Anasayfa EĞİTİM AKTÜEL

Bursa’nın turizm değeri Uludağ’da, Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen programa katılan öğrenciler, hem kayak eğitimi alıyor hem de arkadaşları ve öğretmenleriyle keyifli bir gün yaşıyor.

Bursa’nın turizmde hak ettiği değere ulaşmasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bursa Teleferik AŞ desteğiyle gerçekleştirilen kayak eğitimi projesi bugün başladı.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger ve Yıldırım İlçesi Şehit Piyade Er Nezir Akgül Ortaokulu öğrencileri ile birlikte sabah saatlerinde teleferikle Uludağ Oteller Bölgesi’ne çıktı. Çocuklarla bol bol sohbet eden Başkan Aktaş, günü anısına öz çekim de yaptı.

17 günde 700 öğrenci
Bursa’nın turizmdeki değerlerinin başında gelen Uludağ’ın, güzellikleri hak ettiğini vurgulayan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu konuya önem verdiğine işaret eden Başkan Aktaş, Uludağ için Orman Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi, BTSO ve diğer kuruluşlarla özel bir çalışma başlatıldığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılacağı bir zirvenin hazırlığının sürdüğünü ve böylece Uludağ’ı daha üst düzeye taşımak istediklerini ifade eden Başkan Aktaş, “Bursa, Uludağ’ı tanımalı. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 17 ilçeden 40’ar öğrenci olmak üzere tespit ettiği yaklaşık 700 çocuğumuzu Uludağ’a getireceğiz. Bursa’yı Türkiye ve dünyaya tanıtırken, geleceğimiz olan gençlerimiz de Uludağ’ı tanısın istiyoruz” diye konuştu.

Başkan Aktaş, projeye katılan öğrenciler sayesinde Uludağ ve kayak sporunun daha fazla kişiye ulaşacağını kaydederek, “Bursa’nın çok önemli bir değeri olan Uludağ, Türkiye’nin bir markasıdır. Bu marka aktivitesini artarak devam ettirecektir” dedi.

Uludağ’ın daha fazla tanınması hedefiyle farklı aktivitelerin yapıldığını da hatırlatan Aktaş, kısa süre önce ‘Kış Şenliği’nin gerçekleştiği Uludağ’da 1 – 4 Mart tarihleri arasında da ‘Avrupa Kar Voleybolu Şampiyonası’nda 14 ayrı ülkeden 60 civarında sporcunun burada ağırlanacağını sözlerine ekledi.

Öğrenciler Uludağ’ı tanıyor
İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger de projenin önemine değinerek, Bursa’da yaşayan ancak daha önce Uludağ’a çıkmamış, kayak yapmamış öğrencilerin önemli bir deneyim yaşadığını ifade etti. Dülger, çocuklara daha iyi bir gelecek sağlama adına çalışmaların devam edeceğine değinerek, projeden dolayı Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Aktaş’a teşekkür etti.

Kayak eğitmenlerinden pistte kayak dersi alan çocuklar da heyecanlı ve mutlu olduklarını söyledi. Arkadaşlarıyla birlikte teleferikle Uludağ’a çıkıp, kayak öğrenmenin ve güzel bir gün geçirmenin sevincini yaşadıklarını anlatan öğrenciler, programa emeği geçenlere teşekkür etti. Öğrenciler, etkinlik boyunca neşeli görüntüler sergiledi.

İnegöl Belediyesi’nin bu yıl 2’ncisini düzenlediği İnegöl Kitap Günleri Fuarı, 5’inci gününde toplam 35 bin ziyaretçiye ulaştı. Belediye Başkanı Alper Taban, vatandaşların bu katkısının kendilerini çok mutlu ettiğini dile getirdi.

İnegöl Belediyesi tarafından bu yıl 2’nci kez düzenlenen İnegöl Kitap Günleri Fuarı, vatandaşların yoğun ilgisiyle devam ediyor. 16-25 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen fuarın 5’inci günü geride kalırken, toplamda 35 bin kişinin fuarı ziyaret ettiği açıklandı.

