda güvenlik seviyesi düşük ve yetersiz olan okul bahçesi, İnegöl Belediyesi tarafından genişletilerek etrafı beton duvar ve çitlerle çevrildi. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte öğrenciler geniş ve güvenli bir bahçeye sahip oldu.

BELEDİYECİLİK SADECE YOL YAPMAK DEĞİL
Belediye Başkanı Alper Taban, bugün beraberindeki Başkan Yardımcısı Adil Kansu, AK Partili meclis üyeleri ve yönetim kurulu üyeleri ile Milli Eğitim Müdürlüğü temsilcilerinin de katılımıyla Dumlupınar Ortaokulunda tamamlanan çalışmayı yerinde inceledi. İnceleme sırasında bir açıklama da yapan Taban, “İnegöl Belediyesi’nin eğitime verdiği desteklerle, katkılarla alakalı bugün Dumlupınar Okulumuzda bir araya geldik. Başkan Yardımcımız, AK Partili yöneticilerimiz, meclis üyelerimiz, okul idarecilerimizle birlikte çalışmaları yerinde görelim istedik. Her fırsatta ifade ediyoruz, Belediyecilik sadece yol yapmak, alt yapı yapmak, otopark yapmak, park bahçe yapmaktan ibaret değil. Bizler var olan kaynaklarımızı asli işlerimiz olan konularda muhakkak suretle zaten kullanıyoruz ama tabi bunun yanı sıra sosyal ve kültürel anlamda etkinlikler yapıyoruz, ihtiyaç sahiplerine ulaşıyoruz ve eğitim başlığı altında da pek çok hizmetlerin altına imzamızı atıyoruz” dedi.

Çalışma hakkında teknik bilgiler de veren Alper Taban, “Dumlupınar okulumuzda da bugün hem bir bahçe genişletme çalışması tamamlanmış oldu, beraberinde 177 metre uzunluğunda bir duvar ördük ve duvar yenilemesi yaptık. Beraberinde duvar üzerinde panel çit uygulaması gerçekleştirdik. Yine okulun hemen ön bölümlerinde asfalt kaplaması ve bir miktar devam eden çalışmalarımız da var. İnşallah onları da biran evvel sona erdireceğiz. 650 m2 civarında da kaldırım ve parkı taşı uygulaması ve benzer şekilde bordür uygulaması gerçekleştirdik” diye konuştu.

EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ BELEDİYE
Başkan Taban, bahçe genişletme çalışmasının hem öğrenciler hem de okul idarecileri açısından önemli olduğuna da dikkat çekerek şöyle devam etti: “Burada çocuklarımızın teneffüs alanlarında ya da sporsal faaliyetleriyle ilgili bahçeye çıktıklarında buradaki bahçe mesafesinin genişlemesi öğrencilerimiz ve idarecilerimiz açısından da önemliydi. Çocuklarımızın daha geniş ve rahat alanlarda bu etkinlikleri yapabilmeleri onlar adına da faydalı olacaktır. İnşallah bizler bugüne kadar vermiş olduğumuz bu destekleri eğitim gönüllüsü olan bir belediye olarak arttırarak devamını zaten getireceğiz. Tabi burada sınırsız bir imkanımız olmadığının da altını çizeyim. Bugüne kadar yaptıklarımız da inşallah bundan sonrakilerin teminatı niteliğindedir. Öğrenciler bizim öğrencilerimizdir, çalışan idarecilerimiz bizim idarecilerimizdir. Onların sorun ve problemleri her ne kadar Milli Eğitim Bakanlığımız, İlçe Müdürlüklerimiz, İl Müdürlüklerimiz sorumluluğunda olsa da belediyeler tarafından da bu ihtiyaçlar imkanlar dahilinde karşılanmaya çalışılmaktadır. Yapılan hizmetlerin inşallah en güzel şekilde kullanılması ve korunması arzumuzdur. Tüm idareci ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Alper Taban, açıklama sonrası okul bahçesinde öğrencilerle de buluştu. Okul adına bir öğrenci tarafından Taban’a çiçek takdim edildi. Alper Taban, burada öğrencilere hitaben de kısa bir konuşma yaparak yapılan çalışmaların korunması adına duyarlı olunması gerektiğine vurgu yaptı.

Millî Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği bünyesinde faaliyet gösteren İletişim Merkezi “MEBİM 147″ye, Öğretmenler Günü dolayısıyla öğrencilerine gösterdikleri ilgi, sevgi ve sabır nedeniyle 25 binin üzerindeki öğretmen için teşekkür mesajı geldi.

Millî Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği bünyesinde faaliyet gösteren “MEBİM 147″, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla başta öğrenci, veli, öğretmen, idareci olmak üzere bütün vatandaşlardan gelen bilgi edinme, soru, talep, görüş, öneri, ihbar veya şikayeti etkin ve hızlı bir şekilde çözüme kavuşturmak amacıyla 1 Mart 2012´de hizmete başladı. Kurulduğu günden bu yana öğretmen veya idareciler için toplam 20 bin 308 teşekkür alan “MEBİM 147″ye sadece bu yılın kasım ayında gelen teşekkür çağrısı, yapılan tanıtım etkinlikleri sonucu son 5 yılın üzerine çıktı. Öğretmenler Günü dolayısıyla son üç haftada MEBİM 147´ye veli ve öğrencilerden öğretmenlere iletilmek üzere 25 bin 177 teşekkür mesajı geldi. Bakanlık çalışanlarınca tek tek kağıda dökülen mesajlar, okul müdürleri aracılığıyla öğretmenlere resmi yazı ile iletildi.