BEKLENTİLERİN ÜZERİNDE VERİM ALINDI
Belediye Başkanı Alper Taban, bugün fuar alanında gerçekleştirilen İnegöllü yazar Cemil Kavukçu’nun imza gününe katıldı. İmza günü öncesi stantları gezip öğrencilerle bir araya gelen Başkan Taban, bazı öğrenciler kitap hediye etti. Yoğunluğun oldukça fazla olduğu fuarda hem yazarların hem yayınevlerinin hem de ziyaretçilerin organizasyondan beklentilerin oldukça üzerinde verim aldığı gözlendi. 10 gün sürecek fuarın 5 günü geride kalırken, fuara öğrenciler başta olmak üzere ilçede yaşayan her yaştan bireyin ilgi gösterdiği ifade edildi.

KAVUKÇU’YA “1299’DAN GÜNÜMÜZE 1299 İNEGÖLLÜ” KİTABINI HEDİYE ETTİ
Fuar ziyareti sonrası Cemil Kavukçu’nun imza gününe katılan Belediye Başkanı Alper Taban, burada yazarla sohbet edip kitabını imzalattı. Başkan Taban’da Kavukçu’ya İnegöl Belediyesi’nin Kent Konseyi işbirliğinde hazırladığı “1299’dan günümüze 1299 İnegöllü” isimli kitabı hediye etti.

FUARI 5 GÜNDE 35 BİN KİŞİ ZİYARET ETTİ
Burada bir açıklama da yapan Başkan Taban, “Bugün hem kitap fuarımıza tekrar bir gelelim, ziyaret edelim hem de imza gönünde İnegöllü yazarımız Cemil Kavukçu Beyefendiye bizler de kitabını imzalatıp o heyecanına ortak olalım istedik. Tabi gerçekten çok mutlu olduğumu ifade edeceğim. Arkadaşlarımdan aldığım son bilgiye göre şuana kadar 35 bin kişi fuarımızı ziyaret etti” dedi.

DAHA İYİSİ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ
Önümüzdeki yıllarda organizasyonun daha da geliştirilerek sürdürüleceğini ifade eden Taban, “Geçen yıl ilk fuarı yaptıktan sonra hemen şu değerlendirmeyi yapmıştık; ikinci fuarı çok daha iyi bir fuar haline dönüştürmeliyiz. Daha iyi neler yapabiliriz? Daha iyisi için ne olmalı konularında üzerine çalışmıştık. Bu çalışmaların da karşılığını aldığımızı düşünüyorum. Ama tabi bununla da yetinmiyoruz. İnşallah bundan sonraki yıl da yapacağımız fuarla ilgili yer ve lokasyon noktasını yeniden sorgulayacağız. İçeride ziyaret eden ve katılımcı yayınevlerinin, organizasyon şirketimizin, Kültür İşleri Müdürlüğümüzün tespit ettiği konuları da yeniden gözden geçirerek ve bunları iyileştirerek bundan çok çok daha iyi fuar yapmayı istiyoruz. Bir sevindirici kısmı da şu; İnegöl’ün genci, yaşlısı bu organizasyona sahip çıktılar. Burada yürüyecek alan kalmadığı oldu. İnşallah bundan sonraki yıllarda daha geniş alanlarda bu organizasyonu yapmak için çalışacağız” açıklamalarında bulundu.

Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, Özlüce İpekçilik Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerine hayvan sevgisinin aşılanması, bakımı ve sahiplenilmesi konularında seminer verdi.

Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Dilek Yosun, slayt eşliğinde öğrencilere Osmangazi Belediyesi Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi hakkında bilgiler verdi. Barınağa getirilen sahipsiz sokak hayvanlarının bakım, tedavi ve barınma gibi temel ihtiyaçlarının son derece sağlıklı ve steril ortamlarda karşılandığını ifade eden Yosun, tesisteki birimler hakkında da ayrıntılı bilgi verdi. Öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayan Yosun, çocukların hayvanlarla doğru iletişim kurabilmeleri ve onları sevmeleri adına tüm öğrencileri Osmangazi Belediyesi Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi’ne davet etti.

Veteriner Hekim Kadir Özdemir de, pet-shoplardan hayvan satın almanın yerine sahiplenmenin önemine vurgu yaparak, “Barınağımızdaki hayvanların her biri bakımları ve aşıları yapılmış, son derece sağlıklı hayvanlar. Evinde kedi ya da köpek bakmak isteyen vatandaşlarımız, uygun şartları taşımaları halinde seçtikleri hayvanı ücretsiz olarak sahiplenebiliyor” dedi

Özel Teknoloji Fen Okulları, eğitim kalitesini üniversite işbirlikleri ile güçlendirmek için girişimlerine devam ediyor.

Kodlanan değil, kodlayan bir gelecek için eğitime yön veren Özel Teknoloji Fen Okulları, belli kalıplar içerisinde ilerleyen eğitim anlayışı yerine daha etkin, teknoloji tabanlı ve öğrenciye özel öğrenme modelleri ile dikkat çekiyor.

Öğrencilerini akademik camia ve iş dünyası ile buluşturmak için Özel Teknoloji Fen Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Naci Atış ve Genel Koordinatör Orhan Karakoç, Bursa Teknik Üniversitesini ziyaret etti.

Ortaklaşa iş birliği ile öğrencilerini üniversite öğrencileri ile bir araya getirerek projeler üretmeyi hedeflediklerini belirten Atış, “Üniversite öğrencileri de projelerinde ve araştırmalarında Teknoloji Fen Okulları atölyelerinden ve imkanlarından yararlanabilecek. Akademik dünyayla yakın ilişkiler kurmak öğrenci ve öğretmenlerin eğitim hayatlarında daha etkili olacak. Daha başarılı projeler üretmek ve teknolojik gelişmeleri daha yakından takip edebilmek adına üniversite ile ortaklaşa iş birliği yapmak kendimizi eğitimde doğru ifade ettiğimizin göstergesidir” diye konuştu.

Millî Eğitim Bakanlığınca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan tarafından canlı yayında başlatılan Okuryazarlık Seferberliği´ne ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Okuryazarlık Seferberliği´ne ilişkin usul ve esasların yer aldığı genelgeyi 81 ile gönderdi. Bakan Yılmaz, genelgede, Anayasa´da yer alan eğitim hakkı ve bilhassa yetişkin okuma yazma eğitiminin hayat boyu öğrenmenin temelini oluşturduğunu anlattı. Eğitim ve öğretim hakkından yararlanamayan ve temel okuma yazma eğitimini tamamlamayan kişilerin, yasaların kendilerine verdiği diğer hak ve özgürlüklerden de yeterince yararlanamadıklarının görüldüğüne dikkati çeken Yılmaz, bugüne kadar yetişkinlere yönelik okuma yazma çalışmalarının düzenli bir şekilde yürütüldüğünü aktardı. Bakan Yılmaz, 2008 yılına girildiğinde okuma yazma bilmeyen yetişkinlerin sayısının 4 milyon 863 bin 414 kişi (yüzde 9,24) iken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan´ın başlattıkları ve gerçekleştirdikleri “Ana-Kız Okuldayız” kampanyası sonunda 2012 yılında bu sayının 2 milyon 784 bin 257 kişiye (yüzde 4,93) düşürüldüğü bilgisini verdi.

2,5 milyona yakın
2017 TÜİK verilerine göre 80 milyon 810 bin olan Türkiye nüfusunun 60 milyonunun 14 yaş ve üzerinde olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu nüfustan, örgün eğitim çağı dışına çıkmış olanlardan 2 milyon 462 bin 613´ünün (yüzde 4,09) halen okuma yazma bilmediğini bildirdi. Bakan Yılmaz, bu amaçla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan´ın himayelerinde, Okuryazarlık Seferberliği başlatılmasının planlandığını belirterek, “Seferberlik kapsamında okuma yazma bilmeyen vatandaşların birinci kademe yetişkin okuma yazma kurslarına katılmaları sağlanarak okuryazar hale getirilmesi ve ilkokul düzeyinde öğrenim görmelerini sağlayacak olan ikinci kademe yetişkin okuma yazma kurslarına yönlendirilmesi amaçlanmaktadır.” ifadelerine yer verdi. Seferberlik çalışmalarının Bakanlık merkez teşkilatında Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve taşra teşkilatı bünyesinde illerde valiliklerin, ilçelerde ise kaymakamlıkların sorumluluğunda yürütüleceğini kaydeden Yılmaz, kampanyaya ilişkin çalışmaların valilerin ve kaymakamların ihtiyaçlar doğrultusunda görevlendireceği il müdürleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve diğer görevliler tarafından uyum içinde yürütüleceğini belirtti.