Ameliyata öğretmeni ikna etti
Adana İmamoğlu Atatürk İlkokulu 2-D sınıfı öğrencisi Aysima Demirci´nin velisinin, ameliyatı için öğrencisini ikna eden Güzin Er öğretmene teşekkür etmesi dikkati çekti. Bademcik ameliyatı olması gerekirken öğretmeninden ayrılmak istemeyen Aysima´nın, öğretmeni Güzin Er´in “Gerekirse ben öğle arası ya da okul çıkışı gelir derslerinden geri kalmaması için elimden gelenin fazlasını yaparım.” sözleri üzerine ameliyat olmayı kabul ettiği aktarıldı. İzmir Buca Çamlıkule İlkokulu öğrencilerinden Muhammed Deniz Başaran´ın öğretmeni Nazan Aktaş Köksal´a iletilmek üzere MEBİM 147´ye aktardığı duygu dolu mesaj ise şöyle: “Diğer çocuklardan farklıydım. Onlar gibi yürüyemesem de bana olan sevgini, merhametini esirgemedin benden. Annem ve babamdan sonra en çok sevgiyi sen bana verdin öğretmenim. Yeri geldi terimi sildin, yeri geldi düştüğümde elimi tuttun. Bana kendime güvenmem gerektiğini, benim de herkes gibi başarılı olabileceğimi sevginle öğrettin. Küçük kalbimde ışığınla yol gösterdin.”

“O dersin gelmesini dört gözle bekliyorum”
Bursa Yıldırım Yahya Kemal Beyatlı Ortaokulu öğrencilerinden Zeynep Kahrıman´ın Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmeni olan Tuğba Özcanoğlu´na iletilen mesajında şu ifadeler öne çıktı: “Bir ders var ´Allah´ım hiç bitmesin´ dediğim ve o dersin gelmesini dört gözle beklediğim, o dersi anlatan siz değerli öğretmenim ´Hiç gitmesin´ diye dua ettiğim, canım öğretmenim öğretmenler gününüz kutlu olsun.”

“İyi ki öğrencilerimiz sizin gibi bir idareci ile eğitim görüyor”
Kırşehir Kaman Alparslan İlkokulu öğrencilerinden Hatip Efe Haykır ile Eylül Haykır kardeşlerin velisinden okul müdürü Ferhat Çelik´e iletilen mesajda şunlar yer aldı: “Tatil olduğu günlerde bile belki ailesini bile kenara bırakarak okul içerisinde öğrencilerin daha kaliteli eğitim alabilmesi için eksikleri tespit etmekte ve eksik malzemeleri tamamlamak için mücadele eden, okulu sadece işi olarak görmeyen, o okulun parçası olarak hareket eden Ferhat beyin Öğretmenler Günü´nü kutlarım. İyi ki öğrencilerimiz, sizin gibi bir idareci ile eğitim görmektedir.”

Hiperaktif çocuğunun velisinden öğretmenine vefa
İstanbul Esenler Ayvalıdere İlkokulu öğrencisinin velisinden öğretmen Ferit Özkaya´ya gelen mesajda şu satırlar öne çıktı: “Dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bulunan çocuğumu, ilaç almadığı dönemlerde öğretmenini rahatsız etmemesi ve sınıf düzenini bozmaması için okula göndermek istemiyordum. Öğretmeni ise ´Çocuk, derslerinden geri kalmasın, ben idare ederim´ diyerek onu eğitime kazandırıyor. Çocuğuma karşı olan sabırlı, merhametli davranışından dolayı teşekkürlerimin iletilmesini talep ediyorum.”

“365 günde bir değil, bir günde 365 defa hürmet etsek hakkınızı ödeyemeyiz”
Çanakkale Biga Ekrem Ergün İlkokulu öğrencilerinden Beyza Aslan´ın öğretmeni Ergün Kılınç için bıraktığı mesaj şöyle: “Bir öğretmeni unutulmaz yapan şey, öğrencinin yüreğine dokunmasıdır. İyi kalpli, sevgi dolu, güler yüzlü, kocaman yürekli öğretmenimiz iyi ki varsınız. Size 365 günde bir değil, bir günde 365 defa hürmet etsek hakkınızı ödeyemeyiz. İyi ki bizimlesiniz, başarılarınızın devamını dilerim.”

“Okulunuza evladımı gözüm kapalı gönderiyorum”
Adana Ceyhan Sakarya İlkokulu öğrencisi Mustafa Çapan´ın ailesi tarafından öğretmeni Niyazi Gezer´e ulaştırılan mesajda şu ifadeler yer aldı: “Çocuk yetiştirmek bence bir sanat. Sizlerin sayesinde o sanatın temellerini atıyoruz. Öz güveni yüksek ve şahsiyetli çocuklar yetiştirmek için sizlerle beraber bu yolculuğa çıktığımız için çok memnunuz. Sevgiyi saygıyı ve paylaşmayı öğretiyorsunuz çocuklarımıza. İlginiz ve sevginiz için çok çok teşekkür ederiz. Evladımı gözüm kapalı gönderiyorum okulunuza, öğretmenler gününüz kutlu olsun.” Millî Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği sorumluluğunda 7 gün 24 saat hizmet veren İletişim Merkezi´ne, yurt içinden 147 kısa numara ile yurt dışından ise +90 312 147 1122´den ulaşılabiliyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin vizyon projelerinden, geleceğin bilim insanlarını yetiştirme hedefi ile kurulan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, hafta sonunu fırsata çevirmek isteyen ailelerin ilk tercihi haline geldi.