Kurslar 5 Mart´ta başlıyor
Genelgeye göre, Okuryazarlık Seferberliği çalışmalarının ilk dönemi 5 Şubat-15 Mayıs 2018 tarihleri arasını kapsayacak. Bu kapsamda, 5-19 Şubat 2018 tarihleri arasında halk eğitimi merkezlerince il ve ilçelerdeki okuma yazma bilmeyenlerin tespiti için gerekli alan tarama çalışmaları yapılacak. Başlatılan çalışmaların etkin duyuru ve tanıtımı yapılacak. Kurslar, 5 Mart´ta başlatılacak ve en geç 11 Mayıs´ta tamamlanacak. Seferberlik kapsamında açılacak okuma yazma kurslarında görev alan öğretmenlerin ücretleri Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karara göre ödenecek. Birinci kademe okuma yazma kurslarını başarıyla bitirenlere törenle “Okur Yazarlık Belgesi” verilecek. Seferberlik kapsamında açılacak kursların tanıtımı için radyo ve televizyon programları, pankart, afiş ve ilanlar hazırlanacak.

Cumhuriyetten bugüne okuma yazma kampanyaları
MEB Hayatboyu Öğrenme Genel Müdürü Mehmet Nezir Gül ise konuya ilişkin olarak, Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerince 1928´den bu yana çeşitli adlar altında okuma yazma öğretimine ilişkin kampanya ve seferberlik çalışmalarının yürütüldüğünü anlattı. 1928´den 1959 yılına kadar Millet Mektepleri ve Halk Dershaneleri aracılığıyla okuma yazma alanında 97 bin 317 kurs açıldığını belirten Gül, 1 milyon 867 bin 920 kişinin bu kurslarda eğitim aldığını aktardı. Çalışmalarla 1927´de yüzde 11 olan okur-yazarlık oranının 1935´te yüzde 20,4´e, 1950´de yüzde 33,6´ya, 1960´ta ise yüzde 39,5´e çıkarıldığını ifade eden Gül, günümüzde ise 14 yaş ve üstü çağ nüfusunun yüzde 95,9´unun okuma yazma bildiğini, geriye kalan yüzde 4,09 oranın ise okuma yazma bilmediğini ifade etti. Gül, çağ nüfusu içerisinde okuma yazma bilmeyen kadınların oranının yüzde 6,8, erkeklerin ise 1,28 olduğunu bildirdi.

Yürütme Kurulu görev yapacak
Okuryazarlık sorununun başta İstanbul olmak üzere sürekli göç alan 10 büyük ilde toplandığına dikkati çeken Gül, bu illerin İstanbul, Şanlıurfa, Diyarbakır, Ankara, Adana, Bursa, Van, Gaziantep, Mardin ve İzmir olarak sıralandığını belirtti. Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan tarafından başlatılan Okuryazarlık Seferberliği´ne ilişkin yoğun bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Gül, şöyle devam etti: “Bakanlık olarak hedefimiz, okuma yazma bilmeyen herkese okuma yazmayı öğretmek. Bakanlıkta Okuryazarlık Seferberliği Yürütme Kurulu oluşturuldu. Diğer bakanlıklarla da işbirliği içinde çalışacağız. İllerde de vali ya da vali yardımcısı başkanlığında yürütme kurulları seferberliğe ilişkin çalışmaları yürütecekler. İllerde ve ilçelerdeki belirlenen heyetler, muhtarların da desteğiyle ev ziyaretleri yapacak ve okuma yazma bilmeyen vatandaşlar kurslara davet edilecek. Etkin bir tanıtım programı da yürütülecek.”

Gül, seferberliğin ilk döneminin 5 Şubat-15 Mayıs tarihlerini kapsayacağını ve kursların en genç 5 Mart´ta başlatılacağını bildirdi. Seferberlik kapsamında açılacak okuma yazma kurslarında halk eğitim merkezleri ve ilkokul sınıf öğretmenlerinin görevlendirileceğini dile getiren Gül, başvuruların halk eğitim merkezleri ve okullara yapılacağını söyledi. Kurslarda Bakanlığın hazırladığı ve Talim ve Terbiye Kurulu´nun onayından geçen yeni eğitim programının uygulanacağını ifade eden Gül, hazırlanan öğretim materyallerinin de kursiyerlere ücretsiz dağıtılacağını dile getirdi.

Gül, “Okuma yazma kurslarına katılmakta ve devam etmekte zorluk yaşayanların önündeki engelleri kaldırmaya yönelik kampanyaya destek veren kurum, kuruluşlar ve gönüllüler ile mahallinde çözüm üretilmesi sağlanacak. Seferberlik kapsamında okuma yazma bilmeyen vatandaşların birinci kademe yetişkin okuma yazma kurslarına katılmaları sağlanarak okuryazar hale getirilmesi ve ilkokul düzeyinde öğrenim görmelerini sağlayacak ikinci kademe yetişkin okuma yazma kurslarına yönlendirilmeleri amaçlanmaktadır.” bilgisini paylaştı. Genel Müdür Gül, kursların sonunda öğrencilere belgelerinin törenle verileceğini dile getirerek, bu törenlerden birinin de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi´nde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan´ın katılımıyla düzenlenmesinin planlandığını sözlerine ekledi.

Millî Eğitim Bakanlığınca özel okullarda çalışan ve sözleşmelerinde veya mevzuatta belirtilen şekliyle özlük haklarını alamayan öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici dahil tüm personel için özel okullara idari para cezası uygulamak için hazırlıklara başlandı.

Millî Eğitim Bakanlığı, özel okullarda görev yapan ancak özlük haklarını sözleşmelerinde belirtildiği şekilde tam olarak alamayan personel için çalışma başlattı. Buna göre, özel okullarda çalışan öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici dahil sözleşmelerinde veya mevzuatta belirtilen şekliyle özlük haklarını alamayan tüm personel için özel okullara idari para cezası uygulanacak MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 7´nci maddesi gereğince personel ücretlerini tam olarak ödemeyen, sigorta primlerini eksik yatıran, öğretmenleri çalışma saatlerinin üzerinde görev yapmaya zorlayan veya herhangi bir sebeple personelin özlük haklarını ihlal eden özel okullara 10 bin 147 lira idari para cezası uygulanacak. Aynı fiilin tekrarı halinde bu rakam 50 bin 737 lira olarak uygulanacak, üçüncü tekrarda ise özel okul sürekli kapatılacak.

Özel okullar haricindeki özel öğretim kurumları için illerde valilikler, özel okullar için ise Genel Müdürlük tarafından yürütülecek süreç ile özellikle öğretmenlerin haklarının korunması ve mağduriyetlerinin önlenmesi öngörülüyor. Millî Eğitim Bakanlığı istatistiklerine göre, özel öğretim kurumlarında 300 bine yakın personel istihdam ediliyor.

Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay tarafından başlatılan ‘başarılı öğrencilere burs kampanyası’ her geçen gün büyüyor. Üniversitedeki tüm bölüm ve programları kapsayan kampanyada burs miktarı yıllık 2 milyon TL’yi geçti.

Uludağ Üniversitesi’nin 2 yıldır yürüttüğü burs kampanyasına her kesimden destek gelmeye devam ediyor. Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay tarafından ilk olarak 2016 yılında startı verilen kampanya sayesinde üniversitedeki fakülte ve meslek yüksekokullarının yüzde 65’inde öğrenciler burs alabiliyor.

EN BAŞARILI ÖĞRENCİ AYRICA 750 TL DAHA ALACAK
Başarılı öğrencilerin Uludağ Üniversitesi’ni tercih etmeleri amacıyla başlatılan kampanyaya önceki ay 10 öğrenci ile katılan Bursalı Özel Ceylan International Hospital tarafından ikinci kez destek geldi. Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi’ni seçecek en yüksek puanlı 10 öğrenciye daha hastane tarafından aylık 500 TL başarı bursu verilecek. 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi veya Sağlık Bilimleri Fakültesi’ni tercih edecek en yüksek puanlı 25’er öğrenci mezun oluncaya kadar aylık 500 TL başarı bursu alabilecek. Üstelik dönem sonunda sınıfını birincilik ile bitirmeye hak kazanan öğrenciye ayrıca 750 TL’lik bir burs daha verilecek. Başarı bursu protokolü UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Özel Ceylan International Hospital Hastane Müdürü Aşır Özen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Hockenberger, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ekrem Kaya, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Berrin Tunca, Genel Sekreter Kemal Demirel, fakülte yöneticileri ve akademisyenlerin katılımı ile gerçekleştirildi.