Cumartesi ve Pazar günleri binlerce bilim meraklısını ağırlayan BTM’de bilimle iç içe keyifli bir gün geçirmek isteyen ailelere onlarca farklı etkinlik programı sunuluyor. Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde 5-6 ve 7-14 yaş arası gruplar için düzenlenen ve zaman aralığı seanslarla belirlenen tematik atölyelere anne ve babalar da yoğun ilgi gösteriyor. Çocukları ile birlikte tematik atölyelere katılım sağlayan ebeveynler, model uçak tasarımından endüstriyel tasarıma dek birçok farklı konu üzerinde kendilerini geliştirme fırsatı yakalıyor. Çocukların hayal güçlerini zenginleştiren “Kodlama Atölyesi” ise minik bilginlere yeni ufuklar açıyor. BTM’de gerçekleştirilen seanslı alan etkinlikleri, “Tematik Atölyeler” ile sınırlı değil. 7-14 yaş gruplarının katılım sağladığı, onlarca farklı deneyin yapıldığı “Serbest Atölyeler” ise çocukların ve ailelerinin ilgisini çekiyor. Birçok farklı bilimsel çalışma programını ve bilime ilişkin pratik metotları içinde barındıran serbest atölyeler, miniklerin favori bilimsel eğlencesi.

Çocuklara takım ruhunu aşılayan, grup halinde hareket etmesine ve uyum sağlamasına zemin hazırlayan, sosyalleşmesine olanak tanıyan ve zekâ gelişimine yardımcı olan “Minik Mucitler” programı ise 5-6 yaş arası çocuklar için tasarlanan bir başka seanslı atölye programı. Çocuklar, Minik Mucitler alanındaki atölye çalışmaları ile Maket Dinozor, Uzay Lambası, Çizgi Film Makinesi ve Roket Yapımını öğreniyor, yaşama ve doğaya ilişkin birçok bilimsel konu hakkında bilgi sahibi oluyor. Ailelerin çocukları ile birlikte katılım sağladığı bir başka etkinlik Fahrettin Gülener adına açılan ahşap atölyesi… Zaman aralığı seanslarla düzenlenen atölye programına aileleri ile birlikte katılım sağlayan minikler, bazı ahşap makinelerin yardımıyla kendi modellerini üretmekle kalmıyor, ahşap objeler üzerindeki yaratıcılıklarını keşfetme imkânı da buluyor. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirilen en renkli programlardan biri de “Maker Etkinliği.” Bu etkinlikte de ebeveynler minik mucitlerle bir şeyi tasarlayarak yapmanın yanı sıra çekişmeli yarışma programlarıyla da bilimin eğlenceli yüzüne tanık oluyor. 300’ün üzerinde deney düzeneği ile çocuklara ve gençlere, okullarda gördükleri teorik bilgileri pratiğe dönüştürme imkânı sağlayan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde bilimle iç içe nitelikli zaman geçiren aileler ayrıca Devr-i Dinozor ve Altın Çağ’da Bilim sergilerini gezme imkânı da buluyor.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle yazılı bir mesaj yayınladı. Bakan Yılmaz mesajında şu ifadeleri kullandı;

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği ve Öğretmenler Günü olarak kutladığımız bu anlamlı günde; ülkemizin 81 vilayetinde, şehir merkezlerinden en ücra köylerine kadar vatanın her karışında ve yurt dışında vazifelerini hakkıyla ifa eden tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü en içten dileklerimle kutluyorum.

Değerli Öğretmenim,

Eğitim sistemimizin asli unsuru sizlersiniz. Sorumluluğu büyük ve başka hiçbir meslekle kıyaslanamayacak kadar kutsal bir mesleğe sahipsiniz. Sizler bir medeniyeti, bir kültürü inşa eden nesilleri yetiştirmektesiniz. Öğretmen bir eğitimci bir rehber bir mimar bir sanatkârdır. Rehberliğinizle sadece öğrencilerimize değil bu ülkenin geleceğine de şekil veriyorsunuz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de belirttiği gibi “Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.”

Değerli Öğretmenim,

Kültürümüzde ve bakış açımızda öğretmenlerimiz anne ve babalarımız kadar değerli ve onlar kadar azizdir. Biz, bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olacak kadar öğretmenlere kıymet vermiş bir kültüre sahibiz.

Sizler emekli olsanız bile yetiştirdiğiniz, yetişmesine katkıda bulunduğunuz öğrencileriniz vasıtasıyla ülkeye ve topluma hizmet etmeye devam edersiniz.