EN YÜKSEK PUANLI 25’ER ÖĞRENCİ BURS ALABİLECEK
Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, burs kampanyasının her geçen gün destek almaya devam ettiğini söyledi. Son iki yıldır giderek büyüyen bir kampanyayı oluşturmuş olmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyduklarını vurgulayan Rektör Yusuf Ulcay; “Tıp Fakültesi ve Sağlık Bilimler Fakültesi için 2017 sonunda ve 2018 başında toplamda 5 protokol imzalamış olduk. Bu iki fakülteyi tercih edecek 25’er öğrencimize burs verebileceğiz. Bu da bizi tercih edecek öğrencilerin daha nitelikli olmasını vesile olacak. Emeği geçen herkese ve bizlere destek olan Bursalı firmalarımıza gönülden teşekkür ediyoruz. Protokol imzaladığımız firmalarımızla ilişkilerimizin sadece burs protokolünde kalmasından yana değiliz. Bu firmalarımızla bilimsel işbirliği de yapmak istiyoruz. Karşılıklı katma değer oluşturacak Ar-Ge projelerini de birlikte yapabilme şansımız var” diye konuştu.

ÖĞRENCİLERİN HER ZAMAN YANINDAYIZ
Özel Ceylan International Hospital Hastane Müdürü Aşır Özen ise yılsonunda mezun olacak tıp öğrencilerinin kendilerini ziyarete geldiğini ve bir müddet sohbet etme fırsatı yakaladıklarını kaydetti. Öğrencilere mezun olduktan sonra her zaman kapılarının açık olduğunu aktaran Hastane Müdürü Aşır Özen; “Öğrencilerimize en azından atamaları olana kadar iş ve staj imkânı sunabileceğimizi söyledik. Bizimle geçirecekleri sürenin kendilerine ciddi katkılar sağlayacağına inanıyorum. Üniversiteler kesinlikle bir eğitim yuvasıdır. Ancak özel sektörde bu işin tecrübe ve pratik tarafında önemli bir unsur olarak yer almaktadır. Genç arkadaşlarımız mezun olduktan sonra zor bir ortamla karşılaşacaklar. Burada biz de üzerimize düşen ne sorumluluk varsa yapmaya hazırız” dedi.

Protokol töreninde konuşan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ekrem Kaya ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Berrin Tunca da kampanyaya destek olan herkese teşekkür etti.

Başbakan Binali Yıldırım, 2017- 2018 eğitim öğretim yılı 2. döneminin başlaması ve okul sütü programı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Başbakan Yıldırım’ın mesajı şöyle:

“2017-2018 eğitim-öğretim yılı II. dönemi başlarken, geleceğimizin teminatı çocuklarımızın, onlara en iyi imkânları sağlamaya çalışan velilerimizin ve ülkemizin her köşesinde büyük fedakârlıklarla hizmet veren öğretmenlerimizin coşkusunu yürekten paylaşıyorum.

Hükümet olarak, okul öncesinden üniversiteye bütün öğrencilerimizin çağın gereklerine uygun şekilde eğitim almaları, teknolojik imkânları en yüksek seviyede kullanmaları ve eğitim fırsatlarından hepsinin aynı derecede faydalanmaları için çalışıyoruz.

Ülkemizin en büyük eğitim atılımlarını gerçekleştirdik ve bununla birlikte geleceğe yön verecek projeleri hayata geçirmek için gayret gösteriyoruz.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığımızın kontrolünde yedi yıldır istikrarlı bir şekilde uyguladığımız “Okul Sütü Programı” da bu alanda en çok takdir gören hizmetlerimizdendir.

Eğitim harcamalarımızın tamamını ülkemizin geleceğine yönelik birer yatırım olarak görüyoruz.