Öğrencilerimizin bizi biz yapan değerlerimize bağlı nesiller olarak yetişmelerinde emeğinizi, azminizi ve tüm çalışmalarınızı yürekten destekliyorum. Daha güçlü ve daha müreffeh bir ülke için geleceğimizi emanet edeceğimiz nesillerimizi fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller olarak yetiştirecek, birlikte omuz omuza yürüyecek, eğitim adına yaktığımız meşalemizi nesilden nesle aktaracağız.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başöğretmenlik unvanını kabul ettiği bu anlamlı günde, emekli öğretmenlerimize sağlık ve huzur dolu günler diliyor, şehit olmuş ve ebediyete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyorum.

Nesillerimizi yetiştirmek için özveriyle çalışan tüm değerli öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, tüm öğretmen ve öğrencilerimize en derin sevgi ve selamlarımı sunuyorum.”

9 Haziran günü PKK terör örgütü tarafından Batman’ın Kozluk ilçesinde düzenlenen saldırıda şehit düşen müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın, Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir panelde anıldı. Aybüke öğretmenin müdürlüğünü yapan Mahmut Işık, şehit öğretmeni ve olay gününü anlattı. Duygu dolu anların yaşandığı paneli izleyenler gözyaşlarına hâkim olamadı.

Uludağ Üniversitesi öğrencilerinin kurduğu Hür Eğitimciler Topluluğu’nun şehit öğretmenler Aybüke Yalçın ve Necmettin Yılmaz adına düzenlediği ‘Bir Hüznün Hikâyesi’ konulu 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinliği Eğitim Fakültesi Dekanlığı Uğur Mumcu Salonu’nda gerçekleştirildi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panele katılan Şehit Şenay Aybüke Yalçın İlköğretim Okulu’nun öğretmeni Mahmut Işık, 7 ay öğretmenlik yapan şehidi anlattı. Birlikte görev yaptıkları süre içerisinde Aybüke’deki azmin ve enerjinin herkesi kendisine hayran bıraktığını vurgulayan Müdür Mahmut Işık; “5 ay oldu henüz şehidimizi kaybedeli. Aybüke 7 aylık görev sürecinde yaptıklarını bir anlamda şehitlik mertebesine ulaşarak aldı. Ondan önceki Hasan hocamızı çok seviyorduk. Herkes onun yerine sen mi geldin diyordu. Ancak inanın 1 ay sonra kimse Hasan öğretmeni konuşmadı. Hemen farkını gösterdi. Şehidimiz hakikaten çok farklı bir öğretmen rolündeydi. Henüz bir haftalıkken benden çocuklar için piyano istedi. Öğrencileriyle gündüz 3.30’a kadar ders yapar, sonrasında da onlara müzik eğitimleri verirdi. Okulumuz maalesef Bingöl’ün pek önde olmayan okullarından birisidir. Ona rağmen daha önce duymadığımız müzik aletlerini bize aldırdı ve öğrencilerine eğitimler vermeye başladı. Üstelik öğrencilerden de yoğun bir talep geldi. Aybüke öğretmenimiz müziği çok severdi. Koridorlarda yürürken bile şarkı söylerdi. 50 öğrencimize gitar, piyano ve daha birçok müzik aleti konusunda dersler verdi. Kalabalık bir sınıf, biraz azalt istersen dediğimizde ise ben bu şekilde çok daha mutlu oluyorum hocam dedi.” şeklinde konuştu.

ŞEHİTLİK MERTEBESİNİN EN GÜZELİNE LAYIKTI, ÖYLE DE OLDU
Aybüke hocasına duydukları sevgileri anlatmaları için öğrencilerine yazılar yazdırdıklarını ve bu yazıları bir kitaba dönüştürdüklerini aktaran Müdür Işık, Aybüke öğretmenin şehit düştüğü günü de gözleri dolarak anlattı. Şehit edildiği gün Aybüke öğretmenin kırmızı bir elbise giydiğini açıklayan Işık; “9 Haziran günüydü. O gün karne dağıtılacaktı. İnanın o zaman kadar saçımda tek beyaz yoktu. O günden sonra oldukça fazla beyaz saçım çıktı. Aybüke’ye o gün; bir yılın bitti, 5 yılın kaldı dedim. Müdürüm 5 yıl da biter dedi. Öyle çıktı gitti. Ramazan ayıydı. Ben de eve gitmiş, dinleniyordum. 10 dakika sonra telefon çaldı. Hocam çabuk gelin, öğretmenlerimiz tarandı dedi. Koştuk, hastaneye gittik. Aybüke’yi gördüm. 15 dakika sonra da şahadet haberi geldi. Çok zor bir süreçti. Ancak öğrencileri de bizler de şehidimizi asla unutmayacağız. 7 ay bizimle kaldı. İnanıyorum ki bıraktığı iz hiçbir zaman silinmeyecek. O eylemde hedef belediye başkanıydı. Belediye başkanının aracından 21 kurşun izi çıktı. Kimseye bir şey olmadı. Ancak Aybüke öğretmenin bulunduğu araçtan tek bir kurşun izi çıktı. Şoförün kapısına değen bir kurşun, araçta 5 kişi bulunmasına rağmen arka koltukta ortada bulunan öğretmenimize değdi. Bir Cuma günü, Ramazan ayında, oruçluyken şehit oldu. Şehitlik mertebesinin en güzeline layık oldu. Ülkemizdeki herkes de o günden beri bizi yalnız bırakmadı. Halen öğretmenimizin okulundaki müzik odasına enstrümanlar gelmeye devam ediyor. Aybüke’yi seven onun yolundan gitsin. Aybüke’yi seven teröre inat daha çok çalışsın. Türkiye’nin yarınları için yeni Aybüke öğretmenler olmanızı istiyoruz.” diye konuştu.

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, üniversitelerin tümünün birbiriyle aynı ya da birbirlerinin kopyası olmasını istemediklerini belirterek, “Üniversitelerimizin hepsi uluslararası nitelikleri gözetmeli fakat farklı değerler üretmelidir. Bu kapsamda üniversitelerimizin bir kısmının eğitimde, bir kısmının araştırma ve teknoloji üretiminde, bazılarının da bölgesel kalkınmaya katkı sağlamakta farklılaşmasını istiyoruz” dedi.

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Yıldız Teknik Üniversitesinin akademik yılı açılışı ve Başbakan Binali Yıldırım´a fahri doktora tevcih törenine katıldı. Bakan Yılmaz törende yaptığı konuşmada, Türkiye´yi 21. yüzyılda hak ettiği yere ulaştırabilmenin kaliteli bir yüksek eğitimle mümkün olacağını vurguladı. Küresel ölçekte rekabetçi yükseköğretim sistemine sahip olmak gerektiğini dile getiren Yılmaz, “Ülkemizin yükseköğretime erişim ve yükseköğretimde okullaşmada, sayısal açıdan önemli bir sıçramaya ve yatay büyümeye şahit olundu. Bugün itibarıyla 112 devlet, 67 vakıf yükseköğretim kurumu, 5 vakıf meslek yüksekokulu ile Milli Savunma ile Türk-Japon Bilim ve Teknoloji üniversitelerimizle birlikte 186 yükseköğretim kurumumuz bulunmaktadır. 2016-2017 eğitim-öğretim döneminde öğrenci sayımız 7 milyonun üstündedir. Bu öğrenci sayısı ile Avrupa´da ikinciyiz.” diye konuştu.

Bakan Yılmaz, 2,5 milyondan fazla öğrencinin ön lisans, 4 milyondan fazlasının lisans, 480 binden fazlasının yüksek lisans, 100 bininin de doktora öğrencisi olduğunu aktararak, 150 binden fazla öğretim elamanından 71 bin 390´ının öğretim üyesi olduğunu söyledi. Yükseköğretim sisteminde son 10 yılda yaşanan bu büyüme sürecinin bundan sonraki aşamasının nitelik ve kalite bakımından büyümek olacağına işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti: “Kalite Kurulu oluşturuldu. Kalite Kurulu ile üniversitelerimizin eğitim ve öğretim, araştırma faaliyetleriyle idari hizmetlerinin iç ve dış kalite güvencesi akreditasyon süreçleri ve bağımsız dış değerlendirme kurumlarının yetkilendirme süreçleri yürütülecektir. Bu kurulun kurumsal değerlendirme ile program, akreditasyon olmak üzere iki ana misyonu koordine etmesi beklenmektedir. Yapısal değişikliği gerçekleştirecek ikinci husus, üniversitelerde misyon farklılığı odaklı ihtisaslaşmadır. Kanunda değişiklik yapılarak, yükseköğretim kurumlarının ihtisaslaşmasına yönelik çalışmalar yapmak ve bu konuda karar vermek Yükseköğretim Kurulu´nun görevleri arasına eklenmiştir.

Üniversitelerimizin tümünün birbiriyle aynı ya da birbirlerinin kopyası olmasını istemiyoruz. Üniversitelerimizin hepsi uluslararası nitelikleri gözetmeli fakat farklı değerler üretmelidir. Bu kapsamda üniversitelerimizin bir kısmının eğitimde, bir kısmının araştırma ve teknoloji üretiminde, bazılarının da bölgesel kalkınmaya katkı sağlamakta farklılaşmasını istiyoruz. Bu yaklaşımla kastedilen, bir üniversitenin sadece bir alanda faaliyet göstermesi değil, üniversitenin bütün alanlarda faaliyet gösterirken, bir alanda temayüz etmesidir.”

“100 alanda 2 bin doktora projesi hayata geçirildi”
Yılmaz, bu amacın gerçekleştirilmesi için YÖK´ün koordinasyonunda bölgesel kalkınma odaklı misyon farklılaşması ve ihtisaslaşma çalışması başlatıldığını anlatarak, şöyle devam etti: “Bu kapsamda Bingöl Üniversitesi tarım ve havza bazlı kalkınma alanında, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi hayvancılık alanında, Düzce Üniversitesi sağlık ve çevre alanında, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi tarım ve jeotermal alanında, Uşak Üniversitesi tekstil, dericilik ve seramik alanında bölgesel kalkınma odaklı misyon farklılaşması projesinin pilot yükseköğretim kurumları olarak belirlenmiştir. Misyon farklılaşması çalışmasının bir sonraki aşaması araştırma üniversiteleridir. Bunlardan da araştırma üniversitesi Ankara, Boğaziçi, Erciyes, Gazi, Gebze Teknik, Hacettepe, İstanbul, İstanbul Teknik, İzmir Yüksek Teknoloji, Ortadoğu Teknik Üniversitesi seçilmiş, yine aday araştırma üniversiteleri için de Çukurova, Ege, Selçuk, Uludağ ve Yıldız Teknik Üniversitesi. Hocam da bundan dolayı ilave mali destek alınmaya başlandığını söyledi. Yükseköğretim sisteminde yapısal değişikliklerle eğitim programları, danışma kurulu ve meslek yüksekokulları koordinasyon kurulları oluşturuldu. Doktora sonrası araştırmacı istihdamı oluşturuldu.