Öğrencilerimizin ruhi ve bedeni sağlıklarını ön planda tutan, ahlaklı bir fert ve toplum hedefiyle hareket eden, araştırmayı-sorgulamayı vazgeçilmez kabul eden ve tam demokrasiyi benimseyen bir anlayışın eğitimin her kademesine yön vereceğine yürekten inanıyorum.

Bu vesileyle, sevgi, sabır ve özveriyle görevlerini yerine getiren bütün öğretmenlerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

2017-2018 Eğitim-Öğretim yılının ikinci yarısında değerli öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve bütün eğitim camiasına selam ve sevgilerimi iletiyor, başarılar diliyorum.”

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Okul Sütü Programıyla ilgili, “Bu dönem toplam 6 milyon öğrencimize yaklaşık 255 milyon paket süt dağıtımını gerçekleştireceğiz. Böylelikle 7 yıllık uygulama sonunda öğrencilerimize dağıtmış olduğumuz kutu süt miktarı 1 milyar 750 milyonun üzerine çıkacaktır.” dedi.

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ile “Okul Sütü” dağıtımı dolayısıyla Çankaya´daki Muazzez Karaçay İlkokulu´nda düzenlenen programa katıldı. Çocuklara sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılması amacıyla başlatılan Okul Sütü Programı´nın sürdürülmesi konusunda velilerden olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Yılmaz, “İmkânlar el verdiği ölçüde Okul Sütü Programı´nı hem devam ettireceğiz, hem de genişleyeceğiz. Bu program 2011-2012 yılında o zaman başbakanımız olan Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından başlatıldı. Bu programda emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Eğitim öğretim yılının ikinci yarıyılına yeni bir heyecanla başladıklarını ifade eden Bakan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yarı yılda, bir önceki yarı yılda olduğu gibi öğrencilerimize daha kaliteli bir eğitim vermek için çalışıyoruz. Bunun için gerekli yeni öğretmenleri, yeni derslikleri, yeni eğitim teknolojilerini, yeni öğretim programlarını eğitim ailemizin hizmetine sunuyoruz. Kaliteli bir eğitim alacak öğrencilerimizin de bu eğitim için hazır durumda bulunması gerekir. Öğrencileri sağlıklı bir şekilde okula devam etmeleri sisteminde sağlıklı ve başarılı bir şekilde işlemesini sağlayacaktır. Bugün uygulamasını başlatacağımız Okul Sütü Programı çocuklarımızın daha sağlıklı eğitim almaları için yapılan çalışmalardan biridir. Daha iyi bir Türkiye ve daha iyi bir gelecek ancak sağlıklı nesillerle mümkündür. Öğrencilerimize doğru beslenme alışkanlığının kazandırılmasını önemsiyoruz. Beslenme de hayatın diğer alanında olduğu gibi biraz özen, denge ve düzen istemektedir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı öğrencilerimizin hayatta daha da çok başarılı olmalarını sağlar.”

Sütün alternatifi bulunmayan tüketilebilecek en güzel gıdalardan biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, Türkiye´nin süt ürünleri üretiminde Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada olduğuna dikkati çekti. Türkiye´de yılda yaklaşık 19 milyon ton süt üretildiğini, üretimdeki fazlalığa karşı süt tüketimin Avrupa Birliğinin gerisinde olduğunu dile getiren Yılmaz, “Okul Sütü Programının başladığı 2011-2012 eğitim öğretim yılında bugüne kadar yaklaşık 1,5 milyar kutu süt öğrencilerimize dağıtıldı. Bu dönem pazartesi, çarşamba ve cuma günleri Türkiye genelindeki resmi ve özel okullarda anaokulu, anasınıfı, uygulama sınıfı ve ilkokulda toplam 6 milyon öğrencimize yaklaşık 255 milyon paket süt dağıtımını gerçekleştireceğiz. Böylelikle 7 yıllık uygulama sonunda öğrencilerimize dağıtmış olduğumuz kutu süt miktarı 1 milyar 750 milyonun üzerine çıkacaktır.” diye konuştu.

“Sağlıklı beslenme ve hareketli hayatı tercih edeceğiz”
Sağlık Bakanı Demircan da Zeytin Dalı Harekatı´nda şehit olanlar ile ülke için can veren tüm şehitlere Allah´tan rahmet, gazilere şifa dileyerek sözlerine başladı. Sütün insan sağlığı için temel bir besleme maddesi olduğunu belirten Demircan, “Hayata geldiğimiz andan itibaren ilk besinimiz süttür. Bu nedenle süt fevkalede önemlidir. Biz süt ve süt ürünlerini yeterince tüketirsek sağlıklı beslenmiş oluruz. Sağlık beslenmek de sağlıklı bir bünye ve sağlıklı nesiller demektir. Geleceğimizin güvencesi demektir.” dedi. Türkiye´nin Okul Sütü Programıyla çok önemli bir adımı attığını dile getiren Demircan, şunları söyledi: “Türkiye, süt üretiminde gelmiş olduğu bu noktayı çocuklarının da hizmetine sunmuş bulunuyor. Bu sevindirici bir durum. Diğer taraftan ülkemizde 17 milyona ulaşan ilk ve orta öğrenimdeki öğrenci sayımız bizim için geleceğimizin güvencesi, teminatıdır. Besinlerimiz arasında beyazlar var. Onlardan uzak durmaya çalışıyoruz. Bunlar un, şeker ve tuzdur. Ama bir beyaz var ki o beyazı yeterince tüketmek zorundayız. O beyaz ise süttür.” Bakan Demircan, çocuklardan süt tüketmeye özen görmelerini isteyerek, “Sağlıklı beslenme ve hareketli hayatı tercih edeceğiz. Dijital ortam oyunları sizi hareketli hayattan alıkoyabilir. Sağlıklı beslenmenin yanında hareketli bir hayatı yaşamak zorundayız. Aşırı kiloya dikkat edeceğiz. Süt bize bu noktada destek verir. Süt ve süt ürünleriyle beslenirsek kilo alma noktasında sıkıntı yaşamayız, sağlıklı bir beden yapısı oluştururuz.” diye konuştu.

Bakanlar öğrencilere süt dağıttı
Konuşmaların ardından, Bakanlar Yılmaz ve Demircan öğrencilere okul sütlerini dağıttı. Daha sonra Bakanlar Yılmaz ve Demircan girdikleri bir sınıfta öğrencilerle bir süre sohbet etti.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı çocuk merkezleri, yarıyıl tatilinde düzenledikleri eğlenceli aktivitelerle öğrencilerin unutulmaz bir tatil yaşamasını sağladı.

Hamitler Çocuk Merkezi ve Alacahırka Çocuk ve Gençlik Merkezi’nde devam eden çocuklar, çeşitli etkinliklere katılarak tatilin tadını doyasıya çıkardılar. Çocuk merkezlerinde tatil boyunca geziler, yarışmalar, sinema tiyatro gösterimleri gibi etkinlikler düzenlendi. Hamitler Çocuk Merkezi’nde 9-12 yaş arası çocuklar için iki günlük satranç turnuvası düzenlendi. Dönem boyunca haftada 4 gün satranç dersi alan çocuklar, ödüllü yarışmaya katılarak yeteneklerini yarıştırdı. 40 öğrencinin katıldığı turnuvada, tüm çocuklara katılım belgesi ve pastel boya hediye edilirken dereceye girenlere de çeşitli ödüller verildi.

Alacahırka Çocuk Merkezi’nde ise tatil süresince 1. sınıflar için hızlandırılmış satranç kursu verildi, kurs sonunda satranç müsabakası düzenlendi. Yarışma sonunda miniklere katılım belgeleri verildi. Çocuklar için çeşitli geziler de düzenlendi. Bursa Vakıf Kültürü Müzesi ve Yaşam Kültürü Müzesi’ni ziyaret eden öğrenciler, kente dair yeni bilgiler edinmenin de heyecanını yaşadı.

Çocuklar, ayrıca Tayyare Kültür Merkezi’nde Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen ‘Kralın Diş Ağrısı’ oyununu ilgiyle izledi. Çocuklar tatili keyifle geçirerek yeni bir ders yılı için moral depoladılar.

Sosyal Medya

0BeğeniBeğen
0TakipçiTakip Et