Devlet yükseköğretim kurumlarının öğretim üyesi kadrosunda fiilen 6 yıl çalışan öğretim üyelerine yurt içinde ve yurt dışında alanıyla ilgili Ar-Ge niteliğinde çalışmak üzere bir yıl süreyle ücretli izin verilecek. Sermaye şirketi statüsünde teknoloji transfer ofisi kurulabilmesinin önü açıldı. Bilimsel araştırma projelerinde, proje kapsamında görevlendirilecek tezli yüksek lisans ve doktora programlarındaki öğrencilere burs ödenebilecek. Organize sanayi bölgelerinde meslek yüksekokulları kurulabilecek ve buradaki öğrencilere destek verilecek. Bu amaçla Yükseköğretim Kurulu´nun bütçesine ödenek konacak. Yükseköğretim kurumlarında belirli fakülte ya da bölümlerinde görevlerinde kalmasında fayda görülenlerin yaş hadleri 75 yaşına kadar da uzatılabilmesinin de imkanı sağlandı. Bunun yanı sıra yükseköğretim tarihinde ilk olarak 100 alanda 2 bin doktora projesi hayata geçirildi.” Bakan Yılmaz, eğitimin ülkenin yarınını şekillendiren, insana dair yapılacak en önemli yatırım olduğunu sözlerine ekledi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde düzenlenen ‘Ulusal Mesleki Yeterlilik Sistemleri’ toplantısında konuşan Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) Başkan Yardımcısı Metin Karaman, meslek yeterlilik sürecinde işçi ve işverenler üzerine herhangi bir mali yük getirilmediğini belirterek, “Meclis’ten geçen yasa kapsamında de sınav ve belgelendirme ücretleri 2020 yılına kadar işsizlik fonundan karşılanmaya devam edecek” dedi.

Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, iş dünyasını yakından ilgilendiren mesleki yeterlilik sistemleri ile ilgili önemli bir organizasyona daha imza attı. BTSO Hizmet Binası’nda yoğun katılımla gerçekleşen ‘Ulusal Mesleki Yeterlilik Sistemleri’ Toplantısı’nda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, Bursa’nın Türkiye’nin hedeflerine liderlik eden ve hayallerini gerçekleştiren bir kent kimliğine sahip olduğunu söyledi. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür’ mottosuyla üretimden ihracata, sanayiden istihdama kadar 40’a yakın makro projeyi hayata geçirdiklerini belirten Duran, MESYEB’in de bu makro projelerden birisi olduğunu söyledi. MESYEB’in sınav ve belgelendirme kapasitesi ile alanında Türkiye’nin en büyük kuruluşu olduğunu ifade eden Duran, “Bursa iş dünyasının talepleri doğrultusunda hayata geçirdiğimiz MESYEB, bugün itibariyle mesleki yeterlilik sürecinde önemli bir aktör oldu. Sadece bölgesinde değil, 35’i aşkın şehirde faaliyetlerini sürdüren merkemiz, Türkiye’nin mesleki yeterlilik sürecine katkı sunmaya devam edecek” diye konuştu.

760 MESLEK YÜRÜRLÜĞE GİRDİ
MYK Başkan Yardımcısı Metin Karaman, teknolojinin hızla geliştiği bir çağda nitelikli iş gücünün büyük önem taşıdığını söyledi. “Yeni çağda dijital üretimler de olsa o düğmeye basacak nitelikli iş gücü mutlaka gerekiyor” diyen Karaman, “Şu anda ülkemizde 960 mesleğin meslek standardının hazırlanması için çeşitli protokoller yapıldı. Bu mesleklerin de resmi gazeteye gönderdiklerimizle birlikte 760’a yakını ise hazırlanıp, yürürlüğe girdi” şeklinde konuştu.

İŞSİZLİK FONU DESTEĞİ 2020’YE UZADI
Türkiye’de 100 mesleki yeterlilik sınav ve belgelendirme merkezi olduğunu belirten Karaman, meslek yeterlilik sürecinde işçi ve işverenler üzerine herhangi bir mali yük getirmediğini kaydetti. İşsizlik fonundan sınav ve belgelendirme ücretlerinin ödenmesi için teşvik mekanizmaları kurulduğunu kaydeden Karaman, “Geçtiğimiz hafta Meclis’ten geçen yasa ile 2020 yılına kadar sınav ve belgelendirme ücretleri İşsizlik Fonu’ndan karşılanmaya devam edecek. İşsizlik Fonu haricindeki diğer meslekleri de bünyemizdeki Avrupa Birliği fonlarıyla aracılığıyla karşılamaya devam edeceğiz. Bu kapsamda bugün itibariyle 165 bin kişinin 128 milyon TL tutarındaki sınav ve belgelendirme ücretini ilgili fonlardan karşıladık” diye konuştu.

“AMACIMIZ ÜZÜM YEMEK”
Kurum olarak mesleklerin uluslararası standartlara yükselmesi, Türkiye’deki iş sağlığı ve güvenliği koşullarının artması için çalıştıklarını ifade eden Karaman, “Denetimlerle ilgili firmalarımız için öcü değil, çözüm ortağıyız. Herhangi bir aksaklık gördüğümüzde bunların nasıl giderilebileceği yönünde fikir danışılan, teftiş değil daha çok rehberlik yönüyle iş ve işlemler yürüten bir kurumuz. Amacımız üzüm yemek, asla bağcıyı dövmek değil. Ama kalite güvence sisteminden de çıkıldığında bir takım tedbirler almak devletin kurumu olarak görevimiz” dedi.

“BURSA, MESLEKİ YETERLİLİK KONUSUNDA PARLAYAN YILDIZ”
Bursa’nın BTSO’nun çalışmalarıyla mesleki yeterlilik konusunda önemli çalışmalara imza attığını belirten Karaman, “Bursa, mesleki yeterlilik konusunda parlayan yıldız. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür’ sloganı çok anlamlı. Hakikaten her il Bursa gibi bu işin derdine düşse, Türkiye daha fazla büyür. Bursa’nın bu sloganı herkese vizyon ve ışık tutuyor. Bu anlamda mesleki yeterlilik sürecindeki katkılarından dolayı BTSO’ya teşekkür ediyorum” dedi.

“KAPIMIZ HERKESE AÇIK”
BTSO MESYEB Genel Müdürü Ramazan Karakök, merkez olarak şu anda 64 meslekte sınav ve belgelendirme hizmeti verdiklerini dile getirdi. Şu ana kadar 30 bine yakın sınav gerçekleştirdiklerini ifade eden Karakök, “İş dünyamızın talepleri doğrultusunda hazırladığımız sınav ve belgelendirme hizmetlerimizle firmalarımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. MESYEB’in kapısı bütün firmalarımıza açıktır. İş dünyamızı şirketlerimizin rekabet gücünü artıran, çalışanlarımıza da bilgi ve becerilerini geliştirme olanağı sunduğumuz MESYEB’in hizmetlerinden daha fazla yararlanmaya davet ediyorum”

MYK Sınav ve Belgelendirme Dairesi Başkanı Mehmet Ordukaya ise mesleki yeterlilik sınav ve belgelendirme süreçlerine yönelik çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Gülener, Bursa iş dünyası temsilcileri ve eğitmenler de katıldı.

Türkiye’ye adil bir burs sistemi getiren E-Bursum sayesinde 4 bin bursiyere iki yılda yaklaşık 12 milyon TL burs imkanı sağlandı. Öğrenci ve burs vereni bir araya getiren sosyal girişim, 150 bin kullanıcıya sahip

Türkiye’deki manuel burs sistemini dijitale taşıyan ve bunu yaparken burs sistemini daha şeffaf, demokratik, ulaşılabilir ve eşitlikçi yapmayı hedefleyen sosyal girişim E-Bursum, yaklaşık 4 bin bursiyere 12 milyon TL burs sağladı.

2011 yılında Van depreminden sonra bursa ihtiyaç duyan ve burs arayışı sırasında işin zorluklarının farkına vararak bu konuda çözüm üretmek isteyen Mesut Keskin tarafından 2015 Eylül’de kurulan E-Bursum, 150 bin kullanıcıya sahip. Türkiye’nin 81 ilinden öğrencilerin kullandığı uygulamada burs alanların yüzde 80′i lisans öğrencisi. Yaklaşık 10 tane vakıf ve dernekle anlaşması olan uygulamada, burs arayan öğrenciler profillerini oluşturup burs arayışına girerken, kurumlar da kendi profillerini oluşturup nasıl bir burs vereceklerini belirliyor.

Türkiye’ye adil bir sistemi geldi
E-Bursum, burs almak isteyen öğrenciler ile burs vermek isteyenleri dijital ortamda bir araya getirerek bursların daha sistematik ve demokratik bir süreçle verilmesini amaçlıyor. Bursu demokratize eden uygulama sayesinde, burslar gerçekten ihtiyacı olan kişilere gidiyor. Türkiye’nin ilk “toplumsal eşitlikçi fayda protokolü”nü hazırlayan E-Bursum, öğrencinin hakkını korumak için hazırladığı bu protokolü burs veren bütün kurumlara imzalatıyor.

Türkiye’de ilk defa “toplumsal eşitlikçi fayda protokolü” hazırladıklarını söyleyen E-Bursum kurucusu Mesut Keskin, protokolün önemini şöyle anlatıyor: “Öğrenci burs verene başvurur ama bazen doğru bir iletişim ile karşılaşmaz. Biz de öğrencinin hakkını korumak için protokol hazırladık ve burs veren bütün kurumlara imzalatıyoruz. Bu protokol ile amacımız burs veren ve öğrenci arasındaki iletişimin iyi niyetli, dahil edici, yapıcı ve şiddetsiz iletişim şeklinde olmasını sağlamak ve bu protokol ile garanti alınmasına katkıda bulunmak. Bu protokol öğrencilerin haklarını burs sektöründe koruyan ilk protokol olma özelliği taşıyor.”

2015 yılından beri pek çok ödülün sahibi olan E-Bursum, 2017 yılında ise InnovationGen, Harvard-MIT Liderlik Akademisi’ne gitmeye hak kazandı. Ayrıca E-Bursum, 2017 yılında Chobani Hamdi Ulukaya Girişimi (HUG) ve Emerging Innovators Bootcamps’ta da yer aldı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (BUSMEK), sömestr tatilinde 10 – 15 yaş arası çocuklara yönelik, robotik eğitimler verecek.

Büyükşehir Belediyesi tarafından 12 yıldır Bursa’nın farklı noktalarında kaliteli ve ücretsiz eğitimler veren BUSMEK, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarının yanı sıra çağın teknolojik yeniliklerine de gereken önemi veriyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (BUSMEK) tarafından çocukların bilim ve teknolojiyi sevmeleri hedefiyle, 22 Ocak – 02 Şubat tarihleri arasında sömestr tatilinde 10-15 yaş aralığındaki öğrencilere yönelik robotik eğitimleri verilecek.

Robotsan işbirliği ile yapılacak olan eğitimlerle öğrencilere bilim ve teknoloji hakkında bilgi verilecek, bilgisayar ve yazılım kavramları tanıtılacak. Kodlama ve robotlar hakkında bilgilendirmeyi de amaçlayan eğitimler, BUSMEK Sosyal Eğitim Merkezi’nde hafta içi 09.00 ile 12.00 ve 13.00 ile 16.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Savunma, otomotiv, gıda, makine ve tekstil sanayii sektörlerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli Ar-Ge personeli ihtiyacını karşılamak için düzenlenen “Ar-Ge Personeli Yetiştirme Programları” Uludağ Üniversitesi’nde hayata geçirildi. Programın tüm bölümlerine öğrencilerden yoğun talep geldi.

İlk etapta tekstil, savunma ve gıda sanayii eğitimlerine başlandığını söyleyen Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, alanında uzman ve deneyimli sektör temsilcilerinin derslere girdiği bilgisini verdi. Önceki dönem düzenledikleri savunma sanayi eğitimlerine gösterilen ilginin ardından farklı sektör temsilcilerinden de eğitim talebi aldıklarını aktaran Rektör Yusuf Ulcay; “Gelen talepleri karşılamak için toplantılar düzenledik. Sonucunda yeni dönemde tekstil, gıda, otomativ, savunma ve makine sanayii için eğitimler düzenleme kararı aldık. Duyurularımızı yaptık. Öğrencilerimiz tarafından ilgiyle karşılandı ve ciddi bir başvuru sayısına ulaştık. Bu eğitimlerin tamamı Uludağ Üniversitesi bünyesinde gerçekleştiriliyor. Ayrıca eğitimlere akademisyenlerin yanı sıra sektörde tecrübesi olan uzmanlar da giriyor. Üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi adına önemli bir adım atmış olduk. Mezun olan öğrencilerimizin ilgi duydukları alanlarda daha fazla tercih edilebilmeleri adına bu eğitimleri düzenliyoruz. Sektör temsilcileri de bu eğitimlerden oldukça memnun kalıyor. Önümüzdeki dönemlerde de gelecek taleplere göre yeni sektörler için eğitimler düzenleyebiliriz” diye konuştu.

SEKTÖRÜN ÖNDE GELEN TEMSİLCİLERİ ÖĞRENCİLERE BİRE BİR EĞİTİM VERİYOR
Eğitimler tüm sektör temsilcilerinin katılımıyla aralıksız devam ediyor. Tekstil sanayii Ar-Ge Personeli Yetiştirme Programı eğitimine sektörün önemli firmalarından Zorlu Holding Tekstil Grubu Başkan Yardımcısı ve Korteks Genel Müdürü Necat Altın ve Zorlu Grup’tan 4 yönetici katıldı. Yöneticiler tekstil sektörünün yapısı, sektördeki ürünler, pazar ve Ar-Ge durumu ile gelecek eğilimleri hakkında detaylı bilgiler verdi. Savunma sanayii yapısı ve sektördeki Ar-Ge durumunu kapsayan eğitime Savunma Sanayii Müsteşarlığı’ndan Uzman Onur Aslan katıldı. TOFAŞ İleri Ürün Mühendisliği Koordinasyon Müdürü Erhan Küçüksüleymanoğlu, otomotiv sektörünün yapısı, sektördeki rekabet ve Ar-Ge durumu hakkında detaylı bilgilendirmelerde bulundu. Makine Sanayi Ar-Ge Personeli Yetiştirme Eğitimi’ne Coşkunöz firmasından yönetici Mesut Kaya katılarak makine sanayii konusunda öğrencilere bilgi ve tecrübelerini aktardı. Gıda sanayii Ar-Ge Personeli Yetiştirme Programı da eğitime yoğun bir çeşitlilikle başladı. 4 sektörden önemli konumda bulunan firmalardan yöneticiler sektörün yapısı, gelecek projeksiyonları ve sektördeki Ar-Ge çalışmaları hakkında bilgi verdiler. Bu kapsamda her sektör için ayrı olarak düzenlenen eğitimlere Aroma firmasından Nazan Özen, Kardelen firmasından Ebru Aygün, Emek Yağ firmasından Okan Meral, BESAŞ firmasından Özgür Turanlı katılarak öğrencileri bilgiler verdi.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et